Savunma

Esma Bayrak Savunması

Kendi savunması·Esma Bayrak·14 Nisan 2026 · Kaynak

Evet, Esma Hanım. Hakkınızdaki suçlamayı biliyorsunuz. Üç ayrı eylemden hakkınızda suç isnadı var. 13, 30 ve 68 nolu eylemler. Savunmanız hazırsa dinliyoruz.

Tamam Başkanım. Sayın Başkan, sayın heyet, Ponte Dijital Ajansı'nın sahibiyim. Aslında huzurunuzda olmamanın sebebi de bu. Uzmanlık alanım dijital reklam olup, 12 yıldır bu alanda hizmet vermekteyim. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi aldım. Tezimin avukatlarla yapacağım kısmı eksik kaldığı için tamamlayamadım. Salonda bu kadar çok avukat bizi dinlerken bahsetmek isterim. Tesco'nun serbest çalışan avukatlara yönelik reklam yönetmeliğine uygun pazarlama stratejileri. İş deneyimimden ve şirketimden yeri geldikçe bahsedeceğim için hemen üzerime altılı eylemlere geçiyorum.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Eylem 13'e, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Bilgi İşlem Daire Başkanı Erol Bey'in bir sözü üzerine dahil edilmişim. Ve yazışma zinciri paylaştığı için çok yoğun görünen bir mailler vermiş. Ama mailler oldukça az ve aslında hiçbiri suç da oluşturmamaktadır. İstanbul Senin ile ilgisiz bu maillerle ilgili avukatlarım somut verileri paylaşacak. Son söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. İstanbul Hanem uygulamasını hiç duymamıştım. İddianamede öğrendim. İstanbul Senin uygulamasının hiçbir teknik aşamasında da yer almadım. Eyleme dahil olmama sebep olan Google'dan hareketle GTM olarak kısaltılan Google Etiket Yöneticisi konusunu zaten avukatlarım 2 Mart tarihli dilekçede hem görsel hem teknik olarak açıklamıştı. 30 Mart'taki tahliye talebinde yine sınırlı sürede de olsa anlatmıştık. Geçtiğimiz hafta da bu eylemle suçlanan bütün sanıklar ve avukatlarından dinledik. Burada GTM kodunun sadece web sitelerinde çalıştığının ve İstanbul Senin uygulamasında yer almadığı konusunun netleştiğini düşünüyorum. Yazılımcılara mail ile gönderen ve Google Analitik ile entegrasyonunu yapan bir uzman olarak, sistemin nasıl çalıştığını ve neden tehlikeli olmadığını açıklayarak devam edeceğim.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Başkanım, bundan 10-15 sene önce aslında Google Analitik ve Facebook gibi kodlar web sitelerine direkt ekleniyordu. Yani GTM yoktu; reklam ve raporlama araçları tamamen tek tek eklenirdi. Bu durum web sitelerinin açılış hızını yavaşlatıyordu, ayrıca operasyon yükü de çok artmaya başlamıştı. Google, reklam ve raporlama araçları için GTM diye basit bir kod çıkardı. Böylece hem operasyon sürecimiz azaldı hem de bu kodlar entegrasyon yaparak operasyon yükünü azalttı; web sitelerinin çalışma hızı da eski haline geri döndü. Burada bir husustan bahsedeceğim; geçtiğimiz hafta Google GTM ile Google Analitik çok karıştırılmıştı, biraz onu netleştirmek istiyorum. Başkanım, bu kodlar web sitesinin ön yüzüne eklenir. Yani tasarım kısmına eklenir; arka taraftaki veri tabanına erişmesi imkansızdır. Siz buraya Google GTM'i de ekleseniz ya da GTM kullanarak Google'ın Analitik aracını, Facebook veya TikTok pikselini de ekleseniz, kullandığımız bu raporlama ve reklam araçlarını web sitesinin ön yüzüne ekliyoruz. Haliyle arka tarafta çalışan ve veri tabanında bulunan verilere erişmesi imkansızdır.