Çapraz Sorgu

Ramazan Gülten Çapraz Sorgusu

Ekrem İmamoğlu — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Sayın Başkan, Sayın Heyet; bugünün, en doğru şekliyle, sadece sizlerin vicdanıyla bir karara dönüşeceği bir gün olmasını en üst seviyede diliyorum. Sevgili Ramazan, dün ve bugün çok kıymetli bir sunum yaptınız. Ben bir yol arkadaşımın bu şekilde bir süreci İstanbul'a değer katarak, hizmet vererek yürütmesinden onur ve gurur duyduğumu belirtmek istiyorum. İyi ki birlikte çalışmışız, iyi ki birlikte güzel ve millet lehine, kamu lehine işlere imza atmışız. Tabii ki burada, 2 yıla yakındır tasarlanan günden uygulandığı günlere ve yürütülen bugüne kadar geldiği noktada, bir "düşman hukuku" çerçevesinde yaşananlardan ve yaşatılanlardan dolayı da çok büyük bir üzüntü duymaktayım. Birkaç sorum olacak. Bu soruların ilki aslında çok kolay bir soru ama kendi yaşamınızı anlatırken ve kamuya olan hizmet dönemlerinizden bahsederken; İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesine katılmadan önce, hatta belki katıldıktan epeyce bir süre sonraya kadar —çünkü müdür yardımcılığı dönemi ve daha sonraki aşamalarda tanıştığımız için söylüyorum— geçmişte bir şekilde sizinle bir tanışıklığımız ya da bir diyaloğumuz oldu mu?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Olmadı Başkanım.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Şimdi ben tabii nasıl bir işe girdiniz vesaire, bunları anlattığınız için o kısımlara girmeyeceğim, onu sormayacağım. Ama önemli bir husus var. Sonuçta örgüt üyeliği konusu gerçekten can yakıcı ve Türkiye tarihinin utanç verici suçlamalarından birisidir. Çünkü Türkiye'nin en büyük kamu kurumlarından birisinin örgüt yapısına ya da teşkilat yapısına, bir örgüte dönüştürülmesi şekliyle tarifleniyor ve bu şekilde bir suçlama da size isnat edilmiş. Bu çerçevede; benden direkt veya dolaylı bir şekilde, imara yönelik herhangi bir talimat aldınız mı? Olumlu, olumsuz, kanuna uygun ya da uygunsuz, hiç fark etmez. Herhangi bir talimat halkası, bir emir zinciri oluştu mu aramızda? Ya da böyle bir süreç, ilişki yaşandı mı? Tek bir kelime dahi benden size bir diyalog oluşturuldu mu?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kanunsuz olarak nitelendirilecek hiçbir şey olmadı.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Burada özellikle bir hususun daha iyi anlaşılması için, az önce söylediğiniz ve şu anda da bu diyalogsuzluk çerçevesinde tek bir diyaloğumuz olduğunu hatırlattığınız için oradan girerek soruyu sormak istiyorum. Çünkü siz söyleyince ben de anımsadım. O dehşet verici görüntüler yaşanırken neredeydim bilmiyorum, biraz uzaktaydım diye hatırlıyorum ama o görüntüleri görünce gerçekten utanç duydum, kamu adına utandım. Sayın Başkan, Sayın Heyet; burası çok önemli. Üsküdar'da, belki de biblo gibi İstanbul'un en güzel noktalarından biridir Kuşkonmaz Camii… Boğaz'ın tam kıyısındadır ve "Kuşkonmaz" denmesinin sebebi de rüzgarın ve akıntının yoğun olduğu o yerde gerçekten kuşların dahi duramamasıdır. O dönemin naifliğiyle ecdat oraya o kadar güzel bir cami yapmış ki; gayet naif, gayet minimal, doğaya ve ortama çok saygılı bir çerçeveyle oturtulmuş bir camidir. Biz, bu caminin etrafını sarmış olan illegal yapıların arındırılmasıyla ilgili bir süreç işletirken ve orada arkadaşlarımızın almış olduğu kararlarla… Ki dün Ramazan Bey sıraladı; İstanbul'da onlarca meydan, park, kıyılar, yani Kadıköy'den Beşiktaş'ına, Kartal'ından Bakırköy'üne, Esenyurt'undan tutun İstanbul'un her yerine, Sarıyer'ine, Beykoz'una veya Üsküdar'ına varıncaya kadar bir arındırma yapıldı. Çünkü gerçekten İstanbul, bir önceki yönetimle mevcut iktidar zihniyetinin oluşturduğu usulsüz imar ve işgal biçimiyle, resmen kötülüğün salyaları şeklinde her tarafı sarmış bir düzene sahipti. Oranın nasıl arındığını bir eski fotoğraf ile bir