Suçlama Konusu

İBB Reklam Alanlarının Ecrimisil Yöntemiyle Usulsüz Tahsisi ve Kamu Zararına Neden Olunması İddiası

Eylem 117
İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait veya üçüncü kişilere ait açık hava reklam mecralarını ihalesiz bir şekilde ve yönetmeliklere aykırı olarak yandaş şirketlere tahsis etmiştir. Savcılık, bu usulsüz kullanımın, normalde yapılması gereken ihaleler yerine, çok daha düşük bedelli "ecrimisil" (işgal tazminatı) tahsilatı ile gizlendiğini ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığını iddia etmektedir. Şüpheli Murat Ongun'un organizasyonuyla yürütüldüğü iddia edilen sistemde, İBB iştirakleri olan Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'nin, reklam şirketlerinden "tasarım bedeli" gibi gerçek dışı hizmetler için muvazaalı sözleşmelerle para topladığı ve bu paraların bir kısmının Genç Popülist Medya gibi şirketlere aktarılarak örgüte fon sağlandığı öne sürülmektedir. İddianame, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan 16.08.2024 tarihli ve 166-2 sayılı Tevdi Raporu'na atıfta bulunarak, bu yöntemle toplam 260.755.555,00 TL + KDV kamu zararı oluştuğunu belirtmektedir. Eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Can Akın Çağlar, Buğra Gökçe gibi çok sayıda üst düzey İBB yöneticisi ile aralarında Kaan Ketenci, Rauf Cem Istranca ve Eyüp Subaşı'nın da bulunduğu şirket yetkilileri şüpheli olarak yer almaktadır. Savcılık, iddialarını Mülkiye Teftiş Kurulu raporu, itiraf niteliğindeki şüpheli ifadeleri ve tanık beyanlarına dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerinden cezalandırılmaları talep edilmektedir.

