Çapraz Sorgu

Mehmet Murat Çalık Çapraz Sorgusu

Fatih Keleş — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Başkanım, ismim . İsmim çokça geçtiği için iddianamede, ben de bir soru sormak istedim. Eylem 1'i çok iyi anlattınız Sayın Başkanım. Ben de bilmediğim birçok konuyu sizin sayenizde öğrendim. Şimdi Eylem 1'de, bu 11. Mahalle eyleminde, 'ün verdiği birçok beyan var. Hatta bir 2020'de başlayan bir mahkeme süreci de var 2024'e kadar devam eden. Son anda işte tekrar dava yeniden açılmış. Şimdi 2024'e kadar devam eden mahkeme sürecinde adım tek bir defa dahi geçmiyor. Fakat sonra kolluk fezlekesinde gördüm; sizin telefonunuza gelen bir mesaj var sanırım tarafından. Benim adım 4 yıl boyunca bu eyleme ya da bu mahkemede anılmamış iken, bu eylemde adımın geçmesinin sebebi sizce nedir? Bu konuda size bir baskı yapılmış mıdır ya da yapılmak istenmiş midir? Teşekkür ederim.

İBB Spor Kulübü Başkanı

Evet, teşekkür ediyorum. Ben tabii o kısımlara çok fazla eylemi anlatırken değinmemiştim. İlk 2020 tarihindeki ifadede Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusuyla, suç ihbarıyla başlayan şeyde zaten az önce saydım; benim adım, , ve 'ü şikâyet etti. Ama 2024 yılında o şeyi hatırladım şimdi ben de ekler arasında görmüştüm iddianamede, bir böyle tehdit niteliğinde bir mesaj gelmişti telefonuma Sayın Başkanım. Bende telefonumdaki mesajlar 2020 yılından beri kayıtlıdır. Ben, her telefon değiştirdiğimde telefonumu hiç sıfırlamam, bütün kayıtlarıyla birlikte aktarırım. Kolluk ilk aramaya geldiğinde de telefonumu verip hemen şifresini de söylemişimdir. Onu da niye sakladım? Niye sakladığımı sordular bana kollukta. "Yarın hani herhangi bir suç duyurusunda bulunacak olursam hani tehdit anlamında..." onun için telefonumda saklamıştım. Ama şimdi Fatih Bey söyleyince, 2024'teki ifadelerinden sonra zaten bu sürecin içerisine dahil ediliyor ve hani hiç bahsedilmeyen senet mevzusu vardı ya Başkanım, detaylı anlattığım... O saatten sonra zaten senet mevzusuyla birlikte giriyor. O mesajın devamında da hani sizin işte kasa olduğundan falan filan bahsediyor. Bana bir gazete kupürünü o zaman atmıştı, bir de tehdit içerikli. Hani "Ben şimdi Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusuna gidiyorum, göreceksiniz işte şöyle böyle..." Yani cevap oldu mu bilmiyorum şey, sorunuza.

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Evet, evet. Bu sanırım benim bu basında da yer alan Cumhuriyet Halk Partisi para kuleleri basına yansıdıktan sonra size atılan bir mesaj sanırım.

İBB Spor Kulübü Başkanı
Seza Büyükçulha — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Merhaba, Seza Büyükçula. Başkanım merhaba, beni tanıyor musunuz Başkanım?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Yok, şimdi tanıştık. Yani burada tanıştık.

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Yok Başkanım, başka yerde tanıştık da şimdi ben size hatırlatacağım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Tamam, şöyle: Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'nda hiç gördünüz mü beni?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sizi bir kere telefonda aradım, sebebini hatırlıyor musunuz?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Tamam. Trabzonspor Kulübü'nde tanışmıştık Başkanım. Siz ziyarete gelmiştiniz Ekrem Başkan'la birlikte. Bordo Mavi Restoran'da, Trabzonspor Restoran'ı çalıştırıyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Yok ama Başkanım bir soruyu merak ettim işin açıkçası. Benimle Başkanımızı birleştirip, telefonda bir kere konuştunuz diye kollukta ifade alındı. Neden konuştuğumuzu hatırlıyor musunuz Başkanım?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ben konuyu hatırlamıyorum, kollukta da bana hani herhangi bir soru sorulmadı sizinle ilgili.

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Allah rahmet eylesin babanız rahmetli olmuştu, onun için sizi başsağlığı için aramıştım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Soruyu soralım, hatırlatmayı... Tamam. Sorun. Başka sorumuz var mı? Yok, teşekkür ederim.

