Çapraz Sorgu

Ali Kurt Çapraz Sorgusu

Cumhuriyet Savcısı — Sorular

Bahattin Bey niye bu ifadeyi verdi diye anlatacaktınız belki, biliyorsunuz, tahmin ediyorsunuz dosyayı incelediğiniz için. Ama ufak bir sorum var. Bu gösterdiğiniz tablo var ya; satışlar süreci. Bu tek satışta mı girildi, yoksa toplu satış var mı?

İddia Makamı

Şöyle Sayın Savcı; güzel bir soru, açıklama pekiştirecek. İlk satış onayları çok teferruatlı olur. Biz ilk satılacak 1.000 tane daire var dedim ya; yaklaşık hepsinin şerefiyesini belirleriz, bir puan alırız. Atıyorum metrekaresi 100 lira dedik; en düşük 100 lira, en üst 150 lira. Arada bir makas var ya... Sonra ekspertizleri sadece güncelleyerek tekrar onay yaparız, bu kadar prosedür olmaz. İlk fazda böyle oluyor. Niye? Ruhsattan sonra inceleme yapıyoruz ve burada şerefiye çalışması var. 12 gün sürmesinin sebebi de arsa payını hesaplıyoruz, cephesine göre şerefiyesini hesaplıyoruz ondan. Normalde fiyatı 6 ayda bir güncellemek zorunda. Evet, her 6 ayda bir bize soracak, biz İETT'ye soracağız, İETT bize, biz ona söyleyeceğiz. Ama eyleme konu olan yer sadece ilk faz olduğu için sadece onu yazacak.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yani şu gördüğünüz onay ilk satışlarda kaç taneyi kapsıyor?

İddia Makamı

1.000 dairenin hepsini kapsıyor. İlk 100 daire için...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yani şu gösterilen yazı var ya; mesela bu sistematikte onay süreci bitti, 100 daire satışı ile ilgili herhangi bir engel durumu yok ve devam ediliyor, doğru mu?

İddia Makamı

Evet. Sonra güncellemeler yaptı ama fiyatları arttırdıkça gene bize sordu. Öyle kafasına göre artırım da yapamaz çünkü bizim gelirimizi engellemiş oluyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ben teşekkür ediyorum, bu sorunun bizim açımızdan anlaşılması için önemliydi. Şimdi Sayın Savcı; 1. iddiası evraklardı, 2. iddiası neydi? "Hakedişi ödemedi, hakedişi bekletti." Bakalım beklemiş miyiz? Şimdi İETT sıkıntılı bir durumda olduğu için giren parayı her an kullanabilme kabiliyeti de var. Biz parayı pek İETT'nin kasasında tutmak istemiyoruz, bu 1. sebep. 2. sebep Sayın Başkan; satışlar yapılır, bazen satış çok hızlı olur. Burası çok önemli Savcı Bey; satışlar çok hızlı olmuş, para hızlı girer ama fiziksel ilerleme yavaş gidebilir. Bu da çok doğaldır. Fiziksel ilerleme olmadan, yani bir kat çıkmadan benim para ödememem lazım teorik konuşursak. Biz diyoruz ki paranın bende durmasının bir anlamı yok. Niye?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Kamu iştirak şirketlerinin bir mağduriyetidir bu; kamu iştiraki şirketleri kamu haznedarlığına tabidir. Yani kasadaki parayı bankada ancak kamu haznedarlığı oranında mevduatta tutabilir. Yani bugün mevduat oranları %45 ise, biz, %20, %25 ile tutabiliyoruz. Ya para pul oluyor. Biz bir satışa çıktık, atıyorum 200-300 milyon lira girdi. Bu paranın bizim kasamızda durmasının bir anlamı yok; çünkü o paranın içinden ben kendi payımı alıyorum %5 mi her neyse KİPTAŞ olarak, ama yüklenicinin payı orada fiziksel ilerlemeyi bekliyor. Biz dedik ki bu mağduriyet olmaması için sözleşmeye özel bir madde koyduk bu dönemde. 11.3 maddesi: "KİPTAŞ ve İETT'nin uygun görmesi halinde —bu sadece bu işte değil bu arada; Karanfilköy'de de var, Pendik'te de var, hasılat paylaşımlı tüm işlerimizde var— hesapta biriken hasılat payı, hakediş vadesi gelmese dahi teminat mektubu karşılığında yüklenicinin payının ödemesi yapılabilmektedir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

