Çapraz Sorgu

Serkan Öztürk Çapraz Sorgusu

Mahkeme Başkanı & Savcı — Sorular

İfade bu kısmında bir sorun yok o zaman ya, anladığım kadarıyla bu kısımda bu anlattığınız bu kısımda bir problem yok o zaman yani? Yani ifade de çok uzun değil şimdi, hani siz biraz önce dediniz ya hani uzun uzun sohbet havasında geçti.

Yani Başkanım ben orada, ben onu anlayabilmiş değilim. Ben, bakın.

İş İnsanı

O kadar yazdılar, ne kadarını şey yaptık, tam anlamadım, okumadım mı dediniz o tarz bir ifade mi?

Ben ifadelerin hiçbirini okumadım Başkanım yani, çok açık net söylüyorum. Şimdi ben orada mesela ifadede, 'nin haksız kazançlar, yok yüksek bedelli...

İş İnsanı

Bu 11, yani bu 11 Eylül tarihli ifade de Serkan Bey, şöyle şimdi. Çok böyle uzun bir ifade değil, zaten şu kadar yani tamam altına imza atarken hani hiçbir gözünüze de mi çarpmadı bunlara bakmadınız mı? Üniversite mezunusunuz.

Sayfalar dolusu ifade olsa, arada ifadelerde de deseniz ki şuraya dikkat etmedim, burayı okumadım yani sadece 1.5 sayfalık bir ifade yani.

Yani o kadar şeydi ki yani, oradan çıkmak istediğim bir durum, ortam ki yani şimdi bazı şeyleri de anlatmak istemiyorum başkanım yani burada bazı işleri ajite edip de tahliyeme etki etsin diye konuşmak istemiyor, yargıya saygımdan.

İş İnsanı

Bu ifadelerin bu şekilde verilmesinde bu avukatınız o esnada imzalayan 'ın şu, herhangi bir yönlendirmesi oldu mu sizi yani yoksa sadece o çağrılmadaki anlattığınız husus mu?

Yönlendirmesi olmadı, yok. Yönlendirmesi olmadı. Başkanım ben verdiğim ifadelere çok uzun bir süre avukatlarım ulaşamadılar. HSK'da avukatlarımın şikayet dilekçeleri var.

İş İnsanı

Evet hakim bey. Deralla diye yazılır. Alla tamam.

İş İnsanı

Hakim bey, çok pardon başkanım orada bir şeyi atlamış şimdi... Bir şeye açıklık getireyim mi, soracak mısınız? Benim 5 tane ifadem var dedim konuşmamın başında. Bu ifadelerimden bir tanesini ben kendim talep ettim. Çok sonra bir kurgunun içinde olduğunu gördüm ama o detay çok önemli değil. Ben yaşadığımı size kısaca şöyle söyleyeyim. 'nin basına düşen ifadesinden sonra, basında gördüm yani ben. Geri çektiği ifadede tarafıma yönlendirilen suçlamayı, tabi bir öfke yaşadım yani öfkelendim yani. 07.08.2025 ifadesi diye hatırlıyorum. Bir süre bekledim beni böyle bir suçlamayla suçlandığıma göre çağrılacağımı bekledim yani. O dönem bir avukatım vardı sayın başkanım, şimdi avukatım değil o arkadaş. Avukatım size, bu arada Uğur Bey bir, eee o yazdığım dilekçeyle ilgili size bir evrak...

İş İnsanı

Aynen öyle. Ve size bir dilekçemi, yazmış olduğum dilekçemi, 3-4 hafta geçince çağrılmayınca ben son görüşmede benim artık çıkıp kendimi söylemem ifade etmem lazım. Yani kendi kendimi yiyeceğim burada. Yazayım bu talepte bulunalım dedim. Sayın başkanım bu ifade trafiklerinde bir anormallik var. Yani hakkımda beyan verenler bir şekilde aynı tarihlere denk geliyor, takip eden tarihlere. Ve benim bu çağrılmamam, bunu bir psikolojik baskı olarak kullanıldığını gördüm. 3-4 hafta sonra bu avukatımla konuştuğumuzda ben bu dilekçeyi vereyim, beni sayın savcılar çağırsın kendi derdimi bir anlatayım. Tanımadığım bir insan sonuçta yani bana tamam bir isnatta bulunmuş ama biz de kendimizi savunalım. Öyle yazdığın zaman seni çağırmazlar dedi bana. Ne yazalım dedim yani? Nasıl çağır çağırmazlar? 'i katman lazım dedi işin içine. 'i dedi tanışıyoruz işte, geçmişini anlatacaksın. Şunun şununla bağlantısını diye bana bir tane evrak gibi, yani kendi yazdığı. Elimde duruyor şu an. Altına da dedi bir etkin pişmanlık yaz dedi, hemen çağırırlar. Gerçekten de öyle oldu yani. Hemen çağrıldık. Oraya gittiğinde etkin pişman olmak zorunda değilsin. Yani bu etkin pişmanlık müessesesini kendi yararına kullanmış biriyim, suçsa bu. Onu yazıp orada da etkin pişman olamadım yani. Öyle söyleyeyim başkanım. Bu ifademde avukatım bana bu yazdırdıklarından sonra ifadeye çağrıldım. Oradaki detay da odur sayın başkanım. Bunun özellikle bilinmesini isterim.

İş İnsanı

Aslında onu sormak istediğim soru şuydu. Buyurun. Az önce buradaki ifadenizde de dediniz ki; benimle ilgili beyanlarını geri çekti, ben de kendisini burada tanıdım gibi bir ifadeniz oldu.

