Savunma

Vedat Şahin Savunması

Kendi savunması·Vedat Şahin·1 Haziran 2026 · Kaynak

Sayın Başkan, değerli heyet; mahkemenize sunulan iddianamede "Eylem 78" ve "Eylem 119" başlıkları altında anlatılan ihale olaylarıyla ilgili olarak, hakkımda somut bir isnat bulunmamakla birlikte, nihai olarak ismim zikredilmiş ve cezalandırılmam talep edilmiştir. Şahsıma, Eylem 78 kapsamında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", Eylem 119 kapsamında ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yanında, tarafım örgüt yöneticisi altında örgüt üyesi suçlaması isnat edilmiştir. Bu suçlamalara karşı hazırladığım yazılı savunmamı okuyarak açıklamak ve dosyaya ibraz edilmek üzere heyetinize sunmak istiyorum.

İş İnsanı

Savunmama öncelikle kendimle ilgili ticari ve mesleki geçmişi arz ederek başlamak isterim. Dosyaya giren 25.02.2025 tarihli MASAK raporunda da belirtildiği üzere, ben 1994 yılında bu sektörde çalışmaya başladım. SGK girişimin yapılmasıyla başlayan iş hayatımın ardından, uzun yıllar emek vererek 2023 yılında 4A kapsamından emekli oldum. 1994-1999 yılları arasında; halen daha faaliyet yürüttüğüm iş kollarını kapsayan sahne tasarımı, elektronik sistemler, ses ve sahne sistemleri gibi alanlardaki çeşitli firmaların bünyesinde profesyonel olarak çalıştım. 1999 yılında, 18 aylık uzun dönem askerlik görevimi yerine getirmek üzere askere gittim. 2001 yılındaki dönüşümden itibaren tekrar bu sektör üzerinde 1-2 yıl çalıştıktan sonra, faaliyete devam eden Medyafon Medya ve İletişim Bilişim Teknolojileri şirketini, arkadaşım olan Murat Ocak'dan devraldım. Bu firmayı devraldıktan sonra, 2008 yılında babamla birlikte şirkete hissedar olduk; akabinde 2014 yılında ise şirketin tüm hisselerini kendi üzerime devralarak tek yetkili konumuna geldim.

İş İnsanı

Daha sonra, 2018 yılında eşimle birlikte, Almanya'da düzenlenen Ticaret Odası fuarları kapsamında yine etkinlik sektörüyle ilgili ses ve ışık sistemleri kurulumu işleri yapmak üzere VESA firmasını kurduk. Eşimin Almanya'da yetişmiş ve büyümüş olması sebebiyle bu alanda uluslararası düzeyde bana destek olabileceğini düşünerek bu firmayı kurma adımını attık. Türkiye'deki o dönem, özellikle 2018 ve 2019 yıllarından sonra işlerimizin gelişmesiyle birlikte VESA bu alanda daha farklı ve geniş iş potansiyellerine kavuştu. Nihayetinde 2024 yılında da VESA'nın tüm hisselerini eşimden devraldım. Şirketimiz bugüne kadar, aynı zamanda kendi uzmanlık alanım olan kongre, konferans, fuar, lansman, etkinlik sektörü, açılışlar ve mitingler gibi kamu ile özel sektörün tertip ettiği kapalı ve özellikle açık alan etkinliklerinde ihtiyaç duyulan teknik ekipmanların tedarikini ve kurulumunu gerçekleştirmektedir. Bu etkinliklerde kullanılan ses sistemi, ışık sistemi, LED ekran, baskı işleri, podyum, catering, güvenlik çadırı, çadır, mobil tuvalet, jeneratör, canlı yayın araçları, simultane sistemler ve delege mikrofonları gibi tüm malzemelerin tedarik ve kurulum süreçlerini firmamız yürütmektedir. Firmaların ve kurumların ihtiyaç duyduğu bu kalemlerden ses sistemi, ışık sistemi ve LED ekranlar gibi temel teknik ekipmanlar bizzat kendi firmamın bünyesinde ve stoğumuzda mevcut bulunmaktadır.

İş İnsanı

Stokumuzda olan bu ana kalemler haricinde, bazen organizasyonların ve etkinliklerin niteliğine göre ilave teknik ihtiyaçlar doğabilmektedir. Bu tarz durumlarda doğan fazla ihtiyaçları ve diğer zikrettiğim iş kalemlerini, piyasada bu alanda faaliyet gösteren diğer firmalardan kiralama suretiyle temin etmekteyiz. Bu işleri yaparken zaman zaman alanında uzman bazı alt yüklenici (taşeron) firmalardan da destek alarak projelerimizi eksiksiz şekilde teslim ediyoruz. Geçmiş çalışma hayatımızda doğrudan kendimizin üstlendiği projeler olduğu gibi, ana yüklenicinin alt taşeronu olarak üstlendiğimiz işler de olmuştur. Söz gelimi, iddianame kapsamında adı geçen Kamil Taşçı isimli şahsın —ki kendisi daha sonra tarafımın da avukatlığını üstlenecek olan ikinci avukatımın nezaretinde verdiği 27.05.2025 tarihli ikinci ifadesinde şirketimize sahte fatura kestiği söyletilmiştir— firması Taşçıoğlu Reklam, bizim dijital baskı ve reklam işlerimizi yapan; yani görsel baskı, konfeksiyonlu vinil pano, dijital baskı ve ayaklı yönlendirmeler gibi alanlarda faaliyet gösteren taşeronlarımızdan birisidir. Yine aynı şekilde, ilk ifadelerinde yer almayıp bir şekilde 06.05.2025 tarihli ifadesinde şirketimize sahte fatura kestiğini iddia eden Neva Reklam'ın sahibi 'in firması da iş yaptığımız alt firmalardan birisidir. Bu firmalarla gerçekleştirilen tüm çalışmalar tamamen resmidir ve bunlara ait tüm yasal belgeler dosya kapsamında mevcuttur.

