Hakkındaki suçlamanın ne olduğunu biliyorsunuz. 122 No’lu eylemler…
Fatih Yağcı Savunması
Sayın hakim, öncelikle ben biraz görev tanımımla ilgili bilgi vereceğim. Ondan sonra ve Gürgen isimli kişilerin beyanlarına karşı da savunmamı yapacağım. Bir de WhatsApp’ta bir yazışmam var. Sayın Hakim, ben 1978 doğumluyum. Okula giden dört çocuğum var. Yaklaşık 2005’ten beri 21 yıldır farklı görevlerde bulundum. Son sekiz yılımı satın alma alanında geçirdim. Son beş yılda ise şef olarak çalıştım. Ağaç A.Ş.’de Satın Alma Müdürlüğü’ne bağlı iki şeflik var: İhale Şefliği ve benim çalıştığım Satın Alma Şefliği. Ama burada sanki ben İhale Şefliği’ne de müdahale ediyormuşum gibi bir izlenim oluşuyor. Gürgen isimli kişi de böyle bir ifade vermiş. Ayrıca Fatih Temur’la beraber firmaları belirleyip, ortak hareket ettiğime dair bir ifadesi var. Bu tamamen karşılığı olmayan bir beyan. Çünkü İki şefliğin görev alanları tamamen farklıdır; sorumluluk alanları birbirinden bağımsızdır. Satın Alma Şefliği olarak biz, doğrudan temin ve 3G bitki alımlarını takip ediyoruz. İhale Şefliği ise toz, gübre, bitkisel materyal, inşaat malzemesi, tesisat, elektrik ve yapım-bakım işlerinin ihalelerini takip eder. Bizim baktığımız alanlar tamamen farklıdır. Ben, birim yöneticisi olarak birimle işleyişi yönetir, süreci takip ederim; tamamen bundan ibarettir.
Satın almayı nasıl yapıyoruz? Öncelikle bizim satın alma süreçlerim var, projelerimiz var. Bir de Ağaç A.Ş. yönetmeliği var. Bu iki çerçevede biz hareket ediyoruz. Önce satın alma personeli firmalardan teklif alır. Bu firmalar onların firmalar. Yani bu her yıl tedarikçi değerlendirme formlarıyla birlikte tedarikler değerlendirilir. Bunu birim yöneticileri imza altına alır. Bize gönderir. Biz de bunu icmali olarak onların tedavi listesini hazırladık. Genel Müdürlüğe gönderir. Genel Müdürlük bunu onaylar. İlk başta bu firmalarla çalışırız. Teklifleri bu yaklaşık. Kümelerle oturuyoruz. Bazen şöyle bir durum oluşuyor. Yaklaşık maliye konuşurken yeterince teklif alamıyoruz. Bu sefer tedarikçileri ziyaret etmek suretiyle görüştüğümüz firmalardan. Sıfırdan teklif alıyoruz onlardan. Böylece yaklaşık maliyeti oluşturuyoruz. Ve genel müdürlüğe, onaya gönderiyoruz. Bizim alım yetkimiz de yok. Bütün şeyi yaklaşık maaştan sonra bizim işimiz bitiyor.
Biz sürekli ayda üç yani dört sefer, bazen beş olur, bazen bir olur. Sezona göre değişiyor. Yeni firmalar hem yeni firmaları hem de mevcut bazı sözleşme yaptığımız ürünlerimizin takibini yapmak için ve yeni ürün çeşitlerini görmek için mutlaka tedarikçileri ziyaret ederiz. Bunları da rapor haline getiririz ve arşivleriz. Gerektiği zamanda, demin söylediğim gibi bunları kullanırız. Burada Gürgen isimli şahsın vermiş olduğu ifade tamamen asılsızdır sayın Hakim. Yani zaten ifade ettiğim gibi hiçbir bağlantımız yok. 'ın ifadesinde de benim ismim geçtiyse de benim bu tarz bir para alışverişinden ne haberim var ne de gördüm sayın Hakim. İsmimin geçmesinde de yani sonuçta üçüncü kişiler konuşmuştur ben bunu bilemiyorum. Ne konuştular, ne yaptılar? Onunla ilgili benim pek bilgim yok. Bana teslim edilen herhangi bir para ve ona benzer bir şey de yok. Bununla ilgili bir beyan da yok.
HTS eşleşmesindeki durum ise tamamen fiziki koşullardan kaynaklanıyor. Benim ofisim, misafir bekleme salonuyla yan yana. Yani aradaki mesafe on metre. Her gelen misafirin benimle HTS vermesi normal. Bizim katta Satın Alma Müdürlüğü, İhale Şefi, Satış Pazarlama Müdürlüğü şefleri ve yöneticileri de bulunmakta. Bizim kata sürekli firmalar gelip gittiği için bunlarla HTS vermemiz normal. Ayrıca ile benim en son görüşmem, söylenen olaydan 8 ay öncesindedir. ile benim iş dışı herhangi bir görüşmüşlüğüm yoktur. O da zaten kayıtlarda mevcuttur. Emniyette bana bir yazışma gösterdiler. Buradaki linke attığım yorumda da bizim isimlerimiz ve bizimle ilgili haberler yapıldı. Bu haberlerde yalan haber yapılmıştı. En son bu yorumdan, bu yazıdan bir hafta öncesinde Yeni Şafak'tı galiba, Yeni Şafak'ta bir haber yapıldı. Burada bizim ismimiz açık bir şekilde yazılmıştı sayın Hakim. Bu durum KVKK kurallarına zaten aykırı. Ben de böyle bir şey olduğunu komşum olan, şu andaki avukatım Cengiz Bey'e ilettim. 'Böyle böyle bir şey yazıldı bizimle ilgili, savcılığa başvurabilir miyim, herhangi bir sonuç alabilir miyim?' diye sordum. Kendisi de bana 'Öncelikle haberi yapan kişiyle bir görüş' dedi. Ben de görüşmeye çalıştım, ulaşmaya çalıştım ama iş yoğunluğundan dolayı biraz süreç uzadı. Zaten bir haftalık bir müddet vardı galiba, o sürenin ardından tutuklandım. Buradaki yazının, yorumun sebebi tamamen bu yalan haberdir yapan özel veya kamu kurumu farklı bir yer için değildir sayın Hakim.
Sayın Hakim, savunmamı bitiriyorum. Bir şey kaldı. Eylem 122'de geçen, 'rüşvet paralarını teslim alarak rüşvet suçunun işlenmesine aracılık ettiği' iddia ediliyor. Fakat ben hiç kimseyle para alışverişi yapmadım. Buna dair herhangi bir iddia da yok. Herhangi bir aracılıkta bulunmadım ama bu suçla suçlanıyorum ve yaklaşık 8 aydır da tutuklu bulunmaktayım. Yirmi bir yıldır çalıştığım şirkette ismim lekelendi. Sonuçta ben aktif bir insan olduğum için herkes beni tanır, benim nasıl bir karakterde olduğumu bilir. Hiçbir zaman bir şaibe içinde bulunmadığımı da herkes bilir. Kimsenin benimle ilgili kötü bir yorumu olmaz. Yöneticilerim olsun, tedarikçiler olsun... Yani kimsenin böyle bir yorum yapacağını düşünmüyorum. Suçsuzum, suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Tahliyemi, ardından da beraatimi talep ediyorum. Söyleyeceklerim bunlar.
İlgili Eylemler
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.