“İnsan kaynakları sürecinden sonra benimle tanıştırıldığınızda size 'Bu bir kamu hizmetidir, zorlukları vardır, serbest piyasadan farklıdır, maddi beklentinizi karşılamayabilir, buna hazır mısınız?' demiştim. Siz de 'Ben tam da bu iş için buradayım' demiştiniz; kadın yönetici olarak aramıza katılmanızdan gurur duymuştum. İddianamede bizimle ilişkilendirildiği biçimde — kötü bir kahvehane dedikodusu gibi tasarlanmış iddianame kapsamında — sizinle herhangi bir 'dünyamız' oldu mu? Dayatmalar, kabul edemeyeceğiniz teklifler getirilmesi gibi şeyler oldu mu aramızda?”
“Başkanım, olmadı. Bilakis her sene iştirakler yılı kapattıktan sonra size sunum yapıp özet geçerdik. İlk toplantımızda — Medya A.Ş.'de daha iki buçuk ayım olmuştu — bana çok net şunu söylediniz: 'Aman Pınar Hanım, havuzda mümkün olduğunca çok firma alın; hem bakış açısı hem yaratıcılık açısından. Rahatsız olmasınlar, her taraftan firma havuzda bulunsun.'”
