Bu Dijital Deneyim Müzesi yapım süreci nasıl gerçekleşti, nasıl yürütüldü?
Onur Aldı Çapraz Sorgusu
Kısaca şöyle anlatayım. Aslında iletişim çadırı dediğimiz bir alan var, İBB tanıtımlarının yapıldığı. Aslında bu alanın dijitalize edilmesi konusuyla başladı. Bu alan nasıl dijitalize edilir, çünkü orada her şey baskı ve fotoğraf olarak var. 1, 2 toplantı yapıldı ardından.
2023 sonu, 2024 başı galiba. Şimdi birden anımsayamadım, 1 yıldır da buradayım, yıllar biraz karıştı. Bununla ilgili 2 toplantı yapıldı bu nasıl dijitalize olur diye. Ardından Bey'in de olduğu bir toplantı yapıldı. Bey burada başka bir vizyon koydu. Dedi ki bu yurt dışında, Amerika'da, Avrupa'da bu işler şu şekilde yapılmaktadır, yani dijital sanatlar üzerinden yapılmaktadır ve burada bambaşka bir müze çıkartabiliriz, Kültür AŞ buradan para da kazanabilir, biletli olarak yapılabilir ve dünyada sayılı müzelerden biri olabilir. Bu vizyonla beraber de aslında birden proje Kültür AŞ'nin gündemine düştü. Normalde İBB tarafından yaptırılırdı eğer diğer türlü olsaydı. Buradan sonra Kültür AŞ bu müzeyi araştırmaya başladı, ben de bu müzenin projesini çalıştım. Konseptini, gelir giderini, 3, 5 yılda bu müze ne kazanır, ne götürür, ne getirir, dünyadaki örnekleri nelerdir diye bunları çalıştık ve bu projeyi 'a teslim ettim. Onaylandıktan sonra da proje ilgili genel müdür yardımcısına teslim edildi.
Bey ile 1 toplantıda sadece bu konuda bir toplantıda vardı. Orada da aslında bu iletişim çalışmalarıyla ilgili sadece katılmıştı. Burada nasıl bir iletişim yapılabilir, konsepti ne olabilir diye. Ondan sonra zaten proje Kültür AŞ'ye devrolduktan sonra biz devam ettik.
Bu var, Tuce diye bir şirketin sahibi, burayı yapan firma. O beyanlarında bir şeylerden bahsetmiş, %40 anlaştık, %31 geri paylaşım şeklinde değiştirildi. Konu hakkında bilginiz var mı?
Bu şöyledir aslında, Tuce firması müzenin içeriklerini sağlayan firmadır, yani bu müzenin içindeki dijital sanat eserlerini sağlayan firmadır ve içeriklerle üzerinden bir biletten kar payı şeklinde bir anlaşma yapıldı, yani Tuce firması içerikleri getirecek ve bu içerikleri getirdiği takdirde, bu içeriklere bir para, bir emek harcayacak tabii ki, bu biletten nasıl bir pay alabilir diye bunun pazarlıkları yapıldı. Öncelikli %40 olarak anlaşılmış, anlaşılmıştı, daha sonra bu pay pazarlıklarla %30 küsürlere düştü diye biliyorum.
İnşaat değil, aslında burada Erdinç Bey benden önce anlatacaktı. Burada bir müze kurulum işi vardır. Kültür AŞ bir bina inşaatı yapmamıştır, yani normalde bu aslında bir dijital müze olduğu için biraz kafalar karışabiliyor. Burada ekip arkadaşlarımıza da anlatırken biraz zorlandık. Bir normal bir sergi olsa klasik bir tabloyu asar gibi duvara asacaksınız, çivi çakacaksınız vesaire. Ama burada led ekranlar var, projeksiyonlar var, o projeksiyonların asılması gereken metal konstrüksiyonlar var, bu led ekranların girmesi gereken çerçeveler var. Bunların hepsi özel yapım, tozdan, güneşten, işte kediden, fareden, orası bir çadır alanı olduğu için kediden, fareden, çok fazla kedi yavrusu da topladık zaten orada müze açıldıktan sonra, bunlardan korunabilmesi için bu müzenin, bu eserlerin sergilenebilmesi için yapılan faaliyetlerdir. İşte bu karışıyor, burada bir inşaat mı var, bir müze kurulum faaliyeti mi var? Aslında bu bir müze kurulum faaliyeti. Kültür AŞ içinde zaten müze kurulumu, sergi kurulum faaliyetleri istisna alımlar kapsamındadır.
