Savunma

Arif Gürkan Alpay Savunması

Kendi savunması·Arif Gürkan Alpay·11 Mayıs 2026 · Kaynak

Sayın Başkanım, kıymetli heyet. Öncelikle dün anneler günüydü. Bizim için biraz hüzünlü oldu. İnsanlar bazı kısıtlılıklarda aslında mevcuttaki durumun değerini anlayamıyor. 80 yaşında annemi telefonla arayamadığımdan onun anneler gününü kutluyorum. İki çocuğumun annesi, kıymetli eşimin de anneler gününü kutluyorum. Ve burada tutuklu bulunan tüm annelerin, geç de olsa ancak yapabiliyorum, anneler gününü kutluyorum. Ve buradaki herkesin anneler günü, tüm annelerin anneler gününü kutlayarak savunmaya başlamak istiyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Savunmamı dört ana başlıkta yapmak istiyorum. Bu dört ana başlıkta savunma yapacağım. Birinci başlıkta gözaltına alma süreçlerimi anlatacağım Sayın Başkanım. Çünkü ben ilk olarak 26 Nisan 2025 tarihinde gözaltına aldım ve 29 Nisan 2025 tarihinde haftanın bir günü imza verme koşulu ile adli kontrol şartıyla savcılığın talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliği tarafından serbest bırakıldım. Ancak 25 gün sonra yani 24 Mayıs 2025 tarihinde ikinci kez gözaltına alınarak yine dört gün gözaltı süresi sonrasında bu kez 27 Mayıs 2025 tarihinde tutuklandım. Bu iki gözaltından ve tutuklama sürecinde bana yöneltilen sorular ve tutuklama gerekçelerinden bahsedeceğim.

Genel Sekreter Yardımcısı

İkinci ana başlıkta ise eylemler başlığı altında az önce söylediğiniz bana yöneltilen suçlama, iddialar ve istenilen cezaların belirtildiği 59, 117 ve 139 numaralı eylemlere cevap vereceğim. Üçüncü ana başlıkta, iddianame hazırlandıktan sonra gördüğüm, iddianame içindeki kişiler için hazırlanan suç örgütü mensupları tahlilleri diye bir başlık var. Kişi kartı en son açılmış. Burada tarafıma yöneltilen ve örgüt üyelerine dair kendi şahsımla ilgili iddialara cevap vermek istiyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Dördüncü başlıkta ise gerçek beni anlatmak istiyorum. Normal şartlarda bu süreçleri kısımlara bölmeden hepsi zaten birbirine bağlantılı olacak şekilde belli bir insicamda anlatmak isterdim. Fakat ben kısımlara bölmek zorundayım çünkü ben bu şekilde savunma yapamayacağım, yapmayacağım çünkü bu dört ana başlığın birbiriyle bir bağlantısı yok. Anlattıkça bunu göreceksiniz. Bu dört ana başlığı birbiriyle bir ilişkisini göremedim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Gözaltına alındığım ve ifade verdiğim konular ile tutuklama gerekçelerim için hazırlanan iddianamede tarafıma bir suç isnadı olarak yöneltilmemiştir ve eylemler bölümünde hiçbir şekilde yer almamaktadır. Adımın geçtiği eylemlerde 117 numaralı eylem haricinde Sayın Başkanım, hiçbir şekilde ifadem dahi alınmadı. 59 ve 139. eylemlerle ilgili 8 gün gözaltı ve iddianame süresinde geçirdiğim 5,5 aylık tutukluluk süreme rağmen ilk kez size bir savunma ve cevap verebileceğim. Sonraki ana başlıkta anlatacağım kişi tahlili kartı bölümü ise ne eylemlerle ne de gözaltılarla bir bağlantısı var. Bu nedenle son olarak bu üç birbirine benzemez durumdan farklı olarak gerçek beni 'ı anlatacağım. Böylece sonuçta dört birbirine benzemez portre göreceksiniz.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evvela şunu sormam gerekir: "Ben niye tutukluyum?" diye bir soruyla başlayacağım. Ancak tabii ki bizler şimdiye kadar tutuklu olduğumuz süre boyunca ve gözaltı süreçlerinde sadece kendi ifadelerimizi kollukta ve savcılıkta alınan kendi ifadelerimizi görebildik ve daha sonra iddianameyle kıyas yaptık. Dolayısıyla bu kendi adıma bu savunmaları hazırlarken tabii öncesinde hazırlıyoruz ama öyle bir hal ki "Ben niye tutukluyum?" diye böyle bir vurgulayayım dedim ama sonra bir baktım ki buradaki birçok kişinin durumu aynı. Yani sadece bana özgü bir durum değilmiş. Ben oysa bana mı öyle niye böyle oldu derken gördüm ki hemen hemen herkesin durumu aynı. Ama ben yine de kendi kişisel savunmamı yapacağım için bu konuyu bu şekilde söylemek istiyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Biraz disiplinler de farklı ya. Bende diğer arkadaş alınmış başka bir yere ama belki sadece cezai konular değişmiş, ama bende disiplinler de değişmiş, bölümler de değişmiş, anlatacağım. 11 ayı geçti, hatta 12. aya giriyoruz işte. 27 Mayıs hemen hemen bir yıllık tutukluluk. Tutuklama gerekçesi yapılan konu 140 nolu eylem aslında yani raylı sistemlerin bir meşhur SYK bozucu meselesi var ona da bahsedeceğim. O işle ilgili ve yol bakım bir işi vardı ki onların ikisi de, bir tanesi iddianame dışıdır, diğeri de zaten benim ilgi alanım olmadığı için iddia makamı da bu konuda beni o eyleme dâhil etmemiş ki normal.

Genel Sekreter Yardımcısı

İddianamede yer almıyorum doğal olarak ve ancak iddianamede belirtilen konulara ilişkin de ifadem alınmadı. Tekrara da düşüyorum bir taraftan sürekli niye bunlar diye ama kendi açımdan da önemliydi. Daha sonra tutukluluğun devam ettiği o 5,5 ayda anlatamadım Sulh Ceza Hâkimliğine ki bunlar bana bağlı birimler değil, ben burada değilim, raporlarda ismim, makamım yok vesaire ama anlatamadım onu. O dönem avukatlarımıza soruyorum "Ya bu böyle midir? Hani ben daha önce böyle bir şey yaşamadım, 28 yıllık devlet memuruyum ben böyle bir şey yaşamadım" onlar da bana bir cevap veremediler. Dolayısıyla daha sonra tutuk incelemelerinizi heyetiniz, sayın heyetimiz yaptı ve orada da çok genel bir değerlendirme yaptığınız için orada da detay yazmadınız. Dolayısıyla ben niye tutukluyum, halen bir şeyde herhalde son kararda çıkacak.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bir taraftan da şunu diyordum: "Bir isim, şahsiyet, unvan olarak tutuklanmam gerekiyordu da o nedenle mi tutuklandım?" bunu aklımdan bile geçirmedim, hiçbir zaman geçirmek istemiyoruz çünkü hukukta olmaz diyoruz. Ülkemiz hukuk devleti ve hukukta böyle bir şey olmaz diyorum. Dolayısıyla böyle bir sürecim vardı. Dolayısıyla birinci gözaltı süreçlerim ve tutuklama kararlarıyla ilgili konudan başlamak isterim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Meşhur 2024/22-82-33 numaralı soruşturma kapsamında ilk olarak 26 Nisan 2025 tarihinde gözaltına alındım ve 28 Nisan'da emniyette kollukta ilk ifadem alındı. Tarafıma yöneltilen ilk eylem ki iddianamede 117 geçiyor. 117 numaralı eylem, 'ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermiş olduğu şikâyet dilekçesiyle başladı. Bu ismi hem 117'yi anlatırken hem daha sonra da bir daha kullanmak istemiyorum. Herhangi bir şekilde tanıdığım ya da bildiğim bir isim değil. İsim olarak çok da zikretmek istemiyorum bundan sonra bu konuyla ilgili konuşacaklarım şahsın dediği yer. Çünkü özellikle buradaki zabıta müdürü, Avrupa yakası zabıta müdürü arkadaşımızın tutuk incelemede bir evrak var yani bunlar sonuçta iş insanları vesaire, kimse için bir şey söylemem ama kollukla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kolluk gücünün ne girmeleri hani onları kullanarak girmeleri bu çok üzücü bir şey biz kamu yöneticisiyiz. Ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Türkiye'nin en büyük kamu kurumu. Bu şekilde bir şey olması hakikaten beni orada bir yönetici olarak bana bağlı ya da değil beni çok üzmüştür.

Genel Sekreter Yardımcısı

Böyle bir şeyin olması çok iyi bir şey değildi. Tabii siz bunu zaten anlatacak, biraz dertleşme... Bir avukat arkadaşımız çok güzel bir tabir kullanmıştı incelemede, "dertleşiyoruz" dedi. Evet, doğru, çünkü kolluktan sonra kimseyi görmedik, sizin karşınızdayız, size güveniyoruz. Bunları bu şekilde algılayın efendim. Ben kendi yaşadıklarımı anlatıyorum, ne bir yer ne bir kimse, ne oraya ne buraya öyle bir algı operasyonu, herkes kamu görevlisi burada sizlerle birlikte. Dolayısıyla böyle bir şeyim yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve ben, bu şahsın dilekçesini de yazıyor... Şikâyetlerin yapıldığı, dilekçenin verildiği tarih Etüt Projeler Daire Başkanlığı'nın bana bağlı olduğu Haziran 2022 tarihinden çok önce. Ben Haziran 2022'de Etüt Projeler... Ve işte bu şahsın verdiği dilekçeye ait konunun geçtiği kısım 2019 yılıydı. Burada emniyet ifademde bana yöneltilen bir somut isnat yoktu. Hatta o günkü ifade tutanağıma bakarsanız şöyle bir cümle de geçiyor: "Yani galiba, belki de bundan dolayı olabilir mi? Niye benim savunmam..." Yani böyle bir şey yoktur ama tahminimce bunu soruyorlar. Çünkü oradaki durumu siz takdir edersiniz, nezarethane çok iyi, sağlıklı bir şey yapılabilecek yer değil.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve sonuçta günün sonunda bunlarla ilgili bir görev ve yetkim bulunmamaktadır. Tüm bu durumlara paralel olarak soruşturma aşamasında 29 Nisan 2025 tarihinde savcılığın sevkiyle, adli kontrol sevkiyle zaten serbest bırakıldım. Ancak yine ikinci bölümde, yani 117 numaralı eylemle konuyla ilgili geniş bir şekilde bahsedeceğim. Tarafıma yöneltilen ikinci konu ise gizli tanık "Ladin". O sıralar açılıyor efendim işte fotoğraflar, işte şey, sonra sırayla ne konuşuluyorsa... Ladin... Evet, önü arkası kesilmiş, hakikaten öyleydi tutanağa bakarsanız. Üç nokta var altta, üç nokta diğer tarafta, kesilmiş bir cümleyle bana " Başkan olarak atandı" cümlesi soruldu.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi efendim, belediyeye bir başkan atanmışım ama belediyede de şeydir, bir iş sıkışırsa "başkan" diye geç derler ama burada ne olduğunu anlamadım pek. Bir baktım ki Mimari Estetik Komisyonu'na başkan olarak atanmadan bahsediyor tahminimce orada öyle bir durum var. Böyle bir atamanın olduğu doğrudur dedim. Evet, çünkü az önce dedim ya Etüt Projeler Daire Başkanlığı bağlanınca oranın genel sekreter yardımcısının Mimari Estetik Komisyonu'na da başkanlık getirir ve evet dedim. Peki, ne yaptım? Bir şey yok. Yani devamı yok, orada kesildi başkanlıktır, sonra başka hiçbir izi, ilişkisi yoktur. Nitekim iddianamede de bu konuda tarafıma yöneltilen bir suç isnadı ya da eylem yoktur. Gene dediğim gibi bu birinci gözaltı, serbest bırakıldı.

Genel Sekreter Yardımcısı

Tüm hesap hareketlerim incelenmiş, şimdi bu iki konu sorulduktan sonra tüm hesap hareketlerim incelenmiş olmalı ki bana bir diğer genel sekreter yardımcısı olan ile aramda -ki kendisi de buradadır- üç buçuk yıllık bir tarih aralığında gerçekleşen toplamda 11.060 Türk Lirası... 11.060 yani bu da o kadar büyük bir şey değil. Hatta biraz kalın puntolar vardı emniyetteki polislerin elinde, "ya bu 11 milyon 500 mü?" "Yok" dedim, "benim hayatımda öyle bir para yok." Bir baktık, hakikaten 11.060 lira bir para. 11.060 Türk Lirası hesap hareketi soruldu. Ki bu 11.000 herhalde böleceğiz ikiye, o 5.000 lira falan hani gitti geldi meselesi.

Genel Sekreter Yardımcısı

Burada biz ailecek tanışırız, çok da severim kendisini. Seyahatlerde uçak biletidir, yemektir, yeriz içersiniz, ikimiz de devlet memuruyuz. Bu paralar bizi sarsmaz. Bunlar "hak geçmesin" transferleri. Hani siz dediniz ya "hak geçmesin" diye, o üç buçuk yılda 11.500 TL bu kadardır. "Hak geçmesin" transferleri yapmışız. Yine tarafımda 2020 yılında o dönem Kültür A.Ş. Genel Müdürü olan ile aramda olan bu sefer 1.500 TL... Ya 1.500 TL bir şey soruldu. O da aklıma geldi, pandemi dönemi, o dönemde bazı ürünler var, koli şeklinde alırsanız mesela birim fiyatı tekli aldığınızdan daha ucuz. Altılı paket var mesela, onu bölüşürseniz, yani koli alırsanız ucuzdu. Onun bedeli dedim. Yani iki kişi hatta üç kişi bir koliye girmişiz yani, üç kişiye bölüştürülen para bu. Dolayısıyla bunun da cevabını verdim ki hepsi kayıtlarda mevcuttur.

Genel Sekreter Yardımcısı

İşte hesap hareketlerinin incelenmesinde bulunan ve bana sorulan tüm paraların toplamı 12.560 Türk Lirasıydı. Suç muydu bunlar? Tabii ki değildi çünkü zaten iddia makamı da bunlara iddianamede yer vermemiştir, bunlar iddianamede yer almamaktadır. Sonraki sorular HTS ve baz kayıtlarına ilişkindi. Hemen hemen hepsi İBB'de görevli insanlardı. Nitekim adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım. İkinci gözaltı süreci... Ve ben adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım. O gece saat 11'di, saat 5-6'ya kadar oradaydım. Ondan sonra evime gittim. Sabah görevime başlayacağım diye bir telefon geldi, "Maslak'ta yol çöktü." Belki haberiniz vardır, Maslak'ta ana yol çöktü. O gün de tekrar işimin başında şantiyede, yol bakım ekipleriyle, teknik ekiplerle ben sahadayım.

Genel Sekreter Yardımcısı

İkinci gözaltı süreci... Çalışmaya devam ediyorum İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde. 25 gün sonra, 24 Mayıs'ta ikinci kez evimde gözaltına alındım. 25 günde iki kez sabah 6'da evim basılarak, eşimin ve 17 yaşında ikiz çocuklarım var benim, evim arandıktan sonra polis gözetiminde Vatan Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüm tekrar. Oysaki imza atmam, adli kontrolüm vardı zaten. Yurt dışına çıkış yasağım da devam etmekteydi ve bunlara da uyuyordum. Nereye gidecektim ki? Görevimin başındaydım, 28 yıllık kamu personeliyim Sayın Başkanım. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde beş daire başkanlığının bulunduğu bir genel sekreter yardımcılığına bakıyorum. 7.000'den fazla kamu personelinin bağlı olduğu bir genel sekreter yardımcısıyım. Sadece kendimden sorumlu değil, hem personelden hem de tüm İstanbul'dan sorumluluklarım var. Nereye gidecektim?

Genel Sekreter Yardımcısı

Nitekim tam da bu nedenlerle daha önce biz önceden arkadaşlarımla, kendi özel hayatımdaki arkadaşlarımla Ocak ayı 2024'ün Ocak ayı... Şey 2025'in ya da 2024'ün sonlarında bir yurt dışı seyahati almıştık, 11 Nisan olmalı. 11 Nisan'da yurt dışına daha çok önceden alınmış işte iki günlük bir seyahat... Bu konular olunca 19 Mart'tan sonra ben her şeyin hazır olmasına rağmen çıkmadım. O zaman da yurt dışı adli kontrol şartım yoktu çünkü çocuklarımın yeşil pasaportu, onlar çıkış yaptılar. Ben çıkmadım çünkü savcılık makamından belgeler talep ediliyor vesaire. Bir taraftan da her an belge istenebilir, bilgimize başvurulabilir diyebiliyoruz o zaman. Belki bir şey olacak ve ben hani yurt dışına gitti bir şey oldu diye dedikodu vesaire bunlara da asla, dediğim gibi personelin yükünü... Ben gitmedim o zaman da. Yani yurt dışına gidebilecekken de kesinlikle dedim "hayır, ben burada kalacağım." Bir taraftan işler yoğun, bir taraftan da sürekli belge talep ediliyor, tabii ki bunları yapacağız. Hem çağırılsam gitmek mecburiyetindeyim. Hiç çağırılmadım işte, evden alındım iki kere.

Genel Sekreter Yardımcısı

Özetle adli kontrolün devam ettiği süreç boyunca çağırılmamla savcılığa gitmem arasında geçecek süre sadece trafikteki süredir. Beşiktaş'ta oturuyordum, Kasımpaşa'daki o Çağlayan Adliyesi zaten önünden geçiyordum. Ama daha 25 gün önce evim aranmış, hesaplara bakılmış, tekrar dört gün nezarethane... Bir ay içerisinde sekiz gün nezarethane. Tabii buradaki insanların çoğu aşina, o nezarethane normal bir yer değil. Ha şöyle aslında nezarethane dediğiniz şeyin o kadar konforlu olması beklenmez burada da bir şeyimiz yok. Çünkü hani bir olay olur, bir şey olur, derler ki "atın bunları nezarethaneye de akılları başına gelsin." Yani orası aklı başına getirilecek bir yerdir, bir gece kalsınlar. Ama buradaki kamu personeli için, hani orada dört gün sekiz gün tutulmak insanlar için ağır bir şok. Yani bu nezarethaneden bahsetmiyorum, buradaki insanlar için söylüyorum, 300 kişiye yakın olmalı değil mi? 300 kişi...Nezarethaneyi gördük. Hani tutuklular değil sadece, tutuksuz olanlar da nezarethaneyi gördü. Dolayısıyla bu zordur. Allah düşürmesin kimseyi.

Genel Sekreter Yardımcısı

Eğitim hayatım da benim başarılı geçmiştir sayın başkanım. Bir sene kaybım olmadı, öyle teşekkür de almadım, hep takdirle geçmiştir. İlkokul, ortaokulu birincilikle Trabzon Merkez'de okudum ve liseyi de ikincilikle veya üçüncülükle bitirdim. 80'li 90'lı yıllarda okuyanlar iyi bilir, o zaman bir argüman vardı "çift dikiş". Ben "çift dikiş" ile tutuklandım. 50 yaşından sonra nasip oldu bana, tutuklanarak attım.