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Çok basit bir örnek vereceğim: Geçtiğimiz hafta buradaki avukatlar, birçok kamu kurumunda bu kodun bulunduğunu gösterdi. Örnek veriyorum; avukatım Mert Er Bey bilgisayarını açtı ve Google'dan UYAP'a girdi. UYAP'ta da bu kodun olduğunu gördük. UYAP; sizin cinsiyetiniz, yaşınız gibi bütün bilgilerinize sahiptir ve GTM'de var orada. Mert Er Bey bilgisayardan UYAP'tan çıkış yaptı; aynı Google Chrome penceresinden Elvan Hanım girdi ve bu sefer kadın ayakkabılarına baktı diyelim. Elvan Hanım çıktığında, eğer Google bir reklam aracına bu raporu gönderiyorsa, Mert Er Bey'in karşısına yine kadın ayakkabıları çıkar. Neden? Çünkü kullanıcıya göre o veriyi almıştır. Ya da UYAP'a tekrar giriş yapıldığında, UYAP'taki GTM kodu kişisel veriye erişemediği için yine İstanbul'dan bir kadın kullanıcının girdiğini varsayar. Çünkü bu kodlar, web sitesinin ön yüzündedir ve bir mouse'un hareket etmesi, birinin sayfayı aşağıya kaydırması ya da sayfada belli yerleri gezmesi gibi anonim bilgilere erişebilir. Yani bu kodun kişisel veriye erişmesi mümkün değildir. İster Google Analitik kullanın, ister Addform'la kullanın, isterseniz LinkedIn'le kullanın; hangisiyle kullanırsanız kullanın, sadece anonim bilgileri alır.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Burada şunu da anlatmak gerekir: Biz bu sistemi kurduğumuzda raporlama araçlarında demografik yapıyla ilgili veriler görürsünüz. Yani örneğin; web sitesini 10.000 kişi ziyaret etmiş, bunun %65'i erkek, %35'i kadındır gibi. Şimdi buradaki %65 erkek veya kadın gibi varsayımları, az önce anlattığım üzere, Google üzerinden hareket ediyorsa, kullanıcının davranışlarından yola çıkarak vermektedir. Aslında kendi verilerini bize sunuyor. Herhangi bir yerden veri çekebildiği için değil, kendi algoritmalarıyla elde ettikleri veriyi sunuyor. Sayın Başkanım, burada aslında şunu söyleyeceğim: Siz Google, Meta, TikTok, Twitter; hiç fark etmez, reklam aracı olsun, raporlama aracı olsun, bunlar aslında birbirlerinin rakibidir. Bunlar kendi algoritmalarıyla elde ettikleri verileri kimseye vermezler, ki zaten var oluş amaçlarına terstir. Bunlar aslında günahını bile vermezler. Çünkü "En iyisiyiz, en gerçeğe yakın veriyi biz size sunuyoruz" iddiasındalar. Bu yüzden zaten İstanbul Senin uygulamasında Google Etiket Yöneticisi (GTM) yok. Ancak o gördüğünüz maillerdeki Google Etiket Yöneticisi'ne neyi entegre ederseniz edin, zaten kişisel veriye erişemez; teknik olarak bu mümkün değildir. Üstelik teknik olarak böyle bir veriyi indirebileceğiniz bir araç da yoktur.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Bir haftadır bunu konuşuyoruz Başkanım; aslında basit bir kodun ne kadar kafa karışıklığı yarattığına şahidiz. 10 yıldır en az ayda bir kez bu kurulumu yapan bir uzman olarak, size şu detayı vermek istiyorum: Normalde dijital reklamlar için ben, bu kodu 10 yıldır gönderiyorum. Ama ilk başta ben mesleğe başladığımda bu kodu hazırladığımda, hani gönderilmesi için müşteriye gönderirdim. Ama onlar yazılımcılardan gelecek ek sorular için bunu istemeyip, maili benim göndermemi istedi. Bu talep o kadar çok geldi ki bana, artık bende refleks haline geldi. Burada bir tarafta bu verileri kullanmaya ihtiyaç duyan kurumsal iletişimciler –ki yazılımdan