Bu 11 Eylül tarihli ifadede birtakım anlatımlarınız var. 'nin Alican Abacı ile birlikte size husumet beslediğine yönelik şimdi...

Yok, biliyorum hatırlıyorum başkanım. Ben 'nin husumetinden bahsetmedim orada, 11 Eylül'de. Ben 'nin biz 3K şirketi olarak bir led ekran teklifi ile bir işler almıştık, birtakım işler. Bunu detaylı anlattım ben ama bu tarafı yazılmış tabii doğal olarak. Aranızda husumet mi var? Dedim benim bir husumetim yok. Yalnız 3K firmasının aldığı reklam alanlarından dolayı led ekranlar ve bu muadili yani yakın kadar yakın yerlerine aynı iş başka firmalara verilmez, reklamda bir kuraldır diyeyim size. 'nin de böyle işler aldığını ve benim bunu Cem Bey ile beraber, Cem Bey gidip İnan Bey'e, "Madem böyle bir durum olacaktı biz böyle bir yatırıma ben girmezdim, firmamı sokmazdan," dediğinde bu şikayette bulundu ile ilgili. O tarihten sonra bizimle ilgili iyi şeyler düşünmemiş olabilir, husumet beslemiş olabilir. Yerlerini şikayet ettik çünkü. 'nin aldığı reklam alanlarını ve bu alanların araştırılmasını istedik. 3K firmasının aldığı reklam alanlarıyla Murat Bey'in aldığı reklam alanlarının belediyeye yapılan ödemelerinin incelenmesini istedik. Aynen bunları söyledim başkanım.

İş İnsanı

Ama ifadenin devamında şöyle diyor mesela. Şimdi burada doğrudan bir konuşmayı aktarıyorsunuz mesela diyorsunuz ki...

" ile yüz yüze yapmış olduğumuz görüşmelerde 'yi kastederek, 'Neden bu adamlara iş veriyorsunuz?' diye sorduğumda, bana 'nin Alican Abacı'nın adamı olduğunu, beni de aşan durumlar olduğunu söylerdi. Sırf bu yüzden istifa noktasına geldiğini bana söylerdi."

Başkanım, bu konuyu tamamen net olarak anlattım. Şöyle anlattım: Biz bu 3K firmasının aldığı led reklam alanlarından sonra, birkaç zaman sonra Beşiktaş Belediyesi 4-5 tane daha led ekran koymaya başladı. Bu led ekranları koyunca Cem Bey, ben İnan Bey'i ziyarete gittik. Cem Bey kendisine, "Biz bu yatırımı yaparken sayın başkan," dedi, "alternatif yakın yerlere başka firmalara alternatif led ekran koyarsanız yaptığımız fizibilite, gelir yani sağlanacak gelir, yatırımı yüksek. Biz o zaman bu işi düşünmezdik. Siz bu adamlara bu işi niye veriyorsunuz?" diye sordu Cem Bey. Evet, ben bunu aynen böyle anlattım. Orada bize 'in verdiği cevabı da söyledim. Bir an şu an hatırlayamadım yazdılar mı yazmadılar mı? O yerlerin belediyenin yani 'in bulunduğu yer değil, belediyenin tasarrufunda Alican Abacı vasıtasıyla verildiğini öğrendim. Bunu da orada söyledim. Ve onun için zaten sayın savcıya dedim ki bizim aldığımız, 3K firması diyorum ben. Şimdi bizim diyorum başkanım buradan da bir şey çıkmasın çünkü ben aidiyet duygusu hissediyorum şimdi bizim benim şey yaptım, avukatım söylüyor. Bizim diyorum yani çalıştığım firmaya öyle diyorum.

İş İnsanı

Aynen. Şeyi söyleyeceğim; alternatif alanlar koyunca "Bu adamlara neden iş veriyorsunuz?" lafını kendisine direkt sordu zaten. "Ama benim elimde değil, sırf bu tartışmalardan dolayı, reklam alanlarıyla ilgili sebeplerden dolayı kendisinin de sıkıldığını, hatta bu işten istifa etme noktasına geldiğini," bize söyledi. Bunu böyle anlattım. Olsa ben size itirazda bulunurdum savcılara. Ama ben kendi ifadelerimi zaten iddianame sonrasına kalınca gelip burada savunmak zorunda kaldım kendimi. Yani şimdi soruyorsunuz, doğal olarak anlıyorum. Hiç mi bakmadınız? Hiç bakmadım başkanım. Ama işin özünü söylüyorum. Yani ben 'ye neden iş verdiniz, bu adamlara lafını söylemedik demiyorum. Mesela ile ilgili yine az önce söylemek istedim. Haksız kazançlar elde ettiği falan... Mesela ben öyle şeyler söylemedim, bilmiyorum çünkü ben.

İş İnsanı

Onu da aynen söyleyeyim Başkanım. Benimle ilgili böyle bir iddiada bulunan kişiyle ilgili basında okuduğum bir haberi söyledim. Yazayım mı, yazmayayım mı diye bana soruldu hatta. Bakın çok net söylüyorum. Ben de dedim, vallahi ben ifade veriyorum dedim.

İş İnsanı

Serkan Bey, ifadenizde 'nin 19 Mart'ta yapılan operasyon hakkında bilgi aldığını, bütün piyasaların konuştuğunu biliyorum demişsiniz. Bu husus nasıl konuşuluyordu? Operasyon yapılacağından haberiniz var mıydı?

