Suçlama Konusu

Beyliküzü'ndeki Kale Kent projesi ve yanındaki kavşak yapımı için Metin GÜL ile Muzaffer BEYAZ tarafından rüşvet verilmesi olayı

Eylem 8
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde, iş insanları Metin Gül ve Muzaffer Beyaz'dan, Kale Kent ve Teras Park projelerindeki iskan ve imar sorunlarının çözümü karşılığında rüşvet alınmıştır. İddiaya göre, örgüt lideri olarak konumlandırılan Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık, örgüt yöneticileri olduğu öne sürülen Fatih Keleş ve Adem Soytekin aracılığıyla bir sistem işletilmiştir. Mekanizmanın, belediyeye terk edilmesi gereken bir alanın kurtarılması vaadi ve projeler arasına bir kavşak yapılması bahanesiyle işlediği iddia edilmektedir. Bu kapsamda, Metin Gül'den 5 Milyon TL, Muzaffer Beyaz'dan ise 750.000 TL rüşvet alındığı öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin kamu gücünün kötüye kullanılarak iş insanlarının mağdur edildiği bir rüşvet suçu olduğunu iddia etmektedir. Suçlamalar TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerine dayandırılmaktadır. İddiaların temelini, rüşveti verdiklerini beyan eden Metin Gül ve Muzaffer Beyaz'ın ifadeleri, şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ve HTS-baz analiz verileri oluşturmaktadır.

İddianame Metni

İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde, ilçedeki büyük ölçekli inşaat projelerinin sahiplerinden, ruhsat veya iskan işlemleri karşılığında rüşvet talep edilmiştir. Bu eylem özelinde, Kale Kent projesinin sahibi Metin Gül ve komşu parseldeki Teras Park projesinin sahibi Muzaffer Beyaz'dan, belediye yetkileri kullanılarak haksız menfaat temin edildiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu eylemin Ekrem İmamoğlu liderliğindeki çıkar amaçlı suç örgütünün bir faaliyeti olduğunu ve rüşvet sisteminin İmamoğlu'nun bilgisi ve talimatları doğrultusunda işletildiğini iddia etmektedir. Eyleme karıştığı iddia edilen şüpheliler ve rolleri şu şekilde belirtilmiştir: Ekrem İmamoğlu, suç tarihinde Beylikdüzü Belediye Başkanı olarak örgüt lideri konumunda olduğu ve rüşvet talimatlarını verdiği iddia edilmektedir. Mehmet Murat Çalık, dönemin Belediye Başkan Yardımcısı olarak, rüşvet taleplerini iş insanlarına ileten ve pazarlık sürecini başlatan kişi olarak gösterilmektedir. Fatih Keleş, dönemin CHP Meclis Üyesi ve iddiaya göre örgüt yöneticisi olarak, Adem Soytekin ile birlikte rüşveti talep eden ve tahsil eden aracıdır. Adem Soytekin, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve iddiaya göre örgüt yöneticisi olan kilit bir isim olarak, rüşvetin tahsilatını ve bahsi geçen kavşağın yapımını üstlenmiştir. Metin Gül ve Muzaffer Beyaz ise, projelerindeki sorunların çözümü için rüşvet verdikleri iddia edilen iş insanlarıdır. İddiaya göre rüşvet mekanizması iki aşamada işlemiştir. İlk olarak, Metin Gül'ün Kale Kent projesindeki bir sosyal tesis alanının belediyeye terk edilmesi istenmiş, ardından şüpheli Mehmet Murat Çalık'ın "burayı belediyeye terk etmekten kurtarabiliriz" diyerek pazarlık kapısını araladığı öne sürülmüştür. Akabinde şüpheliler Adem Soytekin ve Fatih Keleş'in, bölgeye bir kavşak yapılması gerektiğini ve bedelinin kendileri tarafından karşılanmasını talep ederek 6 milyon TL ve bir dükkan istedikleri iddia edilmiştir. İkinci olarak, Kale Kent ve Muzaffer Beyaz'ın Teras Park projesi arasındaki kavşağın yapımı için Adem Soytekin'in, "yukarıdan talimat geldi, iskana karşılık burayı yapacaksınız" diyerek Ekrem İmamoğlu'nu ima ettiği ve her iki iş insanından da para talep ettiği belirtilmektedir. İddianamede yer alan ifadelere göre, Metin Gül, yapılan pazarlıklar sonucunda iskanın getirilmesi karşılığında 5 Milyon TL'yi Adem Soytekin ve Fatih Keleş'e verdiğini beyan etmiştir. Muzaffer Beyaz ise, kavşak yapımı için Adem Soytekin'e nakit olarak 750.000 TL verdiğini iddia etmiştir. Adem Soytekin'in ifadesinde, kavşak yapımı işini kendisinin üstlendiği ve bu iş karşılığında Muzaffer Beyaz'dan 750.000 TL, Metin Gül'den ise 1.250.000 TL aldığını kabul ettiği, ancak bu paranın belediye adına alınmış bir rüşvet olmadığını, kendi ticari faaliyeti olduğunu savunduğu aktarılmaktadır. Olayların 2017-2023 yılları arasında Beylikdüzü'nde geçtiği belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemlerle iş insanları Metin Gül ve Muzaffer Beyaz'ın, yasal hakları olan iskan ve ruhsat işlemlerini tamamlayabilmek için kamu gücü kullanılarak tehdit edildiğini ve rüşvet vermeye zorlandığını iddia etmektedir. Bu durumun, belediye hizmetlerinin para karşılığı temin edildiği bir sistem yaratarak kamu idaresine olan güveni sarstığı ve kamu zararına yol açtığı öne sürülmektedir. Soruşturma kapsamında savcılığın dayandığı deliller; müşteki-şüpheli sıfatıyla ifade veren Metin Gül ve Muzaffer Beyaz'ın beyanları, şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği ve iddiaya göre sistemin işleyişini detaylandıran ifadeleri, şüphelilerin telefonlarına ait HTS ve baz istasyonu analiz verileri, banka hesap hareketleri ile açık ve kapalı kaynaklardan elde edilen veriler olarak sıralanmıştır. Şüpheliler hakkında TCK 252/1 (Rüşvet Verme), TCK 252/2 (Rüşvet Alma) ve TCK 252/2-5 (Rüşvete Aracılık Etme) maddelerinden cezalandırılma talep edilmektedir. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş ve Adem Soytekin'in TCK 220/1-4-5 (Suç Örgütü Kurma ve Yönetme), Mehmet Murat Çalık'ın ise TCK 220/2-4 (Suç Örgütüne Üye Olma) maddeleri uyarınca cezalandırılması istenmektedir. Soruşturmanın en önemli dayanaklarından birinin, şüpheli Adem Soytekin'in etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verdiği ve rüşvet çarkını anlattığı iddia edilen ifadesi olduğu vurgulanmaktadır.

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.