Savunma

İpek Elif Atayman Savunması

Kendi savunması·İpek Elif Atayman·9 Haziran 2026 · Kaynak

Sayın Hakim, değerli heyet, sayın savcı. Tutuklandığım 23 Mart 2025 tarihinden bu yana hakkımda ileri sürülen suçlamalara karşı hakimler karşısında sınırlı bir savunma yapma hakkı bulabildim. Hemen her ay yapılan tutukluluk incelemelerinde, bazen avukatlarımın da katılımıyla, SEGBİS yoluyla yapılan duruşmalarda, savunma yapmaya çalıştığım hakimlerin bir kısmı beni hiç dinlemedi. Hakkımdaki somut suçlama ve delillerin ne olduğu yönündeki sorularım, tarafıma soru sorulması taleplerim cevapsız kaldı. Bir kısmı da söylediklerimi kısaca tutanağa yazdırdıktan hemen sonra tutukluluğun devamına karar verip bağlantıyı kesti. Hiçbir şekilde suç işlemediğime, hiçbir suç örgütüne üye olmadığıma emin olarak, hakkımdaki suçlamaları bilmeden, anlamadan, ömrümün 15 ayını çok zor bir şekilde geçirdim.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

İlk tutuklandığımda Silivri'de hücrede kaldım. Daha sonra koğuşa aktardılar. Ancak hemen ardından zorlu bir yolculukla, bayram arefesi Afyon'a götürdüler. Bu yolculuk 8 saat, ellerim kelepçeli bir halde, kafes gibi bir kabinde sürdü. Cezaevine ulaştığımda bileklerim morarmıştı. Yaptığım suç duyurusundan da herhangi bir sonuç çıkmadı. Yerleştirildiğim, çoğu madde bağımlısı ve satıcısı kişilerin olduğu kalabalık koğuşta günlerce yerde yattım. Hiçbir bağlantım olmayan Afyon'daki cezaevinde; oğlumdan, annemden, babamdan uzakta, avukatlarımla oldukça sınırlı iletişim kurarak bugünlere geldim. Bu dosyanın en uzağa sürülen sanığı oldum. Bugün aradan 15 ay geçmiş olmasına rağmen, mevcut durumumda bir iyileştirme olmamasından dolayı hala bu sürece muhatabım, geçici olarak Silivri'deyim. Geçtiğimiz günlerde bir gazetecinin 'Neden Ankara'dan İstanbul'a getirildi ve İstanbul'da tutuklu olduğu' Sayın Adalet Bakanı'na sorulduğunda, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12. maddesini işaret ederek suçun işlendiği yerin önemli olduğu ve o nedenle İstanbul'da tutuklu olduğunu söylemişti. İşlediğim iddia edilen suçların tümü İstanbul'da, ancak ben Afyon'dayım. Afyon'da tutuklanmadım. Talep etmememe rağmen Silivri'den Afyon'a götürüldüm ve Silivri'ye geri nakil talebim de reddedildi. Burada büyük bir çelişki ve hukuka aykırı bir uygulama olduğunu vurgulamak isterim.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

İddianameye ve suçlamalarla ilgili belgelerin bir kısmını ancak Şubat 2026'da cezaevine ulaştırılan CD'leri inceleyerek görebildim. Ancak bu inceleme hiç de sağlıklı olmadı. 15 aydır tutuklu olan, hakkında hapis cezası istenen biri olarak yargılanıyorum. Dosyayı gün içerisinde 1-2 saatle sınırlı olarak bilgisayar başında CD'den okumaya çalışarak, aklımda kalanları yorumlayarak buraya geldim. Dosyayı kaldığım koğuşta okuyamadım, üzerine notlar alamadım. Bunun ne demek olduğunun sanırım farkındasınızdır. Avukatlarımla yine sınırlı ve oldukça zor koşullarda bu suçlamaları tartışabildik. Suçların işlendiği iddia edilen, yargılamanın yapıldığı, tüm yaşamımı geçirdiğim, ailemin ve avukatlarımın da bulundu İstanbul'dan aylarca uzak tutularak, zaten haksız olan tutukluluğum, cezalandırmanın en ağır biçimi haline getirildi. Üstelik tutukluluk inceleme duruşmalarında, olayı ve soruşturmayı bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan hakimler tarafından, suçun şahsiliği ilkesi yok sayılıp, durumu birbirinden farklı tutuklular hakkında tek bir kağıt üzerinde ayrımsız, aynı gerekçeli kararların verildiğini gördükçe, yaşadığım haksızlıkların nasıl son bulacağını endişeyle düşünüyorum. Bu nedenle sizlere savunmamı yapmak ve hakkımdaki suçlamalara cevap vermek benim için büyük önem taşıyor. Mahkemenizde bu adaletsizliklerin tekrarlanmayacağına dair güvenimi koruyorum.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Silivri'ye Afyon Cezaevi'nden getirildiğimden bu yana 3 ay geçti. Bu süreçte günlerimin çoğu duruşmayı dinlemekle geçiyor. Kalan vakitte hakkımdaki suçlamalar konusunda daha fazla çalışabilme imkanım oldu. Sayın Heyet, iddianamede hakkımda ileri sürülen suçlamalar 5 farklı eylemle ilgilidir. Bunlardan 118. eylem, Medya A.Ş.'deki 02.08.2019 ile 11.04.2021 tarihleri arasında 21 aylık genel müdürlük görevi yaptığım dönemi kapsarken, diğer 4 eylem ise yani 73, 85, 89...