KİPTAŞ veya İETT onay verirse, yani para var kasada, fiziksel ilerlemiyor, nakit teminat verirse ben parayı ona veririm, sorun yok. Oldu ki battı, teminatını çözerim. Bakın orada inisiyatif kimde? İşte irtikap varsa burada olur. Zorlama bizde, KİPTAŞ ve İETT'de. Bekletmiş miyiz? Hakedişten tam bir buçuk ay önce ödemişiz. Hani hakedişlerini bekletmiştim? Yazışmalar eklerde var. Daha başka bir örnek anlatacağım. Şimdi normalde yüklenici ne zaman ödeme yapar? Hakediş düzenlenir; önce bakın sağda hakedişi yüklenici düzenler Sayın Başkan, ilgili Genel Müdür Yardımcısı onaylar. Sonra bu onaylandı diye yükleniciye gider, yüklenici hakedişe göre bana ödeme yazısı yazar. Dediğim gibi burası dumanla haberleşilen bir yer değil, burası bir kurum. Yani kurumsal bir yapı. Kamu kurumu olmasa da kamu kurumu disipliniyle yönetilen kurumsal bir yapı. Bizden önce de böyleydi büyük bir çoğunluğuyla bu arada bu süreç. Yani bu benim yaptığım bir şey demiyorum ama biz bunu daha akıcı ve hızlı hale getirdik.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Hakedişi Sayın Başkanım, ilk resmi hakediş ne zaman biliyor musunuz? Ayın 23'ü, 23.08.2023'te. Bakın hakediş onaylanıyor ama daha bize ödeme talebi yok. Ödeme talebini ne zaman yapmış? 25'inde, yani iki gün sonra. Biz İETT'den ne zaman istemişiz parayı? Hakedişi onayladığımız gün. Biz hakedişleri bekletecek tiyniyette bir yapımız olsa bunu niye önden yazalım? Artı şunu net söyleyeyim; kötü niyetli olsak, hani yazıyor ya orada 'iddia ettim ben', 'tehdit ettim', 'bir günde döndü yazılar filan' diyor... Yani yanlış anlamayın da hani sizi yanıma otursalar Sayın Başkan, bir milyon tane gerekçe bulurum o hakedişi ödememek için, öyle bir derdimiz olsa. Tehditle falan bunu yapma ihtimali yok. Zaten bizim hesap hareketlerimize bakın; sadece Ayazağa'nın değil, tüm işlerimize bakın. Bu da KİPTAŞ'ta benim dönemimde başlayan bir ilktir: Biz her işlemin, her işin hesabını ayrı bir blokta tutuyoruz. Ayazağa işinin hesabı A hesabıdır, Silivri 4'ün hesabı B hesabıdır. Çünkü ben göreve geldiğimde '1.2 milyar borç' diyor ya; Katarlılara Süleymaniye'de bir yer satmışız, adamlar geldi Katar'ın bilmem nesi... O zaman oranın Emlak Konut... Bayyağı, şu anda da Bakan orada. Dedi ki 'Bizim 50 milyon borcun var.' Ya nerede var? Adam tek hesap, tek kasa yapmışlar; o parayı gitmişler atıyorum X işinde kullanmışlar KİPTAŞ'ta. Bunun takibi olabilir mi? Mümkün değil.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Biz kendi dönemimizde her işe ayrı... Bunu yazıyla isteyebilirsiniz KİPTAŞ'tan, ilgili genel müdür yardımcısı vesaire de burada. Yani sadece Bahattin Bey özelinde değil; biz parayı kasada tutuyoruz çünkü para pul oluyor. Artı İETT sürekli alacaklılarıyla boğuştuğu için hacize maruz kalabilir; biz sürekli hızlı hızlı paraların çıkması... Ben kasada para tutmam, tutmamaya çalışırım. Ki ona rağmen görevi bıraktığımda kasada 1 milyara yakın keş para, 3 milyara yakın piyasadan alacağım var; ama ben KİPTAŞ'ı dolandırmakla yargılanıyorum. Yani bu akıl edilebilir bir iddia değil de onu eylem 30'da anlatacağım. Dolayısıyla Sayın Başkanım, iki tane isnadı vardı aslında beni ilgilendiren Bahattin Bey'in. Neydi? 'Yazışmaları geciktirdi bir ay.' 4 gün içinde yazdığımı söylüyorum. 'Hakedişleri geciktirdiğini' söylüyor; tamamen inisiyatifte olan bir süreçte yazdığımı da belgeledim size. Bunlar eklerde mevcut. Ek 1'i açabilir misin?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi Sayın Başkanım, ben başta KİPTAŞ'ı veya 'u anlatırken reklam yapmak için değil biraz teknik olayı iyi algılatmak için... Tekrar söylüyorum: da gelse, Sayın Cumhurbaşkanı da gelse SPK değerinin altında KİPTAŞ'tan mal satamaz. Tapuda rayiç bedelin altında satmaya benzer. Bahattin Bey şuradaki ifadesinde ne diyor? Evet, büyütebilir miyiz Sayın Başkan, özür dilerim... Çok önemli şurası. Şurası, tamam... Bak diyor ki: 'Burada , bulunmaktaydı vesaire. bana projede 50 tane daireyi SPK'nın belirlediği düşük fiyat üzerinden kendi söyleyecekleri İBB personeline satın dedi' diyor. Şimdi bu kavramı anlamanız çok önemli, lütfen bana dikkat kesilin. Bir ekspertiz yaptı: 100 lira. Bu nihai satış bedeli değil. Ne dedi? '105 liraya satalım.' 'Eyvallah' dedik, biz onu 107'ye çıkardık. SPK'nın belirlediği düşük bedele satın dediği o. SPK'nın altında değil. Bir yan tarafa gelir misin, ekranı kaydırır mısın? İddia makamı nasıl geçirmiş Sayın Başkan? Biraz büyütür müsün şu 50 daireyi?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Aynen öyle. Yani siyahla beyaz kadar fark var. Adamı ipe götürür. Bakın adamı ipe götürür. Ben böyle bir şey demedim. Ha, bu arada 50 daire konusunu anlatacağım, öyle bir şey yok. Ama öyle bir şey demedim. 50 daireyi İBB personeline satın demek de suç değildir, örneğini vereceğim. Bak böyle bir şey demediğim ayrı bir şey ama niye suç değil?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi tabii çok siyasetin gündemi olmasını istemiyorum savunmamın ama; biz Adalet Vakfı'na KİPTAŞ olarak geçmişte daireler vermişiz Sayın Başkan, siz de biliyorsunuzdur belki. Protokol yapmışız, yapabiliriz. Geçmişte İBB'ye de daire vermiş, birçok arkadaş orada lojmanda kalıyor. Adalet Vakfı'na da protokolle daire... Biz dedik ki, şöyle bir konuşma oldu yalan yok: 'Ya İBB personeline de kampanyalı bir... kampanya sunsak mı?' dedik ama bununla ilgili bir baskı yapmadık. Bu da çok doğal bir şey yani. Başkanımız açıkladı, 1300 tane üst düzey yönetici var... Şey, pardon 3000 mi dediniz Başkanım? 1300 tane üst düzey yönetici var. Sunabiliriz de ama böyle bir zorlama olmadı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu arada öyle bir derdiniz olsa bizim zaten projede payımız var ya, kendi üstümüze alır satarız. Hayır, bu iddia gerçek değil ama İddia Makamı'nın bu yanlış anlamasını diyorum, yani teknik... Diyorum ya birini başka taraf birini başka taraf herhalde yaptı ama siz zaten onu tespit etmişsiniz. Çok bu eylemle ilgili çok az kaldı ama çarpıcı bir yere geleceğim. Şu veriyi de paylaşayım Sayın Başkan; biz Ayazağa'da satışa çıktığımızda, yani ihaleye çıktığımızda idare geliri -yani KİPTAŞ artı İETT'nin geliri- 1.820 milyar TL idi. O dönem için çok büyük para. Şu anda da büyük para. Şu anda gerçekleşen kaç biliyor musunuz? 5 milyar 460 milyondu en son rakam. Proje bittiğinde kaç lira olacak biliyor musunuz öngörümüz; arkadaşlardan aldım, 10.1 milyar. SPK değerinin altında satışlar yapılarak bu rakamlar artış artarak karşılanamaz Sayın Başkan. Bu veriler de nettir, bununla ilgili de KİPTAŞ'tan da isterseniz resmi yazı alabilirsiniz ama bu rakamlar konu olmadığı için ben bununla ilgili yazı almadım ama Eylem 30'la ilgili aldım. Orada da benzer böyle tutarsız iddialar var açıkçası.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi gelelim ben açıkçası Bahattin Bey'le ilgili somut iddiası olmasa da, hatta beni hedef almasa da iddiaları cevapladığımı düşünüyorum. Ama niye etkin pişman oldu?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Araya gireyim de o beyanında yani tamam o savcılık değerlendirmesinde tam orada kelime farklılığı var orayı anladık da... O ama orada şikâyetlendiği husus nedir? O oradaki o SPK değeri belirlediği düşük fiyat üzerinden diye anlatımında da mı bir anormallik var?

Anormallik var Başkanım, niye var?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir de devamında da şey diyor ya ifadesinde: 'Ben kendilerine bunun mümkün olmadığını o fiyatlardan satış yapılırsa hem kendi cebimden hem de İETT'nin kasasından hırsızlık olacağını, ne kendi cebimden ne de devletin kasasından para çalınmasına bilerek müsaade etmeyeceğimi söyledim' diye anlatıyor ya...

