Hüseyin Gün, gözaltına alınma sürecini şöyle anlattı: Muhbir Deniz Alaçam'ın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne 2 Mart 2025'te yaptığı çağrı üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nun 2025/5759 değişik iş numarasıyla başlattığı soruşturma kapsamında, 17 Haziran 2025'te hakkında 'casusluk' isnadıyla yakalama kararı çıkartıldı. Olaylardan habersiz şekilde ABD'de yapay zeka fabrikası kurmak amacıyla çalışan Gün, 30 Haziran 2025'te Türkiye'ye döndüğünde İstanbul Havalimanı'nda emniyet güçlerince gözaltına alındığını ve cep telefonu ile bilgisayar şifrelerini kendi isteğiyle verdiğini söyledi. 4 Temmuz 2025 sabahı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Gün, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından TCK 328/1 kapsamında 'siyasal-askeri casusluk' suçlamasıyla tutuklandı. El konulan dijital materyallerinde sayın İmamoğlu ile rahmetli manevi annesi Seher Erçili Alaçam'ın resmi ve 3-4 adet mesajlaşma bulunduğunu belirten Gün; bu kez 'İmamoğlu Suç Örgütü Yöneticiliği' iddiasıyla yürütülen 2025/48620 sayılı soruşturma kapsamında 24 Ekim 2025 sabahı Silivri Cezaevi'ndeki hücresinden alınarak yeniden İstanbul TEM'e götürüldüğünü ifade etti. İfadesi 25 Ekim akşam 22.30'da başlayıp 26 Ekim sabah 10.50'ye kadar sürdü; ifadesinin ardından serbest bırakılan Gün, İBB ana davasında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tutuksuz sanık olarak halen yargılanmakta. 4 Şubat 2026 tarihli iddianamede yöneltilen siyasal-askeri casusluk iddialarının tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu vurgulayan Gün, 2. ifadesinde de suçu işlediğine dair en küçük bir ikrarda bulunmadığını söyledi.
Ara haber — Casusluk davası (sanık savunması)