yeni fotoğrafa bakın; Salacak'tan Üsküdar'a kadar sahilin yüzde sekseninin, doksanının nasıl arındırdığı görülecektir. Zira o görüntüden bahsederken; oradaki arındırma sürecinde, 300’e yakın polis sadece bir tek büfenin yıkımını engellemek için orada barikat kurdu. Bakın, Türkiye tarihinde böyle bir şey yoktur. "Büfe" derken, aslında bir çay bahçesi; tabii daha farklı bir masrafla, büyük bir rantla yapılmış bir yer. O yapılar yüzünden cami görünmüyordu yani. İşte o kaçak yapının arındırılmasını engellemek için üç yüze yakın polis, üç gün boyunca orada nöbet tuttu. Üç gün, gece gündüz devletin polisi orada bekletildi. Dönemin valisi bana bu konuda cevap veremedi. "Niçin bunu yapıyorsunuz? Hangi kanuna göre yapıyorsunuz? Yedi sekiz otobüs çevik kuvvet, iki TOMA, belediyeye karşı bir büfeyi niçin korur?" Ve hangi bakanın talimatıyla korunduğu belli o dönem. Oranın yıkımında, bu genç kardeşimin yüzü gözü kan revan içinde bırakıldı. Saldırıya uğradı devletin kamu görevlisi ve zabıtalarımız. Kadın zabıra… O da buradaydı. Kadın zabıta daire başkanımız; o dahil. Burada tahliye edildi. Serbest bırakıldı. Ve bizim seninle tek görüşmemiz; o saldırıdan sonra kendisini telefonla arayıp , ne yapacağımızı sorduğumuz görüşmedir. Böyle bir süreçten geçti İstanbul ve İstanbul bu süreçte çok arınmıştır pisliklerinden ve salyalarından bu tür insanların. Bu anlamda da teşekkür ediyorum Ramazan Bey'e. Ramazan Bey, bulunduğunuz daire kapsamında da iş ve işlemler olduğu için soruyorum: İstanbul'un tek bir noktasında; bir parkında, bir meydanında, sahilinde, şurasında veya burasında, bir kişiye özel alan oluşturulması, tahsisi, ihalesi ya da imardan bir evrakının usulsüzce geçirilmesi gibi bir durum yaşandı mı? Koca 16 milyonluk şehirde bir büfe, bir çay bahçesi —milletin anlayacağı dille söylüyorum— tek bir yer size bizden gelerek talimat; kamu yararı dışında, kamu kurumunun kurallarının dışında herhangi bir talimat ya da uygulama baskısı yapıldı mı? Bakın, 7 senelik görev süreniz için soruyorum —ki bu çok önemli Sayın Başkan, İstanbul'un her yeri daha önce işgal edilmişti— 7 sene içerisinde tek bir noktayı sizin önünüze koyup "Şunları yapın, 50 tane büfe yeri ayarlayın, 30 tane çay bahçesi yeri ayarlayın" diye tek bir ye 7 senede önünüze getirildi mi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Asla gelmedi. Şunu söyleyebilirim ama: Sizin adınızı kullanarak "Asker arkadaşıyım", "Bizim Ekrem”, “Liseden arkadaşıyım", "Çocukluk arkadaşıyım" diyen insanlar geldiler. Sizden gelmediğini bildiğimiz için onlara cevapları verdik.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Şimdi bu, İstanbul için tarihi bir dönemdir. Tekrar ifade ediyorum; burada çok deneyimli insanlar da var, gencecik arkadaşlar da var, hukukçular var, sizler yargı mensuplarısınız. İddia ediyorum, İstanbul tarihinde böyle bir dönem yaşanmamıştır. Bakın iddiayla söylüyorum. Kamu alanlarına en yüksek seviyede saygıyla hareket edilen böyle bir 7 yıl yaşanmamıştır. Onun için bu arkadaşlarım çok kıymetlidir, çok değerlidir. Tabii burada şu soruyu soracağım. Bu da önemli bir soru. Yaşanan bazı hususları da içine alan bir soru olacak. Sayın Başkan, sayın heyet; burada özellikle bir hususu belirtmek istiyorum. Mesela şöyle bir detaydan örnek vererek başlayacağım. Mesela çatı arasında bir oda, 80 santim büyük yapıldı diye ya da bodrum katta hobi odasıyla spor odası arasındaki duvar yapılmadı diye ya da bir çatı parapetinin 70 santim yerine 100 santim yapıldı diye ya da güneş kırıcı balkonda 30 santim ileriye kuruldu diye, bakın 30 santim, burada imar rantı vesaire yok. Yani tabanda büyük kurulmuş bir bina yok, kaçak kat yok, ruhsatsız yerde bina yapmak yok, ruhsatsız yerde bina ruhsatı almak yok. Hiçbir şey yok. Bakın bunları söylüyorum. Çatı arasında 80 santim oda büyütülmüş çatı arasında. Burada