“Ama Fatoş Hanım orada şöyle beyan etti ifadesinde; bunun sizin kendisine söylediğiniz söylenmiş. Yani siz ona 'Emrah benim danışmanım' demişsiniz…”
“Tamam. Değerli Savcım, benim danışmanım olsa ben burada ' benim danışmanım' derim. Ben öyle bir adamım, belgesini de sunarım. Anlatabiliyor muyum? Şimdi benim bazı konularda 'ya danışmam, 'nın benim şahsımın resmî danışmanı olduğu anlamına gelmez. Aslında biraz hikâyesini de anlattım. Stratejik marka konumlandırması, yaptığı işler… Aynı zamanda bana iletişim koordinatörlüğünde, kültürel etkinliklerde birkaç fikrini sorduğum, etkinlik alanlarına gönderdiğim olmuştur. Bunlar gerçektir. Bunlar da bir nevi insanın bildiği alanla ilgili fikrine başvurmak, danışmaktır. Adam benim arkadaşım, işini biliyor. Niye danışmayayım? Ama derseniz ki ' sizin danışmanınız mı?' o zaman benim size evrak sunmam icap eder. Öyle bir evrak yok değerli savcı.”
