Suçlama Konusu
Müteahhit Selim Özderya'dan İBB'deki Alacaklarının Ödenmesi Karşılığında Rüşvet Alınması İddiası
Eylem 139
İddianameye göre, müteahhit Selim Özderya'nın İBB'deki alacaklarının ödenmesi ve işlerinin devamlılığının sağlanması karşılığında, İMAMOĞLU suç örgütü yöneticileri ve üyeleri tarafından kendisinden rüşvet alındığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, şüpheli Fatih Keleş rüşvet talebini ilk dile getiren kişi olmuş, kardeşi Zafer Keleş paraların tahsilatını ve naklini organize etmiştir. İBB Genel Sekreter Yardımcıları Cemal Ufuk Karakaya ve Arif Gürkan Alpay'ın da farklı zamanlarda, deprem yardımı ve gıda kartı talepleriyle rüşvet mekanizmasına dahil oldukları iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemlerin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi ve talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini öne sürmektedir. İddianameye göre Özderya'nın, İBB'deki alacaklarını tahsil edebilmek için bu taleplere boyun eğerek 2022-2024 yılları arasında Kayabaşı'ndaki şantiyesinde ve Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda Zafer Keleş'e peyderpey toplam 25.000.000 TL nakit rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ayrıca, Arif Gürkan Alpay'ın talebiyle yaklaşık 3.450.000 TL değerinde gıda kartı temin ettiği de öne sürülmektedir. Savcılık, Selim Özderya'nın paraları zorla verdiği yönündeki beyanlarına itibar etmeyerek, eylemin karşılıklı anlaşmaya dayalı bir rüşvet suçu olduğunu ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığını, İMAMOĞLU suç örgütüne finansman sağlandığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık iddialarını temel olarak şüpheli Selim Özderya'nın itiraf niteliğindeki beyanlarına, bu beyanları desteklediği öne sürülen HTS ve baz istasyonu kayıtlarına, banka dekontlarına ve kolluk araştırma tutanaklarına dayandırmaktadır.
İddianame Metni
İddianameye göre, şüpheli Selim Özderya'nın 2019 yılında İBB yönetiminin değişmesi sonrası daha önce aldığı Unkapanı Köprülü Kavşak İnşaat işinin iptal edildiği, bu süreçte şüpheli Fatih Keleş'in kendisinden rüşvet talep ettiği öne sürülmektedir. Özderya'nın bu talebi başlangıçta reddettiği ancak daha sonra İBB'den olan yüklü miktardaki alacaklarını tahsil edememesi ve şirketin mali zorluğa girmesi üzerine, şüpheli Zafer Keleş'in aracılığıyla rüşvet vermeyi kabul ettiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin şüphelilerin beyanlarının aksine icbar suretiyle irtikap değil, karşılıklı anlaşmaya dayalı bir rüşvet suçu olduğunu değerlendirmektedir.
İddianamede, rüşvet eylemine karışan şüpheliler ve rolleri şu şekilde iddia edilmektedir: Şüpheli Fatih Keleş, örgüt yöneticisi sıfatıyla rüşvet pazarlığını yürüten ve talebi ilk ileten kişi olarak belirtilmektedir. Kardeşi olan şüpheli Zafer Keleş'in, anlaşma sonrası paraların teslim alınması ve nakliyesinden sorumlu olduğu iddia edilmektedir. İBB Genel Sekreter Yardımcıları olan şüpheliler Cemal Ufuk Karakaya ve Arif Gürkan Alpay'ın ise görev ve konumlarını kullanarak, deprem yardımı ve gıda kartı gibi bahanelerle Selim Özderya'dan ek menfaatler talep ederek rüşvet suçuna aracılık ettikleri öne sürülmektedir. Savcılık, tüm bu eylemlerin örgüt lideri olarak nitelendirdiği şüpheli Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi Ertan Yıldız'ın bilgisi ve talimatları doğrultusunda, örgüte finansman sağlamak amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir.