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Mahkeme Başkanı: Orada bir araya gireyim de, ben o hususu soracaktım size. Sizin ilk giriş tarihiniz neydi Medya A.Ş.'de çalışmaya?

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Mahkeme Başkanı: Ayrılış tarihiniz neydi?

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Mahkeme Başkanı: Tamam. Buyrun devam edin.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Atayman: Bu tarihler arası, 21 aylık genel müdürlük görevi yaptığım dönemi kapsarken, diğer 4 eylem ise yani 73, 85, 89 ve 106. eylemler, genel müdürlük görevinden alındıktan sonra şirkette temsili bir görev olan yönetim kurulu üyesi olduğum 11.04.2021 ile 05.08.2024 tarihleri arasındaki döneme aittir. Söz konusu 5 eylemde bazı ihale ve alımlarda usulsüzlükler yapıldığı ileri sürülüyor. İddianamede benim bu eylemlerdeki suçları nasıl işlediğime ilişkin hiçbir anlatım yer almamaktadır. Ancak iddianamedeki anlatımlardan anladığım kadarıyla, ben bu eylemlerin 4'ünü sadece yönetim kurulu üyesi olduğum için iştirak etmiş kabul ediliyorum ve dolandırıcılık suçunu işlediğim ileri sürülüyor. Bir eylemde ise yani 118. eylemde genel müdür olduğum için rüşvet almak suçuna iştirak ettiğim kabul edilmiş. Ne yazık ki iddianamede, dolandırıcılık ve rüşvet alma suçlarının ne yaparak, hangi davranışlarda bulunarak iştirak ettiğim tamamen belirsizdir. Bir delil de gösterilmemiştir. Bu durum bir yandan iddianın ne kadar yetersiz ve delile dayanmadığını ortaya koysa da huzurunuzda bu iddialarla 15 aydır tutuklu olarak bulunuyorum.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Bu eylemlerle ilgili savunmamı eylem sıralarına göre açıklamak isterim. Emekli olmam ve aradan uzun zaman geçmiş olması nedeniyle hakkımda ileri sürülen suçlamalarla ilgili avukatlarımın ve ailemin yardımıyla yaptığım araştırmalarda, ayrıntılarını öğrendiğim ve hatırladığım kadarıyla eylemlerle ilgili savunmamı yapacağım. Medya A.Ş.'de yönetim kurulu üyesi olduğum 11.04.2021 ile 05.08.2024 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan 73, 85 ve 89. eylemler yönünden savunmam şu şekildedir: 73. eylem metrobüs reklam ünitelerinin 3 yıllığına kiralanması sürecindeki suçlara dayanmaktadır. Bu reklam alanları İBB'nin hüküm ve tasarrufu altındadır. İBB tarafından kiralama ihalesi yapılmış ve ihaleyi Medya A.Ş. kazanmıştır. 21.11.2022 tarihinde İBB ile sözleşme imzalanmıştır. Bu dönemde ben Medya A.Ş.'de yönetim kurulu üyesiydim. Medya A.Ş. iç yönergesine göre, Medya A.Ş.'nin İBB'de katılım sağladığı ihalelere girerken yönetim kararı alınması gerekmemektedir. Bu nedenle ihaleye katılım sağlandığından ve sözleşme imzalandığından haberim dahi olmamıştır.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Reklam alanı ihalelerİ eğer alt işletmeciye ihale edilecek olursa, o zaman yönetim kurulu kararı alınırdı. Bu ihaleye dair alt işletmeci ihalesi için 19.02.2023 tarihinde yönetim kurulu kararı alınmış olup, benim de ilk bu tarihte ihaleden haberim oldu. Alt işletmeci ihalesi Urban Medya'da kalmış ve Medya A.Ş. ile Urban Medya arasında 07.03.2023 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Benim bu süreçte sadece 2023-3 sayılı yönetim kurulu kararında, alt ihaleye çıkılması yönündeki kararda imzam bulunmaktadır. İddianamede bu ihalenin muhammen bedelinin düşük gösterildiği, 21.11.2022 ile 06.03.2023 tarihleri arasında sözleşme olmadan Urban Medya'ya kullandırıldığı ileri sürülmüştür. Bu iddialar nedeniyle alt ihaleye çıkılması kararını alan kişiler arasında olduğum için olayda rol aldığım ve benim dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğim iddia edilmiştir. Halbuki benim hem muhammen bedelinin belirlenmesi gibi bir görevim bulunmamakla birlikte –ki muhammen bedelin belirlenmesine ilişkin belgelerde adım ve imzam da bulunmamaktadır– hem de izinsiz kullanıldığı dönemde benim söz konusu kullanımdan haberim bile yoktu.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Bu anlattıklarımdan anlaşılacağı üzere, Medya A.Ş.'nin sözleşme imzaladığından haberim olmadığı için alt işletmeci ile sözleşme imzalanana kadar aradaki zamandaki kullanımdan da haberim yoktu. İBB ile imzalanan sözleşmeden ya da iddiaya konu durumdan haberim olsaydı dahi reklam alanlarının sahadaki durumu, denetimi, kullanılıp kullanılmadığı, gelir elde edilip edilmediği konuları yönetim kurulu üyesi olarak görev ve sorumluluk alanımda değildi. Bu sebeple Eylem 73'teki var olduğu iddia edilen zararın benimle ilgisi yoktur ve bu eylemde sorumlu tutulmam doğru değildir. Ancak yaptığımız araştırmada, Urban Medya'nın sözleşmesiz, ihale yapılmadan reklam alanlarını kullandığı ara dönemle ilgili Medya A.Ş.'nin 2 defa ihtar çektiğini, sonra kullanım için fatura kesilip para tahsil edildiğini öğrendik. Yani burada oluşmuş bir zarar da bulunmamaktadır. Önemle belirtmek isterim ki söz konusu gelir getirici süreçlerde yönetim kurulu üyesiydim. Medya A.Ş.'de bu dönemde 11 yönetim kurulu üyesinden sadece biriydim. İç yönergeye göre karar alabilmek için 11 kişiden 6 kişinin onayı aranmaktadır. Bu davada ise ilgili raporlarda sorumlu olduğu belirtilen 11 kişiden sadece 3 yönetim kurulu üyesi sanık olarak yargılanmaktadır.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Medya A.Ş.'de ihale süreci şöyle işlemektedir: Belirli bir konuda gelir getirici ihaleler planlanırken şirketin ilgili birimleri, idari birimleri ve uzmanları tarafından çalışma yapılır. Hukuk birimi hukuki gereklilikleri hazırlar ve ilgili rapor hazırlanır. Ben yönetim kurulu üyesi olarak bu gelir getirici işler ve ihale hazırlık sürecine hiçbir zaman katılmadım. Ancak şirketin ilgili uzmanları tarafından yapılan çalışmalar ve hazırlanan rapora onay vermem için baktığımda, bir iletişimci olarak yapılacak işin gelir getirici olacağı, şirkete ve kamuya yararlı olacağı konusunda hiçbir eksiklik ve yanlış görmediğim için yapılan çalışmalara diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte sadece üye sıfatıyla imza attım. Tekrar belirtmek isterim ki söz konusu gelir getirici işlerin hiçbirinin teknik ayrıntısı üzerinde çalışmadım, bilmiyorum. Çünkü bunlar benim uzmanlık alanım değildir. Kamu zararına kasten sebep olup dolandırıcılık gibi bir suçu işlemiş olmam mümkün değildir. Şirketteki kullanılmış zarfları dahi atmayıp not kağıdı olarak değerlendiren biri olarak israf ve zarar, hiçbir şekilde onay vereceğim işler değildir.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Ayrıca benim bildiğim, yapılan işlerin mevzuata uygun olduğu, gelir getirici işlerin ve alımların zarara yol açmadığı, aksine rayiç bedellerin üzerinde olması nedeniyle kâr elde edildiğidir. Hatta iddianamede ve dayanak raporlarda bile buradaki gelir getirici işlemlerin ihale şartlarına ve hukuka aykırı olduğu, işlerin yapılmadığı, ödemelerin yapılmadığı gibi bir iddia bile bulunmamaktadır. Yapılan işlere dair faturalar ilgili yerlerden temin edildiğinde bu iddiaların kesinlikle doğru olmadığı görülecektir. Anlayacağınız üzere bu eylemde ileri sürülen ve hakkımdaki suçlama çok haksızdır, yanlıştır. Ben Medya A.Ş.'de temsili bir görev olan yönetim kurulu üyesi olduğum dönemde, alınan kararlarda imzamın dahi olmadığı bir süreçte, sırf sonrasında alınan alt ihaleye çıkılmasına ilişkin bir kararda imzam olduğu için sorumlu tutulmaktayım. Bu eylemde ne dolandırıcılık ne de ihaleye fesat ve benzeri bir suç işledim. Kesinlikle kabul etmiyorum.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

