Savunma

Yağmur Cansu Yeşilyurt Savunması

Kendi savunması·Yağmur Cansu Yeşilyurt·6 Mayıs 2026 · Kaynak

Sayın Başkan, Sayın Heyet, Sayın Savcı; öncelikle sizleri de çok yormamak adına savunmamı kısa ve öz bir şekilde yapmaya gayret edeceğim. Savunmama varlığı henüz kanıtlanmamış bir örgüte üye olmak sebebiyle 7 ayı aşkın bir süredir haksız ve maddi hiçbir delil olmadan tutuklu bulunduğumu belirterek başlamak istiyorum. Bir örgütten bahsediyoruz fakat biz 15 kadın tutukluyduk, ben 14'üyle 9 Mart sabahı aşağıda nezarethanede tanıştım. Hayatım boyunca hiçbir örgüte veya siyasi partiye üye olmadım, hiçbir örgütsel faaliyette bulunmadım, hiçbir suç teşkil edebilecek eylemim olmadı, kimsenin de suç teşkil edebilecek eylemine iştirak etmedim.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

İddianameye bakıldığı takdirde benimle ilgili HTS, BDDK, MASAK raporları ve soyut beyan deliline dayalı iddialar yazılmışsa da benim herhangi bir para transferim ya da elden para alışverişim olmadığı gibi BDDK ve MASAK raporlarında da bununla ilgili herhangi bir delil sunulmamış ve benimle ilişkilendirilmemiştir. Beni salt SGK'lı çalışanı olduğum için Kuzey İstanbul ve Güney Cebeci şirketlerine isnat edilen suçlamalara iştirak ettiğim varsayımıyla dahil etmişler; ancak bununla ilgili de herhangi bir delil sunmamışlardır. Ben daha önce yazılı savunmalarımda da defaatle beyan ettiğim üzere bu şirketlerde SGK'lı olarak çalıştım, harita mühendisliği görevi yaptım. Bu şirketlerin faaliyet konusu olan madencilik faaliyetleri kapsamında görevli harita mühendisiydim. Maden ocaklarında maden ocaklarının ölçülmesi, takip denetim ve hesaplamalarının yapılması, madencilik faaliyetleri için kurulacak tesisler ve ofislerin inşasında görev aldım. Bu şirketlerin muhtevası gereği de harita mühendisi bulundurması gerekir.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Yine NEORAY şirketiyle Kuzey İstanbul'un alt taşeronu olduğu proje bazlı bir çalışma yapıldı. Proje kapsamında NEORAY bünyesinde harita mühendisi bulundurulması gerekiyordu, bu sebeple Neoray bünyesinde proje kapsamında görevli harita mühendisi olarak geçici süreli görev aldım. Bu görevlendirme tamamen 'nun beni harita mühendisi olmam sebebiyle görevlendirmesi üzerine oldu. İşçi-işveren ilişkisi ve mesleki faaliyet dışında herhangi bir suç teşkil edebilecek ya da suça delalet edebilecek bir eylemim olmadı. Yine ilaveten 11 yıldır 'nun şirketinde çalıştığım için çok hisseli ve yönetim ihtiyacı olan Güney Cebeci şirketinde beni ve bir iş arkadaşımı kıdemimizden ötürü Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı olarak tayin etti. Maaşlarımıza da öyle çok büyük zamlar yapılmadı. Bu yeni görevde de sınırsız ve tek imza yetkilisi değildik. Şimdi benim Güney Cebeci'ye Genel Müdür oluşum 2024 Haziran ayında oldu fakat bunun Ticaret Sicil Gazetesi ile ilanı 30 Ekim 2024 tarihinde yapıldı; Ticaret Sicil Gazetesi'nin eklerini dosyada size sundum Başkan.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Güney Cebeci şirketine bu arada 2025 yılı Mayıs ayında da kayyum atandı. Yani 8-9 ay gibi kısa bir süre Genel Müdür sıfatı aldım; bu süre zarfında herhangi bir imza yetkisi kullanmadım, maaşımın dışında herhangi bir para almadım, para transferi yapmadım, şirketi toplantılarda temsil gibi görevler almadım. Zaten bunları da gerektirebilecek herhangi bir durum olmadan şirketin hesaplarına bloke gelerek şirkete kayyum atandı. Tüm çalışma hayatım boyunca edindiğim izlenim; 'nun tüm bakanlıklar, valilikler, kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordineli bir şekilde çalışıp tüm çalışanlarına da bilmeleri gerektiği kadar ve mesleki uzmanlık alanlarında bilgi verip bunun dışındaki konularda diyalog kurmamasıydı. Nitekim bütün çalışanlar da bu iş bölümlerine riayet ederek kendi mesleki faaliyetleri dışında herhangi bir konuda bilgi sahibi dahi olmazlardı.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