İş İnsanı

Yukarıda saydığım çeşitlilikteki iş kalemlerinin ve işin gerektirdiği gerçek ekipmanların teminini genelde dışarıdan kiralama usulüyle yürüttüğümüz için, faaliyet konumuz gereği sektörde birçok kişiyle ister istemez muhatap olmaktayız. Aynı uzmanlık alanlarında bulunduğumuz için doğal olarak diyaloglarımız ve iş birliklerimiz olmuştur. Bu anlamda, başarıyla tamamladığımız işlerin sahipleriyle ya da tedarik sağladığımız şirketlerin yetkilileriyle işlerin icrası aşamasında etkinlik alanlarında bir araya gelmekteyiz. Üstlendiğimiz projelerin genel itibarıyla elektronik ve teknik altyapıya dayalı işler olması sebebiyle, organizasyon alanlarında bizzat bulunarak herhangi bir aksaklık yaşanmaması ve sürecin sorunsuz, hatasız ilerlemesi adına sahada bulunmak için azami gayret gösteririz.

İş İnsanı

Yaptığımız işler sadece X, Y, Z gibi bir parti ya da STK sivil toplum kuruluşları adına değil tüm belediyeler, kamu kurumları, özel sektörler, STK'lar müşterilerimizdir. Genelde yaptığımız işler işte Leno Trucks'ın mesela İpekyolu Projesi kapsamında Kapadokya'nın ilk aydınlatma işini yaptığım gibi ilk peri bacalarının aydınlatılması ondan sonra Mobil ve Petrol Ofisi'nin madeni yağlarının Türkiye genelindeki lansmanının yapılması yine bu tarzda işler yaparak söz gelimi iddianamede adı geçen AK Parti üyelerine 300 tane 25 (?) tarihli ifadesinde Vesa unvanlı şirketinde 5 adet sahte fatura aldığını iddia eden ile Türkiye'de ilk yapılan Teknofest havalimanında gerçekleştiren gerçekleşmesi festivalinde de iş üstlendim ben burada. Şirketim Medyafon adına 2021 ve 2022 yılları arasında AK Parti Başakşehir Belediyesi'ndeki işi üstlenen Klon Reklam firmasının da bir sürü belediye hayvan barınağı, sertifika töreni, Emin Saraç Kültür Merkezi açılışları bu tarz işlerini yaptım. 2024 yılında VESA adına şirketimle Eyüp Belediyesi'nin de yine aynı şekilde AK Parti döneminde işlerini üstlenen Mercan Oğlu Teknoloji şirketine de Eyüp Sultan Kültür Merkezi, Rami Kütüphanesi, Rami Meydan açılışları gibi birçok etkinlikleri ve usta ses ışık sistemleri, sahne sistemleri kurdum. Dolayısıyla şirketim İBB değil birçok özel sektör, kamu kuruluşu, kurum bu tarz olmak üzere iş alımları olmuştur.

İş İnsanı

Şimdi 7 bölümden oluşan iddianameyi incelediğimde tarafımın ve şirketlerin 5. bölümdeki örgütün İBB'ye bağlı iştirakleri marifetiyle gerçekleştirdiği eylemler başlığı altında İBB iştiraki Kültür A.Ş.'den alınan alt ihaleler ile ilgili suçlandığı görülmektedir. Ama hangi eylemin suç işlediği hususuna hiçbir surette yer verilmemiştir. Burada belirtmek isterim ki tüm iş hayatım boyunca Kültür A.Ş.'den sadece 3 alt ihale aldım. Bu ihaleyi alırken teminat mektubunu alıp kuruma verdim. Bu ihalelerin her biri yaklaşık 10'ar milyon lira değerinde toplam 30 milyon lira olan değerinde olup 14 aylık bir süre 2021 ve 2022 yılının 2. ayına kadar bu olayları yaptık, kapsamaktadır. Bu ihaleler 2019/694'e 075 nolu teknik organizasyon, 2019/697'ye 301 nolu sahne sistemleri, 2019/697'ye 324 nolu çadır temini kurulum ve kaldırılması hizmet alım işleridir. Kurumumun teminat mektubu var iken nasıl olur da kamuyu zarara uğratmış olabilirim?

İş İnsanı

Bu aldığım her 3 ihalenin konusu da tarafımın doğrudan iştigal alanı ile ilgilidir. Ya bir hizmet ihalesi fakat üstlendiğim bu ihaleler döneminde malum 2. aydan itibaren pandemi patlak verdiği için bu işlerin ancak %30 %40'ını minimalinde tamamladık. Kalan işleri tamamlanmamıştır yani, tamamlanmıştır. Bu nedenle yaklaşık 30 milyon lira olan bedelli ihalelerde yaklaşık 16 milyon lira zarar ettim. Bu süreçte tamamlanan işlerle ilgili sadece 14 milyon lira gibi bir ödeme alabildim. Genel olarak şirketimiz kamu belediye ihalelerini EKAP sistemi üzerinden takip ederek teklifler, söz gelimi 2024 yılında EKAP'tan üzerinden teklif verilmiş ama alınamamış işlerin özel sektörde ve kamu alanlarında vardır. Ya da doğrudan temin yöntemiyle tarafımıza daha önce yaptığımız işlerin referans alınmasından kaynaklı olsa gerek tarafımıza ulaşılması suretiyle üstleniriz. Bu şekilde yani referans alınarak, belediyede referanslar alınarak doğrudan temin suretiyle İBB bünyesindeki Kültür A.Ş.'den bugüne değin sadece yukarıda zikrettiğim 3 ihaleyi pandemi dönemine rast gelen 3 ihaleyi alabildik. Başkaca da doğrudan temin ya da EKAP üzerinden hiçbir ihale almadık.