Genel Sekreter Yardımcısı

Yine aynı soruşturma numarası, içerik... Bu defa hesaplanması istenen, cevaplanması istenen sorular; Raylı Sistemler ve Yol Bakım ihaleleriydi. Raylı Sistemler'e ilişkin Kırazlı-Halkalı ihaleleri; 2024/124347/5 ve 2024/1524796 sayılı ihale kayıt numaralı ihaleler soruldu bana. Bazı ifadeler ve bilirkişi raporlarına baktım şimdi ama herkes öncelikle bir bilirkişi raporunu okurken, bakarken içeriğine değil nereye indiğine bakar. Şey budur.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ya baktım yok, içeriğinde de pek bir şey yok. Sonra bir daha okudum ve şöyle bir ifade kullandım: "Raylı Sistemler Daire Başkanlığı'nın benim görev alanımda bulunmamasından dolayı bu iki ihale ile ilgili benim bir dahlim yoktur. Bilirkişi raporunda da doğal olarak benim hiçbir şekilde ismim ya da makamım ilgili bir konuyla ilgili geçmemektedir" diye yanıtladım.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ayrıca Yol Bakım Daire Başkanlığı'nın 2020/218883 ihale kayıt numaralı ve 2022/425385 ihale kayıt numaralı ihaleleri soruldu bana. Bu 2020 ihale kayıt numarasıyla başlayan ihalede; 4 Şubat 2020, 4 Şubat 2020'de yaklaşık maliyeti yapılmıştı. 14 Nisan 2020 tarihinde ihale onay belgesi düzenlenmiş ve 24 Temmuz, Temmuz ayında da ihalesi yapılmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Orada bilirkişi raporundaki yazan kısım ihalenin ilk süreciyle ilgili. Yani benimle ilgili bir konu yok, sözleşmeye dair bir şey yok. İhalenin yapıldığı zamana kadarki süreçle ilgiliydi ve benim Yol Bakım Dairesi'nin bağlı bulunduğu Genel Sekreter Yardımcılığı görevine atanmamsa Eylül 2020. Yani bu süreçte ben görevde değildim, başka bir daire başkanıydım. Orada iddia edilen süreç benden iki ay önce yapılmıştı. Bilirkişi raporunda da haliyle imza, isim vesaire konular yoktu ve Genel Sekreter Yardımcısı değildim.

Genel Sekreter Yardımcısı

2022/425385 ihale kayıt numarası; evet tamam, görev tarihi. İhalenin yapıldığı dönemde Genel Sekreter Yardımcısı'ydım, doğru. Ve bilirkişi raporunda ifadedeki sonuç bölümünü yanımda taşıyorum, bilirkişi raporu burada:

Genel Sekreter Yardımcısı

"Soruşturma konusu ihaleye ilişkin idari şartname, teknik şartname ve sözleşme tasarısında mevzuat tipleri ve rekabet engelleyici suç teşkil edecek herhangi bir şarta rastlanmadı. İhale ilanı, ihale komisyonu oluşturulması, tekliflerin alınması, tekliflerin değerlendirilmesi, ihalenin sonuçlandırılması, ihalenin onayı, ihale uhdesinde kalan ortak girişimdeki şirketlere ilişkin sorgularıyla diğer işlemlerde mevzuata aykırı ve suç teşkil edecek usulsüzlüklere rastlanmadı. 4734 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki (yani ihaleye fesat) yasak fiil ve davranış kapsamında değerlendirilemeyecek."

Genel Sekreter Yardımcısı

Bilirkişi raporu bunun altında da diyor ki; "bilirkişi raporunda detaylıca açıklanan hususlar hakkında açıklama yapınız." Tam zaten yapılmış açıklama, bir şey yok. Sadece burada birkaç isim verilerek, bu "Asfalt Yama Dosyası" demiş ki; "bununla ilgili lokasyon vermediniz." Dolayısıyla lokasyon vermediğiniz için de diyor ki; "iki üç kişinin ismini yazıp görevi kötüye kullanma suçu oluşturuyor."

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve onlarla arkadaşlarımız çok güzel okuyup cevap vermişler zaten. Bu yama işi tam olarak nerede, ne kadar metraj olacağı belli değil. Bir yıl içinde çıkabilecek arızalar diye yazan ve bölge bölge aslında ayrılmış, ekine de birim fiyat teklif cetvelinin ekine de ek standart formlara da neden birim fiyatlı bu ihalenin çıktığına dair belgeyi de koyup açıklamayı da yapmışlar. O görülmemiş herhalde. Dolayısıyla zaten bu ve bir önceki iddianame dışıdır. Yani bunlar zaten iddianameye konu olmamış işler.

Genel Sekreter Yardımcısı

Böyle bir şey vardı, tek görevim... Dolayısıyla özeti şuydu o işin: Görevde olmadığım üç ihale ve zaten ihaleye fesat karıştırmanın olmadığı bir bilirkişi raporunun da bunu ortaya koyduğu bir ihale. Tutukluluğa sevk edildim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Hani Savcı Bey'le zaten şeyde konuştuk, gayet hani böyle bir soru-cevap gibi ben anlattım. "Tamam" dediler ve ben dışarı çıktım bekliyorum hani ikinci kez aynı şey olacak diye. Ve bir anda savcılığa sevk yazısı şöyle geldi:

Genel Sekreter Yardımcısı

"Dosyada mevcut Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen tevdi raporunda belirtildiği üzere; şüphelinin söz konusu usulsüz ihalelerin yapıldığı dönemde İBB'de Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yaptığı, milyarlarca Türk Lirası kamu zararına ve örgüt üyelerinin haksız kazanç elde etmesinde sorumluluğunun bulunduğu..."

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi "milyar" deyince Yol Bakım milyar değil yani. Raylı Sistemler'e dönüyor çünkü bu tevdi raporu da galiba oraydı. Ben bunları sormadım bu taraftan, hani bunlar açık değil çünkü.

Genel Sekreter Yardımcısı

"Örgüt lideri ve yöneticisine bağlı olarak diğer örgüt üyeleriyle eylem birliği içerisinde hareket eden şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmaktadır." denilerek tutukluluğa sevk edildim. Rüşvet almak... İddianameyi okurken rüşvet almak, suç işlemek, işte kamu kurum kuruluşuna ihaleye fesattan tutuklandım.

Genel Sekreter Yardımcısı

O zaman avukatım da anlatacaktır yani bizim tutuklama gerekçemiz diye yukarıda okuduğum bu savcılığa sevk yazısı sonradan eklendi herhalde, o zaman değil. Ben de anlatmaya çalışıyorum ben ne için burdayım, bunu da bilmiyoruz. "Genel" dediler. Yani "Genel Sekreter" çünkü ben Genel Sekreter Yardımcısı'ydım diye tutuklandım. Yani raporlarda veya şeylerde ismim geçmiyor ama sayın başkan; ben de Genel Sekreter Yardımcısı onlarda değilim, bunlar bana bağlı değil ve tarihi de tutmuyor. Yani Genel Sekreter Yardımcısı değilim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Görüldüğü üzere Mülkiye Müfettişi tevdi raporu doğrultusunda "Eylem 140" size anlatılan... Eylem 140'tan tutuklandım. Benim ismim, unvanım geçmediği hiçbir işim de yoktu. "Kuvvetli suç şüphesi" diye devam etti. Bilirkişi raporlarında, bir yerlerinde ismim makamım geçmiyor. Diğer şüpheli arkadaşların da sonradan gördük eklerde, öyle bir ifade yok. Yani "şu an Genel Sekreter'sin imza sorumluluğun harcama yetkilisi değiliz ama hani birine demişsin herhalde şöyle yap böyle yap" gibi bir şey, hiçbiriyle bir alakam yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

Sonrasında 11 ay geçti işte, tutukluluğum devam ediyor. Asıl durum iddianame ortaya çıkınca gördüm ki bunların Eylem 140'ta dediğim gibi şüpheli değilim normalde. Diğer eylemde de diğer iki eylem de iddianamede yok zaten. Yani bir anda şey oluyor... İhaleler de dava dışı, Yol Bakım'ın ihaleleri de dava dışı zaten bilirkişi raporu da öyle diyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Dolayısıyla tutukluluk bu şekilde devam ediyor. Tabii diğer eylemler eklenmiş, bunlara da tek tek anlatacağım ama şunu söylemek isterim: İhaleye fesat... Herhangi bir ihale yok benim eylemlerimde. Yani incelenenlerde ihaleye fesat, rüşvet almak yok. Bunlar şu anda iddialar arasında da öyle devam ediyor süreç. Ben bu 140'la ilgili tutuklandığım için bununla ilgili dedim kısa bir paragraf açmak istiyorum o tutuklanmışlık ayıbından yaptım; bir de tabii kuvvetli suç şüphesi yokmuş demek ki, yani işin içinde kuvvetli de suç şüphesi yokmuş ki iddianameye girmedi. Yani böyle bir durum.

Genel Sekreter Yardımcısı

140 numaralı eylem üzerine bir şeyler anlatmak isterim. 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun... Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebepleriyle işledikleri suçlardan yargılanabilmeleri için izin vermeyi yetkili mercileri belirleyen bu yolları, usulleri düzenler. Madde 4'le başlar; Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet geldi, o da konusunu ilgilisine, bilgileri topladı ve ön incelemeler, araştırmalar, atamalar... Bunun yeri gelir valilik makamı, yeri gelir bizler için özellikle belediye, makamıdır. Buralardan müfettişler, bilirkişi vardır; ne derseniz onlar atanır. İncelemeler yapılır; evraklar, bilgi belge talepleri istenir ve daha sonra belki o konunun özelinde teknik insanlardan destek alınır, ifadeler alınır öncelikle ve bir rapor hazırlanır. Bu rapor doğrultusunda da, bu hazırlanan rapor doğrultusunda da soruşturma izni yetkili makam tarafından verilir ya da soruşturma izni verilmez. Devamında da siz bu karara karşı, eğer verilirse, verilmezse -böyle şey olmaz da- Danıştay dairesine itiraz yolunuz açıktır.

Genel Sekreter Yardımcısı

Danıştay, idarenin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine tabi olması, keyfiliğinin önlenmesi ve birey haklarının korunması için zorunlu bir durum. Danıştay, idare ile birey arasındaki dengeyi kuran kritik bir kurum. Dolayısıyla bir ihbar, bir şikayet, şüphe, hatta basit şüphe ile başlayan soruşturma kanunda belli kurallara tabi olmalı. Yani bizler kamu görevlileri; sizlerin ağır ceza mahkemesinin karşısına, heyetinin karşısına çıkmadan önce, tutuklanmadan önce belli normlardan oluşan süreçleri geçeriz normalde. Geçmeliydik yani, yıllardır böyle oldu.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evet, 3628 sayılı Kanun belli suçlarda, 17. maddesi belli suçlarda buna bakılmaz der, doğru. Burada ben buradaki işlem böyle niye oldu diye söylemiyorum, sadece bir noktaya geleceğim. Bu izne tabi değil; neler? İrtikap, rüşvet, basit nitelikli zimmet, ihaleye fesat karıştırma... Bunlar o kapsam dışı. Az önce anlattığım süreç kapsamı dışında; bunu sizler çok iyi biliyorsunuz ama ben tekrar tekrar söylemek istedim. Sayın başkan doğru bunlar izne tabi değil ama sonuçta ne oldu? Siz ve heyetiniz çıkan işte peki ne? Diğer bilirkişi raporunda bir bilirkişi bunu nasıl yazabildi, yani niye yazdı?

Genel Sekreter Yardımcısı

Bilmiyorum, Yol Bakım İhalesi'ndeki yani iş deneyim belgesi kısmında konuyla ilgili tenzidi de açarak "daha fazla firma girsin" denilen yerde temizlik işleri, çöp işleri de işin içine konmuş. "Böyle bir şey olur mu?" diyerek ihaleye fesat yazılan bir bilirkişi raporundan bahsediyoruz. SGK borcu meselesini yazılan bir bilirkişi raporundan bahsediyoruz. 59'da söyleyeceğim oradaki bilirkişi raporundan bahsediyoruz ki bunlara bilirkişi raporu hakikaten değil. Hakikaten değil. Ne oldu? Siz de bunu sormak durumunda kaldınız. Oysa sizin karşınıza gelene kadar bunları bence iddia makamını da o bilirkişi raporları yönlendirmiş oldu; ayrı, farklı, böyle bir şey oldu.

Genel Sekreter Yardımcısı

Velhasıl şöyle: Buradaki durumlar nasıl hatalı yazılar ya da bu şekildeki durum 4483 sayılı Kanun'a uymayıp direkt 3628'den çıktığı zaman tutuklama yapıldı, doğru. Hiç kimseye... Hiç bu rapora göre tutuklandık, biz de aynı şekilde diğer raporlara göre tutuklandık, doğru. Adalet sağlanıyor mu sayın başkanım? Sizin karşınıza geçiyoruz, siz de biz... Mecbur bu cümleleri kurmak zorunda kalıyoruz. Ne oldu adalet sağladık mı? Yok. Bu süreçleri atladık doğru, hukuki müebbet. Ama ne oldu adalet? İşte onu görecez, size güveniyoruz sayın başkan. Çünkü biz hakikaten bu dertleşme meselesi, bu ne oldu... Bizi mazur görün yani bunları niye uzadı anlattık diyoruz ama dertleşiyorum çünkü biz arada bir süreç yaşamadık. Şimdi görüyorum; "ben ben" diye yapacaktım ama çoğul kullanmak zorundayım çünkü birçok kişi şu ana kadar -sanmasın mıyım bilmiyorum- birçok kişi bunu yaşamadı.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ben dahil birçok kişi polis operasyonu marifetiyle evimizden alındık. Şöyle bir argüman vardı bilirsiniz hani; "alın bunları derdinizi karakolda anlatırsınız" meselesi Türk toplumunda. "Alın bunları derdinizi ağır ceza mahkemesine anlatırsınız" süreci oldu. Dedim ya; normalde sizle ilgili bir eylem var, bir iddia vardır; kollukta anlatırsınız, savcılıkta anlatırsınız, tutukluluğa sevk edilirsiniz, iddianamesi hazırlanır çıkarsınız. İddianamede yoksunuz, öbürleri çıkmış, ee biz sizin ilk kez, ilk kez sizin karşınızda anlatmış olduk. Ve argüman böyle oldu yani; aldılar, bir yıl sonra size anlatıyoruz. Ne oldu bir yıldır bu insanlar, bizler tutuklu kaldık. Derdimizi size anlatıyoruz.

Genel Sekreter Yardımcısı

Diğer bir taraftan da ben tabii mimarım yani sadece uzun yıllar devlet memurluğu yaptığım için mevzuat vesaire bu konularda mecburen kendinizi -mecburen değil- olması gereken şekilde yetiştiriyorsunuz. Ben bir tartışma konusu da yani mahkeme veya şey değil bundan sonrası için veya öncesi için... Bu 4483 sayılı Kanun kapsamı ve bu devlet memurları açısından hangi kanunla değerlendireceğini; örgüt üyeliğini... Hani şu anda örgüt üyeliği... Çünkü buradaki şu anda bizim yaşadığımız durumdaki örgüt üyeliği meselesi belediyenin kurumsal yönetim şeması. Ben belediyenin kurumsal yönetim şeması içerisindeyim, suç örgütü şeması gibi bükülerek iddianamedeki iddialar da bu. Ben Genel Sekreter Yardımcısı, oradaki görevinden dolayı görev suçu; bakıyorum öbür üstte "örgüt" diyor hani örgüt üyeliği buna tabi değil diye. Ben, siz çok değerli başkanım ve heyetiniz ve diğer hukukçu arkadaşlarımdan da bu konunun da bir iyice ele alınması gerektiğini düşünüyorum. Yani örgüt üyeliği 4483 kapsamında mıdır, değil midir diye. Çünkü özellikle bu davayla ilgili...Evet tutukluluğum geçti, gerekçe Genel Sekreter Yardımcısı olmamdı. İddianamede böyle bir iddia da yok; kamu ihalelerine fesat karıştırmak da yok, rüşvet almak da yok şu anda iddianamede.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evet, geldim iki numaralı başlığıma sayın başkanım; iddianamede bana yöneltilen suçlar ve eylemler kısmına. Az evvel açıkladığım üzere tutuklandım ve sizin huzurlarınıza gelene kadar tarafıma yöneltilen iddialar bakımından belki de tutuklu olmam gerekirdi, en azından iddianame çıktı vesaire ayrı bir işlem; geçtim onu. Birinci gözaltında tarafıma sorulan gizli tanık ifadesine dayanan ve şahsi hiçbir somut isnat yöneltilmeyen, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 117 numaralı eylem. 100 sayfayı aşan polis fezlekesinde yer almadığı, 100 sayfayı aşan iddianamedeki eylem anlatımında tarafıma hiçbir somut fiil addedilmediği, sanık gösterildiği 59 numaralı eylem. Genel Sekreter Yardımcılığı görevim ve ilgili eylemde belirtilen hususlarda zaten bir şey yok, anlatacağım.

Genel Sekreter Yardımcısı

Yani hakikaten ilk bu dosya geldi hani iddianame geldi ben bekliyorum işte ihalelere çalışıyoruz; dediler ki "59 numaralı eylem." Dedim "o nedir işte?" Bir bakalım neredesin, nasıl... Bir baktık polis ekler geldi; ü. Eklere bakıyoruz eklerde yok, polis fezlekesinde ekler geldi. Biz bilgisayarla haftanın üç günü ben direkt oraya baktım çünkü diğerlerinde de taratım; 59 açıyorsunuz, 59 numaralı eylem ekliyle ilgili dosyalar oluşturulmuş iddianamede CD verildiği için. 59 var; dosya için 250-300 sayfa. 59-A, 1, 2, 3... 5... 11'e kadar. 12 tane şey var dosya. Hepsine tek tek baktım ya dedim; yokum ben, göremiyorum bir şey. Sonra arkadaşlarımız baktılar yine bir şey yok. Sonradan polis fezlekesine bir şeyler eklenmiş, orada da yoktu böyle bir eylem. Ve bir kişinin soyut beyanları dışında hiçbir delille suçlanmadığım 139 numaralı eylemle karşınızdayım.

