Savunma

Ceyhun Avşar Savunması – Gün 11 & 12

Kendi savunması·Ceyhun Avşar·26 Mart 2026 · Kaynak

Sayın Başkanım, 140. Eylem kapsamında savunmamı yapacağım. Ben savunmamı iki farklı dosya halinde sizlere ilettik. Birincisi; savunmanın birinci aşamasında kullanacağımız olan sunumu yapan evraklar. Burada ben sıralı ekler sundum… İkinci klasörde de ikinci aşamada savunma esası, bu konuyla alakalı verilmiş birçok idari hukuk incelemeleri var; bunlarla alakalı savunmaya devam edeceğiz. Şimdi bizim ihalemiz 2017 yılından beri, yani bu iddianamedeki 140. maddeye konu Kirazlı-Halkalı metro hattı ihalesi, 2017 yılından beri yani bir silsile halinde gelen zincirlerden oluşuyor. Ben hattın genel durumundan bahsetmek istiyorum. Burada görselde de görüleceği üzere bizim M1 hattımız İstanbul'un ilk metro hattıdır. İlk etabı 1989 yılında açılmıştı; yaklaşık 37 sene önce. Otogarla Aksaray arasında ilk etap 1989 yılında açıldıktan sonra, o yılda açılmış teknolojiyle bu hattın burada koyu maviyle gördüğümüz, Ek 1'de koyu maviyle gördüğümüz kısımları 2014 yılına kadar uzatılarak; bugün Yenikapı'dan kalkarak bir kolu otogardan çatallanıp Atatürk Havalimanı'na, diğer kolu da otogardan Kirazlı'ya kadar giden, burada koyu mavi lejantıyla gördüğümüz 9,8 kilometre ve 23 istasyondan teşkil olan, günlük ortalama 400 bin yolcu taşıyan Kirazlı-Halkalı mevcut metro hattımız.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Biz bu hattın bu ihaleler içerisinde belirli modernizasyon işlerini konuşacağız. Bir kısım ihalelere konu olan, bir kısım ihalelere konu olmayan modernizasyon işlerini konuşacağız ve M1B dediğimiz Yenikapı-Otogardan çatallanıp Kirazlı'ya gelen hattın, yeşil lejantıyla gördüğümüz kısımdaki yapım işlerini; bu işlerin de hem kısmi kaba inşaat işlerini, kısmi elektromekanik işlerini konuşmuş olacağız. Bu hattımız ilk olarak bu haritada M1B olarak yeşil ve kırmızı hatlarla birlikte, 2017 yılı Mart ayında ihalesi gerçekleştiriliyor. 2017 Mart ayında gerçekleşen ihaleyi MİKA, MAKYOL, İÇTAŞ, Kalyon, Astur ortak girişim grubu alıyor. Bu ortak girişim grubu 2017 yılında yine Mart ayında işlere, imalatlara başlıyor. Fakat projede 2018 Eylül ayına gelindiğinde ciddi bir ilerleme görülmüyor; yalnızca yüzde 4 fiziki ilerlemeyle bu proje durduruluyor. Bu durdurulma işlemi, yani rutin normalde bizim raylı sistem projelerinin işlerine eksiksiz devam edebilmesi için teknik kriterler kadar finansal sürekliliğin de mutlaka sağlanması gerekiyor. Fakat projenin ne ihale hazırlıklarının yapıldığı 2016-2017 dönemlerinde ne de 2017-2018 dönemlerinde bu projeye herhangi bir finansman temini gerçekleşmiyor. Ve 2019 sonrasında o dönemde İstanbul'da durmuş birçok raylı sistem hattı gibi bu hatta da bir kredi finansman arayışı çalışmalarına başlanılıyor.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Ve 2021 Şubat'ta projeye temin edilen bir kredi sonucunda çalışmalara tekrar başlanılıyor. Çalışmalara o dönem bulunan kredi nispetinde hattın sadece belirli bir kesiminde başlanıldığı için, 2022 Mayıs ayına gelindiğinde o dönem çıkan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi var; bu kararname sonrası ve o dönem başlayan savaş sonrası piyasadaki orantısız maliyet artışları sebebiyle yüklenici firmalara, eğer projelerinde fiziki ilerlemeleri yüzde 15'i geçmediyse projeleri tek taraflı fesih hakkı veriliyor. Bu dönemin yüklenicisi olan iş ortaklığı grubu da bu tek taraflı tasfiye hakkından faydalanarak bir tasfiye talebinde bulunuyor. Bu talepler onayına tabi oluyor ve onayları 2022 yılının Ağustos ayında alınıyor.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Benim bu projeye dahil olmam ise 2022 yılının Eylül ayında; o dönemde dairenin üç müdürlüğü vardır. İki tanesi yapım müdürlükleri, Anadolu ve Avrupa yakasında; bir tanesi de Raylı Sistem Projeler Müdürlüğü. O dönemde ben raylı sistem projelerinin hazırlanması, yeni hatların, güzergahların belirlenmesi işini yapan Raylı Sistem Projeler Müdürlüğünde şube müdürlüğü yaparken, eş zamanlı olarak da Avrupa Yakası Raylı Sistem Şube Müdürlüğüne de müdür olarak, şube müdürü olarak atandım ve 2022 yılının Eylül ayında bu projede görev almaya başladım. O dönemde 2022 yılının Eylül ayında hızlı bir şekilde bu işin tekrar ihale edilmesi gündemdeydi. Çünkü gerçekten önemli bir hat, hızlı bir şekilde bu süreçlerin yapılması gerekiyor. Hem Kirazlı-Halkalı tarafında aciliyet arz eden işler var, hem M1A ve M1B tarafında mevcut işletmede aciliyet arz eden işler var. Fakat o dönem biz mevcut 2015-2016-2017 döneminde hazırlanıp 2017-2018-2019 ve sonraki dönemde, 2022 yılına kadarki dönemde o ihalede kullanılması düşünülen projeleri incelediğimizde; birçok İstanbul'da şu an işletme altındaki raylı sistem hattında gördüğümüz gibi, bu hatta da ciddi manada ihtiyaç fazlası bir tasarım gerçekleştiğini gördük. Kısmi olarak bu tasarımların sahada belirli imalatlara döndüğünü, burada yapılabilecek çok ciddi proje revizyonları olduğunu görerek burada bir proje revizyonu süreci başlattık.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bu proje revizyon sürecinin içerisine girdikçe, burada daha fazla bir revizyon yaparak daha fazla bir tasarruf oluşabileceğini gördük. Ve yaptığımız çalışmalar sonucunda burada Ek 3'te göstereceğim; yaklaşık 7 milyar 870 milyon TL olarak projenin yapım maliyetinde bir indirim sağladık. Yine yaptığımız yapım tasarrufunda oluşturduğumuz ekipman ve alanlarda oluşan işletme maliyetindeki tasarruflarla da yaklaşık 7 milyar TL'lik, toplamda da 14 milyar 850 milyon TL'lik bir tasarruf kalemi oluştu bu projede. Şimdi biz bu tasarruf kalemleri nedir, ben bunları hızlıca ve kısaca anlatmak isterim. Ek 3A'da bunların detayları mevcuttur. Bizim hattımızın 6,2 kilometre ve 5 istasyon olarak istasyon sayısı ve güzergah uzunluğu değişmeden, bu hatta yapılmış olan istasyon tasarımlarında; burada gördüğünüz kırmızı ile işaretli boyalı kısımları hem tünellerde hem istasyon yapılarında (bunlar bizim istasyonlarımız için, istasyonlarımızın içerisindeki bir kısım yangın güvenlik önlemleriyle alakalı, bir kısım yolcu sirkülasyonlarıyla alakalı, bir kısım elektromekanik ihtiyaçlarla alakalı oluşturulmuş tüneller) biz istasyon sayısını ve güzergah uzunluğunu değiştirmeden yaklaşık 1124 metre tünel işini proje kapsamının dışına çıkardık. Yine yaklaşık 6 bin metrekare istasyon alanlarında tasarruf yaptık. Ve bunlarla birlikte birçok, özellikle de yürüyen merdivenlerde 74 adet ihtiyaç fazlası yürüyen merdiveni tespit ederek projenin kapsamının dışına aldık. Sadece 74 adet yürüyen merdivenin ilk satın alma maliyeti yaklaşık 15 milyon Euro'dur ve bir yürüyen merdivenin aylık işletme-bakım gideri vesaire aylık 100 bin TL'dir. Yani biz projedeki yaptığımız sadece yürüyen merdiven tasarrufuyla, ilk satın alma maliyetini bugünkü kurlarla yaklaşık 750 milyon TL, yıllık işletme maliyetini de sadece yine yürüyen merdivenlerin 90 milyon TL civarında bir tasarruf oluşturduk.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bu tasarrufları oluşturduğumuz süreç içerisinde projenin kalan finansmanının da yani yeni kapsamının finansmanı için de bir taraftan finansman çalışmalarına devam ettik. Biz 2024 yılı Nisan ayına geldiğimizde, o dönemde öncelikli olarak; şimdi sistem hem mevcut işletme altındaki bir hattın revizyonunu kapsıyor, işletme altındaki araçların modernizasyonunu kapsıyor, yine bu araç bakım alanlarının ve parklanma alanlarının revizyonlarını (burada değişecek olan, artacak olan araç sayısına bağlı olarak bu alanların yenilenmesini) kapsıyor ve yeni bir hat yaparak bu hattı uzatarak bu hattaki bütün işlerin eş zamanlı olarak yapılmasını kapsıyor. Yani birçok sistemin birbirinden bağımsız ama birbiriyle bağlantılı olmak zorunda olan sistemin yürütülmesi gereken, belki dünyada da çok az örneği olan, geçmişte de çok az benzer bitirilmiş olan bir işin sistemini dahil ederek çözmemiz gereken bir hale geldi. Biz karmaşık bir proje sisteminde öncelikli olarak kaba inşaat işleri tamamlanamayan kaba inşaat işi olarak Yeşil Hat burada, M1B uzatması Kirazlı ve Halkalı Üniversite kısmında bir ihale hazırlığına çıktık.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bu ihalemiz sadece bu kısmın kaba inşaat işlerini kapsamaktaydı. Bu inşaat işleri ihalesini gerçekleştirdikten sonra, sistemin kalan projeleri tamamlandığında bir bütün halinde tekrar ihale edilme gerekliliğini görerek ve o dönemde çıkan başka bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle bu ihalenin iptalini gerçekleştirdik. Bütün halde tekrar ihale kararı aldık. Bu ihaleye itirazlar oldu; Kamu İhale Kurumu'nda, idare mahkemelerinde ve Danıştayda karara bağlandı. Danıştayın nihai kararıyla, ilk yaptığımız inşaat işleri ihalesinin iptali kesinlik kazandı. Bu karar sonrasında, proje çalışmalarımızı bitirdiğimiz için hattın bütüncül bir şekilde ihale hazırlıklarına başladık. İhale yöntemini tartıştığımızda; Ek 5’te sunduğumuz gerekçelerle işi "pazarlık usulü" yapmaya karar verdik. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/B maddesine dayanan bu kararımızın 2 ana gerekçesi vardı: Birincisi, can ve mal güvenliğinin sağlanmasıydı. 2017 yılında açılmış olan ve betonarme kaplaması bulunmayan tüneller ile yapılar risk teşkil ediyordu. Binaların hemen dibinde açılmış olan bu şaftların çevresinde jeoteknik ölçüm cihazlarımız var ve günlük hareketleri kontrol ederiz. 2022 Temmuz ve Ağustos dönemlerinde bu binalarda kısmi deformasyonlar başlamıştı; grafikler riskli bir noktaya doğru gidiyordu. Bu sebeple can ve mal güvenliğini hızlıca sağlamak zorundaydık.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