Ekrem İmamoğlu — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Sayın Hakim, değerli heyet; ben de müsaade ederseniz bu hususta bir cümle kurmak isterim. Burada, özellikle mahkeme esnasında Sayın Hakim Bey, heyet, bizlerin olduğu bu ortamda çekilen fotoğrafın bizim de yargılanma düzenimize vereceği zarardan ötürü, herkesin bu hususta hassas olmasını; bütün konukların, bizi izlemek ve destek olmak isteyen dostlarımızın da buna özenli davranmasının -adı ister milletvekilimiz olsun ister başka bir vasfıyla- faydalı olacaktır. Hani takdir edersiniz ki bazen sizin olmadığınız esnada biz çıkarken çekilen bazı şeyler var. Bunların çok önemli olmadığını düşünüyorum ama sizin burada olduğunuzdaki resmi ortamın akışını bozan hususların bize de zarar verdiğini ve bu konudaki hassasiyetin sadece mahkeme başkanımızın arzusu değil, eminim ki heyetin arzusu olduğunun da altını çizmek isterim.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Sayın Hakim, değerli heyet öncelikle şunu söyleyeyim. Tabii Beylikdüzü denince benim de farklı bir bünyem var orada. Yaklaşık 35 yıl önce bir yatırımla adım attığımız, çocuklarımın doğup büyüdüğü ve hayatımın, yani bir doğduğum köy ve sonrasında Beylikdüzü desem yeridir, böyle çok özel 2 mekanla var olmuş bir kişiliğim. Dolayısıyla benim için de Beylikdüzü çok önemli. Elbette burada şu anda savunmasını yapan değerli kardeşim, değerli belediye başkanımız Sayın da bu anlamda değerli; aynı zamanda kişisel olarak da hem kardeşlik hukukumuz hem birbirine olan inançla da kıymetli bir arkadaşım. Ben, gerçekten güzel hizmetlerinden dolayı da Beylikdüzü'nde kendisini tebrik ediyorum. Çok özenli bir 6 yılı geçirmiştir. Eminim ki burada mahkum olduğu 1 yılda da aynı özenle süreçleri takip etmiştir diye de düşünüyorum. Uzaktan izlediğim kadarıyla da böyle bir durumdadır. Sürekli hüzünle karşıladığı için de o şekilde anlıyor ama ben başka türlü Gülseren annemize ifade edeyim ki; bir insanı yetiştirip, bu ülkeye hazırlayan bir anne olarak kendisine minnet duygularımı da iletmek isterim. Buradan hürmetlerimi de ileteyim kendisine. Bunu söyledikten sonra, girizgahımı yine müsaade ederseniz Sayın Hakim ,şöyle yapmak isterim. Tabii ki ben burada yanlış anlaşılmasın, hani soru sorma meraklısı değilim ya da buraya çıkan yönetici arkadaşlarım, özellikle belediye başkanı, siyasi arkadaşlarım çıktıklarında onlarla bu münazarayı yapma meraklısı da değilim. Ama iddianame denilen, benim "iftiraname" diye adlandırdığım bu belgenin, bu diyalogu şart koştuğunu düşünüyorum. Zira diyor ki: " bir suç örgütü kurdu. Bu suç örgütü 2014 yılı itibariyle kuruldu. Önce Beylikdüzü'nü ele geçirmek, sonra İstanbul'u ele geçirmek, sonra cumhurbaşkanı olup Türkiye'yi ele geçirmekti." Yani bu, 1000 yıl düşünsem aklıma gelmeyecek bir tarif. Bu çok acı bir tarif. Bu tarifi yapan akıl, zihniyet ancak "kişi kendinden bilir işi" misali bir tutum ve tavırdır. O bakımdan ben bunun altında, bu kadar büyük yükün altında buraya çıkıp, hatta "özel vasıflı üye" diye tanımlanan arkadaşlarım var. İmamoğlu'na bağlı çalışan, sanki bir suç örgütünün bir neferiymiş gibi çalışan diye onları da zan altında bırakan bir süreçle karşı karşıyayız. Dolayısıyla bunu ve bu diyaloğu benim yaşamam ve size bunu göstermem şart diye düşünüyorum. Yoksa meraklısı değilim. Zira inanın baktım, tekrar söyleyeceğim: Bugün iddia makamını sizin de ifadenizle geçici olarak temsil eden savcı, herhangi bir soru sormadı ama daha önceki savcının sorularında bile bazen sorunun içinde 20 defa "beyan" demişti. Beyanla karşı karşıya bulunmamız acı bir tarafı. Şuna baktım; 'beyan' bildirmek, söylemek, ileri sürmek, anlatmak... Bu sözlük var hapishanede, ayırmıyorum yalnız ucunda. Soruya geliyorum; ispatla kanıt gösteren bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak, ben şu anda ona çalışıyorum. Yani kanıt; ama savcılık beyanla hareket etmiş ve bir iftiraname ortaya çıkmış. Uydurma bir iftiraname ortaya çıkmış. Kıymetli başkanıma şuradan başlamak istiyorum, şu bölümü de belirterek sorumu soracağım: 2019'un, 2018'in Aralık ayında, benim büyükşehir belediyesi adaylığım kesinleşti. Daha doğrusu bana yapılan teklifi ben kabul ettim. Bunu o dönem Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu'na ifade ettim. Sonrasında da doğal olarak o güne kadar ben doğal bir Beylikdüzü Belediye Başkanı aday adayıydım. Ama o tarih itibariyle artık yeni bir yol çizildi. Seçime 4.5 ay kala, 4 ay kala hatta. Çizilir çizilmez... Ben o süreçte… Mehmet Bey biraz bahsetti nasıl tanıştığımızı anlattığı için o devreye girmiyorum zaten. Ama şunu söylemek isterim; benim adaylığım belli olduktan sonra şu kısmı önemli, ben kendisine: "Beylikdüzü'ne belediye başkanı adayı olmanı istiyorum, sen ne dersin?" diye teklifini ilettim. Bana ilk cevabı da açıkçası olumsuz oldu. Yani çok böyle düşünmediğini, doğru olur mu şeklinde bir tarif oldu. Önce bunu bir daha sorayım Sayın Başkanım, bu şekilde oldu değil mi diyaloğumuz?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