85 ve 89. eylemlerle ilgili savunmam şöyledir: İBB'nin video çekimi, film yapımı, mobil iletişim araç temini ihalelerinde ana ihaleyi kimin alacağının ve alt yüklenicilerin baştan itibaren belli olduğu, alt ihalelerin ise 3G istisnasından yararlanıp bölündüğü ve bu nedenle daha uygun bedellerle işin yapılması mümkünken zarara neden olduğu ileri sürülüyor. Ben de Medya A.Ş. yönetim kurulu üyesi olarak bu eylemlere iştirak etmekle ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık yapmakla suçlanıyorum. Medya A.Ş. iç yönergesine göre İBB'nin ihalelerine katılırken yönetim kurulu kararı alınmamaktadır. Yine bu ihaleler kapsamında yapılan, yani taahhüt altındaki alt yüklenici ihaleleri yapılırken de yönetim kurulu kararı alınmamaktadır. Dolayısıyla 85. ve 89. eyleme konu ana ihale ve alt yüklenici ihaleleri bakımından yönetim kurulu kararları bulunmamaktadır. Bu iki eylemle ilgili ihale süreçlerinde de hiçbir süreçte ve belgede adımın, imzamın olmadığını önemle belirtmek isterim. Bu suçlamalarda adım hiçbir yerde anılmamaktadır. Ancak iddianamede suçlandığım bu eylemlerin değerlendirme bölümlerinde, suçun delili olarak atıf yapılan ifadelerde adımdan, görevimden hiç kimsenin bahsetmemesine, hiçbir iddiada bulunulmamasına rağmen savcılığın "'un Medya A.Ş.'nin kritik noktalarına örgüt üyelerini yerleştirdiği" ile ilgili bir cümlesi vardır. Bu cümle, hakkımdaki dolandırıcılık suçlamalarının aslında tek delili olarak suçlandığım her eylemin altına eklenmiştir. Başkaca da hiçbir delil gösterilmemiştir.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