İkinci ve daha fazla önem verdiğim konu ise teknik zorluktur. Bugün 37 yaşında olan ve günlük 400.000 yolcu taşıyan bir metro hattının işletmesini aksatmadan; sinyalizasyon ve elektrifikasyon sistemlerini revize etmemiz gerekiyordu. Sinyalizasyon bir hattın beyni, elektrifikasyon ise kalbi gibidir. Yani kişi yaşarken ve yürümeye devam ederken beyin ve kalp ameliyatı yapıyorsunuz; bu kadar kritik bir iş. Yapım tekniği açısından özellik arz eden ve yüksek teknoloji gerektiren bir iş olması hasebiyle pazarlık usulü kararını aldık. İhale kararından sonra Ek 6’da belirttiğimiz "yaklaşık maliyet" hazırlama sürecine geçtik. İdarede yetkin kişilerden oluşan bir ekip görevlendirdik. Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 10. maddesine istinaden 5 farklı şekilde maliyet tespiti yapılabilir. 2022 Eylül ayında aylık faizlerin %3, %4, %5 mertebelerinde olduğu ve malzeme fiyatlarının enflasyonun üzerinde arttığı bir dönemdeydik. Güncel piyasa koşullarını belirleyebilmek için benzer iş yapan Doğuş İnşaat, İçtaş İnşaat ve Gelişim Yapı firmalarından teklifler alarak yaklaşık maliyetimizi oluşturduk.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Ardından davet edilecek firmaların seçimi sürecine geçtik. 21/B pazarlık usulünde ihalenin gerçekleşebilmesi için Ek 7’de gösterdiğimiz 2 ana kriter vardır: Birincisi en az 3 firmanın davet edilmesi, ikincisi ise bu firmalardan en az 1 geçerli teklif gelmesidir. Biz asgari koşul 3 olmasına rağmen; hem Türkiye’de hem dünyada iş yapan firmalardan oluşan 6 kişilik bir davet listesi hazırladık. İlk ihalemizi 26 Eylül 2024 tarihinde yaptık. İddianameye konu bilirkişi raporlarında idarenin sorumlulukları farklı sınıflandırılsa da, teklif değerlendirme aşamasındaki görevlerimiz şunlardır: Ek 8’de gösterdiğimiz üzere; öncelikle firmaların sunduğu fiyat teklif mektuplarına bakarız. Firmalar bu mektupların üst kısmına teklif fiyatlarını yazar, ekindeki birim fiyat cetveline rakamları girerler. Bu mektupta firmalar, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesindeki ilgili bentlerde belirtilen yasaklılık durumlarında olmadıklarını beyan ederler. İdare buna ilave olarak e-teklif ve belge kontrol tutanağı düzenler. Bu tutanakta 3 ana kriter vardır: Teklif mektubunun doğru olup olmadığı ve matematiksel hata içerip içermediği. Geçici teminatların uygunluğu. Firmaların ekonomik ve teknik yeterlilik (iş bitirme) belgelerinin uygunluğu. Eğer firmalar bu kriterleri sağlıyorsa, online sistemler üzerinden ihale yasaklılık sorgulaması yapılır. Yasaklılık durumu yoksa ihale kararı yazılır.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Teklif değerlendirme aşamasında, biraz önce bahsettiğim fiyat teklif mektubunda —ki Ek 9’da bunun detayları mevcuttur— 10. maddenin 4. fıkrasının A, B, C, D, E ve G bentlerinde belirtilen durumlarda olmadıklarını, firmalar katıldıkları tüm ihalelerde idarelere beyan ve taahhüt ederler. Yani belgeyi o an ibraz etmez, taahhüt ederler. Bu taahhütlerin içinde, davamızın en esaslı konularından biri olan SGK borcu olup olmadığı konusu da vardır. 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca; firma, ihaleye girerken kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olmadığını beyan eder. Sözleşmeye davet aşamasında ise formda yazan ibare nettir: "Gerekli belgeleri vermek ve bunları idareye sunmak." Yani biz idareler olarak teklif aşamasında beyana ve taahhüde bakarız; eğer ihale sözleşme imza aşamasına gelirse, o noktada belgenin ibrazını isteriz.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Biz bu ihalede 26 Eylül 2024 tarihinde teklifleri aldık. İhalemiz 2 aşamalıdır; 1. tur teklifler toplanıp değerlendirildikten sonra uygun bulunan firmalardan 2. turda tekrarlı teklif istenir. Ek 10’daki ihale komisyon kararımız, ihaleden 1 gün sonra, 27 Eylül 2024 tarihinde oluşturuldu. Davet ettiğimiz 6 firmadan Alarko ve Özaltın teklif vermeyerek teşekkür ettiler. Yapı Merkezi ve AKM firması, yanlarına KCT firmasını da dahil ederek iş ortaklığı şeklinde teklif sundu. Duygu Taahhüt tek başına katıldı. Diğer davet ettiğimiz firma ise yanına 2 ortak alarak bir iş ortaklığı şeklinde teklif sundu. 1. tur incelemesinde 3 firmanın teklifinin ve e-teklif değerlendirme tutanağındaki gerekliliklerin sağlandığı görülerek 2. turda tekrar teklif istendi. 2. turda ilgili firma ihaleye teşekkür ediyor; Yapı Merkezi 22.469.000.000 TL, Duygu Taahhüt ise 22.600.000.000 TL’lik teklif sunuyor. Tekliflerin ihale kararı yazım aşamasına geçtiğimizde; bir firma 1. turda teşekkür etmiş olsa dahi o turdaki teklifinin geçerli olması gerekir. Fakat biz evrakları 27 Eylül 2024 tarihinde incelediğimizde, o firmanın teminat mektubunu hatalı sunduğunu fark ettik. Yurt dışı iş bitirme belgesi sunan firmaların, ihaleye katıldıkları hisseleri oranında teminat mektubu sunmaları gerekir. Bu firmanın iş bitirmesiyle ortaklık ihaleye katılmış fakat teminat mektubunu diğer ortaklar sunmuş. Bu hata ihale kararı yazılırken görüldü; karardaki en yoğun paragraf olan o kısım, tamamen bu hatanın tariflendiği ve firmanın teklifinin ihale dışı bırakılarak sadece 2 firmanın teklifinin geçerli sayıldığını gösteren bölümdür.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

