Savunma

Ali Rıza Akyüz Savunması

Kendi savunması·Ali Rıza Akyüz·16 Nisan 2026 · Kaynak

Sayın Başkan, Sayın Mahkeme Heyeti; öncelikle Kahramanmaraş'ta vefat eden öğretmenimiz ve evlatlarımız için ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum; yaralanan öğrencilerimiz için Allah şifa versin diyorum. Hayatım boyunca teknik sorumluluğu, kamu güvenliğini ve mesleki ilkeleri hep öncelemiş, benimsemiş biriyim. Öncelikle bu iddianamede bana yöneltilen suçlamaları asla ve asla kabul etmiyorum. Bu dosyada bana isnat edilen suçları işlemedim. Bunlarda ne bir kastım, ne bir kusurum, ne bir ihmalim vardır. Attığım her imzanın idari prosedüre, mevzuata ve kamu yararına olduğunu öncelikle ifade ediyorum. Bugün burada ayrıyeten mesleki onurumu, yılların emeğini ve vicdani sorumluluğumu ortaya koymak için bulunuyorum.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Ben, üç aylıkken ailemle birlikte Bakırköy'e geldim. İlkokul, ortaokul ve liseyi Bakırköy'de okudum. 1985 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldum. İki yıl dil eğitimi için yurt dışında kaldım, askerliğimi yaptım. Bir cuma günü terhis oldum; cumartesi, pazar, pazartesi iş görüşmesine gittim. Salı günü Mahmutbey otoyol gişeleriyle Kınalı otoyolunun Çatalca şantiyesinde iş başı yaptım. Orası benim için ciddi bir eğitim oldu. İngilizce de bildiğim için otoyolda müşavirlerle İngilizce toplantılara katılıyordum. Böyle ayda bir-iki defa, altı-yedi saatlik toplantılar oluyordu. Mesleki bir kulak dolgunluğum oldu. Buradan ayrıldıktan sonra kendim çalışmaya başladım ama hep mesleğimin içinde oldum. Yani bugüne kadar, gözaltına alındığım tarihe kadar mesleğimin içinde oldum ve mesleğimi de sadece bir iş olarak görmedim. Kamu sorumluluğunu önceleyen, insanların yaşamına dokunan, güvenli yapılar inşa edilen bir meslek olarak gördüm. Bunun yanında sırf mesleki faaliyetlerime değil, meslek odasının komisyonlarına da katıldım. Üyesi olduğum meslek odasının komisyonlarında, kurullarında görev aldım. Yani bu süreçte eğitim faaliyetlerini takip ettim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Mesleğimle ilgili böyle bir bilgi birikimim daha önce de oldu. Özellikle bir tanesini anlatmak istiyorum: 1999'dan evvel İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka yerleşkesinde 'İstanbul'da Deprem Sempozyumu' düzenledi. Bu sempozyum iki gün sürdü. Bu sempozyumun aralarında tartışmalar, oturumların sonunda değerlendirmeler oldu. Ve ben burada Kuzey Anadolu Fay Hattı ile tanıştım. Daha 1999 depremi olmamış; fay hattının ne olduğunu, güzergahını, işte Erzincan ve Adapazarı depremlerini anlattılar. Çok ciddi yer bilimcileri ve yapım mühendisleri vardı. İstanbul bu arada birinci derece deprem bölgesine alınmış. Orada İstanbul depremlerini anlattılar. Yani 1750'de ciddi bir deprem olmuş; Cumhuriyet'ten önce 1900 yılında da İstanbul'u çok ciddi etkileyen depremleri ve hasar tespitlerini anlattılar. Bakırköy sahilinde kayıkla yıkılan binaları gözlemlemişler. Çünkü 1900'lü yıllarda sur dışında Osmanlı'nın yerleşim yeri olarak kullandığı yerler Yeşilyurt, Yeşilköy ve Bakırköy'ün merkeziydi. Oradaki hasar tespitlerini tutanaklardan anlattılar.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Kafamda yani deprem olgusu. Demek ki bilimsel olarak bu oluyor, periyotları var. Bizim daha güvenli, daha dikkatli olmamız gerektiği konusu hep kafamda yer etti yani deprem güvenliği. Akabinde bizim kuşağın 99 depremi, asrın felaketiydi 1999'da ki, 19.700 can kaybımız var, 40.000 yaralımız var, maddisi 150 milyar dolar diyen var, 180 milyar dolar zararı olan, manevisinin boyutu... Burada etkin olarak çalışmalarda bulundum. Yani hemen akabinde bir iki gün içinde hasar tespit çalışmaları nasıl yapılır diye eğitimlere, seminerlere katıldık. Çünkü İstanbul'da da bir kaos vardı. Ben de oturduğum evde ciddi sallandım, yani bardaklar tavana vurdu gibi hissettim. Akabinde meslek odası bizi görevlendirdi ve Avcılar'da... İstanbul'da yıkımın en çok olduğu yer Avcılar'dı; zannedersem 700 kişi vefat etmişti, 40 tane bina da tamamen yıkılmıştı, yerle bir olmuştu. Burada bir iki üç hafta çalıştım. Bu çalışma benim için çok iyi bir çalışma oldu. Neden? Yıkılan binaları ve ağır hasarlı olup yıkılacak binaları, orta hasarlı binaların belediyedeki ruhsat projesini alarak belediye çalışanlarıyla mevcut durumlarını kıyasladık.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Edindiğimiz intiba, yapı denetiminin oldukça zayıf olduğu, yok olduğu gibi; projede olan kolonların yerinde olmadığı, var olan kolonların şeklinin değiştiği, yönlerinin değiştiği, kirişlerin yapılmadığı... Bir sürü şey ve sonuçta binalar yıkıldı. Projeye uyanlar her ne kadar yıkılmasa da bir ağır hasarlı olarak insanlar sağ salim yapılardan çıktı. Burası bizim için ciddi bir deneyim oldu yani yapı güvenliğinin çok iyi irdelenmesi konusunda. Devletin 1999 depreminden sonra ilk çıkardığı yasalardan biri Yapı Denetim Yasası'dır, 4708 sayılı yasa. Kamunun denetim gücünü, kamunun denetim içindeki sorumluluğunu kenara koydular; bakanlık eliyle kurulan yapı denetim firmalarına bu işi verdiler. Burada da eksikler vardı bizim itiraz ettiğimiz. Onlar ancak 2020 senesinde düzeldi. İtiraz ettiğimiz şuydu: Müteahhit kendi yapı denetim firmasını kendi seçiyordu. Biz de diyorduk ki; "Ya müteahhitle yapı denetim bir araya gelmemesi lazım, bir havuzdan bunun yapılması lazım." Nihayet 2020 senesinde ruhsat alacak olanlar bakanlığa başvuruyordu, bakanlık onlara bir yapı denetim firması tayin ediyordu. Bir öyle bir süreç oldu.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bu süreçte Bakırköy'de siyasi faaliyetlerde de bulundum. Parti üyesi oldum. 1988'de SHP'de kayıtlı oldum. 92-93 sonunda 12 Eylül'de kapanan Cumhuriyet Halk Partisi'nin açılmasıyla CHP üyesi oldum, CHP'de siyaset yaptım. Bu süreçte Bakırköy siyasi ve toplum yaşamında bilinen birisiydim. Bakırköy'ün kent haklarıyla ilgili ilgilendim. Mesela Bakırköy'ün bütün muhtarlarını 25-30 senedir bilirim. Bakırköy'ün herhangi bir yerinde navigasyonu kurmadan, adres sormadan 15 muhtarlığa giderim. 15 muhtarla da ilişkim vardı. O anlamda mesleğimi bilinçli olarak yapan birisiyim, insana güvenli yapılar olması anlamında. Her zaman mühendisin bu tarafı aklımda olmuştur. Bu nedenle dolayı da şahsıma isnat edilen örgüt üyeliği suçlamasını asla kabul etmiyorum. Her zaman Bakırköy'de oldum, Bakırköy'de bir aidiyet duygum da olmuştur. Gerek dediğim gibi mesleki olgunluğum, bilincimin fazla olması, bu yapıların sağlam olması gerektiği konusunda hep böyle davrandım. Yaşamım da buydu. İş hayatına başladığımdan beri iki sene İngiltere hariç 39 sene mühendislik dışında hiçbir iş yapmadım.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Örgüt üyeliği dışında, eylem 21 ve 24 nolu eylemlerde rüşvete teşebbüs suçlamalarıyla yargılanmaktayım. Ben kolluk kuvvetlerine ifade verdim, savcılıkta ifade verdim; bunlar ciddi ifadeler, yani uyarıcı ifadeler... Sulh Ceza Hakimliği'nde de verdim. Bunların hiçbirini ben iddianamede görmedim. 21 nolu eylemle ilgili verdiğim tek bir satır, tek bir kelime yok; ama eylem 24'te 3-4 satır var. Hatta geldim dedim ya; 'Bir vicdani sorumluluğum var.' Ben 30 Temmuz ve 30 Ekim'de Silivri Cezaevi'nden iki tane Cumhuriyet Başsavcılığı'na el yazımla dilekçe yazdım. Bir ön kapak da yaptım; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, soruşturmanın altına da konu yazdım: 'Capacity AVM'nin betonarme projesi hakkında bilgilendirme' diye yazı yazdım. Bu iki dilekçede de tahliye istemedim, tutukluluğumun kaldırılmasını istemedim, hiçbir talepte bulunmadım. Sadece vicdani sorumluluğumu yerine getirmek için iki dilekçe; zannettim ki; 'Ya beni çağıracaklar, sen ne diyorsun, bu nedir, 192 diyorsun, 197 diyorsun, bu nedir?' diye soracaklar dedim ama olmadı. Avukatım itiraz etti, orada da bir şey soran olmadı.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi oysa benim bahsettiğim konular insanların can güvenliğiyle ilgili. Bu konuyu size anlatıyorum, sonuçta buranın başkanı sizsiniz. Ben ne kadar sorumluysam, sizin ve mahkeme heyetinin de Capacity AVM hakkında o kadar sorumlu olduğunuzu düşünüyorum. Bu her iki eylemde de yetkili benim hakkımda ifade verenler; müştekiler, müşteki danışmanları, müştekiyle parasal ilişkisi olanlar, hizmet işi olanlar, müşteki avukatları, bir tane gizli tanık ve etkin pişmanlıktan faydalananlar... Artı bu iki iddianamede de HTS-Baz kayıt, banka hesabı, banka hareketleri, teknik takip gibi somut objektif deliller yok. Yine görüyoruz ki; bu her iki eylemde yapılan idari işler mevzuatın el verdiği oranda, kurumsal işleyiş çerçevesinde yapılan işlemlerdir. Hiçbirisi böyle bireysel tercihlerle yapılan işler değil. Ama buradaki bütün aleyhime ifadelerin soyut ve sübjektif olduğunu söylüyorum. Bundan sonra eylem 21 ve 24'te anlatacağım bütün ifadeler somut evraklı, yorum yapmayacağımı ifadeler ve dosyayı size de verdim. Bu süreçte ben hiçbir kimseden, hiçbir kişi adına ve kendim adına bir talepte bulunmadım; ne bir aracı kullandım, ne birini birine gönderdim. Tamamen ne yaptıysam mevzuat çerçevesinde, tebligatlarla, kurumsal işleyişlerle yaptım.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Benim belediyedeki görevim Belediye Başkan Yardımcılığı; 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra Nisan ayı ortasında göreve başladım. Bana bağlı olan müdürlükler: 1. İmar Müdürlüğü, 2. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü, 3. Emlak ve İstimlak Müdürlüğü. İmar Müdürlüğü; yapıların, yeni başlayacak olan yapıların ruhsatlandırılması, imar mevzuatına göre ruhsat verilmesi, yapım aşamalarının takibi, yapıların güvenli olarak yapılmasını temin etme görevini yürütür. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü ise Bakanlığın riskli yapı olarak belirlediği yapıların işlemlerini yürütmekle görevlidir. Emlak ve İstimlak Müdürlüğü ise belediyenin sahip olduğu taşınmaz malların kimisi kira ile kimisi ecrimsil onların gelirlerini almak, bazı tapularda belediyenin ufak hisselerinin de kıymet takdir komisyonlarıyla belirlenip bunların satışını sağlamak. Benim bu süreçte bunların dışında İmar Komisyonu üyesi değilim, Belediye Encümen üyesi de değilim. Teknik Başkan Yardımcısı olarak bir kişisel plan yapma yetkim yok; bir yeşil alanı imara açamam, imarlı alanı yeşil alan yapamam, bir yapının yüksekliğini 5 kattan 15 kata çıkaramam, 15 katı 5 kata indiremem. Bunlar tamamıyla teknik birimler, onun akabinde İmar Komisyonu karar veriyor, akabinde İlçe Meclisi'nden geçerse Büyükşehir onay mekanizmaları tarafından mercileri tarafından onaylanır.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