İddia Makamı

Piyasanın konuştuğu, benimle ilgili söylediği... Piyasadan duyduğum haberler... İşte onlarla ilgili ifadeler verdim dedi ya, ben de piyasadan duyduğumu söyledim. Bilgim, kendisiyle konuşmuşluğum veya ilk ağızdan yakın bir arkadaşıyla oturduğum... Yani çevresiyle arkadaş diyelim zaten. Ben duydum dedim yani sadece.

İş İnsanı

Bu ilk ifadenizde 3K isimli şirkette 3 yıldır çalıştığınızı fakat işte operasyonun tarihi olan 19 Mart'tan bir hafta önce sigorta girişinizin yapıldığı belirtilmiş.

İddia Makamı

3 yıl sonunda niçin acaba 19 Mart'tan bir hafta önce bir sigorta girişi oldu?

İddia Makamı

Söyleyeyim başkanım. Ben çok uzun yıllardır SSK'da olamıyorum. Çünkü olduğum zaman geçmişten gelen, az önce anlattığım sizlerin iflastan dolayı hacizler geliyor doğal olarak. Ondan dolayı, yani kendimi finans açısından korumak için. 2-3 hafta önce falandı, artık bazı şeyleri halledebilmiştim. O yüzden öyle sigorta denk geldi yani. O sigorta da çok yaramadı zaten, buraya geldik.

İş İnsanı

Bu Rauf Cem Istranca’nın bir beyanı var. "Serkan ile ortaklığımız 24.11.2001 tarihinde sona erdi. Ortaklığımız döneminde Beşiktaş Belediyesi'nden herhangi bir iş almadık. Ancak ortaklığımızdan sonra , Beşiktaş Belediyesi'nde Beltaş şirketinde iş almamı sağladı. Bu reklam işlerinde 'e peyderpey 200.000, 100.000 TL gibi, senelik ortalama 2,5-3 milyon TL civarında komisyon ödedim. Bu komisyonları Serkan'a elden teslim ettim. Serkan'ın benden almış olduğu komisyonları herhangi bir belediye yetkilisi ile paylaşıp paylaşmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanı var. Siz de daha demin 2 milyon TL gibi bir para aldığınızı söylemiştiniz.

İddia Makamı

2 milyon TL, şirket hissesi. Yani şirketten ayrılırken o dönem birkaç tane iş aldık. Onları düşünüyor. Yani şirkete satmak gibi düşünün kendi hisselerimi. Diğer aldığım, yıllık aldığım 2,5-3, tam rakamını şimdi bilmiyorum tabii yani, dışarıda olsam bunu söyleyebilirim, o normal benim hak edişim gibi düşünün. Yani maaş gibi düşünün.

İş İnsanı

2-3 arası diyelim ama sayın savcım, tam şimdi nokta atışı bir şey söylemem yanlış olur size. Ama aldım yani. Aldım derken yaptığım iş başına artı sabit bir gelir koymuştu.

İş İnsanı

Bütün saha operasyonu, bütün imalatlar, bütün baskılar... Yani sahada ben vardım. Öyle söyleyeyim. Yani bir reklam alanının sıfırdan imalatından tutun, ışığı yanmıyorsa ışığının işte tamiratından, fotoğraflanması gerekiyorsa fotoğraflanmasından... Aklınıza gelebilecek hepsi.

İş İnsanı

İnan Bey pozitif bir ayrımcılık yapmış diye görünüyor. İddianamede ve sayın savcıların defaatle öyle görmek istediğini düşünüyorum. 1,5 yıl Beyoğlu Belediye Başkanlığı yaptı, tek bir reklam alanı alamadım. Yani bir tane, tek, tek, tek bir tane... Yani bu da enteresan bir şeydir diye düşünüyorum.

İş İnsanı
İnan Güney — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Sayın Başkan, değerli heyet, Sayın Savcı, öncelikle sizleri saygıyla selamlıyorum. Değerli dava arkadaşlarıma Allah kurtarsın diyorum. Burada hukukun, adaletin bekçisi olan avukat arkadaşlarımıza huzurlarınızda emekleri için teşekkür ediyorum. Basın emekçilerimize teşekkür ediyorum. Ailelerimizi bizi yalnız bırakmadıkları için teşekkür ediyorum. Beyoğlu'ndan gönülleriyle birlikte buraya gelen her duruşmada beni yalnız bırakmayan yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Eşim ve kızım burada, onları sevdiğimi söylemek istiyorum Sayın Başkanım. Çok imkan bulamıyoruz çünkü. Evet, ben Sayın Başkanım. İddianamede, Serkan öncelikle geçmiş olsun kardeşim Allah çoluğuna çocuğuna kavuştursun inşallah, hepimizle birlikte. İddianamede Rauf Cem Istranca'nın sahibi olduğu ve 'ün çalıştığı 3K şirketine usulsüz bir şekilde İBB'den, Kültür AŞ'den açık hava reklam işlerinin verildiği, benim bu sürece üzerinden, burada Kaan Bey, üzerinden müdahil olduğum ve 3K şirketinin fiili gizli ortağı olduğum iddia edilmekte. Bu nedenle 3K'nın ekli olduğu eylem 70, 72, 117'den benim de yargılanmam gerektiği talep edilmiştir. Dolayısıyla 3K şirketinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile olan ilişkisinin benim tarafımdan yürütüldüğü iddia edilmektedir. Bu bağlamda sormak istiyorum Serkan Bey. Öncelikle isimli İBB yetkilisini siz veya firma sahibi Rauf Cem tanıyor musunuz? Tanıyorsanız kaç yıldır tanırsınız? Ondan randevu almak için benim desteğime ihtiyacınız oldu mu?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Kaan Bey'i ben 5 yıldır falan tanırım, 5-6 yıldır. Cem Bey de 15 yıldır falan tanır. Cem Bey açık hava reklam piyasasında bilindik, uzun yıllardır bu işi yapan birisidir. Sizinle hiçbir alakası yok Sayın Başkanım. Yani biz bir randevu almak için Kaan Bey'den kendimiz alabiliyorduk.