İş İnsanı

2022 yılı ortalarında sonrasında zaman zaman ihtiyaç duyulan işlerle Kültür A.Ş, arandığımız olmuş olup yapılması istenen işlerle ilgili tamamen ticarete bakarak müşteriye teklifler verdik. Fakat fiyatlarımız yüksek bulunarak işler tarafımıza verilmemiştir. Bunun dışında Kültür A.Ş.'den yoğun iş aldığı söylenen fakat sahiplerini doğrudan tanımadığım fakat iddianamede ihale alıcıları olarak geçtiği için isimlerini belirteceğim Kreatif, OMR, Lab Turizm, SYK Rol, Atfrit gibi firmalarla her ne kadar şirketimiz belediye nezdindeki doğrudan üstlenici olmasa da şirketimiz bunlarda doğrudan üstlenici olmasa da doğrudan üstlenen bu firmalara alt taşeron işleri yaptık. Yukarıda zikrettiğim ve pandemi döneminde üstlendiğim 3 işten sonra 2022 yılı ortalarına kadar Kültür A.Ş. ile hiç iş yapmadım. 2022 haziran ayında kendisini İBB çalışanı olarak bildiğim, aynı zamanda İBB'de masası ve odası olan Gülden (soyadını anlamadım) tarafından ortak bir tanıdık marifetiyle aranması sonrasında 2025 yılına kadar Kültür A.Ş.'den iş alan şirketlere çalıştım ben. Fakat burada da mağdur oldum. Zira bu şirketlerden Kreatif'ten halen bu süreçte yapılan tahsilatlardan dahi kalan 11 milyon lira civarında, OMR'den ise 4 milyon lira civarında alacaklı durumdayız halen daha

İş İnsanı

Tarafıma isnat edilen suçlamalar, genel olarak etkin pişmanlıktan yararlanarak tahliye olan kişilerin emniyette ve ilk sulh ceza sorgusunda olmayıp, daha sonra tutuklanmalarından sonra yaptığı asılsız suçlamalarla olup, buradaki iddialar da Kültür A.Ş.'den iş alan firmalardan aldığımız işlerle ilgili değil. Zira üstlendiğimiz işlerin gerçek olmadığı, adrese teslim işler olduğu ya da sahte fatura keserek kamuyu zarara uğrattığım iddia edilmiştir. Oysa ki burada mağdur olan şirketimizdir. Zira Kültür A.Ş.'den iş alan ismi yukarıda zikrettiğim bu şirketler doğrudan tanıdığımız şirketler değildir. İlk etapta İBB bünyesinde çalışan 'ın yönlendirmesiyle işler şirketimize intikal ettirilmiş olup, bu işler, standardına uygun bir şekilde yapılmıştır. Net olarak söylemem gerekir ki hiçbir suretle yapılmayan bir iş yoktur. Buna dair görsel ve görsel ve faturaları tutuklamaya itiraz eden avukatım 28.03.2025 tarihli dilekçesinde dosyaya sunmuştur. Başkanım bunlarda UYAP ortamında fotoğraflar ve görseller tamamen hepsi mevcuttur.

İş İnsanı

Fakat yapılan işin faturasını kime keseceğimi tarafımıza bildirince, faturayı o firmaya keseriz. Burada hiçbir surette naylon sahte fatura söz konusu değildir. Şirketlerim işleri yapıp teslim etmesine rağmen hakedişlerini almaya hak kazandığı aşamalarda sorunlar yaşadık. Ödemeler yapılmamış ya da geciktirilmiştir. Adına iş yapılarak fatura kesilen firmalar hakediş bedellerini ödememek ya da daha az ödemek adına birçok engel çıkarmışlardır. Zaman zaman bu şirketlerden alacağımızı alabilme adına kesintiler yaptığımız olmuştur ama bu kesintiler asla birilerinin yararına ya da iddianamede zikredilen sistem yararına değildir. Kendi alacağımızdan fedakarlıktır. Burada tarafım zarar etmektedir. Nitekim halen borçlarını ödemediği için davalık oldum. Fakat bu şirketlerin İBB ya da Kültür A.Ş. ile olan ilişkileri, aldıkları işi faturalandırması var ise buradaki illegal durumlar şirketi ya da tarafımı ilgilendiren hususlar değildir. Tarafımın verdiği teklif kabul edilmiş, karşılığında iş yapılmış ama ücreti tam olarak ödenmemiştir.

İş İnsanı

Burada bir hususu daha belirtmek isterim başkanım. Yapmış olduğumuz işlerin bedellerini almadığımız zamanlarda ciddi sıkıntılar yaşadık. Bu işleri eksiksiz tam bir şekilde zamanında teslim ettik. Bu işlerin icrasında tarafımızca alt taşeronlar kullanmak zorunda kalmıştır ve kullanmıştır da. Bu alt taşeronların ödemelerini istediğinde ödemelerini yapabilmek adına kendi imkanlarımızı zorladığımız olmuştur. Sahibi olduğumuz mal varlığını ya da satma, devretme ya da dışarıdaki yaptığımız organizasyonlardan elde ettiğimiz gelirlerle kredi çekme yollarına gittik, karşılamak durumunda kaldık.

İş İnsanı

Yine söz gelimi 2024 yılında Ramazan etkinliğinde tamamı teslim edilmesine rağmen hakedişin ödenmeden sıkıntıya düştük. Bu nedenle şirketin bünyesinde olan aracı çadır temin ettiğim Vizyon Çadır sahibi Yasin Bey'e aracımı devretmek zorunda kaldım, alacağına karşılık. Kültür A.Ş. adına iş alan firmalar üzerinden yaptığımız işlerde asla suistimal yoktur başkanım. Belediyenin kendi ekspertiz elemanları sahalarda bu alanlardaki kontrollerini yaparlar. Sahadaki işler kontrol edilir. Yine tarafımıza ve taşeronlarla ilgili bir fotoğraf grubu oluşturulup iş bitiminde bu gruba iş fotoğrafları atılır. Yapılan işlere dair bir liste yapılır. İBB ekipleri fotoğraf ve kontrol listesini aldıktan sonra bu kontrolleri alanda da yaptığı için mukayeseler sonrasında onay verilirse hakedişe hak kazanılır. Onay olmadan hakediş kazanılamaz. Kafamıza göre fatura kesme asla olamaz. İşlerin metrajında yanıltı olamaz. Hizmet sektöründe her işte olduğu gibi iş başında ekiplerimizce bir keşif mahalinde tarafımızca yapılır.