Yani Bahattin Bey'in benden daha çok devleti düşünecek bir adam olduğunu ben düşünmüyorum ama o kanaat sizin. Şöyle söyleyeyim, tabii sinirli olduğumuz için de biraz kendimizi tutmaya çalışıyoruz kusura bakmayın.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi Sayın Başkan, mübalağanın daniskasını yapmış. Bir kere belgeliyim onu size kanıtlayayım. Ekspertizi kaç liraya yapmış? Diyelim 100 lira. Kaç lira satış sunmuş İETT'ye yazışmalardan? 105 lira. 5 liradan mı batacaktı devlet? 1. 2; biz böyle bir baskı yapmadık. Biz şunu dedik: Ekspertiz değeri- yani ekspertiz bedeli ne demek? Biz İBB personeline bir kampanya yapılabilir dedik. Ya bu da çok- 94 bin personeli var. Bu arada bakın ben bilen bilir, ben KİPTAŞ etkinlikleri hariç etkinliklere gitmem çünkü herkes daire ister. Bunun partisi falan yok, ben ilk göreve geldiğimde beni eski Sağlık Bakanı aradı daireyle ilgili. Şimdi isim vermek istemiyorum yanlış yerlere gitmesin, amacından kaçmasın diye. Herkes daire istiyor. Biz dedik ki İBB personeline kampanya yapabiliriz. Onu abartarak şey- Niye abartıyor? Esas oraya gelmek lazım. Kesinlikle öyle bir şey olmadığı zaten 100 lirayı 105 sunuyor, sanki 100 lirayı 200- 200'lük daireyi biz 100 istemişiz gibi. Başkanım orada yazışmalar mevcut. İETT bu arada artırıyor fiyatı. Bakın karar verici ben değilim, zaten olarak önerebilirim ama yaptırım gücüm de yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan, 23 Mayıs operasyonundaki dalgada da sanıktı. Ama firar etti ve 11 Haziran 2025'te kendi rızasıyla savcılığa gitti ifade verdi, etkin pişman oldu. Burada etkin pişman yazmıyor ama fezlekedeki şeylerine bakın -ben kendimle ilgili her şeyi çalıştım- Fezlekedeki savunmalarına bakın, etkin pişman ifadesi vermiş . Firari olan bir adam etkin pişman... Bu psikolojideki bir adam -ki bakın tekrar söylüyorum 'ın ifadelerini okuduğunuzda aslında hedef ben değilim, o 'ı hedeflemiş- Niye hedeflediğini de birazdan onu da belgeleyeceğim. 11 Haziran'da etkin pişman ifadesi veriyor ve bunu söylüyor. Zaten benimle ilgili hem bir şey demez ki kendisi de gelse muhtemelen bunu söyleyecek. Zaten KİPTAŞ'la işi de devam ediyor, artı KİPTAŞ'a gidip kendisi de demiş 'Biz herhangi bir şey demedik falan' diye. Ama 'la bir husumeti olduğunu görüyoruz Sayın Başkan. Neden görüyoruz?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi , 06.05.2025'te ilk etkin pişmanlık ifadesini veriyor Sayın Başkanım. 5. sayfa 4. paragraf, şahsımla ilgili, Ayazağa ailemle ilgili saçma sapan söylemlerde bulunuyor. Şahsımla ilgili övüyor beni bu arada. Ekrem Başkan'la ilgili farklı ifadelerde bulunuyor, sorarsanız cevap vereceğim gerek bile duymuyorum. Ama 'u övüyor orada. 'Biz Ali'yle bize engel olduk Adem'e' diyor. Aynen bunu söylüyor Ayazağa işinde. Bakın hiçbir şey söylemiyor, kral. Çünkü KİPTAŞ'ın Yönetim Kurulu Başkanı bu arada. Onu da bir yerinde anlatacağım. 11.06.2025'te ifade veriyor. Bakın biz ifadesine ulaşamadık. Ben dedim 'Bu herifi bulun, sağda dolanıyor. Bu ya etkin pişman oldu, bulun şunun ifadesini, ne dedi acaba?' Bulamadık. Biz dosya açılınca öğrendik Sayın Başkanım. 17.06.2025'te, Bahattin Bey'den tam 6 gün sonra gidiyor bir daha ifade veriyor. Ve 'a bakın, özellikle onu inceledim, bir iki yerde daha vurgu yapacağım kendisine. ilk etkin pişmanlıktan sonra birçok kişi kendisiyle ilgili -mesela , - kendisiyle ilgili beyanlarda bulununca kendisi gidiyor -nasıl haberdar oluyorsa- Savcılık'ta bunlara açıklamasını yapıyor. Yani kendisiyle ilgili ifade verenlerle ilgili açıklama... Nereden haberi oluyor 'ın? Yani bu gizli dosyadan nereden haberi oluyor? Neyse, burada gidiyor diyor ki: 'Bahattin'i Ali zorladı.' Aslında Bahattin ne diyor? 'Bana eşek gibi bunu yapacaksın' dedi diyor, 'Ertan şöyle dedi, böyle dedi' diyor. Ertan onu bana yönlendirmeye çalışıyor. Dedim ki 'Ertan bu işi bana yıkmaya çalışıyor ama bunu şimdi ben belgeyle konuşma tarzı olan bir insanım'. Avukatlarım da çok yordu, bunu da son anda bulduk geçenlerde bir avukatımız buldu sağ olsun, emeği vardır teşekkür ediyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan, bir şey daha arkadaşlar özür diliyorum size. Ek 2'yi açar mısın? Kırmızıyla olan yere gelir misin? Bu , bu arkadaş da fenomenlerden biri biliyorsunuz; bir sürü şoför tutuklattı. Bana da 'kumarbaz' dedi. Yani eşim burada, kumar oynamış mıyım bilmiyorum. Kumar oynamak da suçtur, oynatan yer de sıkıntılıdır; oralara da keşke operasyon yapsalar. Nereden görmüşse beni kumar oynarken... Bakın burada ne diyor: ' tahliye olduktan sonra beni 'ın Topkapı'daki fermuar fabrikasına gönderdi. 'a ' senin hakkında hiçbir şey söylemedi rahat ol' dedi' diyor. Demek ki 'ın 'la ilgili bir kaygısı var Sayın Başkan.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bunu muhtemelen … Kendisiyle hiç görüşme fırsatım olmadı, mümkünse de muhatap olmak istemem; ama mecburen öyle bir iddianame var ki hakkımızda etkin pişmanlıkta bulunanları bile savunmak zorunda kalacağız. ve arasında nahos şeyler olmuş. bu iddiayı 'a yöneltmiş. Ama KİPTAŞ'ın K'sı geçiyor diye maalesef tarafıma böyle soyut bir iddia gelmiş. Özetle Sayın Başkanım, 'ın ne şartlarda ifade verdiği ve mübalağa yaptığı ortadadır. Siz az önce "Niye bunu söylüyor ki?" diye güzel bir soru sordunuz; orada bile çelişiyor. Bu durum yazışmalarla sabittir. Herkese iftira atabilirsiniz ama KİPTAŞ gibi yazışma kültürü bu kadar kuvvetli, kurumsal yapısı bu kadar sağlam olan bir şirkete bunu yapamazsınız. Sayın Başkanım, özetlemek gerekirse 2 tane iddia vardı: "Yazışmaları geciktirdim" ve "Hakedişleri geciktirdim." Yazışmaları geciktirmediğimi belgeledim, hakedişleri geciktirmediğimi de belgeledim. Zaten böyle bir eylem olmadı. Ayrıca ben istesem de icbar suretiyle irtikap yapamam, devlet memuru değilim. Onu zaten avukatlarım size açıklayacaktır. Bu eylemle ilgili söyleyeceklerim bu kadar; soracağınız bir şey yoksa diğer eyleme geçiyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi Eylem 28... İddianamenin fenomenlerinden , etkin pişmanlık kapsamında karşıma suç isnat edildi. Geçen gün avukatı da burada araçla ilgili bir imada bulundu; onu da yeri geldiğince anlatacağım. ile kişisel hiçbir husumetim yok. Bu arada siz herkese "Niye bu senin için bunu dedi?" diye soruyorsunuz; siz sormadan ben açıklayayım. Bana 'le ilgili baskı da yapıldı. “İsmini ver” dediler, vermedim. “Ertan'ın ismini ver” dediler, vermedim. Çünkü bilmediğim bir şeyi söyleyemem. Şartlar çok kolaydı o zaman ' şöyleydi, böyleydi' desem bugün burada olmazdık, biliyorsunuz. Ama ... Allah herkese böyle bir etkin pişman nasip etsin; çünkü iddiaları inanılmaz abartılı. Şimdi bunları da size sunacağım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan, bu iddia bana daha önce sorulmadı, iddianamede de yer almadı. İlk kez burada savunma yapıyoruz. Belgeleriyle, kurgusuyla ve hatta belki Adem'in bile neden tutuklandığını bilmiyordur. Onun da ufkunu açacak şekilde bu eylemi anlatacağım Sayın Başkanım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