anlamıyorlar– diğer tarafta da yazılımı yapan ama Google Tag Manager'ı bilmeyen ve kodu eklemesi gereken yazılımcılar... Haliyle ben artık bir refleks olarak bu kodu oluştururum, yazılımcıya gönderirim, CC'ye de bu kodla ilgili veriye ihtiyaç duyan kurumsal iletişimcileri, işin sahibini, projenin sahibini, eğer bu kodla ilgili bir performans ölçümlemesi, reklam açacak olan ajans varsa ajanstaki ilgilileri eklerim. Yani zaten işin doğası budur. Hani böyle bir iş sürecini de açıkçası Ağır Ceza Mahkemesinde bir gün anlatacağım hiç aklıma gelmezdi. Bunu doğal olarak maille yaparım ve de ilgilileri de CC'ye eklerim. Başkanım, Erol Bey'in bu arada hani mailler, gönderdiği mailler de bu çerçevede attık ve hiçbirinin İstanbul Senin ile ilgisi yok.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Eylem 68'e geçmeden önce de size ajansımı kurma aşamamı, biraz da sektörümüzden bahsetmek isterim. Kendi ajansımı açmadan önce Cromvera ajansında medya satın alma direktörü olarak çalışıyordum. Ve bu ajansın bu arada belirtmek isterim, hiçbir siyasi partiye, kamu kurumuna ya da kamu kurumu iştirakine iş yapmışlığı yoktur; tamamen özel sektöre çalışır. O ajansta çalışırken Burger King, Colins, Netaş, Bahçeşehir Koleji, Mapfre Sigorta gibi çok farklı sektörlerde birçok ulusal ve uluslararası markanın dijital reklamlarını yönettim. Ajansta çalışırken freelance iş –yani kendime de iş alıyordum ki bundan ajans sahiplerinin de haberi vardı– ve böylelikle bir ara yaklaşık üç tane ajansa falan aynı anda çalışıyordum. İş potansiyelini de görünce kendi ajansımı açmaya karar verdim ve de ajanstan ayrıldım. Kendi ajansımı açtım. Ajansımı kurarken hatta Roma'da çok sevdiğim Ponte Sisto diye bir yer vardır. Ki eğer tutuklu yargılanmamış olmasaydım, size fotoğraflarını da sunardım, farklı yıllarda çekilmiş. Ve bu Ponte Sisto'dan hani esinlenerek ajansımın adını koydum. Hani bunu özellikle belirtiyorum ilerleyen süreçte hani ben dedikodu diyeyim ama iftira denilebilecek sözlere ön yanıt olarak size bunu ifade etmek istedim.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Ajansımı kurduktan sonra da bu arada ilk müşterim yine kendi ajansım oldu, eski çalıştığım ajans. Ve 6 yıl boyunca –yani Ağustos 2025'te tutuklanana kadar– eski çalıştığım ajansa çalışmaya devam ettim. Buradan tek küçük bir detay ekleyeceğim: Bir ajansa çalışırken, yani eski çalıştığım ajansa ajans hizmeti verirken, ben mailleri yine 'Cromvera'dan Esma' diye atıyordum. Burada şöyle bir şey var, bu yazılı olmayan bir kural gibidir: Eğer siz bir ajanssanız ve bir ajans olarak ajansa hizmet veriyorsanız, ajansın müşterilerine hani kendi ajansınızı tanıtıyormuş gibi olmamak için siz aslında kendi ajansınızın adını belirtmezsiniz ve hizmet verdiğiniz ajansı kullanırsınız ki kafa karışıklığı da olmasın diye; işte o ajansın hem yazılımcılarına hem müşterilerine mesaj yaparken... Hem de böyle bir yazılı olmayan kural gibidir. Bunu neden anlattım? Bunu 'iletişim koordinatörlüğünden Esma' diye Eylem 13'te geçen maillere cevaben söyledim. Benim aynı dönemde, aynı zamanda 'Cromvera'dan Esma' diye başka yazılımcılara attığım mailler de var. Bu aslında bizim sektörümüzde yazılı olmayan bir kural gibidir. Yani biraz fazla etik davranmaya çalışıp hani buraya gelmişim ama neyse...

