Hüseyin Gün, savunmasında günlük tutma alışkanlığını da anlattı: 'Çocukluğumdan beri yaşadığım olayları, tanıştığım kişileri ve gittiğim yerleri düzenli biçimde günlük olarak not eden biriyim; bu alışkanlığı yatılı okul yıllarımda İngiltere'de edindim.' Bütün ticaret ve yatırımlarının yurt dışında — Amerika, Kanada, İngiltere, İsviçre ve daha sınırlı olarak İsrail'de yüksek teknoloji alanlarında — bulunduğunu söyleyen Gün, 'Yatırım yaptığım ülkelerin siyasi durumlarını araştırırım — bu ticaretin bir gereğidir. Bilmediğiniz bir ülkeye yatırım yapmak mümkün değildir' dedi. İddianamenin günlüğüyle ilgili iddialarını reddederek 'İngilizce el yazımla yazdığım bu günlüklerde, iddianamede ileri sürüldüğü gibi herhangi bir ülkedeki darbe girişimini veya iç karışıklıkları desteklediğime dair en küçük bir ifade dahi yoktur. Gizli bilgileri tarih, yer ve isim belirterek günlüğüme yazmam ve İstanbul'a geldiğim zamanlarda manevi annemin evinde uluorta bırakmam hayatın olağan akışına tamamen aykırıdır' diyen Gün; 'Muhbir tarafından teslim edilen ve şahsıma ait olduğu ileri sürülen materyaller, açık kaynaklardan herkesin elde edebileceği verilerdir' diye ekledi. Günlüklerin Türkçe tercümelerinde 'ciddi anlam farklılıklarına yol açabilecek çeviri hataları' bulunduğunu, günlüklerin henüz dosyaya tam olarak ibraz edilmediği için bu tercüme hatalarına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunma hakkını saklı tuttuğunu da belirtti.
Ara haber — Casusluk davası (sanık savunması)