İddianamede bu eylemlerle ilgili 3G limitlerinin altında kalmak için işlerin bölündüğü iddiası da bir varsayımdır. Çünkü bu işlerin her biri ayrı donanıma ihtiyaç duyulan ve ayrı uzmanlık gerektiren farklı tip işlerdir. Her şirketin uzmanlık alanına girmeyen donanıma sahip olmadığı için farklı alanlarda kalan işlerin hepsini yapamayacağı, yapmaması gerektiği açıktır. O sebeple de işlerin gerektiği gibi bölünmesi kadar doğal ve gerekli bir hususun suç unsuru gibi gösterilmesi doğru değildir. Bu ihalelerde suç oluşturabilecek bir tespiti iddianamede göremedim. Hele bu ihalelerle ilgili benim dolandırıcılık suçunu nasıl işlemiş olabileceğimi dahi anlayabilmiş değilim. Uzmanlarca yapılacak tarafsız bir incelemede bu gerçek ortaya çıkacaktır.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Medya A.Ş.'deki tüm görevlerimden ayrıldığım 05.08.2024 tarihinden sonra işlendiği ileri sürülen 106. eylem yönünden savunmam şu şekildedir: 106. eylemin suç tarihi iddianamede 2025 yılı olarak gösterilmiştir. Ben yukarıda bahsettiğim ve görev tarihlerimi gösteren belgelere bakıldığında kolaylıkla anlaşılacağı üzere, bu eyleme konu ihaleye katılım kararı dahi alınmadan önce Medya A.Ş.'deki tüm görevlerimden ayrılmıştım. Son olarak Medya A.Ş.'de yönetim kurulu üyesiydim ve bu görevimden de 05.08.2024 tarihinde emekli olarak ayrıldım. Ancak iddianamede, anlayamadığım bir biçimde, bu eylemde var olduğu ileri sürülen zarardan benim de sorumlu olduğum yazılmış ve dolandırıcılık suçu işlediğim gerekçesiyle hakkımda cezalandırma talep edilmiştir. Halbuki eylemle ilgili belgelerin hiçbirinde haliyle benim adımın, imzamın olmadığı, olamayacağı açıktır. Hakkımda böyle yüz kızartıcı bir suçlama ileri sürülürken biraz özenli davranılmasını beklemek benim ve benim gibi herkesin hakkıdır. Ben Medya A.Ş.'de, 2019 yılı Ağustos ayı ile 2021 yılı Nisan ayı arasında, 21 aylık süre boyunca genel müdürlük görevini yürüttüm. 2019-2025 yılları arasında suç işlendiği ileri sürülen bu eylemde hakkımda rüşvet alma, para aklama suçlamaları bulunmaktadır. Ancak eylemde 6 yıllık suç tarih aralığı bile garip bir belirsizliktir. 21 ay genel müdürlük yapmış olmama rağmen, 6 yıllık bir eylemden sorumlu tutuluyorum. Söz konusu eylemle ilgili bana yöneltilen suçlamaların da hiçbirisi doğru değildir. Hiç kimse beni bu tip suçları işlemeye ikna edemez, bu suçları işlemem söz konusu dahi olamaz.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

İddianamede anlatıldığından anlaşılan bu eylemde, açık hava reklam alanlarını kiralayan şirketlerin Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş.'ye yönlendirildikleri ve kiracılarla sahte sözleşme imzalanarak sahte faturalar düzenlendiği iddia ediliyor. Yani reklam izni almak için Medya A.Ş.'ye rüşvet verildiği, rüşvet paralarının da güya suç örgütüne aktarıldığı ileri sürülüyor. Bu iddiaların delili olarak ise bazı kişilerin ifadeleri, sözleri gösteriliyor. Bu kişileri şahsen tanımıyorum, yakınlığım ve irtibatım yoktur. Onlar da beni tanımadıkları için beyanlarında benimle ilgili hiçbir suçlamada bulunmamaktadırlar. Diğer yandan bir tevdi raporundan bahsediliyor. Bu raporda Genç Popülist adlı şirketle olan alt yüklenicilik ilişkisinde, gerçekte alınmayan hizmetlere fatura kesilip para alındığı ileri sürülüyor. Halbuki Medya A.Ş. olarak reklam işlerinde konsept belirleme ve geliştirme konusunda danışmanlık hizmeti vermiştik. Bunun dışında kalan, sahadaki reklam ve pano hizmetlerinin uygulanması ve uygulama sonrasında kaldırılması işlerini Genç Popülist şirketi alt yüklenici olarak gerçekleştirmişti. Bu işlerin tamamı fiilen yapılmıştı ve hukuk birimlerince denetimi sağlanmıştı.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