26 Eylül tarihinde ihaleyi gerçekleştirip bu kararı yazdıktan sonra, gerekli ekonomik incelemelerin yapılması için konuyu Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’nın ön mali kontrol birimlerine havale ederiz. Bu havale ve imza aşamasında iddianamede üzerinde çokça durulan bir iddia var: Tutarların veya oluşmayan ihalenin iptali ve beklediğimiz tekliflerin oluşmaması meselesi. Biz 27 Eylül tarihinde teklifleri değerlendirirken, gelen rakamlar bizim beklediğimizin çok üstündeydi. Yaklaşık maliyet komisyonu sürecinde, 1.5 yıl süren proje revizyonlarıyla eş zamanlı olarak çok detaylı metraj çalışmaları yaptık. Çünkü bizim ihalelerimizde işlerin hedeflendiği gibi bitebilmesi için doğru proje ve doğru metraj en önemli kriterdir. Bugün ülkemizdeki birçok raylı sistem ihalelerde sürekli yenilenen ikmal ihaleleri görüyoruz; 10 liraya başlayan işin 50 liraya bittiğine şahit oluyoruz. Ancak biz, hazırladığımız projelerde öngörülemeyen durumlar dışında %2, %3 veya %5 gibi en ufak bir metraj hatası olmayacak, herhangi bir proje tadilatı gerekmeyecek şekilde yola çıkmaya hassasiyet gösterdik. Yaklaşık maliyetimizin ne olduğunu çok iyi biliyoruz, projemize ve oluşturduğumuz metrajlara sonuna kadar güveniyoruz.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Piyasa koşullarına da hakimiz. Sadece o 3 firmanın verdiği teklifleri baz almadık. Biz kendimiz de o dönem İstanbul'da 8 farklı raylı sistem hattında inşaatımız devam ediyor. Orada hem yüklenicilerle hem de kritik sistemleri yapacak alt yüklenicilerin hepsiyle yıllardır çalışıyor, biliyoruz. Aldığımız yaklaşık maliyet tekliflerini birebir saha koşullarında piyasada gördüğümüz, yani piyasada da teyit edebileceğimiz şekilde birçok kalemi sorguluyoruz. Veyahut aldığımız yaklaşık maliyetten eminiz. O dönem bize gelen teklif tutarı bize yüksek geldi. Yani bize yöneltilen bir eleştiri var; neden Ek-11 ihale iptali olurumuz var? 7 Ekim tarihinde iptal edildi. Niye bu karar 27'sinde alınmadı? Şimdi biz 7'sine geldiğimizde ihale iptalini çok net bir şekilde tarifliyoruz bu durumu: "İdaremizce tüm ihale süreci titizlikle ve mevzuatın öngördüğü usul kuralları dahilinde yürütülmüş olmasına rağmen; gelinen aşamada biraz önce saydığım 6 firmadan ikisinin teşekkür etmesi, ikisinin birleşerek teklif vermesi, birinin teminat mektubuyla teklifinin geçersiz sayılması ve sadece 2 firmanın teklifinin geçerli olması ve en yakın teklifin de yaklaşık maliyetin yüzde 0,47 altında olması sebebiyle beklediğimiz rekabet koşulu oluşmamıştır" diyoruz.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi bu 27'si ile 7'si arasında ne oldu? Bu çok önemli bir husus, ben de bunu anlatmak isterim. Şimdi 27'sinde biz bu kararı alırken ben bu fiyatı yüksek buldum. Şimdi benim bu ihalede görevlendirdiğim bir ihale komisyonum var. Yani bu ihale komisyonunun asli görevi, bu ihalenin gerçekleşmesi esnasındaki evrak dokümanlarını usul açısından incelemektir. Yani usul açısından ihalenin gerçekleşme süreçlerinin denetimini yapmaktır. Sunulan evraklar doğru mudur? Teklifler geçerli midir? Bunu yapmaktır. Yani ihale komisyonu rekabet konusunda karar verebilecek bir durumda değildir. Bu arkadaşların büyük bir kısmı, yani aralarındaki bir kısmı birkaç tanesi bu ihale sürecinin proje hazırlık kısmında bulunmasına rağmen bir kısmı bulunmamıştır; sadece o ihale için görevlendirilmiştir.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bununla birlikte biz 27'sinden sonra bu ihaleyi gerçekleştirdikten sonra, bu ihaleyle alakalı ön mali kontrol onayını aldıktan sonra, bu ihaleyle alakalı basında haberler çıkmaya başladı. Haberler çıktı. Çok garip bir şekilde bizim biraz önce bahsettiğim nisan ayındaki kaba inşaat işleri ihalesinin aynısının, yani birebir aynı ihalenin 6 ay sonra tekrarlandığını ve 6 ay sonra yaklaşık 14 milyar ilave bedelle 22 milyara ihale edildiğine yönelik haberler çıktı. Ve o haberlerin çıkmasının ertesi gününde bu ihaleyle alakalı Mülkiye Başmüfettişliği başmüfettiş görevlendirmesi yaptı. 3 Ekim Perşembe günüydü. Sayın Müfettiş, Sayın Vali aradılar. Pazartesi günü ayın 7'sinde İstanbul'da olacaklarını söylediler. Konu hakkında detaylı bilgi istediklerini, bütün evrakların, bütün dokümanların, bütün ihale dosyalarının hazırlanmasını talep ettiler. Biz 7'si Pazartesi kendisini karşıladık. 7'si bizim için kritik bir tarih. Çünkü ben o tarihte, yani 27 Eylül tarihinden sonra ön mali kontrol onayını aldıktan sonra; 7 Ekim tarihi bizim için kritik bir tarihti. Yani bu ihalede ya sözleşmeye davet sistemini gerçekleştireceğiz ya da ihaleyi iptal edeceğiz. Ben müfettişle yapacağım görüşmeden sonra nihai kararımı verme kararını alarak, kendim bu kararı alarak 7 Ekim'deki görüşmemizi sağladım.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Kendisi o gün geldi. Kendisine ben ilk kaba inşaat işlerinin ihale sürecini, hatta ilk 2017 yılından itibaren gelinen süreci anlattım. Bütün süreci; ilk nisan ayındaki ihalenin kaba inşaat kapsamını, ihalenin iptal edilme sürecini, yeni ihalenin kararının alınmasını, pazarlık usulü ihale kararının alınmasını, davet edilen firmaları, davet edilen firmanın açıklamalarını, davet edilen firmalardan aldığımız teklifleri, işte 2 teklif almamızı, beklediğimiz rekabetin oluşmaması; bütün her şeyi açık, şeffafça kendisine anlattım. Kendisi açıkça bu ihalede mevzuat açısından herhangi bir kusur görmediğini, kendisine geçmişte Kamu İhale Kurumunda başkan yardımcılığı yapmış gayet tecrübeli, bizim de bugün sağ olsun yani bize de büyük bir devlet adamlığı gösterdi o gün; konulardaki eksiklerimizi falan her şeyi net bir şekilde konuştuk. Mevzuatta da hiçbir problem görmediğini ama yaklaşık maliyete yakın bir fiyat olduğu için, bu ölçekte büyük bir ihale gerçekleştiği için bu konuda ne düşündüğümüzü sordu. Ben de kendisine açık açık, net bir şekilde bunun beni de rahatsız ettiğini ama ihale iptalinin, rekabet oluşmadığı için ihale iptalinin çok zor bir karar olduğunu, kolay kolay hiç kimsenin bu kararı alamayacağını söyledim. Çünkü ihaleyi fiyat, yani bu fiyat beklediğim rekabeti oluşturmadı diye iptal ettiğinizde; biz mesela bu ihaleyi iptal ettik, yeniden yapınca daha düşük fiyat aldık ama biz burada 1 milyar, 2 milyar daha yüksek fiyat da alabilirdik. Yani bırakın 1 milyarı, 2 milyarı; burada 2 milyon, 20 milyon daha yüksek bir fiyat çıksa ben ihale yetkilisi olarak bunun hesabını veremem. Bu kolay bir şey değil.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Ve sadece ihale iptali de değil, hani rekabet oluşmadığının tespiti, rekabet oluşmasa bile ihale iptali gibi burada yaptığım proje revizyonları da kolay kolay kimsenin yapabileceği proje revizyonları değildi. Yani 2017 yılından beri, hatta yıllardır 2000'li yılların başından beri alışılagelmiş bir proje sistemi var. Kısmi İngiltere'den, kısmi İspanya'dan, kısmi İtalya'dan ithal edilmiş belirli anlayışlar var, belirli proje dinamikleri var. Biz bu dinamiklerle mücadele ettik; yıka yıka, risk ala ala bu projeleri revize ettik. Bu ihalelerde, o projelerde ve yangın yönetmeliğinde dahi; kimsenin yaklaşmaya cesaret edemediği yangın yönetmeliğinde dahi revizyonlar yaptım ama bunu kafama göre yapmadım. Yani gece yarıları tünellere gittik, yangın testleri yaptık; yangın senaryolarının, tünellerde acil tahliye senaryolarının testlerini yaptık. Birebir gittim, hava hızlarını ölçtüm. Kumanda merkezlerinde bu testleri yönettim. Orada yapılmış simülasyonların 100 küsur yani bir tuşa basıyorsunuz, 20 gün bir bilgisayar simülasyon yapıyor ve sonuç çıkarıyor; yüzlerce formül, o formülleri tek tek inceledim. Bu sistemde bile hem ulusal hem uluslararası literatüre girecek revizyonlar yaptık biz. Ve bu her bir revizyon, biraz önce anlattığım yürüyen merdivenden oluşan 15.000.000 euro gibi; her sistemde 10'ar 15'er milyon euro tasarruf yapmaya başladık. Yani bizim amacımız buydu zaten; bizim raylı sistemlerde var olma amacımız buydu. "Bir işi bitirelim" veya "bir işi yapalım" değil.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Ben çalıştığım her dönemde risk aldım. Risk aldım; bunun için eleştirildim, bunun için benimle dalga geçildi, bunun için "Hayal peşinde koşuyorsun" dendi. Her şey dendi ama ben vazgeçmedim yani. Sadece ben değil, bütün ekibim; şu an arkada izleyici bölümünde olan bütün arkadaşlarım, bütün ekibim vazgeçmedik. Biz "Alışılmış işleri yapacağız" demedik yani; biz ekip olarak çalıştık. Şimdi ben yaklaşık 15.000.000.000 lira projelerden tasarruf oluşturduğum bir işte, yaklaşık maliyetin ve o kadar iyi hazırladığım projelerde ve metrajlarda bu fiyatla gitmesi beni de memnun etmedi. Ama ihaleyi iptal etmek, biraz önce dediğim gibi herkesin alacağı bir risk değildir. O gün mülkiye müfettişiyle konuştuktan sonra ben ihale komisyon başkanım şube müdürü Ahmet Ünal ve komisyon üyesi arkadaşlarımı istişare etmek için davet ettim. Bakın, hiçbir sorumlulukları yoktur; istişare etmek için davet ettim. Bütün kararlarımda, aynı bu ihalede veya diğer kararlarımda; bütün şantiyelerde aldığım her kararda, basit bir karardan çok detaylı bu kadar önemli bir karara kadar mutlaka bu işin içerisinde görevli olmuş, hazırlık sürecinin herhangi bir kilisesinden köşesinden geçmiş her arkadaşımla istişare etmeden karar almam. Son karar verme yetkisi birçok konuda bende olmasına rağmen birçok konuda oylama yaparım. Sorarım arkadaşlarıma.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