1990'dan beri birçok acıyı beraber yaşadık, hatırlarsınız. 99 depremini yaşadık, aktif olarak. Akabinde Kaynaşlı-Bolu depremi oldu. Akabinde Van depremi oldu, İzmir depremi oldu ve en son 6 Şubat 2023'te geniş bir coğrafyayı etkileyen Kahramanmaraş depremi oldu. Ki bu salonda bulunan birçok arkadaşımız, 6 Şubat'tan sonra bir ay, iki ay kadar Maraş'ta, Maraş depreminden dolayı görev yaptılar; ki bu arkadaşlarımız o acılara çok şahitler. Yani o deprem alanında bulunacaksın ki yaşanan acıları görebilmek lazım. Televizyondan görüp geçiyoruz ama yaşanmışlık önemli. Orayı yaşamak; insanların bitişini orada görüyoruz. Her şeyiyle adam sıfıra çıkıyor ve hala o on bir ili kapsayan bölgede, aradan geçen bunca aya rağmen insanlar yakınlarını kaybetmiş, cesedini bulamamışlar. Hala enkaz halinde binalar var. Bütün bunları gördükten sonra, biz daha nasıl bu işte rahat davranabiliriz, nasıl 'bana ne' diyebiliriz? Ben eğer Capacity AVM'ye bu tutumu sergilemeseydim bugün karşınızda yoktum. Ama ben insan olmanın gereğini yaptım, vicdan sahibi olmanın gereğini yaptım. Bir gün de olsa, bir gün de olsa bu tavrı tutardım. Zor olan bir şeyi yaptım. Sonuçta bu deprem bir kere oluyor; atlattın atlattın, atlatamadın... Capacity AVM dediğimiz yerde aynı dakika içinde, aynı altmış saniye içinde 10 bin, 12 bin kişi bulunuyor. Onun için bu gibi yerlerde çok duyarlı davranmak lazım. O anlamda alnım açık, başım dik. İyi ki yapmışım, yapacağımı yapmışım. Ha, mesafe alabildik mi? O benim elimde değil. Herhalde bugünkü bu duruşmadan sonra birileri gereğini yapar diyorum. Yani artık burada şahitler çok; gerek sizler şahit oluyorsunuz, gerekse avukatlar şahit.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Tabii burada önemli olan net: Biz mühendisiz. Bütün incelemeler burada bilimsel verilere göre yapılır. Bilimsel veriler belgedir, yönetmelikler bellidir. Buralarda 'öyle düşünüyorum, öyle olabilir' diye bir şey yok; her şey kesindir. İncelemeni yaparsın, her şey kesindir. Yani bu anlamda benim bu duyarlı olmam; yapı güvenliği anlamında duyarlı davranmamın sonucu, rüşvete teşebbüs suçlamalarıyla gölgelenmiştir ki başarılı da olmuşlardır. O anlamda ben hiçbir zaman Capacity'nin böyle mağdur olması taraftarı değilim. Bana her geldiklerinde güçlendirme projesi yapmaları gerektiğini ifade ettim. Hatta ve hatta 'cezası neyse parasını yatırmayı düşünüyoruz' dediler; 'Güçlendirme projesiyle gelin' dedim, 'Para yatırmakla bu iş olmaz'. Bir mühendis için, bir insan için en ağır yük; riski dile getirmemesidir. Bildiği riskin gereğini yapmamasıdır. Sonuçta vicdan çok ağır bir yüktür; bunu ömür boyu taşımak zordur. Gereğini yapmazsan vicdani yükün altında ezilir gidersin, dağılır gidersin. Bizim görevimiz nedir? Bu sorumlulukları almaktır. Biz her felaketten sonra klasik bir cümle kurarız: 'Neden önlem alınmadı? Niçin böyle oluyor? Neden böyle yapıldı?' İşte önlem aldım, gereğini yaptım. O anlamda içim ferah. Bugün burada işimi yaptığım, görevimi yerine getirdiğim için buradayım. Mesleki mühendislik etiğine ve davranışlarına uygun davranmamdan dolayı...

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bugün burada benim hakkımda ifade verenlerin hepsi; idari ve ceza davalarında ifade veren bütün müştekiler ve Capacity AVM kapısında kim mülk sahibiyse... Bir alışkanlık olmuş gidiyor. Benim hakkımdaki iddiaların hiçbir somut delili yok. Hep kendi aralarında konuşmuşlar; bunun için benim hakkımdaki iddialar yetmez. Somut veriler olmalı, somut ve ispatlanabilir olmalı. Nasıl bundan sonra Capacity AVM sürecini tek tek anlatacaksam, benim hakkımdaki iddiaların da böyle olması lazım. Yani sırf iddia değil, objektif olmaları lazım. Bu nedenle açık ve net şekilde beyan ediyorum ki; ben kimseden rüşvet veya menfaat talep etmedim, bir beklenti içinde olmadım. Ne kendi adıma ne de üçüncü bir şahıs adına.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Hayatım boyunca taşıdığım kamu sorumluluğuna aykırıdır. Bu işlerde hiçbir kimseyi de aracı olarak da tayin etmedim. Ne yaptıysam evraklı yaptım. Benim bugüne kadar bir mahkumiyetim yok, yaşım 65. Yüz kızartıcı sicilim de yok. Herhangi bir bulunduğum kurumda bir disiplin cezam da yok. Sicilimde temiz birisiyimdir. Örgüt üyesi ve örgütlü yapı içindeki iddiaların hiçbiri net ve açık değildir; soyut ifadelerdir. Benim mesleki birikimim, geçmişim, aile yaşantımdan dolayı da böyle bir oluşum içinde de olmadım, böyle bir oluşuma da ben kişisel olarak da şahit olmadım. Yani bu nedenle dolayı dediğim gibi talimat almadım, talimat da vermedim. Kayıtlı olduğum dernekler; bir meslek odasına kayıtlıyım, mezun olduğum gibi kayıt oldum. Cumhuriyet Halk Partisi'ne kayıtlıyım, Bakırköy İş Adamları Derneği'ne kayıtlıyım, bir de Bakırköy Tüketiciler Derneği'ne kayıtlıyım. Tüketiciler Derneği'ne yardımda bulundum. Bir lokalleri vardı, bağış almışlardı; o lokalin yapılmasında, dekorasyonunda yardımcı oldum. Çünkü Tüketiciler Derneği'ni 85 yılında İngiltere'ye gittiğimde gördüm; Tüketiciler Derneği'ni o zaman devlet finanse edermiş. Kirasını, sekreteryasını, telefonunu devlet verir, onlar da piyasayı denetlerdi. O anlamda Tüketiciler Derneği önem verdiğim bir dernek.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi Capacity AVM, Eylem 21 ile ilgili anlatımına başlıyorum. Dediğim gibi benim Capacity AVM ile bir sorunum yok, kişisel şeyim yok, çalışanlarımız yok; Capacity ile ilişkilerin tamamı görev ve sorumluluk duygusuyla yürümüştü. Capacity AVM konusunda giriş kapısından dolayı, otopark girişinden dolayı ciddi bir otopark sıkışıklığına sebep oluyordu. Seçim sürecinde bundan dolayı bize çok şikayet oldu; gerek bize gerek Başkana o bölgede yaptığımız çalışmalarda. Onunla ilgili İBB Ulaşım Daire Başkanı ile bir çalışma yaptık; hepsi bu. Daha sonra Capacity AVM yönetimi bizzat, bizzat diyorum Belediye Başkanından randevu aldılar. Belediye Başkanı da verdiği randevularda ilgisine göre bizi, Belediye Başkan Yardımcılarını tek tek veya hepimizi toplantıya davet ederdi. Bu toplantıya da beni ve diğer iki Başkan Yardımcısı arkadaşı toplantıya davet etti. Toplantıda üç Başkan Yardımcısı varız, Belediye Başkanı var, dört kişi de Capacity AVM'den geldi; Yönetim Kurulu Başkanı geldi ve diğer üçü. Başkanlar aralarında konuşurken sürecin bir tarafında Capacity AVM Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Özgül söz alarak Capacity AVM'nin problemleri olduğunu, otoparkının mühürlü olduğunu ve 9-10 tane iş yerine, iş yeri çalışma ruhsatı alamadıklarını ifade etti. Belediye Başkanı da "Evet," dedi, "otopark mühürlü, otoparkta bir kaos var, bununla ilgileniyoruz," dedi.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Ben de onunla ilgili bir çalışma yapmıştım. "Otopark mühürlü" dediği şu: Otopark çalışıyor, giriş-çıkış bedava. Mühürlenmeden evvel giriyordun, 3 saate kadar bedavaydı belli alışveriş karşılığı, 3 saat sonra ücretliydi. Daha sonra Belediye orayı mühürleyince otopark giriş-çıkışı serbest oldu; para falan vermiyorsun. Belediye Başkanı dedi ki: "Bu işleri Başkan Yardımcısı ile görüşürsünüz." Ben de kendilerine bu otopark sıkışıklığından dolayı vatandaşın mağdur olduğunu, şikayet ettiğini, hatta Bakırköy'ün kamu güvenliğini de yorduğunu söyledim. Çünkü 5-6 dakikalık yol 40 dakika, 45 dakikada alınıyordu Capacity AVM'nin otopark girişinden dolayı. Sonra toplantı bitti; ben burada hiçbir kararı kişisel olarak almadım. Arkadaşları çağırdım; "otopark mühürlü, 9-10 tane iş yeri iş yeri çalışma ruhsatı alamıyor, niçin alamıyor, bana bir bilgi hazırlayın" dedim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Ben, Capacity AVM hakkında toplantıya kadar iki tane şey biliyorum: 2004 yılında yapıldığı zaman hafriyat çalışmaları sırasında fore kazıklar hafriyatın içine düştü, birkaç araba düştü; yazılı ve görsel medyada gördüğüm o. Bir de Capacity AVM'nin otoparkının mühürlü olduğunu biliyorum, onun dışında hiçbir şey bilmiyorum. İş yeri ruhsatlarına da ben bakmıyorum ama mühürlü olduğu için dosyayla bir bilgi alalım dediler. Süreç devam ederken Capacity AVM'den üç kişi, ilk toplantıya katılan üç kişi geldi. Hemen dedi biz işte ruhsat almak istiyoruz falan; "Durun," dedim, "daha kaç gün oldu, dosyayı bir inceleyelim." Gittiler. Ben de dosya hakkında bilgi istedim arkadaşlardan; dedim ya şu dosyayı bir getirin ne oldu. "Başkanım," dediler, "çok evrak var, çalışıyoruz getireceğiz." Hakikaten geldiler, evraklara baktım; bir el arabasıyla taşınıyor. Ki evrakları tek tek anlatıyorum...