'in etkin pişmanlık ifadesi diye de değindiğiniz için sorayım. Biraz önce de ifadenizde dediniz ya hani 'ın beyanları aslında doğrudan size yönelik değil ama Ertan bana yönlendiriyor dediniz….

Evet, suçtan kaçmak için.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ertan'ın ifadelerinde, sizin de bahsettiği 17 Haziran 2025 tarihli ifadesinde, sizin ona gittiğiniz ve şu 100 daire muhabbeti... Ertan neden sizinle ilgili böyle bir beyanda bulundu? Olayı size çevirme sebebi nedir?

Sorduğunuz için çok teşekkür ederim Sayın Başkan. ile ilgili şunu söyleyeyim. , çok zeki bir adamdır. Hiç tanıştınız mı? Karşılaşmadınız değil mi daha?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Kaçar o ikinci celsede, zorla getirmezseniz. Bakın Sayın Başkanım, hayatınızda görebileceğiniz en kibirli insanlardan biridir. 'ın yalancı olduğunu size şöyle ifade edeyim. Somut. Diyor ki etkin pişmanlığında; notlarımı aldım ama siz zaten vakıfsınız konuya. Diyor ki, '12 şirket bataktı, ben devralınca hepsini kurtardım, ihaleye bile giremezlerdi' diyor. Sonra da diyor ki: 'Ekrem Başkan, KİPTAŞ ile özel ilgilendiği için ben KİPTAŞ ile hiç ilgilenmedim.' E kardeşim, sen 2020 yılından beri KİPTAŞ'ın Yönetim Kurulu Başkanısın! Şu an yargılandığın tüm eylemlerin gerçekleştiği dönemde yönetim kurulunda sen varsın. Bu kadar yalan söyleyebilen biri. İsmini vermeyeceğim, bunu bana bir savcı daha sordu. 'ı sordu. Dedim ki; ', KİPTAŞ'ı en güvenli liman gördüğü için KİPTAŞ yönetim kurulu başkanı oldu.' Bizden önceki yönetim kurulu başkanı bir hanımefendiydi, sonra ayrıldı. Biz o kadar iyi bir performans sergiledik ki —görünürde değil, idari ve mali olarak— şirketi çok iyi toparladık. Hakikaten batıyorduk, maaş ödeyemeyecek durumdaydık; bunu eski genel müdür, şu anki Ümraniye Belediye Başkanı da çok iyi bilir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

baktı ki bu şirket iyi gidiyor, oraya dahil oldu. Ama benim tavrım çok nettir; 'ın yönetim kurulu başkanı olması benim için bir şey ifade etmez, bana yanlış bir şey yaptıramazlar. Devlette beni tanıyanlara sorabilseniz keşke; sırf yönetim kurullarında huzur hakkı alıyorlar diye, sorun yaşamamak adına KİPTAŞ'a girdiler. o kadar rahat yalan söylüyor ki; ''a güvenmiyorum, kendi ekibimi kuruyorum' diyor. Ya kardeşim, sen yönetim kurulu başkanısın, gücün yetiyorsa —ki yeter— engel ol, görevden aldır. Ama yapamaz. Bu adamı çok ciddiye alırsanız iddianamenin içinden çıkamazsınız. En barizi şu: 'KİPTAŞ ile hiç ilgilenemedim' diyor. Koskoca '12 şirketi ben kurtardım, endüstri mühendisim' diye anlatıyorsun; imza attığın şirkette ne olup bittiğini bilmez mi bir insan? Mesela bu işlerin yönetim kurulu kararlarında hepsinin imzası var; Pendik'te de, Yeşilpınar'da da... Bir şey var demiyorum ama adam bu kadar rahat yalan söyleyebiliyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