İddianamenin 697. sayfasında bakıldığı takdirde HTS, BDDK, MASAK raporları, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün raporları birleştirilerek benim Kuzey İstanbul isimli şirketin Genel Müdürü olduğum yazılmış. Bunun sehven yazılmış bir hata olduğunu düşünüyorum çünkü ben Kuzey İstanbul'da çalıştığım 10 küsur yıl boyunca harita mühendisliği dışında herhangi bir sıfat almadım. Zaten iddianamenin benimle ilgili SGK kayıtlarına bakıldığı takdirde bunun da böyle olduğu çok açık bir şekilde gözükecektir. Bu sebeple aslında iddianamenin 697 ve 3363. sayfasında yazan bilgilerin ne benimle ne de görevimle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Aslında bu suretle hakkımdaki iddiaların tamamına yakını çökmektedir. Yine iddianamenin 55. sayfasında çevre kirliliğine yol açan kaçak döküm saha görevlisi olduğum iddia edilmişse de döküm sahalarının benim çalışma alanım ve görev kapsamımda olmadığını defaatle bütün savunmalarımda bildirdim. Harita mühendisliği dışında herhangi bir işe dahil olmadım. Şimdi burada sürekli bir Cebeci maden bölgesi, "kaçak döküm sahası" adı altında ibareler geçtiği için Cebeci'nin size ufak bir tanıtımını yapmak istiyorum.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Cebeci dediğiniz bölge, yaklaşık 40 yıldır 15-16 adet maden firmasının dip dibe ve vahşice madencilik yaptığı bir bölgeydi. Yani öyle ki 200-250 metrelere varan yüksekliklere ulaşmış, can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden maden çukurlarından oluşuyordu. Bunlar geçmiş yıllarda yapılan madencilik faaliyetleri sonucu oluşturulmuş ocaklardır. Bölge, İstanbul'un en kaliteli taşına sahip olduğu ve çok göz önünde bulunduğu için, dönemin hükümeti tarafından bu bölgedeki taşın İstanbul'a hizmet edebilmesi ve bölgede madenciliğin güvenli bir şekilde yapılabilmesi amacıyla emsal teşkil edecek bir projenin temelleri atılıyor. Bu projenin temelleri 2014-2015 yıllarına dayanıyor fakat projenin imzalanması 2018'de bitiyor. Bu projeyi kim yaptırıyor? Bölge madenlerden oluştuğu için ve bağlı kuruluşu olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılıyor. Kime yaptırılıyor? İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa akademisyenlerinden Profesör Doktor Atiye Tuğrul ve yine aynı üniversitede birçok akademisyenin içinde bulunduğu bir ekibe hazırlatılıyor. Profesör Doktor Atiye Tuğrul projenin sahibi, aynı zamanda hem proje koordinatörü hem de sahada ve proje üzerinde gerekli denetim ve raporları yapmak üzere ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nde danışman oluyor. İşte bu şekilde hazırlanan proje, Türkiye'nin ilk maden bölgesi projesi olarak Resmi Gazete'de ilan ediliyor. Ek olarak size bu gazeteyi de sunuyorum başkanım. Bunun dışında başka bir maden bölgesi ilan edilmediği için şu an hala Türkiye'nin ilk ve tek maden bölgesi niteliğinde, yani emsal teşkil eden bir projedir.