118. eylemde bahsedilen, Medya A.Ş.'nin imzaladığı, muhtelif lokasyonlara konumlandırılacak olan muhtelif reklamlara ilişkin konsept belirleme, geliştirme ve uygulama hizmet işi adlı iki adet sözleşme bulunmaktadır. Medya A.Ş.'nin hizmet veren konumunda olduğu her iki sözleşmeye konu iş gelir getirici niteliktedir. Şirketlere bu kapsamda verilen hizmet karşılığında 1.400.000 lira artı KDV gelir elde edilmiştir. Bu işin konsept belirleme, geliştirme bölümü bizzat Medya A.Ş. tarafından yapılmıştır. Geri kalan, uygulama ve uygulama sonrası kaldırma işi yani operasyonel kısım ise alt yüklenici Genç Popülist şirketi marifetiyle yaptırılmıştır. Genç Popülist şirketinin yüklenici olduğu bu iş Medya A.Ş.'nin faaliyet alanı içerisinde ve UKOME istisnası kapsamındaki işlerdendir. Hatta bu hizmet karşılığında alt yükleniciye 700.000 lira artı KDV ödenmiştir. Dolayısıyla tüm işler yasal düzenlemelere, kanuna, ihale mevzuatına eksiksiz biçimde uygundur. Yapılan işlerle ilgili hizmet alınıp kesilen faturalar kesilmiş, hizmet bedelleri alt yükleniciye ödenmiştir. Yani ortada suça konu bir olay yoktur. Yapılan işlerin belgeleri ve görselleri de delil olarak mevcuttur. Bunların belgelerini avukatlarım sunacaktır. Dolayısıyla iddia edildiği gibi hizmet almadan sahte faturalar kesilmedi, ortada sahte, gerçek dışı bir sözleşme de yoktur. Bu gerçek bir inceleme yapılması halinde ortaya çıkacaktır.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Benim burada rüşvet aldığım, suç örgütüne para aktarıp aklama suçunu da işlediğim ileri sürülmektedir. Ben hiçbir zaman böyle suçları ne işlerim ne iştirak ederim. 21 aylık genel müdürlüğüm dönemi hangi anında rüşvet aldığımın açıkça ortaya konulmasını talep ediyorum. Rüşveti kimden almışım, aracılık etmişim, rüşvetin tutarı nedir, hangi yolla nereye para aktarmışım, bunların hiçbirinin cevabı yok. Bu iddia delile dayanmadan bir kurgudan, delile dayanmayan bir kurgudan ibarettir. Bugüne kadar duruşmalarda hepimiz gördük ki soruşturmada toplanan ifadelerde insanlar hapse girme, ailelerinin bile hapse atılması tehdidiyle olmayan olayları olmuş gibi anlatmışlar. Hatta kendi cümleleri olmayan beyanlar tutanağa geçirilip imzalar alınmış. Böyle olayların yaşandığını ciddi biçimde burada gördüm. İşte o nedenle adımın dahi anılmadığı bu ifadelerde benim, bilinmeyen delillere dayanmayan rüşvet ilişkileriyle, para aklama olaylarıyla suçlanmam, ilişkilendirilmem büyük bir haksızlıktır. Özetle şunu vurgulamak isterim: Yönetim kurulu üyesi veya genel müdür olarak günlük ihale süreçlerine fiilen müdahale eden, teklif hazırlayan, teknik ve mali şartname belirleyen bir pozisyonda değildim. Bu süreç her şirket yapısında böyle işler. Dolayısıyla uzmanlar tarafından hazırlanan rapor ve belgelere elbette güvenir ve yapılan çalışmaya onay verirdim. Anılan 5 eylemdeki pozisyonun ve tutumun bu doğrultuda olduğu için dolandırıcılık ve benzeri bir suç işlemiş olmam da mümkün değildir.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Öte yandan Medya A.Ş.'de herhangi bir görevim, yetkim, bağım kalmamışken 2025 tarihinde de dolandırıcılık, rüşvet gibi suçları işlediğim iddiasının nasıl büyük bir özensizlik olduğuna dikkat çekmek isterim. Medya A.Ş.'de paraların biriktiği, bunların kaynağını gizlemek için Genç Popülist şirketine aktarıldığı, oradan da sözde suç örgütüne gönderildiği iddialarının delilleriyle açıklanmasını istiyorum. Çünkü iddianamede bahsedilen olayların hiçbirini gerçekleştirmediğim gibi avukatlarımla birlikte iddiaların neresinde olduğumuzu da somut olarak göremiyoruz. Ancak iddialardan ve gösterilen delillerden ortaya çıkan tek sonuç; güya bir suç örgütüne üye olduğum ve sırf Medya A.Ş.'de bir dönem genel müdür, sonra da yönetim kurulu üyesi olduğum için çeşitli suçlamalar, suçlar işlemiş olduğum senaryosudur. Sayın Heyet, davada itirafçı sıfatıyla beyanda bulunan açıklamalar yapan hiç kimse adımı almıyor, beni tanımıyor. Keza ben de İBB bünyesinde görev gereği ortak mesaim olan insanlar dışındaki kimseyi tanımıyorum.