İmamoğlu, 24 Ekim 2025'teki tutuklanma sürecini ayrıntılı… · 35. Duruşma Günü

35. Duruşma Günü · 11 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
15:48
📰 Muhabir Alıntısı

İmamoğlu, 24 Ekim 2025'teki tutuklanma sürecini ayrıntılı anlattı: '12 metrekarelik hücremde butlan kararını takip ederken çayımı içiyordum; bir baktım son dakika — casusluk davası. Önce beni mi yazdı, Necati Bey'i mi, Merdan Bey'i mi... sonra gülmeye, kendime gülmeye başladım. Bir baktım benim de ismim orada. Şaka gibi.' Gardiyanların "sabah 6'da alacağız" tebliğini reddettiğini, ifade saatinin 11 olarak bildirildiğini hatırlatan İmamoğlu, '"Sürükleyerek götürürsünüz" dedim; sonunda normal 9'da cezaevinden çıktık. 10'da adliyeye vardık, eksi 7. kata indirdiler. Sekiz saat bekledik; avukatlarımla görüşmek istiyorum diye bağıra çağıra, feryat ede ede. En sonunda 3-4 dakika görüştük görüşmedik, "savcı çağırıyor" dediler' diye anlattı. 'Kibirli bir savcıyla karşılaştık. Ben düşman mıyım ya? Ben düşman mıyım ya? Ankara'da bir savcı daha önce "Herkese iyi davrandık" diye haber yollamış; ya geçin o işleri. Büyük bir rezalet yaşanmaktadır' diyen İmamoğlu; gece saat ikide tutuklama kararı çıktığını, sabaha karşı 6-6:30 görüşte Silivri'ye "5 bin ya da 10 bin polis" eşliğinde getirildiklerini ifade etti. 'Niye biliyor musunuz? "CHP'ye butlan çıkar, Ekrem İmamoğlu'nu da casus yaparız; aynı anda iki tane kroşe atarız." İşte ne olduysa o saçma karar çıkmadı, butlan işi yarım kaldı. "Ekrem İmamoğlu'na zulüm yaparız" falan filan... Ya bana işkence yapsan ne olur, yapmasan ne olur? Zulüm yapsan ne olur? Bu millete yapıyorsun. Olan bu millete oluyor.'

Ara haber — Casusluk davası (sanık savunması)

Duruşmanın tamamını gör →