İş İnsanı

Evet, teşekkür ediyorum. Zaten Sayın Başkanım, Rauf Cem Isranca'nın emniyet ifadesinde de 12-15 yıldır Sayın 'ü tanıdığını ifade etmiş. Evet, yine az önce belirttiğiniz, 1 avukatlı 3 avukatsız emniyette, savcılıkta, sulh cezada size eylem 70, 72, 117'den yardımcı oldu mu diye bir soru sorulmamış. Bu soruyu sorma ihtiyacı savcılık makamı o dönem hissetmemiş. 'le aranızda bir ilişki var mı diye bir soru gelmemiş. Kasım ayında İBB iddianamesi çıkmış. İBB iddianamesinde yine 'in bu eylemlerle ilgili bir dahli olduğuna dair en ufak bir şüphe yok. Ancak Mart 2026 yılı geldiğinde önceden İBB dosyasından tefrik edilmiş olayı, olayı İBB'den tefrik edilmiş, bir anda Mart 2026'da neden olduğunu anlamadığımız bir şekilde tekrar İBB'ye dahil edildi. Dolayısıyla eylem 70, 72, 117 numaralı eylemlerden aynı şekilde 3K gibi de yargılanmalı dendi. 3K şirketine ihale temin etmek, ihale görüşmesi ayarlamak ya da bu amaçla İBB yetkilileri nezdinde girişimde bulunduğum iddia edildi. Benim böyle bir girişimime şahit oldunuz mu? İBB'de herhangi bir yetkiliyle görüşebilmek için benim aracılığıma ihtiyacınız var mıydı?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Vallahi direkt hayır diyebileceğim bir şey ama başkanım gerçekten hazır bütün taraflar buradayken şuradan bir tane belediye yetkilisi çıkıp da desin. Herkes kurtulsun bu cevaptan, ben öyle düşünüyorum. Çünkü öyle bir şey yok yani. Kaan Bey de burada, Bey de burada, işte diğer arkadaşları burada tanıdım şimdi isimleri gelmiyor aklıma. Hiçbir şekilde hiçbir iş yani hiçbir randevu talebinde öyle bir şey yok başkanım.

İş İnsanı

Teşekkür ediyorum. Evet Serkan, seninle üniversite yıllarına dayanan arkadaşlığımız var. Sivas Zara'dan başkanım Trabzonlu çok vardı bir de Sivaslı olsun, Sivas Zara'dan iki komşu köye hemşehri olarak mensubuz. Partili yol arkadaşlığımız, dostluğumuz var. İddianamede Sayın Savcılık Makamı, Beltaş Yönetim Kurulu Başkanı ve Beyoğlu Belediye Başkanı olduktan sonra bu arkadaşlık ortaklığa dönüştü demektedir ancak en ufak bir delil koyamıyor. Senin şahsınla, çalıştığın şirketle arasında herhangi bir açık veya gizli iş ortaklığı veya bir menfaat ilişkisi oldu mu?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Yine bir soru sormak istiyorum, bu soruyu hem sana hem kendime zul sayarak sormak istiyorum, az önce de aslında cevapladın. Yine de huzurda ben bir kez daha soruyu sormak istiyorum. Biz seninle dostluk biriktirdik, yoldaşlık biriktirdik, hemşehrilik biriktirdik ancak Sayın Kapki ifadesini geri çekmiş olsa da, helallik istemiş olsa da burada yine huzurda sormak istiyorum. 'in veya başka birinin kasası oldunuz mu hayatınızda?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Başkanım olmadım, zaten hem biz birbirimizi tanırız hem de ben kendi şahsi adım şahsım adına beni de tanıyan bilir. Ben kulun emanetçisi olmamayı, o terbiyeyi almış biriyim. Kimse, zinhar böyle bir teklifte dahi bulunamaz. İnan'la da böyle bir şey yoktur zaten başkanım.

İş İnsanı

Teşekkür ediyorum. Bizim iddianamemizde, yani sonradan dahil edilen iddianame Sayın Başkanım, sayfa 52'de Savcılık Makamı şöyle diyor; 'ün dediği gibi bize iş bağlardı, iş paslardı. 'ün dediği gibi bize iş bağlardı, iş paslardı, sayfa 52'de sizin böyle bir ifadeniz olduğunu söylüyor Savcılık Makamı. Böyle bir cümle kurduğunuzu yazmış. Siz emniyet, savcılık, sulh ceza veya herhangi bir ifadede öyle bir cümle kurdunuz mu? Bu cümle size mi ait?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Bunu defaatle söyledim Sayın Başkanım. Şöyle söyleyeyim; hiçbir şekilde böyle bir şey söylemedim. Verilmiş olan tek desteğin, firma havuzuna eklenebilmek için yaptığım görüşme birkaç kere ve bu görüşmeleri ben, Cem Bey ve İnan Bey yaptık. Şunu da ayrıca söylemek istiyorum başkanım, bilmiyorum atlamış olmayayım. Yani 'in verdiği reklamların, reklam haklarının lütfen araştırılmasını istiyorum. Yani bunu sayın savcılara söyledim. Yani bir pozitif ayrımcılık varsa bir öyle diyeyim. Ezici çoğunluğunu almış olmam gerekir. Yüzde 5'ini mi 10'unu mu almışızdır ya da almamışızdır, bir sürü bir sürü oyuncu var burada Sayın Başkanım ve bizim benim burada suçlanmak sebebim veya İnan Bey'in suçlanma sebebi sanki orayı bir çok afedersiniz arpalık gibi kullanmışız yönünde. Hiçbirini kabul etmiyorum, hiçbir şekilde böyle bir beyanım olmadı.

