Özkan savunmasını kapatırken adalet talebini yineledi: "Burada delile dayanmadan, ispata dayanmadan 'senden şüpheleniyorum, seni tutukluyorum' kafası var. Adalet yoksa hiçbirimizin uyacağı ve onaylayacağı bir irade söz konusu olamaz. Adaletin olmadığı bir iradeye hiç kimsenin boyun eğme ihtimali de kalmaz. Adaleti olmayan bir iradeye karşı durmak da bir vatandaşlık ve insanlık görevi olur."
Özkan bir Anglosakson deyişine de gönderme yaptı: "Bir masum içeride kalacağına 99 suçlu dışarıda gezsin evladır derler. Tek bir masuma zulmetmenin bütün bir toplumu çürütmekle eş anlama geldiğini söylerler."
Özkan masumiyetini ifade etti: "Ben masumum Sayın Başkanım, Sayın Heyet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine hiçbir bilgi, belge toplamadım; hiç kimseye vermedim. Bununla ilgili hiçbir delil yok, hiçbir beyan yok bütün bu davanın ve dosyanın içeriğinde."
Özkan, mahkeme heyetinin ötesinde bir uyarı da yaptı: "Ey Türkiye'yi bugün yönetmekte olanlar ve ey potansiyel olarak Türkiye'yi gelecekte yönetebilecek olanlar; bilin ki Türkiye Cumhuriyeti yargı sistemi çökmüş. En azından bize bu işleri yapanların bulunduğu taraf çökmüş."
Son talebini de yineledi: "Beni, Ekrem Bey'i ve Merdan Bey'i lütfen bir an önce tahliye edin ve hızla beraat ettirin."
Ara haber — Casusluk davası