O gün basında çıkan haberler hepimizi ciddi manada rahatsız ediyordu. Yani ben konuma komşuma, aileme, eşime, herkese; yani biz burada 15.000.000.000 tasarruf oluşturduk, yani nasıl 14.000.000.000 kamuyu zarara uğratabiliriz? Herkese; sağımızda solumuzda, çocuklarımızın top oynadığı futbol kursuna gidiyorum, orada biri bu soruya muhatap oluyor: "Ya 14.000.000.000 zarar mı verdi?" Bu herkesi rahatsız ediyor. Ve daha sözleşme imza aşamasına geçmemişken, jet hızıyla bir mülkiye müfettişi ataması yapılıyor. Biz burada, bakın, yani ben bu kriterlerin hepsini gözeteyim mi? Bunlar benim için bağlayıcı kriterler değildi ama o gün biz o şartlarda, o akşam kendi arkadaşlarımla yaptığım toplantı sonucunda; sorumluluğu tamamen bana ait olmak üzere, bu istişare sonucunda ve mülkiye müfettişinin de benzer bir telkini sonucunda ama en çok mühendisliğime güvendiğim için, metrajıma güvendiğim için, piyasa koşullarını bildiğim için ben bu ihaleyi iptal etme riskini üzerime aldım.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi ben geçmişte şunu gördüm bu dairede: Ben 2012 yılından beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışıyorum. Her kademesinde çalıştım; mühendis olarak çalıştım, kontrol şefi olarak çalıştım, kontrol amiri olarak çalıştım, şube müdür yardımcılığı yaptım. 2 farklı şubede şube müdürlüğü yaptıktan sonra daire başkanı oldum. Yani bütün kademelerde çalışarak daire başkanı oldum; hepsinde de liyakat süreleri neyse böyle çalıştım. Şimdi ben burada, bu ihalede, o dönemde yani kendim projenin iptal kararını alırken aklıma şu geliyordu: 2017 yılının Mart ayında bu daire başkanlığında aynı gün 5 tane raylı sistem ihalesi yapıldı. Aynı gün; 3'ü Anadolu Yakası'nda, 2'si Avrupa Yakası'nda aynı gün 5 tane ihale yapıldı. Şimdi aynı gün 5 tane ihale yapmak; sektörde bu işi yapacak olan firma sayısı belli, bu rekabeti engellemek değil mi? Ama yapıldı. E şimdi yapılan ihalelerdeki alınan fiyatların tamamı yaklaşık maliyetin %14 ila %17 arası üzerindeydi. Sözleşmeler imzalandı; kimse "Rekabet burada oluşmadı, bu fiyatlar yüksek" demedi. Benzer ihaleler değil; ben benzer bir proje ihalesinde de aynı şeyi yaptım, "Yenileyin" dedim veya "Gerek yok, ihtiyaçlarını çözelim, ben bu fiyata bu işi yaptırmam" dedim.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Yıllardır belirli bir düzende alınmış danışmanlık hizmetleri işleri vardı; kaldırdım, "Bu fiyatlarla yapamayız, artık bu safhaları geçeceğiz, biz kendimiz yapacağız bu işleri, başka bir seviyeye gelmemiz lazım" dedim. E ben bu işte dedim; bütün bu koşullara rağmen bu riski alarak bu ihalenin iptal kararını aldım. Ve ben bu iptal kararını alırken sadece ve sadece benim ekibim o karardan haberdardı. Belki haddimi aştım yani; benim çalışma kriterlerim budur yani. Birlikte çalıştığım bütün arkadaşlarım bunu çok iyi bilir. Bir tek benim ekip arkadaşlarım değil; İstanbul raylı sistem camiasında herhangi bir yerde beni tanıyan —bakın sadece "beni tanıyan" diyorum— benimle terlemiş, yol yürümüş, benimle tünelde yürümüş, benimle proje toplantısı yapmış, herhangi bir istasyonda benimle dolaşmış herkes benim çalışma kriterimi bilir. Ben bu kriterlerle bu ihaleyi iptal ettim.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

