Savcının ara mütalaasının ardından kürsüye gelen Ekrem İmamoğlu, iddia makamına sert tepki gösterdi: "Bu iddianame hukuk cinayetidir. Talimat doğrultusunda her şeyi yapabilecek kişilerdir. İddia makamının ipe un sereceğini tahmin ediyordum. Benim için fark eden bir şey yok. Aynı kara düzen devam etmektedir. İddia makamı siyasi iktidara bağlı bir ofis gibi çalışmaktadır."
İmamoğlu davayı "siyasi" olarak niteledi: "Bu dava, iktidarı korumak isteyen bir zihniyetin ve yargı içerisindeki aparatlarının hazırladığı bir kurgudur. Üstelik kötü bir kurgu. Gerçekten absürt, akıl dışı ve gerçeklikten kopuk bir kurgu. Ortada ne somut bir delil ne de gerçek bir beyan olduğu hâlde, 'deliller ortada' diyebilen bir iddia makamıyla karşı karşıyayız."
İmamoğlu, sürecin önceden planlandığını öne sürdü: "Bu sürecin aylar öncesinden planınlandığını artık hepimiz görüyoruz. Kapalı kapılar ardında konuşulduğunu, insanların korkutulmaya çalışıldığını, 'casusluk dosyası hazırlanıyor' diye daha Temmuz aylarında bazı kişilere mesajlar gönderildiğini dün de dinledik, bugün de başka salonlarda duymaya devam ediyoruz."
İddianameyi hazırlayanlara yönelik konuşan İmamoğlu, "Bu insanlar çıldırmış, gözü dönmüş. Menfaati doğrultusunda her şeyi yapabilecek insanlar" dedi. İmamoğlu, iddianameyi hazırlayanların "kariyer, makam ve terfi uğruna her şeyi yapabilecek bir anlayışı" temsil ettiğini, "bir kısmının bugün geldikleri makamlarla bunun karşılığını da aldığını; kimi bakan, kimi bakan yardımcısı, kimi genel müdür olduğunu" söyledi. "Anayasal suç işlemiştirler. Devam ediyorlar ve edecekler" diye ekledi.
"Yüce Türk yargısının bu şekilde aşağılanmasına katkı sunan uygulamaları derin bir üzüntüyle takip ettiğimi söylemek zorundayım" diyen İmamoğlu, "Bu iddianame, iftiraname, terfiname gerçekten bir hukuk cinayetidir. Yazıktır, günahtır. Bu memlekete yazıktır" ifadelerini de kullandı.
Ara haber — Casusluk davası