İmamoğlu'nun avukatlarından Hasan Fehmi Demir savunmasında, Hüseyin Gün'ün 2010 yılında şimdiki MİT Başkanı Sayın İbrahim Kalın, Egemen Bağış ve dönemin diğer üst düzey isimleriyle çekilmiş fotoğrafına ve mahkemeye sunulan yetki belgesine dikkat çekti. Belgeyi heyete okuyarak içeriğini aktardı: 'Ülke ilişkilerini, tanıtımını yönlendirme ve yönetme konusunda Türk hükümeti adına tam yetkiye sahiptir; bu yetkilendirme 1 Mayıs 2017 tarihine kadar geçerlidir.' 'Hüseyin Gün kimdir, nedir? Heyetinizin kararı aksini söyleyene dek kendisi benim gözümde masumdur. Ama devletle bu tarz bir ilişkisi olduğu sabittir; devlet kendisiyle görüşmüştür. Bu denli geniş bir yetki mutlaka MİT, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı üzerinden gerekli araştırmalar yapılarak verilmiştir' diyen Demir; iddianameye eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yönelik 7 Şubat 2012 gözaltı girişimi paralellinde yaklaştığını söyledi: 'Bu iddianameden 7 Şubat 2012 tarihindeki o malum olayların kokuları gelmektedir. O tarihte İstanbul Özel Yetkili Başsavcılığı MİT Müsteşarı'nı adliyeye çağırmıştı; dönemin Başbakanı izin vermemiş, yasa değiştirilmişti. Şimdiki Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan, bu yasal düzenleme sayesinde ifade vermeye gitmekten kurtulmuştu — o gün adliyeye gitseydi, 2012'deki bu oyun bozulunca süreç 17-25 Aralık 2013 operasyonlarına kadar uzanmıştı.' Demir savunmasını şu soruyla bağladı: 'Bu iddianame ile başka bir sonuca mı ulaşılmak isteniyor?'
Ara haber — Casusluk davası (avukat savunması)