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Akabinde maden bölgelerinin yönetimi ve denetimi gibi birçok usule ilişkin detayları içeren bir yönetmelik yine Resmi Gazete'de yayınlanıyor. Bu yönetmeliğe göre maden bölgelerinde, bağlı olduğun ilin valiliği tarafından bir komisyon kuruluyor. Bu komisyonun başkanlığını büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı yapıyor; diğer üyeleri de yine vali tarafından atanıyor. İşte bu komisyonun görev, yetki ve sorumlulukları da bahsettiğim yönetmelik içerisinde mevcuttur. Yani aslında maden bölgesi olması sebebiyle buradaki en yetkili amir Maden Kanunu'nda belirtilen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, ardından da yönetmelikle belirlenen valilik makamıdır. Burada Kuzey Cebeci ve Güney Cebeci ayrımı nasıl oluşuyor? Cebeci maden bölgesi de kendi içerisinde taş kalitesi açısından ikiye ayrılıyor. Bunlardan biri Kuzey Cebeci, diğeri de Güney Cebeci olarak adlandırılıyor. Bunların ruhsatlarını da yine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü veriyor. O ruhsatları da size ek 3 olarak sunuyorum başkanım. İçeriğine bakacak olursanız Kuzey Cebeci'nin kum taşı, Güney Cebeci'nin de kalker olduğunu göreceksiniz. Biraz önce Cebeci maden bölgesi projelerinden bahsettim. Bu projede neler var? Kuzey Cebeci ve Güney Cebeci'ye ait maden ocaklarının planlanması, bu maden ocaklarından çıkan maden cevherinin zenginleştirilmesi amacıyla kurulacak tesislerle bunların yerlerinin belirlenmesi, bu tesis ve madenlere hizmet edecek çevre koruma ve altyapı yatırımları projeleri mevcuttur.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Bu çevre koruma ve altyapı yatırımları nelerdir? Yol projeleri, dere ıslahları, içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon gibi altyapı projeleri ile çevre düzenlemelerini içeren peyzaj amaçlı rehabilitasyon projeleridir. İşte bu çevre koruma ve altyapı yatırımları projesi için 2018 yılının sonunda, projenin yapım işinin kontrolörlüğüne ilişkin olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında bir protokol imzalanıyor. Bunu da ek 4 olarak size sundum. İBB, kontrolörlüğünü aldığı projenin yapım işini de kendi iştiraki olan İSFALT'a protokollüyor; bunu da ek 5 olarak sunuyorum. Bu protokoller 2018 yılının sonunda ve 2019 yılının başında, yani aslında İstanbul Büyükşehir Belediyesi henüz el değiştirmeden imzalanıyor. Bu protokoller imzalandıktan sonra Cebeci Maden Bölgesi'nin işleyişiyle alakalı olarak ile valiliğin organize ettiği birçok koordinasyon toplantısı düzenleniyor. Bu toplantı tutanaklarından birkaç örneği ek 6 olarak size sunuyorum. Bu tutanaklarda dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Şeref Kalaycı, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Cevat Genç ve diğer resmi kurumlardan yetkilileri, aynı zamanda proje koordinatörü Profesör Doktor Atiye Tuğrul gibi isimleri göreceksiniz. Bunun dışında bölgede yapılacak olan işleri ve bunları kimlerin üstleneceğiyle alakalı maddeler sırasıyla yer almaktadır. Aslında bu da yetkililere sorumluluğun kimlerde olduğunun ufak bir özetidir.