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

31 Aralık 2017 tarihine kadar imara aykırı yapılar, ruhsatsız yapılar, ruhsata aykırı ilaveler, ruhsata aykırı ticari birimlerin yapılması; 31.12.2017'ye kadar yapılması şartıyla bir imar barışı çıktı. Bu kanun 2018'in 5. ayında çıktı. Kaçak yapıların kullanımı ile ilgili Capacity AVM de 2018'in 6. ve 7. ayında başladı. Bir yapı kayıt belgesi aldı; dedi ki: "Benim 25.000 metrekare kaçağım var, ruhsata aykırı, bağımsız bölüm sayısı 2000'dir." 2018'de. 2022'de biz o zaman yokuz. 2022'de AVM'nin, ikinci bodrum otoparkında 13.500 metrekare çarşı yaparken buralarda duvarları, kaplamaları dönüyor; oradaysa şikayet oluyor. Bakırköy Belediyesi gidip zabıt tutuyo 2022. Zabit tutuyor, encümene sevk ediyor. Encümen sonrası Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyor. TCK'nın 184. maddesinden haklarında imar kirliliğine sebep olmaktan. Hemen bu zabıttan 2 ay sonra tekrar bir yapı kayıt belgesi daha aldılar. Yapı kayıt belgesine göre bağımsız bölüm sayısı 2'ydi, bunda bağımsız bölüm sayısını 459 yapıyorlar. Bunda da 25.000 metrekaredir. Daha sonra duruyor. 2023'te 4 numara tekrar 2.350 metrekare bir imalat yapıyor orada. Orada da zabıt tutuluyor, ikinci zabıta tutuyor tekrar başkanım. TCK 184'ten suç duyurusunda bulunuyorlar.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Biz, 2024'te seçiliyoruz. Bizden evvel iki tane yapı kayıt tatil tutanağı var, iki tane yok.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Biz başkanla ilk görüşmeyi yaptıktan sonra, toplu beraber görüşmeyi yaptıktan sonra, 2-3 gün sonra bunlar müsaade almadan, izin almadan otoparkı çalıştırmaya başlıyorlar. Belediyeye şikayet oluyor. Belediye gidiyor; isim vermeden diyorlar ki: "Biz başkan yardımcısından izin aldık." Belediye tekrar gidiyor, devam ediyor. Daha sonra evrak olarak önüme geldi; baktım ki iki tane zabıt, her sene imalat... "Gidin şu binayı kontrol edin, gelin bakalım nedir?" dedim. Çünkü belediye başkanıyla ilgili toplantıda, belediye başkanı tarafından mağdur edildiklerini, kasıtlı yapıldığını dediler, Evraklara baktığımda öyle değil. Gittiler, tetkiki yapıp geldiler; 2-3 kişi gitti. Dediler ki: "Başkanım binanın 4. bodrum katında yola cepheli bir betonarme perde yok. Betonarme perdenin uzunluğu 120 metre. Başta yangın merdiveni ve asansör çekirdeği var, bunların hepsinin etrafı betonarme perde. Bunların da denilen bir kısmı yapılmamış. Başka, sığınağın aşağı yukarı büyük çoğunluğu otopark tarafıdır, otopark olarak kullanılıyor." Bu tespitleri yaptı ve "Bunun yapı kaydı var başkan" dediler. Yapı kaydı var ama burada can güvenliği önemli. Peki. Tabii bana bir belge de getirdiler; Anayasa Mahkemesi'ne imar barışı için itiraz etmişler. Anayasa Mahkemesi ön inceleme yapmış. Sosyal medyada var, inceleme de şu: İmar barışı çıktığında, imar barışına başvurulan yapıların yapı güvenliğinden mülkiyet sahibi sorumludur diye çıkmış. Buna Anayasa Mahkemesi'nde itiraz ettiklerinde, Anayasa Mahkemesi şöyle bir karar vermiş: "İmar barışına başvurulan yapıların deprem güvenliğinden ilgili idare sorumludur" diye bir karar almış.Daha sonra 2024'ün 7. ayında Resmi Gazete'de yayınlanmış.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bunun üstüne biz gördüğümüz eksiklikleri bir tebligat çektik. 24 Haziran'da AVM'ye bir tebligat çektik. Dedik ki incelemede, her ne kadar yapı kayıt belgesi aldıysanız, 25.000 metrekarede tekli bir beyan ettiğiyseniz de can ve mal güvenliği anlamında bodrumda yapılan betonarme perdelerle ilgili performans analizi, yangın merdiveni ve asansör çekirdeğiyle ilgili itfaiye müdürlüğünden yazı, sığınağı otopark olarak kullanabilirmiş ama mülki amirden izin alması lazım... Bu tebligatı çekti; 24 Haziran. Bakın bu tebligattan sonra ne olmalı? Tebligattan sonra ben 26 Nisan'da gözaltına alındım. 23 Nisan'da Silivri açıklarında bir deprem oldu. 23 Nisan etkinlikleri için kilisedeydim, oturduğum yerden kalkamadım. Tek katlı yapı, kalkıp dışarı çıkamadım, öyle bir sallandı. İran - İsrail savaşı oldu geçen sene. Cumhurbaşkanlığı karar aldı, "bütün millet bahçelerinin altı sığınak yapılacak" dendi. Sığınak yönetmeliği değişti, on daireli binalar sığınak yapmak zorunluluğu geldi. Üç, yangın merdivenleri için uygunluk raporu istedik. Altı ay sonra Bolu Kartalkaya'da Grand Kartal Otel yandı. 78 canımız gitti, 34'ü çocuk. Grand Kartal Otel, Bolu Belediyesi'ne başvurmuş yangın güvenliği uygunluk raporu almak için. Bolu Belediyesi, eksikleri yazınca tebligatı geri çekmişler. Daha sonra Grand Kartal Otel'de yangın olunca gelmişler dosyayı incelemişler, demişler ki sen bu eksikleri belirledin, bu tebligatı çektin, niçin bu tebligatı üst mercilere bildirmedin diye Bolu Belediyesi görevlileri tutuklandı, ciddi bir ceza aldı.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi bu dosyayı, tebligatı çektik bu dosya bu evrak dosyaya girdi. Kayda girdi, bunun gereğinin yapılması lazım. Bunlar geldi gittiler, geldi gittiler, bizim yapı kayıt belgemiz var. Ya diyorum ki ben zaten yapı kayıt belgenin olduğunu biliyorum ama bunları yapın. Gidip performans raporunu getirin. Sonuçta bu AVM, bakın aynı dakikada diyorum on bin, on iki bin kişi var. Burası sıradan bir yer değil, bunun yapı önem katsayısı da yüksek. Bu binanın depremde hasar almaması lazım. Bunlar bir türlü, safhaları da anlatayım, bir türlü bu tebligata cevap vermediler. Geldiler 'bizim her şeyimiz tamam.' Ama bu süreçte bir tane teknik eleman gelmedi. Gelmeyince bu yaklaşık bu dediklerimiz bir buçuk, iki ayda yapılırdı. Gelmeyince biz bir toplantı yaptık, acil toplantılar yaparız. Bu konuyu gündeme getirdik. Dedik ki ya bu tebligatı çektik, bunlar tebligata cevap vermiyor. Allah göstermesin orada bir şey olsa dosya açılsa, ya diyecekler ki siz burada bir tebligat çektiniz. Bu tebligatın niye gereğini yapmadınız, bunu bize soracaklar. Dedik ki bir tebligat daha çekelim. Birisi dedi ki 'ya bu perdeler yapıldı mı emin misiniz?' Dedim ya ben yerine gitmedim, arkadaşlar gitti, yapılmadığını ifade ettiler. Birisi dedi ki 'bizim dışımızda bir yerden rapor alalım'. Birisi 'üniversite' dedi, 'iyi' dedim. Sonra birisi dedi ki 'Capacity AVM'ye tekrar bir haber verin'. Ben ona da 'iyi' dedim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Sonra toplantı çıktı, Capacity AVM'ye bir tebligat daha çektik. 24 Haziran'daki çektiğimiz tebligatı ilgi tutarak dedik ki 'Bu tebligata bugüne kadar cevap vermedin, beş gün içinde yasal işlemler başlayacaktır' diye 1 Kasım 2024'te bir tebligat daha çektik Capacity AVM'ye. O da var burada, 2 nolu evrak, gösterir misin? Bu tebligata da cevap vermediler. 'Biz herhangi bir işlem yapıyoruz, yapmıyoruz' diye cevap vermediler. 'Üniversiteye de müracaat edelim' demiştik. 12 Kasım'da Yıldız Teknik Üniversitesi'ne müracaat yapıldı. Parası döner sermayeye yattı, dilekçe yazıldı. Dilekçe şu: Binanın bodrum katlarında bulunan, binada bulunan düşey yapı elemanları, kolon ve perdelerin rölövesini çıkarın dedik. Yani projeyle mevcut yapıyı kıyaslayın. 22 Kasım'da rapor yazı işlerine girdi, resmiyet kazandı, arşivden önüme geldi. Betonarme projesini aldım, açtım. Şu 3 nolu şeyi gösterir misin?

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi buna dikkatli bakmanızı istiyorum Sayın Başkan, sayın heyet. Şimdi en yukarıda iki tane bölüm var. Bu binanın temeli hepsi bir. Şu en üstteki A1 ve B1 temeli, temelleri projeden farklı yapılmış. Temeli binanın projesine uymuyor. Şu kırmızı olan betonarme perdeler yapılmamış. Biz bunu tespit etmiştik. O arada boşluk olanlar da merdiven ve asansör çekirdekleri... Onlar da uygun değil. Etti mi üç? Bir; temeller, iki; asansör ve merdiven çekirdekleri ki onların etrafı hep merdiven. Üç; şu kırmızı bölge, dört; en önemlisi olan... En önemlisi binanın temelinden çatısına kadar 6 kat boyunca şu gördüğünüz mavili olanlar 192 tane betonarme perde duvar yapılmamış; projede var. Ölçülerini söyleyeyim; 8 metreye 30 santim, bazıları 16 metre... Temelden çatıya kadar 6 kat boyunca 192 tane betonarme merdiven perdesi yerinde yapılmamış. Projede var, ama nasıl yapılmamış?

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Proje nasıl onaylanır? Bir inşaat nasıl ruhsat alır? Statik proje yapılı, Mimari proje yapılır. İlgili meslek odalarına giderler. İlgili meslek odaları Bakanlar Kurulu'nun belirlediği yönetmeliklere göre incelenir. Eksikleri varsa geri gönderilir. Tekrar gelir, giderilir. Ondan sonra proje tasdik edilir ve bu tamamıyla yönetmeliğe uygun olarak yapılmak zorundadır. Bu onayla birlikte belediyeye gidip ruhsat talebinde bulunursun. Belediye de meslek odasının onayını görür; meslek odasının onayını görmeden bu projeyi ruhsatlandırmaz. Belediye de mevzuata göre mimari projeyi inceler, ruhsat birimi inceler tasdikler. İmzalanan bu projeyi alırsın, koltuğunun altına koyarsın. Bir santim oynama hakkın yok; hiçbir yorum yapma hakkın yok. 8 metreye 30 santim olan perde betonlarını 7.99 yapma hakkın yok. Ama maalesef 192 kat 6 kat boyunca bunlar betonarme perde niçin yapılmamış?

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi bunu görünce inşaat bu perdelerin de olması gerektiğini herhalde bir yanlışlık var. Raporu kim verdi diye baktım; iki tane profesör. 'Herhalde bunlar yerine gitmedi, asistanları veya öğrencileri gönderdiler' diye düşündüm 'Arkadaşlar hocaları davet eder misiniz, bakın diyorum herhangi bir yanlışlık var' dedim. Hocalar geldi; gelmeden resmine baktım, resimler aynı. Dedim ki onlara: 'Bakın, biz bu raporu tanzim edersek yarın madara olmayalım, 'yapılmamış' demek yok, 'yok' diyorsun.' Bir de şu bina... Hepsi 12 blok olarak yapıldı. İki tane bloğun temeli farklı olduğu için onlar hiç kontrol edilmedi; bir tane otel var, otelin bodrum katları kapalı olduğu için o da kontrol edilmedi. 12 bloğun 9'u kontrol edildi; 9 blokta 192 tane betonarme deprem perdesi yok. Telefon açarlar alacakları zaman; 'Ya Ali Rıza, bizim daire alacağımız binada deprem perdesi var mı?' diye sorarlar. Halk arasında da tabiri budur. Üstüne biz dedik ki: 'Şu haberi verin.' Acaba yaptılar mı? Yok. Haşim dedi: 'Mimari tadilat var, mimari tadilat projesi var.' Baktık, gene ses yok. AVM'de İlker Keleşti'ye, istekilerden biri geldi. Dedim ki: 'Ya 192 tane betonarme perde... Hanımefendi, ona!' Söylediğini söylüyorum, ona riayet... 'Öyle şey mi olur? 99'dan sonra bir tane yapmasam kıyamet kopar' dedi. Kıyamet kopar!

