Suçlama Konusu
Kişisel Verileri Başkasına Verme, Yayma veya Ele Geçirme
Eylem 13
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, siyasi hedeflerine ulaşmak amacıyla milyonlarca vatandaşın kişisel verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmiştir. İddiaya göre bu plan, "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" adlı mobil uygulamalar üzerinden yürütülmüştür. Örgüt yöneticisi Murat Ongun, siyasi danışman Necati Özkan ve teknoloji koordinatörü Melih Geçek'in yönettiği bu faaliyetlerde, "İstanbul Senin" uygulaması aracılığıyla 4.7 milyon kullanıcının konum ve cihaz bilgileri toplanarak analiz için ABD ve Almanya'daki özel şirketlere (Segment, Mixpanel, Sentry, Adjust) aktarılmıştır. Savcılığa göre, bu verilerin 3.7 milyonu "Powerful Greek Army" adlı bir grup tarafından dark web'de satışa sunulmuştur. Ayrıca, "İBB Hanem" uygulaması kullanılarak, CHP Genel Merkezi'nden temin edildiği iddia edilen 11.3 milyondan fazla seçmenin sandık bilgileri, diğer kişisel verilerle birleştirilerek işlenmiş ve örgüte bağlı özel şirketlere sızdırılmıştır. Savcılık, bu eylemlerin temel amacının, seçmen davranışlarını analiz edip manipüle ederek Ekrem İmamoğlu'nun siyasi kariyerini ilerletmek olduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar, USOM teknik raporları, Murat Ongun'a ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı, şüpheli Naim Erol Özgüner'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ve kurumsal e-posta yazışmaları gibi delillere dayandırılmaktadır. Bu eylemler nedeniyle şüpheliler hakkında TCK 135/1 (Kişisel Verileri Kaydetme) ve TCK 136/1 (Kişisel Verileri Verme veya Ele Geçirme) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.
İddianame Metni
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütü, siyasi geleceğini şekillendirmek ve toplumu manipüle etmek amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin teknolojik altyapısını kullanarak geniş çaplı bir veri toplama ve işleme faaliyeti yürütmüştür. Bu faaliyetlerin merkezinde, vatandaşların belediye hizmetlerine erişimini kolaylaştırma vaadiyle sunulan "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" uygulamaları yer almaktadır. Savcılığın iddiasına göre, bu uygulamalar aracılığıyla milyonlarca vatandaşın kişisel verileri, konum bilgileri ve hatta özel nitelikli kişisel veri olan seçmen kayıtları hukuka aykırı olarak toplanmış, yurt dışındaki özel şirketlere aktarılmış ve siyasi propaganda amacıyla kullanılmıştır.
Bu eylemin planlanması ve icrasında, iddiaya göre örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatlarıyla hareket eden bir grup şüpheli rol almıştır. Örgüt yöneticisi olarak gösterilen Murat Ongun'un, "iletişim çadırı" olarak adlandırılan birim ve kendisine ait olduğu iddia edilen Reklamist firması üzerinden süreci yönettiği iddia edilmektedir. Siyasi danışman Necati Özkan, teknoloji koordinatörü Melih Geçek ve örgüt yöneticisi Hüseyin Gün'ün teknik planlamayı yaptığı, uygulamanın geliştirilmesini ise şüpheli İsmet Koyun'un sahibi olduğu KOBİL/Platform İstanbul firmasının üstlendiği öne sürülmektedir. İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner, İPA Başkanı Resul Emrah Şahan ve CHP Genel Merkezi'nden Orhan Gazi Erdoğan'ın veri temini ve akışında kilit roller oynadığı iddia edilmektedir. Ayrıca, aralarında Emrah Yüksel, Iraz Bıyık, Abdullah Uygun, Adem Ok, Ayhan Güveli, İdris Yıldırım, Mehmet Çağlar Kuru, Hüsnücan Şen, Esma Bayrak ve Yusuf Utku Şahin'in de bulunduğu çok sayıda İBB ve şirket personelinin verilerin işlenmesi, yüklenmesi ve aktarılmasında görev aldığı iddia edilmektedir.
