Suçlama Konusu
Torunlar İnşaat'ın Beykoz'daki Otel Projesi Ruhsat Uzatımı Karşılığında Rüşvet Talep Edilmesi İddiası
Eylem 48
İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, Torunlar İnşaat'ın Beykoz'daki bir otel projesinin ruhsat uzatımını onaylamak karşılığında rüşvet talep etmiştir. İddiaya göre, örgüt üyesi Yakup Öner, Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, şirket yetkilisi Mehmet Torun'dan "yurt yapımı" bahanesiyle 10.000.000 Amerikan Doları rüşvet istemiştir. Mehmet Torun'un bu talebi başlangıçta sert bir şekilde reddettiği, ancak daha sonra şirketinin belediye tarafından gelecekte zor durumda bırakılmaması için baskı altında kaldığı öne sürülmektedir. Tanık beyanlarına göre, bu baskı sonucunda Torunlar Grubu, Feshane restorasyonu için İBB'ye toplam 250.000.000 TL tutarında "şartlı bağış" yapmıştır. Savcılık, bu bağışın, aslında rüşvet talebini gizlemek için kullanılan bir kılıf olduğunu ve ruhsat sürecindeki usulsüzlüklere göz yumulması karşılığında verildiğini iddia etmektedir. Soruşturma, etkin pişmanlıkta bulunan şüpheliler Süleyman Atik ve Yakup Öner'in ifadeleri, tanık Metin Karakoç'un beyanları, ÇŞİDB'nin usulsüzlüğü tespit eden raporu ve resmi bağış evraklarına dayanmaktadır. İddianamede Ekrem İmamoğlu, Fatih Keleş, Mehmet Torun, Elçin Karaoğlu ve Yakup Öner'in TCK'nın 252. (Rüşvet) ve 220. (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.
İddianame Metni
İddianameye göre, Torunlar İnşaat'a ait İstanbul Beykoz'daki bir otel projesinin ruhsat süresinin uzatılması talebi, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nde bekletilmiştir. Müşteki-şüpheli Mehmet Torun'un konuyu şüpheli Ekrem İmamoğlu'na iletmesi üzerine, İmamoğlu'nun talimatıyla şüpheli Yakup Öner'in devreye girdiği iddia edilmektedir. Etkin pişmanlıkta bulunan Yakup Öner'in ifadesine göre, İmamoğlu kendisinden ruhsat onayı karşılığında Torunlar'dan "yurt yapımı" bahanesiyle 10 milyon dolarlık bir talepte bulunmasını istemiştir. Mehmet Torun'un bu talebi sert bir dille reddetmesine rağmen, usulsüz olduğu iddia edilen ruhsat bir süre sonra onaylanmıştır. Savcılığa göre, ruhsat onaylandıktan yaklaşık 6-7 ay sonra, Torunlar Grubu'na ait şirketler aracılığıyla İBB'ye Feshane'nin restorasyonu için toplam 250 milyon TL'lik "şartlı bağış" yapılmıştır. Savcılık, bu bağışın, ilk rüşvet talebinin reddedilmesi sonrası, şirketin gelecekteki projelerde zorluk yaşamaması için baskı altında yapıldığını ve rüşvet eyleminin gizlenmiş bir şekli olduğunu öne sürmektedir.
Eyleme ilişkin olarak iddianamede şu kişilerin rolleri olduğu iddia edilmektedir: Şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun suç örgütü lideri olarak rüşvet alınması talimatını verdiği; örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'in rüşvetten elde edilen haksız kazancı uhdesinde toplayacağı; müşteki-şüpheli Mehmet Torun'un rüşveti veren taraf olduğu; örgüt üyesi olduğu iddia edilen Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu'nun ruhsat taleplerini üstlerine yönlendirerek sürece dahil olduğu; ve etkin pişmanlıktan yararlanan örgüt üyesi Yakup Öner'in rüşvet talebini ileterek aracılık ettiği belirtilmektedir. Ayrıca, etkin pişmanlıktan yararlanan bir diğer şüpheli Süleyman Atik ve tanık Metin Karakoç'un ifadeleri de olayı aydınlatmak için kullanılmıştır. Metin Karakoç, şirketlerinin daha önce belediye tarafından zor durumda bırakıldığını ve gelecekte sorun yaşamamak adına bu bağışı yapma kararı aldıklarını beyan etmiştir.