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi ben bu tespiti yaptım. Haber verdim. AVM'nin proje müellifi var, şantiye şefi var, yapı denetçisi var; bir kişi gelmedi bana. Bir kişi gelip de bu rapora itiraz etmediler. Etmediler, edemediler; çünkü tadilat projesi yok. Hangi teknik eleman, personel tadilat yapacak? 'Bakın, yönetmeliği koyacağız önüne; getir bakayım tadilatını söyle, kime onaylattın?' Sürekli bir ay bekledik. Bir ay sonra orada bir dilekçe verdiler: 'Biz üniversitede performans analizi hazırlatıyoruz.' Ama 192 tane betonarme perdenin yapılmadığı yerde performans analizi olmaz. Getirdi performans analizini, baktı. Bu projenin beton sınıfı C35. 2004 yılında C35 oldukça zor, şimdi bile zor. Hesaplarda C50 almıştır. Artık performans raporunu hesaplarken gidip binanın fiili durumunu öğrenmen lazım. Binanın fiili ölçümünü yapacaksın. Mevcut yapıların ölçüsünü alacak; 'Kolon perdelerde eksik var' diyoruz, ölçülecek. Hiçbir ölçü yapmamışlar. Bir rapor hazırlayıp dışarıda birine, üniversitede onaylatıp getirdik 'performansı sağlıyor' diye. Raporun da geçerliliği yok. Niye raporun geçerliliği yok? 2018 Deprem Yönetmeliği, Evrak 15... Bu hesapta, performans hesabında 'çok modlu itme yöntemleri' diye bir hesap yöntemini kullanmışlar. Yönetmelik diyor ki: 'Bu hesap yöntemini kullanacaksan Bakanlığa başvuracaksın. Bakanlığın lisanslı Tasarım Gözetmenleri var.' O tasarım gözetmeni gelmezse olmaz. Birinin atamasını yapacağız, onun denetiminde, kontrolünde performans raporunu, hesabını yapacaksınız. O da yok.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Ben geldim, o raporu da encümene yolladım. Ama sonuçta encümen üyesi değilim. Encümen baktı; 192 milyonmuş, 197 milyon ceza kesti. Yıkım kararı aldı. Bunlar akabinde başladılar; tutulan Yapı Tatil Tutanağı uygun tutulmadığından dolayı itiraza başladılar. Ya, bizler vicdan sahibi biriyiz. Hadi o zaman bir şey yaptık, dersin ki: 'Ya, bir basiretim bağlandı, bir hata yaptım.' O safhaya girdi bu. Böyle ortaya çıktı. Maraş yakın zamanda... Körfez depremi olmuştur, Maraş depreminde 50 bin ölü var —pardon 53 bin kişi ölmüş, 100 bin yaralı— o kadar felaketler yaşanmış, gerçekler ortaya çıkmış; bir de kamuoyuna bildiri yayınlıyorlar: 'Binamız sağlam.' Sonuçta rapor tutuldu. Akabinde encümen kararı alındı; encümen, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. TCK 184 (Yapı kirliliğine neden olma) gündeme geldi. Bu arada 11 Temmuz'da Bakırköy Belediyesi, Bakanlığa 'yapı kayıt belgesinin iptali' için yazıyor. Artı, bir şey daha anlatacağım: 2022 ve 2023'te bunlar zabıt tutulup ceza yediler ya; bunlar gittiler mahkemeye. Evrak sizde, 20 nolu evraklar var. 2022 ve 2023 zamanaşımı yapısı... Bölge İdare Mahkemesi'ne gidince İdari Dava Dairesi bu zabıtları hukuka uygun bulmayarak iptal etti

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bakırköy Belediyesi, 5. İdare Mahkemesi'ne başvurdu. "Hukuka uygundur" diye 5. İdare Mahkemesi karar verdi. Dedi ki: "Sizin bu yaptığınız yapılar 2017, 31.12.2017'den sonra yapılmıştır" diye karar verdi. Zabıtlar doğru dedi; yapılar 2017'den sonra yapıldı diye karar verdi, sizde var 5. Daire. Ve bu mahkemeye, Capacity AVM'deki müşteki, gerçek dışı bir fatura sundular. Meğerse burası 2008'de de zabıt yemiş. Oradaki mal faturasını buraya koydu; mahkeme onu da kabul etmedi ve 5. İdare Mahkemesi, Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Capacity AVM, Danıştay 6. Daire'ye başvurdu; Danıştay da bunların itirazını reddetti. Şu anda Capacity'nin bu davada ifade veren müştekiler ve bütün mülkiyet sahipleri için, kendi adlarına ve sahip oldukları şirketler adına hepsinin ikişer üçer tane ceza ve idari davaları var. Bunların bizi şikayet etmelerinin temel nedeni, bu idari ve ceza davalarına altlık uygulamaları içindir.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bütün bunlar oldu; daha sonra Ekrem Başkan gözaltına alındı, 19 Mart'ta, 23 Mart'ta tutuklandı. Nisan ayının başında yazılı ve görsel medyada biz afişe olduk. Ekrem Bey bir tarafta, ben bir tarafta, bir tarafta; basında şöyle demeçler yazılı ve görsel... "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Encümeni tarafından 197 milyon lira ceza kesildi" diye yazılar çıktı. Oysaki bütün işlemler Bakırköy Belediyesi İmar Müdürlüğü ve Bakırköy Belediyesi Encümeni tarafından yapıldı. Büyükşehir Belediyesi bu işin hiçbir tarafında yok. Ne Ekrem Bey ne hiçbirisi bu işin içinde değil; tamamıyla Bakırköy Belediyesi'ne münasır bir şey. İşte bu çıktı, ben bekledim; yani hatta İstanbul dışına çıkacaktım, "Ya," dedim "bunlar herhalde çağırır bizi," çıkmadım.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Aynı zamanda Büyükşehir Meclis üyesiyim; 14 Nisan'da meclise gittim. Ekrem Bey tutuklandıktan sonra ilk meclis; işte CHP'li iki arkadaş hukuksal ve siyasal değerlendirmeler yaptılar, yerlerine oturdular. Daha sonra adının Orkun Bey olduğunu öğrendiğim MHP Grup Başkanvekili dedi ki: "Ya anlatıyorsunuz da bu Capacity olayı var," dedi, "ne olacak?" dedi. Ben de oturduğum yerden kalktım cevap verdim; bu dediklerimi anlattım. Orkun Bey'in cevabı aynen şu -kendisini ismen orada tanıdım, halen de tanışmıyoruz-: "Ya," dedi, "burada olduğun için, bunu konuştuğum için sizden," dedi, "özür dilerim; bilseydim konuşmazdım". "Ama," dedi, "ben anlattıklarından ikna oldum," dedi, "gerekeni yapmışsın". Ben o yüzden bu projede gereken neyse yaptım. Hiçbir, hiçbir pişmanlığım da yok.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi dediğim gibi daha evvel iki tane dilekçeyle de yazmıştım size. Gene burada müştekilerden birinin ifadesi var; ifadesinde diyor ki: "Bakırköy Belediyesi bana anlamını anlamadığım şekilde 1 milyon 950 bin lira idari ceza parası kesti” diyor, Evrak 23. İdari para cezası dediği şu: Bakırköy'ün merkezinde Belediyenin dört dönüm yerini kiralamış ecrimisille; 30 aydır kira vermiyor. Biz de geldik Bakırköy'ün taşınır taşınmaz mallarının şeyini çıkardık listesini; kira vermeyenlerden kiralarını almaya başladık. 2023'te 24 milyon olan geliri aynı periyotta 2024'te 80 milyona çıkardık. Kiraları güncelledik. Hiçbir mahkemeye düşmedik. 4,5-5 milyon lira kira borcunu ödeyenler oldu. Gittik paraları yatırın dedik, yatırttık. Bu 1 milyon 950 bin lira da ihale para cezası değil, ecrimisil parası.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi dün avukatım verdi bana. Capacity AVM bu raporu aldığımızda üniversiteye müracaat etmiş. Siz bu raporu nasıl verdiniz diye, ben de dosyaya da sundular öylece geldi. Onlar da cevap vermişler: Bize talep geldi, biz de gittik 2024 tarihli ruhsat projesi vardı, ruhsat projesine göre tespiti yaptık raporu verdik. pardon, 2004 tarihli statik projeye göre de raporu verdim dedi oydu. Capacity AVM yönetimi de diyor ki, "ben 2007'de tadilat projesi verdim ruhsat aldım" diyor. Tadilat projesi verdiği bir mimari proje, arşivde olan o. Mimari projeyi de açtık baktık. Temelleri farklı olduğunu gösteriyor. Kolonlara baktım, perdelere; sayın başkanım dinlerseniz memnun olacağım. Perdelere baktım, perdeleri öyle çizmişler ki o olmayan betonarme perdeleri, niyetine bağlı. Var diye bakarsan var ama yok diye bakarsan yok; öyle bir çizim tekniği kullanmışlar. Ama statik tadilat projesi yok.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi kamuoyuna da bir bildiri yayınlamışlar, 29 nolu evrak. Kamuoyuna diyor ki, "ben 2007'nin 11. ayında tadilat projesi verdim" diyor. Ve diyor 27'sinde tadilat projesi verdim 2007'nin ve 30'unda da iskan aldım. E tamam da sen binayı bitirdikten sonra mı tadilat projesi verdin? Peki bu bina neye göre yapıldı? Bina tasdikli projeye göre yapılır. Tasdikli proje bir tane var 2004'te. Bina bittikten sonra statik tadilat projesi olur mu? Soruyorum, bu binayı neye göre denetleyeceksin? Tamamıyla asparagas bir kamuoyu bildirisi. Şimdi bunu niçin anlatıyorum? Siz bu olaya şahitsiniz. Depremi sakın şöyle düşünmeyin, "ya Gölcük depremi gece 3'te oldu, Maraş'ta 4'te oldu". Sakın deprem gece 12 ile sabah 5 arasında olur diye bir kaide yok. Deprem 24 saat hemen olabilir. Akşam 6'da da orada 10 bin kişinin olduğu zamanda da deprem olabilir. Onun için bu iş bu kadar önemli. Benim naçizane önerim, bu iş biz ayrıyeten bu arada Bakırköy Belediyesi olarak bir bilirkişi müracaatı da yaptık, yapıldı. Ha benim naçizane önerim, bu iş müzekkerelerle de uzun sürer. İvedi iki üç tane inşaat mühendisini yollayın. Belediyede rapor var, proje var; baksınlar gereğini yapsın. Bana dersen ki sen de git; giderim ama kelepçeli gitmem. Giderim işi kolaylaştırırım, daha çabuk mesafe alırım. Bu önemli bir şey. Depremin ne zaman olacağı belli değil. Şimdi buna buna herkes burada şahit oldu. Yani biz deprem olduktan sonra bağırmayalım. Biz maalesef öyle oluyor, olduktan sonra bağırıyoruz.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bu hata niçin yapıldı? Şimdi onu anlatıyorum, bu hata niye yapıldı? Ben aynı zamanda proje yapan, organize eden biriyim. Bu proje İngiltere'de çizildi. İngiltere'de bunu birisine getirttiler projeyi çizdi adam. Ama adam mimar, Türkiye deprem bina yönetmeliğini bilmiyor. Veya bu projeyi çizerken buna bir inşaat mühendisi getirmediler. Proje şöyle çizilir; komplike. Önce mimar bir tasarım yapar, Türk mimarlar az çok deprem yönetmeliğini bilir. Tasarımı ona göre yapar. İnşaat, masanın etrafında inşaat mühendisi vardır, elektrik mühendisi vardır, makine mühendisi vardır. Her mesleki disiplin ihtiyacını söyler, projeye bunlar yapılır. Statik proje mühendisi projeyi bir çözer. Projeyi çözdüğü zaman binada yetersiz elemanların olduğunda bilgisayar zaten uyarı veriyor, o elemanları koyuyorsun. Burada böyle bir şey yapmadılar. Dışarıda projeyi çizdirttiler, getirttiler burada Türkiye'de birisine verdiler projeyi çizdirttiler.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Çizecek ama yönetmeliğe göre perdeleri koyması lazım. Ve bu proje de odadan geçmesi lazım. Odadan geçerken de deprem yönetmeliğine göre, Bakanlar Kurulu'nun onaylarına, yönetmeliğine göre kontrol edilmesi lazım. Bu perdeleri zorunlu olarak koydu; ben baktım, perde araç yolu üstüne geliyor. Dediler ki: "Ya sen koy, biz hallederiz." Evet koydular. Üsttekiler ne yaptı? Kaldırdılar. Ve bu ortaya çıktığı halde bir senedir duyarsız olarak davranıyorlar. 2-3 defa "Güçlendirme projesi yapacaksınız" dedim, maalesef olmadı. Ve bu binada bir aksaklık daha gördüm. Şimdi biz binaları yaparken bina sınıfları vardır. Biz deprem anında hastane, sağlık ocağı, dispanser, vilayet, kaymakamlık gibi kamu binalarının zarar görmesini istemeyiz. Okulların zarar almasını istemeyiz; bunların bina önem katsayısı 1.5'tir. Büyük otellerin, alışveriş merkezlerinin bina katsayısı 1.2'dir. Onu da size verdim 31 ve 32'de. Konutların katsayısı 1'dir. Çünkü konutlar 50-60 yılda bir yapılır; bunun yapılırken de biraz ekonomik de olmak lazım. Ama alışveriş merkezleri insan sirkülasyonunun çok olduğu yerlerdir; buraların hasar almasını çok istemeyiz. Bina katsayısı o yüzden 1.2'dir, bunların hep parametreleri farklıdır. Çözülen projenin bina katsayısı da 1; o da yanlış. Şimdi onun için buradaki olay bu.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bunlar tamamen olayı bir magazinsel boyuta çevirdiler. Bizim, bu yaptıkları hataları rüşvete teşebbüs suçlamasıyla soyut olarak gölgelendi; hiçbir somut delilleri de yok. Bütün müştekilerin ifadesi de birbirinden farklı, çelişkili ve kurgu. Şimdi onlarla da ilgili sırasıyla anlatmak istiyorum. Müştekilerden ; tanımam. Gelmedi, gitmedi, görmedim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