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Ajansımızı kurduğum dönemde bu arada İBB iştiraki olup da bir ajans hizmeti gibi veren, çalışan Medya A.Ş.'nin reklamlar için direktör arayışı olduğu konuşuluyordu. Hatta önce 'Acaba işe başvursam mı?' diye düşündüm ama daha sonrasında ajans hizmeti verme ve kendi yerimi açmaya çok kararlı olduğum için bütün işte tecrübelerimi –bu arada bütün bu reklam süreçlerindeki yetkinliğimi sertifikalarla da göstererek– onlara bu hizmeti benim dışarıdan bir ajans olarak verebileceğimi ifade ettim. Aradan bir süre geçti, benden teklif istediler. Teklif verdim. Sonra bir süre sonra da beni sözleşmeye davet ettiler ve ben reklam için danışmanlık hizmeti verdim; planlama ve raporlama üzerine. Çok düşük teklif verdim ki onlar da fark etmiş olmaları lazım. Hem bu kadar tecrübeye hem de bu kadar yetkinliğe sahip birini istihdam etseler, aslında çok daha maliyetli olacağının farkına varmış olmalılar. Tabii ben bunu kamuya iş yapacağım diye açıkçası hani düşük teklif vermedim. Oradaki temel amacım da ajansı yeni kuruyorum zaten. Hani İBB'ye iş yapıyorum referansıyla özel sektörden de iş alabileceğimin kanaatiyle yaptım.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Burada dijital reklamlarla ilgili raporlama ve planlama sunduğum dönemde, İBB iştiraklerinin kurumsal hedeflerini, onların iletişim dilini, özel sektörden çok farklı olan onay ve iş süreçlerini, hak ediş ve hak edişe dair raporlamaların nasıl sürdüğünü öğrendim. Dijital reklamlarda harcanan bütçenin kamu bütçesi olduğunun bilincine vararak; reklam pazarlamalarında düşük bütçe ile doğru zamanda, doğru mecrada, doğru kitleye ulaşacak planlamalar yaptım. Hatta öyle ki kurumların dijital reklamı için ayırdığı bütçenin altında harcama yaparak, hedeflerine ulaşmasını sağladım. Orada raporlarda her zaman şeffaflık adına ekran görüntüleri kullandım ki bu dijital reklamcılıkta çok önemlidir. Sonraki dönemde de tüm bu deneyimleri kullanarak İBB ve iştiraklerinin 360 derecede, yani reklam hizmetlerini bir bütün olarak alan ajanslara da sadece kendi alanımla, yani sosyal medya ve Google reklamcılığıyla ilgili hizmet verdim. Bu da onların şöyle işine yarıyordu: Ben zaten bütün kurumlardaki iletişimcileri artık tanıyordum, kurumsal bilgilerini biliyordum. Yani yeniden Amerika'yı keşfetmelerine gerek kalmıyordu. O yüzden gittim onlarla görüştüm. "Bütün yolları ben zaten biliyorum, bu işi kısa bir dönem yaptım. Bu işi bana da verebilirsiniz," diyerek onların işlerini kolaylaştıracak bir öneriyle gittim. Zaten reklam hesaplarında da olduğum için yayınladığım süreçte onlar da bunu kabul etti.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Hemen burada bir parantez açayım. Yıllar içerisinde doğrudan veya reklam hizmetini alan ajanslar aracılığıyla dijital reklam danışmanlığı verdiğim için, iddianamede "iletişim çadırı" olarak geçen, farklı paydaşların iletişim için koordine olduğu birimde de fiziksel olarak bulunurduk. Bulunmam da gerekliydi çünkü sosyal medya dediğiniz zaman reklamcılıkta riskli bir alandır. Reklama çıkarsınız; metinde, logoda bir sıkıntı olsa anında ekran görüntüsü alıp linç yersiniz. Yani böyle riskli bir alandan bahsediyoruz. Ve bu iletişimlerin yoğun olduğu dönemlerde onay süreçleri çok hızlı ilerlesin, hiçbir sıkıntı yaşanmasın diye orada bulunurdum. Burada özel sektörden de bir örnek vermek istiyorum. Çalışırken, isim vermeyeyim, kolejlerin direkt kampanyalarının olduğu dönemde orada bulunurdum. Bunu hatta sözleşmeye de ekletirlerdi. Örnek veriyorum; bir kolejin senede 2 tane kampanyası oluyor: Erken kayıt ve bursluluk. Fiziksel olarak orada bulunup, onaylarını alıp, direkt reklamları yayına alırdık. Ama İBB aslında normal kuruluşlar gibi de değildi. Yani senede 2 lansman kampanyasından bahsetmiyoruz; İBB ve iştiraklerinin hiçbir icraatının sonu yok. Yurt açılıyor, kreş var, sonrasında hemen Kent Ormanı... Bu kesintisiz devam eden süreçte ben orada ister istemez işim gereği fiziksel olarak bulunmak zorundaydım, bulunurdum da.