İş İnsanı

Ama işin icrası sırasında istekler, hava vesaire koşulları veya alandaki gelen kişilerin azlık çokluğuna göre değişiklik gösterebiliyor. Etkinliklerde sapmalar olabiliyor. Bu normaldir ama asla olmaya ya da yapılmayan bir işin bedeli, bu işin akışına karşılık denetimlerin olduğu ortamlarda tahsili, sahte fatura gibi bir olayı söz konusu değildir. Zaman zaman ihtiyaç duyulup ihaleye çıkmayan işlerle ilgili Kültür A.Ş.'den arandığımız olmuş olup buralara da tamamen ticari bakarak teklifler verdik. Fakat fiyatlarımız yüksek bulunarak doğrudan temin işi tarafımıza verilmemiştir. Bir ticaret insanı olarak tüm bu işlere baktığım açık, bu işten para kazanıp kazanamayacağımdır. Nitekim İBB Kültür A.Ş. içerisindeki ihale takip ve yönetim şekli tarafımı ilgilendiren bir husus değildir. Şirketimizin bu iş için aranması da suç değildir.

İş İnsanı

Yukarıda işlerin akışını, iş alış şekillerini de belirttim. İş bitiminde hakedişimizi almak adına, fatura kesme aşamalarında işler Kültür A.Ş.'ye yapılmasına rağmen, tamamıyla G ve ekibinin istek ve iradesiyle iyi niyetli olarak faturalarını ismini zikrettiğim istenilen firmalardan birine istenilen açıklamayla kesildiği olmuştur. Bu durum yaptığımız işin değer ve gerçekliğini etkili değildir. Sonuç itibariyle o iş yapılmış ve teslim edilmiştir. Bedeline hak kazanılmıştır. Almamız gereken bedel alınmıştır. Bu şekil faturalandırmada bazı şüphelilerin sahte fatura kesme, mal ve hizmet alımı yok gibi suçlamaları doğru değildir. Bir diğer durum yine yeri gelmişken açıklamak istiyorum başkanım. 30.06.2025 tarihinde savcılığa verdiğim ifademde Karbonat Reklam isminin firmaya ödeme yaptığımı söylemiştim. Bu firmanın Kültür A.Ş.'den bizden sonra teknik işleri üstlenen firma olduğunu öğrendim. Kültür A.Ş. yetkilileri bizim onayımız olmadan bu firmaya, bizim yukarıda zikrettiğim ve doğrudan aldığımızı söylediğimiz ihalelerle üstlendiğimiz işi yapmamız halinde hakedişlerce alacağımız işi Karbonat Reklam'a yaptırmıştır. Bedeli de tarafımıza ödetilmiştir. Karbonat isimli firmanın, şirketimize kestiği fatura da bu şekilde olmuştur. Bu fatura günün sonunda sahte fatura değildir veyahut da naylon değildir. Yapılan bir işin karşılığında, karşılığıdır. Ama yönteminde yanlışlık olabilir.

İş İnsanı

Tarafım 21.03.2025'te emniyette, akabinde 22.03.2025'te savcılıkta yine tutuklandıktan sonra 30.06.2025'te, 11.09.2025 tarihlerinde olmak üzere savcılıkta ifadeler vermiştir. Bu ifadelerden en yalın ve samimi olarak verdiğim ifade, 21.03.2025 ve tarihli emniyet ve ertesi gün 22.03.2025 tarihli savcılık ifadeleridir başkanım. Ve şimdi verdiğim ifadelerdir. Yani hayatımda ilk defa emniyet süreci yaşadım. Savcılık süreçleri yaşadım. İlk defa cezaevindeyim. Tutuklandıktan sonra yoğun stresli ve sıkıntılı günlerim geçti. Yani ailesine düşkün birisi olarak, çocuklarına düşkün birisi olarak girdiğim cezaevinde belirsizlik, bir sürecin içine atıldım. Tarafıma tanımadığım kişiler cezaevinde ziyaret ederek, "Şöyle ifade verirsen çıkarsın, senin hakkında şöyle suçlamalar var ya da buradan çıkamazsın" gibi birçok psikolojik baskıya uğradım. Bunlardan en basiti başkanım, artık terör örgütü suçlaması, terör örgütüne finansman suçlaması gibi lanse edilmesi, bunların bana gelmesi... Hatta şirketimin hissedarı olan eşimin tutuklanacağına dair ve bununla ilgili benden maddi olarak paralar isteyen avukatların da beni ziyaret ederek geldiklerini biliyorum. Gözaltına yollar gidildiğinin haberlerini bana gelip iletiyorlardı, tarafıma ulaştırılıyordu. Savcılık ifadelerinde dahi söylemediğim bazı isnat ve suçlamalar, suçlamalar ifadelere yazıldığını fark ettim. Bu aşamada neyle suçlandığımı dahi bilmeden, bir an önce açıkçası tahliye olabilmek gayretine girdim. Dava açıldıktan sonra görmekteyim ki birçok kişinin emniyette, daha sonra savcılık ifadesi sonra, yani Mart 2025 ayından sonra, Mayıs ve Haziran 2025 aylarında ifadelerini değiştirdiklerini, farklı verdiklerini, ifadelerinin tamamen çelişen, asılsız suçlamalar girdiklerini gördüm. Benim görgüye dayalı olmayan suçlama ve delilleri gördükten sonra şu an verdiğim ifadeler en net ifadelerimdir başkanım.