İş İnsanı

Evet, teşekkür ediyorum. Savcılığın iddianamede izah edilen iddiaları başta , Rauf Cem Istranca, ifadeleri olmak üzere... Yani benimle ilgili olan iddiaları başta , Rauf Cem Istranca, ifadeleri olmak üzere HTS baz raporları ve MASAK raporları teyit etmektedir diyor. Yani delil olarak sizlerin ifadesi, HTS baz ve MASAK raporu sunulmuş. Yani savcılığın en önemli dayanak noktası dediği ifadeler, Sayın Kapki'nin ifadesi verildi, sizin ifadeniz verildi. Bahse konu isnatların hiçbirinin doğru olmadığı sizlerin ifadesinde ortaya çıkıyor. Şimdi savcılığın bir diğer dayanak noktası olan HTS ve baz kayıtlarınızı sormak isterim. Öncelikle, 6 yıl içerisinde sizin firma sahibi olan ve benim gizli ortağım olduğu iddia edilen Rauf Cem Istranca'yla aranızdaki telefon görüşme sayısı sıfır. Yani nasıl bir gizli ortaklık yapmışsak aramızdaki görüşme sayısı 6 yılda sıfır. Ancak 6 yıl içerisinde seninle karşılıklı 100'er kez görüşmüşsünüz, Serkan. Ortaklığın önemli bir delili olarak gösterilen bu görüşmeleri nasıl açıklarsın? Biz seninle sürekli iş mi görüşüyorduk?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Yani, şimdi buna nasıl cevap vereyim? Yani 6 yılda 100 kere aramışsak zaten az aramışız. Yani ikimizin ayıbı olsun o. Yani özel günlerimiz var Başkanım; cenazemiz var, düğünümüz var, doğum günümüz var, bayramımız var. Yani iş için de aramışlığım olmuştur ama hayatın içinden normal dostların yaşayabileceği durumlar yani bunlar. Öyle değerlendiriyorum, öyle söylemek zorundayım yani.

İş İnsanı

Evet. Tabii sen Bursa'dan milletvekili adayısın. Sonuçta partili yol arkadaşlığı var. Dolayısıyla parti kongrelerinden vesairelerden, mitinglerinden dolayı da sık sık bir araya gelmişliğimiz, telefonlaştığımız var. Şimdi 7. soru olarak; telefonlarımızın ortak baz istasyonundan sinyal vermesi, Üçka şirketinin gizli ortağı olduğuma ve bu şirketle lehine davrandığıma kanıt olarak gösterilmektedir. Bir diğer kanıt, baz. Baz istasyonu kesişmesi, ortak baz istasyonu kayıtlarına dayanılarak aramızda iş ilişkisi olduğu sonucuna varılmaktadır. Bunu netleştirmek adına birkaç soru sormak istiyorum. Az önce birkaç şey söyledin ancak bir daha ben tekrar edilmesinde fayda görüyorum. Benim geçen dönem Beşiktaş Beltaş'tayken görevde olduğumda makam odam neredeydi, bilir misiniz?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Akatlar'da, Mustafa Kemal Kültür Merkezi'nde Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı odası. Evet.

Beyoğlu Belediye Başkanı

Ben ben söyleyeyim, 600 metre. 3K şirket merkezi Akatlar'da, benim Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı makam odam Akatlar'da, aradaki mesafe 600 metre. Gün içerisinde gelip geçerken sinyal veriyoruz. Ama yeter mi? Yetmeyecek. Yine benim geçen dönem görev yaptığım Beşiktaş Belediyesi Başkanlığı nerede, biliyor musunuz?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Rauf Cem'in evi de evet... Rauf Cem'in evi de Beşiktaş Belediyesi'nin 200 metre arkasında. Belediye ile arasında Rauf Cem'in evinin 200 metre var. Siz orada kalır mıydınız Rauf Cem'in yanında?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Evet. Peki Beltaş Yönetim Kurulu Başkanlığı Akatlar'da. Beltaş Genel Müdürlüğü neredeydi bilir misiniz? Yani bizim insan kaynaklarının, muhasebenin, satın almanın olduğu birimlerde?

Beyoğlu Belediye Başkanı

Evet. Beltaş Genel Müdürlüğü ile Rauf Cem'in evinin arası da 42 metre Sayın Başkanım. Yani ben sabah Beltaş Genel Müdürlüğü'ne gittiğimde Rauf Cem evindeyse, Serkan onunla birlikteyse baz veririz. Ben belediyedeyken onlarla baz veririz. Hiçbir şey yok, ben Beltaş'a geçerken onlar Üçka şirketindeyken baz veririz. Öğlen yemeğe çıksalar yine 1,5 kilometre bir alan içerisinde size arz etmiştik biz bir harita Sayın Başkanım, dosyada mevcuttur. Dolayısıyla bu baz verme herhangi bir yan yana gelmenin değil, aynı coğrafyayı kullanmış olmanın gerektirdiği, hayatın olağan akışına uygun bir durumdur. Bunun altını çizmek istedim. Tekrar Allah kurtarsın diyorum, teşekkür ediyorum.