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Eylem 68'e geçeceğim, sonra 30'a döneceğim hani birbirine bağlamak için. Eylem 68, bir ihale sadece biri alındığı için dahil edilmiş. Ajansımı ihalelere katılabilecek boyuta getirene kadar başkanım, gerçekten ve gerçekten çok çaba harcadım. Ben böyle ufak ufak iş deneyim belgesi ala ala, yani deyim yerindeyse taş üstüne taş koyarak ihalelere katılabilecek boyuta getirdim. Sayın Başkan, evet burada şeyi söylemek istiyorum: Ben öğretmen çocuğu değil, esnaf çocuğuyum. Tüm ailem, kardeşlerim dahil ticaretle uğraşıyor. Bizim ticari kaslarımız da gelişmiştir. Bu aşamada, burada rakiplerimiz de varken bahsedeceğim ama aslında amacım dijital LED ekranlardı. Yani şöyle söylüyorum; dışarıda araba kullanırken görüyorsunuzdur, bu video reklamı oynayan o totemler... Şimdi ben dijital reklamcıyım ve artık gelişen teknolojiyle oturduğum yerden o ekranlara reklam verebilecek teknolojiye sahibim. Hani bu konuda hem yetkinliğim var hem de halihazırda özel sektörden bu işi talep eden müşterilerim de var. Benim tek amacım vardı: O dijital reklam ekranlarında kendime bir mecra yaratmak. Tıpkı YouTube reklamları gibi. Ve bu amaçla ben aslında "dijital reklam ekranı alırım" diye böyle biraz ihalelere dikkat etmeye başladım. Ama asla gücüm yetmiyordu. Yani bu sürece kadar anlattığım süreçteki iş deneyim belgelerim benim o hacmi çıkartmıyordu; hem sermaye anlamında hem de iş deneyimi belgesi anlamında. O yüzden dedim ki: "Ya ben hani kendi çapımda bir basamak olabilecek hem de kendime referans olabilecek böyle bir işe acaba katılsam mı?" Hatta şeyi de düşündüm ki iyi ki öyle bir şey yapmamışım; kazandıklarımdan birinde ekranlardan birini dijitale çevirmek için proje sunsam mı diye de düşündük. Bu şu an size anlatırken aklıma geliyor, iyi ki öyle bir şey yapmamışım; bu bana bir eylem daha olarak dönerdi.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Ben gittim Kültür A.Ş.'ye. Bu arada şunun altını çizmek istiyorum: Gerçekten kendi yetkinliğime güvenerek gittim, kimsenin referansıyla gitmedim. Ayrıca Kültür A.Ş. yabancı olduğum bir kurum değildi, çünkü ben etkinlikleriyle ilgili sosyal medya reklamlarında yer almıştım. Yaptığım işleri, yetkinliklerimi anlattım. Hatta işte bir kişiye, farklı bir kişiye yönlendirdiler. Bir tur da ona anlattım. Kurumsal e-postamı verdim, çıktım. Sonra bana bu görüşmelerden sonra şey davet almaya başladım. Ki yine her ihaleye katılabilecek gücüm yoktu ama teminatını karşılayabileceğim, ekibimle yönetebileceğim işlere teklif vermeye devam ettim.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Eylem 68'e geri dönüyorum Başkanım. Bakın, bu macerada bir ihale ama sadece bir ihale aldığım için eklenmişim. Üstelik bu ihaleye katılan firmalarla, iki tanesiyle daha önce hiçbir şeyde yarışmamışım ihalede. Üstelik katılanlardan hiçbiriyle de daha önce bir iş de yapmamışım. Bunu neden söylüyorum? Çünkü az önce söylediğim gibi; yani bizim sektörde siz bir hizmet verirsiniz ama verdiğiniz ajansa, ajans hizmeti de verirsiniz. Burada yine bir sektörden örnek vermek istiyorum: Bir kadın giyim markası konkur açar ve bütün ajansları davet eder. Bu davet ettiği ajanslardan yeni yaratıcı fikirler ister ve işi bir ajansa verir. Siz o süreçte aslında o ajanslarla rekabet edersiniz. İşi alan ajans tümüyle almıştır ama ajansların yetkinlik alanları farklıdır. Ben dijital reklamda ve masaüstü video hazırlamada iyiyim ama örnek veriyorum, ben o işi aldıysam ve web sitesi ihtiyacı doğuyorsa ya da prodüksiyon hizmeti doğuyorsa, ben, bunu başka bir ajanstan ajans hizmeti olarak alırım. Yani aslında ajansların birbirleriyle çözüm ortağı olması bu sektörün doğasında var. Ama bakın, ben bu ihaleye katıldığım hiçbir firmayla böyle bir çözüm ortaklığına da gitmemişim, iki tanesiyle hiç yarışmamışım bile. Yani sadece bu iddianamede ise sadece bir ihale kazanabildiğim görmezden gelinip, biri kalkmış "ajans şunu yönetiyor", biri başkasından duymuş "aslında bunun" diyor. Yani bildiğiniz aslında dedikodu diyeyim de yani iftira.