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Mesleki köken itibariyle geldiğim noktayı kısaca özetleyecek olursam; yıllardır bir iletişim profesyoneli olarak görev yaptığımı ve bunun ötesinde bir örgüt ya da yapılanma içinde yer almadığımı, varlığını dahi duymadığımı dikkatinize sunmak isterim. Sinema-televizyon alanında lisans eğitimimi tamamladıktan sonra farklı medya kuruluşlarında çalıştım. Ardından akademik kariyerimi derinleştirmek için politik sinema alanına yönelerek doktora yaptım. Dersler verdim, araştırmalar yaptım. Altın Portakal, Altın Koza film ödüllerimin yanı sıra politik sinema üzerine yayınlanmış bir de kitabım bulunmaktadır. İletişim ve medya alanında çalışma sürecimi profesyonel olarak yürüttüm, yani bir iletişim profesyoneliyim. 2010 yılı sonrasında farklı görüşlere mensup yerel yönetimlere de zaman zaman halkın yararına olduğuna inandığım projeler sundum. Kariyerim iletişim ve medya alanlarında olduğu için, 2019 yerel seçimlerinden sonra Medya A.Ş.'de genel müdürlük yapmam yönünde teklif geldi. Sektör tecrübeme güvenerek büyük bir heyecanla görev yapmaya başladım. Göreve geldiğimde Medya A.Ş.'nin önceki yönetim döneminde kötü yönetilmiş olması nedeniyle büyük zarar ettiğini tespit etmiştik. Heyetiniz ilgili yıllara ilişkin Sayıştay denetim raporlarında bu tespitleri görecektir.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Başlatılan yenilenme süreciyle ilerleyen dönemlerde şirketi büyütecek ve kâra geçirecek atılımların temelleri atıldı. Genel müdürlük yaptığım 21 ay boyunca bu zararı gidermekle ve önceki dönemden kalan alacakların tahsili için çalıştım. Aslında göreve gelmemden hemen 6 ay sonra pandemi başladı. Kimse şirkete bile düzgün gidemez, çalışamaz olmuştu. Yani ben ancak 6 ay boyunca etkin bir işin içinde çalışıp kötü yönetimden kaynaklanan zararları gidermekle uğraştım. Pandemi boyunca faaliyetlerin azalması nedeniyle ancak çalışanların maaşlarını ödeyecek kadar gelir elde edilebiliyordu. Hatta 2019 yılı öncesinde şirkette lüks mobilyalar, araç gereçler, lüks makam araçları tahsis edilmiş olması ve dahası TRT yapımı dizilere yönelik sponsorluk sağlanmış olması dikkat çekiciydi. Başkanım, yönetim benden önce büyük bir lüks içerisinde hareket ediyormuş. 21 aylık, kısa sayılabilecek genel müdürlüğüm sürecinde bu israfı ve zararı gidermekle uğraştım. Lüks kurum araçlarını orta segment araçlarla değiştirip ihtiyaç kadar edinilmesinden; kağıt harcamalarından, bayram harcamalarından yeni yıl hediyelerine kadar geniş bir yelpazede maksimum tasarrufla hareket etmeyi bir yönetim ilkesi olarak hayata geçirdim. Kişisel olarak da hassasiyet gösterdiğim tasarruf prensibini şirketin zararını azaltmaya yönelik işletiyor olmanın her zaman iç huzurunu yaşadım.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Bu dönemde bazı ihalelere girilip kazanıldı. İhale edilen işleri de alanında uzman, işi en sağlıklı şekilde yapacak olan alt şirketler yürüttü. Bu süreçlerde ihale komisyonları, ilgili hukuk ekiplerinin de katılımıyla toplanır, raporlar hazırlanıp alımlar yapılırdı. Hatta sürecin sağlıklı yürütülmesi için önceki yönetimde yer alan mali işler, satın alma ve ihale birimindeki müdür dâhil sorumlu arkadaşlarla çalışmaya devam ettim. Benim için önemli olan kişilerin hangi dönem çalıştıkları değil, Medya A.Ş.'deki işleyişin verimli, başarılı ve gelir sağlayıcı olmasıydı. Ayrıca ihale mevzuatı ve ilişkili teknik konular uzmanlık alanım olmadığı için işin uzmanca yürütülen çalışmasına elbette saygı duyar, yetki alanımdaki onayları verirdim. Bu çalışmalarda hukuka aykırı olabilecek hiçbir teklif ya da yönlendirmeye şahit olmadım. Kimse benden bir talepte bulunmadı. Hiçbir yakınıma iltimas yapmadım, iş vermedim, verilmesini bile sağlamadım. Gördüğüm ve tebrübe ettiğim süreçte hukuka aykırı bir olay yaşanmadı. Böyle bir durumla karşılaşsaydım kabul etmezdim, onay vermezdim.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