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Çalıştığım şirkette Güney Cebeci istihdamı olduktan sonra valiliğin koordine ettiği birçok toplantı oldu. Katılmam istenenlere ben de katıldım; harita mühendisi olarak görsel sunumlara yardımcı olmak açısından orada bulundum. Benim katıldığım toplantılarda şu isimler vardı: Sayın İstanbul Valimiz Davut Gül, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'ndan sorumlu Vali Yardımcısı Ahmet Süheyl Üçer, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin, Agrega Daire Başkanı Serkan Gökmen, Sultangazi Kaymakamımız Mahmut Kaşıkçı, Sultangazi Belediye Başkan Yardımcımız Mustafa Birinci, diğer resmi kurum yetkilileri, proje koordinatörü Profesör Doktor Atiye Tuğrul, İbrahim Bülbül ve Murat Gül İbrahimoğlu bulunurdu. Bu toplantıların hiçbirinde yoktu. Ben 'yla resmi veya resmi olmayan hiçbir toplantıya katılmadım. Ben Ekrem Bey'i ilk defa 19 Mart sabahı sivil polis aracının içinde, önce nezarethanede ardından da mahkeme salonunda kanlı canlı gördüm. İddianamede baz kayıtlarına madem bu kadar değer veriliyor; bahsettiğim isimlerle baz kaydıma bakıldığı takdirde birçok kez 0 metre baz kaydını göreceksiniz. Ama iddianamede benim 'yla 5 yılda 5 kez bölge bazında baz kaydımın olduğu gözüküyor. Eğer bu baz kayıtları il bazında alınsaydı muhtemelen daha çok örnek çıkardı ama bölge bazında almak iddianame için yeterli görülmüş belli ki.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Bölge bazındaki bu 5 baz kaydından 4 adedi Şişli bölgesiydi. Benim o dönem çalıştığım şirketin ofisi Şişli'de, Kanyon'un hemen yanındaki sokaktaydı. Adres kayıtlarına bakıldığı takdirde zaten bu görülecektir. Ben muhtemelen ofisteydim ama Ekrem Bey neredeydi bilmiyorum. 1 adet de Sultangazi Cebeci gözüküyor. Ben muhtemelen sahadaydım ama ile hiç karşılaşmadım. Sahada Güney Cebeci için 208 hektarlık bir araziden bahsediyoruz; ben Sultangazi Belediyesi'nde de olabilirim, sahada da olabilirim. Bunun dışında neredeydi bilmiyorum. Bu arada Cebeci maden sahasının hemen girişinde İBB'ye ait bir lojistik merkezi var, kendisi orada da olabilir. Dediğim gibi karşılaşmadım; bölge bazındaki baz kayıtlarını başka nasıl açıklayabilirim bilmiyorum. Bu şekilde değindikten sonra tekrar yazışmalara döneceğim. Bir yönetmelikle Cebeci Maden Bölgesi Komisyon kuruluşundan bahsetmiştim. Bu komisyonun başkanlığına da Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'ndan sorumlu Vali Yardımcımız Ahmet Süheyl Üçer'in başkanlık yaptığını söylemiştim. İşte vali yardımcımız koordinatörlüğünde bu komisyon her ay düzenli bir şekilde toplanır ve bir defter tutulur. Bu defterde Cebeci Maden Bölgesi'nde yapılan veya yapılacak olan işler sırasıyla yazılır, imzalanır ve bu defter valilikte durur. Bunun defterin birkaç örneğini de ek 7 içerisinde size sundum.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Bölge özel bir bölge olması ve emsal teşkil eden başka örneğinin olmadığı bölge olması sebebiyle buradaki yazışmaların çoğunu Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü de yine bizzat kendi yapmıştır. Bunlardan birkaç örneğini de ek 8 içerisinde size sundum. Şimdi bu bilgiler ışığında Cebeci Maden Bölgesi'nde nitelikli malzemeyle dolgu yapılmasında sakınca bulunmadığını belirten Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün yazısını ve yine aynı yazıya atıfta bulunarak belediyeler açısından da hiçbir sakınca olmadığını belirten Sultangazi Belediye Başkanlığı'nın yazısını da size ek 9 olarak sundum. Yine aynı bölgede TEİAŞ'a ait büyük bir trafo merkezi var. Ruhsat sahasının hemen yanında bölge, bunun ruhsat sahası içinde kalan kısmında başta belirttiğim 200-250 metrelere varan yüksekliklerine ulaşmış eski madencilik faaliyetler sonucu oluşmuş, rezervi bitmiş, can ve mal güvenliği açısından tehlikeli bir maden çukuru mevcut. Bu maden çukuru sebebiyle trafo merkezi hemen yanında heyelan riski gibi bir alan oluşuyor. Bu alanla ilgili olarak TEİAŞ, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne bu heyelan riskinin ivedilikle ortadan kaldırılmasına ilişkin bir yazı yazıyor. Bu yazıya istinaden Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Cebeci Maden Bölgesi olması sebebiyle proje koordinatörü olan Profesör Doktor Atiye Tuğrul'dan bölgenin durumu ve alınabilecek önlemlerle alakalı teknik bir görüş yazısı istiyor.