İddianameye göre, veri toplama mekanizması iki ana uygulama üzerinden işlemiştir. "İstanbul Senin" uygulaması, iddiaya göre "logged_in_location" metoduyla kullanıcıların anlık konum, IP adresi, cihaz kimliği gibi verilerini toplamıştır. Bu veriler, analitik ve kullanıcı davranışı izleme amacıyla ABD merkezli Twilio Segment, Mixpanel, Sentry ve Almanya merkezli Adjust gibi platformlara aktarılmıştır. Bu veri akışının, KVKK'dan izin alınmaksızın gerçekleştirildiği ve 3.7 milyon kullanıcının verilerinin "Powerful Greek Army" adlı bir grup tarafından dark web'de sızdırılmasına yol açtığı iddia edilmektedir. Diğer yandan, "İBB Hanem" uygulaması, iddiaya göre daha hedefli bir siyasi çalışma için kullanılmıştır. Şüpheli Naim Erol Özgüner'in, CHP Genel Merkezi'nde görevli şüpheli Orhan Gazi Erdoğan'dan temin ettiği 11.3 milyondan fazla seçmenin sandık ve kimlik bilgilerini içeren listenin, İBB'nin diğer hizmetlerinden elde edilen verilerle birleştirilerek bu uygulamaya yüklendiği öne sürülmektedir. Bu işlenmiş verilerin daha sonra örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Çekino Savunma gibi özel şirketlere sızdırıldığı iddia edilmektedir.
Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre, "İstanbul Senin" uygulaması 4.7 milyon kullanıcıya ulaşmış ve bu kullanıcıların verileri ABD ve Almanya'daki sunuculara gönderilmiştir. "İBB Hanem" uygulamasına ise 11.360.412 vatandaşa ait seçmen ve kimlik bilgilerini içeren "hane_veri_mdm.csv" adlı bir dosyanın yüklendiği tespit edilmiştir. Veri sızıntısı, 26 Mayıs 2025 tarihinde "darkforums" adlı bir platformda "kovalidis" rumuzlu kullanıcı tarafından gerçekleştirilmiştir. Veri temininin kaynağı olarak Yüksek Seçim Kurulu'nun 21/09/2023 tarihli ve 2023/1423 sayılı kararıyla CHP'ye verdiği seçmen kütükleri gösterilmektedir. Bu verilerin, şüpheli Mehmet Çağlar Kuru tarafından 08.11.2023 tarihinde Çekino firması çalışanı Hüsnücan Şen'e e-posta ile gönderildiği iddia edilmektedir. Uygulamaların geliştirilmesinde KOBİL Teknoloji A.Ş., Platform İstanbul, Ithinka A.Ş. gibi firmaların rol aldığı belirtilmektedir.
Savcılık, bu eylemlerle milyonlarca vatandaşın Anayasa ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile güvence altına alınan özel hayatının gizliliğinin ve kişisel verilerinin korunması hakkının ihlal edildiğini iddia etmektedir. İddianameye göre, toplanan veriler sadece siyasi manipülasyon için kullanılmakla kalmamış, aynı zamanda gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için dark web'e sızdırılarak kamu güvenliği açısından da büyük bir risk oluşturmuştur. Özellikle seçmen kütükleri gibi özel nitelikli kişisel verilerin hukuka aykırı olarak temin edilip işlenmesi ve özel şirketlere sızdırılması, kamunun seçim süreçlerine olan güvenini sarsıcı nitelikte bir eylem olarak değerlendirilmektedir.
İddia makamı, suçlamalarını bir dizi delile dayandırmaktadır. Bunların başında, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) tarafından hazırlanan 07/10/2025 ve 17/10/2025 tarihli teknik inceleme raporları gelmektedir. Bu raporlarda veri akışları, sızıntılar ve sunuculardaki bulgular detaylandırılmıştır. Ayrıca, gizli tanık "İLKE" tarafından sunulduğu iddia edilen ve şüpheliler Murat Ongun ile Serdal Taşkın arasında geçtiği öne sürülen, veri toplama planlarının konuşulduğu bir ses kaydı ve çözümleme tutanağı dosyada yer almaktadır. Şüpheli Naim Erol Özgüner'in etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ifadeler, veri temini ve işleme süreçlerine ilişkin önemli bilgiler içermektedir. Bunların yanı sıra, şüpheliler arasında geçtiği iddia edilen e-posta ve WhatsApp yazışmaları, Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ve Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) alınan resmi yazılar da delil olarak sunulmuştur.
İddianamede, şüphelilerin eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 135/1 (Kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek) ve 136/1 (Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme) maddeleri kapsamına girdiği belirtilmektedir. Örgüt lideri, yöneticileri ve özel vasfa haiz üyeler için bu suçların örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle TCK 220/5 maddesinin, suça iştirak eden diğer şüpheliler için ise TCK 37. maddesinin uygulanması talep edilmektedir. Ayrıca, TCK 53 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunlukları ve mahsup hükümlerinin de uygulanması istenmektedir. Şüpheli Naim Erol Özgüner'in soruşturmaya yaptığı katkılar nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirileceği anlaşılmaktadır.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.