İddiaya göre rüşvet mekanizması, Selim Özderya'nın alacaklarının ödenmemesiyle baskı altına alınması üzerine kurulmuştur. Şüpheli Zafer Keleş'in, Fatih Keleş'in talebini hatırlatarak ödemeyi yapması gerektiğini söylediği, bunun üzerine Özderya'nın parayı taksitler halinde ödemeyi kabul ettiği belirtilmektedir. İddianameye göre, toplamda 20.000.000 TL dört parça halinde Zafer Keleş'e teslim edilmiştir. Bu teslimatların ikisinin Kayabaşı'ndaki şantiyede, diğer ikisinin ise Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda gerçekleştiği iddia edilmektedir. Ayrıca, şüpheli Cemal Ufuk Karakaya'nın deprem yardımı adı altında 5.000.000 TL daha talep ettiği ve bu paranın da Florya'da Zafer Keleş'e teslim edildiği öne sürülmektedir. Şüpheli Arif Gürkan Alpay'ın ise 2022, 2023 ve 2024 yıllarında gıda kartı talep ettiği ve Özderya'nın bu talebi de yerine getirdiği iddia edilmektedir.
İddianamede yer alan iddialara göre, şüpheli Selim Özderya tarafından 2022-2024 yılları arasında suç örgütüne toplamda 25.000.000 TL nakit rüşvet verilmiştir. Bu tutarın 20.000.000 TL'si dört ayrı seferde, 5.000.000 TL'si ise deprem yardımı bahanesiyle tek seferde ödenmiştir. Ayrıca, şüpheli Arif Gürkan Alpay'ın talebi üzerine 2022 yılında 750.000 TL, 2023 yılında 1.200.000 TL ve 2024 yılında 1.500.000 TL olmak üzere toplam 3.450.000 TL değerinde gıda kartı temin edildiği iddia edilmektedir. Para teslimatlarının yapıldığı iddia edilen tarihler ile şüphelilerin HTS ve baz kayıtlarının uyumlu olduğu savcılık tarafından belirtilmektedir. Örneğin, ilk rüşvet ödemesinin yapıldığı iddia edilen 03.09.2022 tarihinde Selim Özderya ve Zafer Keleş'in Kayabaşı'nda ortak baz kaydının bulunduğu tespit edilmiştir.
Savcılık, şüpheli Selim Özderya'nın paraları alacaklarını tahsil edemediği için zorla verdiği yönündeki savunmasına itibar edilmemesi gerektiğini, zira usulsüz talepleri yetkili makamlara bildirme imkanı varken bunu yapmayıp rüşvet vermeye ve İBB iştiraklerinden ihale almaya devam ettiğini belirtmektedir. İddianameye göre toplanan bu rüşvet paraları, İMAMOĞLU suç örgütü içinde oluşturulan "SİSTEM" adlı yapıya aktarılarak örgütün amaçları doğrultusunda kullanılmıştır. Bu durumun kamu zararına yol açtığı ve idari mekanizmalardaki yozlaşmayı gösterdiği iddia edilmektedir.
Bu eyleme ilişkin olarak savcılık, şüpheli Selim Özderya'nın itiraf niteliğindeki beyanlarını, şüpheliler arasındaki irtibatı ve buluşmaları gösterdiği iddia edilen HTS ve baz istasyonu kayıtlarını, Selim Özderya tarafından sunulan ve gıda kartı alımlarını gösteren banka dekontları ve faturaları, hesap hareketlerini ve 30.10.2025 tarihli kolluk araştırma tutanağını delil olarak göstermektedir. Bu delillerin, Özderya'nın beyanlarını büyük ölçüde doğruladığı ve rüşvet çarkını ortaya koyduğu iddia edilmektedir.
İddianame sonucunda, şüpheli Selim Özderya'nın TCK 252/1 (Rüşvet Verme) ve 43/1 (Zincirleme Suç) maddelerinden sorumlu tutulması, ancak TCK 254/2 uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılarak hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edilmektedir. Şüpheli Fatih Keleş'in TCK 252/2-3 (Rüşvet Alma) ve 220/1-4-5 (Örgüt Yöneticiliği), şüpheli Zafer Keleş'in TCK 252/2-5 (Rüşvete Aracılık), şüpheliler Cemal Ufuk Karakaya ve Arif Gürkan Alpay'ın TCK 252/2 (Rüşvete Aracılık) maddelerinden zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezalandırılmaları istenmektedir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi Ertan Yıldız'ın ise TCK 220/1-4-5 delaletiyle TCK 252/2 maddesinden cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.