O yüzden ' niye bunu dedi?' derseniz, aslında şöyle sormak lazım Sayın Başkan. İlk ifadesinde benimle ilgili hiçbir şey demiyor; çünkü ortada bir şey yok. Ama ona bir şey yöneltince oradan kıvırması, bir manevra yapması lazım; o manevrayı da bana doğru yapıyor. Peki, Bahattin Bey benimle ilgili bir şey diyor mu? Demiyor. " bana mobbing yaptı" diyor, hatta "'u kötüledi" diyor. Sonra sözde onun dediği üzerinden ben baskı yapmışım... Ki böyle bir eylem asla olmadı. Bahsi geçen o konuşma, belki inanın 10 saniye sürdü; o da personele daire ayrılmasıyla ilgili bir konuydu. Bakın iddia ediyorum; KİPTAŞ kadar kurumsal başka bir şirket az bulunur. Bir daireyi Ahmet'e sattıysanız o kayıtlıdır; Ahmet'ten Mehmet'e geçse o da kayıtlıdır. Bunların hepsini sistem üzerinden takip edebilirsiniz. İnşaatın fiziksel ilerlemesi de dahil her şey ölçülebilirdir; nitekim bu süreçte Bakanlık tarafından da didik didik edildik.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Eylem 28'e geliyorum İddiaya göre ekibi, şahsın örgütün amaçları doğrultusunda sisteme para aktarmak için KİPTAŞ'ı Eyüpsultan Yeşilpınar projesine yükleyince Erdal Tokmakçı'dan 500.000 dolar rüşvet almışım ben. Erdal Tokmakçı'nın ifadesinde asla böyle bir iddia olmamasına rağmen... Sayın Başkan, bakın Erdal Tokmakçı kim? KİPTAŞ'ın Yeşilpınar projesinde 'in ortağı, ticari ortağı. bu ifadeyi ne zaman veriyor Sayın Başkanım? 17 Haziran 2025'te. İki gün sonra savcı, 'in iddialarından dolayı birçok firmayı çağırıyor. Bakın, bizim 43 tane çalıştığımız firma var. Ben harici —Bahattin Bey bile, bakın diyorum meyilli ama değil— hiç kimse aleyhime bir şey demedi. Ki Erdal Tokmakçı kendi orada... Erdal Tokmakçı'nın ifadesini alıyor Sayın Başkanım savcı. Ve Erdal Tokmakçı'ya 500.000 doları soruyor. Erdal Tokmakçı; "500.000 doları ticari ilişkimizden dolayı istedi ve ben kendisine şu tarihlerde şu kişi aracılığıyla verdim," diyor. Ek eylem 28, . Açabilir misiniz arkadaşlar? İlave dosyada ek 5'te bu evraklar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bakın, Erdal Tokmakçı eylemini, yani yaptığı işi belgeleriyle sunuyorsa... Başkanım, bunlar var ya, yani siz muhtemelen daha deminki o SPK diyen alt-üst hikayesini çözdüyseniz bunu da çözmüşsünüzdür ama çok önemli bir detay: Erdal Tokmakçı dekont sunuyor. Şunlar, tek dekont bu. Ve diyor ki: "Ben ticari şeyden dolayı verdim." Adem ne diyor? "100.000 doları ben verdim, 400.000 doları da Erdal verdi ve benim şoförüm götürdü," diyor. 'e soruyorlar: "Ne zaman götürdün?" "2023," diyor. Adem'e soruyorlar: "Ne zaman götürdü?" "2021," diyor. Murat'ı ek 2'ye çağırır mısın? O yüzden diyorum iddianameyi başka kişiler hazırlamış. Bakın, sol tarafı bir büyütebilir misin arkadaşım? Çok teşekkürler. Şimdi Başkanım, bir etkin pişman... Oralara ayrı geleceğim. diyor ki: "Ben 2023 yılında gittim Genel Müdürlük binasında 'a 500.000 dolar verdim." Ya bir şoför gelecek, KİPTAŞ Genel Müdürlüğü'ne 4. kata çıkacak ve bana para verecek...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Savcılık ne diyor? " isimli şahsın isimli şahısla 11 Ocak 2023 ile 8 Aralık 2023 tarihleri arasında farklı lokasyonlarda 0 metre 3 adet bazı var," diyor. Bakın, "Kiptas'da demiyor." Ve bence savcılık hiç çalışmamış, çok daha fazla bazımız vardır; çünkü Adem'in yanında geziyordu, şantiyeleri geziyoruz. Benim sosyal medyamı takip etseler daha çok baz çıkardı. Sağ alta gelir misin? Şimdi iddia makamı... Yani niyetimi kötü değerlendirmeyin ama burayı başkası mı yazmış? Takdir sizin. Ne diyor? Bir büyütebilir misin? "500.000 doların sisteme aktarılmak üzere..." Bir kere Adem'in etkin pişmanlığında bile "sisteme aktarılmak üzere" deniyor, 'nun talimatına dair ifade yok. Yok yani. Bana para verdiğini söylüyor ama neye göre vermiş?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bakın, ben gayrimenkul hukukunda iddialıyımdır, çok ciddi kamulaştırma yaptığım için; ama ceza hukukunu da öğrendim. Rüşvet anlaşması var mı? Yok. Neye karşılık vermiş? Rüşvet verdiğini de söylemiyor. Zaten rüşvetin ne anlama geldiğini bilse bunu söylemez çünkü kendi de suçlanacak. İddianamede; "500.000 doların tarafından sisteme aktarılmak için 'a teslim edildiği, her ne kadar şüpheli alınan ifadesinde 2023 tarihinde götürüldüğünü ikrar etmiş olsa bile, tüm şüpheli beyanları, banka dekontları ve baz birlikleri dikkate alındığında ifadeleri sırasında bu hususların yanlış ifade edildiği..." Bak ya! O zaman niye etkin pişmandan ifade alıyorsunuz? Adam "2023" diyor işte. Hem 2023'ü baz almıyorlar Sayın Başkan... Bakın, iddianamenin yarısını —yani eylemin yarısını— başkası yazmış; kötü niyet aramıyorum ama yarısını başkası yazmış. O tarafta 2023 bazını delil kullanıyor, burada diyor ki: "2023 değil aslında 2021 demek istedi," diyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sonra ne diyor? Bakın Sayın Başkan, dekontlar o yüzden önemli. "Şüpheli, sisteme para aktarmak için rüşvet almak üzere atılı suçları yaptı..." Banka dekontu yok! Baz birlikleri dikkate alınmalı diyor. Ya banka dekontunu sunan kim? Erdal Tokmakçı. Erdal Tokmakçı, parayı Adem'e verdiğinin dekontunu sunuyor. Baz kaydı; 'in 2023 yılında olduğunun baz kaydı. Bunu 2021'e çekmeye çalışıyorlar. Lütfen ek 3'ü açar mısınız? 'in "200 tane evrak verdim" dedi ya, hani televizyona çıktı... Verdiği delil bu. Bu delile güvenip iddia makamı bunu iddianameye koymaya utanmış. Ve burada aslında belgeyi bulamadım diyerek itiraf ediyor. Erdal Tokmakçı parayı ne şekilde verdiğini anlatıyor, belgeliyor. Bu belgeyi sanki Adem'in rüşvet belgesiymiş gibi iddianamede değerlendiriyorlar. Ya bari en azından eylemi aynı kişi yazsaydı. Yani orada 2023 olayını anlatabildim mi Başkanım? 'in baz olayını, yani KİPTAŞ'ta verdiğini söylediğini teyit etmek için 2023'ü kullanıyor ama sonra diyor ki "2023 değil 2021, bazı oradan baz alıyoruz."