bitecekmiş, burada bitmiş. Bütün bunlar da tadilat ruhsatlarıyla düzeltilmiş, varsa bir takım eksik 30 santim, 40 santim, 20 santim usulüne uygun hale getirilmiş olmasına rağmen bu dosya numarasıyla dün, evvelsi gün sabah, günleri de şaşırıyorum. İmamoğlu İnşaat'ın iki kişisi ve 27 kişi, bunun 15-20 tanesi de Beylikdüzü Belediyesi personeline operasyon yapıldı Sayın Başkan. Ve bugün adliyeye gönderildi bu insanlar. Bakın imar tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihi, sabahın köründe insanları bu şekilde operasyonla imardaki 20 santimden, 30 santimden, 40 santimden dolayı bu şekilde alındığını bir örnek, bir kişi bakın, bırakın o 20 kişi 27, bir kişinin alındığını gösteren bir örnek önümüze konsun, şu dosyadaki bütün suçları kabul edeceğim Sayın Başkan. Bütün suçları. O kadar önemli ve değerli ki ilişkisi Sayın Başkan. Gazeteler yine aynı şekilde, 1,5 yıllık kumpas sürecinin aynı şekilde, "Bugün Beylikdüzü'nden çıkmayacaksınız, sadece burada iş yapacaksınız" dediğim firmama, "Yakın çevresinden çıkmayacaksınız" dediğiniz firmama 2.2 milyarlık rant, bakın 30 santimde, 20 santimde, 40 santimde, "2,2 milyarlık rant" diye gazetelerde manşet atılıyor. Manşet atan, hayâsızca saldıran Yeni Şafak gazetesi, bizden önceki dönemde şehir parkında, o Topkapı'da parkın üstüne kaçak binada gazetecilik yapıyor. Kaçak binada Sayın Başkan. Bunların hepsi ilişkili bu dosyayla. Soruma geliyorum, hiç merak etmeyiniz, soruma geliyorum. Bunların hepsi ilişkili. Niye ilişkili biliyor musunuz? Siz örneklerde anlattınız Ramazan Bey. Nasıl bu şehrin kamu alanlarında 85 milyar dolar tespit edildi, sadece 130 proje incelenerek. 85 milyar dolar, öyle değil mi? Siz yaptınız, hem de o dönemdeki satış fiyatları üzerinden. Bugüne gelse 150 milyar dolar olur. O projelerin yanı sıra, yine anlattınız suçlandığınız şeylerle ilişkili soruyorum, eylemlerle ilişkili soruyorum. Yine o projelerden ya planı iptal edilmiş yerde Eyüpsultan Belediyesi ruhsat vermiş. Diyorsun ki "Veremezsin, ya planın iptal senin." Seni dinlemiyor. Cevabına cevap vermiyor. Şikâyetinize hiç kimse kulaklarını açmıyor, tıkıyor. Tek bir hamlede bulunmuyor, ne Şehircilik Bakanlığı ne şura ne bura. Hiçbir şikâyetimiz karşılık bulmuyor. Siz işlem yapıyorsunuz ve buradan da yargılanıyorsunuz. Ve bu çok kritik bir soru. Yine bizden önceki dönemde binlerce parsel bazında kişiye ait, kuruma ait, yandaş bir kuruma ait arsalarda binlerce plan tadilatı yapıldı. Hem iş yaşamımdan biliyorum, Allah şahittir ki bir gün o kapıyı çalmadım. İnşaat yaptım ben, 2600 konut ürettim. 500-600 iş yeri yaptım, 200'e yakın villa yaptım. Bakın ilan ediyorum. Benim babam da orada, 70 yıllık esnaftır. Oradan izliyor, o da yargılanıyor. Emekli maaşına bile bloke koydunuz. Her gelire bloke koydunuz. Hala da devam ettiriyorsunuz, ettirin. Ettirin sakın geri almayınız. O da oradan izliyor. Tek bir gün o kapıları çalmadım, Allah'a şükürler olsun.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Soruma geleceğim. Sevgili Ramazan Bey, diğer arkadaşlarıma da soracağım. 7 yıl boyunca bir tek parselin, bir tek, kişiye özel imar artışı ya da tek bir kurum, bakın bir diyorum, bir, iki demiyorum, beş demiyorum. Yani geçmişte 6 bin tane yerde yapıldı. Bizde de en fazla 100 tane yapılmıştır demiyorum bakın. Bir tek parselin imar artışı için, herhangi bir imar uygulaması için size bir talebi getirip önünüze bu dosyayı koyup "Şunu yapın, ruhsattan geçirin veya işte ne bileyim adına meclisten geçirin." ki evet doğrudur, 5 yılı AK Parti dönemidir ki o dönemde AK Parti grubu kendi meclis marifetiyle meclise imar artışı getirdi de biz İmar Müdürlüğünden engellemeye çalıştık, o hayâsızlığı bile engelledik. Tek bir parsel sizin önünüze koyup "Bunu yapmalısınız, yapacaksınız." diye teklif getirdik mi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