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Anlattım Başkanım. Ajans benim, adını ben koydum. Kurulduğu günden beri özel sektöre iş yaptığım, kuruluş aşamasına şahit, kamu kurumuna hiç çalışmamış hem ajans yöneticisi arkadaşlarım var hem de kurumsal iletişimci özel sektörde arkadaşlarım var. Başkanım, ben Türkiye'de yani TikTok'ta ve App Store'da ilk reklam verenlerden biriyim. LinkedIn'den Snapchat'e kadar reklam ağına almadığım mecra yok. Bugün biri hesabını çaldırsa ya da Twitch'te ya da Spotify'da reklam yayına almak için bir kontak arasa, sora sora beni bulur. Bundan 5-6 yıl önce Ruslar, normalde Facebook Amerika malı diye kullanmaz, VKontakte kullanır. Türk giyim markaları Rusya'da reklam yapabilsin diye VKontakte'de reklam açmış bir reklamcıyım. Yani bunu böyle anlatıyorum ama hani bunların hepsini yok sayıp, hani bugüne kadar hiçbir şey yapmamışım gibi "şirket şunun, şirket şunu yönetiyor" gibi birbirleriyle çelişen ithamları atanların, beni tanımadıkları ya da sektörden bilmediklerini düşünüyorum.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Başkanım, bana biraz şey gibi geliyor; yani İBB'de yönetim değiştikten sonra, hani ilk defa İBB'ye iş yapan bütün ajansları "kesin birinin bir şeyidir" mantığıyla bir torbaya doldurmuşlar. Yani ama öyle değil. Gerçekten burada benim o ajansı açmam ve bu kadar ilerlemem benim kendi birikimim ve yetkinliğim sayesinde. Mevcut İBB yönetimiyle de öyle bir ilişkim olmadığına ilişkin size çok basit bir örnek vereceğim: Bundan iki yıl önce ben Kariyer İBB Zirvesi'nin reklamlarını yayına aldım ve hâlâ ödememi alamadım. Ki Kariyer İBB Zirvesi'nin reklamlarını yayına aldığımı, buradaki yöneticiler bile bilmiyordur. Bunu yine bir ajansa ajans hizmeti olarak verdim ki hiçbir tanımaz ve ben hâlâ ödememi alamadım. Savcılığın iddia ettiği gibi bir ilişkim olsa ya ben bu ödemeyi alamaz mıydım? Size en basit ve en rahat kanıtlayabileceğim örneklerden biri de bu. Tekrarla zamanınızı almak istemiyorum.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Son olarak Eylem 30'a geçeceğim. Yine reklamcılığın bana kazandırdığı yanlış bir anlaşılma yani... Eylem 30'a kız kardeşimin KİPTAŞ'tan ev almasıyla dahil edilmişim. Şimdi eylemdeki şikayetçinin ifadesiyle okuyorum: "2021 itibarıyla satış vaadi sözleşmesiyle vatandaşlardan para toplamaya başladılar." İşte o vatandaşlardan biri de benim kız kardeşim. Ben zaten lansman aşamasında bu projeden reklamcı olarak haberdardım. Linkini gönderdim, dedim "Klasiktir kardeşim, hani toprak bölge sonrasında değerlenir, KİPTAŞ yapıyor sağlam olur" diyerek ben kardeşime önerdim. Kardeşim de tamamen kendi parasıyla aldı. Burada ev hanımı değil, bahsettiğim gibi bizim ailede herkes ticaretle uğraşıyor. Kendisi de ata mesleğimizi devam ettiriyor, hamam işletiyor ve kendi parasıyla aldı. Şöyle devam edeceğim: Yine aynı eylemde etkin pişmanlık ifadesi veren 'in beyanlarında bu daireler kimlere satılmış? "CHP üyeleri" demiş, değilim. "CHP'li belediye çalışanları" demiş, değilim. "KİPTAŞ çalışanları" demiş, değilim. "Siyasi manada özgül ağırlığı olan ve etkin kişiler" demiş, değilim. Yani CHP üyesi bile olmayan benim CHP'de özgül ağırlığım olabilir mi? Ve dairelerin kurultay sürecinde etkili olan isimlere verildiğini söylemiş. Yani benim CHP'de karşılığı olmayan biri olarak 2021'de kız kardeşimin ev almasıyla 2023'teki kurultayı nasıl etkilemiş olabilirim?

