Hüseyin Gün, savunmasında FETÖ ile ilişkili olduğu iddialarına ayrı ayrı yanıt verdi. FETÖ'nün üst düzey isimlerinden Mustafa Özcan'la irtibatı bulunduğu iddiasına ilişkin: '2012 yılında bir kere görüştüm. Maddi yardım talebinde bulundu ancak reddettim. Devletimizin en üst noktalarındaki siyasetçilerimizin, bürokratlarımızın FETÖ'yle ilişkide olduğu yadsınamaz bir gerçektir.' Gün, FETÖ/PDY'nin ancak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararı sonrasında Bakanlar Kurulu'nca resmî olarak terör örgütü kabul edildiğini hatırlatarak; henüz bu yapının terör örgütü olarak tanımlanmadığı 2012'deki tesadüfi bir görüşmenin casusluk suçlamasına dayanak yapılmasının 'hukuken mümkün olmadığını' belirtti. Gün ayrıca, 17-25 Aralık sürecinin ardından emniyet yetkililerinin talebi üzerine Fuat Avni rumuzlu yapılanmanın kimliği ve konumunun tespitine yönelik çalışmaları, yurt dışında ortak olduğu teknoloji şirketlerinden biri aracılığıyla 2014 yılında yürüttüklerini öne sürdü: 'Fuat Avni tek bir kişi değildi, organize bir yapıydı.' Bu kapsamda 7 aylık 'derin bir çalışma' yapıldığını ve teknik tespitlerin devletin ilgili makamlarına iletildiğini ifade eden Gün; o dönem FETÖ yapılanmasının devlet içerisinde hâlâ etkili olması nedeniyle 'hazırlanan raporun akıbetinin bugün dahi bilinmediğini' belirterek 'Katkılarımı devletim bilmektedir' dedi. 19 Aralık 2025 tarihli MASAK raporuna da atıfta bulunan Gün, yetki belgesi kapsamındaki çalışmaya ilişkin belgeleri dosyaya sunduğunu ve mahkemeye arz edileceğini ifade ederek 'Ben devletime hizmet etmiş bir vatanseverim' dedi.
Ara haber — Casusluk davası (sanık savunması)