21 ay genel müdürlük yaptıktan sonra, 2021 yılının Nisan ayında şirket yönetimince genel müdürlük görevini bırakarak yönetim kurulu üyesi olarak devam etmem talep edildi. Bu süreçten sonra yönetim kurulu üyesi oldum. Söz konusu üyeliği sürdürmemin kariyerime katkı sunabileceğini düşündüm. Yönetim kurulu üyeliğimde ihale ve satın almalara ilişkin bir görüşmeye, toplantıya katılmadım. Alanında uzman kişilerce yürütülen süreçlere ve yöneticilere güvendiğim için diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte kararlara ben de onay verdim. Görev ve sorumluluğu şeklî olmaktan ileri gitmeyen yönetim kurulu üyelerinin, son aşamada usulen ihale onayı veriyor olmalarından ötürü; ihaleye giren firmaları tanıma, yaklaşık üretim maliyetlerini bilme, teklif sunacak kişileri bulabilme ve ihale sürecine katılma sorumluluğuna sahip olmadım. Yapılan işlerde benim yönümden suç olabilecek hiçbir olay yoktu; bunların teknik ayrıntılarını bilecek konumda değildim. Önüme gelen dosyalar hukuka ve prosedüre uygun olduğu için imzaladım. Her şirkette olduğu gibi yapılan çalışma doğru ve yararlı göründüğünde nasıl onaylanıyorsa, ben de onay vermekte bir sakınca görmedim.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Son olarak 2024 yılında emekli olup yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldım. Gözaltına alındığım 19.03.2025 tarihine kadar emekliliğimi geçiriyor ve elbette emekli maaşıyla geçinmek mümkün olmadığı için serbest çalışıyordum. Özetle; oğlum, ileri yaştaki annem ve babamla yakından ilgilendiğim mütevazı bir yaşam sürüyordum. Polislerce evimden alındığım günden beri sevdiklerimden ve özgürlüğümden mahrumum. Bir suç örgütüne üye olmak, rüşvet ve dolandırıcılık iddialarıyla tutuklandım. Yukarıda aktardığım hassasiyetlerime rağmen neden tutuklandığımı sorguladığımda somut gerçeklere dayalı bir yanıt bulamadım. Bunun için aylarca iddianameyi bekledim. Okuduğumda ise varlığı iddia edilen bir örgüte nasıl üye olduğum, emir alıp almadığım şeklindeki soruların yanıtının orada da olmadığını gördüm. İddialar içinde sürece müdahale eden herhangi bir kişinin herhangi bir konuda aleyhimde bir beyanına ve bir tanık ifadesine de rastlamadım. İddia edildiği gibi bir örgütün mensubuysam bunun delilinin gösterilmesini bekliyorum. Suç örgütlerinde üyelerin üst yöneticilerin emirlerine, talimatlarına koşulsuz uyduklarını düşünüyorum. Eğer bir suç örgütü varsa ve ben örgüte üyeysem, bana verilen tüm emirleri yerine getiriyorsam neden genel müdürlük görevim 21 ay sürsün ve sonlansın?

