“Eşim gözaltına alındığı gün beni de adliyeye getirdiler — bende etkin pişmanlık ifadesi almak için olduğunu direkt anladık. Adliyeye geldiğimde savcının odasının önüne getirildim. Savcı beyin katibi geldi, savcının benimle önce özel görüşeceğini, daha sonra avukatlarımın geleceğini söyledi. Savcı bey Cahit değil, Ömer Örücü'ydü; iletişim kurduğum savcı değil, başka bir savcıydı. İçeri girdim, ayağa kalktı beni karşıladı, elimi sıktı. Direkt sordum: "Sayın savcım eşimi de almışsınız ya." Gülerek "almadık canım, davet ettik" dedi. "Allah razı olsun sayın savcım, beterin beteri var demek ki, haklısınız" dedim. O esnada eşimin tutuklanma ihtimali ve çocuklarımız ne olacak düşüncesinden başka bir şey düşünemedim, oturduğum yere gömüldüm. Etkin pişmanlık için oraya getirildiğimi anladım.”
Etkin pişmanlık ifadesinin alınma süreci — varış / savcı karşılaması