İfadesinde diyor ki: "AVM'nin müdürü benimle görüşmüş." Görüşmedim. Telefonda bir kişiyle 2 defa görüştüm; kim olduğunu bilmiyorum, Kültür Müdürlüğü bir etkinlik için salon istemişti, o da olmadı; haberim yok. ; müştekilerden, "İTÜ'den sağlam raporu aldık" diyor; bir şey demiyorum. ilk toplantıya gelen , Selahattin Özgül, , Alaaddin Kameroğlu... ve Selahattin Özgül diyor ki: "Biz belediye başkanından randevu aldık, gittik." Aynı toplantıya gelen ile Alaaddin Kameroğlu diyor ki: "Biz ilk önce ile görüştük, o bize randevu aldı." Kesinlikle bir görüşmem yok. Onlar randevu aldı, belediye başkanı bizi çağırdı. Şuna da baktık; ile Alaaddin Kameroğlu'nun ifadesi noktası, virgülü, satırına kadar aynı. Ben şimdi burada bir şey desem, yanımdaki arkadaşın aynısını tekrarlayamaz. İkisinin ifadesi aynı; sadece 'da ecrimisil konusu var, bunu anlattık. İkisinin ifadesi tamamen kurgudur.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

2. defa geldiler bana 10 gün sonra. Orada da ve Alaaddin Kameroğlu için "biz randevu alan kişileriz" diyorlar. Orada da ruhsat vermek istediler. "Durun" dedim, "aceleniz ne, bir projeyi inceleyelim." Gittiler. ise diyor ki: "Davet edildik." Ben ne bu dosyayla ne bir başka dosyayla ilgili belediye dışında kimseyle konuşmadım. Ve benim odamın kapısı da kapalı değil, herkes gelir konuşurum. Kapıyı da açık bırakıyorum ki içeride muhabbet olmasın. Kapıda kimse var ise de çıkıp gitmemiştir. Niye? Dedim ya; doğma büyüme Bakırköylüyüm, birçok insan, tanıdık bir insan gelip gidiyor. geldi, anlattım size; bir tane betonarme perdede eksiklik olsa kıyamet kopar, 192 tane eksik dedim, gitti, hala gidiyor. Parayı yatırmaya geldiler; "Güçlendirme projesi yapacağız" dedim. Onun için burada ifadesinde diyor ki: "Bizim statik projeyi kararttılar." Statik proje yapılmadan binanın büyümesi lazım ki bu perdeler temelden başlıyor. Yani inşaat başlamadan evvel tadilat projesinin verilmesi lazım; inşaat bittikten sonra tadilat projesi olmaz. O zaman bu projeyi neye göre yaptık?

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

, dediğim gibi ilk toplantıda benimle görüşülüyor diyor, kesinlikle öyle bir şey yok.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

İlk toplantıda beni onlara "1.000 metrekare yer kazandınız" demişim gibi gösteriyorlar; kesinlikle bilmiyorum çünkü dosyayı açmadık, haberim yok. Toplantıdan sonra bunları öğrendim. 2. ifadesinde de farklı şeyler diyor. Bunları ilk toplantıda niye söylemedi? Hiçbirisinin doğru tarafı yok. Dediğim gibi, bunlar şahısların hepsi idari ve ceza davalarında ikişer üçer dosyası olan kişilerdir. Avukat Asım Bey; "Yapı kayıt belgesi var" diyor. Sanki yapı kayıt belgesi bütün her şeyi temizledi. Zaten diyorum ki ona: "Ben senin yapı kayıt belgen olduğunu biliyorum ama sen şu işleri yapmamışsın, bunların gereğini yap." Bir tebligata cevap verilmedi. Madem her şey tamam, iyi, güzel; peki 24 Haziran'da çektiğim tebligata göre "Benim elimde şu belgeler var, senin tebligattaki bütün unsurların cevabını ekte sunmaktayım" diye bir cevap yaz. Cevap yazmak da yok. Bu süreçte belediyeye bir tane dilekçe dahi yazmadılar. Oğlu geldi o da aynı şekilde. Sefer Kocabaş ilk gelenlerden. Geldi; tebligatı almış, gelip telefon açtı. 'Ben evrakları inceledim, her şey tamam' dedi. 'Ya' dedim, 'nasıl tamam? Şu perde duvarlar yok, şu eksiklerin cevabını verin, yazın, getirin.' Maalesef getirmediler. Bak, bu süreçte bu projeyi yapan statik proje mühendisi yok. Hiç gelmedi. Şantiye şefi yok. Şantiyede hiç yok. Bu bina denetlenmedi.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Yapı denetim firması süreci şöyledir: Temeller yapılır, yapı denetim tutanak tutar. Der ki; 'Ben projeye göre temelleri kontrol ettim, perdenin filizleri var, kolonların filizleri var, uygundur.' Tutanak tutar, imza atar. Mal sahibi imza atar, müteahhit imza atar. Zaten her kolonda, her perdede tutanak tutulur. Temeli döktün, kolonları dikiyorsun; yapı denetim gelir tutanak tutar, der ki: 'Şu kolon, şu perde betonarme projesine göre doğru yapılmıştır, teslim aldım.' Peki, nerede bunlar? Madem tadilat projesi yok, mevcut projeyi de kabul etmiyorsa bunu neye göre denetledi? Neye göre imza attı? Hiçbir tarafı doğru değil.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

4708 sayılı Yapı Denetim kanununa göre... diye etkin pişmanlıktan faydalanan biri var. Ertan'ın şoförü, bir iki kere gördüm görmedim, hiçbir diyaloğum yok. Bir sürü adam hakkında ifade vermişler. Bir de bizim 'a gittik; bunlar geldi, Asım İplikçioğlu, Sefer Kocabaş. 'Biz dediler, ben yok deyince Ertan'la görüşeceğiz' dedi. İş yok. Yani illa görüşeceğiz. Daha sonra ifadelere bakıyorum ki ile aynı binada oturuyorlar. Herhalde o nedenden haftada bir gelir belediyeye. 'Seni görmek istiyorlar' dedim. bunlara, 'Kardeşim, insanların can güvenliği önemli, gidin performans raporunu yapın getirin' dedi. Orada Yıldız ve İplikçioğlu birbirlerine yükseldiler; ben araya girdim. Ben de diyorum; 'Tebligata cevap verin.' Onun üstüne , 'Ya bizim de hukuk müşavirlerimiz var, onlarla görüşürsünüz' dedi.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bunun üstüne 'ın yönlendirmesiyle geldi, bana tebligat hakkında bilgi verdi. 'Ne bir yere gönderdim' ne bir şey… Ben tebligatta her şeyi yazmışım; üç tane husus demişim, üçü de çok önemli, can güvenliği... Atik herhalde inceledi geldi 'Burada karot' aldıralım. 'Ben betonun mukavemetini sormuyorum, bu betonarme yapı elemanları var mı yok mu, ben bunu istiyorum.' O anlamda karot da aldırmadım öyle dağıldı gitti. Cevap verilmedikten sonra ben gerekeni yaptım. Burada şunu diyeceğim; 99 depremini bilirim. Avcılar'da binaları kontrol ederken binaların kolonlarının yapılmadığını gördüm; bundan dolayı yıkıldıklarını gördüm. Akabinde bunun dışında birçok tecrübem oldu, size bazı örnekler vereceğim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi 1999'da deprem oldu. Biliyorsunuz 5 sene aşağı yukarı rahmetli Ahmet Mete Işıkara sürekli televizyona çıkıp; 'Güvenlik, yapı kontrol, deprem öldürmez bina öldürür, deprem öldürmez beton öldürür' gibi klişe lafları hep anlattı, yapıldı. Bu arada bilim adamları Marmara Denizi'nin jeolojik haritasını çıkardılar, basın toplantısı yaptılar. Bunlar hep belli yıllarda olmuş. Ne dendi o toplantıda? Nedir? Marmara içinde bir fay var. Fayın bir ucu Gölcük İzmit'te kırıldı; 7.4. Kurban Gölcük'te Marmara'ya... İstanbul Adalar'ın güneyinden Silivri açıklarına, Tekirdağ, Şarköy, Mürefke'ye kadar uzanıyor bu fay. Bu fay tek parça kırılırsa 7.3, 7.4 şiddetinde bir enerji açığa çıkacak; iki parça kırılırsa 7.1, 7.2 şiddetinde bir enerji açığa çıkacak. İkisinin arasındaki fark 300 kat. 'Onun için buna göre hazırlıklı olalım' dendi ve önümüzdeki 50 yıl içinde —2000 yılında söylüyor— İstanbul depremi olma ihtimali %60-%70. Bunu 25 senesi gitti, geri kaldı 25 sene.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

99'dan evvel İstanbul'daki deprem sempozyumunda İTÜ'de; Aykut Barka, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın tarihsel sürecini anlatır. Mesela İstanbul'u etkileyen bir periyot 1750'li yıllar. İstanbul'u ciddi yıkmış, o zaman taş yapılıyor binalar. Artı Cumhuriyet'ten evvel 1894 yılında büyük yıkımlar oldu İstanbul'da gene. Ve arasındaki periyot 150 yıl. 1750, 1900; 150 yıl. 1900, 2050... Demek ki Marmara'yı etkileyecek zaman aralığı 150 yıl gibi bir şey. Bu tarihi bilimsel analiz olarak söylüyorlar. Ve bütün bunlar söylenmişken, bütün bunlar artık o kadar bilgilendirme yapıldığı halde bir hata yaptın, hata açığa çıktı, hala önlem almıyorsun; insanların canını tehlikeye atıyorsun.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi ben tutuklandım, geldim, buradayım. Ama şu an rahatladım. Niçin rahatladım biliyor musunuz? Artık salon bu olaya ortak. Ben ne kadar düşünüyorsam, bu salondaki herkes de kendini o kadar sorumlu hissetmeli diye düşünüyorum. Üstümden büyük yük kalktı. Geldim burada televizyon izliyorum; 10 Ağustos Sındırgı merkezli bir deprem oldu 6.1 şiddetinde. Bir tane bina yıkıldı Sındırgı merkezinde, metruk binalarda biraz hasar aldı. Televizyon, yıkılan binanın enkazında arama kurtarma çalışmaları yaparken röportaj yapıyor. Adamın biri geldi dedi ki —yerde de eczane tabela kırıntıları var— 'Burada pide salonu var, pide salonu kolon kesmiş, bina o yüzden yıkıldı.' Adam gitti, ertesi gün baktım; binanın müteahhiti ve mal sahibi gözaltına alındı. Ertesi gün baktım; mal sahibi tutuklanmış, müteahhit bırakılmış.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Aynı hafta, 10 Ağustos'un haftası; Kahramanmaraş'ta Ezgi Apartmanı sanıkları 520 gün sonra Ankara'da yakalandı 2 kişi. Suçları ne? Ezgi Apartmanı'nın giriş katındaki pastanenin sahibi, tadilat yaparken kolon kesmişler, bina yıkılmış, 35 kişi vefat etmiş. Gene yılbaşında, Aralık'ta bu dava televizyonda... Antep'te Furkan Apartmanı; 4 binalı bir site. 4 binalı bir sitede Furkan Apartmanı yıkılıyor kolon kesildiğinden dolayı; 53 kişi ölmüş. Binanın zemin katında ve bodrum katında bir mobilya mağazasının kolon kestiği konuşuluyor. New York Times Amerika'da meşhur, yılbaşında makale yayınlıyor. Fayların İstanbul'u sıkıştırdığını, İstanbul'un tehlike altında olduğunu Amerika'daki New York Times dergisi yazıyor. Aynı süreçte Almanya'da bir bilim dergisi İstanbul'u etkileyecek fayları yazıyor. Ve İstanbul Başkonsolosluğu Amerika'nın web sayfasında duyuru yapıyor İstanbul tehlike altında önlem alın diye.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bütün bunları anlatıyorum, bir örnek daha vereceğim. Gebze'de bir bina yıkıldı bilir misiniz? Sabaha karşı bina çöktü, devrildi. Onun da zemin katında eczane vardı. Zemin katta eczane, üstünde üç daire var. Sabah 8'de yıkıldığı için eczane boş. Üç dairenin ikisi de boş, bir dairede anne baba üç evlat var. Sabah 8'de bina devriliyor. Öğlen televizyonda büyük puntolarla işte 626 tane AFAD görevlisi iş başında. Onlarca araç gereç, termal kameralar, köpekler. Sabah 8'de devrilen binada akşam 9'da, bir daire var zaten, akşam 9'da üç tane çocuğa ulaşıyorlar. İkisi rahmetli oluyor, biri de kurtarıyorlar. Gece 12'de de anne babayı vefat etmiş olarak... Şunu demek istiyorum; bir bina yıkılıyor, 626 tane AFAD görevlisi orada, devlet orada, araç gereç orada, her şey orada, tek daire binanın oturan kişilerine 15 saatte ulaşılamıyor. Siz öyle bir anda İstanbul'da olabilecek bir depremde, kapasite AVM'yi Allah göstermesin ceset torbası yetişmez. Onun için bu sorunun üstüne bir daha tekrar oluyor ama ivedilikle gitmenizi temenni ediyorum.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Eylem 24, Sayın Başkan... Bu Eylem 21'le anlaşılmayan bir şey varsa anlatabilirim. Eylem 24 sayın başkan, sayın mahkeme Heyeti; Eylem 24'te ileri sürülen iddialar teknik gerçeklikten, hukuki dayanaktan, fiili durumdan tamamen uzak bir ifadeler. Dosyada anlatılan süreçler incelendiğinde benimle ilgili ne bir müdahale var, ne bir tasarruf var, ne de bir yetki kullanımım var. Dosyanın hiçbir yerinde yok. Söz konusu parselle ilgili idari işlem kentsel dönüşüm bütünlüğü içerisinde yapılan planlama çalışmalarıdır. İmar planı ve plan notları şeklindedir. Ama burada öyle bir algı yaratılıyor ki sanki bireysel bir kişi, bireysel bir parsel bazında bir arsanın imarıyla ilgili değişiklik yapılmış gibi bir algı oluşturulmaya çalışıyorlar, kesinlikle öyle bir şey yok. Kadastro evraklarının kadastroya gönderilmediğini ifade ediyorlar, ben nisan ayının ortasında işe başladım. İşe başladım derken göreve başladım. Kadastro Müdürlüğü 18 Nisan'da Bakırköy Belediyesi'ne yazı yazmış; bize gönderdiğiniz evraklar, koordinatları eksik, verileri eksik, imzaları eksik diye Kadastro Müdürlüğü Bakırköy'e yazı yazmış. Bunlardan haberim yok, benim dışımda oluyor. Bakırköy Belediyesi de evrakları bana gönder demiş, kadastro da evrakları göndermiş. Bunların hiçbirinde, hiçbir tarafında haberim yok. Tamamıyla kendi sürecinde olan bir iş. Bu da sizde Sayın Başkan, Eylem 24'ün birinci yazısı, Kadastro Müdürlüğü'nün yazıları var. Ben göreve başladığımda Nisan 2024...