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Profesör Doktor Atiye Tuğrul da sahada gerekli denetimleri yaparak dışarıdan gelen malzemeyle bölgenin doldurulup heyelan riskinin ortadan kaldırılmasına ilişkin bir yazıyı, bir görüş yazısını Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne iletiyor. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü de bu yazıyı içerik alarak bir yazı yazıyor ve dağıtım olarak gönderiyor; bunu da ek 10 içerisinde size sundum başkanım. Şimdi bu sahayı en az yani en az 3 ayda bir denetleyen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün hiçbir şekilde kaçak döküm ibaresi veya iddiası olmayan denetim tutanaklarını da ek 11 içerisinde sundum Başkanım. Kaldı ki söz konusu şirkete kayyum atandıktan sonra da aynı faaliyetlere devam edildi. Yani kaçak döküm şüphesi olsaydı bu faaliyetlere devam edilmezdi diye düşünüyorum Başkanım, anında kayyum vasıtasıyla durdurulurdu. Ama ne oldu? Kayyum tarafından da Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne yönetimin değiştiği ve faaliyetlere aynı şekilde devam edilebilmesi için bir yazı yazıldı. Şimdi bu yazıya istinaden Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü size biraz önce ek 10 içerisinde sundum, daha önce şirkete verilmiş olan 02.02.2023 tarihli yazıyı referans alarak, bu yazıya atıfta bulunarak bölgede faaliyetlere aynı şekilde devam edilebileceğine ilişkin kayyuma bir onay yazısı veriyor. Bunu da ek 12 olarak size sundum başkanım. Biraz önce bir flaş bellek vermiştim kadarıyla ekler vardı, ek 12'yi bir açabilir miyiz lütfen?

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Şimdi Başkanım ikinci sayfasına geçebilirseniz 11.07.2025 tarihli bu arada, şirkete kayyum 5. ayda atandı, bu yedinci ayda alınan bir yazı. Son paragrafında az çok görülecektir, son iki paragrafında. 02.02.2023 tarihli yazının yine Cebeci'de... Biraz daha büyütürseniz çok net bir şekilde faaliyetlere aynı şekilde devam edilebileceğine ilişkin yazılar yazılmış. Şimdi yazıyı veren kurum aynı kurum, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Yazıyı alan şirket aynı şirket, sadece yönetimi değişmiş, kayyum olmuş. Söz konusu faaliyet aynı faaliyet. Zaten izin yazısı daha önce şirkete verilen izin yazısına dayandırılıyor. Yani her nasıl ki benim bu belgeye herhangi bir tesir etme ya da yorum yapma yetkim yoksa size sundum veya bundan sonra sunacağım hiçbir belgeyi de aynı şekilde tesir etme, yorum yapma yetkim yok. Sadece şirkette var olduğunu bildiğim için bildiğim bir yazı ve ben bu yazıyı biliyorum diye beni bu işin yöneticisi ya da sorumlusu yapmıyor Başkanım. Bu arada iddianamede bu dolgu faaliyetlerinin İSTAÇ'a verilmeyerek kamu zararına yol açıldığı söyleniyor. Ya inanır mısınız kayyum da İSTAÇ'a vermiyor bizzat kendi yapıyor.