Suçlama Konusu
İBB Şehir Hatları İskeleleri Reklam İhalesine Fesat Karıştırılarak Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
Eylem 69
İddiaya göre, şüpheliler İBB'ye ait Şehir Hatları iskelelerindeki reklam alanları ihalesine, katılımı kısıtlayıcı şartlar koyarak ve muhammen bedeli kasıtlı olarak düşük hesaplayarak fesat karıştırmıştır. Savcılık, ihalenin önce İBB iştiraki Medya A.Ş.'nin almasını sağladıklarını, ardından usulsüz bir alt kiralama ile örgüt yöneticisi Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu iddia edilen Reklam İstanbul A.Ş.'ye vererek 201.156.595,84 TL kamu zararına yol açtıklarını iddia etmektedir. İddianameye göre, suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun süreci yönetmiştir. İBB yetkilileri Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Can Akın Çağlar ve Gürkan Akgün'ün ana ihaleye fesat karıştırdığı, Medya A.Ş. yetkililerinin ise alt ihalede dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmektedir. İddianameye göre, 15.03.2023'teki ana ihaleye katılımı engellemek için orantısız sermaye ve ciro şartları konulmuş, bu sayede ihalenin tek katılımcı olan Medya A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Medya A.Ş., 18.05.2023'te davet usulüyle bir alt kiralama ihalesi düzenlemiş ve bu ihaleyi, diğer firmaların muvazaalı teklifleriyle, Murat Ongun'a ait olduğu iddia edilen Reklam İstanbul firmasına vermiştir. İddianameye göre, bu eylemlerle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kasasına girmesi gereken gelirin örgüte aktarıldığı ve toplamda 201.156.595,84 TL kamu zararı oluşturulduğu iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü Kurma/Yönetme) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir. Savcılık iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, MASAK raporları, tanık ve bir kısmı itiraf niteliğinde olduğu belirtilen şüpheli ifadeleri gibi delillere dayandırmaktadır.
İddianame Metni
İddianameye göre, şüpheliler İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) hüküm ve tasarrufu altında bulunan Şehir Hatları iskelelerindeki reklam alanlarının 10 yıl süreyle işletilmesi işi ihalesinde organize bir şekilde hareket ederek kamuyu zarara uğratmıştır. Savcılığın iddiasına göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütü, ihaleyi kendi kontrolündeki firmalara vermek amacıyla bir kurgu oluşturmuştur. Bu kurgu çerçevesinde, ana ihaleye katılım kasıtlı olarak zorlaştırılmış, ihale İBB iştiraki Medya A.Ş.'ye bırakılmış, ardından Medya A.Ş. tarafından yapılan alt kiralama ihalesi ise örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu öne sürülen Reklam İstanbul A.Ş.'ye usulsüzce verilmiştir.
İddianamede, eyleme katıldığı iddia edilen şüpheliler ve rolleri şu şekilde sıralanmaktadır: Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in süreci organize ettiği öne sürülmektedir. İBB yetkilileri Adem Tuncay, Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Can Akın Çağlar ve Gürkan Akgün'ün ana ihaleye fesat karıştırma suçunu; Medya A.Ş. yetkilileri Fatoş Ayık, Elif Güven, Mehmet Recep Taşçı, Fatoş Pınar Türker ve Murat Ongun'un ise alt ihale sürecindeki hileli hareketlerle kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilmektedir. Alt ihaleyi kazanan Reklam İstanbul A.Ş. yetkilileri Mustafa Nihat Sütlaş ve Uğurhan Atma ile muvazaalı yan teklif verdikleri iddia edilen İnan Boztaş (İnova Reklam) ve Kerem Pınar Dal'ın (Matador İletişim) da suça iştirak ettikleri belirtilmektedir.
İddiaya göre suçun işleniş mekanizması şu şekildedir: 15.03.2023 tarihinde yapılan ana ihale için hazırlanan şartnameye, muhammen bedeli yıllık 2.9 milyon TL olan bir iş için 12 milyon TL sermaye, 50 milyon TL ciro ve 20 milyon TL iş deneyimi gibi orantısız ve rekabeti engelleyici şartlar konulmuştur. Bu nedenle ihaleye sadece İBB iştiraki Medya A.Ş. katılmış ve ihaleyi kazanmıştır. Medya A.Ş. daha sonra İBB'den alt kiralama için izin almış ve 18.05.2023'te davet usulüyle bir ihale düzenlemiştir. Bu ihaleye, önceden anlaşıldığı iddia edilen Reklam İstanbul A.Ş., Smart Açıkhava Medya Planlama, Matador İletişim ve İnova Reklam firmaları davet edilmiştir. İhaleyi, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un gayrıresmi sahibi olduğu iddia edilen Reklam İstanbul A.Ş. kazanmıştır. Savcılık, bu sürecin tamamının ihaleyi istenilen firmaya vermek için tasarlanmış hileli bir kurgu olduğunu iddia etmektedir.
İddianamede yer alan somut verilere göre, 15.03.2023 tarihinde yapılan ana ihalenin muhammen bedeli 10 yıl için 29.000.000 TL olarak belirlenmiştir. İhaleyi Medya A.Ş. 30.001.903 TL bedelle kazanmıştır. Medya A.Ş. tarafından 18.05.2023'te yapılan alt kiralama ihalesinin muhammen bedeli 33.337.500 TL olarak belirlenmiş ve ihaleyi Reklam İstanbul Medya ve Reklamcılık A.Ş. 39.000.000 TL bedelle kazanmıştır. İddianamede, ana ihalenin muhammen bedelinin hatalı hesaplandığı ve bu nedenle 10 yıllık süreçte en az 201.156.595,84 TL kamu zararı oluştuğu belirtilmektedir.
Savcılık, bu eylemler neticesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin zarara uğratıldığını iddia etmektedir. İddianameye göre, muhammen bedelin kasıtlı olarak düşük belirlenmesi ve ihalenin örgütle ilişkili firmaya verilmesiyle kamunun elde etmesi gereken yüksek gelirin engellendiği ve bu paranın suç örgütü tarafından oluşturulan "SİSTEM" isimli yapıya aktarıldığı öne sürülmektedir. Oluşturulduğu iddia edilen kamu zararı miktarı 201.156.595,84 TL olarak belirtilmiştir.
Savcılık, iddialarını 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, 25.02.2025 tarihli MASAK raporu, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ile çok sayıda tanık ve bir kısmı itiraf niteliğinde olduğu belirtilen şüpheli beyanlarına dayandırmaktadır. Özellikle bilirkişi raporunda, ana ihaledeki şartların rekabeti engellediği ve muhammen bedelin hatalı hesaplandığı tespitlerine yer verildiği aktarılmaktadır. MASAK raporunda ise Reklam İstanbul firmasının kârlılığındaki olağanüstü artışa dikkat çekilmektedir.
Bu eylem kapsamında şüphelilerin, TCK m.235/1, 235/2.a-1, b (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK m.158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) suçlarını işledikleri iddia edilmektedir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş'in ise bu suçlardan TCK m.220/1-4-5 delaletiyle cezalandırılmaları talep edilmektedir.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.