Hüseyin Gün, hakkındaki casusluk suçlamasının muhbir Ümit Deniz Alaçam'ın 'geçmişe dayalı yoğun husumetinden' kaynaklandığını ileri sürdü. Gün'e göre Alaçam, manevi annesi merhum Seher Erçili Alaçam'ın öz oğludur; uyuşturucu, kumar ve yasa dışı bahis bağımlılığı bulunan, öz annesi tarafından defalarca — bir kısmı yurtdışında — terapi merkezlerinde tedavi ettirilen, ancak yanıt vermeyen Alaçam; annesinin Gün'ü kendisine 'rol model' olarak göstermesinden itibaren ona husumet biriktirmişti. Gün, manevi annesinin vefatının ardından Seher Alaçam'ın Sarıyer'deki villasının bir odasını kullanmaya başladığını, Ümit Alaçam'a da 'gerçek bir ağabey gibi davranıp saygın firmalarda iş bulduğunu' söyledi. MASAK raporuna atıfta bulunan Gün; 2016 yılından itibaren ticari faaliyeti bulunmayan manevi annesinin lüks yaşantısı, özel aracı, özel asistanları ve seyahatleri dahil tüm giderlerini kendisinin karşıladığını, aynı dönemde lüks yaşantısını sürdüren muhbir Alaçam'ın giderlerini de yine kendisinin ödediğini öne sürdü; hesabındaki bazı hareketlerin de Alaçam'ın kumar ve uyuşturucu alışkanlıklarına önlem alma amacıyla yapıldığını söyledi. Gün ayrıca, muhbir Alaçam'ın asistanı Zeynep Şen'in üzerinde baskı kurduğunu; Şen'in kâğıt üstünde sahibi göründüğü SP International isimli şirketteki 16 milyar TL'yi aşan şüpheli para hareketlerinin aslında muhbirin yasa dışı bahis sitesiyle ilgili olduğunu öne sürdü. Annenin vefatından üç yıl sonra 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yapılan ihbarın 'düzmece delillere dayalı asılsız bir kurgu ve iftira' olduğunu savunan Gün, hicivli bir karşılaştırma da yaptı: 'Ben casussam, Devletin istihbarat birimleri beni bulamamış, bu kişi mi bulmuş? MİT'in casusluğa karşı koyma birimi beni bulamamış ama biri 112'yi arayıp beni yakalatmış.'
Ara haber — Casusluk davası (sanık savunması)