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Şimdi dolgu döküm konusu tabi benim uzmanlık alanım değil, daha önce de belirttim benim çalışma kapsamımda değil ama iddianamede bazı hesaplamalar var; bunun teknikleriyle ilgili olarak dışarıdan bakan bir gözle değerlendirmek gereği duydum. İddianamenin 644. sayfasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü'nün 22.09.2025 tarihli raporunda şöyle bir cümle var: Hafriyat dökümü sonucunda 2018 yılında verilere yer alan ortofoto görüntülerle kıyaslandığında belli bir ton hafriyat dökümü yapıldığı tespit edilmiş. Şimdi belli ki bir kübaj hesabı yapılmış. Kübaj hesabı dediğiniz şey nedir? Arazide hiçbir şey yapamadan doğal halinin kodlarının ölçümünün yapılarak ardından sahada kazı, dolgu ne işlem varsa yapıldıktan sonra son ölçümünün yapılarak iki ölçüm arasındaki farkın hesabı.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 22.09.2025 tarihinde, yani kayyumun da faaliyetleri devam ettiği tarihte belli ki bir son ölçüm almış ama ilk ölçüm alamadığı için 7 yıl öncesinin ortofoto görüntülerini kullanma gereği duymuş, bununla kıyaslama yapmış. Bu ortofoto görüntülerinin doğruluğu ne kadardır önce onu bir incelemek lazım. Kaldı ki ağaçlıklı arazilerde ortofoto görüntülerinde büyük sapmalar yaşanabilir. Yine bunun dışında iddianamenin 697. sayfasında 2021-2025 yılları arasında yapılan bir döküm faaliyetinden bahsediyor. 2018-2021 yılında da herhangi bir faaliyetin olmadığını, 2021-2025 yılları arasında da herhangi bir faaliyetin olmadığını düşünüyor. Kaldı ki burada madencilik faaliyetleri yapıldı; madencilik faaliyetleri kapsamında maden ocaklarında maden cevherinin üzerindeki pasalar alınır, sahalara ya da yollara serilebilir ya da bazı bölgelerde stok olarak durabilir, yer değiştirebilir, satılabilir. Bu işlemlerin hiçbiri bu hesaba katılmamış. Yani aslında demek istediğim şu başkanım: bu verilerin bu şekilde değerlendirilmesi doğru bir sonuç ortaya koymaz, aksine mahkeme heyetini yanıltıcı ve yönlendirici bir duruma sebebiyet verir. Gerek yok yani. 2021-2025 yılları arasında yapılacak bir hesap için 2018 verilerinin kullanılması doğru olmaz. Bu hesap tekniğine de bu şekilde değindikten sonra, yazışmalarla devam edeceğim Başkanım.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Cebeci Maden Bölgesi sahasında ve etrafında Sultangazi Belediyesi tarafından yapılması talep edilen bazı yollar mevcuttur. Bu yollarla ilgili talepleri Sultangazi Belediyesi, Sultangazi Kaymakamlığı'na iletmiştir. Sultangazi Kaymakamlığı da bölge Cebeci Maden Bölgesi olduğu için, buranın komisyon başkanı olan Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına bu talepleri iletmiştir. Kaldı ki son tutuklandığım gün verdiğim savunmada savcı bana "Yollar nasıl yapılıyor?" diye sordu, hatta bir yoldan bahsederek sordu. Beyanlarımı aynı şekilde ilettim; bu yazışmaların kayyumda olduğunu söyledim. Onun dışında o gün de Sultangazi Belediyesi tarafından kayyumdan bir yol talep edilmişti. Kayyum da o yolu yapıyordu ama sözlü talimatla yapıyordu; herhangi bir belge var mıydı bilmiyorum. Bunun dışında; Cebeci Maden Bölgesi projesinin başından beri sahibi ve koordinatörü olan, projenin başından sonuna kadar hem sahada hem de proje üzerinde gerekli denetimleri ve raporlamaları yapmak üzere ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün danışmanlığını üstlenmiş olan Profesör Doktor Atiye Tuğrul'un, Güney Cebeci şirketiyle de bir danışmanlık sözleşmesi vardır. Bu danışmanlık sözleşmesini ek 14 olarak sundum. Bunlara ek olarak, her yıl Nisan ayının sonunda bütün maden ruhsat sahipleri; sahalarının son topografik ölçümlerini içeren ham datalarıyla beraber imalat haritalarını ve maden cevheri bilgilerini içeren işletme faaliyet raporlarını Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne sunmak zorundadır. Bunlar sunulur ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, sırf bu evrakların kontrolünü yapmak için denetçi tayin eder.