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Söyleyebileceğim tek şey şudur: Örgüt üyeliği gibi ağır bir suçla, sadece ve sadece iki kişinin soyut beyanıyla dosyaya eklenmişim. Esasında savcılığın, iddia sahibine "Elinizde bunu gösteren bir delil var mı?" diye sorması gerekirdi; ancak şimdi benden aksini ispat etmem bekleniyor. Kişisel kariyerimi anlatmama karşılık iddianameyi okuyorum; gelinen aşamada, Kültür A.Ş. tarafından alınan ana ihalenin alt kiralama ihalesine konu edilerek 10 TL ikram alındığı iddia edilmiş ve şirket unvanı yanlış söylenmiştir. İsimli firmaya verilmesi hususu, tesadüf eseri yahut ilgili firmanın ticari hayattaki başarısından kaynaklı olmalıdır.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

El konulan dijital materyallerde bu 12 senelik üretimim mevcuttur. Yani ben sadece İBB iştiraklerine iş yapan bir ajans değilim; yoğun olarak özel sektöre de iş yapıyorum. Ancak bu 12 yıl çok inandırıcı gelmemiş olacak ki savunmamda pek yer almıyor; bu yüzden size bu 12 yılın öncesinden de bahsedeyim. Bizim bir aile işletmemiz var ve ben 2005'ten 2014 yılına kadar bu işletmeyi yönettim. Şu an orası Anadolu'nun en meşhur yerlerinden biridir; bugün gitseniz kapısında kuyruk vardır. Ben, pazarlama üzerine yüksek lisans yaparken teorik olarak aldığım bütün bilgileri bir işletmeye fiilen uygulamış bir insanım. Şu an "Nerede yemek yenir?" diye sorsanız, bizim dükkanı "Kubbe Altı" olarak gösterirler. Logosunu ben yaptım, ismini ben koydum ve bütün pazarlama stratejisini ben oluşturdum. Orada geliştirdiğim spesiyalimiz ulusal bir dergiden ödül aldı. Ayrıca 2012 yılında Sosyal Politikalar ve Aile Bakanlığı tarafından Bolu'da "rol model girişimci" olarak seçildim. Nitekim bunu da dergi ödülü ve bakanlıktan aldığım girişimci ödülü ile somut delil olarak sunabilirim. Haliyle, eğer 12 yıllık üretimlerim yeterli görülmüyorsa, bu sürenin öncesini de size kanıt olarak sunmaya hazırım.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Tekrar konuya dönecek olursam; isimli firma tarafından elde edilen usulsüz gelirlerin tekrardan örgüt kasasına aktarıldığı, dolayısıyla ulaşılmak istenen amacın Büyükşehir Belediyesi'nin kasasına girecek tutardan ziyade örgütün kasasına girecek tutar olduğu iddia edilmiştir. Bu sonuca nereden varılmıştır? isimli kişi, ben tutuklandıktan sonra 2 Eylül 2025 günü verdiği ek ifadesinde —ki daha önceki ifadelerinde yer almayan bir nakit para tesliminden bahsetmiştir— hesabına gelen parayı üçüncü bir kişiye teslim ettiğini öne sürmüştür. Bu ifade, ben gözaltındayken önüme konulmadı. Önüme sadece 'un 29 Mayıs 2025 tarihli ifadesi konuldu ve orada sadece şu yazıyordu: ": Direkt kendi üzerine olmasa da yönetiminin 'da olduğunu bildiğim firmalar" dedikten sonra bir firma listesi vermiş ve benim firmamı da o firmalar arasına saymıştır.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Kollukta sadece isimleri görünce, önce 'un kim olduğunu çıkaramadım; hatta aklım hep kadın isimlerine gitti. Çünkü ortada bir firma ismi veya bağdaştırabileceğim bir durum yoktu. "Acaba Kültür A.