İkinci olarak da benim adaylığımın... Çünkü benim adaylığım bizim partimizin tüzüğü gereği genel merkezde genel başkanın talebiyle olmaz, diğer partiler gibi bir kişinin imzasıyla yasaya çıkmaz, Parti Meclisinin onayıyla olur. Parti Meclisinden Beylikdüzü'nün de belirlenmesi adına ben ısrarda bulundum; "Lütfen bunu düşün, hızlıca düşün, 1-2 günde bir daha konuşalım" dedim ve sonra bir nevi de ikna ederek kendisinin aday olması noktasında olurunu aldıktan sonra, sadece kendi olurunu almadım, aynı zamanda ilçe örgütüyle de bunu konuştuk. "Böyle bir düşüncem var, ne dersiniz?" dedim. Büyük oranda da kabul gördü ve o şekilde Beylikdüzü Belediye Başkan adayı oldu. Bunu niye anlattım? Bunu şunun için anlattım: Bu oluru aldıktan sonra bunu söylemem lazım; biz ne menem bir örgütüz ki yani 2014'te kurulmuşuz, Beylikdüzü'nü ele geçirmişiz, Büyükşehir'i de İstanbul'u da ele geçireceğiz ama daha bizim Beylikdüzü adayımız belli değil. Ne menem örgütüz yani! Ve o şekilde… Sayın Başkanım, bu örgüt olduğu için beyefendi sadece eylemlerden yargılanmıyor, örgüt üyesi olarak yargılanıyor. Ben hepsinden yargılanıyorum. Arkadaşlarım benden sorumlu, ben onlardan sorumluyum bu arada. Onu da söyleyeyim de. Ama bu, bu şekilde.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Ama bu diyalog önemli. Bu inanın. 5 dakika en fazla.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

201 kapsamında bu hakkınız var. O yüzden soru sorma hakkını veriyoruz da siz de soruya gelemiyoruz bir türlü.

Yo yo ama sorularımı daha cazip hale getiriyorum, sizi de mutlu edeceğimi düşünüyorum. Yani sorunun ilkini şöyle devam ettirmek isterim: 2019'da aday oldunuz Başkanım. Aday oldunuz. O dönem ilçe başkanıyla oturup çalıştınız, örgütle çalıştınız ve bir meclis üyesi listesi yaptınız. Benim size bir kişi dahi "Şunu meclis üyesi yapacaksınız" veya "Şuna şöyle bir görev vereceksiniz" diye bir telkinim, ısrarım, talimatım olmuş mudur? Zorlamam olmuş mudur? Bir kişi dahi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Herhangi bir zorlamanız olmadı kıymetli Başkanım. Ama şunu söyleyeyim; belediye başkan adaylık sürecinde bir zorlamanız oldu,