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Yine bunun dışında saha çok aleni bir bölgededir. ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı denetim yapabildiği gibi; komisyon başkanlığını yürüten Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ekipleri de sahada ani denetimler yaparlar. Sultangazi Belediyesi'nin zabıta ekipleri her gün sahadadır. Emniyete, sırf burada kontrolü sağlamak için özel bir bölge tahsis edilmiştir. Bunların dışında, bana isnat edilen döküm konusuyla alakalı olarak; dışarıdan gelen malzemeden elde edilen gelirden Valiliğe ve İBB'ye pay verilmesine ilişkin bir protokol sundum; o da ek 15 içerisindedir. Yine bölgede yapılacak kira sözleşmelerinden Valiliğe pay verilmesine ilişkin protokolü de ek 16 olarak sundum. Valilik, sırf bu protokoller için İSTA adında bir şirket kurdu; yani aslında buradaki finansman işlerine tamamen hâkim durumdadır. Benim gibi SGK'lı bir çalışanın; bu kadar bahsettiğim kurum ve kuruluşun verdiği izinlere, belgelere ve tutanaklara yorum yapma yetkisi zaten olamaz.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Ancak bütün bunlara istinaden; bu kadar kurum ve kuruluşun verdiği izinler, belgeler, ruhsatlar ve onay yazıları hiçbir denetime veya sorgulamaya tabi tutulmazken, biz SGK personeli olarak burada tutuklu yargılanıyoruz. Ben bu resmi kurumlardan kimseyi burada görmüyorum. Yetkisiyle her şeye ulaşabilecekken Sayın Savcımız; benim bir örgüte üye olmam, suç işlemem ya da suça iştirak etmemle ilgili hiçbir delil sunmamıştır. Ben, bana dayatılan ve ailemin mağdur edildiği cezaevi koşullarında, bu yokluğun içerisinde kendi suçsuzluğumu ispat etmek için bu belgeleri sunuyor ve açıklama yapıyorum. İddianameye baktığımızda, SGK'lı olarak şirkette çalışmam dışında bana atfedilen herhangi bir eylem yoktur. "Bir iş yerinde çalışıyorum" diye bir örgüte üye olduğum iddia edilmiş ve iddianamenin 55. sayfasında "alınan beyanlardan anlaşıldığı" yazılmıştır. Ben bu alınan beyanların ne olduğunu soruyorum Başkanım. Bir iş yerinde SGK'lı olarak çalışmak, bir örgüte üye olmak ya da örgütün varlığından haberdar olmak anlamına gelir mi? Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu kadar kamu kurumunun denetlediği bir yerde, kaçak hafriyat sisteminin kurulmasında nasıl görev almış olabilirim? Hakkımdaki iddiaları öğrenmek ve yanıtlamak istiyorum. Müdahil olmadığım bir işte, kamusal makamların bu kadar rahat bir şekilde iddia ortaya atıp, herhangi bir delile dayandırmadan beni suçlamalarını anlamlandıramıyorum. Kafanızda küçük bir soru işareti kalsın istemiyorum.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Son olarak maddi ve manevi durumumdan bahsetmek istiyorum. Ben emekli bir gazi polis memurunun evladıyım. Benim babam terör gazisidir. Burada yargılanmak onur kırıcı bir durumdur ama terör gazisi bir adamın evladı olarak terör ve örgütlü suçlar kapsamında yargılanmak benim için daha büyük bir yüktür. Cezaevi koşulları gerçekten çok zor. Ben hasta olsam da hastaneye gitmeyen biriyken, bir pazar akşamı ambulansla hastaneye kaldırıldım. Bundan aileme haber vermemiştim, sonradan avukatlarım aracılığıyla haberdar oldular. Tabii durumu benden daha ağır sanıklar olduğunun farkındayım ama benim durumum da hayati önem taşıyan bir durumdur; buna ilişkin belgeleri avukatım sundu. Bunun tutukluluk değerlendirmesinde dikkate alınmasını talep ediyorum.