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evrak, geçmişte gene olan, gene siyasi olmasın diye bir şey demiyorum, hani bir saat hikayesinde verilen evrak vardı ya; inanan ondan daha doğru, en azından el yazısıyla yazılmıştı ya. Lütfen ek 6'yı açar mısın? KİPTAŞ Genel Müdürlüğü'ne gelecek, tamam çok önemli bir genel müdür olmayabilir ama hani o kadar da şey değiliz yani. Şimdi bakın başkanım şuraya lütfen ekrana, bu evrakı şey... Bakın şurada kamera var; ses ve görüntü. Şurada kamera var; bu asansör çıkışımız. Burada kamera var, burası benim odam. Biraz daha gelin arkadaşlar. Bakın şu benim odamın girişi. Direkt odamın kapısını izlerler çünkü yani cihaz bırakan oluyor, bir şeyler bir şeyler, bir sürü hikayeler yaşadık. Şurası benim şoförümün, asistanımın, güvenliğin vesaire olduğu bölüm. Burası, buradan içeri giriyorsunuz başkanım; sekretarya. Burası da genel müdür odası. Sekreterimi, asistanımı, şoförümü, odayı tarih etse, o tarihteki güvenlikçiyi söyleyeceğim. Söylese de benim odama çantayla bir şoför girip para bırakmış mı? Daha iddialı bir şey söylüyorum; yılbaşlarında, bayramlarda gelirler bize hediye bırakırlar. Odama sokmam şeyi; hediye almadığımdan değil, odama kapalı bir kutu sokmuyoruz prensip olarak. Çok enteresan şeyler yaşadık. Geliyor adam oturuyor, ses cihazını şeye yapıştırıyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bakın 17-25 Aralık'ta bu meşhur polis okulu tapelere takılmıştı. O zaman genel müdür İsmet Yıldırım bu binadaydı, bu binadan dinlendi sayın başkan. Bu bina böyle şey bir yer değil yani camekanlı, hemen dibinde bir sitenin içinde kendine müstakil bir yer yapmış. Yani benim size yakın olduğumdan daha yakın bloklar var. Hani ben bu kadar kamu tecrübesi olan bir adam, , salağım; bir para alacağım, adamın şoförü... Bir de 'e "örgüt yöneticisi" demişsiniz ya; bir yönetici, üyesine niye para verir sistemi aktarmak için? Eğer bir sistem varsa adam yönetici, gider kendi aktarır. Ama de tabii kendince tutuksuz yargılanmak için bir şeyler söylemesi gerekiyordu; aynı Bahattin gibi ama onu daha detaylı, Adem özelinde daha detaylı anlatacağım. Şimdi bir evrak daha; ek 4'ü açabilir misiniz? Ben metne bağlı kalmıyorum ama şey yapın. Şimdi sayın başkan, bu ne biliyor musunuz? Bu 'un iş prensibinin mühürüdür. Bak Allah yardım ediyor diyorum. Eylem ne zaman olmuş sayın başkan? 2021'de. Bundan 6 yıl evvel sözde eylem. 2021'in Mart'ında Adem para verdiğini söylüyor. Bu arada benim 'le bazım da yok. Ya adamdan 500 bin dolar istediysem en azından bir konuşuruz değil mi, bir şey olur yani. Murat Erenlerle yok, hani bazdı mazdı anlamıyorum da baz dahi yok. Bazı zaten nasıl sisteme kattıkları...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ben bir gün şantiyede, benim İzmir'de şeyim vardı, onu da savcı sordu, onlara da anlattık belgelerle. Sel bastı orayı, seramik ihtiyacım oldu. Ben de Adem'e dedim ki; malzeme seçiyorduk bir ürünle ilgili, destek olmasını istedim. Malzeme satan şirketleri falan var. O tedarik edebileceğini söyledi, sağ olsun tedarik etti ve gönderdi. Dedim ki faturasını gönder, parasını ödeyeceğim. Dedi ki "Yok abi, jest olsun." Dedim "Kardeş, yemek ısmarlarsın jest olur, parasını ödeyeceğim." Bakın parasını ödemişim. Ne zaman sayın başkan? 13.12.2021. Ne kadar tesadüf değil mi? 2021'de ben 500 bin dolar alacağım Mart'ta, ama bir seramik parasını ödeyeceğim. Yani çöldeki bir kum tanesidir bu kadar çaplı bir inşaatta o kadarlık bir seramik. Ben iş yaptığım hiç kimseyle ticari bir ilişki kurmadım. Kursam, bu kadar otoriter bir yönetici olamazdım, bu kadar da başarılı olamazdım. Olsaydım devlette de bana imkan vermezlerdi. Bu benim... Keşke imkan olsa, hani çok zorlanırsak onları da çağıracağım yani. Yani kabinenin yarısını buraya çağıracağım referans olsun diye. Halef selef olduğum bakanlar var benim; benden görevi devraldığım adam bakan oldu yani. Hani baz kaydı diyorlar, 40 kişiyi koymuşlar örgüt yöneticisi diye örgüte sokarken; ya benim bakanlarla da telefon görüşmem arkadaşım, o zaman onlar da mı örgüt sayın başkan?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi bir konuya dikkat çekmek istiyorum sayın başkan. , benim mal varlıklarıma el konulduğu blokta 'in tüm personelini de koydular, aynı anda tutuklandık. Sonra biri düğmeye bastı, çok tesadüf; içinde kadınlar var, erkekler var. Kadınlar-erkekler zaten ayrı koğuşta, erkekler de ayrı koğuşta. Biri düğmeye bastı herkes aynı anda etkin pişman oldu. Avukatlarım şahit, dedim ki "Kesin bir kurgu var." Sonra dedikodular dolanıyor tabii kabinlerde; " etkin pişman olacak" falan. Dedim bence olmaz ama o yola girdiyse o kendince çok bildiğini zanneder, biraz Karadeniz damarından ötürü kandırmışlardır onu, olabilir dedim. Aynen söylediğim şey bu. Sonra ifadeleri basına çıktı, bakın biz daha şeyi görmedik iddianameyi. Bak yemin ediyorum size avukatlarım burada, Adem'i saldıktan sonra çıktı bu ifade; işte CHP 75 daire konusu falan, birazdan anlatacağım belgeyi. Dedim ki "Yüzde 99 Adem'i tutuklarlar çünkü öyle bir şey yok." Ben de iddia makamının yerinde olsam, biri dese ki "CHP'ye 75 daire verdik biz", bu iddianamede ben bunu satın alırım adamı da salarım, sırtımda da taşırım; sonuçta süper bir delil.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın başkan, ek 5'i açabilir misiniz arkadaşlar? Sayın Başkan, iddianamenin 3353. sayfası; bunu ben değil, iddia makamı söylüyor. "Allah'ın sopası yok" derler ya; iddia makamının iddianamesindeki 3353. sayfayı açın, işte şu tespitlerde bulunuyor. Arkadaşım, kırmızı olan yeri yakınlaştırabilir misin? Teşekkür ederim. Sayfada açıkça şu tespitler var: Dosya kapsamında ifadesine başvurulacak ya da gözaltına alınacak şahısların beyanlarını, söylemesi ya da söylememesi gerekenleri konuştuklarına dair görüşmeler olduğu belirlenmiştir. Firmanın ajanda kağıdında, yapılacak olan operasyonlar ya da işlemlerden önce ne tür tedbirler uygulanması yönünde yazıların olduğu tespit edilmiştir. Kim bu? Avukat . Kim bu Selcen? 'un, 'in ve Adem Soytek'in avukatı. Ancak Adem için çok önemli olan biri var: Muhasebecisi Serpil Hanım. Onun detayına şu an girmiyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi , acaba örgüt yöneticiliğini kabul ediyor mu? Tüm kozlarımızı şimdi oynamayalım, değil mi? Neden Serpil Hanım'a bu kadar önem atfediyor? Yeri geldiğinde biz de tavır ve davranış sergileriz; bunu tehdit için söylemiyorum. Belki adam diyecek ki: "Ben örgüt üyesi değilim, baskıyla yaptım." Bence öyle yaptı, bunu da anlatacağım. Özetle Sayın Başkan, bir organizasyon olduğunun belgesini ben değil, savcılık makamı söylüyor. Sağdaki delillere gelir misin? Serpil Hanım ile 'ın mesajlaşmaları aynı şekilde telefondan "Servet Hanım" diye çıkmış. Serpil Hanım tutuksuz yargılanıyor; bence herkesin tutuksuz yargılanması ayrı bir konu ama bu tespit benim değil, iddia makamınındır. Bu da bana kumpas kurulduğunu ve bir organizasyon olduğunu gösteren belgedir. Tekrar söylüyorum; benim ile kişisel hiçbir husumetim yoktu. Hatta bu durum basında çıktı; başka bir İzmir mitinginde el konulanlarla ilgili haberdar olduk. El konulmadan öncesine kadar gayet normal görüşüyorduk, işlerimiz de vardı. Sonradan iletişimi kesti.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkanım, bu eylemde 500.000 doların zaten somut bir delili olmadığını belirtmek isterim. Erdal Tokmakçı bu işte tutuklu yargılanıyor. Mesela şunu soracaktım: İlk eylem tek başına gelse beni tutuklar mıydınız? Veya bu deliller aranızda olsa beni tutuklu yargılar mıydınız? Lütfen Erdal Tokmakçı'yı da dinleyelim de öyle karar verelim diyerek beni tutuklu yargılamayın. Ben çıktıktan sonra delil karartamam; zaten delilleri sunan benim. Dosyada delil yok. Erdal Tokmakçı beyanını değiştirse bile ancak aleyhime değiştirir, lehime değil; adamın beyanı zaten şu an lehine. 500.000 dolarlık bir olay olmadığını anlattık. İddia makamı bile 'e güvenmediği için delili dosyaya sunamamış. Böyle bir delil mi olur? Delil yok yani. Bu arada , evraklara ulaşamadığını söylüyor ama başka konularda aynı şirketin hesaplarından dekontları dosyaya sunmuş. Bunu niye sunamıyor? Çünkü sunamaz. Şimdi çapraz sorguda gerçekten yalanı devam ettiremezsiniz. Aynı soruyu 2 ya da 3 kere sorsanız —3 kere aynı yalanı söyleyemez; orada bir kısa devre yapar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