İhaleyi iptal ettikten sonra 2. pazarlık usulü ihale sürecine geçtik. 1. pazarlık ihalesi sürecinde bir kriterimiz vardı; biraz önce ondan bahsetmedim, atladım. Bu dönemde bizim İstanbul'da devam eden 8 raylı sistem hattımız var. Bu işlerde herhangi bir ekonomik güçlükte; örneğin KDV ödemesi gecikmesinde bize "ifa güçlüğü" bildiren firmalar oluyor. "Ben bu işimi yapmakta güçlük çekiyorum" diyor; bakıyorsunuz yıllık milyar dolarlık ciroları var ama sizin ödeyemediğiniz bir işte 100.000.000 TL, 80.000.000 TL hak edişleri için "ifa güçlüğü" getiriyor. Bir kısmı da işi bitirmişiz, artık iş kesin veya geçici kabul aşamasında; "70.000.000 euro - 80.000.000 euro yetmedi, 80.000.000 euro daha istiyorum, 630.000.000 euroluk iş bitirdim" diyor. Ya biz bir taraftan bu projeleri yürütüyoruz, bir taraftan bu tahkim davalarını görüyoruz. Ve biz o 1. ihale döneminde bir karar aldık: "Bize ifa güçlüğü bildiren ve bizi tahkim mahkemelerine veren firmaları davet etmeyelim." Biz bunları davet etmediğimizde listemiz daha kapsamlı bir liste olmuştu ama asgari koşulları fazlasıyla sağlayan bir listeydi. Biz 2. listede 10 firma davet ettik. Bu davet listelerinden dolayı eleştirildiğimiz oluyor; yaranamıyoruz yani hiçbir şekilde. Az firma davet ediyorsunuz olmuyor, fazla firma davet ediyoruz bu sefer farklı farklı alanlara yakıştırılan firma davet etmiş oluyorsunuz. Biz Yapı Merkezi, Cengiz İnşaat, Nurol, Doğuş, Kalyon, İçtaş, Anel, Makyol, Enka olmak üzere 10 tane firma davetinde bulunduk.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Firmayı davet ettikten sonra ihale teklif alma sürecine geçtik. Bu ihalede kontrolü yapamadım daha. İlk turda 6 geçerli teklif oluştu. Bu 6 tekliften ikinci turda 2 firma teşekkür etti. Ve ihale karar yazım sürecine geçildiğinde bu ihalede de —maalesef birinci ihalede olduğu gibi— burada da Yapı Merkezi firması; ilk ihalede yurt içi iş bitirmesini sunmuş, teminatını diğer firmaya sunmuştu. Bu ihalede de Yapı Merkezi firması yurt dışı iş bitirme belgesi sunmuş, ihaleye birlikte girdiği Limak firması ise teminat sunmuş. Ve bu ilk turdaki teklif değerlendirme aşamasında yine sehven gözden kaçmış. Bakın burada da yine biz ihale kararında —bu gördüğünüz en üst tarafta, Ek 13/2’de en üst paragrafta— açık açık yazıyoruz: "Yapı Merkezi'nin teklifi değerlendirme dışıdır, değerlendirmeye alınmamıştır." Bakın ben biraz önce ve bunun özellikle altını çiziyorum; çünkü birazdan bununla ilgili iddialar var. Ve biz bu ihalede beklediğimiz rekabeti; daha fazla firma, daha fazla teklif alarak 486.000.000 TL —ki iki ihale arasındaki fiyat farkıdır— sağladık. İki ihale arasında enflasyon oranıyla güncellendiğinde de 641.000.000 TL’lik bir indirim oluşmuştur. Ve buradaki işin üzerine kalan yüklenicisiyle sözleşme imzalanmış, şu anda da çalışmalara devam edilmektedir bu ihale kapsamında.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi biz bu ihalede, ben 2022 Eylül ayında bu ihaleye dahil olduktan sonra, bu projeye dahil olduktan sonra; yaptığımız yaklaşık 15.000.000.000 TL’lik proje tasarrufları, büyük riske girerek, büyük bir işe girerek ve yine bir başka riske girerek ihaleyi yenileyerek yaklaşık 641.000.000 TL ilave ihalede kamu faydası oluşturduktan sonra —yani toplam 15.500.000.000 TL, neredeyse ihale bedelinin 2/3'ü kadar bir tasarruf oluşturduğumuz projede— neler yaşadık? Yani bu yaptığımız çalışmaların sonrasında neler yaşadık? Şimdi bir Ogün Kuzu… Kendisi bu iddianamenin 140. Eylem’in aynı zamanda tanığı, aynı bölümde çalışıyordu. Ogün Kuzu... Evet şu: Biz birinci pazarlık usulü ihalesini 26 Eylül'de gerçekleştiriyoruz. Bunlar Ek 14’te sıralı kronolojik bir şekilde gözükmekte. 7 Ekim tarihinde ihalenin iptalini gerçekleştiriyoruz. İkinci ihale hazırlık sürecini yürütürken, 21 Ekim tarihinde —dosyadan edindiğimiz bilgiye göre— Ogün Kuzu'nun Cumhuriyet Başsavcılığına bir ihbar dilekçesi kayda giriyor; 21’inde. Aynı gün belediyemize, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu ihaleyle alakalı bizden ihale dosyalarını istiyor. Biz 3 gün sonra bu ihale dosyalarını bildiriyoruz.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi bize yöneltilen suçlama, Ogün Kuzu tarafından yöneltilen suçlama; bu ihalenin, bizim ihale tarihinden önce bir dilekçe yazdığını beyan ediyor. Beyanlar bu şekilde. İhalenin belirli bir fiyata gerçekleşeceğini, mertebesini söylüyor. Yaklaşık maliyet mertebesini söylüyor; yaklaşık maliyetin 22.500.000.000 TL mertebesinde olacağını, Yapı Merkezi firmasının bu ihaleye alınacağını ve bu Yapı Merkezi firmasının da 22.000.000.000 - 22.500.000.000 TL mertebesinde bu işi alacağını söylüyor. Biz belgelerimizi yolluyoruz; iptal ettiğimiz bir ihale. Çünkü Ogün Kuzu'nun ihbar dilekçesi gibi dilekçeler bizim inşaat sektöründe sayısızdır yani; bunun sayısız, belli değildir. Mesela bu iki ihalede bile Ogün Kuzu var, Aga Enerji diye bir firma var; o da benzer şikayet dilekçelerini sunuyor. Kemal Seviş diye bir adam var, inşaat var; Gaziosmanpaşa'da nalburluk yapan adam bile "Ben şöyle bir şey duydum" diyerek ihbarda bulunuyor. Yani bizim inşaat piyasasında birçok benzer ihalelerde bu tarz benzer durumlar oluşabiliyor.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

