Yanardağ, savunmasında "Casusluk" soruşturması kapsamında… · 36. Duruşma Günü

36. Duruşma Günü · 12 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
10:25
📰 Muhabir Alıntısı

Yanardağ, savunmasında "Casusluk" soruşturması kapsamında TELE1'e el konulması ve kayyım atanmasına dikkat çekti. Operasyonun iki temel amacı olduğunu öne süren Yanardağ, birinci amacın TELE1'e el koymak ve kendisi ile arkadaşlarını susturmak olduğunu söyledi. TELE1'in Türkiye'de gazetecilerin bir araya gelerek kurduğu, ticari bir kuruluş olmayan, bağımsız ve tarafsız bir kanal olduğunu vurgulayan Yanardağ; gazeteciliğin haber ve yorum olmak üzere iki ayağı bulunduğunu, haberde tarafsızlığın esas olduğunu, yorumun ise özgür olduğunu belirtti. Muhalif bir medya kurumu olarak iktidar tarafından mali ambargo, reklam ambargosu, mali soruşturmalar ve RTÜK cezaları ile sürekli saldırı altında olduklarını anlatan Yanardağ, reklam veren kuruluşlara maliye ve SGK müfettişlerinin gönderildiğini, tehditler edildiğini ifade etti. Buna rağmen TELE1'in solda yer alan, Cumhuriyetçi bir grup gazetecinin çıkışıyla büyük medya kartelleriyle rekabet edebilecek bir güce ulaştığını, milyonlarca dolar sermayeli holding destekli kanalları reytingte geçtiğini söyledi. Operasyonun ikinci amacının ise Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun '19 Mart darbesi' olarak nitelendirdiği sürecin bir parçası; CHP'yi muhalefet olmaktan çıkarmak ve Türkiye'de muhalefeti etkisizleştirmek olduğunu öne sürdü. CHP'nin Türkiye'nin birinci partisi olduğunu, İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığa adaylığı için destek imza sayısının 15,5 milyondan 25,5 milyona yükseldiğini hatırlatan Yanardağ, iddianamenin TELE1 üzerinden manipülasyonla İmamoğlu'nun seçim kazandığını ileri sürdüğünü, bir saat otuz altı dakikalık bir programın tam bant çözümünün iddianameye eklendiğini belirtti. Yanardağ ayrıca TELE1'in patronsuz ve bağımsız bir kanal olduğunu vurgulayarak kanalı yaşatmak için destek çağrısı yaptıklarını, iddianamede suçlama konusu yapılan Seher Alaçam'dan gelen paranın da bu çağrıya cevap veren on binlerce izleyiciden birisi olduğunu söyledi. Yanardağ, 2018'den bu yana TELE1'e izleyici sponsorluğu için açık çağrılar yapıldığını, destek için hesap numaralarının açık kaynak olarak sitelerde ve sosyal medyada paylaşıldığını anlattı. İddianamede dikkat çekilen 'Hüseyin Alaçam' telefon kaydının, kişinin Seher Alaçam'ın oğlu olması nedeniyle annesinin adıyla birlikte kaydedildiğini, milletvekillerinin TELE1 ekibinin telefon numaralarını ülke geneline dağıttığını ve bu yüzden çeşitli şehirlerden aramalar geldiğini belirtti. Yanardağ, gazetecilikte "izleyiciden soru alınır, talimat alınmaz" ilkesini vurgulayarak kırk yıllık meslek hayatında kendisini yalnızca dünya görüşü, felsefi tercihleri, gazetecilik ilkeleri ve etik değerlerin bağlayabileceğini söyledi.

Ara haber — Casusluk davası

Duruşmanın tamamını gör →