İş İnsanı

İddianameyi inceledim. İddianamede dördüyle iş yaptığım ve de cari ilişkiler içinde olduğum beş farklı şüphelinin, ki bunlar Taşçıoğlu Reklam Kabil Taşçı, 4,5G firma sahibi , Ego Taktik sahibi Gürkan Coşkun, Neva Reklam sahibi ile tanımadığım kişileridir. Bunlar ile gizli tanık ya da tanık olarak ifade veren ama kendisini tanımadığım, ne iş yaptığını dahi bilmediğim 'nın aynı mahiyette sahte fatura kesme, kullanma suçlamaları ile karşı karşıya kaldım. Bu kişiler ne emniyette ne de savcılıktaki ilk sorgulanmalarında suçlama yapmadıkları gibi aramızdaki ilişkilerin ticari ve yasal olduğunu açıkça söylemişlerdi. Fakat daha sonraki aşamalarda yukarıda zikrettiğim şekilde muhtemelen tahliye olabilme adına Mart 2025 ayından sonra, Mayıs ve Haziran 2025 aylarında hiçbir dayanağı ve gerçekliği olmadan tarafımı sahte fatura kesmeye de almakla suçlandığımı, diğeri olan tanımadığım 'un ise tarafıma Üsküdar'da elden 8 milyon 450 bin lira para verdiğini söylediğini gördüm. Maalesef bu isnatları yapan kişilerin ilk ifadelerinde bu suçlamaların hiçbirisi yok iken, sonraki ifadelerinde bu suçlamalara yer verildiği, üstelik mantıken ve madden dayanağı olmayan isnatlarda bulunduğunu gördüm. Bunlardan birisi 15-20 yıllık arkadaşım olarak bildiğim, alt taşeron olarak işleri verdiğim, az önce bahsettiğim Kabil Taşçı'nın, diğer birçok organizasyonda birlikte iş yaptığımız 4,5G sahibi 'nın, diğeri cari ilişkiler içinde olduğumuz Neva Reklam sahibi 'in...

İş İnsanı

Nitekim bu kişiler amaçlarına ulaşmış, üstelik bizzat kendileri "sahte fatura kestim" demelerine rağmen bugün tutuksuz yargılanmaktadırlar. Umarım bu kişiler mahkeme huzurunda doğruyu söyleyeceklerdir.

İş İnsanı

Şimdi bu kişiler hakkında isnatlarına kısaca değinmek istiyorum. Kabil Taşçı'nın suçlaması başkanım; bu kişi Taşçıoğlu Reklam'ın sahibidir. Yani tarafımın 20 yıllık arkadaşı ve iş yaptırdığım alt taşeronlarımdan biridir. Bu kişi Vesa adına tüm dijital baskı, reklam işleri, vinil baskı, 10/18/10 vinil baskı, yönlendirme panoları gibi işleri verirdik. Kabil Taşçı'nın firması, yaklaşık 4.400.000 liralık bir ciro yaptığımız bir firmadır. Bu kişinin emniyette ve 22.03.2025 tarihli ifadesinde kendisine tarafım sorulduğunda, “Vedat ile aramıza ticari ilişki vardır, para trafiği buna dayalıdır, ben hiç kimseye elden para vermedim, hiç kimseye naylon fatura kesmedim, yaptığım tüm işler hukuka uygun” demiştir. Aynı şekilde bu kişinin avukatı ’nun tutukluluğa itiraz dilekçesinde Kabil Taşçı'nın yaptığı tüm işlerin faturalı ve fotoğraflı olduğu, hukuka aykırı hiçbir eyleminin olmadığı söylenmiştir. Fakat bu kişi tutuklandıktan sonra 27.05.2025 tarihli etkin pişmanlık kapsamındaki ilk ifadesinde, farklı avukat nezaretinde verdiği ifadesinde, bu defa SRA 003805 nolu, 749.300 lira bedelli, 27.09.2019 tarihli faturadan söz edilerek bu faturaya konu yaptığı işin bedelinin aslında 250.000 lira olmasına rağmen 749.300 liralık sahte fatura kestiğini, fazla paranın da tarafıma iade edildiğini söylemiştir. Bu iddia ile ilgili hiçbir ticari defter incelemesi, karşılıklı mukayese yapılmamıştır. Oysaki ticari defterler incelendiğinde Kabil Taşçı'nın bahsettiği fatura defterimize işlenmiş, kaydedilmiştir. Bu faturadan sonra 94.400 liralık ödemenin yapıldığı, akabinde 169.625 liralık tekrar bir fatura girişi olduğu, daha sonra 27 ve 30 Ekim'de 70 ve 40 bin liralık ödemelerin yapıldığı, akabinde üç farklı fatura daha girişi olduğu, 09.12.2019'da da 700.000 liralık ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu ödeme yapıldığına dair bu kişinin bakiye alacağı 856.881.34 TL'dir. Görülmektedir ki Kabil Taşçı'nın dediği gibi fatura bedeli olarak tek seferde 749.300 lira gönderimi yoktur. Bu kişi doğru söylememiştir. Anlattıkları cari ilişkilerimizde, ödemelerde alınan faturalarla uyumlu değildir.

İş İnsanı

Burada yeri gelmişken belirtmek isterim, bazen sektörümüzde iş yaptığımız an fatura kesilmemektedir. Geriden gelip birden fazla işlerin faturaları sonradan toplu kesilebilmektedir. Dolayısıyla bir fatura birden fazla işi kapsayabilir. Daha önce bu kişinin bahsettiği fatura da dosyaya sunulmuştur. Açıklamasında dijital baskı ve uygulama bedeli, su kontrollü pano üretimi ve montaj bedeli yazmaktadır. Başkanım, yönlendirme panolarında su kontrollü pano kullanırız. Bunlar yağmura ve ahşap korumaya karşı koruma sistemli panolardır. Bu faturanın, 2019 yılının dokuzuncu ayında kesilmesine rağmen, geriye dönük birden fazla işi kapsamaktadır. Asla sahte fatura değildir. Nitekim caride de bu firmayla Haziran 2019'da başlayan bir ilişki görülmektedir. Bu kişiyle yaptığımız birçok işin görseli tarafımızda mevcut olup bunlar aşamalarıyla mahkemenize yine sunulmuştur başkanım. Bu kişiyle ayrıca 12.06.2020'de araç alım satım ilişkimiz de olmuştur. MASAK raporlarında yansıyan fakat iddianamede olmayan bu ilişkide, kendisinin kullanımında fakat Melih Demirezen adına kayıtlı Mercedes C200, 34 CYJ 067 plakalı no’lu aracı Vesa adına satın aldım. Aracı bir yıl kullandıktan sonra 25.06.2021 yılında üçüncü bir şahsa sattım. Tamamen dostane ve ticari bir alışverişten ibarettir, karşılığı da ödenmiştir.