, Sayın Başkanım, çok ciddi iddialarda bulundu. "Noter adamla çok samimi" dedi. Bir kere bizim noterimiz kadın; "adam" dediği kişi ise kâtip. Kura çekişlerinde ve teslim törenlerinde yan yana resmimiz vardır. Telefonum sizde; bakın, telefonu dahi yoktur. Vekalet işlemi için genel müdür odasına dahi girmez, imzalarımı zaten videoya imza sürerken atarım, gider. Yani beni görmez mi? Böyle abuk sabuk iddialar... Şimdi o zannediyor ki kafasındakini biliyorum. Biz bu kadar 'a yüklendik ama bir iddia geldi: "Kollanıyor, ile anlaş." Sağda solda böyle söylüyor. Bunların hepsine ilişkin araç konusu ise; araç, kayınpederim rahmetli olduktan sonra aldığımız bir araçtır. Kendisini kiralama şirketi verdi, kendisine danıştı; modeli verdi ve aracı bize buldu. Aldık, aracı atacağız; hatta araç ithal çıktı. Bakın, aracın alım satım belgeleri de dosyada var. Size de şu kalın dosyaları biz sunduk. Kim bunlar bu arada? Bir kere araç 4 liraya alındı, satarken 5,5 liraya satıldı. Ben aracın alış ve satışı arasında 50.000 dolar zarar ettim. Önce "5,5'a aldık" dedi, "Erdal Tokmakçı ile beraber aldık" dedi. Erdal Tokmakçı'ya bu sorunun savcı tarafından sorulduğunu biliyorum, tutanaklara geçildi. Sonra biz bu belgeleri sununca bu eylemden sonuç gelmedi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ancak 'i bu işte asıl fenomen yapan 30. eyleme de ucundan girdi: "CHP'lilere 75 daire." Şimdi ben bu iddiayı gördüm Sayın Başkan; dedim ki Adem de o zaman salınmıştı, %99 tutuklarlar. Ben olsam ben de Adem'i salardım. Sonuçta CHP'nin de içinde olduğu bir dava var; her türlü bir karşılığı var mı, piyasa bunu satın alır mı? Böyle bir eylem yok ama bunu kanıtlama ihtimali de yok. Niye biliyor musunuz? Çünkü perdeye gelince anlatacağım; satış yetkisi kendisinde. Biri sattıysa kendi satmıştır. CHP'lilere daire satmak suç değildir, öyle bir organizasyon da olmadı. O mahkeme kararı, onu da anlatacağım. Peki, Adem niye bu iddialarda bulunuyor? Sayın Başkanım, bunu iyi anlamanız lazım. Bu Bahattin için de aynı şey geçerli. Bakın, bu iddianamenin amacı sizleri ve bence iddia makamını da yanıltmaktır. Operasyonlardan yaklaşık 1,5 - 2 yıl önce, CHP'lilere daire verdiğimiz haberleri kurultaydan sonra basında bir iki trol tarafından döndürülmeye başlandı. Şimdi etkin pişmanlıktan faydalanıyor; bir isim vermesi lazım. Bana Adem'i direkt sordular. 'in Kiptaş ile hasılat paylaşımı veya kat karşılığı olarak aldığı iş sayısı kaçtır, hiç incelediniz mi? 1 Silivri, 4 Yeşilpınar ve Pendik'te ortaklığa girdi. Pendik'teki konsorsiyum ortaklık yapısını anlatacağım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bana "Sen Adem ile iş tutuyorsun" diyorlar. Ben Adem ile ne iş tutayım? Adam işinde gücünde. Ona da muhtemelen bunu dediler; "Bu 'u vermeli, bir şey demeli" dediler. Saçma sapan bir şekilde "Kiptaş 75 tane daha VIP daireyi şeye verdi" dedi. Böyle bir şey olsa bile Sayın Başkan —ki 30. eylemde anlatacağım— zaten satış yetkisi kendisinde. Bizim hiç haberimiz olmaz, kime sattığını bilemeyiz. Birazdan belgeleriyle anlatacağım. Aslında etkin pişmanlıktan faydalananlar —sadece Adem için demiyorum bunu— basının yaydığı üfürük haberlerin motivasyonuyla bunu yaptılar Sayın Başkanım. kendince yaptığı kulis görüşmelerinden sonra "Neden tutukluyum?" diye sorguluyor ya; bu eylemini belgeleyemediği için tutuklu, bunu bilsin. Çok da sağda solda dolanmasın bence. Şimdilik 28. eylemi toparlamam gerekirse; böyle bir parayı kesinlikle almadım. Erdal Tokmakçı'nın beyanları zaten benimle paralel; yani bana bir şey vermediğini söylüyor. Böyle bir delil de yok. Ne baz istasyonu kaydım var Adem ile ne Murat ile ne de hesap hareketlerimde böyle bir artış var Sayın Başkanım. Tek başına böyle bir eylem olsaydı, az önce gösterdiğim bu delillerle beni tutuklar mıydınız veya tutuklu yargılar mıydınız?