7 sene. Bakın 7 sene. Başka bir dönem, başka bir dönemden bahsediyorum. Son soru… Az önce yine suçlandığınız eylemlerde, irtikap veya işte başka eylemlerle, rüşvet vesaire diye tanımlanan... Şu adamın imzasını imzalamayın, şu işte şirketin dosyasını bekletin veya şunu şöyle yapın veya bunu böyle yapın... Daha önceki büyük gibi gözüken, reis denen minim adamların yaptığının tam tersi. size şunun dosyasını engelleyin, şunu imzalamayın, şunu bekletin... Sizin konumunuzda daire başkanını, şahitlik anlatarak sorumu soracağım, sizin konumunuzdaki daire başkanını... Mazbatamı iptal edilmeden önceki 18 günde masama çağırıp şunu sordum Sayın Başkan, bunu delil olarak anlatıyorum soracağım, şunu sordum. Yahu dedim, Beylikdüzü'nde Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi yapacağız, Yakuplu'da. Buranın da sadece alan proje onayı var önünüzde. Bak, ben belediye başkanı seçildim, Beylikdüzü'ndeydim. Sayın da burada, bütün süreci biliyor. 2,5 senedir önünüzde bu dosya bekliyor, bunu niye imzalamadınız dedim. Benimle aynı yaşta, karşımda oturuyor, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu bir beyefendi. Çağırdım… 18 gün sonra mazbata aldım. Soru sordum. Bir daha sordum. Bir daha sordum. 45 dakika karşımda konuşmayan bir adam oturdu. 45 dakika! Niye imzalamadınız dedim, eksiği ne dedim? 2,5 sene millete Yakuplu'da en az oy aldığımız, yüzde 7 oy aldığımız mahallede, bir kamuya ait yerde, kamuya uygun bir Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi yapacağız dedim. Bunu hemen imzalayın dedim. Ben görevden alınacağım ve 3 gün yine direndi, 3 gün sonra imzaladı. Ve şimdi orada Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi var, altında pazar yeri var. Tek bir imzayı bekleteceksiniz, şuna imza atmayın ya da bekleyin, şunu yapsın ondan sonra imza atın diye size herhangi bir talimatı direkt ya da dolaylı verdim mi Ramazan Bey?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Vermediniz Başkanım.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Bu ülkede namuslu insanlar, en az namussuzlar kadar, bin katı kadar cesur olmak zorundadır. Teşekkür ederim, iyi ki varsın Ramazan Bey.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Fatih Keleş — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Ramazan Bey, geçmiş olsun öncelikle. Bu iddianame beni örgüt yöneticisi, sizi de bana bağlı üye olarak gösteriyor. Bu kapsamda birkaç soru sormak istedim. Sizinle şahsi bir tanışıklığımız, baş başa görüşmüşlüğümüz veya başkalarıyla birlikte ortak bir toplantı yapmışlığımız, bu toplantıya katılmışlığımız var mıdır? Olmuş mudur böyle bir toplantı ya da rastlaşma?