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Tutuklanma hikâyeme gelince; 2025 Mayıs ayında zaten bir savcıya ifade verdim. Akabinde emniyet çağırdı, bilgi verdim. Ardından şirkete kayyum atandı ve 4 ay boyunca kayyumla fiilen çalıştım. Bütün bilgi ve belgeleri eksiksiz verdim; pazar günü dahi çağırdılar, gittim. Ardından savcılık makamı tarafından tekrar çağrıldım, "Tabii" dedim. Ertesi gün aradılar, iki gün sonrasına ertelediler, yine "Tabii" dedim. Ancak ifademe gitmeme 4-5 gün kala şafak operasyonuyla evimden aldılar. Bütün elektronik eşyalarıma el koydular. Emniyette 3 gün tuttular. Savcılığa ifade vermeye götürdüler ve beni imza karşılığında serbest bıraktılar. Ardından kayyum beni işten çıkarttı. Serbest bırakıldıktan 14 gün sonra tekrar şafak operasyonuyla evimden alındım. 14 gün içerisinde nasıl bir yeni bilgi veya belge gelmiş olabilir ki tekrar evimden alındım, bilmiyorum. Delil durumunda herhangi bir değişiklik olmadan, serbest bırakıldıktan 14 gün sonra tekrar tutuklandığımı, iddianamedeki kısıtlama kararı kalkınca gördüm. Soruşturmanın başından beri elimden gelen tüm çabayı sarf ettim. CMK'nın 100. maddesinde belirtilen tutukluluk hallerini gerektirecek herhangi bir durum ortada yoktur. Benim kaçırabileceğim bir malım, saklayabileceğim bir bilgim, yok edebileceğim bir delil, en önemlisi de kaçma şüphem hiçbir şekilde olamaz. Yargılama sürecinin uzun süreceğini biliyorum, ancak yedi aydır suçsuz ve günahsız bir şekilde tutuklu kalarak mağdur ediliyorum.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Soruşturma aşamasında; emniyete, savcılık makamına ve sulh ceza hakimliklerine tüm bildiklerimi detaylarıyla anlattım, belgelerle işin muhtebasını mahiyetini izah ederek elimden gelen tüm çabayı sarf ettim. Ancak günün sonunda, iddaların ve olayların anlaşılması için en çok gayret gösteren kişi olmama rağmen, halen tutuklu bulunmaktayım. Burada yıllarca maden ruhsatlarının dolgu izinlerinin onay yazılarını diğer resmi yazışmaları hazırlayan verelenler bunları alanların ne iddânamede ne de aramızda göremiyorum. Hangi SGK'lı çalışanın bu Valilik ve Bakanlık ile yapılan resmi yazışmaları denetleme yetkisi var? Hangi SGK'lı çalışanın bu yazışmaların gerçekliğini sorgulama yetkisi vardır? Kaldı ki bu belgelerin sahteliği yönünde bir iddia da bulunmamaktadır. Şirkete atanan kayyuma da aynı yazılar gelmiş, faaliyetler aynı izinlere dayandırılmıştır. Eğer bir suç varsa, onları da ben aramızda göremiyorum.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Tutukluluk durumum değerlendirilirken; herhangi bir icrai hareketle katıldığım bir suç olmadığını. Suçsuz ve günahsız bir şekilde tutukluluğumun devam ettirilerek yaşadığım travmaları göz önünde bulundurmanızı talep ediyorum. İkamet adresim bellidir; her çağrıldığında adli makamlara aksatmadan gittim. Resmi kurumlar tarafından yazı ve belgeleri belgeleri değiştirme veya yok etme ihtimalim zaten bulunmamaktadır. Bu sebeple, yazılı ve sözlü beyanlarımı tekrar ederek mağduriyetime son verilmesini, öncelikle tahliyeme, nihayetinde ise beraatime karar verilmesini talep ederim. Teşekkür ederim.

Kuzey İstanbul A.Ş. Harita Mühendisi

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.