Genel Sekreter Yardımcısı

İddianame Eylem 139'la ilgili başlamak istiyorum. Eylem 139. İddianamede bu eylem anlatımında şüpheli , 24.06.2025 tarihindeki ifadesinde, bunu buradan okuyacağım, "Ben her ne kadar bu şahısların benden talep ettiği menfaatleri kabul etmesem de, 2022'de 750 bin TL, 2023'te 1 milyon 200 bin TL, 2024'te 1,5 milyon TL'lik gıda kartı yıllarında İBB Genel Sekreter Yardımcısı benden dağıtmak için gıda kartı talep etmiş, ben de hayır işi olacağı düşüncesiyle zekât olarak kartları verdim. Miktarlardan da tam emin olmamakla beraber bu kartları nereden temin ettiğimi tam hatırlamıyorum." demektedir ve daha sonra delil olarak da sonradan bir daha geri geliyor, MakroYol firmasının yani kendi şirketinin Yeni Mağazacılık deniliyor, A101 imza sirküleri, yani bu şey kart, yardım kartı işi, Yeni A101 Anonim Şirketi'ne yaptığı EFT'yi gösteriyor. Yani "Ben buradan aldım" diyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Yine iddianamede faturalardan da anlaşılacağı üzere yardım başlığı altında muhtelif tarihlerde şüpheli 'a da alışveriş kartı verildiği anlaşılmıştır denilmiş. Bu eylemle ilgili bana yöneltilen itham gerçekleştirilmiş olduğu, itham var ve gerçekleştirilmiş kesinlikle benim ortağı olmadığım ve herhangi bir ilişkimin olmadığı iki şirket arasında bir alışveriş var. Makro ve A101 ile de benim bir ilişkim yok. A101 o bana EFT göndermiş, çok detaylı anlatacağım bunları, bir EFT. Başka da bir şey yok efendim. O eylemlerde çok konu var ama siz de hâkimsiniz zaten baştan beri konuya. Yani bu konuda da detaylı, benim için geçen bu kadar burası. Yani "Bunu aldı da şöyle oldu da şu vardı da bu nedenden dolayı verdim vermesem de ya da şöyle" o yok. Yok, bu cümle bu kadar. Bu var. Diğerleri değil, zaten göreceksiniz sonunu.

Genel Sekreter Yardımcısı

Eklere bakıldığında ise başka dikkat çekici durumlar var. Şimdi bir bakalım. Yani bu soru değil mi, sizin "Niye adam bu böyle bir şey söylesin?" şeklinde devam edeyim. , bir kez tanık, üç kez de şüpheli olarak ifade verdiği görülüyor dosyanın eklerine bakınca. Dosya üzerinde görülmeyen şey, hem tanık hem de şüpheli olduğu dönemlerde kendisine ne sorulduğu. Çünkü burada daha önce de konuşuldu bu, hani böyle geldi "Tanığım ben bildiklerimi anlatayım", anlattı, yazıldı, bitti değil. Çünkü yazılarda da göreceğiz soru-cevap, o soru-cevap olmadı, bir daha soru-cevap diye hissediyorum, nasıl bizim için olmadan söyleniyor ben de onu öyle söyleyeyim yani, ben de hissedeyim. Ama yazılar bazı şeyleri gösteriyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şüpheli olduğu konularda ifade verirken özellikle 24.06.2025 tarihli ikinci ifadesinde, "Bundan sonrasını bilmiyorum orası önemli değil demek ki, 2020 veya 2021 yılında katılmış olduğum açık ihalede İstanbul geneli yağmur suyu ve baca ızgara işinde teklif veren firmalardan birinin ihaleden yasaklı olması gerektiği ihale neticesinde tespit edilmiştir. Bu suretle diğer firmaların aşırı düşük limitinde kalıp işin bana verilmesi gerekirken ihaleden yasaklı olan firmanın fiyatı aşırı düşük hesaplamasına dâhil edilerek ihale başka bir firmaya verildi. Peki, bu işe ilişkin dava açtık. Bu konu ile ilgili Trabzon Havalimanı'nda da ve ile karşılaştım. Bana dava açmamla ilgili sitemde bulundular. Yine 2023 yılı köprülü kavşak işini aldım, burada ben aşırı düşükte kalarak birinci oldum, savunma vermeme rağmen savunmam kabul edilmedi. Ben bu yapı ile ortak hareket ediyor olsaydım bu bahsettiğim işlerin tamamı bir vesile ile benim şirketime verilirdi. Bu yaşadığım olaylar benim bu şahıslarla olan durumumu açıkça ortaya koymaktadır." Güzel, son cümleyi bir kez daha başka bir yerde söyleyeceğim. "Bu yaşadığım olaylar benim bu şahıslarla olan durumumu açıkça ortaya koymaktadır." Durup durup bu şahıslar, ne soru nereden bu? Üstte de var altta da var. "Bu şahıslar" demek ki bir şey tanık olarak ya da sanık olarak.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bunlar idarelerde olan durumlar bu arada. Hani üstteki konulara da cevap vermek istiyorum yani burada sanki okuyunca ihale vermediler başkası ah hayır konu öyle değil yani. Bunları görmüş, hepsini anlatacağım şimdi. Bunlar idarede olağan durumlar. İhaleye girmek, itiraz etmek, devamında mahkemeye verilir, istekli idare bakımından 4734 sayılı kanunun belirli normlarına uymak zorundadır ki kamu ihalelerine karşı itiraz ve itiraza yönelik durumlarla ilgili yönetmeliğimiz var. İtiraz edersiniz, itirazınız kabul edilir edilmez, itirazen şikâyette bulunursunuz oradan Kamu İhale Kurumu'na gider, Kamu İhale Kurumu kendi içerisinde Kamu İhale Kurulu tarafından ihalenizi denetler, karar alır. Kararı beğenmezseniz Kamu İhale Kurulu'nu mahkemeye verirsiniz İdare Mahkemesi'ne, çıkar, ikna olmazsanız Danıştay'a gidersiniz, süreç aynen böyle gelişir.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ben böyle bir durumu bu arada hani bunlar çok normal, kimse kimseyi etkileyemez, buradaki tek kural şudur. Ben 2003 yani 98'de göreve başladım, 2003'te 4734 sayılı kanun çıktı o tarihten beri kendi işlerimiz dolayısıyla biliyorum. Burada kimse kimseyi etkilemez hatta gitmesi sağlıklıdır kamu yönetimi açısından sağlıklıdır, itirazen şikâyet işi olduğu zaman dersiniz ki "A mahkeme kararı ya da bir haksızlık olursa idare tarafından..." Önemli olan bir tek şey vardır, kararı uygulamak. Kararı dosdoğru uygulamaktır. Yani bu süreç nerede olursa, nerede şikâyet süreci itirazen şikâyet süreci yargı süreci biterse o kararı uygulamaktır. Buradaki kritik konu bu. Nitekim ifadede Trabzon Havalimanı'nda karşılaştım, bana sitemde bulundular. Ya ben böyle bir diyaloğu az önce de söyledim çok hatırlamıyorum yani. Böyle bir karşılaşma olmuş olabilir bilemiyorum ama Trabzon Havalimanı'nda daha sonra baktık hakikaten şimdi onu yansıtacağım, hakikaten baz var ama hangi gün onu söylüyorum. Benim efendim annem ve babam Trabzon'da yaşamaktadır. Rizeliyim ama Trabzon'da yaşamaktalar ve ben evin tek çocuğuyum. Yoğun çalışma tempomdan dolayı onlarla görüşemem. Bazı hafta sonları özellikle Trabzonspor sevdam nedeniyle maçları bahane ederek bir taraftan hem hafta sonu maç ardından aile, ki bir görseli yansıtabilir miyiz ekrana…

Genel Sekreter Yardımcısı

Ya ben 2008 yılından beri maçlara gidiyorum. Yani kendi kombine stadımız varken maraton tribün, kapalı tribün. Evet stat burası, benim evim şurası. Şurası benim ailemin oturduğu ev burası. Önceden deniz kenarıydı tabi şimdi pek değil ama. Şu evde oturuyoruz. 20 sene evde oturan 15 sene ailemin oturduğu ev burası. Stada yakın maça giderim ailemi görürüm ya bir gece ya ondan sonra İstanbul'a dönerim. Onlardan birinde baz veriyoruz. Hem evde hem statta. Peki, olmuş olabilir doğru. Maçı seyrederim ailemi görürüm oradan dönerim bu yıllardır böyle ve belki yüzlerce kez vardır İstanbul'dan gel git. Bunları neden anlattım efendim bakın. Bu maç kaydı Trabzonspor-Antalyaspor maçından. Ondan iki gün sonra da kurban bayramı var ve şampiyon oluyor Trabzonspor eğer o maç kazanılırsa. Çok da pardon o an yani 2-2 gidiyor maç. Biz de yani zaten ondan sonra ekranlara yansıyan kutlama görüntüleri falan o gün. Antalyaspor-Trabzonspor maçı 30 Nisan. Evet demek ki Selim bey de Trabzonspor'da zaten baktım Araklı'ydı o da o maça gelmiş. Sonrasında 12'de meydanda da bazımız var ve oraya o da eğlenceler falan. Yani o gün maça gideceğim ailemi göreceğim bayram tatili. Selim beyi göreceğim diyeceğim ki dava mı açıyorsun? Biz şampiyon olacağız evladım şampiyon.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bunu İstanbul'da da söyledim oradan niye denk geldiğini de söyledim. Ki baskı falan da hissetmiyorum hani konuyu anlatmaya çalışıyorum oradaki derdini anlatmaya çalışıyorum. Efendim hala hatır sorarız, maçı sorarız ne olacak? Bakalım falan böyle şeyler oluyor. Benim böyle bir ortamda böyle bir gündemim olmaz yani mahkeme gündemim olmaz. Yine bu konuyla ilgili iddialar dava dosyasından çıkarttım şimdi dedim tamam böyle bir şey konuşuldu da buna bir cevap vermem lazım benim ne demek yani? Hiç üstüme yakışmayan bir durum bu. Niye mahkeme evraklarında?

Genel Sekreter Yardımcısı

Ya baktım kendisi de hakikaten sağ olsun Selim Bey bütün dosyaları ekine koymuş hani mecbur yani. Çünkü bir şey soruluyor ona ve onu ispat etmek zorunda biraz sonra söyleyeceğim en ufak bir şeyi de yok. Mahkeme evraklarını gördüm ekinde var ya bunlar ekinde var. Baktık beni mahkemeye vermemiş. Yani olarak beni mahkemeye vermemiş. Bu bir sorudur zaten onu ayaküstü de söylenmez değil mi yani? İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni de mahkemeye vermemiş. Mahkemeye kamu ihale kurumunu vermiş. Evraklarda var. 8. İdare Mahkemesi Ankara 8. İdare Mahkemesi önünde eklerde var yani zaten kendisi sunmuş. 8.12.2021 tarihli 2021/2245 sayılı Kamu İhale Kurulu kararını dava etmiş. Yani bu beni mahkemeye verdi dediği bu biz değiliz yani Kamu İhale Kurulu kararını dava etmiş. Kamu İhale Kurulu'nun verdiği kararı dava etmiş. Akabinde de 2022/692 karar numarasıyla mahkeme bu talebini reddetmiş. Danıştay da Danıştay'a gitmiş. Danıştay da davayı reddetmiş ve 2023'te idare mahkemesinin ret kararını onamış. Tamam, çok normal, çok doğru, çok da iyi, çok da sağlıklı olmuş. Bunun tersi de olabilirdi olmuştur da. Bunlar çok sağlıklı sonuçlar.

Genel Sekreter Yardımcısı

Burada ben niye öyle oldu niye böyle oldu ama hani bu mahkemenin bu cümlelerini tek tek anlatmak istiyorum size. Dolayısıyla böyle bir süreç ve bütün kurum da bir taraftan istekli olan yüklenici olamayan ama istekli olan ihaledeki firma da karara uymuş. Burada bir sorun yok. Bu arada çalıştığım dönem öncesinde de tabi biraz araştırma yapıyoruz yani bu niye böyle bir şey oluşuyor diye. Yani 2018 yılında da benzer bir süreç yaşanmış. Ben tabi bu işi yani 2019 öncesi sonrası ben devlet memuruyum. Ben yaklaşık 28 yıldır döneminde iktidar olan hani birçok siyasi partili olan belediyede çalıştım veya belediyedeyim. Dolayısıyla ben böyle bir 2019 öncesi sonrası ayrım vesaire bunu yapmak için söylemiyorum. Kamuda devamlılık esastır. 2018 yılı bunu niye anlatacağım onu söyleyeyim. Selimpaşa Kavşak ve Alt Geçit İnşaatı için 5 Nisan 2018 tarihinde 2018'de ihale edilmiş ve 22 Mayıs 2018 tarihli komisyon kararıyla da iptal edilmiş. Yani bu ihale yapılıyor karardan sonra iptal ediliyor. Yine Selim Bey iptalin iptali için İstanbul 10. İdare Mahkemesi'ne başvuruyor o tarihte. Ve davayı reddediyor bu sefer yani süreçler devam ediyor yine diyor ki itiraz ediyorum kuruma itiraz ediyor beni iptal ettin. Tamam, itiraz şikâyet Kamu İhale Kurumu tamam. Akabinde idare mahkemesi o da diyor ki iptal doğru karardır peki. Ama sonra Danıştay 13. Dairesi iptalin iptaline karar veriyor. Yani Danıştay diyor ki iptal gerekçesi doğru değildir. Bu işin tekrar ihale komisyon sürecinden tekrar ihalenin devam etmesi gerekiyor. Ve devam ediyor Selim beyin şirketi bu işi uhdesinde kalıyor Selim beyin. Çünkü ihalelerde herkes şunu der bu cümleleri de görüyorum birçok yerde iddianamede. İhale verdi ihale aldı ya ihale uhdesinde kalır. İhaleyi kimse kimseye vermez almaz. Hukuken böyle devam eder bu terimler bile çok şey. Bir şeyi açabilir miyiz bu, Selimpaşa.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evet, buraya gelenler E5'ten iyi bilir burayı E5'ten geliyorsanız eğer. Daha önce E5 çift gidiş çift geliş böyle sahilden işte Büyükçekmece'den çıktınız Kumburgaz peşine Selimpaşa'ya geldiniz E5'ten belli bir aksta gidiyorsunuz hop yol bitti. Nasıl? Evet, Selimpaşa'ya gelirsiniz bu İstanbul'dan gelir yani şuradan geliyorsunuz gelip şurada yol biter. Ne yapacağız şurası yoktu bakın şu ara yoktu. Şu ara yoktu. İşte şurası gelir burada yol biter yazları da orada karpuzcu olurdu karpuzcu yol kesmiş gibi oluyordu yani. Keza Tekirdağ tarafından da gelirken burada yol biter siz E6 sapağına döneriz buradan ne yapıyordunuz? Buradan çıkıp tek gidiş gelişli şu yol Ortaköy Köprüsü'ne çıkmak zorundaydınız. Yani çift şerit git dur tam 90 derece sağa dön tek köprüden tek gidiş geliş köprüden geç tekrar E5'ten devam. O çok her yazları bir rezillikti ki ben anlatırken yoruldum bir de oradan geçenleri düşünün. Selim beyin aldığı iş buydu yaptığı iş buydu. Ne yaptı? Çok önemli bir şey yaptı. Direkt olarak şuradaki yolu açtı öncelikle, şu yolu. Yani şu görselin gerçeği bu oldu. Artık buradan geçerken hissetmiyorsunuz direkt devam ediyorsunuz E5'ten geldiniz direkt devam ediyorsunuz.

Genel Sekreter Yardımcısı

Üstünde de yaklaşık 70 metre 22 metre açıklıklı tek açıklıklı önemli köprülerden biridir bu üst geçitlerden. Direkt devam ediyorsunuz. Aynı şekilde Tekirdağ'dan İstanbul'a gelirken de devam ediyorsunuz ve burada bir de tünel içi yapıldı şurada şurası evet tünelin olduğu yer. Dolayısıyla İstanbul tarafından gelip E6'ya sapacaksanız da ayrıca tünelden geçiyorsunuz yani şöyle bir yolun altından E6'ya bağlanıyorsunuz. Çok da güzel bir köprü oldu. Buradaki müthiş olan emeği geçen arkadaşlarıma da ve Selim beye de hakikaten ellerine sağlık güzel iş yaptılar burada. İptal kararı verilmemiş, Selim Bey de bu işi yaptı bitirdi, burada hizmeti açmış oldu. E ben yine de teşekkür ediyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bunları neden anlattım... Bunlar oluyor işte. 2019 öncesinde de oldu; itirazlar, Kamu İhale Kurumu'na itirazlar, mahkeme süreçleri... Bunların olması sağlıklıdır, çok sağlıklıdır. Kamu kurumlarında yanlışlıklar hatalar olmamasını sağlar, taraflar birbirlerine etki etmez kararı uygular. Buradaki durum aslında az önce de vurguladığım gibi bu yaşadığım olaylar benim bu şahıslarla olan durumumu açıkça ortaya koymaktadır cümlesi. Evet, bu bina 2018'de yapılmış. İptal, iptal, iptal... Danıştay bizim dönemimize geldi, Selim Bey yaptı bitirdi. Sözleşmesi öncelikli.

Genel Sekreter Yardımcısı

Sayın başkanım, benim için Türkiye'deki diğer firmalardan farklı bir yerde değildir. İhaleye girer, alır; bu şekilde işini yapar. Alamaz, itiraz yollarına başvurur; sonuç gelir, karara her taraf uyar. Biz de 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabiyiz ve yasalara riayet ederiz. Nitekim bakıldığında 'nın ortağı olduğu ya da hissedarı olduğu şirketler 2011 yılından beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ihalelerine katılıyor; 82 tane ihaleye katılmış bugüne kadar. 9 ihale uhdesinde kalmış, bunlardan biri de iptal edilmiş. Ha bunlar söyledi ya; 2011'den önce girmiş alamamış da sizin de... Ha tam da oran bu. Üç tanesi bizim 2019 sonrasıdır. Onlar yapıldı. Bizim dönem demekle bana şey... Yani 2011'den beri durum bu.

Genel Sekreter Yardımcısı

Aksi bir ilişki yokken bu şahıslarla ilgili durumu diyerek ne kastedildiği ona sorulan soru ya da iddialardan ancak anlayabiliriz; bunlar yok. Ha yok yani bize sorulduğu yok. Onun ifadelerinde de hangi iddialara karşı olarak bunları söylediğini de bilmiyoruz. Hani hakikaten bilmiyoruz hani soruldu ya da şey, hatta ben bir tanesinde diyor "ben durumun ciddiyetini anladım." Hani onu bilmiyoruz biz ne olduğunu. Hangi iddialara karşın benim ile kanunların sınırları dışında hiçbir ilişkim olmamıştır. Bir şey anlatmaya çalışıyor; "benim onlarla bir ilişkim yok onlar kim biz yani" iddiayı ben de okuyorum ben de... Haklıdır yapmadı. Haklıdır yapmadı, eğer konu buysa doğru söyler. Ama anlatamamış mıdır ben size anlatabiliyorum. Anlatılamamıştır ya da devamında ne olmuş bilmiyorum. Kapıdan çıkınca ne dedi, yani hiç bilmiyorum. Neden böyle birinde iki sonra değişiyor onları bilmiyorum. Ama doğru söylüyor çünkü bakın daha sonra da söylüyorum Selim Bey'le telefon kaydım da yok ya dosyada.