İletişim çadırıyla bu dijital deneyim müzesi arasındaki, herhalde önceden bir iletişim çadırı şeklinde bir ofis merkeziydi, daha sonra dijital deneyim müzesine mi döndü burası?
Şöyle, iletişim ofisi diye bir ofis var orada ama onun yanında bir çadır vardır. Bu çadırda İBB hizmetlerini anlatır, işte biz kreş yaptık diye anlatabilir veya işte asfalt attık diye anlatabilir. Bunlar hep panolar şeklindedir. Bu panoları değiştirmek vesaire maliyetli olduğu için ya biz bu panoları değiştirmeyelim, aslında dijitalize yapsak daha fazla hizmet yapabiliriz ve burada insanların daha fazla ilgi çekici bir alan yaratabiliriz diye aslında iletişim çadırıydı tamamen, birden bu olay müzeye aslında bir vizyonla döndü.
Evrildi mi yani, aslında buradan beri imalat yok da, olan çadırı müzeye mi revize ettiler, doğru mu anlıyorum?
Ben, Ertan Bey ile bir toplantı yaptım. zaten şöyle; ben daha önce...
Yani size iş davetini, iş teklifini kim yaptı ve kimlerle görüştünüz?
Bey'le daha öncesinde çalışıyorduk. Doğuş Grubu'nda da birlikte çalışmıştık ama ayrı birimlerdeydik. Zorlu'da birlikte çalıştık daha çok. Ardından Bey İBB'de işe başladığında, ben Zorlu'da çalışıyordum. Oraya kendileri davet ettiler. Ve yine, o görüşme... Yani 3-4 aşamalı görüşmelerden geçtim.
Yani size iş daveti aldığınızda zaten mevcuttaki bir işiniz vardı, çalışıyordunuz?
Peki. Sözde bana bağlı, örgüt kodunda bir üyem olduğunuza ilişkin soruları size yöneltiyorum. İddianame yazarları tarafından Kültür A.Ş.'nin bütün iş ve işlemlerinin, ihalelerinin, her ne varsa, Allah ne verdiyse bunların hepsinin benim talimatım, benim emirlerim doğrultusunda yapıldığı ve benim bilgim doğrultusunda yapıldığı iddia ediliyor. Siz beni Kültür A.Ş.'de hiç gördünüz mu?
Siz, benim Kültür A.Ş. ile ilgili yaptığınız işlere herhangi bir müdahalemi... Siz Genel Müdür Yardımcısısınız, yani üst düzey yöneticisiniz. Sizi bir kez dahi arayıp herhangi bir talimat ya da bir bilgi verdim mi?
Peki sizinle herhangi bir sosyal yakınlığım var mı? Oturup bir bardak çay içmişliğimiz var mı?
Peki. Biraz evvel Savcı Bey'in sorduğu soruyu biraz daha açayım. Ben Dijital Deneyim Müzesi'nin yapımı ile ilgili olarak ihale süreçlerinde hiçbir toplantıda, hiçbir etkinlikte ben bulundum mu? Size herhangi bir firma önerisinde bulundum mu?
Bahse konu Tuce firmasının müze kurulumu dediğiniz inşai işlerle herhangi bir ilgisi var mı?
Kültür A.Ş.'nin Tuce'ye ödediği herhangi bir para var mı?
Peki bugüne kadar herhangi bir ihale sürecini ya da bunun bir süreç olduğunu biliyor musunuz? Ya da mali bir süreç, mali bir süreç, satın alma süreci yürüttünüz mü?
Merhabalar, geçmiş olsun. Merhabalar, beni tanıyor musunuz?
Bir telefon görüşmemiz ya da herhangi bir görüşmemiz oldu mu?
Ben de bilmiyorum, onun için soruyorum.
Sağlık Müdürlüğü olduğu söyleniyor, çünkü Kültür A.Ş.’de davetiyelerden, reklamlardan sorumluyum.