İBB Spor Kulübü Başkanı

Olmadı diye hatırlıyorum.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Ben de hatırlamıyorum. Peki bugüne kadar sizden yaptığınız iş ile ilgili yetki sınırlarınız içerisinde ya da yetkisiz bir alanda herhangi bir talebim, isteğim, talebim olmuş mudur?

İBB Spor Kulübü Başkanı

Yani olmadı, hatırlamıyorum.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı
Hakan Karanis — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Ramazan Bey, sorumu sormadan önce kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum neden sorduğumla alakalı. Biliyorsunuz Ekrem Bey ile çocukluk arkadaşıyım. Daha ziyade lise arkadaşı. Bundan dolayı da başıma gelenleri açıkça ifade etmek isterim. Ben tutuklandığımda haber kanallarında birçok kez haberler duydum. Mesela 1993 yılında Ekrem Bey'in Kıbrıs'a gittiği, daha sonrasında Kıbrıs'tan Amerika'ya gittiği, Amerika'da özel eğitimler aldığı hakkında olarak birçok iddialar var. Tabii ki, evet, Ekrem Bey'in Hakan olarak bir arkadaşı daha vardı. Yanılmıyorsam o arkadaşı, Bağdat Caddesi'nde. Ben Hakan'ın soyadını bilmiyorum. Kıbrıs'ta da birlikte olduğunu biliyorum. Yani Hakanları karıştırmışlardı, benim pasaportumda ya şey olmamasına rağmen, Kıbrıs'a göndermişlerdi, Amerika'ya göndermişlerdi. Dolayısıyla, sizin biraz önceki açıklamalarınıza, istinaden hassasiyet duyduğum için bu soruyu size sormak durumundayım. Ramazan Bey, ben soru cevap bölümünde, savunmada bulunmuyorum. Ekrem Başkan'ın sorusu üzerine kendinizi, kendisinin lise arkadaşı, çocukluk arkadaşı, asker arkadaşı diye nitelendiren kişilerin, sizden taleplerde bulunduğunu ve siz de usul, usulünce reddettiğinizi söylemiştiniz. Şimdi ben ve da eski arkadaşız. Sadece lise arkadaşı değil, asker arkadaşıyız da. Çünkü Kütahya Hava Eğitim Tugayı'nda, 28 gün kısa dönem askerliği birlikte yaptık. Dolayısıyla bu soruyu size sormak durumundayım. Siz beni tanıyor musunuz ve hiç gördünüz mü? Ben sizi de tanımıyorum çünkü. Hiç yan yana da gelmedim. Burada kimi kastediyorsunuz? Bu arkadaş, arkadaşlardan varsa isimlerini, kim olduğunu bizzat isimlerini, tam isimleri? Kimdir nedir?

Ekrem İmamoğlu'nun arkadaşı

Şöyle açıklayayım, ben sizi tanımıyorum. Başkan'ın arkadaşı olduğunuzu da burada öğrendim. Başkan'ın arkadaşı olduğu için burada olduğunuzu da burada öğrendim. Dolayısıyla bana gelen insanlar, bir Hakan değil. değil. Ya da Hakan olan insanlar yok. Zaten gelen insanların, Başkan tarafından gönderilmediği, Başkan'la bir ilişkisinin olmadığını, biz görüşünce anlıyoruz.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Teşekkür ederim, ben bunu sormak durumundayım. Teşekkür ederim.

