Ekrem İmamoğlu, iddianameyi karakterize ederken sert bir… · 35. Duruşma Günü

35. Duruşma Günü · 11 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
15:10
📰 Muhabir Alıntısı

Ekrem İmamoğlu, iddianameyi karakterize ederken sert bir tasnif yaptı: 'Bunlar iddianame değil; bir, menfaatnamedir; iki, iftiranamedir; üç, gıybetnamedir; dördüncü şık, terfinamedir; beşinci şık mi? Hepsi.' Casusluk suçlamasının somut dayanağı bulunmadığını ileri süren İmamoğlu, ardı ardına sorularını sıraladı: '"Devlet sırları kullanılarak seçmen iradesi yönlendirildi" diyorlar. Peki hangi devlet sırrı? Yok. Nerede elde edilmiş? Yok. Hangi yöntemle alınmış? Yok. Hangi tarihte gerçekleşmiş? Yok. Hangi yabancı devlet lehine kullanılmış? Yok.' 'Ortada tek bir somut cevap, delil, beyan, hiçbir şey yok — sadece "iftira at, izi kalsın" anlayışı var' diyen İmamoğlu, hukuk-kariyer ilişkisine de değindi: 'Başsavcı bakan oldu; bu dosyalara imza atan başsavcı vekili bakan yardımcısı oldu. Şimdi bu iddianameyi hazırlayanlar da yarın başka makamlara gelseler ne olur? İtibar böyle kazanılmaz; itibar adaletle kazanılır.' 'Karadeniz'de yüz binleri sokağa döken demokrasi iradesinin temsilcisi olan bir kişiden "vatan haini" çıkarmaya çalışmak tarihi bir çarpıtmadır' diyen İmamoğlu; 'Bu sözleri kabul etmiyorum, ithamları reddediyor ve aynen iade ediyorum — hatta alınlarına yapıştırıyorum' sözleriyle iade vurgusunu yineledi.

Ara haber — Casusluk davası (sanık savunması)

Duruşmanın tamamını gör →