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Benden önce Bakırköy'de iki tane 5000'lik plan yapılmış; 2022 ve 2023'te. Artı, bizden evvel, göreve başlamadan evvel gene 8 Mart 2024'te 1000'lik planlar Bakırköy'den geçmiş, biz daha görevde değiliz, Büyükşehir Belediyesi'ne gitmiş. Daha sonra Büyükşehir Belediyesi 5. ayda 1000'lik planları Bakırköy'e iade etti. İade etme gerekçesi de Büyükşehir Belediyesi'nde tekrar 5000'lik plan notları tadil olacağı için ve belediye parselleri, 8 Mart'taki meclisten geçen planlarla fonksiyonları değişti, "Bunları kontrol edin" diye tekrar planlar bize, bize iade oldu. Bu planlar tek bir kişinin kararıyla olmuyor. Teknik birim var, İmar Komisyonu var, meclis var; artı Büyükşehir Belediyesi'nin onay mekanizmaları var. Ben İmar Komisyonu üyesi de değilim. Tek başıma da karar veremem. Biz sadece ilçe İmar Komisyonu'na bilgilendirme yaparız, toplantıya katılırız, konuşuruz, tartışırız ama sonuçta kararı İmar Komisyonu verir. İmar Komisyonu'nda da bir şehir plancısı var, iki tane mimar var, bir avukat var; onlar da Bakırköy'ü bilen birileri.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Yani benim burada bunları kendi başıma karar alıp yapma yetkim yok. Bakırköy'ün de durumu içler acısı. Ben 99 depreminde hem bireysel bana müracaatlarla hem odanın verdiği müracaatlarla Bakırköy'deki birçok binanın hasarlı olup olmadığıyla ilgili ciddi çalışmalar, raporlar hazırladım, gözlemler yaptım. Bakırköy'deki yapı stoku aşağı yukarı 40-50 yıllık yapı stoku. Yani ekonomik ömrünü tamamlamış binalar dikine duruyor. Yani deprem yatay büyüktür, yatay bir yükle ayakta kalması imkansız. Zaten siz binanın bodrumuna girseniz, bodrumu gördüğünüz zaman kendinizi dışarı atarsınız; öyle bir şeyi var, kötü bir durumu var. Ve maalesef 2002-2019'a kadar ilçe belediyesi ve anakent belediyesi, Büyükşehir Belediyesi farklı partilerden olduğu için Bakırköy'de bir plan çalışması yapılmadı. Yapılmadı ama ilçe belediye başkanlarında da öyle bir merakın olan, merakın olan gidip bir şeyler yaparlar ama yapılmadı. Ancak ve ancak ilk 5 binlik plan 2022'de yapıldı. Ben 2014-2019'da da Büyükşehir Meclis üyesiydim, Kentsel Dönüşüm Komisyonu üyesiydim. İstanbul'da kentsel dönüşüm plan çalışmaları ilçe belediye başkanlarının merakı, bireysel tavırlarıyla yapıldı.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Ama Bakırköy'de Ekrem Başkan'ın gelmesiyle bir plan çalışması yapıldı ama bu da istenilen bir plan çalışması olmadı. Niye? Meclis çoğunluğu yoktu; parsellerin tevhidi halinde 2000 metrekareye ulaşırsan +1 kat veriliyordu. Bu da oldukça zordu; zaten her bina 10-15 mülkiyet sahibi var, bunları anlaştırmak zorken dört binayı bir araya getirip bir kat almak oldukça zordu. Buna yoğun itirazlar oldu. 2023 planlarında 1000 metre tevhit şartı getirildi. Bu da çok istenilmedi. 2024 seçiminin ana teması kat artışıydı. Bizim dışımızdaki bazı partiler "İki kat, üç kat vereceğiz" diye taahhütlerde bulundular, biz bulunmadık. Gelince "1000 metrekare tevhit şartını kaldıracağız, münferit olarak binalar münferit riskli yapı kararını alırlarsa, yıkılıp yapılması halinde bir kat ilave vereceğiz" diye taahhütte bulunduk. Bunu anlattık. Ayrıyeten bu planlara çok tepki olduğu için 2024 seçim çalışmaları sırasında vatandaşa şu vaadi de verdik; dedik ki: "Biz gelir gelmez belediyede kentsel dönüşüm danışma ofisini açacağız. Saat 9'dan akşam 5'e kadar geleceksiniz, kendi parseliniz hakkında bilgilendirme yapılacak." Hatta bu toplantılara kalabalık gruplar geldiği zaman ben de katıldım. Burada haklı itirazları da gördüm. Mesela bunlardan biri şuydu: Bakırköy'de kat altı katla sınırlandırılmıştı ama bazı siteler yapıldığı zaman ruhsatlı olarak altı kat yapılmış, haktan falan bir şey almamışlar. Kentsel dönüşüm plan notlarında bunlara bir kat ilave vermemişlerdi; gördük, bunun da önlemini alıp o binalara da yıkılıp yapılmak şartıyla bir kat önerisini teklif planlara koyduk. Yedi mahallede süratli olarak halk toplantısı yaptık.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Buralarda bize çok ciddi hücum oldu. 'Meclis çoğunluğunu aldınız, 2 kat verin, 3 kat verin, 4 kat verin' dediler. Biz orada da 'kat veremeyiz' dedik. Bakırköy'ün yapısı taşımaz, altyapısı yeterli değil; yaşam kalitesinin aşağı düşmemesi lazım. Biz ancak 1 kat verebiliriz diye taahhütte bulunduk ve plan notlarına da bu 1 katı koyduk. Dedik ki; teklif etmek üzere, 5 katlı yapılara 1 kat ilave olacak. Bakırköy, Osmaniye, Zuhuratbaba'da yapılarda bunu uyguladık. Şu 4. görsel… Şimdi şu yol üzerinde sarı küçük parseller var, ufak ufak; onlar Bakırköy'ün 400-500 metrekarelik parselidir. Biz onların yıkılıp yapılması halinde 1 kat verdik. Şu Ekrem Kurt Bulvarı cepheli yer. Orada söz konusu parsel; şu kırmızılı boyanın yanı, beyazların yeri. O parsel 10 kat söz konusu parsel. Önceki parseller daha büyük, 5 kat. Söz konusu parselin yanında Ağaoğlu diye bilinir, onlar 5 kat. Daha aşağıda Kahve Dünyası var, o 5 kat. Bütün parseller Ekrem Kurt Bulvarı'ndan cephe alıyor. Söz konusu parsel Ekrem Kurt Bulvarı'nın orta yerinde; söz konusu parsel 10 kat, sonrakiler de 5 kat. Ve bu parsellerin hiçbiri yapılmamış, hepsi arsa olarak duruyor. Dedik ki; aynı cadde, bir tane 10 kat, diğerleri 5 kat olmaz. Bir silüet bütünlüğü olsun. Bakırköy'de 6 kat yaptığımız için bu Ekrem Kurt Bulvarı cepheli bütün parselleri de 6 kat yaptık. Yani Bakırköy'de bir silüet bütünlüğü düzenlenmesi anlamında, Bakırköy Belediyesi İmar Komisyonu buraların hep 6 kat yapılması şeklinde karar aldı. 6 kat yaptığı zaman söz konusu parselin bir imar kaybı yok. Parselin imar hakkı şudur: İnşaat alanı eşittir tapu alanı çarpı 2. Yani tapu alanı 5.000 metrekareyse, çarpı 2 ile 10.000 metrekare inşaat hakkın var. Bunu ister alt katta yap, ister 6 katta yap, aynı imar hakkını kullanıyorsun. Yani 10 katlı bir bina yapacağına, 5 katlı 2 bina yapıyorsun; hiçbir imar hakkında bir azalma yok. Ama bir silüet bütünlüğü olsun diye yaptık.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bundan sonra görsel var... Evet, şimdi söz konusu parselle ilgili 8 Mart 2024'te belediye meclisinde onaylanıp Büyükşehir'e giden planlar geri geldi. Biz bu planlar üstünden çalışmalar yaptık. 8 Mart onaylı 1.000'lik planların genel hükümler kısmının 1.34 nolu maddesinde; 'buranın maviyle çizgili çizilen yer, 18. madde sınırlarını belirlemeye ve uygulama yapmaya ilgili belediyesi yetkilidir' diye plan notu var. Size verdiğim 3 nolu evrakta var. Buna istinaden biz sadece söz konusu parsel değil, o adanın bütününde tüm parsellerden bir miktar yeşil alan olarak ayırdık. Ve bunu İmar Komisyonu uygulamayı yaptı, yeşil alana ayırdı, meclisten geçti, Büyükşehir Belediyesi'ne gitti. Daha sonra biz Büyükşehir'e gidince bizi de çağırdılar; 'Gelin dediler şunları bir anlatın.' Çünkü biz 1.000 metrekare şartını kaldırdık. 1 Kat verdik. Farklı bir şey daha yaptık: Eskiden binaların taban oturumu yüzde 25'ti. Yani 600 metrekare arsa varsa, bodrum katta, zemin katta 150 metre oluyordu, zemin kattan sonra binanın dört tarafından çıkma yapıyordu. Konsol yapınca binalarda ciddi problemli oluyor, depremde en riskli binalar oluyordu. Biz taban oturumunu da yüzde 25'ten yüzde 40'a çıkardık. Yani şu oldu: Bina temelde nasıl başlıyorsa çatıya kadar aynı çıktı, binada konsol yapmadık, binalar depreme daha dayanıklı oldu. Bunları gidip Büyükşehir Belediyesi ilgili birimlerine de anlattık, hak verdiler. Taban oturumunu yüzde 25'ten yüzde 40'a çıkardık, münferit olarak da 1 kat verdik ve bu kararlar İmar Komisyonu'ndan oy birliğiyle çıktı. Geçmiş dönemde ret veren AK Parti meclis üyelerine gidip oturup anlattık, onların da oyuyla çıktı. Daha sonra o söz konusu Ekrem Kurt Bulvarı 2002 planlarında dediler ki; 'burası 10 kat'. 10 katsa 10 kat dedik. itiraz etmedik, bu sefer hepsi 10 kat oldu. Ama imarında bir artış yok.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Aynı imar hakkını kullanıyor, buna itiraz etmedik. Büyükşehir Belediyesinin uygun gördüğü şekilde geçti. 18. maddede de ayırdığımız yerin bir kısmı yeşil alan olarak bırakıldı. 'Aynı yerde ikinci defa 18. madde uygulaması yapılmaz' diye bir kısmı da mevcut parsellere imar hakkı olarak verildi. Yani burada 10 kat arasında bir imar kaybı yok. Silüet bütünlüğü anlamında yaptık. Bu görüşmeyi de ilgili bana geldiğini söylüyor ki bana gelmedi. Bir defa görüşme için kendisi 'gittik' diye bir çoğul ifade kullanıyor. Abisi de bana ilk geldiğinden bahsetmiyor. Bu konuyla ilgili hiçbir kimseyle hiçbir görüşmem olmamıştır. Tamamıyla İmar Komisyonunun aldığı kararlar doğrultusunda bu işlemler yürümüştür. Herhangi burada bir kişisel menfaatimiz de söz konusu değil. Planlama kararları kişisel değil, kurumsaldır. Tamam, yetkisi olmayan kişiye yetki yüklenmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamakta. Bu nedenle hakkımdaki isnatlar; teknik gerçeklikten, hukuki dayanaktan ve fiili olgulardan tamamıyla uzaktır.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Burada müşteki olarak ifade veren 'ın benimle ilgili hiçbir ifadesi yoktur. Seyfi Beyazıt'ın da bütün ifadelerini reddediyorum. de bununla ilgili bana bir şeyler dedi. 'Bu senin işin değildir, bunlara karışma' dedim. Diyalog orada kesilmişti. Burada yapılan bütün işler İmar Komisyonu vasıtasıyla yapılmıştır; kimsenin de burada şahsi bir kararı yoktur. Şimdi müştekiler, avukatlar, danışmanlar ve pişmanlık hakkında ifade verenlerle ilgili düşüncelerimi ileteceğim. Aleyhimde konuşanların hepsi kendi içlerinde çelişkili ifadelerdir. Randevuları dahi birileri 'Randevu aldık gittik' diyor, birileri 'Ali Rıza'ya atmışlar' diyor... Kendi aralarında çelişkili ifadeler. Kimi '5 milyon' diyor, kimi '3 milyon' diyor, kimi '150' diyor, kimi 'otobüs' diyor... Birlik de yok, aralarında kurguya dayanıyor. Benim görevde olmadığım 2000 ve 2023 süreçlerindeki mahkeme tutanaklarını anlattım. Müştekilerin hepsi kendi haklarına ve temsil ettikleri şirketler adına yargılanıyor. Adıma yaptıkları iftiralar, kendi davalarına bir haklılık hazırlamak içindir. Devam eden davalardan etkilenme ihtimali olan kişilerin soyut ve subjektif değil, somut doğrulanabilir deliller sunması lazım. Ben bütün evrakları size verdim; şu an ne varsa kurumsal olarak bütün evraklar sizde var.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bugün burada bu kişilerin müşteki sıfatıyla ileri sürdükleri anlatımlar sonucu ağır ithamlarla yargılanıyorum. Fakat bu kişiler belediyeyle aktif hukuki ihtilafı olan kişiler ve bu süreçten etkilenme ihtimali olan kişiler. Benim görev yaptığım dönemde yürütülen işlemler; 2000 ve 2023 geçmiş dönemin devamı olan işler. Bunlar benim iradenle başlamamış, bizim bulunduğumuz süreçte devam etmişlerdir. İddiaları gerçek dışı ve somut beyanlara dayanmamaktadır. Ben görevimi yalnızca mevzuatın çizdiği sınırlar içerisinde, kamu yararı doğrultusunda yerine getirdim. Bu kişiler tarafından hedef alınmamızın sebebi, daha evvel belirttiğim teknik verilerdir. AVM'nin tasdikli projeye aykırı yapılmasının raporlarla ispatıdır. Sayın Başkan, Sayın Mahkeme heyeti; tekrar söylüyorum, dosyada adı geçen müştekilerle çevresinin anlatımı gerçeği yansıtmamaktadır. Capacity AVM'nin imara aykırılığı ve statik riski gündemdedir. Bu dosyadaki ifadeler, belediye ile olan davalarda pozisyon alma amacıyla üretilen ifadelerdir. Ben bu kişilerle ne gizli, ne belediye dışında ne de tek başıma hiçbir görüşme yapmadım. Farkındaysanız gelen herkes benimle görüştü, hiçbir kimseye baraj koymadım. Çünkü ben bir tespit yaptım. 24 Haziran'da tebligatı çektim, tebligatın cevabını bekledim. Başka hiçbir şey yok. Sonuçta o tebligat işleme girmiş, dosyaya girmiş; kimseyi herhangi bir şekilde hiçbir yere yönlendirmedim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