İddiaya göre rüşvet mekanizması şu şekilde işlemiştir: Torunlar İnşaat'ın yasal bir hakkı olan ruhsat tadilatı talebi, Boğaziçi İmar Müdürlüğü'nde keyfi olarak bekletilmiştir. Mehmet Torun'un en üst düzeyde, yani Ekrem İmamoğlu ile görüşmesinin ardından, İmamoğlu'nun danışmanı Yakup Öner aracılığıyla 10 milyon dolarlık bir talep iletilmiştir. Bu talebin reddedilmesi üzerine, görünüşte bir lütuf gibi ruhsat verilmiş, ancak sonrasında tanık ifadesine göre yaratılan baskı ortamı nedeniyle şirket, "şartlı bağış" adı altında ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Bu bağış, 07/10/2024 tarihli protokoller ile resmiyete dökülmüş ve 17/10/2024 tarihinde İBB Meclisi'nde onaylanmıştır. Böylece, kamu gücü kullanılarak yaratılan zorunluluk haliyle menfaat temin edildiği ve bu menfaatin resmi bir bağış kılıfıyla gizlendiği iddia edilmektedir.
Eyleme konu olan taşınmaz, İstanbul ili, Beykoz ilçesi, Paşabahçe Mahallesi, 195 ada, 7 parselde bulunan arsadır. İlk rüşvet talebinin 10.000.000 Amerikan Doları olduğu iddia edilmektedir. Sonrasında yapılan "şartlı bağış" ise iki ayrı şirket üzerinden gerçekleştirilmiştir: Torunlar Enerji Sanayi Ve Ticaret A.Ş. tarafından 230.000.000 TL ve Torunlar Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş. tarafından 20.000.000 TL olmak üzere toplam 250.000.000 TL'dir. Bu bağışlar, 07/10/2024 tarihli protokollerle belgelenmiş ve 17/10/2024 tarihli, 1441 sayılı İBB Meclis kararıyla kabul edilmiştir. Ödeme planına göre paranın büyük kısmı 25.11.2024 ve 25.12.2024 tarihlerinde ödenecektir.
İddianameye göre mağdur, gelecekteki projelerinde zorluk yaşamamak adına baskı altında ödeme yapmak zorunda kaldığını ima eden tanık beyanları ışığında Mehmet Torun ve şirketleridir. Kamu zararı ise, bir kamu hizmetinin rüşvet karşılığında usulsüz bir şekilde yerine getirilmesi ve kamu görevlilerinin yetkilerini kişisel veya örgütsel çıkar için kötüye kullanması olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün raporuna göre, verilen ruhsatın usule aykırı olması da kamu düzenine verilen bir zarar olarak gösterilmektedir.
Savcılık, iddialarını Müşteki, Şüpheli, Tanık ve Etkin Pişman İfadeleri; HTS – Baz Analiz Verileri; Kapalı Kaynak Çalışmaları; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün Raporu ve Şartlı Bağış Evrakları gibi delillere dayandırmaktadır. Özellikle Yakup Öner ve Süleyman Atik'in etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları, tanık Metin Karakoç'un şirketin baskı altında olduğuna dair ifadesi ve bağışların resmi belgeleri, savcılığın temel dayanaklarını oluşturmaktadır.
Bu eylem kapsamında savcılık, şüpheli Yakup Öner hakkında rüşvete aracılık etme suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin (TCK 254/3) uygulanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Şüpheli Mehmet Torun'un rüşvet verme (TCK 252/1), şüpheli Elçin Karaoğlu'nun rüşvet alma suçuna iştirak (TCK 37/1 delaletiyle 252/2), suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'in ise örgüt faaliyeti çerçevesinde rüşvet alma (TCK 220/5 delaletiyle 252/2) suçlarından cezalandırılmalarını istemiştir.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.