O dönem savcılığa evraklarımızı yolluyoruz, dosyalarımızı yolluyoruz. Bütün ikinci ihale işlemlerimize devam ediyoruz. Cumhuriyet Başsavcılığı 'ndan bir soruşturma istiyor. konuyu İstanbul Valiliği'ne havale ediyor 22 Kasım tarihinde. İstanbul Valiliği 14 Mart 2025’te Cumhuriyet Başsavcılığı'na dönüş yapıyor. Bu ihbardaki iddiaların soyut beyan olması ve ihale işlemlerinde herhangi bir hata görmedikleri için; Valilik İdari Denetim Bürosu'nun hazırladığı bir rapor bu. İstanbul Valiliği İdari Denetim Bürosu, İstanbul Valisi imzasıyla 14 Mart tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na burada herhangi bir soruşturma izni verilmemesi (fezleke) kararını iletiyor. Buna karşın biz yine dosya içeriğinden görüyoruz; gözaltı işlemlerimizde bu raporların hükmünü görememiştik, iddianameyle birlikte bunları görmüş olduk. 23 Mayıs tarihinde ben ve bu ihalenin yaklaşık maliyet ve ihale komisyonunda görev alan 9 arkadaşım —benimle birlikte toplam 10 kişi— biz belediye çalışanları olarak gözaltında buradaki ilk suçlamalardan haberdar oluyoruz. Kollukta hepimize işte önce benzer resimler, arkasından gözaltında buradaki ilk suçlamalardan haberdar oluyoruz. Kollukta hepimize işte önce benzer resimler, arkasından iddialar soruluyor.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi ben bu ihaledeki bütün süreçleri, bakın bizzat teker teker en ince hassasiyetle yürütmeye çalışan kişi olarak emniyette 8 saat ifade verdim. Bu ihaleye fesatla alakalı bütün konuları, hatırladığım kadarıyla o an o esnada, bildiğim kadarıyla anlattım ama bugün bakıyorum; her konuya cevabımız var. Her konuya cevabımız var. Buna rağmen hakkımızda tutuklama kararı çıkıyor. Bizim tutuklama kararımız sonrasında Valilik idari denetim kararı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından itiraz sonucunda bozuluyor. Vali kararı bozuluyor; Valiliğe “tekrar inceleyin" diyorlar bu kararı. Valilik, birazdan zaten bunun detaylarını ikinci aşamada daha detaylı bildireceğim, bakın soruşturma aşaması devam ederken, bizim bu dosyamızın soruşturma açılma aşaması devam ederken 12 Eylül 2025 tarihinde yine soruşturma izni vermiyor. Ve yine itiraz oluyor ve bölge idare mahkemesine gidiyor. Bu sefer soruşturma aşamasından kovuşturmaya geçmiş eylem; iddianame hazırlanmış, mahkeme tarihimiz belli. Bölge idare mahkemesi bu sefer itirazı reddediyor. Valiliğin daha detay verdiği görüşü onaylıyor; yani soruşturma izni vermemesini onaylıyor ve onaylarken "Burada ihaleye fesat unsuru bulunmamaktadır" diyor.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi Ogün Kuzu'nun beyanları, bilirkişi raporları ve iddianame... Burada iddialar nelerdi? Biz hangi işlemleri tesis ettik? Ben size biraz önce bu ihale sürecindeki yaşadıklarımı, iddiaları çok dahil etmemeye çalışarak anlatmaya çalıştım. Şeffaf bir şekilde, net bir şekilde neler yaşadık bu süreçte? Gözaltına alınma sürecimizde sorulan birinci soru, Ogün Kuzu'nun iddiasıdır ve bu bizim kolluk ifademizde de var. Ogün Kuzu'nun dilekçesi gösterilip bunların cevapları bizden beyan olarak istendi. 5 Nisan 2024 tarihinde, bu inşaat işleri ihalesinin yaklaşık maliyetinin 2.5 kat fazla belirlenmesi iddiası... Yani "8.000.000.000 liralık bir ihaleyi iptal ettiniz, 6 ay sonra 22.000.000.000 liraya ihale ettiniz" iddiası. Bununla alakalı yazılı basında, görsel basında, televizyonlardaki tartışma programlarında —adı tartışma programı olan programlarda— büyük puntolarla "14.000.000.000'lık kamu zararı", "İBB davasının en büyük yolsuzluk konusu" başlıkları atıldı.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi biz o gün söyledik; bakın, bu konuyu ihale döneminde çıkan kararlar sonucunda Mülkiye Başmüfettişliği zaten inceledi. İki ihale arasındaki kapsam farklıdır. Ben Ek 4’e dönmek istiyorum. Burada net bir şekilde gösteriyoruz; Ek 4’te bakın, "Kamu İnşaat İşleri" ihalesi sadece yeşilde gördüğünüz 6.2 kilometre ve 5 istasyonluk kısmın sadece istasyonlarının ve tünellerinin kazılarını yapıp betonlarını dökmeyi kapsıyor. Bu kadar. Peki Eylül ayında yaptığımız pazarlık usulü ihalede ne var? Geri kalan bütün işler! Yani o yeşille gördüğünüz 6.2 kilometre ve 5 istasyonluk kısmın bütün inşaat işlerine ilave olarak; istasyon ince işleri, tünel ince işleri, demir yolu işleri, güç temini işleri, havalandırma ve çevresel sistemler dahil olmak üzere bütün sistemleri kapsıyor. Ve sadece bu sistem değil; bizim 26.8 kilometre ve 23 istasyonluk M1A-M1B hattının işletmesi devam ederken, sinyalizasyon ve elektrifikasyon sistemlerinin revizyonunu da dahil ediyoruz. Yani bu işi yapmaya kolay kolay kimsenin cesareti olmaz. Biz bunun teknik çalışmasını da yaptık, teknik şartnamesini de hazırladık, yapım metodolojisini de yazdık ve bunun nasıl yapılacağını tarifledik. Bu iki ihale arasında bu kadar kapsam farklılığı apaçık ortadayken biz derdimizi anlatamadık.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Sonrasında ihalelerimizle alakalı rapor yazan bilirkişi, bu konuyu "tespit edemeyeceğini" yazmış. İki ihalenin idari şartnamesi okunduğu zaman kapsam farkı çok açık belli. Bu konuyla alakalı savcılığın talebiyle, 2025'in Temmuz ayında Altyapı Bakanlığı'ndan konusunda uzman 5 kişilik bir bilirkişi heyeti atanıyor. Bu bilirkişiye şu görev veriliyor: "İki ihale arasındaki fiyat farkı olağan mıdır, inceleyin. Ve ihalelerin yaklaşık maliyetlerinin hazırlandığı dönemdeki koşullara uygun olup olmadığını inceleyin." Ulaştırma Bakanlığı'nın teknik bilirkişisi 11 sayfalık bir rapor hazırlıyor ve raporun özeti şudur: "Her iki ihalenin hazırlandığı dönemdeki yaklaşık maliyet piyasa koşullarına uygundur. İki ihale arasındaki fiyat farkı da olağandır." Şimdi bunlar iddianameye konu olmuyor, bakın; ama ben anlatmak istedim. Çünkü 15.500.000.000 lira tasarruf sağladığım bir ihalede, bir Ogün Kuzu'nun ihbarıyla —ki Ogün Kuzu kim bilmiyoruz biz— yargılanıyorum. Nereden duymuş bunu Ogün Kuzu? Müvekkilinden öğrenmiş. Müvekkili kim? Onu da bilmiyoruz; avukatlık kanunu gereği adını açıklamıyor. Adını açıklayamadığı bir müvekkilinden duyduğu bir iddiayla ben, benim ailem, benim 11 ve 13 yaşındaki çocuklarım bu haberleri okudu. 70 yaşına gelmiş babam bu haberleri okuyor. Şimdi ben bu haberleri yazanlara sesleniyorum: Gerçeği duydunuz, halen daha iddianame çıkmış ve bu iddia içinde yokken bunu haberleştiriyorsunuz. "İBB dosyasının en büyük yolsuzluğu" diyorsunuz, halen haberleştiriyorsunuz. Yani bakın, benim 15.000.000.000'lık tasarrufum bir iftira değildir, soyut beyan değildir. Delilli, ispatlı, mühendislik hesaplarıyla yapılmış; 9 Mart'taki duruşmadan önce de dosyaya hesapları sunulmuştur. Dosyaya sunduk biz bu tasarrufların hesabını. Bunlar Ceyhun'un kendi başına aklından çıkardığı şeyler değil; ekibiyle beraber uydurduğu şeyler değil, iftiralar değil, ondan bundan duyduğu şeyler değil. Şimdi apaçık ortada; burada 14.000.000.000 zarar yok, 15.500.000.000'lık bir tasarruf var burada. Gecesi gündüzüne katılarak oluşturulmuş bir tasarruf var ortada.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi ben bu saate kaldım, esas savunmamız bu saate kaldı; hep bizim için rutin, biz bilmedik yani hafta sonu nedir bilmedik. Şimdi ikinci iddia efendim; bizdeki isnat o anlattıklarına ilişkin. Başkanım, ben şöyle devam edeyim çünkü bu isnatların hepsi birbirinden telakki edilen isnatlardı ve çok farklıydı. Şimdi diğer isnat: "Pazarlık usulüyle yapılamayacağı." Ben çok kısa, hızlıca ona da cevap vermek isterim. Ek 5; pazarlık usulü ihale gerekçemiz. Bakın, bu tünellerin, bu şaftların etrafında oluşan binalarda bizim jeoteknik ölçüm cihazlarımız var. Yani bütün yer ivmelerini aldık, takipleri cihazlarla yaptık. Benim kendi uzmanlık alanlarımdan bir tanesi de yapı-zemin ilişkisidir. Ya burada risk görüyoruz biz, risk görüyoruz; bakın burada risk görüyoruz. Diğer tarafta; 36 yıllık bir raylı sistem hattının sinyalizasyonunu, az önce söylediğim gibi bir insanı ameliyat ederken, beynini ve kalbini ameliyat ederken "Yürüyeceksin sen" diyorsunuz, "Makinelere bağlı kalmayacaksın." Biz bunun metodolojisini yazmışız.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi bakıyorum; ülkemizde 2024 yılında 18.328 adet pazarlık usulü ihale yapılmış. Ben iddia ediyorum; bizim ihalemizden gerekçeleri daha yerinde olan başka bir iş yoktur, varsa birkaç tane daha vardır yani. 18.000 küsur tane pazarlık usulü ihale yapılmış; bina tamamlama ihaleleri yapılmış. Ben işletme altında günlük 400.000 yolcu taşınırken elektrifikasyon sistemini bitireceğim ama Ogün Kuzu'nun adını öğrenemediğimiz müvekkili bunu iddia edecek. Üçüncü iddia: "Daha önce metro işi yapmamış firmaları bu ihaleye davet etmişlerdi." Şimdi bunlar bize sorulan sorular, bakın iddianameye konu değil. "Metro işi yapmamıştır" dediklerini açıkladık; Alarko, Özaltın... Bunlar diğer büyükşehir belediyelerinin yaptığı ihalelerde ön yeterlilik almış veyahut Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın, diğer raylı sistem işleri yapan idarelerin ihalelerine davet edilen firmalar. Sadece ulusal değil, uluslararası çapta iş yapan firmalar.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Gelelim iddianameye konu eylemlere Başkanım. Burada Ek 15/1’deki dördüncü iddia: "Yaklaşık maliyetin sızdırıldığı, Yapı Merkezi firmasının ihaleyi kazanacağının önden organize edildiği" iddiası. Şimdi burada üç tane dayanak var. Birincisi Ogün Kuzu'nun beyanları. Bu saydığım iftiraları atan şahıs diyor ki: "Bu ihale 22.500.000.000 mertebesinde yaklaşık maliyeti olacak." Kimden duyuyor? Müvekkilinden duyuyor. Ve "İşi Yapı Merkezi firması şu fiyat aralığında alacak" diyor. Bakın, İstanbul’da gerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin gerek herhangi bir idarenin bir raylı sistem projesiyle alakalı —biz ayrıldık, şimdi çalışmıyorum, bütün işleri Bakanlık yapıyor, Bakanlık İstanbul ihalelerine çıkıyor— eğer projesi doğruysa, eğer metrajı doğruysa, eğer ihalede şişirilmiş bir şey yoksa, her şey olağan hazırlandıysa ben 3 günde o işin yaklaşık maliyetini çıkarırım. Yanıma iki tane daha teknik arkadaşım alayım —tek başıma yapamam, iki arkadaşa daha ihtiyacım olur— ben o işin yaklaşık maliyet mertebesini 3 günde çıkarırım. Ogün Kuzu'nun müvekkili madem bunun miktarını biliyor, niye mertebe bildiriyor? Niye bize tam tutarı bildirmiyor?