Genel Sekreter Yardımcısı

HTS ve baz kaydı çıkmış ama tabii ki iddianamede yani o faturalar alındı yok o tarihte bulundu az bunlar... Hani öyle bir şeyi yok iddianamenin. Zaten hani bir kalıp gelmiyor aşağıya doğru. Hani şu tarihte baktık HTS öyle bir şey yok. Genel bir HTS kaydı, telefon yok diye gördüm yani dosyada Selim Bey tarafı... Yani ikiniz arasında öyle bir şey de yok. Ben de çok hatırlamıyorum yani olabilir bu arada mümkünse hatırlamadığım aradım mı aramadım mı? Aramamışızdır. Şahsen ben görmedim.

Genel Sekreter Yardımcısı

HTS ve baz kayıtlarında da, yani bakınca dosyaya 62 galiba, 62 mi 65 baz kaydı var 5-6 yıllık süreçte. Ya ben dedim, tabii ilk bilmiyoruz HTS baz nasıldır, 65 kayıt bayagı dedim ben Selim Bey'le herhalde görüşmedim. Nasıl 65 kayıt? Zaten onlar dediler görüşme hepsi değil ama bir örnek vereceğim bu konuyla ilgili. Bir şeyi görsel açayım o yardımı bekliyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evet, Koza Plaza dosyası. Şimdi tabii 65 kayıt var ama sayısal olarak fazla olanlar var. İşte Koza Plaza diye bu bölgede baz vermişiz yaklaşık 6-7 tane olmalı. Ya bu bakınca gördük ki neymiş Koza Plaza? Evet, Selim Bey'in bunu nereden görüyoruz? Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirket adresi Koza Plaza. Yani Selim Bey Koza Plaza'daysa ben de E-6'ten geçiyorsam baz veriyor. Ben İstanbul'da bütün yol ağı, 4.600 kilometrelik yol ağından da sorumluyum Yol Bakım Daire Başkanlığı'na bakıyorum ve İstanbul'un her noktasında bizim işimiz imalatımız var. Ben günümün uzun bir kısmını yollarda geçiriyorum. Büyükçekmece, Beylikdüzü tarafında da uzun yıllar ikamet ettiğim için Beşiktaş hem akşamları hem özel hayatımdaki arkadaşlarım dostlarım hepsi... Ben E-6'i sürekli kullanıyorum. Ne zaman geçsem Selim Bey şirketindeyse biz buradan baz veriyoruz. Geçer. Bir aşağıya inelim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Esenler - Bahçeşehir yolu. Selim Bey ev adresi; kusura bakmasın adını falan da veriyoruz ama mecburum yani şeyden ifade tutanağındaki ev adresi. Direkt olarak o da Bahçeşehir gişeler burada 25-30 taneye yakın baz. Yani evet ben her Avcılar, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt o bölgedeki imalatlara saha çalışmalarına gidince adam da evdeyse baz veriyor. Hatta size şöyle söyleyeyim; şimdi bu iki hat nereden bağlanıyor birbirine? Otobanda çıktınız Mahmutbey'den Avcılar'a gidiyorsunuz, İstanbul'un dışına çıkıyorsunuz, Selim Bey evdeyse, Selim Bey iş yerindeyse herkes baz veriyor. Bu sabah hemen hemen buradan otobanı kullanıp buraya gelenler eğer evdeyse evden, iş yerindeyse iş yerinden baz veriyor. Durum biraz böyle.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve havalimanı stat maçta var, geri kalanda iş yerinde de var birkaç kez ki iş yeri sadece benim makamımdan oluşmuyor; Kasımpaşa binasında yaklaşık 6-7 tane daire başkanlığı var ve kendi evrak işleri vesaire gibi işleri de takip ediliyor. Sayın başkanım, iddia edildiği gibi üç yıllık dönemlerde Ramazan ayında ve benzeri kart talebi alışverişi yoktur. Şüpheli 'nın firmaları Türkiye genelinde Karayolları Genel Müdürlüğü ve belediyeler başta olmak üzere çok sayıda iş taahhüdü yapmaktadır. Bunlar benim resmi kayıtlardan yani ve açık verilerden bulduklarımdır. Aynı zamanda kendi firmasında da yüzlerce çalışanı var. Ve e özel sektörde de iş yapar, onu bilemem; onlar çünkü resmi kayıtlarda yok. Bir firmanın başka bir firmaya para göndermesi, İBB'ye kart verilmesi bakımından kesinleşmiştir şeklinde yorumlanması; benim istediğim, bana verildiği şeklinde değerlendirilmesi mümkün olmamalı. Bu şekilde afaki varsayımlar silsilesinin mutlak bir gerçek olarak değerlendirilmesinin hukukta yeri olmamalı. Baz kayıtlarından da görüleceği üzere iddia edilen tarihlerde bir araya da gelinmemiş, telefon kaydımız da yok, görünmüyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Nasıl olacak bu şey? Ayrıca iddianamede benimki bu kadardı hani şey olarak ama iddianamede bir yer daha var, başka bir isnat var; ona da birkaç şey söylemek isterim. Çok iyi hani konu içeriğini biliyorum, burada dinleyince ve orada okuyunca da ya aslı o değil diye onunla ilgili de birkaç şey söylemek isterim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bir ihale iptal edildi diyor ve o ihale işte şeyi söyleyen ben değil; ya bu arada biz ben de yokum o şeyin içinde. İşte bir şey istendi vermedik iptal ettiler falan filan... Hayır bakın, konu, bazı konular tekniktir. Her şeyin bu taraftan aldı -verdiyle bağlananın şeyi yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

İptal edildiği tarihte görevde değilim, zaten bana da bir iddia yok ama başka farklı bir alana iddia var. Ancak sonrasındaki süreçte Fen İşleri Daire Başkanlığı'nın da bana bağlandığı süreçte ve pandemi dönemi... Pandemi dönemi avantajlı bir durum diyemezsiniz; çok canlar yandı, çok kişi vefat etti, çok kişi hasta... Ama biz hiç olmazsa orada bu süreci nasıl bir avantaja çevirebiliriz diye bir trafik yok İstanbul'da ve İstanbul'un birçok altyapı sorunu vesaire daha önce yapılamayan işleri yapmak için bize bir imkan sağladı diyelim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Unkapanı Köprülü Kavşağı'nın yıkılıp yeniden yapılması o ihale... O ihaleyi almış, almamış; yani şöyle sözleşme imzalanmamış, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi vermiş, daha sonra 2019 yılının başında da harcama yetkilisi tarafından iş iptal edilmiş. O da diyor ki; "ya bu iptal edilmedi aslında bana bir şey söylediler olmadı iptal ettiler" falan filan... Hayır, şimdi size bununla ilgili de kısa bir bilgi vermek istiyorum. Dediğim gibi konunun şahsımla bir ilgisi yok ama süreci daha sonra bildiğim için buraya bağlamak isterim. Çok özür diliyorum görseli açabilir miyiz?

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi Unkapanı Köprülü Kavşak yenileme işi; bu biliyorsunuz Atatürk Köprüsü, Unkapanı Atatürk Köprüsü... 70-80 yaşlarında bir köprüdür bu ve çok da önemli bir nokta. Bunun da altyapısını inceleyeceğiz, tam şu bölgedeki; yani Saraçhane'den iner, bir taraf Eminönü'ne bir taraf Alibeyköy'e gider ve tramvay hattı da bu yolun üstünden geçer. Buradaki köprülü kavşak çok da önemli bir köprülü kavşaktır ve ekonomik ömrünü tamamlamış, acilen de yapılması gerekiyor ama öyle bir yer ki; açık kalp ameliyatı gibi... Çünkü buradaki trafiği kesemezsiniz. Bunu yaparken pandemi döneminde olsa dahi 4 veya 5 faz trafik düzenlemesi yapıldı.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bu iş 2018'de de buranın yapılması gerektiğine kanaat getirilmiş ve ihaleye çıkılmış. Fakat öyle bir durumu var ki efendim; burada tramvay hattı var. Yani şu köprüyü diyelim; köprü burada ama altından bir tünel geçmesi gerekiyor şurada. Çünkü köprü kesintisiz olarak trafiğin karşı tarafa, Beyoğlu aksına gitmesi gerekirken altından tramvay geliyor buradan, Alibeyköy, burada kesiliyor. Eminönü'ne nasıl bağlanacak? Yok. Eminönü'ne gidemiyor tramvay, geliyor buradaki durakta bitiyor. Buradan buraya nasıl geçecek? E köprünün altından geçmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu iş yok o zaman. Bunun ihaleye çıkılıyor fakat, fakat burada bir yukarı daha kayabilir miyiz? Evet...

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi o altta az önce görmüş olduğunuz tünelin, tramvayın geçeceği yerin yapılması için böyle bir kutunun; işte alttan girecek, biraz derine gidecek ama Haliç balçık... Haliç hakikaten çok büyük sıkıntıda. Haliç çünkü daha önceden dolgu yapılmış, biz biliyoruz hani çok yıllar önce dolgu yapılmış. Dolayısıyla Haliç seviyesi 2-3 metre veya daha fazla balçık. Dolayısıyla buradaki imalatı biz oraya bir kutu çizdik, şu kutu, böyle bir kesiti yaptık ve olmuyor. Altında 45-50 metrelere, 60 metrelere inen baret kazıklar yapılması gerekiyor o bildiğimiz kazıkların ve deniz tarafında da özellikle diyafram duvarlar; yani birbirine kenetli yaklaşık 80 santim, bir metrelik diyafram duvarlar yapması gerekiyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evet, ihale komisyon kararları burada ve bu şu bölge, işte şurası köprünün olduğu yer, burası da tünelin geçtiği yer ki ikisinin birlikte yapılması lazım. İhale edildiği dönemde ezcümle; tramvay hattının geçişi için kavşak altında inşa edilmesi gereken kutu kesit tünel imalatlarına ait ihale ekinde verilen projelerde yapının toleranslarının, kazık detaylarının, izolasyon detaylarının ve terfi merkezlerinin detaylarının belirtilmediği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Daire Başkanlığı yazısı da dikkate alınarak iptal edilmiştir. Yani o az önce gördüğümüz 65 metre kazık detaylar onlar yok, onlar zaten sonradan çizildi.

Genel Sekreter Yardımcısı

Dolayısıyla ihalede bunlar yok, 2018 yılında ihale edilmiş ama normal; yani o belki de şöyle düşünüldü o zaman; biz buradaki tramvay hattına yaparken onun da projesinde yoktu. Dolayısıyla bunu birlikte yapmak istedik. Ve şöyle söyleyeyim burada; 182 metresi açık kesit, 168 metre kapalı kesitli tünel yapıldı ama yüzeyde gördüğünüz işin maliyeti yüzeyde gördüğünüz değildi. O yer altında yapılan kazık ve baret sistemi ve o diyafram duvar sistemi işin o gördüğünüz tünel yapıldı girdi, bizim gözle gördüğümüz işin bir bedeli var; %80'i yer altı. E böyle bir ihaleyi devam ettiremezsiniz normal olarak teknik olarak. Dolayısıyla %80'inin yer altında olduğu -ya Allah göstermesin- orada bir şey oldu su da çekildi görürüz oradaki imalatı. Hani onu da hiç görmeyin hiçbir zaman, yer altında.

Genel Sekreter Yardımcısı

Dolayısıyla bunun da iptali başkanım teknik. İptal teknik bir gerekçeyle yapılmış, teknik. Her konuda "o öyle oldu da bu böyle ise adam da ne yapsin" yani herhalde orada soruluyor mecburen bunları söylüyor. "Bir ilişkimiz yok" diyor; doğru yok, yok, yok! Hakikaten yok! Bir ilişki var denilen; gerçekte olmayan bir tür ilişki, gerçekte olmayan nedenler ileri sürülerek ispat edilmeye çalışılıyor; ortaya da böyle garip benim cümlem gibi garip bir cümle çıkıyor. Kanunların sınırının dışında benim hiçbir ilişkim olmamıştır. Dolayısıyla onun da benimle ve kurumla ilişkisi kanunlar çerçevesinde kalmıştır.

Genel Sekreter Yardımcısı

Efendim bu konuya ilişkin son olarak da şunu eklemek isterim. İddianamenin 3230. sayfasında dekontların hemen alt tarafında: "Şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerine atılı suçları kabul etmedikleri anlaşılmaktadır" denilmektedir. Evet suçu kabul etmiyorum da bunu hiç sorma öyle bir şey yok! İlk kez burada söylüyorum. Bu cümle benim şeyde yazıyor, iddianamenin altında; ben de ilk kez burada söylüyorum bilmiyorum yani. Bu arada Selim Bey'in de sonradan baktım ki o tanık olarak gitti falan; ondan öncesinde bir itiraflı beyanında işte pişmanlık diye ismi geçiyor, onun için yapılıyor, sonradan gördük. Dolayısıyla "şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerine atılı suçları kabul etmedikleri anlaşılmıştır" ben kabul etmiyorum doğrudur; ilk kez siz, sayın heyetinizin karşısında bunu söylemiş oluyorum. Daire o noktada bir ifadem alınmamıştı.

Genel Sekreter Yardımcısı

"Evet, 117 numaralı eylem sayın başkanım. Eylem 117; birçok yönetici, personel ve iş insanının şüpheli olarak görüldüğü ve buradaki kişilerin görevleri nedeniyle çok farklı iş kollarını bünyesinde barındıran bir eylem. Çok farklı iş kolları... Burada suçlanan kişilerin bir kısmını belediyeden de tanıyorum, biliyorum. Bir kısmını hiç tanımıyorum. İddianameden de hangi kişinin tam olarak neyle suçlandığını anlamamaktayım. Buradaki "birçok insanı tanımıyordum" cümlesi biraz yanlış oldu; tanımıyordum, iki tur nezaret bir de burada tanıştık; birçoğuyla ailece tanıştık ona bakıyordum. "Kim onun yeğenidir, kim onun bir şeyidir" onları nezarethanede görüyordum, şimdi de aşağıdaki nezarethanede buradaki iş insanı olan tarafını tanıdım. Akraba, eş dost artık ailece bunlarla da tanışmış olduk.

Genel Sekreter Yardımcısı

Kendi açımdan da ve birimim bakımından da neyle suç olarak değerlendirildiğini ve burada şüpheli olma nedenini çok anlayamıyorum. Tevdi raporundan çıkarım yaparak bir şeyler anlamaya size de anlatmaya çalışacağım. Çünkü bu konu biraz şöyle bir konu yani böyle bir şey düşünelim; dedektif meselesi, işte Sherlock Holmes'lu, Agatha Christie'li..

Genel Sekreter Yardımcısı

Bir konu olur. İşte bir suç işlenir, bir yerde, gidersiniz orayı bir incelersiniz. Kim nerede işte deliller toplanır, işte diğerlerine bakılır, alanlar tespit edilir. Kişilerle konuşulur, tek tek konuşulur. Hani suç var da suçlu kimdir diye bakılır, edilir. Uzun bir süre sonra bütün deliller, işte incelemeler, konuşmalar, geçmişle ilgili kayıtlar ve çıkar dersiniz ki "Sen suçlusun." O da "Yok." diyemez. Çünkü araştırılmış, elde edilen belgeler var.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi bu eylem 117'nin durumu biraz şöyle: Hani suç var diye birisi kayda gitti. Dedik ki; topla. Kim var? Topla. Kim varsa al. Kimsen şu, bu, kimse hepsini al. Hepsi alınmış burada. Hepsi alınmış. Bak bunu şey için anlatmıyorum, hakikaten diyorum. Herkes alınmış. Onu aldık; işin ne? Genel. Geneli de al, ne? Yardımcılarını da al. Kim varsa toplanmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Sonra karakolda "Bu adamı niye öldürdünüz?" Ya şimdi aşçı diyor ki: "Herhalde tuzu fazlaydı, adam şeker hastasıydı." Öbürü başka bir şey söylüyor. "Bir şey yaptım da ondan..." Ya ortada cinayet yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

Efendim, belediyede 7 tane genel sekreter yardımcısı var sayın başkanım. Burada 8 kişi alınmış genel sekreter yardımcısı. Hakikaten, sıralı böyle 3-4 aynı alana bakan. Yani bir emlağa bakan sıralı, hepsiyle de nezarette görüştük. Tutuklu olanlar 4 kişi ama alınanlar öyle; 7 genel sekreter yardımcısı, 8 tane genel sekreter yardımcısı. Ve ben ilk şeydeyken 117 numaralı eylemle ilgili nezarethanede İSKİ genel müdürü... "Hani ne işiniz var?" Onlar da bu soru, 117. O az önce söylediğim şahsın beyanına ilişkin, herkes nezarethanede birbirine şey soruyor: "Bu kimdir, biz bir şey mi yaptık?".

Genel Sekreter Yardımcısı

O ikinci dalgada yaklaşık 50 kişi kamu personeliydi. Hepsine sorulan bu eylem. Sonra ne çıkacak biliyor musunuz? Ben kendi alanımla ilgili söyleyeceğim, az önceki cinayet; adam uyuyakalmış. Bakın hakikaten öyle çıkacak. Burası böyle bir şey maalesef. Ama karışık ve şey olduğu için herkes kendisi ayrı ayrı anlatmak durumunda kaldığı için anlaşılamayan bir eylem. Tarih 2019, suç işleme 2025'e kadar.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve dediğim gibi yani bu şikâyet dilekçesi ve kurumumuza yaptılar. Sizin de kurumunuz İstanbul Büyükşehir Belediyesi hepimizin kurumu, o kurumumuza yapılan bu suç duyurusu hakikaten çok üzüntü verici yani. Bu kadar kişi, bir dilekçe ve bu kadar kişi... 60 kişiye yakın var. Yetmedi 7 genel sekreter yardımcısı, genel sekreter ve ekibi bir de belediye başkanı eklendi. Beyoğlu Belediye Başkanı da bu eylemdeydi sonra.

Genel Sekreter Yardımcısı

Öncelikle ben şöyle başlamak istiyorum; genel sekreter yardımcısı olarak Etüd ve Projeler Daire Başkanlığına bağlı Kentsel Tasarım Şube Müdürlüğünün, İstanbul Reklam, İlan ve Tanıtım Yönetmeliği'ne göre izin verme yetkisi nedeniyle bu iddiaların bana yöneltilmiş olduğunu görmekte ve tahmin etmekteyim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi bu Etüd Projeler Daire Başkanlığı ne demek? Yani Etüd Projeler Daire Başkanlığı, Altyapı ve Üst Yapı ve Kentsel Tasarım üç tane müdürlüğü var. İstanbul'da yapılan bütün üstyapı projeleri, statik projeleri, mimari projeleri, elektrik mekanik projeleri, bütün bu üstyapıların projelerinin hazırlandığı, etüd ve ihale işte yapımı için ilgili birimlere gönderildiği. Altyapı Projeler Müdürlüğü bir taraftan; köprüler, kavşaklar, yollar, viyadükler, güçlendirmeler, bütün bu altyapı ile ilgili projelerin imalatlarının hazır, imalat detaylarının hazırlandığı bir birim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Kentsel Tasarım Müdürlüğü ise şimdi anlatacağım; yaptık bu meydanlar, açık alanlar, toplu alanlar ve işte cadde, sokak düzenlemeleri. Bütün bunların projelerinin yapıldığı yer. Onun içinde de bir birimdir, Reklam Müdürlüğü diye kurulur. O birimle ilgili galiba. Ve burada izin verme yetkisi ki o da yine vurgulayacağım, özel alanlar için izin verme yetkisi. Kamunun hüküm ve tasarrufundaki yerlerle ilgili değil.