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Arkadaşlarımız üzerimde baskı da kuruldu aday olmam noktasında. Ben savunmamda da zaten anlatmıştım. Siyasete gerçekten mesafeliydim. Ama hani şu an belki burada bulunuyor olmamın vermiş olduğu durum da var ama hiç pişman değilim Beylikdüzü Belediye Başkan adayı olduğum için. Meclisten herhangi bir arkadaşın önerisi, "Şunu koy" veya "Bunu koyma" gibi bir öneriniz olmadığı gibi, ben meclis üyelerini zaten tanıyordum. Büyük bir oranda da meclis üyesi arkadaşlarımızı tanıdığım için hani hangisiyle yol yürüyebiliriz diye karar verdim. Sizin döneminizde olup benim dönemimde yol yürüyemeyeceğim arkadaşlar olmuştur; onları da sizin çok sevmenize rağmen bazılarını liste dışında bırakmışımdır. Siz de bir gün dönüp bana "Ya şunu da listeye niye koymadın?" demediniz mi?

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Yani basiretsiz bir suç örgütü lideriyim bu arada! İkinci olarak bunu hani ifade etmek istiyorum. Çok önemli çünkü. Bu işlem oluşurken, yani bir siyasi hat kuruluyor. Aynı şekilde 2024'ü de yaşadınız. Bakınız Sayın Başkan, inanın Beylikdüzü benim ailemdir yani, o kadar net. Hani Mehmet Bey'in planlama şu bu ama. Hani benim çok birebir hayalim geçmiştir. Yani 3 bine yakın aileye de ev vermiş, ev satmış bir iş insanıyım bu arada. Onu da söyleyeyim yani. Hani ben neredeyse bir ilçe kadar insana birebir ev yapmış bir insanım. Dolayısıyla ayrı bir bağım var. Bu kadar da tanışıklığın, tanıdıklığın var insanlarla. 'la 2019'u bırakın, gelelim 2024'e. Aynı şekilde size herhangi bir meclis üyesi "Şunu şunu yaz, şunu şunu al" vesaire bir telkinim olmuş mu burada? Bırakın talimatı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Yok Başkanım öyle bir şey. 2024'te de olmadı Sayın Başkanım.

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Hayır 2 seçim olduğu için anlatmak zorundayız Sayın Başkan. Bu niye önemli? 2009 niye buradayız da bir şeyidir. 2009'da %30'la seçim kaybeden bir partiyiz. 2014'te %51'le seçim kazandık. 2019'da %54'lerle seçim kazandık. 2024'te yani %30'dan %60'a çıkan bir 15 yıllık seyir var. Yani bu mesele bir suç örgütü değil, örgütlü bir siyasi çalışmanın ürünüdür. Onu ifade edeyim. Peki 7 yıldır görev yapıyorsun Sayın Başkan. Yani bir belediye başkan yardımcısı veya bir müdür veya bir yönetici veya bir danışman... Bakın tek bir bunu söylüyorum Sayın Başkan; siyasette bu Türkiye'de çok nadir, o parti bu partide. Bakın burada iddialı konuşuyorum. Mevcut iktidar partisi o konuda çok şaibelidir de! Bir tek kişi size "Şunu yönetici yapacaksınız" diye direkt ya da dolaylı, ama memur ama siyasi bir öneri, bir dayatma... Bak öneri bile yapmadım. Niye? Beylikdüzü'nde hassasiyetim var, kendi demokratik yapısıyla yürüsün diye. Talimatım veya bir zorlamam olmuş mudur size?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kesinlikle olmamıştır Sayın Başkanım. Hatta Beylikdüzü'nde şöyle bir zorluğu da sırtımda taşıyarak iş yaptım. Belki Sayın İmamoğlu da şimdi duyacak bunu. Beylikdüzü'nde 2019 yılında ki kendisi Büyükşehir Belediye Başkanı olmak için yola çıktığında ve Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde, benim bütün bürokrat arkadaşlar, hiç tereddütsüz hepsi, Büyükşehir Belediyesi'ne gitme arzusu içerisindeydiler. Hani Sayın İmamoğlu'yla birlikte Büyükşehir'de görev alan arkadaşlarımız oldu ama gitmeyenlerin de aklı emin olun başkanım sizle birlikte Büyükşehir'e gitti. Ben bu adamlara yeniden Beylikdüzü'ndeki motivasyonu sağlamakta o ilk aylarda çok zorlandım. Sizin bana herhangi bir müdür, şef, başkan yardımcısı öneriniz olmadığı gibi, hani ben bir de böyle bir zorluğu yaşadım. Diğer ilçeler yaşamamıştır, ben Beylikdüzü olarak yaşadım. Çünkü herkes, inanın çöpte çalışan, sokak süpürgecisi olan arkadaşım bile "Büyükşehirde ben bir şef olurum" duygusuyla hareket ediyordu. Siz çünkü o kadar sıcak bir 2014-2019 arası insanlarla diyalog yaşadınız ki... Yani ben dedim ki herhalde ben Sayın İmamoğlu'yla hiç çalışmadım, hep onlar çalıştı!

