Yanardağ, iddianamenin zihniyetine yönelik eleştirilerine… · 36. Duruşma Günü

36. Duruşma Günü · 12 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
10:36
📰 Muhabir Alıntısı

Yanardağ, iddianamenin zihniyetine yönelik eleştirilerine devam ederek bunun bir Soğuk Savaş zihniyeti olduğunu öne sürdü. NATO sonrası Gladio ve kontrgerilla yapılanmalarına dayanan 'dolaylı savaş doktrini'nin iddianamenin temelinde yattığını söyleyen Yanardağ, Pentagon kaynaklı bu doktrinin iki kutuplu dönemde kendi vatandaşlarının bir bölümünü düşman saymayı gerekçelendirdiğini anlattı. İddianamede temel alınan 'mozaik istihbarat' veya 'mozaik sır' anlayışının açık kaynaklardan toplanan bilgilerin bir araya getirilmesiyle casusluk yargısı kurmaya imkân tanıdığını, bu mantıkla Türkiye'deki tüm akademisyenlerin, gazetecilerin ve yazarların casuslukla suçlanabileceğini ifade etti. Yanardağ, iddianamenin iktidara karşı siyaset yapmayı yasakladığını, içtihat yoluyla bir 'dikta hukuku' oluşturulmaya çalışıldığını söyledi. Bunun yanı sıra Yanardağ, iddianamenin TELE1'in 2019 ve 2024 seçimleri ile Özgür Özel'in genel başkanlığa seçildiği CHP kurultayını manipüle ettiği yönündeki iddialarını 'deli saçması' olarak nitelendirdi. 19 Mart davalarına da atıfta bulunan Yanardağ, iddianamenin 'siyasetin ancak iktidar tarafından yapılabileceğini, iktidara karşı yapılan siyasetin ise yasak olduğunu' söyletmeye çalıştığını ifade etti. Mahkemelerin kötüye kullanılarak elde edilecek hüküm ve cezalardan içtihat üretilmek istendiğini, iktidara muhalefet etmenin ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından gelen demokratik hakların kullanılmasının bu iddianameye göre suç sayıldığını vurguladı. Yanardağ ayrıca Hüseyin Gün'ün şirketlerinin İngiltere'de bulunması nedeniyle iddianamenin sanki bir 'İngiliz casusluğu' hipotezi üzerine kurulduğunu, ancak savcılığın bunu da temellendiremediğini belirtti ve Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasını kınamayan tek ülkenin İngiltere olduğunu hatırlatarak iddianın içsel çelişkisine dikkat çekti.

Ara haber — Casusluk davası

Duruşmanın tamamını gör →