Ş. ile mi çalışıyor, yoksa bir başka tedarikçi mi ya da özel sektörden biri mi?" diye düşündüm. "" isminden başka hiçbir ipucu yoktu ve kim olduğu anlaşılmıyordu. İddianameyi gördükten ve bahsettiği rakamı okuduktan sonra kim olduğunu az çok anladım; ancak o rakam da doğru değildir. Benim onunla yaptığım çözüm ortaklığındaki bedel daha yüksektir, rakamı biraz kırpmıştır. Sanki durup dururken bana para göndermiş, o da çekip vermiş gibi bahsetmiş. Bunu niye yapmış? Bunun muhatabı ben değilim. Zaten benim yaptığımdan da bahsetmiyor, kendi durumunu anlatmış. Ancak ben 'ya faturamı ödedim; dekontunu da sunabilirim. Miktar bu arada doğru değil. Üstelik bu durum bana biraz, hani neden böyle bir beyana ihtiyaç duysun ki dedirtti. Tamam, yönlendirmeyi yaptığım gibi bir şeyden bahsetmiyor ama sonrasında bana şöyle geldi: Daha önceki tutuklattığı ifadesiyle ile beni nasıl bağlarım diye düşünerek böyle bir beyanda bulunduğunu düşündüm. Bu benim şahsi fikrimdir.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Sonuç olarak aslında Ponte ile arasında bağ kurma çabası olduğunu düşünüyorum. İddiasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığıyla ilgili hiçbir fikrim yok. Şirkete ödediğim paranın sonra ne olduğu ile ilgili bir bilgim bulunmamaktadır ve kendisi de benim böyle bir yönlendirme yaptığımdan bahsetmemektedir. isimli şahsın Ponte ile hiçbir hukuki ya da fiili bağlantısı yoktur. Kendisiyle olan tanışıklık düzeyimi zaten kolluk ifademde de anlatmıştım. Esasında bu 'un soyut beyanlarına savcılık da pek inanmamış olsa gerek; zaten iddianamede başka bir iddia ortaya atılıyor: "Dijital reklam danışmanlık teknoloji hizmetleri limited şirketinin, yine örgüt yöneticisi olan 'un gayri resmi olarak sahibi olduğu bir diğer firma olduğu anlaşılmıştır" denmektedir. Delili ne? Hani bu iddiayı neye göre atıyorlar? Hiç tanımadığım, hani gösterseniz asla tanıyamayacağım isimli kişinin, "'dan duyduğuma göre Ponte Reklam'ın sahibi fiiliyatta 'dur" ifadesi. Yani aslında başka birisine atfen söylenen bu söz, hani bir delil var mı? Zaten yok. Hani 'a sordunuz mu? Hani onu da aradım baktım eklerine kadar; hani 'Sen böyle bir şey söyledin mi? Söylediysen sen nereden biliyorsun?' diye... Onu da sormamışlar ama net bir bilgiymiş gibi iddianamede yer almış.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Sayın Heyet, yaşadıklarımı bütün bir samimiyetle anlattım. Yani bu iddianame açıkçası biraz psikolojimi bozdu. Çünkü çok basit şeylere, gerçekten çok basit şeylere çok büyük ve daha kötüsü yanlış anlamlar yüklenmiş. Dijital reklam hizmeti veren biri olarak; yani analiz raporlamasını görmek isteyen müşteri için yazılımcıya Google Tag Manager kodu göndermekten artık kaygılanmalı mıyım? Ya da bir ihaleye davet edildiğimde teklif sunarken acaba diğerleriyle daha önce ben bir ihalede karşılaşmış mıyım diye sorgulamalı mıyım? Ya da reklam hizmeti verdiğim bir markadan hani beni bir kenara koyuyorum, ailemin alışveriş yapmasını engel mi olmalıyım? Yani aldığım hizmete karşılık ödeme yaptığım adamın sonrasında bu parayı ne yaptığıyla ilgili peşine mi düşmeliyim?

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Yani gerçekten hani bunları böyle peş peşe sıraladığımda da anlayacaksınız; ben iddianameyi okuduğumda hani artık neyi, yani bir şey suç mu gibi böyle ekstra ekstra sorgulamaya başladım. Yani mail gönderiyorsunuz, bu bir suçmuş gibi iddianamede karşınıza çıkıyor. Neyse Sayın Başkan, Sayın Heyet; tam 8 aydır bu tablo nedeniyle tutukluyum. Özgürlüğümden, işimden, ailemden uzağım. Öncelikle tahliyeme karar vermenizi talep ediyorum. Özgür olduğumda ifadede aktardığım bütün hususları daha ayrıntılı ve belgeli şekilde, belgeli şekilde önünüze getireceğime inanabilirsiniz. Saygılarımı sunuyorum.

Ponte Dijital Reklamcılık Sahibi

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.