İş İnsanı

'nın suçlaması… Bu kişi, 22.03.2025 tarihli ifadesinde “örgüt üyesi olmadığım için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum” dedikten sonra 2018'de İBB Başkanı Mevlüt Uysal döneminde 4.5G Ajans olarak teklif verip kazandığını, 2019 yılı sonuna kadar anlaşmasının olduğunu, sonrakilerin ise kendisiyle çalışmak istemediğini söylemiştir. Bu kişi 22.03.2025 tarihli ifadesinde “ ile led ve teknik malzemeler işinde malzeme alım satımı yaptığım kişidir, iş hacimlerim çok olduğunda n'den malzeme temin ettik” demesine rağmen, ne olduysa 06.05.2025 tarihli ifadesinde Vesa'ya Talan Ajans'ın sahte fatura kestiğini söylemiştir. Devamla tarafımın, 2006'dan bu yana tanıdığı, 2019'da Kültür A.Ş.'de Genel Müdür olan n döneminin firmamla birtakım organizasyonlar yaptıklarını, 2020 senesinde de tarafımla tüm ilişkisini kestiğini söylemiştir. Yine 06.05.2025 tarihli ifadesinde “Vergi inceleme raporunda yer alan sahte fatura konusu ile benim ve şirketlerimin hiçbir ilgisi bulunmamaktadır” demiştir. Fakat bu kişi, 26.02.2025 tarihli üçüncü ifadesinde ise n'ın zorlaması ve talimatıyla, Vesa'dan ifadesinden zikrettiği 2019 yılı 6, 7 ve 12'nci aylara ait 5 farklı fatura aldığını ama mal ve hizmet almadığını söylemiştir. Yani sahte fatura olduğunu iddia etmiştir. Burada dahi alt şirketlere “yaptırdığım işlerin de faturalarının ibrazı gerektiğinden” diyerek aslında aldığı faturanın yapılan işin karşılığı olduğunu teyit etmiştir. Bu defa da “bu şirketlerden hiçbir iş yaptırmadım” demiştir. Sahte fatura karşılığında ise Kültür AŞ'den ya da uhdesindeki diğer müşterilerinden aldığı çekleri, kısa vadeli olanları 2020 vadeli yaklaşık sekiz farklı çeki, 1.600.000 lira bedelli olan çekleri, mal ve hizmet almamasına rağmen verdiğini söylemiştir. Burada ilk akla gelen soru şudur başkanım: Madem mal ve hizmet almadıysan neden vadeli çekleri keşide edip vesayete verdin?

İş İnsanı

Zikrettiğim faturalar dosyaya sunulmuştur. Yine UYAP'ta da mevcuttur bunlar başkanım. Bu kişinin firması 4.5G ile 2019 ve 2020 yılları arasında yaklaşık 2.700.000 liralık bir ciroyla çalıştık. Kendisine LED ekran, podyum kurulumu, reji sistemi, jeneratör hizmeti, truss kurulumu gibi hizmetler verdik. Kendisi de bu ilişkiyi söylemiştir ifadesinde. Yapılan işlerin görselleri mevcut olup ve aşamalarla dosyaya sunulmuştur. Nerelere iş yaptığım bu kişinin ifadesinde zikrettiği Talem Ajans ile ise bir defa çalışılarak bu firmalardan LED ekran, reji, Jimmy Jib, simültane tercüme, simültane kulaklık gibi kiralamalar yaptık. Asla sahte fatura ilişkisi yoktur. İş alım tarihi 2019'du. O zamanlarda üstlendiğimiz ihtiyaç, işlerden ihtiyaç duyulan hizmet kalemleridir. Yani o tarihte henüz İBB'den ihale almış bir firma değildim. Bu kişinin 26.02.2025 tarihli ifadesinde İBB ve iştiraklerinden yoğun iş alan 13 firma ismi zikretmiş ama bunların arasında şirketlerin Vesa ve Medyafon yoktur.

İş İnsanı

'in suçlaması… Bu kişi iş yaptığımız firmalardan olan Neva Reklam sahibidir. Bu şirketle 2020-2023 yılları arasında yaklaşık 14 milyon liralık ciroya ulaşan bir maaşla çalıştıkek 22.02.2025 tarihli ifadesinde 2017 yılından sonra belediye ve kamu kurumlarından iş almadım demiştir. Bizimle birkaç kez ticari faaliyet olduğunu söylemiştir. Kendi ifadesinde “bir ya da iki kere Vesa’ya sahte fatura kestim” demiştir. Bu ifadeyi görünce çok şaşırdım. Zira firmasıyla bu kadar cirolu çalışmışken, hangi faturaların sahte olduğunu dahi söylemediği durumda tarafıma böyle bir istinadı yapması, tamamen etkin pişmanlık ile tahliye amaçtır. Başka izahı yoktur. İBB bünyesinde organize ettiği işlerde ben Feshane'de Çocuk Şenliği, Okula Dönüş Festivali, Metro İstanbul İkinci Tren Çekme Yarışması gibi birçok etkinlikte iş yaptığımız 25'i aşkın fatura aldığım bu firmanın sahibi ifadesinde hiçbir maddi gerçeği yoktur. Bu firmada da yapılan her işin görseli mevcuttur.