Beyoğlu Belediye Başkanı
Av. Şükrü Kocuk (İnan Güney müd.) — Sorular

Az önce başkanım size sorduğu bir ifadeniz vardı. İfadeniz sırasında 'le bazı görüşmeler yaptığınızdan bahsetmişsiniz. Sayın başkanım da size bunu özellikle sordu. Bu görüşmelerinizin, buradaki bahsedilen konuşmalarınızın Eylem 70, 72 ve 117 ile bir ilgisi var mıdır?

İnan Güney Müdafii

'in görev yaptığı Beltaş şirketiyle bir ilgisi var mıdır, yoksa Beşiktaş Belediyesi'yle mi ilgilidir? Beşiktaş Belediyesi'nin reklam alanlarıyla mı ilgili, yoksa Beltaş'la mı ilgilidir?

İnan Güney Müdafii

Peki orada size herhangi bir, sizin lehinize, size yönelik olarak bir pozitif ayrımcılığı veya ihale öncesi bir görüşmeniz veya bir konuşmanız mıydı bunlar, yoksa genel sohbetler miydi?

İnan Güney Müdafii

Yani genel sohbetler. Zaten pozitif değil, negatif ayrımcılık var. En az işi biz alabilmişiz yani firma olarak.

İş İnsanı

Şimdi siz az önce dediniz ki, ben 'in Beyoğlu Belediye Başkanı olduğu dönemde 'den herhangi bir şekilde bir ihale ya da iş almadım dediniz. Geçen duruşmalarda da şöyle bir beyanda bulunmuştu: "Biz reklamcılar İstanbul'un neresinde, hangi duvarda, hangi panoda, hangi köprüde iş vardır bunları biliriz, takip ederiz. Hatta bunların değerini hepimiz biliriz" dediniz, dedi . Muhtemelen siz de aynı şeyleri söyleyeceksiniz. Beyoğlu Belediyesi sahası içerisinde ne kadar reklam panosu vardı? Yani kaç tane? 10 tane, 100 tane, 200 tane... Yani evet. 200 tane var mıdır yani?

İnan Güney Müdafii

Vardır. Başkanım, yaklaşık 200'ün üzerinde reklam panosu var. başkanlık döneminde, Beyoğlu başkanlığı döneminde size veya başka reklamcılara ihale yoluyla veya ecrimisille kullandırmak yöntemiyle buradan herhangi bir panonun kullanılmasına izin verdi mi, yoksa bunu kamusal bir hizmete mi ayırdı?

İnan Güney Müdafii

Valla kime verip vermediğini bilmiyorum. Ben kendisini reklam alanlarıyla ilgili bir sunum yapmak için aradım İnan Bey'i, Beyoğlu Belediye Başkanıyken. Reklam alanlarınızla ilgili bir çalışma yapalım, size sunalım başkanım dedim. "Ben reklam alanlarını belediye olarak kullanacağım, üçüncü şahıslara yani diğer insanlara kimseye vermeyeceğim şirketlere" dedi yani.

İş İnsanı

Bu bahsettiğimiz 200-300 civarındaki reklam alanlarının parasal değeri tahmini ne kadardır? Yani bir ihale etseydi, firmalara verseydi, yani Beyoğlu Belediyesi'nin özel alanlarını da dikkate aldığımızda reklam piyasasında aşağı yukarı bir değeri vardır, tahmin edebileceğiniz?

İnan Güney Müdafii

Yani orayı Beyoğlu Belediye Başkanı firmalara falan ihale etseydi veya kullandırsaydı, firmalar lehine yaklaşık 30-40 milyonluk parasal değeri olan bir değerden bahsediyoruz.

İnan Güney Müdafii

Yani kâr olarak soruyorsanız değildir ama yine getirisi yüksek olan yerlerden birisidir yani.

İş İnsanı

Getirisi yüksek olan yerler. Sizin 3k şirketi ile ilgili olarak az önce size yine soru olarak sorulmuştu, Sayın Savcı tarafından da soruldu, işte 2 milyon lira bir para aldığınızı, yine aylık 3k şirketinden bazı paralar aldığını söylediler. Savcılığın açıkça söylememesiyle ile iddianamenin içerisinden anladığımız kadarıyla siz bir şekilde aldığınız bu paraları İnan Bey'e aktardığınız ya da ona gönderdiğiniz şeklinde bir açıkça söylenmiyor ama böyle bir ima var. Siz bu paranın içerisinden herhangi bir şekilde bir kısmını 'e aktardınız mı?

İnan Güney Müdafii

Ya alakası yok. Zaten benim aldığım peyderpey paralar değil, bu emeğimin hakkı olan, çalışarak aldığım paralar. Yani kimseyle paylaşmak için... Senelik bahsettim başkanım, 2 ila 3 arası ama tam rakam şu an söyleyemiyorum. Böyle bir para yani senelik. Kimisi başkanım, kimisi ifadede işte komisyon demiş, kimi prim demiş, kimi... Ya bir sürü şey söylenebilir yani bunun bendeki karşılığı emeğimin karşılığı yani bu kadar.

İş İnsanı

Şimdi burada başkanım, bu soruyu hani özellikle tekrar tekrar sormamın nedeni aslında şu: Savcılık iddianamede bunu açık açık yazmıyor. Demiyor ki işte aralarında bir parasal ilişki vardı, şu kadar para geldi, bu kadar para gitti demiyor ama genel iddianamenin genel kurgusu ve bağlamı bunun üzerine kurulu olduğu için size bunu sordum. Beyoğlu Belediye Başkanlığı'nın kendi bünyesinde İnan Bey'in başkan olduğu yerde, İnan Bey size herhangi bir şekilde yasal, illegal bir yolla herhangi bir reklam panosu kullandırtmamışken, kendi alanı olmayan İBB'den sizin de görüşme yapmadığınız bir alandan alınmış bir ihaleden, alınmış bir paradan sanki ona bir para aktarmışsınız, sizin toplam yıllık geliriniz 2 milyon lirayken...