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Uzattın mı biraz? Tamam. Duygularımız yüklü biraz. Devam ediyorum. Son evet, tamam. Ne yapalım? 1 yıldır hasret gideremedik böyle burada sizin sayenizde biraz sohbet etmiş olduk. Görev dönemimizde bu yönetici kısmını sorduktan sonra Sayın Başkanım, Başkanım; Beylikdüzü'ndeki ideallerimiz, ki ben iddiayla söylüyorum 2013'te seçim taahhüdü olarak hazırladığımız ne varsa %90'ına yakınını 12 yılda başardık. İdeallerimiz, Beylikdüzü'nü halka kazandırmamız, halka kazandıracağımız projelerimiz veya İstanbul'a yönelik senin mesleğinden dolayı yaptığımız, kurduğumuz belediye başkanları masası vesaire gibi hususların dışında tek bir kişi üzerinden ya da tek bir menfaat ilişkisi üzerinden bir diyalog, bir masamız, bir toplantımız... Yani şu yaklaşık nereden baksanız 12 yıl, 13 yıllık siyasi iş birliğimizde böyle bir masada bulundunuz mu? Birlikte böyle bir gündemimiz oldu mu? Böyle bir ortama şahitlik ettiniz mi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Herhangi bir ifade edildiği gibi, herhangi bir masada bulunmadım. Şahitliğim de olmadı Sayın Başkan.

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Böyle bir gündemimizin olmadığının yanı sıra söylediğiniz gibi herhangi bir iş insanı veya herhangi bir taşeron firma... "Şuna iş ver, şuna para kazandır, şunun işte işini yap" ya da usulsüz bir teklifte size bulundum mu Sayın Başkan?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Şimdi şöyle söyleyeyim: Sayın Başkan, bu çok önemli gerçekten. da çok ciddi bir sürece değindi ve ifadelerde bulundu. Ağır bir yük taşıyoruz yani bizler. Çok ağır yük taşıyoruz ve burada verdiğimiz Beylikdüzü'nü savunmak, İstanbul'u savunmak, kendimizi savunmak değil. Bu gerçekten tarihe geçecek bir demokrasi mücadelesine dönüşmüştür. Dış müdahalelere maruz kalıyoruz Sayın Başkan. Yani ve gerçekten hala maruz kalıyoruz. Hala İstanbul Savcılığı ya da farklı makamların müdahaleleriyle karşılaşıyoruz ve zorda kalıyoruz. Bu soruları sorarak sizi aydınlatmanın, sizi bilgilendirmenin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü zor bir iş yapıyorsunuz ve biz zor bir süreçten geçiyoruz. Yalan ve iftirayla onlara cevap verme zorunda, bir de tutukluluk haliyle bütün arkadaşlarımın yaşadığı ortamı yaşıyoruz. Ağır bir iş bu yani. Çok ağır bir iş bizim için. İnsanların, çocukların, kadınların, ailelerin buradaki kişilerin mağduriyetlerine girmeyeceğim ama gerçekten bu iş ağır bir iştir. Ve lütfen bugüne kadar gösterdiğiniz itinayı görüyorum, bunu koruyarak devam edin ama bu ülke, bu millet sizden gerçekten önemli bir sorumlulukla bu süreci yönetmenizi bekliyor. İnşallah tarih yazarsınız. Gerçekten bu iş öyle basit siyasi cümleler kurarak... Niye müdahaleden bahsettim Sayın Başkan? Hala hem makamı İstanbul'dayken hem makamı Ankara'dayken hala şu yürüttüğünüz diyalogla işin doğrusunu bulma gayretinizde "asrın yolsuzluğu" diye tariflenen bir işlemin içindeyiz. Bakın asrın yolsuzluğu, bir siyasi kişilik, hele hele adaletin başındaysa diyemez. Ama bu zor bir iş. Onun için lütfen buna imtina edin. Bu gerçekten etki altında ders notu satmaya benzemez. Onun için ısrarla söylüyorum ki, ısrarla ifade ediyorum ki burada "asrın yolsuzluğu" değil, asrın hukuksuzluğuyla mücadele ediyor ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. İlginize, özeninize teşekkür ediyorum. başkanım, Allah seni korusun.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.