İş İnsanı

Gürkan Coşkun'un suçlaması… Bu kişiyi Emo Teknik'in sahibi olarak bilirim. 25.02.2025 tarihli ifadesinde “Vedat, küçük bir işletmeydi. Sektörün en küçük malzemeye sahip şirketi sahibiydi. 2021 senesinden sonra devasa zenginliğe ulaştı. İki hoparlör koyuyor, 2 milyon lira fatura kesiyor. Emlak Bağdat'tan 60 milyon lira alacağım var inşallah kaçmaz” demiştir. İfadesinin ikinci sayfasında da 29.02.2024 tarihinde “Rumeli Hisarı'nda bir organizasyonda iş yaparken karşılaştığım n sohbet esnasında faturasız işler konusunda Eminönü'ndeki bir ofisten bahsetti. Bu ofisten faturasız olarak iş yapan kişilere poşetlerle konulmuş paraların ödendiği, girişte sadece isim sordukları, adının yazılı olduğu poşeti teslim alıp çıktıklarını söylediğini” söylemiştir. Sayın başkanım, sayın heyet; bu ifadenin tarafıma istinat eden konuşmaların hiçbir gerçeklik yanı yoktur. Evet, bu kişiyle Göktürk'te bir kafede yanımızda ortak tanıdık Hüseyin Yılmaz ile birlikte görüştük. Bu kişi de tanıklık yapabilir. Asla dediği gibi bir konuşma aramızda geçmedi. Buradaki konuşmalartlı'nın hususi yükleri konuşulurken gayriihtiyari, “inşallah kaçmadan yakalanır” temennisi konulmuşken bir ofis ya da para alışverişi asla konuşulmamıştır. Böyle bir konudan da dahi haberdar değilim.

İş İnsanı

Tarafımın iş hacimleri caride de ve MASAK raporlarında da bellidir. 1994 yılından bu yana çalışmaktayım. İlk firmamı 2003'te kurdum. Yıllar yılı iş yaparım. Sektörümüzde bir mala sahip olmak önemli değildir. Kiralamalar yoluyla ihtiyaç giderilebilir. Halen dahi sadece ses, ışık ve LED ekran sistemleri sahipken başkaca bir ekipman mülkiyetimde değildir. Devasa zenginlik ifadesi bir safsatadan ibarettir. MASAK raporlarında da görüleceği üzere üzerime kayıtlı bir ev, bir depolu dükkan, bir de araba vardır. Bir de şirketimin adına bir araba vardır. Kaldı ki yine MASAK raporlarında da görüleceği üzere 2021 yılı, 2022 yıllarında hesaplarımızda anormallik yoktur. Soruşturmanın imkanlarından itibaren soruşturma savcıları dahi tarafımla ilgili nereden ve ne şekilde üretildiği bilinmeyen soru ve iddialarla gelmişlerdir tarafıma. Adeta mal varlığı içinde yüzen biri olarak görmüşler ve gerçekliği tarafımca görülünce şaşırmışlardır. Bu altlığın nasıl oluştuğunu ya da oluşturulduğunu bilmemekteyim. Yeri gelmişken belirtmek isterim başkanım. isminde birçok kişinin olduğu bilinmektedir. Yine ifadelerde Vega Vedat ismini birinin olduğu, İmar Müdürlüğünde Vedat Çay isminde birinin olduğu görülmektedir. Muhtemelen isimler karışmış olabilir. Oysaki tarafımın tüm mal varlığı zaten MASAK raporlarında 25.02.2023 raporunda da, iddianamedeki şık altında açıkça yazılıdır.

İş İnsanı

suçlaması. Böyle bir kişiyi hatırlamıyorum. Deniz isminde …. ve Lap Turizm'in finansman sorumlusu olan bir kişiyi biliyorum. Bu iki firmayla carimiz olup ciromuz da yaklaşık 8 milyon lira civarındadır. , 29.05.2025 tarihli ifadesinde 2016-2024 yılları arasında açık hava reklam kısmında görev aldığını söylemiş ama şirketimiz bu alanda faaliyeti yoktu başkanım. Ben etkinlik sektöründe hizmet vermekteyim. Bu kişi, 29.05.2025 tarihli ifadesinde; 'dan fatura kesmesi için liste ve bu listeye karşılık da resmi tedarikçi ödeme listesi geldiğini, gelen paranın bir kısmını faturalı olarak tedarikçilere ödediğini, artan parayı da , Güldem Hanım ve 'nın yönlendirdiği yerlere teslim ettiğini söyledikten sonra Vesa'na 533 290 45 51 numaralı hattı kullanan 'e 8 Temmuz-13 Kasım 2024 tarihinde Üsküdar Bulgurlu'da 8 milyon 450 bin lira teslim ettim şeklinde beyanda bulunmuştur. Kesinlikle böyle bir iddia kabulümde değildir. Kaldı ki bir kişinin ayaküstü saldıranların verdiği ifadesinde bu kadar rakam ve veriyi tek başına hafızasında tutup söylemesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu kişinin ifadeleri iddianamede ortak baz verisiyle ya da telefon irtibatıyla ortaya koymaya çalışılmaktadır. İddianameye göre alınan kayıtlarda bu kişiyle 16.10.2024 ile 7.01.2025 tarihleri arasında sadece 2 adet telefon irtibatı olduğu söylenmiştir. Ortak baz verisinin ise Üsküdar Burhaniye 1. Ara Sokak, Kısıklı Tünel olduğu söylenmektedir.

İş İnsanı

Sayın başkan sadece iki telefon irtibatı olduğu söylenen bir kişiden 8,5 milyon gibi bir paranın alırken en azından neredesin, geldim, buradayım vesaire demek için dahi bir görüşme olması gerekmez mi? Üstelik tünel gibi bir yerde, bir alanda, trafiğin akıcı olduğu bir alanda, hiçbir ortak yanımız olmayan bir yerde böyle bir para alışverişi olabilir mi? Bu kişiyle tarafımın ne buluşması ne para alışverişi vardır. Baz verisinden hareketle üretilmiş bir iddiadır, asla kabulümde değildir. Yukarıda tarafımla ilgili suçlama yapan 5 farklı kişinin ifadeleri irdelenmiştir. Tamamen soyut iddialar olup gerçekliği yoktur. İddianamede birçok yerde aynı ifadelerle, ifadelerin tekrarıyla suçlanarak dayanak oluşturulmaya çalışılmaktadır. Tarafım ne kamunun zararına iş yapmış ne de suçtan kaynaklanan bir mal varlığını aklamıştır. Tüm işleri resmi ve kayıtlı, aynı zamanda yapılan işlerin görselleri mevcuttur. Hak ettiğim bedelleri dahi alamamışken, aldığım ihalelerden pandemi nedeniyle zarar etmişken böyle bir suçlamanın, maddi gerçekliği yoktur, dayanağı da yoktur. Üzerime kayıtlı gözüken ve yaklaşık 10 yıl oturduğumda 2012'de aldığım Kağıthane'deki evle, şirketimin faal olduğu ve 2023 yılında alınan depolu dükkan mevcuttur. 30 yılı aşkın çalışma hayatım vardır. Nasıl aşırı bir zengin olmuş olabilirim ki?