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Valilik İdari Denetim Bürosu bu konuyu incelerken, 12 Eylül 2025 tarihli nihai kararında —Ek 16’da yazıyoruz, bunu ilettik— açık açık yazıyor: "Bu işi yapacak olan firmaların sayıları belli; ihale şartnamelerini aldıklarında işin yaklaşık maliyetinin ne olacağını bilemeyeceklerinin söylenemeyeceği" deniliyor. Ben de söylüyorum; ben de içerisinde bulunmadığım bir işin yaklaşık maliyetini hesaplayabilirim. Bunu bu sektördeki firmaların hepsi hesaplayabilir. İkincisi, Yapı Merkezi firmasının işi alacağı iddiası... Müvekkili nereden duymuş? Gelsinler tanık olsunlar, anlatsınlar biz de öğrenelim; hangi suça iştirak etmişler, suç ortakları kimmiş anlatsınlar biz de öğrenelim yani.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Yaklaşık maliyetin sızdırıldığıyla alakalı bilirkişi şunu da söylüyor; her ne kadar bu ihalede yaklaşık maliyetin sızdırıldığına dair somut bir delil olmamasına rağmen iki tane konudan bahsediyor ve bunlar iddianameye konu ediliyor. Birincisi; "İhaleye katılan isteklilerin teklif tutarlarının yaklaşık maliyete yakın olması" iddiası. Bu bilirkişi 2017'den itibaren 4 tane ihale inceliyor; bu ihalelerin 3'ünde yaklaşık maliyete yakın teklif vardır. Sadece bu ihalede diyor ki: "Yaklaşık maliyete yakın teklif attığı için suçludur." Şimdi bizim ülkemizde 2024 yılında, istisnalarla birlikte 55.000'den fazla ihale yapılmış. Bu ihalelerin her birinde en az bir ya da birkaç tane yaklaşık maliyete yakın teklif görürsünüz. Şimdi yaklaşık maliyete yakın teklif olması eğer bir suç isnadı oluşturacaksa, biz o zaman bütün ihalelerde yüz binlerce suç dosyası mı oluşturacağız?İnsanlar ihaleye girmeye korkar ya, girmez ya! "Ya ben yaklaşık maliyete yakın bir teklif atarsam ne olur? Tutuklanır mıyım? Suç mu işlerim?" Ya böyle bir isnat olabilir mi ya? Yaklaşık maliyete yakın teklif atmak suç.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

E ikincisi, iddia 2: İcmal cetvelinin 11. ve 12. gruplarında yer alan imalat kalemleri için isteklilerin sunduğu tekliflerin, yaklaşık maliyet cetvelinde yer alan tutarların birebir aynı olması. Bakın, diyor ki idare iki tane fiyat belirlemiş. İcmal cetveli dediğimiz bizim işimiz 400 küsur kalemden oluşuyor. Bu işlerin alt pozlarının özet halinde listelerle icmal cetveli vardır. İlk 10 kısımdaki işlerde altında başka pozlar, katsayılar vardır ama 11. ve 12. kalemde herhangi bir poz yoktur. Bizim bilirkişimiz diyor ki: "Bu 11. ve 12. iş kalemlerinde birebir aynı fiyatı atmışlar; idarenin belirlediği fiyatın bu olması yaklaşık maliyetin sızdırıldığını gösterir."

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bakın, bu 11. ve 12. iş kalemlerindeki fiyat; idareler tarafından belirlenip işin ihale eki dokümanlarında yüklenicilerin, idarenin belirlediği fiyatı atmak zorunda olduğu diye tanımladığı işlerdir. Yani bizim bilirkişimiz; firmaların aynı fiyatı atmak zorunda oldukları işe aynı fiyatı attıkları için "Yaklaşık maliyet sızdırılmıştır" diyor. Şimdi bu usul; bakın, 11. ve 12. iş kalemlerindeki faturalı giderler, diğer kurum ve kuruluşlar... Yaklaşık 30 yıldır gerçekleşen bütün ihalelerde bu şekilde gerçekleşmiştir; aynı fiyat atılır. Demek ki bizim bilirkişimiz; yani herhangi bir raylı sistem ihalesinin herhangi bir yerinde bulunmuş —idaresinde, müteahhidinde, müşavirinde bir gün bulunmuş— bir adam bilir bunun aynı olması gerektiğini. Bizim bilirkişimiz, bizim ihalemizin fesadını inceleyen bilirkişimiz, herhangi bir kusuru inceleyen bilirkişimiz bundan haberdar değil.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Geçtim bundan haberdar olmasını, ya olmayabilir. Geçmişte raylı sistem projesinin sağından soluna, kıyısından köşesinden geçmemiş olabilir; geçmediği de çok belli. Bir tek burada değil, her yerde belli. Ama acı olan ne? Ya böyle biri dosyada, böyle büyük bir eylemde, 22.500.000.000'lık bir ihalede ihaleye fesat iddiasını inceleyen bilirkişi ihale dokümanını okumuyor ya! İhale dokümanını okumuyor! Bunun aynı olmak zorunda olduğunu biz bunu şu an burada karar vermedik. İhale dokümanı birim fiyat tarifini okumayan bir bilirkişi mi olur? Madde 5.13 ve 5.14'te açık açık yazıyor: "Bu fiyatlar aynı olmak zorunda." Yani somut delil bulamayan bir kişi, aynı olmak zorunda olan işin aynı fiyatta olduğu için bizi ihaleye fesatla suçluyor. Ve bizim bundan dolayı sevk maddemiz var; Gizlilik İhlali 235/2-b sevk maddemiz var bundan dolayı.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bir diğer iddiası; biraz önce anlattığım birinci pazarlık usulü ihalede... İptal edilen birinci pazarlık usulü ihaledeki ikinci olan firmanın, yani teklifiyle ikinci olan firmanın iş bitirme belgesi uygun değil diyor. "Siz bu firmanın teklifini geçerli saydınız" diyor. Şimdi ben iş bitirme belgesine bakıyorum, Ek 17 Başkanım. Ek 17’de, sol tarafta Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın düzenlediği iş bitirme belgesi var. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın düzenlediği iş bitirme belgelerinin 8. satırında "uygulanan yapı tekniği" yazar. Uygulanan yapı tekniğinde burada esaslı unsuru bildirir bize; işin belgeye esaslı unsuru nedir? Bu işin esaslı unsuru A/VI Demiryolu İşleri. Biz ihalede ne istiyoruz? A/VI Demiryolu İşleri. Şimdi iptal edilen bir ihalede ikinci olan firmanın, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları tarafından verilmiş A/VI Demiryolu İşleri unsurunu taşıyan iş bitirme belgesini biz geçerli saydığımız için bu ihaleye fesat karıştırmış oluyoruz. Şimdi usul açısından konuya baktığımızda; bununla alakalı onlarca Kamu İhale Kurulu kararı var. Kamu İhale Kurumu diyor ki, idare mahkemesi kararları var, çok net kurul diyor ki: "Bu tarz durumlarda bir sehven hata varsa da işin esasına etkisine bakılır."

