7. Duruşma Günü · 18 Mart 2026
← Duruşmada gör
11:39

“Murat Or'un mahkemedeki beyanlarından:

Sayın Başkan, Adem Yavuz'un ifadesi kendi içinde iflas etmiştir. Şahıs 'Parayı çekip ertesi gün götürdüm' diyor, ama banka kayıtları ile HTS kayıtları arasındaki tarihler arasında aylar var. Ayrıca, camlı ve her an herkesin girebileceği bir makam odasının masasına para dolu paket bırakıldığı iddiası, suçun doğasına aykırıdır. Kimse masanın üstüne, herkesin gözü önünde suç delili bırakmaz. Bu olay bir 'teslimat' değil, sıradan bir 'paket bırakma' işlemidir ve içeriğinden haberim olması mümkün değildir. Tanık beyanlarının, özellikle cezaevinde bulunan kişilerin kendi durumlarını lehlerine çevirmek amacıyla verilmiş olabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu tür beyanların objektifliği ciddi şekilde tartışmalıdır. Gizli tanık ifadeleri, sürecin başlamasından sonra ortaya çıkmıştır. Bu durum, beyanların doğal bir akışın sonucu değil, sürece göre şekillendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendirmektedir. İddianamede geçen HTS kayıtları suçun delili olamaz. Çalıştığımız alan 300 metre çapında, üç ayrı binanın olduğu bir yerdir. Bu şahıslar zaten iş gereği kuruma gelip giden, kapıdaki güvenlikten geçerek içeri giren kişilerdir. Benimle veya başkasıyla görüşmeye gelmeleri hayatın olağan akışına uygundur. 300 metrelik bir alanda sinyal verilmesi, doğrudan bir suçun işlendiği anlamına gelmez.

Paket ve Para İddiası (En Kritik Nokta):

Savcılık ifadesinde bana sorulduğunda, 'içinde para olabilir' demedim. Ben 'paket görmüş olabilirim ama içeriğini görmedim' dedim. İddianamede sanki ben para dolu poşeti teslim aldığımı kabul etmişim gibi yansıtılmış. Ben kesinlikle para görmedim, para almadım. Şahıs paketi getirip masaya bıraktığını söylüyor. Sayın Başkan, herkesin gelip geçtiği, her an birinin girebileceği açık bir makam odasında, masanın ortasına para dolu paket bırakılması mantığa aykırıdır. Eğer bir gizli iş veya para trafiği olsa, bu masanın ortasında değil, gizli saklı yapılırdı.

Adem Yavuz'un Çelişkili Beyanları:

Bu şahısın ifadeleri tamamen kurgudur ve kendi içinde çökmektedir. İddianamedeki tarihlerle (2022-2023-2024) şahısın 'ertesi gün götürdüm' dediği tarihler birbirini tutmuyor. Parayı çektiği tarih ile kuruma geldiği tarih arasında uçurumlar var. Bu şahıs, kurumdaki işleri yürümediği için veya şahsi bir kindalıkla bu iftiraları atmaktadır.

Kartlar Hakkındaki Yanılgı:

Kartlar meselesinde de sadece bir tahminde bulundum. 'Gıda kartı olabilir' dedim, ama tutanaklara sanki 'kartları ben aldım/gördüm' gibi geçmiş. Ben kimseden menfaat sağlamadım, kimseden para talep etmedim.

Sonuç olarak; ben görevimi yapan bir insanım. Bu dosyada adı geçen yapı veya şahıslarla hiçbir organik bağım, talimat ilişkim yoktur. Aylardır evlatlarımdan uzağım. Adaletinize güveniyor, tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum.”

Duruşmanın tamamını gör →