İmamoğlu'nun beyanı sona erdi, söz Merdan Yanardağ'a geçti.… · 37. Duruşma Günü

37. Duruşma Günü · 13 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
10:43
📰 Muhabir Alıntısı

İmamoğlu'nun beyanı sona erdi, söz Merdan Yanardağ'a geçti. Yanardağ, iddianameyi tarihsel emsallere gönderme yaparak reddetti: "Amerikancı bir iktidar, emperyalizmin iş birlikçileri bu ülkenin yurtseverlerini, solcularını, cumhuriyetçilerini casuslukla suçlamaya kalkıyor. Bu iddianamenin bir hedefi var: TELE1'i susturmak ve Ekrem İmamoğlu'nu yıpratmak. Öyle bir iddianame ile yüz yüzeyiz ki ben 12 Eylül mahkemelerinde yargılandım, 12 Eylül döneminde böyle bir iddianame yoktu. 12 Eylül'de insanlar siyasi suçlamalar ile çıkıp kendilerini savundular."

Yanardağ, iddianamenin biçimsel ve maddi hatalarına dikkat çekti: "Bu iddianame gerçek anlamda bir siyasi savunmayı bile hak edecek bir donanıma, niteliğe, içeriğe sahip değil. Dili bir kere bozuk, Türkçesi bozuk. Sahte belgeler var. Ya bir ülkenin Cumhuriyet Savcılığı sahte belge koyabilir mi? Verilmemiş ifadeleri verilmiş gibi gösterebilir mi? Çarpıtabilir mi?"

Yanardağ, iddianamenin kendi mesajlarını seçici alıntıladığını da öne sürdü: "Benim mesajımın yarısını alıp yarısını almamazlık olabilir mi?" Türk gazeteciliğinin tarihsel kimliğine de gönderme yaptı: "Bu ülkede gazeteciler Namık Kemallerin soyundan geliyor, Amerikan askerini denize dökenlerden geliyor." İmamoğlu'nun siyasi tehdidi üzerine de konuşan Yanardağ, "Ekrem İmamoğlu'ndan neden korkuluyor? Çünkü yenebileceğini gösterdi" dedi.

Yanardağ, davanın yapısal hedefini de tanımladı: "Mahkeme kararları üzerinden oluşturulacak bir içtihatla bir dikta hukuku inşa etmeye çalışıyorlar."

Ara haber — Casusluk davası

Duruşmanın tamamını gör →