Evet, bende örgüt üyesinin içinde varsınız, onun için bir sorayım dedim.
Biraz önce ben de sordum Onur Bey kim diye, siz çıktınız, teşekkürler, geçmiş olsun.
Geçmiş olsun Onur Bey. ifadesinde "6 milyon Türk lirası Kahraman isimli şahsın şahsına ödenen paralar gayriresmi bir şekilde bütçeye dahil edilmiştir. Soyadını bilmediğim Kahraman isimli bu şahsın iletişim koordinatörlüğünde resmi bir görevi bulunmamaktaydı ama 'un yanına gelir giderdi ve iletişim koordinatörlüğünde sık sık çalıştığını bilirdim. Genel müdür yardımcım bana ile adı geçen Kahraman isimli şahsın müzenin kuruluş aşamasında Atina'da ev ve arsa aldıklarını söylediler" diyor. Siz böyle bir konuşma yaptınız mı?
Olayın doğrusunu şöyle anlatayım. Bir dönem Schengen vizesi konusunda çok sıkıntı yaşadık hepimiz. Biz vize alamadık, işte vizelerden ret yedi vesaire. O sıralarda en çok konuşulan şey Yunanistan'dan Golden Visa alınması konusuydu. Ben başka bir sohbette Kahraman Bey'in Golden Visa'sı olduğunu duymuştum yani öyle hani ekstra bir şey yok. O konu konuşulurken de Golden Visa nasıl alınır, 100.000 euroya da varmış, 150.000 euroya da varmış konusu konuşulurken ben de "Kahraman Bey'in galiba Golden Visa'sı varmış, isterseniz kendisine danışalım" diye anlattım. Hatta Bey de orada şey yaptı, "Herkesin evi var bizim evimiz yok" diye hayıflandı yani. Olay bundan ibaret, Atina'da ev... Orada galiba 'ın da adı geçmiş ama öyle bir şey ne gitti, yani geçmedi sadece Kahraman Bey üzerinden konuşuldu.
Anladım. Böyle bir paranın kendisine verildiğini duydunuz mu peki?
Bilginiz yok. Peki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı değildir, maaşlı çalışanı değildir. 12 defa ihale alan ve 25 yıldır yurt içinde ve yurt dışında iş alan bir firma için evinin, arabasının yahut arsasının olması makul müdür? Bu konuda kriteriniz nedir? Hukuki olarak...
Onur Bey, 'ın sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda, sizin ve Kerem Turgut'un Kültür A.Ş. bünyesinde katılımına "Yeni transfer, forvet hattı", "Kerem Bey'le yeni bir transfer daha", "Forvet hattında 10 numara pozisyonuna" gibi ifadelerle paylaştığını görüyoruz. da 29 Nisan 2025 tarihli savcılık ifadesinde ile tanışıklığının Zorlu’da başladığını, 'ın ısrarla Kültür A.Ş.'de çalışmaya davet ettiğini, bu süreç sonunda 2020-2021 yıllarında Kültür A.Ş.'ye geçtiğini ve 2023 yılının Ekim ayında da Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildiğini ifade etmiştir. Anladığımız kadarıyla sizin, 'ın ve hatta Kerem Turgut'un Kültür A.Ş.'ye katılım sürecinde 'ın belirleyici bir rolü var. Doğru mu?
Peki. Onur Bey, Bey sizi ve 'ı Genel Müdür Yardımcılığı pozisyonuna getirmiş. Bu durumda sizin ve 'ın Genel Müdür pozisyonu, Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmanızın 'ın bir tercihi ve yönlendirmesinin sonucu olduğunu söyleyebilir miyiz? ifadesinde Kültür A.Ş.'de bir kısım işlerden sorumlu olmadığını söylüyor. Böyle bir alan var mıydı hiç Kültür A.Ş.'de? Yoktu sanırım, değil mi?
Peki. Onur Bey, görev yaptığınız dönemde Tuçe isimli firmanın Kültür A.Ş. bünyesinde daha önce bilinen ve çalışılmış bir firma olduğunu biliyor musunuz? Bu soruyu şunun için soruyorum. beyanlarında diyor ki, bu firmaya karşı ben mesafeliydim diyor. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı? 'ın böyle bir yaklaşımı var mı?