Genel Sekreter Yardımcısı

Özel binanın, vatandaşın binası var cephesi, bir şey yapmak istiyor oraya belli normlarda, onun izni. Kamu bir şey yapmak istiyor biz vermiyoruz. Kamu zaten kendisi. Emlak yönetiyor oraları. Bizim daire sadece yönetmelikte özel alan, şahıs mülkiyetindeki alanlara talep olursa izin verir.

Genel Sekreter Yardımcısı

Tahmin ediyorum çünkü tarafıma yöneltilen direkt iddia da yok yani isim ve... Öyle bir şey yok. Hani Daire Başkanlığı yazıyor, diyor ki: "Müşteki ifadeleri, tanık ifadeleri, itiraf mahiyetindeki şüpheli ifadeleri, banka hesap hareketleri, MASAK raporları, vergi inceleme raporu, mülkiye müfettişliği tevdii raporu, kolluk araştırma tutanakları, HTS ve baz kayıtları." Ve burada böyle bir yani ben kendi adıma söyleyeyim böyle bir saptama veya iddia benimle ilgili yok zaten.

Genel Sekreter Yardımcısı

altında Genel Sekreterlik, 7 tane genel sekreter yardımcılığı var ve ben 2022 yılı ortasından sonra 7 nolu genel sekreter yardımcılığı görevini yapmaktayım sayın başkanım. Bu görevde ancak farklı alanlardan sorumlu 6 tane daha genel sekreter yardımcısıyla bu genel sekreter yardımcılığı bünyesine görev yönünden dağıtılmış 32 tane daire başkanlığı var. Boğaziçi İmar da eklendi 32. Her daire başkanlığının görev alanı ve bağlı bulunduğu genel sekreter yardımcılarının görev alanı bir diğerinden farklı. Farklı disiplinler var. Her biri de birbirinden bağımsız.

Genel Sekreter Yardımcısı

İddianamede yer aldığı haliyle bu eylem kapsamındaki isnatların benim bulunduğum genel sekreter yardımcılığı bünyesinde olan Kentsel Tasarım Müdürlüğü ile ilgisi bulunmamaktadır iddianamede yer aldığı haliyle. Nedeni şöyle; Kentsel Tasarım Müdürlüğü takdirde görev ve yetkileri az önce de vurguladığım gibi özel mülkiyete konu olan alanlardaki reklam başvurularıyla sınırlı. Dolayısıyla ihale yapmak, özel alana ihale yapmak, reklam alanı tahsis etmek -tahsis sizin olduğunuz, sizin mülkiyetinizde bir şey olur onu tahsis edersiniz- tahsis etmek, ecrimisil belirlemek, tahsilat yapmak, kontrol görev ve yetkileri de bulunmamaktadır.

Genel Sekreter Yardımcısı

Arkadaşlarım da bu konuyla ilgili diğer burada çok farklı disiplinlerden var dediğim gibi birçok genel sekreterlik... Herkes kendi birimleriyle ilgili zaten açıklamalarını yapacak. Ecrimisil kesmek suç değil, ecrimisil kanunda yazan hak, hatta suçun engellenmesi için kamu zararı olmaması için arkadaşlarımız bu konuları burada zaten net bir şekilde açıklayacak. Kanunda geçiyor bu. Bizim birimimizin böyle bir yetkisi yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

Zaten şimdi bir izin verirsiniz, bu izin bu tür konulara ne olur? Verilmemesi gereken yere izin verirseniz bir sıkıntı olur, suç olur yani. Ki iddianamede de böyle bir hukuksuz bir izin verildi diye zaten böyle bir durum da yok. İddianamede şu geçiyor ilk paragrafta zaten; belediye uhdesinde bulunan açık hava reklam alanlarının adı geçen şirketlere reklam izni alınmaksızın kullandırıldığı, bu kullanımın mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle ilgili şirketlere ecrimisil ihbarnamesi gönderdiği, ilgili şirketlerin bu ecrimisil bedellerini belirli periyotlarla ödeyerek açık hava reklam mecralarını kullanmaya devam ettikleri tespit edilmiştir. Demek ki ana iskelet bu. Ne ecrimisil ne de denetimi bana bağlı birimlerde değil. Bununla birlikte raporda genel bir anlatım ve genel bir ifade de kullanılmış. Ecrimisil dediğin gibi mülkiyeti kamuya ait olan alanlarla ilgili.

Genel Sekreter Yardımcısı

Tevdi raporunda yalnız şöyle, tevdi raporunda bir paragrafta suç olarak özeti yani iddianamede bu yazıyor, ondan sonra aşağıda bir tevdi raporu girizgâhı var. Altında da diyor ki işte A'dan Z'ye kadar yaklaşık 10 tane tek tek spesifik bir eylem sayıyor. Bunlar oldu diyor spesifik ama üstte bir rapor var. Ben şimdi yani o aşağıdakilerin zaten bizle ilgisi yok onu söyleyeceğim, üstte yazan o paragrafı bir açacağım çünkü orada sanki kentsel tasarım gibi şeyler var. Onu açacağım şimdi. Tevdi raporunda bir paragrafta suç olarak gösterilmiyor, bu üstteki suç olarak söylenmiyor ama çünkü aşağıda 10'da yazıyor yani şeyde, 10 tane maddede. Diyor ki iki yıl geçerli olan izin sürecinin olmasına rağmen bazı şirketlere bu sürecin izin verildiği takvim yılıyla sınırlandırıldığı. Yani diyor ki iki yıl izin verebilecekken bir yıl verilmiş. Herhalde bizim için söylüyor. Ayrıca devamında da başkanlık onayı geciktirildi, zorluklar çıkarılarak izinsiz kullanmaya zorlandı, bazı şirketlerin izinleri geri çekilerek izinsiz kullanmaları yapıldı. Ama bunlar şey olarak yok yani böyle bir genel cümle var ama bana şuna yaptım buna yaptım şöyle oldu böyle bir şey yok. Sözde anlatacağım zaten size hepsini.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi tek tek açalım. İki yıl geçerli olan izin sürecinin olmasına rağmen niye bir yıl veriyoruz? Ben de diyorum ya niye bir yıl ben çünkü burada bir şey yapılıyor, bu kentsel tasarım koordine ve değerlendirme komisyonu bütün bu reklam izinlerini o müdürlüğün altında dilekçeleri toplayıp sekreteryasını yapıyor ve kentsel tasarım koordine ve değerlendirme komisyonu birçok müdürlük personelinden oluşuyor. Yani sadece kentsel tasarımın değil, birçok müdürlük personelinden oluşuyor; işte o konuyla ilgili emlaktır, kültürüdür yani birçok kişiden oluşuyor ve bu komisyonun, benim yaptığım görev bu komisyonun aldığı kararı müspet ya da menfi tekrar değerlendirmek ve disiplin kurulu olarak onaylamak ya da reddetmek. Şimdi ben de diyorum ki ya bir yıl iki yıl, evet orada diyor ki işte hatta üç yıl diyor yani başvuru tarihinden sonraki iki yılı kapsar falan. Ama diyorum ki ya bu niye böyle mesela? Bir bakıyorum 2005 yılından bu yana 20 yılı aşkın süredir bir yıl verilmiş. Bir yıllık verilmiş. Her ne kadar orada iki yıl yazıyorsa diyor biz buna bir yıllık veriyoruz. Benim dönemime baktırdım yani aman dedim biz bilmeden birilerine iki yıl birilerine bir yıl yani yok, bir yıl. Sadece, sadece kasım ayında geldi başvuru yaptı aralık ayında geldi başvuru yaptı; 12 aydı, 14 aydı. Önümüzdeki yıla kadar kasım aralık. Onun haricinde hep bir yıllık verilmiş. Ne bir şirket kayrılmış ne de başka bir şey yapılmış. Siz de bunu zaten belgelerle, listelerle dosyada göreceksiniz.

Genel Sekreter Yardımcısı

Uzun süreçlerden beri böyleymiş. Ben hepsinden örnekler de istedim; yani 2017, 2016, 2017'de çıkıyor zaten, 2018, bir yıl, bir yıl, bir yıl. Neden bir yıl? Birincisi bu bölgede yapılacak proje çalışmalarına uzun süreli izinlerin engel olması istenmemesi. Yani siz bir yere cephe veya şey çalışması yapacaksınız, proje çalışması yapacaksınız, izni varsa bu sıkıntı olacak. Artı böyle bir enflasyonist ortamda belki daha da hayırlısı oldu çünkü her yıl veriyorsunuz bir yıllık onun ücret tarifesinde belediyeye katkı sağlıyorsunuz. İkinci turda ikinci katkıyı sağlayacaksınız. Bunu daha önce verdiği zaman da bunun bir şeyi olmayacak.

Genel Sekreter Yardımcısı

Muvafakat süresi bir yıldan fazla olması durumunda da talep edilen yıl başvurusunda muvafakat dikkate alınarak işlem yapılmakta. Yani bir de şöyle bir durum var burada özel yer olduğu için işte site yönetimi, mülkiyet sahibi vesaire onlardan da izin almanız gerekiyor, muvafakat. Bunlar genelde bir yıllık alındığı için 2-3 yıllık diye izin verilmemesi gayet doğal geliyor. Dolayısıyla ne bir şirkete ne bir kuruma ne de bir yere bir menfaat sağlanmış, bir yıl veriyoruz sana da iki yıl verdik olmamış. Gelen herkes biliyor ki bir yıllık. Dolayısıyla adalet sağlanmış, bu iddiayla ilgili bir durum yok. Ben göreve geldim, izinleri veriyoruz bir taraftan tabii eksiği bunların çok olur bir de şöyle hani tam cephe kullanmak istiyor onun oranları var deniyor ki bu öyle olmasın. Reklam alanlarında çok ilginç bir durum yani her seferinde de şöyle bir şey var yani İstanbul'u bir anda şeye çevirebilir yani bu hakikaten yeni de düzenleme yapılıyordu yani yeni bir reklam alanları yönetmeliği de çalışılıyordu.

Genel Sekreter Yardımcısı

İstanbul garip bir kent bu reklam alanlarının her yüzeyin reklam olarak kullanılması her durumda izin verilmesi ya da her şeyin, biz burada mimari kalmaz ortada, ne kent kimliği kalacak caddede ne bir şey olur. Bir çıkıyorsunuz her taraf ekran olursa ne olacak yani o şey gibi AVM'lerin televizyon birimleri gibi. Onun için de kontrol altına alınması gerekiyor bu durumun. Buna rağmen gelmiş başvurular alınmış ve şöyle söyleyeyim bu başvuruları komisyon toplanıyor değerlendiriliyor, 1-2 aylık veya 3 aylık periyotta da onay veriliyor ve ilgilisine teslim ediliyor. Senelik 600-650'lere yakın başvuruyu onaylamışım. Bunların 40-45'i reddedilmiş. E niye reddediliyor, uygun değildir dendi. Şikâyet var mı bundan? Yok, sordum yani bir şikâyet var da mı? Yok, uygun değil, uygun görmedikleri, estetik olarak uygun görmediğimiz o düzenleme. İlla verilecek diye bir şey yok yani bu kural, kanun. Bunlarla ilgili de bir şey yok yani genel şey. Diyor ki başvuruları geri çektik, pardon şöyle tam okuyayım o önemli. Şunu da yani bu teamül olarak yapılıyor ve uygulamada süreklilik sağlamak, teknik bütünlüğü korumak yıl değişiminden kaynaklı mükerrer başvuru yükünü de önlemek amacıyla benimsenmiştir.

Genel Sekreter Yardımcısı

Evet. Bazı şirketlerin izinlerini geri çekerek, izinsiz kullandırmalar yapıyor. Bazı şirketlerin izinlerini geri çekerek izni geri çekmek demek. Bir başvuru var. Geri çekmeyi başvuran çeker. Biz nasıl çekelim? Kurum geri çekemez. Ya şahıs kendi gelir kendisi çeker. Ya da iade edersiniz. Dersiniz ki uygun görünmedi. İzinsiz kullandıkları yaptı diye tebliğ raporunda var. Ben arkadaşlarıma da soruyorum ya böyle bir şey yaptık mı? Çünkü ben dediğim gibi son böyle bir şey var mı? Yok böyle bir durum böyle bir tespit de yok. Yani şey tespit şu bu işi şöyle yap bu işi böyle yap. Bir de tahmin ediyorum 2019. Dolayısıyla bu bizle ilgili yazan bu paragraftaki dört cümle, dört cümleyi de izah ettim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Raporda ve iddianamede 2886 sayılı yasa Devlet İhale Kanunu 75. maddesi uyarınca izinsiz kullanılan reklam uygulamaları hakkında ecrimisil işlem dosyası açıldığı, reklamların kaldırılması yönünde talimat verilmediği, dolayısıyla izinsiz kullanımın fiilen yasalaştığı, yaptırımların uygulanmadığı hususları genel tespit diye yazılmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bunun altına da A ve C bentleri arasında 10 konu. Bu 10 konunun bizim bulunduğumuz alanla ilgili bir şeyi yoktur. Ecrimisil konusunda da dediğim gibi ecrimisil zaten 75. madde 2886 kanununda yeri var. Arkadaşlarımız da o konuyu çok detaylı bir şekilde anlatacaklardır. Dolayısıyla benim bu eylemle ilgili söyleyeceklerim bu kadar.

Genel Sekreter Yardımcısı

“Eylem 59 ile ilgili açıklama yapayım. Ben bu 59 numaralı eyleme, yani Cebeci'ye nasıl dahil olduğumu henüz çok fazla anlamış değilim aslında. 139. eylemde olduğu gibi burada da soruşturma aşamasında tarafıma yöneltilen hiçbir iddia olmadı. Yine dile kolay 8 gün gözaltı ve 5 buçuk ay tutukluluk süresince savcılıkla da, savcılık tarafından da, iddia makamı tarafından da bu kadar önem atfedildiği anlaşılan bir olaya ilişkin ifademe başvurulmadı, savunmam alınmadı. Aslında garip olan ifademin alınmamasından ziyade eyleme eklenme biçimim biraz.

Genel Sekreter Yardımcısı

Soruşturmada kolluk tarafından hazırlanan fezleke 100 sayfayı aşmaktadır, bunu az önce belirtmiştim. Binlerce sayfadan oluşan da ekleri var; açtım baktım 59, 59 A, B, C... 13, 14 dosya. Burada da bir şey yok. Ne var ki iddianame şüphelisi haline geldim. Hem de ne ifadelerle... Bu arada ikinci bir polis fezlekesi daha var, o daha sonra orada da yok diye görüyorum tutanaklarda. Ve şöyle geçiyoruz: Şüpheliler , , , tarafından Cebeci maden bölgesinde birçok maden sahası farklı yollarla alınarak bölgedeki hakimiyet sağlandıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla -burayı açıklayacağım- İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla hafriyata yetkilendirilmiş belediye iştiraki İSTAÇ'ın işletmekte olduğu farklı hafriyat döküm sahalarının örgüt yöneticisi, işte talimatıyla kullanımından devre dışı bıraktığı, söz konusu işlem ve burası, burada geçiyorum yani o şöyle. 100 sayfa en son bir yerde bu geçiyor. Söz konusu işlemlerin İBB bünyesindeki organizasyonlarının örgüt üyesi şüpheli tarafından yürütüldüğü anlaşılmıştır.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ben de burada görüyorum o cümleyi. Çünkü o dediğim gibi başlarda vesaire bilirkişi ve o raporda yok. Hani oralarda yok. Burada geçiyor, sondan bir önceki sayfa.

Genel Sekreter Yardımcısı

Sonra da şöyle bir açıklama yapılıyor iki sayfa sonra yani bu suçlarla ilgili; burada ayrım yapılmış hani kim, hiç olmazsa hani şu şunu yaptı bu bunu yaptı diye ama tabii onlar da yok. Diyor ki; şüphelinin İBB Genel Sekreter Yardımcısı olduğu, örgüt yöneticisi 'in talimatıyla yürütülen resmi gazete ile maden işletme ruhsatı verilen güney ve kuzey Cebeci alanlarına döküm yapılması için gerekli resmi işleri uhdesinde bulunan birimler marifetiyle organize ettiği, kaçak hafriyat dökümü yaptırarak maden sahalarına ve orman alanlarına zarar verdikleri, örgüt liderinin talimatıyla -şimdi burası işte az önce aslında meclis o başka bir meclisti özür diliyorum, buradaki meclis kararı- Belediye Meclisi kararlarıyla döküm fiyatlarının fahiş bir şekilde artırıldığı, yani ben bağlı birimlerle dökümü organize ettiriyorum ve meclis kararıyla da fahiş bir şekilde artırarak maden kaçak sahalarına usulsüz fişler kestim. Bunu kim yapıyor? İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve ben. Öyle görünüyor. Örgüt hiyerarşisi içerisinde de şeye bağlı... Şimdi bunlara bir cevap vermem gerekiyor tabii.

Genel Sekreter Yardımcısı

Öncelikle şu açıklamayı yapmak isterim. İddianamedeki iddiaların, iddialar neyin ne olduğunu yani biraz böyle işler karıştırılmış; zaten siz de dinlediniz gördünüz. Biraz taşları da yerli yerine oturtmak istedim en azından kendi açımdan. Yoksa birazdan anlatacaklarım aslında anlatmamam gerek- gerekmiyordu- zira ben veya makamım bu anlatılanların bu şekilde bir parçası olmadı. Bana bağlı birimlerde bu şekilde bana bak- yani öyle bir şey. Zira ben veya makamım bu anlatıları- özür diliyorum- benim Cebeci'ye ilişkin belli tanıklıklarım veya deneyimlerim var. Ancak bunlar iddianamedeki iddialara ilişkin değil.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ancak şimdi ben bu deneyimlerimi ve sonradan dosyayı çalışarak öğrendim; sonradan buradaki dosyayı hakikaten iddianame çıktı Cebeci dediler çalışarak öğrendim. Buradaki çalışma arkadaşlarımızla aşağıda herkes soruyor tabii "sizin eylemleriniz nedir?" Diyorum ki işte bir kart meselesi var, bir reklam alanı var, bir de Cebeci var. "Nasıl yani?" dediler. Döküm, yani hangi birim ne bakımdır diye. Herkeste böyle bir durum da var. Ama işte bir kontrol- şey- projenin yönetilmesi meseleleri herhalde oradan şey.

Genel Sekreter Yardımcısı

Cebeci'ye ilişkin fiili durumu, hukuki durumu, sürecin gelişimini çalışarak tarafları ve sorumlulukları kısaca açıklamak istiyorum. En son söyleyeceğimi de başta söyleyeyim: Ben bu hakikaten eyleme sanki hani buradaki iddialara bakınca ve şeylere bakınca paraşütle inmiş gibi bir de kesmişler en son tam ortasına, böyle düşmüşüz tam inerken; böyle bir durumdayız. Fiili durum ya da gerçeklikler tamamen göz ardı edilmiş gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumları ve süreçleri de yok. Hani bizim şeyde öyle yazılan, diğer kurumlar hiç yokmuş gibi görünüyor. Bunları bu şekilde anlatmak benim şeyim değildi aslında. Yine de anlatmak isterim.

