Suçlama Konusu

Metro Hatları Dijital Ekran İhalesinde Fesat Karıştırma ve Kamu Zararı İddiası

Eylem 65
İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) M6, M7 metro ve T5 tramvay hatlarındaki dijital ekranların işletilmesi ihalesine fesat karıştırılarak kamunun zarara uğratıldığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, ana ihale rekabeti engelleyici şartlarla düzenlenerek İBB iştiraki Medya A.Ş.'ye verilmiş, ardından Medya A.Ş. de bu işi davet usulüyle, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu öne sürülen Reklam İstanbul şirketine devretmiştir. Savcılık, bu organizasyonun Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla Murat Ongun ve Fatih Keleş tarafından yönetildiğini, ihale komisyonu üyeleri Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün, Kağan Sürmegöz ve diğerlerinin suça iştirak ettiğini iddia etmektedir. 31 Mart 2021'de yapılan ana ihalenin 1.050.000 TL bedelle Medya A.Ş.'ye, 23 Haziran 2021'deki alt ihalenin ise yıllık 2.000.000 TL bedelle Reklam İstanbul'a verildiği belirtilmektedir. Bu yöntemle en az 2.850.000 TL kamu zararı oluşturulduğu öne sürülmektedir. Savcılık, iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, tanık beyanları ve aralarında Selman Narman, Gökhan Köseoğlu ve Eyüp Subaşı'nın da bulunduğu bazı şüphelilerin itiraf niteliğindeki ifadelerine dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt bağlantılı olarak TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir.

İddianame Metni

İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından M6, M7 metro hatları ve T5 tramvay hattındaki 1.332 adet dijital ekranın 3 yıl süreyle işletilmesi için yapılan ihaleye fesat karıştırılmıştır. Savcılığın iddiasına göre, bu eylem Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün plan ve organizasyonu dahilinde, ihalenin önce İBB iştiraki olan Medya A.Ş.'de kalmasını sağlayıp, sonrasında örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Reklam İstanbul Medya ve Reklamcılık A.Ş.'ye devredilmesi suretiyle kamuyu zarara uğratmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. İddianamede, suç örgütü lideri olarak Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak ise Murat Ongun ve Fatih Keleş gösterilmektedir. İddiaya göre Murat Ongun, bu ihalelerdeki organizasyonu yönetmiş ve gayrıresmi sahibi olduğu Reklam İstanbul firmasını kayırmıştır. İhale süreçlerinde görev alan şüpheliler arasında ana ihale komisyonu üyeleri Kağan Sürmegöz, Ali Ayçiçek, Turgut Tuncay Önbilgin, Can Akın Çağlar, Gürkan Akgün ve Murat Yazıcı bulunmaktadır. Alt ihaleyi kazanan Reklam İstanbul firmasının yetkilileri Mustafa Nihat Sütlaş ve Uğurhan Atma'nın da suça iştirak ettiği iddia edilmektedir. Medya A.Ş. bünyesindeki alt ihale sürecinde ise Fatoş Ayık ve Mehmet Recep Taşçı gibi isimlerin sorumluluğu olduğu belirtilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, suçun mekanizması şu şekilde işlemiştir: İlk olarak, 31.03.2021'de yapılan ana ihalenin şartnamesine, ihaleye katılımı kısıtlayıcı ve rekabeti engelleyici ağır mali ve teknik şartlar (4 farklı iş kolunda faaliyet, yüksek sermaye ve ciro gibi) konulmuştur. Bu nedenle ihaleye tek istekli olarak Medya A.Ş. katılmış ve 1.050.000 TL bedelle ihaleyi kazanmıştır. Ardından Medya A.Ş., İBB'den muvafakat alarak işi alt kiralamaya çıkarmış ve 23.06.2021'de "davet usulü" ile bir ihale düzenlemiştir. Bu alt ihalede, ana ihaledeki ağır şartlar aranmamış ve ihale, önceden belirlendiği iddia edilen ve Murat Ongun'a ait olduğu öne sürülen Reklam İstanbul firmasına yıllık 2.000.000 TL bedelle verilmiştir. İddianameye göre bu kurgu, kamu ihale kanununun rekabetçi kurallarını devre dışı bırakarak işi istenen firmaya vermeyi amaçlamıştır. İddianamede yer alan bilgilere göre, 31.03.2021 tarihli ana ihale 1.050.000 TL + KDV bedelle, 23.06.2021 tarihli alt kiralama ihalesi ise iki yıllık 4.000.000 TL + KDV bedelle (yıllık 2.000.000 TL) gerçekleşmiştir. Ayrıca, Reklam İstanbul'un talebi üzerine sözleşme 08.06.2023'te bir yıl daha 2.340.919,46 TL + KDV bedelle uzatılmıştır. Savcılık, ana ihalenin muhammen bedelinin 2019 yılı verileriyle kasıtlı olarak düşük hesaplandığını ve bu nedenle 829.427,40 TL kamu zararı oluştuğunu belirtmektedir. Ayrıca, İBB'nin yıllık 1.050.000 TL gelir elde etmesi gerekirken, işin aslında yıllık 2.000.000 TL değeri olduğu ve aradaki 950.000 TL'lik farkın üç yıl için toplam 2.850.000 TL kamu zararına yol açtığı iddia edilmektedir. Ek olarak, teslim edilen ekran sayısının sözleşmeden az olduğu gerekçesiyle Reklam İstanbul lehine yapılan 116.675,77 TL'lik indirimin de usulsüz olduğu öne sürülmektedir. İddiaya göre, bu eylemlerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kasası boşaltılarak kamu zararına neden olunmuştur. İhalenin, örgütün maddi açıdan desteklenmesi için bir araç olarak kullanıldığı ve Reklam İstanbul üzerinden elde edilen usulsüz gelirlerin "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. Savcılık, iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, 25.02.2025 ve 18.06.2025 tarihli MASAK raporları, tanık beyanları (Gizli Tanık Çınar, Gizli Tanık İlke), HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bir kısım şüphelilerin (Selman Narman, Gökhan Köseoğlu, Adem Tuncay, Hakan Karaköse, Eyüp Subaşı) itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır. Özellikle şüpheli Eyüp Subaşı'nın, kendi dijital reklam işini Murat Ongun, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz'ın baskısıyla Reklam İstanbul'a devretmeye zorlandığına dair ifadesi delil olarak sunulmuştur. Şüpheliler hakkında, eylemlerine uyan şekilde TCK'nın 235. maddesi (İhaleye Fesat Karıştırma), 158. maddesi (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için bu suçların TCK 220/1-4-5 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma/Yönetme) delaletiyle işlendiği iddiasıyla cezalandırılmaları talep edilmektedir.

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.