Dominant dediniz aslında biz bütün sorularımızın cevabını aldık ama kusura bakmayın açıklığa kavuşturmak için soruyorum.
Aslında Bey şeyi de söylüyor, diyor ki ben Dijital Deneyim Müzesi işi kapsamında toplantılara katılmadım, ama siz biraz evvel ifade ettiniz bu toplantılara katıldığını. 'ın bu Dijital Deneyim Müzesi'ndeki rolünü, hani dominant diyorsunuz aslında bütün sorularım açıklığa kavuştu benim ama orada da bu dominant rolü devam ediyordu değil mi? Yani orada da bu Dijital Deneyim Müzesi ile ilgili bütün süreçleri takip ediyordu. Yani toplantılara bile katılmadım diyor şaşkınlık verici bir şekilde bir Genel Müdür, onun için soruyorum bunu.
İfademde de belirttim, yani bu iş zaten müzeye döndükten sonra biz sayfalarca sunumlar hazırladık. Yani dünyada bu iş nasıl yapılıyor, nasıl olabilir, nasıl en iyi şekilde bu müzeyi kurtarabiliriz? Aslında şu an bu çok da başarılı gidiyormuş gibi duyuyoruz, şey de iyiymiş. Yani logosundan ismine her şey odak olarak çalışıldı, ciddi bir çalışma yapıldı.
Peki buradan alayım soruyu. Şimdi Dijital Deneyim Müzesi kapsamında planlanan işin içeriğine baktığımız zaman sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, interaktif sergiler ve sürükleyici dijital alanlar gibi teknolojiyle sanatın bir araya getirildiği bir yapıdan söz ediyoruz aslında. Bu çerçevede böyle bir projede ekipman seçiminin, teknik kapasitesinin yüksek, performansı güçlü ve belirtilen teknolojik deneyimi gerçekten yaşatabilecek nitelikte yapılmasının zorunlu olduğunu anlıyoruz biz.
Aslında böyledir ama bir optimizasyonu vardır bunun. Çünkü çok fazla yüksek teknolojik ürünler en yükseğinden alırsanız bunlardan biri bozulduğunda bunun temini zorlaşır, maliyetleri zorlaşır ve Dijital Deneyim Müzesi'nde aslında optimum derecede malzemeler kullanılmıştır ve uzun süre kullanılabilecek, devamlı olan endüstriyel ürünler kullanılmıştır. Zaten Erdinç veya benden önce biri savunmasını yapabilseydi burada onu anlatacaktı. Yani buradaki ürünler bilgisayar denilen ürün bilgisayar değil, bu endüstriyel bir bilgisayar. Toza, güneşe 24 saat çalışmaya, 48 saat hiç kapanmadan çalışmaya, donmaya karşı dayanıklı malzemeler olması gerekiyor. Dolayısıyla o konuda Sayıştay raporunda bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum.
Evet yani soruma cevap da verdiniz. O zaman şunu anlıyoruz biz sizin anlattıklarınızdan, daha düşük maliyetli ve daha sınırlı teknik kapasiteye sahip ürünler tercih edilseydi müzeden beklenen görsel ve deneyimsel etkinin sağlanamaması gibi bir riskle karşılaşılacaktı o zaman, doğru mu? Aslında müvekkilin kendisi sordu ama ben o soruyu tamamlamak için bunu söyleyeceğim. Siz peki görev yaptığınız süre boyunca müvekkilim 'un, 'a veya diğer Genel Müdür Yardımcılarına herhangi bir talimat verdiğine şahit oldunuz mu? Böyle bir duyumunuz oldu mu?
Peki, bir tane daha sorayım. Peki, sizin astınız konumunda olan kişilerden herhangi birinin 'dan emir ve talimat aldığına veya emir ve talimat kapsamında işlem tesis ettiğine şahit oldunuz mu? Böyle bir duyumunuz var mı?
Onun yönlendirmesiyle, onun domine ettiği ekip. Tamam, çok teşekkür ederim, sorularım bu kadar, sağ olun.
Öncelikle geçmiş olsun Onur Bey. Aslında soracağım pek çok soru meslektaşlarım tarafından soruldu. Benim de Dijital Deneyim Müzesi'ne ilişkin, müvekkilime ilişkin bir sorum olacak. 'in konumu gereği Dijital Deneyim Müzesi projesinde bir görevi var mıydı?