Genel Sekreter Yardımcısı

Sayın başkan, 2010'lu yıllarda Cebeci bölgesi ocakları birçoğunda günlük üretim politikaları uygulanmaktaymış. Bu durum ocakların plansız ve programsız bir şekilde işletilmesine neden oluyormuş. Ruhsat alanlarının küçüklüğü nedeniyle bölgede birbirinin içine düzensiz bir biçimde girmiş, ortak sınır bölgelerinde yüksek şevler içeren ocakların oluşmasına neden olmuş. Bölgedeki derin ocaklar özellikle sahanın güneyinde İstanbul için beton imalatında hakikaten çok önemli, beton mukavemetini, dayanımını da artıran kalker taşların üretildiği Güney Cebeci alanında yaygınca görülmekteymiş ki zaten eylemi diğer arkadaşlarımız net bir şekilde bu detayları anlattılar.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bunun nedeni mevcut ruhsat alanlarının çok kişi var, herkes kendi alanında bir çalışma yapınca o geniş sahada herkesin kendi palyatif çözümleriyle oluyor ve mücavir ruhsatlar nedeniyle de orada tampon bölge olarak duvarlar bırakılıyor. Küçük ruhsatlar bütün sahayı delik deşik, derin ve madenciliği sürdürülebilir olmaktan çıkarmış; ciddi bir rezerv kaybına neden olan pas duvarları oluşturulmuş. Bu aynı zamanda iş güvenliği riskleri ve artan çevresel problemleri de beraberinde getirmiş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bölgede aynı zamanda tesisler, plentler, beton tesisleri gibi bunların birçoğu kaçak imalatlar; 2018'de yapı kayıt belgeleri aldı ben de birazdan anlatacağım. Valilik Maden Komisyonu'ndayken özellikle bu yapı kayıt belgeleriyle aslında bu sahada kalınmaması gerektiği, kaçak yapıların kaldırılması gerektiğiyle ilgili kararları da göreceksiniz. Kurulmuş artık tam bir keşmekeşin yaşandığı; madenciliği, üretimi kontrolsüz, can ve mal güvenliği açısından sorunların hat safhaya geldiği alana dönmüş. Ulaşım yollarının olmadığı, her bir işletmenin kendince geliştirdiği palyatif çözümlerle tam bir de gecekondu alanına dönüşmüştü ki İstanbul'un artık merkezi sayılabilecek bir alan burası.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ayrıca yapılan bu kontrolsüz üretim mi diyeyim, tüm nakliye ve üretilen hammadde ve mamüllerin yaşam alanları, köylerin ve kentleşen Sultangazi'nin içerisinden geçerek şehre ulaşması söz konusu. Bunların altyapıya zararının yanında büyük iş kamyonlarının, iş makinelerinin çıkması nedeniyle de halkın can ve mal güvenliğini de tehdit eder hale gelmiş. Birçok kaza ve ölümlü kazalar yaşanmış. Bölgedeki çevredeki yaşamı tehdit eden bir taraftan da çöküntü bir alan olarak kriminal bir bölge gibi oluşmuş. Bunlar eski rapor dediğim gibi çalışmalardan ve proje raporlarından özellikle sonradan birçoğunu çalışarak anlatıyorum. Ben de bölgede bu haldeyken burada pek de hoş olmayan bir hakikaten ben de bir tecrübe yaşadım. Bir, çok özür diliyorum bir görsel var, bir şey. O Cebeci'deki lojistik merkezi. Evet, bu. Bir aşağıya in, biraz daha bir aşağıda şey var binanın görüntüsü.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi 2019 yılında bana bağlı bir birim vardı daire başkanıyken. Cebeci'deki bu şu lojistik merkezi yaklaşık 160.000 metreküp depolama hacimli ve 10.000 adet euro paletli 20 tır, şurada göreceksiniz şu aşağıda, 20 tır birden yanaşabilecek bir alan burası. Cebeci maden bölgesi de şuradan başlıyor. Bu TEİAŞ alanı, burası bizim yapımız ve burası da işte Güney Cebeci sınırları. Tam burada inşaata başlanmıştı 2019 yılı öncesi ve şantiye ziyaretine gitmek istedim. Ama tabii alanı da çok bilmiyorum, bir göreyim istedim Levazım Ayniyat Müdürlüğü'nün inşaatıydı, yapısıydı burası. Fakat bizi navigasyon ta bu taraflardan köy içinden yani şuralara düşen köy içinden bir yerden getirdi bizi ve ben o Cebeci şu anda açıklanan Cebeci maden sahasının içine köy içi yerleşmesinin oradan girdim. 10 dakika gösteriyor hani navigasyon öyledir ya mesafeyi en kısa yerden gösterir. Fakat 10 dakika gösterilen mesafeden ben 2 saatte çıkamadım. Çünkü yollar zaten çok kötü, kamyonlar sürekli çalışıyor. Bir yerden yola giriyorsunuz, siz o yolu normal yol zannediyorsunuz zaten stabilize yapı. Bir giriyorsunuz bir tesisle karşılaşıyorsunuz, yol bitti. Her yer o az önce anlattığım hikayeyi ben bu tecrübeyi yaşadım.

Genel Sekreter Yardımcısı

Yaklaşık 2 saat sonra varabildim buraya tersten gelip. Ve dedim ki ya biz bu binayı bitirirsek o zaman Cebeci alanıyla bir şeyimiz yok. Ya biz bu binayı bitirirsek buraya tırlar gelecek. Bu bina hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Bayrampaşa'da büyük bir depo alanı var orayı taşıyacak, hem buraya tırlarla malzeme gelecek, hem afetlerde vesairede biz buraya nasıl gireceğiz? Bu araçlar nerede süzülecek? Ta şu yerleşimin içinden dolaşmak lazım. Neden? Şurada Kuzey Marmara Otoyolu bağlantısı var ve şu anda bu bağlantıdan gelip direkt, direkt gişeler kuruldu buraya o tarihten sonra, direkt olarak gelip buradan binanın önüne geliyorsunuz. Son derece rahat işte şu arka yol. Şurası direkt Kuzey Marmara'ya bağlanıyor. O 2 saat dediğim yol dakika sürmüyor artık. Yani şuradan geliyorsunuz ve hemen giriyorsunuz, çıkışlar da buradan oluyor. Benim buradaki hani ilk düşüncem oldu ki burayı ne yapacağız diye.

Genel Sekreter Yardımcısı

Dolayısıyla ilk orayla hani buradaki ilgi oydu. Diğer yandan İstanbul'un ihtiyacı agrega bu bölgede de %25-30'unu, büyük bir kısmı 60 yıldan fazladır Cebeci havzasındaymış ve buradaki rezerv 5 ila 7 yıla düşmüş raporlardan gördüğümüz kadarıyla. Tüm bu vaziyet bizler göreve gelmeden önce tespit edilmiş, gayet doğru. Ve 1/8/2018 tarihli 30496 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kararla 7.900.000 metrekare olan Cebeci maden bölgesi ilan edilmiş. Bunları zaten arkadaşlarımız detaylı anlattı. 16 şirket, 20 ruhsat, 16 ocak’tan oluşan yapı; iki şirket, iki ruhsat, iki ocak’a dönüşecek diye Resmi Gazete raporu var. Ben buradaki Resmi Gazete raporu ve özellikle proje notlarından bakınca şöyle bir mottoyla karşılaşıyorum: Güvenlik, çevre ile barışık, sürdürülebilir. Yani buranın bu şekilde olmasını kısıtlamış; güvenli, çevre ile barışık, sürdürülebilir. Bu hem Resmi Gazete'de hem de proje notlarında.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bu motto ışığında maden bölgesinde mevcut ocakların şehrin ihtiyaçları doğrultusunda çalışmaya devam etmesi, çevreye duyarlı madencilik faaliyetleri ve bu faaliyetler kapsamında oluşan trafik ve de trafik kaynaklı kirliliğin engellenmesi, madencilik faaliyetleri sonucunda bölgede kapanan dere yatakları ve zarar gören altyapı hatlarının uygun şekilde yenilenmesi ve madencilik faaliyetleri sonucunda üretilen agreganın ülke ekonomisine çevreci bir şekilde hizmet etmesi amaçlı proje de 2017 yılında hazırlanmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

2017 yılında bir proje hazırlanmış yani 2014'lü yıllarda başladığı. Fakat 2018 yılında o Resmi Gazete'den sonra ruhsatlar iptal edilince ruhsat birleştirme sürecine rağmen sahada çalışmalar durmamış. Ve topoğrafyanın değiştiği gözlenmiş o oradaki raporda, dediğim ondan çalıştım yani şeyi o süreci. Ve 2017'de hazırlanan proje tamamen kullanılmaz hale gelmiş. Bunlar dediğim gibi valiliğin toplantı raporlarında da var. Durumun tespiti sonrası da İstanbul Valiliği tarafından ocaklarda üretimler durdurulmuş ve tesisler kapatılmış. Şimdi buradayken hani bilirkişi raporunda da yazıyor, işte orta foto 2018 yılında alınmış zaten. Ondan sonra da çalışmalar devam etmiş. Kimin nasıl bir çalışma olduğu da belli değil o raporda o söyleniyor 2018'den alındığı ilki. Sonra bu taraf; oysa 2018'de zaten valilik raporu var diyor ki burada çalışma durdurulsun, devam ediyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

2017'deki proje çerçevesinde 2018 yılında MAPEG ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında, burada sanki şöyle bir algı da var yani İstanbul Büyükşehir Belediyesi İSFALT'a iş yapmıyor onunla protokol imzalıyor, yok. 2018 yılında MAPEG, döneminde MİGEM, ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasındaki sözleşmenin yani o protokolün ben maddesinden birebir alıyorum neyle ilgili olduğuna, bu protokol neyle ilgili? Yani MİGEM, dönemi MİGEM şimdi MAPEG, İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında nasıl bir sözleşme? Kanalizasyon, su, elektrik tesisatı gibi altyapıların deplasesi ve bunların yeniden yapılması, iki derenin ıslahı, bu alanın etrafına yapay tepe sütre yapımı, iç ve dış ulaşım yolunun inşası ve yapay tepenin ağaçlandırılması yatırımı. Bu bizim daha sonra yapılan protokol, bu, madde bu. Sadece buradaki işler: Altyapı deplasesi, bunların yeniden yapılanması, dere ıslahı, yapay tepe o orta refüj gibi düşünün orayı yapay tepe ya o çok yüksek, çok büyük bir işte, yapay tepe yapılması, iç ve dış ulaşım yolunun inşası, yapay tepenin ağaçlandırılması yatırımları için İBB'nin proje müellifliğine dair bir protokol imzalanıyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

2018 yılında MAPEG tarafından proje kapsamındaki altyapı yatırımlarının yapılması karşılığında maden bölgesindeki ruhsatsız alanlara ilişkin maden ruhsatı ihalesi yapılmış ve ihaleyi İSFALT kazanmış. İhaleyi yapan MAPEG, ihaleyi alan İSFALT. Özetle MAPEG İSFALT'a kendi aralarında bir sözleşme var. İBB ile de protokol imzalanmış bu protokolün yani ilk protokolün istinaden yüklenici firmayla da, İSFALT, onunla da protokol imzalanmış ve burada müelliflik var. Bunu da, yani buradaki bu protokol de yine ilk protokoldü ki maddelerle sınırlı.

Genel Sekreter Yardımcısı

İlk protokoldeki maddeler, çünkü bizim öyle bir ilk protokolden hariç bir madde olmadı. Valilik, Bakanlık ve diğer kurumlar isteseler de kanun ve yönetmelik çerçevesinde bu raporu siz yapın, çünkü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin madenle ilgili bir kısıtlı çalışması, Fen İşleri'nin bir çalışması. Niye Fen İşleri diyorum, yani bana bağlı diğer adı oradan bir şey. Maden bölgesi ayrı bir şey. Şimdi bir daha çok özür dileyerek açabilir miyiz tekrar? Yukarı doğru. Evet. Şimdi maden bölgesi bu bölge. Kırmızıyla çizilen 2017'deki o hazırlanan proje; yollar, dere ıslahları kırmızıyla ilgili. Siyahla çizili kısımda altyapılar, yollar yeni proje anlatacağım birazdan. Bizim, yani şöyle söyleyeyim bu protokolden yetkimiz bu çizgiler. Yol altyapı geçecek yer bu çizgiler. Yol, yol, yol dere ıslahı, dere ıslahı burası. Burası da maden bölgesi, bu alan. Çünkü burada dediğim gibi modlu sürdürülebilir ve çevreyle barışık, burada maden ocağı bitti burayı rehabilite ediyoruz değil, bir taraftan madencilik faaliyeti yürüyor. Bu yürürken altyapıları diyor ki Fen İşleri siz yapın. Yani sınırlarımız altyapı ve yollarla. Bu ne demek? Yani bir ilde yol veya çevre düzenlemesi yapacak Karayolları. Oradaki bankasından, oradaki diğer esnafından, oradaki binalardan ne oluyor diye sorumlu değil mi ki o yoldaki aksla ilgili?

Genel Sekreter Yardımcısı

Çünkü burası Türkiye tek maden bölgesi dolayısıyla madencilik faaliyetinin ayrı bir hukuki rejimi olması sebebiyle Fen İşleri burada madencilik o disiplinde yok. Daha sonra 11.09.2019 tarih ve 89792 sayılı İstanbul Valiliği'nin yazısında belirttiği üzere paragraf; "çok riskli güncel saha koşulları ile gelişen süreçte ortaya çıkan saha içi kısıtlar dikkate alınarak projenin ivedi olarak revize edilmesi zarureti oluştu." Yani ne olmuş bu 2019'da 9. ayda bir toplantı yapılmış ve şu denmiş: ya burayı projelendirdiniz 2017'de ancak biraz sonra anlatacağım başlıklar nedeniyle bu projenin burada artık şeyi kalmamış. O iki senede, iki buçuk senede çok daha kötü bir hale gelmiş ve ivedi olarak projelendirilmiş. Saha içi kısıtlar da güncel durumun vehametini ortaya koymuş. Ve bizim o dönemki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca hazırlanması sebebiyle proje revizyonunuzun da yani proje revizyonu da İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılsın denmiş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve 04.02.2019 tarihinde yapılan bir önceki toplantıda da Profesör Doktor Atiye Tuğrul koordinatörlüğünde hazırlanacak Cebeci Maden Bölgesi revizyon projesinin acilen yapılması, ilk projeyi hazırlayan İBB tarafından bu projenin revizesinin yaptırılması ve revizyon bedelinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden karşılanması, sahada sürekli mühendisler tarafından kontrol gerektirdiği nedeniyle Profesör Doktor Atiye Tuğrul koordinatörlüğünde müşavirlik bütçesinin Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından karşılanması yönünde karar alınmış. Yani artık demiş ki sahada kontrolü de bu böyle kurulan bir koordinatör çevresinde ekipler yapacak.

Genel Sekreter Yardımcısı

Buradaki süreçte projenin imalatlarının gerektiği gibi yapılmasının ötesinde bölgeye ve madencilik faaliyetlerine etkisine ilişkin olarak teknik incelemeler ve denetimler, müşavirlik tarafından kontrol edilecek. Arkadaşlarımız hepsini bilgileriyle daha önce verdiler, ben en son olduğu için biraz bazı şeyleri tekrar ediyorum ama başka bir yerden daha şey yapmış olayım. Böylece bu duruma göre proje revizyonu çalışması başlamış. Proje ve uygulama süreçleri arasında idaresince durdurulamayan madencilik faaliyetleri, bunu raporda yazıyor tabii, bu benim şeylerim değil cümlelerim değil. Madencilik faaliyetlerinden dolayı ocak ve şubat tasarımı yenilenmesi, buna bağlı dere, yol, altyapı projelerinin revize edilmesi gerektiğini söylüyor. TEİAŞ'a ait enerji iletim hatlarının deplase edilememesinin sahaya erişim için tasarlanan yolların imal edilmemesine neden oluyor. Yani TEİAŞ'a deniyor ki sen bazı şeyleri deplase et, o edemiyorum diyor galiba ki saha erişimi için tasarlanan yolları değiştirmemiz lazım diyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Açılışı yapılmış olan Kuzey Marmara Otoyolu projesinde imalat sürecinde revizyonlar gerçekleşmiş olup yol bağlantılarının bu yeni duruma göre düzenlenme ihtiyacından bahsediliyor gerekçe proje neden revize edilmesi gerekiyor. Tasarlanan yol gibi yapıların mevcut orman alanları ve kültür varlıkları ile olan ilişkileri değerlendirildiğinde izin başvurusu yapılan alanlarla ilgili kurumlarca ifade edilen projenin revize edilmesi gerekiyor. Az önce gördük ya o yolda böyle bir yeni giriş alan orman alanına giriyor. Orman diyor ki izin nasıl alınır? O bölgede ilk projeye göre yaparsak izin alamayız. Artı Cebeci Köyü'ndeki Kırkçeşme suları kültür varlığı, Cebeci Köyü'ndeki Kırkçeşme suları koruma kuşağı, Cebeci Antik Mağarası ve yaklaşma alanındaki mağara civarındaki antik ağaçların varlığı. Bunları da kaldıramayız diyor. Yani izin iste, izin verildi, yapamayız ki diyor. Dolayısıyla bu alanın da projede revize edilmesi gerekiyor. Bence asıl şey bu. Bunlar olmadığı için 2017 projesi bunlara temas etmeyecek şekilde revize edilmesi gerektiğini söyledi. Bu 2019'daki işte o şeyden sonra tekrar hocanın ve bizim başladığımız proje, yani bizim müdürlüğün başladığı proje.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ayrıca 2017 yılında tasarlanan ilk projede ihtiyaç duyulan ve İBB tarafından gerçekleştirilmesi gerekecek yaklaşık 1.100.000 metrekarelik kamulaştırma işleminin proje ve imalat sürecini olumsuz etkilemesi. Bugünkü fiyatlarla burada yaklaşık bir 5-6 milyar liralık kamulaştırma gideri olmuş neredeyse 12-13 milyarın bir kamulaştırma hedefi. Bu da protokole göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde. Bir açabilir miyiz tekrar ekranı? Onu göstermek istiyorum. Şöyle, şurası evet. Burada mülkiyet haritası görünüyor. Dolayısıyla oradaki bu mavi alanlar özel alanlar. Bu yolla buradaki alanlardaki kamulaştırmaya yönelik şu bölge özel mülkiyet alanları, kaydırılarak siyah bölgeden geçilmesi sağlanarak şu bölgeden kaldırılarak buradaki kamulaştırmayı aza indirmiş kamu faydası. Proje revizyonu yapılmış bu yukarıda anlattığım nedenlerden dolayı. Tüm bu olumsuzluklar yeni proje çalışmasıyla düzeltilmiş, ilgili kurum izinleri de buna göre alınmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Proje 18.03.2022 tarihinde ilgili yazısıyla Cebeci Maden Bölgesi için hazırlanan revize maden projesi ve çevre koruma ve altyapı yatırımları projesi, proje ekibi tarafından birleştirilmiş. Tamam. 07.03.2022 tarihinde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi tarafından da onaylanarak nihai proje onaylanmış ve imalatlar da buna göre başlamış.