İnan Güney Müdafii

Başkanım bu arada bir beyanda da bulunmak istiyorum. Az önce Serkan Bey dedi ki ifadesinde, yani sizin savcılığın ve sorduğu sorular, iddianamedeki yer alan olay ve olgulardan, başkanım dedi, burada İBB'nin bütün yetkilileri burada, kendilerine bu soru burada sorulma imkanı olsa da sorulsa, cevabı alınacak aslında bunların ama biz burada hiçi anlatmaya çalışıyoruz, kendimizi savunmaya çalışıyoruz. Oysa İBB yetkililerine şu soru sorulsa "Sizden böyle bir talepte bulundu mu?" diye sorulsa cevabı alınacak dedi. Aslında müvekkilimle ilgili olarak bizim özel de bir durumumuz var. İddianameyle açılan bir davadan değil, daha sonra birleştirme kararıyla buraya müvekkil geldiği için Eylem 70, 72 ve 117 ile ilgili olarak bir iddianameyle yargılanıyoruz. Diğer olay ve olgularla ilgili olarak müvekkilin herhangi bir yargılaması yok. Şimdi bu müvekkil hakkındaki iddianamede yer alan kişilerden 'nin ifadesi alındı, savunmasını yaptı. Serkan Bey savunmasını yaptı. Serkan Bey'in müvekkille ilgili olarak beyanlarını bulundu. Daha sonra burada ifadesi alınan başkanım...

İnan Güney Müdafii

Soru olarak değil de... 'a da soru olarak soruldu. Şimdi bu üçü beyanda bulunmuşken, sıcağı sıcağına hepsi bu beyanlar alınmışken, şimdi araya onlarca başka olay ve olgular anlatılacak ve bu olay ve olgulardan sonra müvekkil 'in yaklaşık en sonlara doğru bir ifadesi alınacak. Ancak bu sıcağı sıcağına Serkan Bey'in sorduğu soru gibi müvekkilin de...

İnan Güney Müdafii

İfadesinin öne alınması şeklinde bir talebiniz varmış zaten, muhtemelen oraya bağlayacaksınız.

Evet başkanım, onun gerekçesini olarak söyleyeceğim. Müvekkilin bu aşamada ifadesinin öne alınması, hem yargılamanın amacına, gerçeğe ulaşma amacına, yüz yüzelik genel sonucu olarak ifadelerin anında alınıp değerlendirilmesine de imkan sağlayacaktır. Bunu Serkan Bey'in söylemesi üzerine de tekrar söylüyorum. Yani buradaki İBB ile ilgili Eylem 70, 72 ve 117 ile ilgili İBB görevlilerinin tek bir cevapla, evet veya hayır cevabıyla...

İnan Güney Müdafii

Tamam. Evet. Başkanım, bu hususu da zapta geçsin diye beyanda bulunmak istedim.

İnan Güney Müdafii
Av. Ozan Kaya (İnan Güney müd.) — Sorular

Serkan Bey geçmiş olsun. Teşekkürler. Bu biraz önce değindiğiniz 11.09.2025 tarihli avukat eşliğinde vermiş olduğunuz ve huzurda bir kısmının eksik veya bağlamından koparılarak zapta geçirildiğini beyan ettiğiniz, bir ifadeniz var.

İnan Güney Müdafii

Şunu sormak istiyoruz; sonuç olarak bu ifade içeriğinin, huzurdaki dosyada eylem 70, 72, 117 ile bir ilgisi var mıdır? İfade içerisindeki anlatımların.

İnan Güney Müdafii
Av. Ali Rıza Dizdar (Serdal Taşkın müd.) — Sorular

Şimdi basit bir şekilde birkaç şey soracağım. Basit cevap verirseniz sevinirim. Bu reklam işi nedir? Basit anlatır mısınız? Yani bir yer duvara bir reklam nedir o?

Ercan Saatçi / Serdal Taşkın Müdafii

Yani bazı binalar diyelim, cephesi uygun yerler, görünürlüğü yüksek, trafiğin yaya, özellikle yaya yollarının, trafiğinin de kalabalık olduğu yerlerde uygun yerlere asılan görseller sonucu oluşturulan alanlardır.

İş İnsanı

Tanıtıma yarıyor. Peki, o görsellerden siz ne ödüyorsunuz? Sayın başkanım bunları sormamın nedeni biraz sonra söyleyeceğim. Sizler hep MASAK raporundan bahsettiniz ama dosyanın içinde son derece önemli hiçbir sanığa sormadığınız, hiçbir sanığın da dile getirmediği Mülkiye Teftiş Kurulu'nun, Mülkiye Teftiş Kurulu'nun tevdi raporu var. Bu tevdi raporunda tane tane bir de sonuç bölümü var. Savcıya da akıl veriyor ve başka şeye de akıl veriyor. Şimdi çok tanıdık isimlerden bahsedildi. Beltaş dedi, rahmetli Gökhan aklıma geldi Beşiktaşlı. Ama Onur Şanünal Şenol dediğin zaman bizim utancımız aklımıza geliyor. O da ayrı bir şey. Şimdi siz bu reklam alanını ecrimisille kiralıyorsunuz değil mi?