Herhangi bir sorumluluğu, görevi yoktu orada. Tamamdır. Teşekkür ederim.
Onur Bey, az önce aslında Kahraman Bey'in avukatının cevaplarken Barış'la ilgili geçtiniz, ben tekrar teyit olsun diye soruyorum. 'ın ifadesinde 'ın Atina'da bir evinin olduğu, teknesi olduğu gibi bir beyanı var. Böyle bir bilginiz var mıdır?
'la herhangi bir ilgisi yok. Tamamdır. Burada siz kendi ifadenizde az önce Rahşan Hanım'ın da sorusu üzerine söylediniz, 'ın aslında ne kadar dominant bir kişi olduğuna yani her işe aslında onun onayından geçmeden yapılamayacağından bahsettiniz. Çünkü sizin üstünüz. Genel müdürünüz dolayısıyla. ise kendi ifadesinde özellikle etkin pişmanlık ifadesinde kendisinin herhangi bir işe karışmadığını, sadece orada kültür sanat işlerinden anladığı için böyle bir kurumun başına getirildiğinden özetle bu şekilde bahsetmişti. Peki ben hem sizin ifadeniz hem de 'ın ifadesi üzerine şunu sormak zorundayım. 'ın herhangi bir bilgisi, izni dahili olmadan Kültür A.Ş'de bir iş yapılır mıydı?
Anladım tamam teşekkür ederim. Şunu soralım peki dijital deneyim müzesinden çok bahsettik. Zaten sorun olarak gözüken yer de sanırım orası ama yanlış bir sayıştay raporundan bahsettiniz kendi kanaatiniz. Burada dijital deneyim müzesinde herhangi bir şekilde 'ın bir görevi, sunmuş olduğu veyahut da çalışacak şirketlerle ilgili bir tanışıklığı, bir teklifi vesaire oldu mu?
Bu toplantı nasıl bir toplantı yani fikir toplantısı mı fiyat toplantısı mı?
Yani konuşmanızdan anladığım şu ulus ya dünyadaki bütün bu tarz dijital deneyim müzeleri nasıl oluyor...
Müze değil. Müzeden çok önce yani bu iş daha iletişim çadırında bir iletişim çadırının dijitalize edilmesi konusu varken... o ara ofislerde yan yana olduğu için yan yana olacağından oranın bir teknik ekipmanlarına tekniğine hakim olmak lazım çadırın yüksekliğine kadar vesaire gibi nerede kablo var nereyi kazmak lazım ne yapmak lazım...
Anladım. Yani fikrinizin aslında bir tekniklendirilmesi gibi bir hususta toplantı yaptığınızı anlıyorum. Peki. Burada Cem Çelik ismi çok zikrediliyor kendisi zaten etkin pişmanlık ifadesi vermişti sonrasında. Şimdi Cem Çelik ifadesinde farklı farklı beyanlar veriyor. Kendisine de zaten soracağız bunları da size şunu sormak istiyorum burada ifadesinde şundan bahsetmiş beni reklam vaadiyle dolandırdılar. Burada reklam vaadiyle dolandırılmaktan kasıt yani reklamdan kasıt nedir bu konuda bir bilginiz var mı açarsanız?
Yani tanıtım konusunda bir şekilde kendisi katkı sağladı...
Peki Cem Çelik'le genel itibariyle Murat Abbas mı görüşürdü?
İhalelerle ilgili olan kısımları anlattınız belki ben duyamadıysam sadece ekstra olarak şunu sormak istiyorum bilginiz vardı çünkü bazı ihalelerde genel müdür olarak imzanız var zaten genel müdür yardımcısısınız. Burada firmalar bu ihalelere yani daha doğrusu 3G davet usulündeki işlemlere işlere nasıl davet ediliyordu bu firmalar nereden seçiliyordu yani belirli bir kategori mi var davetler nasıl oluyordu bunu anlatırsanız?
İfadenizde yani yönlendirmek gibi değil yanlış anlamayın kapalı zarf usulü firmalar seçilirdi gibi bir şey en geç ifadenizde vardı da belki genel bir bilginiz var ise onu...
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.