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Cezaevine gönderilen CD'lerde en çok bu iddia ile ilgili belgeleri incelemeye çalıştım. Kimden rüşvet aldığımı göremedim, eylemlerden anlayamadım. Çünkü dosyada bu suçu işlediğimi gösteren herhangi bir delil bulunmuyor. Avukatlarıma da defalarca sordum, onlar da aynı şeyi söylediler. Rica ediyorum bana kim rüşvet vermiş, ne kadar almışım bunu söyleyin. Bunun delili nerededir, gösterilsin. Rüşvete konu hangi telefon görüşmesi, kamera kaydı, mesajlaşma, para hareketi var bilmek istiyorum. Bana gönderilen veya benim üzerimden aktarılan bir para hareketi var mı? Adalet gereği bunların açıkça ortaya konulmasını talep ediyorum. Şahsımla ilgili belgesi ve kanıtı olmayan, suçlandığım somut unsurları göremediğim bir iddianamenin parçası olarak 15 aydır tutuklu olmam büyük bir üzüntü ve büyük bir adaletsizliktir.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Diğer yandan bir suçlama olmamasına rağmen mal varlığıma dair süreci özetlemek isterim: İlk ifademi alan polis memuru tarafından MASAK raporunda Şişli Feriköy'de bir evim ve Bilecik'te adıma kayıtlı küçük bir tarla bulunduğunun yazdığı söylendi. Feriköy'deki 102 metrekarelik evi 2012 yılında ailemden aldığım destek, profesyonel meslek yaşamımdaki birikim ve bankadan çektiğim krediyi birleştirerek aldım. Bir de adıma kayıtlı 2023 model Skoda marka aracım bulunuyor. Bu aracı da yine VakıfBank'tan çektiğim krediyle almıştım. Bunları anlatmamın nedeni iddianamede akla hayale gelmeyecek tutarlarda temin edildiği söylenen menfaatler ile benim mal varlığım arasındaki dengesizliktir. Güya bir suç örgütü adına 21 ay genel müdür ve ardından 2024'e kadar yönetim kurulu üyesi olarak hareket etmiş; dolandırıcılık, rüşvet, kara para aklama suçlarını işlemişim. Buna rağmen karşılığında hiçbir menfaat temin etmemişim. Ya da görevimin kademeli biçimde düşmüş olması ve emekli olup Medya A.Ş. bünyesinden ayrıldığım dikkate alındığında, maddi olabilecek menfaatin dışında mevki ve benzeri bir menfaatimin de olmadığı açıktır. Bu durum akla mantığa sığmayacak bir iddiadır. Hiçbir menfaatim olmadan bu kadar suç işlemiş olmam inandırıcılıktan çok uzaktır.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Öte yandan iddianamede benim bazı sanıklarla telefon konuşmalarımın olduğu, telefon konumlarının aynı baz istasyonunda sinyal verdiği sayfa sayfa yazılmış. Bunların bir suçlama olmadığı açıktır. Çünkü Medya A.Ş.'de çalışan biri olarak şirketteki ve İBB'deki kişilerle telefon arama-aranma kayıtlarımın olması kadar doğal bir durum yoktur. Ayrıca görev yaptığım dönemdeki Medya A.Ş. binası ile Büyükşehir Belediye binası birbirine komşu binalardır. Gerek Medya A.Ş.'de gerek Büyükşehir Belediye binasında çalışan kişiler bir araya gelmeseler bile örneğin yemekhanede bile aynı baz istasyonundan sinyal verirler. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın ve bürokratlarla aynı yerde sinyal verdiğim iddianamede yazmaktadır. Makamında bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı ile Medya A.Ş.'de çalışan bir kişinin aynı baz istasyonunda sinyal vermesi kadar doğal bir durum olamaz; kaldı ki Sayın ve bürokratlarla birçok açılışta aynı ortamda bulundum. Baz sinyali (çakışması) belirtilen diğer isimlerle ilişkin de söyleyeceklerim benzerdir. Bu kişilerle olan sinyallerin hepsi Medya A.Ş. binası veya İBB yerleşkeleri çevresindeki baz istasyonlarına ilişkindir.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Diğer taraftan soruşturmada cep telefonuma el konulmuştu. Ben telefonumda şifre bile kullanmıyorum. Telefonumda inceleme yapılmış ve iddianameye birtakım kayıtlar yazılmış. Ancak şifresi dahi olmayan telefonuma tutuklanmam sırasında el konulduğunda telefonun bir kopyası bana ya da bunu talep eden avukatlarıma verilmemiştir. Telefonun ilgili teknik programda incelemeye başlandığı tarih ise resmi döküm kayıt evraklarında görüleceği üzere 5 Kasım 2025’tir. Yani arada 7,5 aylık bir süre vardır. Dolayısıyla iddianamede telefondan alındığı söylenen mesajlar, fotoğraflar 3320-3322 sayfalarda sıralanmış ve bir ön inceleme raporu ile 46 sayfa rapor düzenlenmiştir. Bu belgeler karşıma bir suçlama olarak çıkarılmamıştır. Ancak bu mesajların, fotoğrafların doğruluğunu benim teyit etmem mümkün değildir. Çünkü telefonuma el konulduktan sonra el konulduğu sırada kimsenin oynama yapıp oynama yapma ihtimali olmadan bir örneği bana, avukatlarıma verilmediği için bu belgelerin güvenilirliği ortadan kalkmıştır. Gizleyeceğim hiçbir şey olmamasına rağmen resmi bir kopyasının verilmemiş olmasından ötürü içeriğiyle ilgili hiçbir kaydı kabul etmiyorum.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Sayın heyet, yukarıda izaha çalıştığım gibi hiçbir suç örgütünün üyesi değilim. Böyle bir örgüt olduğunu da duymadım. İddia edilen suçları ne doğrudan ne iştirakle işledim. 17 yaşımdan beri ailem için, ülkem için çalışan liyakatli bir Türk kadınıyım. 9700 iş gününü fiilen çalışarak Aralık 2024’te emekli oldum. Hayatım boyunca avukatım olmadı. Gözaltına alındığım üçüncü gün arkadaşlarım avukatlarımı buldular. Bir yılı aşkın süredir haksız yere tutukluyum. Verilecek hiçbir karar, böyle bir iddianameyle aylarca ülkenin öbür ucunda tutuklu kalmamın yol açtığı zararı gidermeyecektir. Yine de bu üzücü durumun ve haksızlığın bir nebze de olsa giderilmesi için hakkımda bu aşamada tahliye kararının verilmesini saygılarımla talep ederim. İşlemediğim suçlar nedeniyle daha fazla cezalandırılmak istemiyorum. Yargılama neticesinde hakkımda sürülen, hakkımda ileri sürülen bu haksız suçların hepsinden beraat kararı verilmesini talep ederim. Saygılarımla.

Medya A.Ş. Eski Genel Müdürü

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.