'ın İkinci olarak ifade ediyor; ben sürekli "geleceğin cumhurbaşkanı" diye hep ifade kurmuşum. Şuna emin olun; Türkiye'deki bütün cumhurbaşkanlığı seçimlerini bilirim. 6-7 tane seçim hakkında seçim kitap okumuştum, diğerlerini kendim yaşadım. Ben Atatürk'ün, Mustafa Kemal Atatürk'ün birinci meclis başkanı iken ikinci mecliste milletvekilliğinin önünün kesilmesini dahi bilirim. O zaman ikinci dönemde milletvekili olmak için adayların sabit bir yerde 5 yıl ikamet mecburiyetini getirmek istemişlerdir. Biliyorsunuz ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk cepheden cepheye koştuğu için hiçbir yerde 5 sene duramamıştır. Onun için bu süreçleri bilirim. Cumhurbaşkanlığı süreçleri uzun erimli bir iştir. Ben ancak böyle bir işi siyasette benim düzeyimde olan biriyle konuşurum. Tanımadığım, bilmediğim adama da böyle ifade, laflar yapacak kadar toy biri değilim. 65 yaşındayım, siyaseti dedemden beri aynı çizgide devam ettiren birisiyim. Böyle bir şey de yok, onu da ifade edeyim. Bir de bu iddianamede önemli olan bir ses kaydı var; ile arasında, benim ismimin bile telaffuz edilmediği bir ses kaydı. Yani bu ses kaydı benim aleyhime kullanılarak bir dayanak haline getiriliyor ama içerisinde hiç ismim yok. Benim adıma bir talepte bulunulmazsa da bunun bulunmasına imkan yok; benim öyle bir talebim olmamıştır.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

"Geleceğin cumhurbaşkanı" konusunda da ben elbette Ekrem Başkan arkadaşımızdır, tanırım. Bir insanın tanıdığı birisinin cumhurbaşkanı olmasını istemesi kadar doğal bir olay da yoktur. Ama ben bunu hangi süreçte, kimle konuşacağımı da bilecek kadar bilgi birikimli birisiyim. Örgüt ilişkisi içinde beni ile ilişkilendiriyorlar. 2014-2019 yılları arasında meclis üyeliği yaptığım süreçte 'i tanırım. Son 10 yılda topu topu 3-4 kere bir araya gelip nezaket konuşması yapmışızdır; "Nasılsın? İyiyim, teşekkür ederim, siz nasılsınız?" gibi. Ben ile hiçbir yerde, hiçbir suretle bir araya gelmedim; hiçbir konuda diyalog olmamıştır. Ekrem Başkanımızla bir araya gelmişizdir; meclis üyesi olduğum için 100-150 kişilik toplantılarda bir araya gelmişimdir. Biz seçildikten sonra Ekrem Başkan İstanbul'da 39 ilçe belediyesini, AKP ve CHP belediyelerini ziyaret etmiştir; Bakırköy'e de gelmiştir. 20-25 kişilik bir toplantı yapmışızdır, Bakırköy ile ilgili; müdürlüklerimle ilgili bilgi vermişimdir. Ama ilk defa Ekrem Bey ile 2019'dan sonra bir araya gelme sürecim oldu.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Baktım ki belediyecilik hakkında ciddi bir birikim olduğunu gördüm. En hoşuma gideni, biz hepimiz toplantıdan ara verip çıktık geldik; kendisi toplantıdan bir dakika ayrılmadı, herkesi sonuna kadar dinledi. Gözlem olarak da ben de o toplantıda toplantı adabı anlamlında da iyi bir izlenim bıraktığını gördüm. O anlamda ilişkilerimiz tamamen Büyükşehir Belediye Başkanı, Büyükşehir Meclis Üyesi ve Başkan Yardımcısı düzeyinde kısıtlı kalmıştır. Sayın Başkan, sayın mahkeme heyeti; 1 yıldır tutukluyum. Tutukluluk bir tedbirdir ama bu cezaya dönüştü. Ben nisan ayı başında yazılı ve görsel medyada afiş olduğum halde, haberim yapıldığı halde hiçbir yere gitmedim. İstanbul dışına çıkabilirdim ama özellikle çıkmadım; o vakit "gelirler, yerinde yok, kaçtı" derler diye oturdum bekledim. Geldiler, aldılar, gittim. İfadelerimde de herhalde hep aynı şeyleri söylüyorum. O anlamda bütün delilleri size verdim; bütün kurumlardan alacağınız belgelerle dosyalar oluştu. Dosyalarla somut olarak hakkımda bir delil olmadığını görüyorum. Yani bu süreçte kendim için değil, adalet duygusu için konuşuyorum. Bir kamu görevlisi; deprem ve yangın güvenliği gibi hayati riskleri raporlarla tespit edip gereğini yaptığında, bunun "rüşvete teşebbüs" diye etiketlenmesi vicdani yaralar açar.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bakırköy'de çalışan biriyim. Kamuoyunda da bilinen birisiyim. Doğma büyüme Bakırköylüyüm. Bakırköy'ün 650 cadde sokağı var, 450'sini bilirim, bilmediğimi de tarif edersiniz buyurun. Mesleki ve iş yaşamı tamamıyla şeffaftır, herkese açıktır. Hakkımızdaki algı, kurgu ve kurgu bir operasyondur. Dosyada rüşvetin maddi unsuru yok, örgüt hiyerarşisi yok, ilişki irtibatım yok, talimat yok. Ne talimat aldım ne talimat verdim. Somut delil yok. Aleyhte beyanlar, müştekiler, onlara bağlı danışmanlar, avukatlar objektif delillerle de desteklenmiyor. Bu nedenle tutukluluğumun kaldırılması, tutuksuz yargılanmam, üzerime atılı suçlardan beraatim... Ben bir kamu görevi burada ifa ettim. Raporların dikkate alınması ve karar verilmesini saygıyla talep ederim. Ben yalnızca görevimi yaptım. Kamu güvenliğini önceleyen teknik sorumluluğumun bugün suçlama konusu yapılması takdirlerinize ve vicdanlarınıza arz ederim. Bir şey daha ilave etmek istiyorum. Size sunduğum raporları, beyan ettiğim betonarme kolon perde şemalarını inceleyin. En ufak bir eksiklik varsa, en ufak bir saptırma aldatmaca varsa görüşelim, konuşayım anlatayım. Bu konu hakkında da ivedilikle üzerinde durulması, acil önlem alınmasını tekrar Sayın Başkan sizler ve mahkemeden talep ediyorum. Saygılarımla arz ederim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Cuma günü fark ettiniz mi kulağımdan bir rahatsızlık oldu. Hatta mikrofondan da uzaklaşmıştım, uyardınız. Benim ekleyeceğim başka şeyler de var. 5-10 dakika bir şeyler ekleyeceğim. Şimdi... Eylem 24'le... Hatırlattılar bana. 'la görüşmediğimi ifade etmişim. 'la ben Eylem 24 ile ilgili konuşmadım. Eylem 21 ile ilgili 'la dört görüşmem var; onları sorarsanız anlatırım. Şimdi size üç tane evrak verdim. Birinci evraktan size bahsetmiştim, öncelikle şunu söyleyeyim: Sayın Başkan, Sayın Mahkeme Heyeti, iyi çalışmalar diliyorum. 33. evrakta bir asansör ve merdiven çekirdeğinden bahsetmiştim. Perdelerin eksik olduğunu... Onlarla ilgili planlar verdim size; yani yapılmayan perdelere göre... Ayrıyeten, altı kat boyunca devam eden betonarme perdeler var. Orada da gösteriyor nerede yapılmamış olduklarını; çarpı işareti var 33. Eylemde.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Ayrıyeten benim dediğim -ki öngörüm- olabilecek bir İstanbul depreminde, İstanbul'u etkileyecek olan depremde Capacity AVM'de çökme, yıkım olacaktır diye bir tahminde bulundum. Tahmini niye bu tahminde bulunabildim? 1998 yönetmeliğine göre kesinlikle projeye koyduğu betonarme perdelerin yerinde yapılmadığı için; bu betonarme perdeler deprem yüklerini karşılamak için yapılmadığı için binada bir yıkım olacaktır diye öngörüde bulunmuştum." Ama şimdi size bununla ilgili bir performans raporu da sunuyorum. Bunu çok güvenli bir arkadaşım yapıp göndermiş, size vermemiştim ama orada performans raporunda planda işaretli şeyler bölümü, çarpı işaretleri... Oralarda yıkım olacaktır diye notları var. Bu 2018 yönetmeliğine göre yapılmıştır ve güçlendirme yapılması gerekir diye notlar var. Zaten bunları bilimsel incelemeler yaptırırsanız ivedilikle aynı sonuçlar çıkacaktır, onu da hatırlatmak istiyorum. Üsttekilerin üniversiteden aldıkları raporda, 26.02.2026 tarihli raporda, binada performans analizi yapılması gerektiğini ivedilikle söylüyorlar. Biz de onun dediği gibi arkadaşımız yapmış, gönderdi; binada yıkım olacağını, AVM'de yıkım olacağını orada belirtiyor, ismi de var orada."