Ercan Saatçi / Serdal Taşkın Müdafii

Çok güzel. Yani bir reklam alanı, Kültür A.Ş. reklam alanını kiraladı ya da falancası kiraladı. Neyle kiraladığı hususunda bilginiz var mı?

Ercan Saatçi / Serdal Taşkın Müdafii

Yani ihale bedelinin adı bir ecrimisildir. Yani kira bedeli değil ecrimisil ödenir. Hâkim: Daha uzman olan sanıklara sorabilirsiniz.

Ercan Saatçi / Serdal Taşkın Müdafii

Tabii tabii tabii. Onun için ben açmak istedim sadece. Çünkü bakınız okuyorum. Bir yeri okuyacağım. “Beşiktaş ilçesinde reklam alanlarının belediyece İstanbul Reklam, İlan, Tanıtım Yönetmeliği gerekçe gösterilerek kullanımına izin verilmediği, şirkete ait reklam panolarının zabıta tarafından söküldüğü, söz konusu uygulamanın başka şirketlere yapılmadığı, Mecidiyeköy Gayrettepe arasında bulunan reklam alanlarının ilgililerin ecrimisil alınması karşılığında kullandırıldığı, reklam alanlarının ilgililere ecrimisil ödeterek birçok iş yerinin elinde İstanbul Belediyesi'nin birçok yerlerinde aynı uygulamaların yapıldığı, Kültür A.Ş., Medya A.Ş. vasıtasıyla reklam sektörüyle pazarlıklar yapılarak ihalesiz bir şekilde istedikleri kişilere pazarlama sözleşmesiyle işlerin verildiği” şeklinde giden bu tevdi raporunun sonuç bölümü son derece enteresan. Son derece enteresan bir 200 küsur sayfalık bir sonuç bölümü. Ve burada diyor ki kamu zararı şimdi. Demek ki ihaleden ihale alarak bir tanıtım yapıyorsunuz. O şirketi kurdunuz. İflas ettiğinizden dolayı da eşinizin adını koydunuz. Eşiniz iddianamede sanık mı?

Ercan Saatçi / Serdal Taşkın Müdafii
Av. Mehmet Ruşen Gültekin (Elif Güven müd.) — Sorular

Biraz daha, nasıl avukatınızın size yönlendirme yaptığını anlatabilir misiniz? Ya da savcıların hangi beyanlarınızı geçirdiğini... Bir kısmı biraz flu kaldı. Yani siz şunu sormak istiyorum: Savcılar sizin ifadenizi aldıktan sonra imzaladınız ve bunu UYAP’ta göremediniz mi bu ifadeleri iddianame gelene kadar? İstediniz, vermediler mi?

Elif Güven Müdafii

Alamadı. Ayrıca bu konuyla ilgili o dönemki avukatımın da bir HSK başvurusu olduğunu söyledi bana. Durum budur.

İş İnsanı

Peki, ne gibi? HSK başvurusundan kastımız ne? Savcıların bu noktada bilgi vermediği yönünde Cumhuriyet savcısını şikayet mi etmiş?

Elif Güven Müdafii

Savcılığın, benim verdiğim, yani müvekkilinin verdiği ifadelere ulaşamaması.

İş İnsanı

Evet, soruşturma sırasında gizlilik kararına dahil olmayan ve almak zorunda olduğu, kendisine açık olacak olan şeylere ulaşamadığıyla ilgili olarak HSK’ya bir şikayet dilekçesi sunmuş. Bu sonradan azlettiğiniz avukatınız mı?

Elif Güven Müdafii

Bu yaşadıklarım onunla ilgili değil yani. İfadeleri alamamamla alakalı olan avukatım .

İş İnsanı

Yok, yok. O kurgu... Şimdi o detaya girmek istemiyorum yani.

İş İnsanı

Anladım, yani sadece ceza hukukuyla ilgili mi diye. Çünkü biliyorsunuz bu, bu salonda çok işler duyduk, çok meseleler duyduk. Onlarla ilgili olarak soruyorum açıkçası.

Elif Güven Müdafii

Yani benim savcı huzuruna çağırılmamla ilgili ben de istemeden de olsa avukatın o yönlendirmesine uymuş oldum sonuçta. Tek taraflı da hani benim de orada bir... Mahkeme Başkanı: Sanık, sanığın orada bize anlatmaya çalıştığı şu zaten: Yani ifadeye savcılar çağırmadığı için, "etkin pişmanlıktan yararlanacağım" diye dilekçe verdi, "çağrılırsın" demiş, o da o şekilde vermiş. Anladık yani mevzuyu. Anladım, bize katacağı bir şey yok zaten.

İş İnsanı

Efendim şöyle bir şey söyleyeyim, belki kısa bir süre... Daha sonra savunmamda da ben size arz edeceğim. Şimdi bunlar o kadar önemli şeyler ki; yasak sorgu yöntemleri, aldatma... Şimdi soruşturma aşamasında binlerce yıldır bu ilkeleri biz zaten bu yüzden koyduk kanuna. Eğer bunları uygulamazsanız zaten vatandaş olarak bir savcı huzurunda titreyecektir, herkes gibi. O noktada onu koruyacak olan Cumhuriyet savcısıdır. Bu anlamda kendisini burada böyle saygıyla ifade etmeye çalışıyor ama savcının zaten söylemediği şeyleri tutanağa yazması ya da söylediği şeyleri yazmamasının ne kadar büyük bir skandal olduğunu anlatmak açısından söylerim, teşekkür ederim.

Elif Güven Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.