Genel Sekreter Yardımcısı

MAPEG, İstanbul Valiliği Yatırım İzleme Komisyonu, MAPEG burada hüküm ve tasarrufu altındaki denetimleri de devam ediyor. İstanbul Valiliği Yatırım İzleme Komisyonu'nun gözetiminde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı protokole göre altyapı projeleri için bahsediyorum her cümlede. Altyapılardaki İsfalt'ın yüklenici olmasıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin projelendirdiği, kaçak işletmelerin kaldırılması ve sahadaki olumsuzlukların kontrolü için Sultangazi Belediyesi'nce, Sultangazi Emniyet Müdürlüğü'nce gerekli kontroller ve güvenlik tedbirleriyle, Profesör Doktor Atiye Tuğrul koordinatörlüğündeki teknik kendisi ve teknik ekiplerle ve daha sonra görüyoruz TEİAŞ kendi alanını kontrol için gelmiş gibi. Bu projenin uygulanması ve denetimleri gerçekleştirilmiş ve 4.8.2023, 4.8.2023 tarihi itibariyle az önce sınırlarını anlattığım buradaki projedeki sınırlarını anlattığım siyahla olan yerler tamamlanmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ve orada protokole göre iş bitmiş. 2023'te geçici kabul yapılmış, gelmiş bütün kurumlar da denetlemiş. Bundan sonra artık burası maden bölgesiydi zaten. Altyapı yatırımları bitti, artık zaten bütün alanın kontrolü neredeyse orası olmuş olacak. Geçici kabulle şunlar yapılsın denmiş, tamam onlar da yapılmış kontrollerle. Zaten bu süreçte teknik koordinatörlüğün 12.12.2022 tarihinde hazırladığı ve MAPEG'in ara raporunda "sahada yapımı devam etmekte olan ve kısmen tamamlanmış imalatların Cebeci maden bölgesinin güvenli, çevreyle barışık ve sürdürülebilir işletme fonksiyonu söyleyerek kullanımına büyük ölçüde yeterli olduğu görülmektedir" diyerek rapor da veriliyor. Ek bazı imalatlar projeyle tamamlanmış, geçici kabul öncesinde altyapılarla ilgili tamamlanmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Sonuç olarak yüklenici İsfalt tarafından altyapı, yol ve çevre düzenlemesi imalatları tamamlanmış. Cebeci maden bölgesinin yerleşim alanlarıyla ilişkisi kesilmiş, artık yerleşim alanlarının ulaşımı yeni yapılan yollarla bölge içinden değil direkt bağlantı yollarıyla ulaşım sağlanmış, bölge kamyon kontrolsüz trafiğinden arındırılmış. Özellikle Cebeci köy içinde de meydan tasarımı, yapıları ve park düzenlemeleriyle eskiden o köyün içinden geçen ayrı bir yoldan geçiyor. Az önce Cebeci Lojistik Merkezi için gösterdiğim direkt Kuzey Marmara bağlantısı sağlanması çok kritik, çok önemli bir konuydu. Cebeci'nin buradaki maden sahasının direkt olarak girişi sağlanmış, altyapı işleri tamamlanmış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Alibeyköy Barajı havzasını besleyen dere yatakları uzun yıllar izinsiz ve kontrolsüz yapılan madencilik faaliyetleri neticesinde fiziki ve topografik niteliğini kaybetmişken yapılan imalatlarla akarsu hattı da güvenli hale getirilmiş, rehabilite edilmiş. Atık su ve yağmur suyu hatları yapılacak, Cebeci köyü içi yerleşim yerlerinde yeniden yapılan hatlarla altyapı sorunları ortadan kaldırılmış. Peyzaj alanlarında ağaçlandırma yaparak toz, gürültü ve görüntü kirliliği ile karbondioksit emisyonu azaltılarak proje alanı çevreyle barışık hale gelmiş. Birçok ilgili tesis alanı için alanlar tesis edilmiş yani alan yapılmış, alan dizayn edilmiş, alanlar bırakılmış ve onların altyapısı, Kuzey Marmara otoyolundan bahsetmiştim, bizim İBB lojistik merkezi ile ilgili de sorunu çözdüğümüzü ve aslında buradaki şuradaki bu bağlantı yolunun direkt olarak buraya yapılmasıyla bütün bu Cebeci köyünün de Sultangazi'nin de trafiği rahatlamış.

Genel Sekreter Yardımcısı

Özetle MAPEG, İsfalt bir iş yüklenici idari sözleşmesi yapılmış, İBB de daha önce MAPEG'le imzaladığı projenin müellifi olmuş. Ancak burada maden bölgesinin İBB'ye maden bölgesinin teslim edilmesi gibi bir durum yok. Valilik, Bakanlık ve diğer kurumlar zaten bu işin içinde olmuş. Sonuçta projenin tamamlanmasıyla maden sahası güvenli, çevreyle barışık, sürdürülebilir hale gelmiş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Fezlekede bu iddianamede bundan kaynaklı bir ihmal ve sorumluluk da tarafımıza iletilmedi. Yani bu yolların yapımı kötü olmuş işte şu olmamış, altyapı tadil edilmemiş. Öyle bir durum da yok yani fezlekede. Bu süreçlerde kontrollerde kabullerde de imzam yok yani bu devlet örneği de ama arkadaşlarımız da gerekli kendi üstüne düşeni yapmışlar. Tam aksi iddianamenin sonunda benim görev yetkime hiç yani hiç öyle olmayan şeyler soruluyor. Kuzey Güney Cebeci alanlarına döküm yapılmasıyla o fen işlerinin nasıl bir şeyi varmış? 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl boyunca. Bunları ben, bana bağlı birim değil, bu adı geçen onunla nasıl dökümü organize edebilirim?

Genel Sekreter Yardımcısı

“Burada işte 'in talimatlarıyla hareket ettiğim, bu bölgede... öyle bir isnat da yok aslında öyle olduğuyla ilgili. İBB Meclisi kararıyla bir takım yönlendirmelerin yapıldığı, fiyatlara ve döküme müdahale edildiği iddiaları var hani İBB'nin içinde ben yapmışım... Ya burada şöyle bir durum var; kararlar... Tabii ki bir kere Çevre Koruma bana bağlı değil. Mali Hizmetler bana bağlı değil. Meclis olamaz, Meclis seçilmişlerin Meclisi. Niye bu iki birimi söyledim? Çünkü fiyat artışları ve bu tür konular Çevre Koruma Daire Başkanlığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından Meclis'e bir yazıyla gönderilir, Tarife Komisyonu üzerinden. O da gider Plan Bütçe Komisyonu'na, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Plan Bütçe Komisyonu. Bunu onaylayacak ya da reddedecek olan Plan Bütçe Komisyonu, Belediye Meclisi seçilmişlerin olduğu ki o dönem zaten hani farklı parti, Meclis'te de çoğunluk başka bir parti.

Genel Sekreter Yardımcısı

İşte Meclis üyesi, bu Meclis'te... bir iddia makamı tarafından bir yazı yazılmış, Çevre Koruma Daire Başkanlığı'na... Bu arada bütün yazışmalar Çevre Koruma Daire Başkanlığı tarafından. Görüyorsunuz üyeleri, bunlar hep seçilmiş. Biz ben nasıl ve hani bir kişi diyebilir mi ya geldi Meclis... ya böyle bir şey yok Meclis'e ben nasıl etki edeceğim bu konuda? "Bunun fiyatını yükselteceğiz, düşüreceğiz." İlk soracakları husus "Senin ne işin var?" Hayır efendim, hayır yani "Senin ne işin var?"

Genel Sekreter Yardımcısı

İşte böyle Tarife Komisyonu geçiyor. E zaten Çevre Koruma Daire Başkanlığı da o zaman demiş ki; zaten bunlar TÜFE oranlarına göre her yıl artıyor, öyle bir fahiş artış eksiliş yok Türkiye'de zaten yazı yazılmış. Dolayısıyla buradaki konular biraz böyle benim en azından kendi adıma biraz böyle.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ya biraz şöyle tahminim; şimdi bu itirafçı işte , ile ortak hareket ederdi diyor. Herhalde orada ta oralardan ta o arayı o şekilde geliyor. İşte yurt dışına diyor özel uçakla giderler şu şu kişiles yurt dışına özel uçakla gitmek. Hani listeler var ekte, yok öyle bir şey yurt dışına gitmek.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bunun haricinde bilirkişi raporu ki yani daha önce bilirkişi raporunun işte hem bu orto fotodaki meseleleri çok iyi anlattı, Yağmur Hanım'ın burada. Hatta sunumundan sonra alkışladık. Yani protokolde özellikle bu 2024 yılından sonra protokoller imzalanmış, dediğim gibi bizim birim yani benim bağlı olduğum birim zaten 2023 yılında işi bitti, tamamlandı. Ve oradaki protokolde diyor ki; kontrol ve denetim mekanizma yetkisi İstanbul Büyükşehir yani protokolde süreçle ilgili herhangi bir denetim mekanizması oluşturulmamış olmakla birlikte hafriyat dökümü alanlarının kontrol ve denetim yetkisi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne verilmiştir. Bu cümle nasıl? Yani İstanbul Büyükşehir yani evet diyor bir ortada bir kontrol kim yapacak diye bir boşluk var 2024'te ama Büyükşehir Belediyesi. Ya boşluk varsa sanki orayı dolduralım. Ya böyle bir hani bilirkişi raporu gibi.

Genel Sekreter Yardımcısı

Elde edilen bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme neticesinde alana inşaat hafriyat toprağı değil, dip tarama çamuru, geri dönüşüm malzemesi, karışık inşaat atığı, endüstriyel atık ve işte geri kazanım tesislerinde işlem görmesi gereken kimyasal atık, inşaat yıkım bunlar dökülmüş. Peki nasıl bir incelemeyle onlar değil de bunlar döküldü? Onu görmüyoruz. Teknik bir rapor gibi görünmüyor. Hani arkadaşlar teknik ama ha bu öyle olmaz. Bunları görmüş, beton atık. Ya Allah göstermesin İstanbul'da orada bir kere kendi söylenilen bir metraj var dökümün hani o kadar inşaat atığıyla doldurulup nereden buldu bu kadar hani? Allah göstermesin deprem mi oldu? Ben Hatay'ı görmedim Allah korusun yani olmasın o zamanki oralar... öyle bir şey yok. Sadece onlarla diyor yapıldı. Neye göre? Orada dosyayı sonradan okuyunca hani birkaç kişi bunu söylüyor. Hakikaten birkaç kişi bunu söylüyor. O da oraya girmiş teknik olarak. Dolayısıyla bu konularla ilgili de yani çok üstüme vazife değil bunu da söylemeyi bir şahıs olarak söyledim. İddiaları da... İddia ile ilgili de zaten başka bir cümle yok orada hani şöyle gitti geldi diye.

Genel Sekreter Yardımcısı

Döküm hafriyat süreçlerinden bağımsız olarak 09.08.2021 tarihinde belediyenin talimatı ve Valiliğin onayı ile Maden Komisyonu'nda görevlendirildim. Benden önceki Genel Sekreter Yardımcısı emekli oldu ve ben o komisyona girdim. Tüm mesaimiz Valiliğin organizasyonunda geçmiştir. Zaten iddianamede Maden Komisyonu kararlarına ve süreçlerine ilişkin bir iddia da burada bulunmamakta. Ben orada bilgi, bilgi ve olursa talimat almak için katılırız Maden Komisyonu'na belediye adına. Evet komisyonun karar alma yetkisi var; ben komisyonun içindeyken bilgi almak ya da olursa talimat almak için vardım. İcra yetkimiz komisyonun içinde yok dışarıya karşı ha orada alınan kararlar ki bugüne kadar kararların tamamı da oy birliğiyledir. Benim bütün bu Cebeci sürecinde tek imzam kanun ve yönetmelik çerçevesinde kurulan komisyondur. Muhatap arkadaşlar bağlı onlar da gerekli teknik ve hukuki çerçeveyi yapmışlar bunu söylerken ama kendi şahsıma söylüyorum bütün bu... benim imzam burada sadece Vali ve Vali Yardımcısı'yla toplanan buradaki kanun çerçevesinde kurulan komisyondaki imzamdır.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bu toplantıların bir kısmında da adı geçen işte maden şirketlerini temsilen katıldı, kendisiyle bu süreçteki bu sürece dair mesaim de oradır. Yine kontrol olarak Profesör Doktor Atiye Tuğrul Hoca, Bakanlık yetkilileri, dönem dönem Sultangazi Belediyesi yetkilileri maden bölgesine ilişkin görüş ve önerilerini paylaşmak üzere toplantılara Valiliğin davetiyle katılmıştır zaten davet yazılarımızı da sunduk. Dönem dönem kendi belediyemin içerisindeki bazı birimleri de işte zabıtası vesaire, Vali Bey'in katılımıyla yani bana söyleyip gidip oraya bunu söyleyin değil konusuna göre onları da buradaki komisyona davet edilir katılım sağlamışlar ve bu işlerin yani madencilik ve o üstünde çalışan vazifeleri bu şekilde gerçekleştirilmiştir.

Genel Sekreter Yardımcısı

Şimdi bütün bu yapılanlara, tüm bunlara rağmen iddianamede belirtilen nitelikli dolandırıcılık, çevrenin kasten kirletilmesi, suç gelirlerini aklama, Orman ve Maden Kanunlarına muhalefet suçlarıyla suçlamak çok ağır. Çok ağır o hukukla çok ağır. Bunların hiçbirini kabul etmiyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Komisyonda görevimi yaptım. Bu suçları işlemedim. Ayrıca dosyada İSFALT Genel Müdürü tamam o da bazı ifadelerde bulunmuş. E ben şimdi o ifadelere bakınca diyorum ki bizle ilgili bir şey ekleyebilir mi, o değil öyle değil. Çünkü onları gördüm ben yani benden bir hafta on gün sonra başka bir konuda gözaltı süreci yaşadı. Başka bir dava, davası. Sonra orada bazı etkin pişmanlık ifadeleri falan var... O da bir etkin pişmanlık ifadesinde bulunmuş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Böyle 9 numarada camın arkasından görüyorsunuz zaten. Yüzüne yani görünce anlıyorsunuz; 'Ha, bu da gitti' diyorsunuz. Psikoloji çok iyi olmuyor, görüyorsunuz. Çünkü itiraf, o kadar basit değil. O itiraf çok zor. Çok zor, bunu görüyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

Velasıl; çıktığı gün, Etkin Pişmanlık'la çıktığı günden bir gün sonra bütün personelini gözaltına aldılar. Tam bir gün sonra. Hepsi. Büyük bir kısmı. Çünkü onlar öbür dosyadan tahliye oldular. Dosyaları beraberdi. Çıkmış bir daha aldılar; 3-4 ay sonra galiba Burak Bey'i bir daha aldılar. Bu ifadeleri de ikinci tutuklanınca vermiş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Diyorum ya, benimle ilgili bir kötü durum yok ama orada bir tartışmadan bahsediliyor; Çevre Koruma'yla, Yazı İşleri'nde ya da Çevre Koruma'yla o toplantıda öyle bir hani kalkıp gidip öyle bir durumda olmadığımı söyleyeyim size. Çünkü orada Genel Sekreterimiz yeni göreve başlamıştı. Ben belli bir süre vekalet etmiştim 19 Mart'tan sonra. Ve dedim ki; 'Ya burada bir televizyonlarda haberler oluyor, hani burada o konuyu bir öğrenelim' diye. İşte İSFALT'ı ve Çevre Koruma Daire Başkanlığı'nı davet ettik. Fen İşleri'ni davet bile etmedik. Öyle bir şey yok, gitmiş. Fen İşleri gitmemiş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Orada bu devamında halen protokolle devam ediyor ya İSFALT... Orada 'Ya da Fen İşleri' dedim, 'Fen İşleri'yle ilgili bir şey mi var?' 'E, evet tamam' dedi. Tartışma dediği konu bu. Zaten devamında bakacaksınız. Ben gerçeği söyleyeyim, hani şey değil, orada söylendiği gibi de iş değil öyle bir tartışma. Zaten benim İSFALT, Çevre Koruma orada ilk bu konuyla ilgili... Sene 2025'te bir şey oldu. Hani diyorlar ya; 'Fen İşleri organize edenler...' Ya organizede orada ilk kez orada konuşuyoruz bu konuyu. Bu maden bölgesi konusunu ilk kez orada konuşuyoruz. Sonrasında söyledikleri de işte o malzemeyle ilgili, ikinci kez tutuklandığında...Bunlar haricinde de bu konuyla ilgili, bu eylemle ilgili söyleyecek bir şeyim yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

Kişi kartı, 3. bölüm, Kişi Kartı Profil 16 numara; İddianame'de 3296. sayfa. 'Suç örgütü mensuplarının tahlilleri' kişi kartı başlığıyla benimle ilgili yapılan tanımlamalara ve iddiaya... Burayı okurken bile her seferinde çok şey oluyor... Yani 'Olacak iş mi?' diye yazdıkları şeyleri yazmışlar.

Genel Sekreter Yardımcısı

'Fen İşleri, Etüt Projeler, Park Bahçeler, Yol Bakım ve Satın Alma gibi önemli birimlerden sorumlu olduğu, şüphelinin bu birimlerde gerçekleştirilen ihaleleri, evrakları önceden farklı şekilde, hangi firmalara ihale olunacağı, rüşvet sistemini organize ettiği, firma sahipleri 'i önceden bildiği, bir kısma firma sahibinde ise doğrudan menfaat, suç örgütü gerçekleştireceği eylemlerdeki talimatları üzerinden aldığı, bu bakımdan örgüt lideri yöneticisiyle hareket ettiği...'

Genel Sekreter Yardımcısı

Ya ben Genel Sekreter Yardımcısıyım, bir kere yaklaşık 2000'den fazla ihaleden, ben ihaleleri, ben ihalecileri, ben yüklenici firmaların birçoğunu sahada tanıdım. Bırakın götüreyim belgeleri de vereyim... Böyle bir iddia... Ben 'i tanırım, 15 yıldır tanırım. Ama babamı tanımamışım. Ailece de tanışırız, babamı tanımamışım. Öyle olmuş.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bu muhtemelen Sayın Başkanım, 140 no'lu eylemde alındı işte, ihalelerden alındı; o zamandan kaldı diye düşünüyorum. Çünkü benim daha başka bir eylemim yok. Anlattığım eylemlerde de böyle bir şey yok. Bunun nasıl olduğu konusunda da hakikaten yani bir şeyin olduğunu düşünüyorum. Yani o gözaltına alındığı zaman, o o zaman bu tarafa aktarılmış. Sonra hakikaten iddia makamı da baktı o dosyaya, aynı sistemde oldu. Şey, burada bazı şeyler de çıktı; Etkin Pişmanlık ifadeleri... Öyle zaten yok.