İş İnsanı

Sayın başkanım tutuklanma nedenim sahte fatura düzenlemek, elde ettiğim haksız kazancı aldığım, sahte fatura karşılığı aldığım nakit paraları örgüt lideri, yöneticisi ve üyelerinin olduğu gizli toplantılara katılarak dağıttığım şekildedir. Bu isnat, isimli kişinin beyanından bir alıntıdır. Zira tutuklanma tarihi 23.03.2025'tir. Diğer aleyhe beyan verenlerin ifadeleri bu tarihten sonradır. Bu tarih öncesi tek aleyhime ifade veren bir kişidir. Bu kişiyi ne gördüm ne de tanırım. Yakın arkadaşım Kamil Taşçı'nın akrabası ve köylüsü olduğunu öğrendi. Bu kişi emniyette soyadımı dahi bilmediğini söyleyerek elden gayriresmi paraları alıp dağıtımını yaptığımı, bu para dağıtımına ilişkin gizli toplantının yapılıyor ise bahsettiği Vedat isimli şahıs da büyük ihtimalle bu toplantılara katılıyordur şeklinde bir ifade vermiştir. Burada sahte fatura suçlaması yoktur. Ardından 7.02.2025'te ise bu kişinin verdiği ifadede de yine sahte fatura kesenler arasında firmam sayılmamıştır. Fakat başkaca kişi ve firmaların ismi verilmiştir. Buna rağmen 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafımı diğer ifadelerle bir harmanlama yapıp tutuklamış, tutuklamıştır. Tutuklanmamdan 2 gün sonra Ahmet nli ifade vermediğini, anlattıklarını sektörde kulaktan dolma konular olduğunu, savcılıkta kendisinden bilgi sahibi olarak beyan istedi, ben de piyasadan duyduklarımı savcılığa ilettim ama şahit olduğum olay yoktur, Vedat'ın sahte fatura kestiğini, gizli toplantılara katıldığına şahit olmadım demiştir. Beyanıyla tutuklu kalıp tahliye edilmedi. Sonradan baskılarla aleyhime ifade veren kişilerle delil olarak üretilmiştir.

İş İnsanı

Tarafım, aynı zamanda örgüt üyeliği ile suçlanmaktadır. İddianame şekline göre bağlı olduğum yöneticinin olduğu söylenmiştir. Benim herhangi bir parti, kurum, kuruluş, hatta kendi derneğimize dahi üyeliğim yoktur. Oysa ki bu kişi her ne kadar 2016 yılından bu yana tanısam da hiçbir ticari ilişkim yoktur. Sadece gördüğümüzde merhabalaşmam vardır. Aynı ortamlarda, toplantılarda bulunmadım. Hiçbir hiyerarşik yapı içinde olmadım. Aksine yönelik dosyada HTS'ler iddiası dışında belge, delil yoktur. Bana emir ya da talimat verebilecek bir kişi hiçbir zaman olmamıştır. İddianamede ismi geçen kişilerden bana sorulanları, neden ve ne şekilde tanıdığımı ifadelerimde detaylı bir şekilde belirttim. Çoğu iş hayatımızdan kaynaklıdır. Emniyetteki ifademde 33 ayrı firma soruldu. Bunlardan sadece iki tanesini tanıdığımı belirttim.

İş İnsanı

Baz verilerin ortak olduğundan sahne ve etkinlikler, bazı verilerin ortak çıkmasının ya da telefon irtibatı olduğu söylenmesinin nedeni, mutlaka yapmış olduğum sahne ve etkinliklerde kurulum yaptığımız için o kişilerle aynı ortamlarda bulunmamız ya da aynı iş yerleriyle ilgili olmamızdan kaynaklıdır. Kaldı ki Mure sadece bir telefon irtibatı olduğu söylenmektedir, söylenmiştir. Baz verilerdeki soyut, başka delillerle ispatlanmayan ortak kayıtlar delil olamaz. Hiçbir tanık, gizli tanık ya da şüpheli tarafımın gizli toplantısı, örgüte üyelik ile ilgili bir eylem ya da davranıştan söz etmemektedir. Sadece sahte fatura suçlaması olup, bundan kaynaklı bir dava da açılmamıştır.

İş İnsanı

Sayın başkanım, 22.02.2025'ten bu yana tutukluyum. Sayın heyetten tutukluluk durumunun hususiyle incelenmesini ve gözden geçirilmesini talep ediyorum. Ciddi bir mağduriyet yaşamaktayım. Ticari hayatımın gereği, yaptığım işlerle ilgili soyut etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenlerin daha sonraki zorlama beyanları dışında dosyada aleyhime hiçbir delil yoktur. Verilen ifadelerin iddianamenin birçok yerinde tekrarlanmalarıyla tarafıma yönelik sanki bir suç varmış gibi bir algı içine girilmesi son derece yanlıştır. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Tahliyemi, dava sonunda da beraatimi talep ediyorum. Başkanım bir de başka bir geçim kaynağım yok, 14-15. aydır tutukluyum. Bu süreçte çocuklarım ve ailem mağdur durumda. Ayrıca hiçbir suçta kullanılmadığı ortaya konulmayan, iddianamede de edilmeyen şahsi hesabımdaki, maaş hesabımdaki blokelerin kaldırılmasını arz ve talep ediyorum.

İş İnsanı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.