İddianame Metni

İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu iddia edilen çıkar amaçlı suç örgütü, İBB ve iştiraklerinin kontrolündeki açık hava reklam alanlarını bir gelir kapısı olarak kullanmıştır. Savcılığın iddiasına göre, mevzuata göre ihale yoluyla kiralanması gereken değerli reklam mecraları, ihale yapılmaksızın, yandaş şirketlerin kullanımına sunulmuştur. Bu usulsüz kullanıma yasal bir kılıf uydurmak amacıyla, işgal edilen yerler için şirketlerden "ecrimisil" adı altında, ihale bedellerine kıyasla çok düşük olan işgal tazminatları tahsil edilmiştir. Bu yolla hem ilgili şirketlere fahiş miktarda haksız kazanç sağlandığı hem de kamunun milyonlarca liralık gelir kaybına uğratıldığı öne sürülmektedir. Eylemle ilgili olarak iddianamede çok sayıda şüpheli yer almaktadır. Örgüt lideri olarak şüpheli Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi olarak şüpheli Murat Ongun'un sorumlu tutulduğu iddia edilmektedir. İBB bünyesindeki üst düzey yöneticilerden Genel Sekreter Can Akın Çağlar, Genel Sekreter Yardımcıları Buğra Gökçe, Cemal Ufuk Karakaya, Murat Yazıcı, Turgut Tuncay Önbilgin, Arif Gürkan Alpay, Mehmet Çakılcıoğlu ve Mahir Polat şüpheliler arasındadır. Ayrıca, Emlak Yönetimi Dairesi Başkanları Kağan Sürmegöz ve Ali Ayçiçek, Reklam Yönetimi Şube Müdürü Adem Tuncay, Kentsel Tasarım Müdürleri Bayram Taşkın ve Ebru Yılmazlar ile Zabıta Dairesi Başkanı Engin Ulusoy ve ilgili amirler de şüpheli olarak listelenmiştir. Reklam şirketlerinin yetkilileri olan Emre Kızılırmak, Alper Aydın, Alihan Aydın, Alperen Aydın, İnan Boztaş, Ahmet Talha Bilgin, Rauf Cem Istranca, Serkan Öztürk, Ahmet Palazoğlu, Mehmet Muhittin Palazoğlu, Kaan Ketenci, Eray Yazgan, Hüseyin Köksal, Ahmet Köksal, Eyüp Subaşı, Onur Buğra Subaşı, Murat Kapki gibi birçok isim de eyleme iştirak etmekle suçlanmaktadır. İddianameye göre, suçun işleyiş mekanizması birkaç aşamadan oluşmaktadır. İlk olarak, reklam izni almak isteyen şirketlerin başvuruları kasıtlı olarak geciktirilmiş veya zorlaştırılmıştır. Ardından bu şirketler, İBB iştirakleri olan Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'ye yönlendirilmiştir. Bu iştirakler, şirketlerle "grafik tasarım bedeli", "drone çekim hizmeti" gibi gerçekte verilmeyen hizmetler için muvazaalı sözleşmeler imzalamış ve bu yolla para tahsil etmiştir. İddiaya göre bu parayı ödeyen şirketlerin reklam izinleri onaylanmıştır. İkinci bir yöntem olarak, kamusal alanlardaki reklam panolarının ihalesiz kullanımı için şirketlerden ecrimisil bedeli alınmış ve zabıta birimlerinin bu usulsüz kullanımlara göz yumması sağlanmıştır. İddiaya göre, bu yolla toplanan paraların bir kısmı, yine muvazaalı sözleşmelerle Eyüp Subaşı'na ait Genç Popülist Medya gibi şirketlere aktarılarak suç örgütüne fon sağlanmıştır. Şüpheli Kaan Ketenci ve Rauf Cem Istranca gibi isimlerin ifadelerinde bu sistemi itiraf ettikleri belirtilmektedir. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan 16.08.2024 tarihli ve 166-2 sayılı Tevdi Raporu, eylemin en önemli delili olarak sunulmaktadır. Rapora göre, bu yöntemle toplam 260.755.555,00 TL + KDV kamu zararına sebep olunmuştur. Bu zararın 85.819.111,57 TL'sinin şirketlere sağlanan haksız menfaatten, 174.936.444,00 TL'sinin ise kesilmesi gerekirken uygulanmayan idari para cezalarından kaynaklandığı iddia edilmektedir. Raporda ayrıca, Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. aracılığıyla 41 şirketten muvazaalı sözleşmelerle 23.946.025,00 TL tahsil edildiği ve bu paranın 9.278.163,79 TL'sinin Genç Popülist Medya şirketine aktarıldığı tespiti yer almaktadır. Tevdi raporu, onlarca şirketin ödediği ecrimisil bedellerini ve bu yolla elde ettikleri iddia edilen haksız kazançları detaylandırmaktadır. Savcılığa göre, bu eylemlerle kamunun milyonlarca Türk Lirası zarara uğratıldığı açıktır. İhale yoluyla elde edilebilecek yüksek gelirler yerine, düşük ecrimisil bedelleri tahsil edilerek ve yandaş şirketlere haksız kazanç sağlanarak kamu kaynaklarının suç örgütünün amaçları doğrultusunda kullanıldığı iddia edilmektedir. Bu durum, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Savcılık, iddialarını başta İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu olmak üzere, müşteki ifadeleri (Ekrem Reşat Tüzün), tanık beyanları (İsmail Yırtıcı, Osman Subaşı) ve itiraf niteliğindeki şüpheli ifadelerine (Kaan Ketenci, Murat Abbas, İnan Boztaş, Rauf Cem Istranca, Hakan Karaköse, Serdar Haydanlı) dayandırmaktadır. Ayrıca dosyada banka hesap hareketleri, MASAK raporları, vergi inceleme raporları, bilirkişi raporları ve HTS/BAZ verilerinin de delil olarak bulunduğu belirtilmektedir. İddianamenin sonuç bölümünde, şüphelilerin eylemlerinin fikir ve eylem birliği içerisinde, zincirleme olarak kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirtilerek, TCK'nın 37. maddesi delaletiyle 158/1-e, 158/1-son cümle ve 158/3-son cümle maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen şüpheli Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen şüpheliler Murat Ongun ve Fatih Keleş'in ise TCK 220/1-4-5 maddelerinin de eklenmesiyle cezalandırılmaları istenmektedir.

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.