Genel Sekreter Yardımcısı

Ben orada yüklenici firmayı, o 140. eylemdeki yüklenici firma sahibini nezarethanede kapının ilk girişindeydi orada aldım. 'Bu kim?' dedim, 'Bu hiç müteahhide benzemiyor.' Dediler ki; 'Şu firmanın sahibi, iki kardeşi de şirket yöneticisi de bu.' 'Allah Allah' dedim, 'Ne olmuş?' Nezarethanede...

Genel Sekreter Yardımcısı

İBB Belediye Başkanı olmak üzere, yine bu şeyin altında 41 kişiyle irtibat kaydı söyleniyor. Yani bunların büyük bir kısmı zaten İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışma arkadaşlarım. 15 kişi kimi iş gereği yüklenici firma, şantiye gezisi, iletişim kurduğum çalışanlar ve bir kısmı da hiç tanımadığım insanlar var. Bunlarla telefon irtibatım olduğu söyleniyor.

Genel Sekreter Yardımcısı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçelerde çalışan kamu görevlileriyle irtibatımın olması çok normal; olmaması anormal. Çünkü hakikaten 39 ilçeye çok ayrım yapmadan, hangi siyasi partide olursa olsun bütün belediye başkanlarını, müdürleri tanırım. Yatırımcı alanlara bakıyorum. Telefon görüşmesi, hani bir konuda ortak iş yapmak ki orada ortak hizmet protokolleri yaptık. Parti ayırmadan hem AK Parti hem Cumhuriyet Halk Partisi birlikte ortak hizmet protokolü, Belediye Kanunu 75. maddeyle protokoller imzalayıp, mülkiyeti ilçede olan, işte bizde bir kısmı olanları ortak hizmet protokolleriyle imalatlarını yapıp açılışlarını birlikte yaptık. Bu çok normal benim Belediye Başkanı ve diğer belediyelerde çalışanlarla...

Genel Sekreter Yardımcısı

Ki bunlarla ilgili de dediğim gibi bir isnat ya da iddianamede bir şey... Hakikaten bu galiba hani ordaki bir dosyaya girdi diye düşünmek istiyorum. Öyle bir şeyi de kabul etmiyorum; asla, asla...

Genel Sekreter Yardımcısı

Ben bundan sonraki bölümde de, 4. bölümde de gerçek 'ı biraz anlatayım. Tüm bu birbirine benzemez süreçler... Biraz kendimden bahsedeyim:

Genel Sekreter Yardımcısı

1997 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü'nden mezun oldum. 1998 yılından itibaren kamu görevlisi olarak görevime başladım. O tarihten itibaren İstanbul'da belde belediyesi, ilk kademe belediyesi oldu sonra, ilçe belediyesi ve büyükşehir belediyesi olmak üzere 28 yıl belediyelerin bütün kademelerinde, hangi kademe belediye varsa orada çalıştım. O belediyeler o dönemde siyasi partileri de çok farklıydı; bugün olmayan siyasi partiler o zaman iktidar. Tamam. Sonra bugünkü iktidar partisi olan belediye, sonra muhalefetteki... Hepsinde çalıştım.

Genel Sekreter Yardımcısı

Mühendis kadrosunda başladım, çok uzun süre mühendis kadrosunda devam ettim. 28 yıl boyunca böyle bir 'yukarıdan aşağı bir ineyim, beni direkt yönetici yapın' olmadı. Hep iki üstüm beni bir üste aldı. Bütün kadrolarında, her yerinde çalıştım. Belediyecilikte küçük belediyede çalışmanın da bir avantajı var; mühendis bir tek sizsiniz. Belediyenin her yerinde çalıştırılırsınız, çalışırsınız çünkü çok fazla mühendis yok öyle. Belediye mühendisi adayı, üniversite mezunu... 98'den bahsediyorum. İlk EKAP yayınlandı 2003'te; ihale, Belediye Başkanı'nın odasındaki bilgisayar, bir tane orada var, oradan giriliyor ihale bilgileri. Belediye Başkanı işte yokken gidip oradan bilgisayardan belediye adına giriyorduk o dönemler...

Genel Sekreter Yardımcısı

CD verilmiyor ihale dosyası satın almaya o zaman memurum ben de fotokopi çekiyoruz yani bütün her şey fotokopi parayla hani var ya niye şimdi daha çok kişi giriyor eskiden girmiyor zordu çünkü girmesi. Şehir şehir gideceksin dosya satın alacaksın verecek falan zordu. Devlet memuru tercihim bana ailemden miras Sayın Başkan. Babam, amcalarım dâhil benim ailemde soyadı alan kimse ticaretle uğraşmadı, herkes devlet memuru. Rizeli fındıklıyım aslında, Trabzon'da babamın devlet memurluğu nedeniyle orada kaldık, halen orada ama şimdi ikisi de 80 yaşının üzerine geldi ve işte kuzenler, yeğenler... Kimse yok ailemde ticaret yapan, ticaret yapamam, hayatımda da hiç yapmadım, yapamadım ticaret yapamam. Kamu görevlisiyiz öyle söyleyeyim yani okuduk devlet memuru olduk ama övünerek yani buradaki şu anki konumuma hakikaten böyle geldim, kimsenin tanıdığı vesaire olmadan 28 yılın üzerinde. Dediğim gibi tüm siyasi partilerle çalıştım. 28 yıl boyunca hesabını veremediğim hiçbir durumla karşılaşmadım Sayın Başkanım. Kamuda çalışmak hesap vermeyi gerektiriyor, bunda en iyi devlet memuru bilir. Hesabını vermeyecek hiçbir iş yapmadım, kanunların sınırladığı alanların dışına çıkmadım, kanunların kamu menfaatinin olmadığı hiçbir eylemde bulunmadım. Ben milletime hem devlet memurluğundan gelen aileme karşı her zaman sorumluluğumun bilincinde hareket ettim. Bir kişinin bir grubun değil ülkenin yararına ve çıkarına yasaya uygun işler yapmaya çalıştım. İstanbul Büyükşehir Belediyesine de aynı erdemle çalıştım.

Genel Sekreter Yardımcısı

2019 yılında İBB'de daire başkanı olarak göreve başladık, mevcut yönetim kadrosu ve müdürler yani hani öncesi sonrası müdürler tamamıyla halen çalışıyor, çoğu halen aynı müdürlerimiz aynı arkadaşlarımız o dairede. Ben genel sekreter yardımcısı olarak atandım o dairede yine liyakatiyle 15 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesinde çalışan arkadaşımız halen de orada yönetici olarak devam ediyor. Liyakat ön plana çıkıyordu hakikaten. Kimseye bir ayrım yapmadım, benim atamam nasıl olduysa ben de diğer taraflara hep öyle baktım. Türkiye şöyle; kurum hafızası ve liyakat iki tane önemli faktör kurum hafızası ve liyakat. Onun dışında yaşam tarzı siyasi düşünce hayat görüşü çalışma prensibi çalışma pratiği dışında oraya gelmesi hususları hiçbir zaman kriter olmaz kamuda. Sayın 20.05.2025 tarihli ifadesinde diyor ki ile beraber gelen ve önemli görevde bulunan kişiles, isimleri yazmış işte 'nun güvendiği ve çalışma pratiği olan kişiles. Ya bunların hepsi burada. Kamuda çalışma pratiği yok, olmayanlarda da bu var, onca yıl olanlarda da bu var, liyakat olur kamuda.

Genel Sekreter Yardımcısı

Görevde olduğum sırada genel sekreter yardımcılığıma bağlı Etüd Projeler Daire Başkanlığı, Fen İşleri Daire Başkanlığı, Park Bahçeler Daire Başkanlığı, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi ve Satın Alma Daire Başkanlığı bulunmaktaydı. Ben de mimarım, bünyemde bulunan bu birimlerle birlikte İstanbul'da daha nitelikli, her vatandaşımızın erişebileceği kamusal alanlar, hizmet yapıları yapmak için gayret ettim. Burayı biraz böyle neler yaptığımı anlatacağım bunu sakın Başkanım yanlış anlamayın şunu anlatmaya çalışıyorum. Cebeci maden sahası, reklam alanı gibi benim yaptığım işler, bunları bunları yaptım. Onun için ne olur hani yaptıklarım şöyle değil bunu anlatmam gerekiyor, bu işlerdeyim. Mesleki bilgimi çok sevdiğim ülkeme, milletime, İstanbul'a hizmet etmek için her alanda vardım. 2019'da göreve geldiğimden itibaren birçok farklı alanda çok kıymetli yatırımlar yaptık. Silivri'den Tuzla'ya, Pendik'ten Çatalca'ya Şile'ye kadar hiçbir ayrım yapmaksızın tüm ilçelerde faydalı yatırımların hayata geçirilmesine katkı sağladım. İstanbul'da yeni yeşil alanlar, meydanlar, kreşler, yurtlar, sosyal tesisler, kültür, sağlık, eğitim ve dini yapılar, otoparklar, yollar, köprüler, üst geçitler yaptık. Tüm bunların yanında İstanbul'u yaptık demiyorum yaptık, içinde yer aldım projenin içinde yer aldım, tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte yaptık.

Genel Sekreter Yardımcısı

Tüm bunların yanında İstanbul'umuzu depreme dayanıklı hale getirmek için kıyı güçlendirmelerinden köprü ve kavşak güçlendirmelerine kadar birçok farklı alanda hizmet yürüttük. İstanbul'a baktığınızda gözünüzün görebildiği tüm alanlara dokunmaya çalıştık. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak projelere ilişkin vizyonumuz yalnızca fiziksel mekân düzenlemesini aşan, kamusal yaşamın yeniden tanımlandığı, demokratik katılımın güçlendiği ve kentin ortak geleceğinin inşa edildiği bütüncül bir kamu politikasıydı. Bu yaklaşım tarihsel miras ve çağdaş yaşamı buluşturan İstanbul'un geleceğine yönelik stratejik bir şehircilik anlayışını da ifade ediyor. Her projeyi kamu yararı merkezli, somut ihtiyaçlara dayanan ve kentte uzun vadeli değer üreten bir yaklaşımla ele aldık. Tasarım kararlarımızda İstanbul'un çok katmanlı tarih ve mekânsal kimliğini gözetirken çağdaş şehircilik ilkeleri doğrultusunda estetik kaliteyi, işlevselliği, erişilebilirliği ve sürdürülebilirliği de birlikte değerlendirdik. Süreçlerimiz şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamuoyu denetimi ilkesinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun ortaya koyduğu temel felsefelere uygun planlama, tasarım, uygulama bütünlüğü içinde ve disiplinler arası bir anlayışla yürütüldü.

Genel Sekreter Yardımcısı

İstanbul'a yakışır nitelikli, dayanıklı ve gelecek kuşaklara değer bırakacak kamusal mekânlar üretmek mottomuzdur. Tüm bu projelerde olduğu gibi meydanlar çok önemliydi Başkanım. Bir görselimiz var. Meydanlar sadece otopark halinde ve taşıt trafiğinin çözümünden ibaret soğuk ve kimliklerini kaybetmiş işgal altında alanlar çünkü bunlar çok önemli. Bir Mecidiyeköy Meydanı 8 dönümdür ama üstünden 2 milyona yakın kişi geçer. Orası atıl durumdayken bambaşka bir yer, bu şekilde ölçülebilir işler ve kimlikli işler yapıldı ve 39 tane meydan ortak kullanıma açıldı. Neresiydi bu meydanlar; birçok örneği Beyazıt'tan tutun da Bağcılar'a, Beşiktaş, Bakırköy, Eminönü bunlar sadece bir kısmı. Kadıköy ve Üsküdar'ı birbirine bağlayan Uzunçayır, İstanbul-Tekirdağ yolu az önce gösterdim Selimpaşa, Çekmeköy Şile üzerindeki Taşdelen kavşaklar. İstanbul'un kalbindeki Unkapanı az önce yine anlattım, Bahçeşehir çok önemli bir yol, 245 tane kavşak.

Genel Sekreter Yardımcısı

Spor tesisleri; Halit Kıvanç Stadı, Haliç Su Sporları Merkezi, Maltepe Kenan Onuk Atletizm Pisti, 56 tane spor tesisi, 5 tane yüzme havuzu bunların hepsi tamamlandı. Otoparklar; 9.000 adet araç kapasiteli 34 tane otoparkın temelini atıp tamamladık. Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi, Sefatepesi Sosyal Tesisi, Bağcılar Ebubekir Meydanı Sosyal Tesisi, 14 adet kültürel ve sosyal tesis yaptık. Ekranda o kalsın ben devamını getirmeyeceğim çünkü çok fazla iş var, zaten sizlere de vereceğiz bunları dosya olarak. Bunları yurt özellikle 6.500 öğrenci kapasiteli 16 tane yurt, bütün yapılan işler; dini tesisler, kapalı otoparklar, yaşam vadileri, yeşil alanlar. Ayamama, Baltalimanı, Cendere gibi 18 yaşam vadisi, Hacıosman Atatürk Kent Ormanı, 6 kent ormanı, Eminönü Sahil Parkı, Silahtarağa Gençlik Parkı, Haliç Spor Parkı o Haliç'in tramvayın geçtiği tramvay Alibeyköy Eminönü'ne kadar giden tramvay o hat boyunca bütün parklar düzenlendi. Yaklaşık 1 milyon metrekare sadece orasıydı, 62 milyon metrekarelik bakımını yapıyoruz 14 milyon metrekaresini bir şekilde projeledik çalışma arkadaşlarımla beraber, prestij caddeleri.

Genel Sekreter Yardımcısı

Özellikle son dönemlerde metrobüs yolu çok önemliydi ve orada hakikaten üst geçitler durumu çok kötüydü. Onların kimi güçlendirilmesi, kimi kaldırıp yerinden yapılması, bütün bunlar size sunduğumuz ve bu dönemlerdeki çalışma alanımız. İstanbul'a ve İstanbullulara yaptığımız hizmetlerde sadece İstanbul'da kalmadık. İBB Meclisi'nin kararıyla Türkiye'nin birçok noktasında da işler yaptık. Meclis kararıyla 71. Hakkâri Yüksekova'da polis lojmanları, Siirt'te itfaiye istasyonu, Bartın ana meydan, Bozüyük Kurtuluş Savaşı Anı Evi, İpsala Meydanı, Sivas, Kars, Rize, Mecitözü Çorum'da, Çayıralan Yozgat'ta, Alaplı Zonguldak'ta birçok kamusal yapı yaptık. Elazığ'da da bölgenin en büyük okullarından biri Gazi Mesleki Teknik Yüksek Lisesi yaptık. Çok değerli, önemliydi Elazığ açısından depremden sonra.

Genel Sekreter Yardımcısı

6 Şubat depremi dönemi Hatay'da kamuya hizmeti vatan hizmeti olarak bildik. Bizzat ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin afet koordinasyon merkezinde Hatay'da koordinasyon için gittim aylarca. Hatay'ın birçok ilçesinde deprem döneminde tamam, gerekli depremde, gerekli süreçteki gerekli hizmetleri AFAD'la birlikte gayet iyi bir iş birliğiyle, toplantılarla birlikte, hatta orada da işte vali vesaire bütün mülki idare amirleriyle birlikte çalıştık. Ve daha sonrasında da park, yol, altyapı çalışmaları, barınma alanları yaptık. Adıyaman'da depremde yıkılan Yaylakonak Köprüsü vardı, onu yaptık. Bunlar sadece benim geçen bu dönemde kaldığım, aklıma gelen şeyler.

Genel Sekreter Yardımcısı

Tüm bunları yaparken her zaman kamu menfaatine uygun olacak şekilde kamuyu öncelledik. Tüm bu çalışmalar hukukun sınırları içerisinde, 4734 Kamu İhale Kanunu 5. maddesi tekrar okuyorum: Saydamlık, rekabet, eşit muamele, güvenilirlik, gerektiğinde gizlilik, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması, kaynakların verimli kullanmasını sağlamak ifadesi bizim şiarımız oldu. İhalelerimiz açık ihale yöntemiyle yapıldı. İlk kez canlı yayında yapıldı. İlk kez 21-B ihalesi de canlı yayında yapıldı. Pazarlık usulü denen ihale de ilk kez canlı yayında yapıldı. İlanlar sadece Kamu İhale Bülteni'nde yayınlanmadı. Çünkü Kamu İhale Bülteni'nde de mi 30'dan fazla daire başkanlığımız var ve onların müdürlükleri var 107 tane. Direkt EKAP'a girdiğiniz zaman İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ihalesini çok önceden yapılmış protokoller nedeniyle ayrı ayrı görebiliyorsunuz. Biz onları toplayıp İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden görevliyle beraber tutuklanmadan önce... İnternet sayfasına girince ihaleler butonunda o an olacak ihaleleri, ihale süreçlerini, Kamu İhale Kurumu'nun yasalar çerçevesinde bülten yayınladığı anda orada görebiliyorsunuz. İhale yapana kadar herkese eşit, şeffaf davrandık.

Genel Sekreter Yardımcısı

Böyle durumlar varken kendimi anlatmayı ifade ederken bugün burada tamamen farklı konularla karşınızdayım. Hakikaten kanıma dokunuyor. Yapmadığım şeylerle itham edildim, biraz yaptığım şeyleri anlatmaya çalıştım. Şimdi tekrarlamaktan dahi ulanıyorum o kişi kartında yazanlar. O kelimelerin benim orada yazılmasını kabul edemiyorum. Diğerlerine cevap veririm ama bunları kabul edemiyorum. Ben belediyenin organizasyon şemasında yer alan genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam. Onlar da o kelimelerin içinde olacağı eylemlerle ilgili bana bir talimat vermediler. Zaten orada yazılanlar iddia da olsa... Bir deli gömleği giydirilmeye, orada bir öyle yazılmış diyorum, orada hakikaten herhalde öncekinden dolayı yaptılar. Böyle bir deli gömleğini reddediyorum. Diğer taraftan denetlenmek, soruşturulmak, yargılanmak, bunlar devlet memurluğunun hesap vermesi ve olağan, çok normal. Bu durumlardan da kaçınılmaz. Herkes diyor ki "ben kaçmıyorum", ya zaten kaçamazsın. Nereye kaçıyorsun? Hesap vereceksin. Ben kendi paramı değil, belediyenin bütün bütçesinden ayrılan para nereden geliyor? Vergilerle, hepimizden. Ve o paralarla yapılan yatırımları takip ediyorum. Tabii ki hesap vereceğim. Ancak içinde bulunduğum tutuklama tedbiri hakikaten çok ağır. Hesap veririm, cevap veririm ama şimdi tutukluyken hani işlemediğim suçların bir taraftan peşine çekiliyorum, hem de sorumluluk duyduğum ailem, arkadaşlarım ve çevremdeki bütün herkes, İstanbul kim varsa; herkesin "tutuklu, acaba suç mu işledi" demesine kahroluyorum. Ben tutuklandığım zaman benim elimden alınan Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartımı geri istiyorum.

Genel Sekreter Yardımcısı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.