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bir de... Burada üç tane evrak var. 15.03.2004 tarihinde aldığı ilk yapı ruhsatı. Yapı ruhsatını da verdim size; 33... 35 no'lu evrakta toplam inşaat alanı 130 bin metrekare. Daha sonra 27.11.2007'de tadilat projesi verip tadilat ruhsatı alıyor. Orada da inşaat alanı metrekaresi 145 bin metrekare. 130 bin ilk ruhsatta, ikinci tadilat ruhsatında 145 bin metrekare."

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

27.11.2007'de tadilat ruhsatı almış, üç gün sonra da iskan almış. Tadilat ruhsatı, statik tadilat ruhsatı verildikten üç gün sonra ruhsatlı olmaz. Statik proje değişiyorsa değişmeden evvel tadilat ruhsatını alman lazım. Bu 15 bin metrekare nereden geliyor onu da izah edeyim: Bu binanın 5. bodrumu kısmi olarak yapılmış; yani bir kısmı. Yaptığı metrekare projede 4 bin 238 metrekare; 5. bodrum 4 bin 238 metrekare. Daha sonra binayı yaparken bodrumun hepsini tamamıyla yapıyor ama projede yok. Betonarme projede kısmi bodrum 4.238 metrekaredir; 2007 tarihli ruhsatta ise temel 18.700 metrekareye çıkarılmıştır. Peki, bu 14.000 metrekare betonarme proje olmadan nasıl yapıldı? Tadilat ruhsatını 27.11.2007 tarihinde verdiğini söylüyor; ama temeller 2004 yılında yapıldı. Bunu ezbere yaptığını kendisi itiraf ediyor. Bu yüzden "kayboldu" dediği projeyi benim kaybetmem imkansızdır. Keşke bulsam da yanımda olsa.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Statik tadilat projelerinde tadilat projesi şöyle olur: Mimari tadilat projesini iskan almadan verebilirsin. Neden verebilirsin? 3 dükkanı birleştirip tek dükkan yapabilirsin veya tek dükkanı 3'e bölebilirsin, bu olabilir. Bunu mimari olarak verebilirsin ama statik tadilat projesi temelden itibaren değişmiş. Temel imalatını yapmadan statik tadilat betonarme projesini vermen lazım. Sonuç şudur: Biz depremde araştırmalar yaptık ve gördük ki binaların yıkılma sebebi kontrol mekanizmasının eksik olmasıdır. Burada da görüyoruz ki bir AVM, proje olmadan temelleri yapmış. Bir AVM, projesine bakmadan betonarme perdeleri kaldırmış ki bunlar yönetmelik gereği orada olması gereken betonarme binalar. Olması gereken şuydu: Bu Capacity AVM müşteki olandan özür dileyip Capacity AVM'yi kapatıp güçlendirme projesini yaparak 3-4 ayda bu AVM'yi insanların can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde güçlendirmeliydiler. Ama onlar kolay yolu tercih ettiler. Binanın durumunu riskli durumunu bize rüşvet ve iftira atarak gölgelediler ve bugüne kadar da başarılı oldular. Bu yüzden bu konu çok önemlidir.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Statik tadilat inşaat bitmeden verilmez. O tadilatı yapmadan önce statik projeyi belediyeye vereceksin, belediye onaylayacak. Onayı eline aldıktan sonra statik tadilat değişikliğini yapabilirsin. Bunun üzerine şunu söyleyeyim: Bunlar "Ruhsat vermek için bizden para istediler" diyorlar ya; bana 3 değil, 5 değil, 15 de verseler ben bunlara ruhsat veremem. Neden onlara otopark ruhsatını veremem? Çünkü 2022 ve 2023 yıllarında zabıt yemişler, zabıttan sonra konu encümene gitmiş. Encümen, TCK 184 uyarınca imar kirliliğinden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Mahkeme açılmış ve mahkeme devam ediyor. En sonunda da Danıştay 6. Dairesi "Senin yapı kayıt belgen kusurlu" diyor. Yargıya intikal eden herhangi bir işte bizim işlem yapma hakkımız da ruhsat verme hakkımız da yoktur. Yargı sonuçlanmadan bu dosya hakkında net bir şey yapılamaz; bunu onlar da biliyor.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Diğer bir konu; bu binada D 1 Blok otel ve C 2 Blokta kısmi 5 bodrum var 2004 tarihli ilk projede. Diğer blokların temeli yok. Diğer blokları projeye aykırı olarak büyütmüşlerdir. O büyütmeyi yapmadan 5. bodrumun tadilat projesi vermesi lazımdı. Yani şunu demek istiyorum: 1999 depremi olmuş, binaların yapı denetiminin uygun yapılmadığını görmüşüz. Devletin çıkardığı ilk yasa 4708 sayılı Yapı Denetim Yasası'dır. Televizyonlarda o kadar program yapılmış; "Zelzele öldürmez, bina öldürür", "Deprem öldürmez, beton öldürür" dedikleri halde bu projeyi tamamıyla insanların can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde imalat yapmışlar. Üstümden yükü attım, gerekeni yaptım. Bir proje 3 günde iskan almaz.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

130 bin metrekare. Bir şeye daha dikkatinizi çekiyorum, önemli. 2004 tarihli, 2007 tarihli projedeki statik imzasını atan şahsın imzalarını kontrol etmenizi istiyoruz. 2004 tarihli ruhsatta da imzası var, 2007 tarihli ruhsattaki statikçi inşaat mühendisinin imzalarını kontrol etmenizi istiyoruz. Şuna emin olun, statik proje yapılamaz, imkanı yok. İmkanı yok bu statik proje yapılamaz. Keşke olsaydı o projeyi ben... Her evrak duruyor, o mu durmayacak? Onu da ifade edeyim.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi bu müştekiiler benle ilgili konuşuyorlar. O ne dedi, bu ne dedi, hepsi de çelişkili. Ben size müştekileri de anlatmak istiyorum. Bu müştekiler projede uygun yapmadıkları halde iskandan üç gün evvel statik proje tadilatı veriyorlar, ruhsat alıyorlar, olmayacak bir şey tamamen gayri yasal bir şey. Bunu yapan kim? Müştekiler. Bu müştekilerin imar hakkı bu projede 58.000 metrekare. Gittiler yapı kayıt belgesi aldılar; 58.000 metrekare artı 25.000 metrekare daha. Bu yapı kayıt belgesi de doğru değil, beyanı doğru değil çünkü 25.000 metrekare fazlası yok orada. Olmadan devlete beyan ettiler '25.000 metrekare fazlamız var' diye. Daha sonra 2022'de ikinci bodrum otoparkını ticari çarşı yapmaya başladılar, 13.500 metrekare zabıt tutuldu ve Danıştay'da onların yapı kayıt belgesi, ikinci beyan yanlış beyan.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Üçüncü beyan, mahkemeye gerçek olmayan fatura sundular. İstanbul Bölge Mahkemesi 5. Daire davasına, dairesine sundukları fatura gerçek dışı. '2008'deki faturayı 2008'de kullandık' diye sundular ve mahkeme onu gördü, anladı. 'Bu fatura,' dedi, 'gerçek dışı fatura.' Etti mi üçüncü beyan? Devlete bir farklı beyan, yerel yönetime farklı beyan, mahkemeye farklı beyan. Üç tane kuruma üç tane doğru olmayan beyan.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Dört, en önemlisi: 'Bu binada bu kadar betonarme perde yok' diyoruz, 'temelleri farklı' yok diyoruz ve bu binaya performans raporu alıp 'binamız sağlam' diyor. O kadar hatan var ve sen insanların can güvenliğini tehlikeye atarak geçerli olmayan performans raporunu sunuyorsun. Allah'tan ki -ben megaloman birisi değilim ama- Allah'tan ki iyi ki varmışım. İyi ki bu işin üstünde durmuşum, olabilecek bir tehlikeyi önlediğimi düşünüyorum. Size bir iki tane daha örnek vermek istiyorum. Çünkü bu işler hata affetmiyor, sonunda çıkıyor bir yerde. Maraş depreminde Isias Otel, hatırlarsınız; 50 tane Kıbrıslı öğrenci vefat etti depremde, enkaz altında kaldı. 50 tane ortaokul, lise öğrencisi. Kıbrıs'tan anneleri babaları göndermiş, hocalarıyla gelmişler enkaz başında. Burada 15 katlı bir otel de var. Biz oteli inceleyemedik çünkü alt tarafları kapalıydı. Onun da ivedilikle incelenmesi lazım. Bu bina riskli bina.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bir şey daha hatırlatayım, ben aslında bunlara iyilik yapıyorum. Niçin iyilik yapıyorum? Kartal Köy'de Grand Kartal Otel yandı, 78 canımız gitti, 34'ü çocuk. Grand Kartal Oteli sanıklarına 34 çocuk yandığı için, can verdiği için 34'er kez müebbet hapis cezası verildi. Bir daha tekrarlıyorum; Grand Kartal Otel'de 34 çocuk can verdiği için sanıklara 34'er kez müebbet hapis artı cezalar verildi. Onun için ben bunların geleceğini kurtarıyorum. Bunların çoluk çocuğunu yarın olabilecek bir felaketten kurtarıyorum.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Şimdi biz bilime inanan insanlarız, bir daha tekrarlamak istiyorum. İstanbul'un en büyük depremi, kayıtlarda olan deprem 1766 senesi. 1766 İstanbul'da büyük yıkım olmuş, tutanaklarda var. Artı 1894'te ikinci büyük yıkım olmuş kayıtlara geçmiş, vefatlar var. Arada 130 yıl var. Ve 2000 yılında deprem olduğu zaman, yani 1894'ten 2000'e yüz sene var; hocalar dediler ki '50 yıl içinde İstanbul'da deprem olma ihtimali %60-70'. Demek ki 130 yıllık periyot var. Bir 130-140 yıl sonra deprem kaçınılmaz. Biz bunu istemeyiz olmasını ama bilim bunu söylüyor. Onun için iyi ki burada üniversiteden rölöveyi, kayıt istemişiz. İşin üstüne gitmişiz, korkup geri adım atmamışız, gereğini yapmışız. Belki bir felaketin önüne geçeriz diye düşünüyorum.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Sorumluluğu yerine getirmemiş olsaydım bugün burada olmazdım. Hiç geri adım atmadım; gerekli gördüğüm her sorumluluğu yerine getirdim. Zaten müştekilerin avukatı da buraya bir dilekçe vermiş. Ne zaman vermiş? 6 Mart'ta vermiş. 1. ruhsatın tarihini söylüyor, çok güzel. 2. ruhsatın tarihini de söylüyor: 27.11.2007. 3 gün sonra da iskan alındığını belirtiyor. Yani biz bu 15.000 metrekarelik imalatı o 3 günde mi yaptık? Üstelik yapılmayan imalatlar temel kattadır. O anlamda söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Tabii süreç bittikten sonra tekrar konuşmak istiyorum. Söyleyecek başka bir şey varsa bekleyeceğiz; ancak şu an için ekleyeceğim bir şey yok. Sağ olun.

Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.