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi biz iptal edilen bir ihalenin ikinci olan firmasının belgesinin incelemesinde velev ki bir hata yaptık; bakın hata yok, belgeyi incelemede hata yok. Belgeyi incelemede hata olup olmadığına bu arada biz karar veremeyiz; buna karar verebilecek tek kurum Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’dır. O da nasıl karar verir? Eğer bu iş iptal edilmeseydi ve bu ihale bu firmanın üzerinde kalsaydı; biz bu iş bitirme belgesiyle işimizin idari şartnamesini TCDD'ye yollardık. İdareler arası bu yazışmalar oluyor, biz de bu görüşü veriyoruz; bizden de bu görüş istendiğinde biz de başka kurumlara soruyoruz. Çok rastlanılan bir şeydir. TCDD’ye sorarsınız; dersiniz ki: "Bu adam bana bu idari şartnameye karşılık bu iş bitirme belgesini sundu. Bu iş bitirme belgesi şartlar için uygun mu?" dersiniz. İlgili idare de döner size, "Çekemiyorum" der, bir cevap verir. Uygun değil derse ve o ihale iptal edilmeyip o firmanın üzerine kalsa ve uygunsuz cevabı gelse, o zaman firmanın yasaklılık uygulamasını yaparsınız, teminatına el koyarsınız; firma o riske girmiştir. Bir; iptal edilmiş ihalede esasını etkileyen bir durum yok. İki; belge uygun, belgenin detay sorgulaması yapılacak bir durum oluşmamış. Yani oluşsaydı, biz zaten ihale aşamasında geçseydi bu iş sözleşme aşamasına ve bu iş Duygu Taahhüt firmasına kalsaydı, biz bunu zaten yapardık. Bu detay sorgulamayı zaten yapardık.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi bir diğer konu, diğer iddia: Dilingo isimli firmanın 1. aşamada elenmeyip 2. turda teklif istenmesi. Bu firmadan teklif istenmesi. Şimdi bize yöneltilen suçlama şu: "Sizin bu firmanın 1. turda teklifini geçersiz saymak gerekirken, bu firmadan 2. turda teklif istediniz; teklif isteyerek ihaleye fesat karıştırdınız." Şimdi biz bu firmadan 2. tura teklif istemişiz, firma teşekkür etmiş. Teşekkür etmesine rağmen 1. turdaki teklifi geçerli sayılması gerekirken, biz detay kararın yazılması esnasında bunu fark etmişiz. Bakın bunu fark etmişiz ve bu paragrafta bu kadar detaylı bir şekilde yazmışız: "1. turdaki teklifi geçerli değildir." Ne zaman demişiz bunu? 27 Eylül tarihinde demişiz. Ortada bir soruşturma, iddianame, bir şey yok; bakın yazmışız. Kaldı ki yine biraz önce söylediğim Duygu Taahhüt'ten bir farkı yok; iptal edilen ihalede teklifi elenen firmanın 2. turda teklif dahi vermemesi ve 1. turdaki teklifinin ihale sonucunu etkileyememesi... Biz bunu yazarken de bu arada, ben arkadaşlara şunu söyledim o zaman: "Yazın da hatalarını görsünler." Koca koca firmalar teminat mektubu sunmayı bilmiyorlar. Ben bunu Yapı Merkezi - Limak için söyledim, Dilingo - Makimsan - Yazıcı olduğu için söyledim. Koca koca firmalar teminat mektubu sunmayı bilmiyorlar. Esasını etkilemiyor, yazmasak da olur ama yazın utansınlar. Ben bunu söyledim arkadaşlarıma, buna istinaden yazıldı bu ilave paragraf buraya.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

E şimdi arkasından şu iddia geliyor; deniliyor ki bize: "Bu ikisinin de işin esasına etkisi olmadı bilinmesine rağmen şöyle bir iddia var; Duygu Taahhüt ve Dilingo isimli firmaların tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması gerekirken ihaleye girmelerinin sağlanması, elbette ki ihaleyi kazanacak firmanın suç örgütü tarafından ihale yapılmadan önce belirlenmesinden kaynaklıdır. Zira ihaleyi alacak olan firma belli olduğundan, ihaleye birden fazla firmanın katılım sağlanmasının sonucu etkilemeyeceği bilinmektedir." Ya bize diyor ki: "Siz bu ihaleyi aslında bu adamın teminatının olmayacağını veya iş bitirme belgesinin geçerli olmadığını biliyordunuz. Sadece ihalenin de bu adamın üzerinde kalmayacağını da biliyordunuz. O yüzden bu belgelerin eksikliği bir sorun teşkil etmeyecekti; ihale çünkü Yapı Merkezi firmasında kalacaktı, öyle bir anlaşma vardı. Bunu bildiğiniz için bu firmaları ihaleye meşruiyet kazandırmak için girdiniz" diyor.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi ben, bakın, 6 firma var burada. Davet ettiğimiz 6 firma var. Şimdi ben bu iddiaya sadece tek bir şekilde cevap veriyorum Başkanım, lütfen: Ben bu ihaleyi, bakın bu kağıdı, bu A4'ü katlıyorum sadece. Katlıyorum; Duygu, Dilingo hayatımızdan çıktılar. Çıktılar ya! Birinin iş bitirmesi, birinin teminatı; çıktılar hayatımızdan. Hiçbir şeye konu değiller, esasını etkilemiyorlar ama çıktılar hayatımızdan. Ben bu 4 firmayı davet etseydim —ki birçok ihale örneği vardır; 3 firma davet edilen 21/b pazarlık usulü bizim emsalimiz işler yapan kurumlarda, 4 firma davet edilen, 5 firma davet edilen sayısız iş vardır— asgari şart sağlanır mıydı? Sağlanırdı. Asgari şart sağlanırdı. Şimdi ben bunları da davet ederek ne meşruiyeti kazandırmış oluyorum ekstra? Neyi sağlamış oluyorum? Davet ettim; biri teminat mektubunu yanlış sundu, biri yüksek teklif sundu, alamadı ihaleyi. İhale de iptal edildi nihayetinde.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Şimdi bize ihaleye fesatla yöneltilen suçlamalar bunlar ama en önemlisi 1. pazarlık usulü ihale ve bizim 697.000.000 TL kamuyu zarara uğratmakla iddia edildiğimiz konu: Yapı Merkezi firmasının ihale döneminde SGK borcu olduğu konusu. Şimdi biz 14.000.000.000 TL kamuyu zarara uğratmakla başladığımız süreçte, 14.000.000.000 TL kamuyu zarara uğratmadığımız ortaya çıkınca bu sefer 697.000.000 TL kamuyu zarara uğratmakla suçlanıyoruz. Neye dayanarak? Yapı Merkezi isimli firmanın SGK borcu konusuna. Şimdi ben o kadar çok bilirkişi raporlarında bu konuda yazılar, sayfalar var ki; ya o kadar çok sayfalar var ki, hiçbir şey anlatmayalım. Hiçbir şey isnat edemeyen, hiçbir yere bağlanamayan ve en garibi şudur: Bakın, bu biraz önce saydığım konularla alakalı ve bu konuyla alakalı bu ülkede bugüne kadar yüz binlerce, belki 1.000.000 adet ihale yapıldı. Bu ihalelerle alakalı yüz binlerce karar alındı. Bir tane emsal karar yok; bu iddialarla alakalı bir tane emsal karar dayanmaz mı? Birazdan ben bizim emsal kararlarımızı ve bu davayla alakalı, bu eylemle alakalı mahkeme kararını sunacağım.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

E şimdi diyor ki bize raporlar: "SGK borcu olan firmayı..." Önce buradan başlıyor: "SGK borcu olan firma ihaleye davet edildi. Yani ihale yeterliliği olmayan bir firmanın ihaleye katılımı sağlandı." Kimin SGK borcu var? Şimdi Ek 19/1’de bakın, çok detaylı anlatmaya çalıştım. Şimdi bizim idarelerin, ihalelerden önce firmaların ihaleye katılmaya yeterli olup olmadığını nereden bileceğiz? Ya bir kere yani sistemle alakalı iddiaların dayandığı durumda da zaten bir problem var ama biz nereden bileceğiz? Bir firmanın ihaleye katılabilmesi için, yeterli şartları sağlaması için 20'ye yakın kriter var. Ekonomik kriterler, teknik kriterler... Ya örneğin bakın birkaç tanesi; bir tane kriter: "Dönen varlıkların kısa vadeli borçlara oranı 0.73 olmalı" diyor. Mali yapısı: "Öz kaynakların toplam aktif oranı 0.15 olmalı." Şimdi; "SGK borcu olmamalı", "Vergi borcu olmamalı", "İş bitirme belgesi şöyle olmalı" gibi kriterler var. Ya biz bunları nereden bilebiliriz? Biz ancak ihale döneminde kamuya açık kaynaklardan bakarız; bu firmalar başka ihaleye girmiş mi veya geçmişte ne tarz işler bitirmişler. Biz firmayı davet ederiz; aynı Alarko'nun, Özaltın'ın yaptığı gibi teşekkür edebilirler o esnada ihaleye katılma uygunlukları yok ise.

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.