Ekrem İmamoğlu'nun arkadaşı

Rica ederim, sağ olun. Kusura bakmayın lütfen

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı
Av. Nusret Yılmaz (Hasan İmamoğlu müd.) — Sorular

Ramazan Bey, öncelikle geçmiş olsun. Önce, hangi bağlamda soru sormak istediğimi ifade edeceğim, ondan sonra da sorumu soracağım size. ve oğlu 'nun bu dosya kapsamında üç nesildir devam ettirdikleri ticaretleri ile ilgili suçtan elde edilen gelirleri akladıkları vesaire iddialarla birlikte bütün mal varlıklarına el konmuş, şirketlerine kayyum atanmış ve dahi 'nun biraz önce Sayın Başkan'ın da ifade ettiği üzere emekli maaşına bile tedbir uygulanmıştır. Şimdi bu bağlamda, yine Sayın Başkan biraz önce ifade etti, 2021 yılında şirket bünyesindeki bazı inşaatlarla ilgili olarak kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, alt sınırı 4 yıldan başlayan, resmi evrakta sahtecilik, alt sınırı 2 yıldan başlayan ve çevre kirliliğine sebebiyet vermek suçlamasıyla, alt sınırı 1'den başlayan, 1 yıldan başlayan suçlamalarla soruşturma başlatılmış ve bu bağlamda 28 kişi hakkında gözaltı işlemi uygulanmıştır. Şu anda da bildiğim kadarıyla onlarla ilgili işlemler de devam etmektedir, ifadeler alınmaktadır. Dün yapmış olduğunuz savunmanızda, sunumlarınız sırasında iskanı alınmış bazı binalardan, yanında yeni binalar ihdas edildiğinden bahsetmiş ve bugünkü savunmanızda, bir tane örnek olarak söyleyeceğim, Eyüpsultan Belediyesi sınırları... sınırları içerisinde 2021 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın rezerv yapı alanı ilan ettiği bir yerde inşai faaliyetler başlandığı, daha sonradan sizin buna dair iptal için idari yargıya müracaat ettiğiniz,a sonrasında bu işlemin iptaline dair yargı tarafından karar verildiğini, sonrasında 2023 yılı, yanlışsam lütfen düzeltin, ocak-şubat aylarında adı geçen belediyeye inşaatın durdurulması anlamında yazılar yazdığınızı, buna verilen cevabi yazılarda 2023 yılı şubat, mart ve nisan aylarındaki yazılarda da bu durumun ilgili inşaat şirketine bildirildiğine dair bir yazı yazılmakta yetinildiğini ama sizin, sonrasında da bu inşaai faaliyetlere devam edildiğini anladığınızı beyan ettiniz. Şimdi ben bu bağlamda sormak istiyorum: Sizin yazılarınıza ve yargı kararlarına rağmen mevzuat hükümlerine ve genel işleyişe aykırı olarak bu faaliyetlerin devam edilmesine göz yuman, gerekli işlemleri yapmayan dönemin belediye... Eyüpsultan Belediyesi yetkilileri tarafından, onlara karşı herhangi bir soruşturma yapılıp yapılmadığı, dava açılıp açılmadığı hakkında bilginiz var mıdır ve bu doğrultuda, bu bağlamda açılmış bir dava varsa işin özüne yönelik olaraktan sizden herhangi bir merci tarafından, herhangi bir şekilde bilgi, belge vesaire istenmiş midir?

Hasan İmamoğlu Müdafii

Hayır, istenmedi. Yani şöyle söyleyebilirim: Bizim imar mevzuatı açısından ilçe belediyelerini kontrol ettiğimiz, denetlediğimiz işlemlerde gördüğümüz usulsüzlüklere ya da cevap verilmemesine ilişkin 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında da gerekli işlemlerin yapılması için bazı başvurularda bulunduk ama çoğunda işlem yapılmadı. Yani soruşturma izni verilmeyen, soruşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlar olan bir sürü karar var, evet.

İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.