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi bir kere onu sorarsınız, diye, tahmin ettik. Bahattin diyor ki: "Adem bize baskı yaptı." Şimdi bakın öyle bir iddianame var ki Sayın Başkan... Şu anda benim Adem'le hiçbir şeyim yoktu, açık söyleyeyim. Hiç de anlamıyorum kendisini amiyane tabirle. Çok kızgınım; çünkü çocuklarımın gözyaşının sebebidir, burada olmamın sebebidir. Ama beraber Soytekin'i savunmak zorunda kalıyorum, öyle bir iddianame yazılmış. ayrıcalıklı biri olsa, yahu Ayazağa işini biz 'e davetle verebilirdik. Tabi bir iş değil ki... nasıl gidecek de şimdi Bahattin'le görüşmüştür onu bilmem. Ama şunu dediğine inanmıyorum ben 'in: "Sen bizi ortak yaparsan ancak bu işleri yürütürsün kardeşim." Buna inanmıyorum, bu salakça bir şey. Ya Bahattin de bu kadar aptal olamaz, Adem hiç olamaz. Adem zaten ifadesinde de söylüyor; "Beni büyük işlere davet etmediler," diyor. Şimdi biz kara kaşı kara gözü için değil, biz işleri dağıtırken mevcut portföyümüze bakıyoruz. İşte Pendik işiyle mesela Ayazağa işi teknik olarak birbirine çok benzer.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Mesela biz Silivri 4. Etap'ı yaptık Sayın Başkanım, 1.500 konut, üçe bölündü. Pendik de oradan doğdu. Orada anlatacağım. Niye? Riski bölüyoruz. Aynı anda bir firmaya 30 tane iş verirseniz, bir batarsa 30 işimiz de batar. Ben madem ayrıcalıklı iddianameye göre, madem örgüt yöneticisi; Ayazağa'da niye çağırmadım? Ben Bahattin Bey'in bu iddiasının yalan olduğunu düşünüyorum. Niye bu yalanı söyledi? Ona sorarsınız. Ama muhtemelen ya bir şey vermesi lazım... Bu ifadeyle firari olan bir adam, 'ın verdiği etkin pişmanlık ifadesiyle bu davada tutuksuz yargılanabilir mi Sayın Başkan? Bence Bahattin Bey abartıyor, bu benim fikrim. Onu Bahattin Bey'e de sorarsınız ama ben hani bakın Adem'le şu an muhatap olmuyorum ama hasım olmasam da benim kötülüğümü isteyen bir adamı savunuyorum yani; yapmamıştır diye düşünüyorum açıkçası. Mantıksız çünkü.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Hayır şöyle oldu Sayın Başkan: Benim kayınpederim rahmetli olunca bir miktar para vardı. Adem'e dedim ki: "Biz böyle bir araç istiyoruz." Adem'in bir araç filosu var, "Bana destek ol," dedim. Aynı seramik işindeki gibi. Bunlar şöyle; çok büyük montanlı iş yapınca vergiyi de çevirmek için bunu hep yapıyorlar, lüks araç alıyorlar. Biz ikinci el bir araç modeli bulduk, kendisinden de bana bulmasını, yani varsa ben bunu istiyorum dedim. Buldu. Aldık. Benim kayınbiraderimle onun şoförünü eşleştirdik, Murat... Ben hiç şey yapmadım. Parayı biz Adem'e verdik, satışı yaptık ki zaten o parayı belgeleyemiyor farkındaysanız; biz onu elden verdik, kayınpederden kalanlarla. Adem bana aracı bulurken yardımcı oldu. Sonra ben aracı atacağım, yardımcım da burada onu da tanık olarak dinlettim. Biz ilana çıktık. Hatta avukatları baksınlar "sahibinden" sitesine. Normalde aracın o zaman piyasa değeri bana göre 6.500.000 TL. Ama arayan soran var, ruhsatını gönderiyoruz, diyorlar ki: "Bu araç ithal." E, dedim ithal, tamam biliyoruz. İthal araçla normal araç arasında bir makas oluyormuş. Gayet şey... Adem'e dedim ki: "Kardeş, kazıklandık biz. Yani senin haberin var mı, bizi kazıklamışlar böyle böyle." "Dur abi bakayım," falan dedi. "Evet," dedi, "Bu aracın ederi en fazla 5.500.000 eder."

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İlana çıktım gene, dedim ben bunu atacağım. Çünkü aracı aldığındaki fiyat 217.000 dolar —kur üzerinden hesaplayın ki savunmalarımda da var— sattığındaki fiyat 167.000 dolar. 50.000 dolar zaten zarar ediyorum. Kızgınım, ilana çıkmışım. Adem dedi ki: "Ben müşteri buldum." Bu arada araçla ilgili de biz bir muameleciye vekalet vermiştik. 'in yönlendirdiği kişiyle araç takas oluyor. Ve yani bunu tabi... Ama yemin ederim, aksi de zaten sorun değil. Bu ilk ben tutuklanmadan önce basında bazı ses kayıtları falan filan, bir emlakçı grubu var servis etti. Onlar diyene kadar ben bu aracı 'in aldığını yemin ederim bilmiyordum. Ha, beni ilgilendirir mi? İlgilendirmez. Parasıyla, resmi zaten. Ya benim gibi bir adam gayriresmi bir iş yapar mı? Para benim kayınvalidemin hesabına resmi yattı. Hani ben bu kadar iş organize etmişim devlette, gideceğim kayıt dışı para mı alacağım? Satın aldı, resmi kayıt hesabına gitti. Olay tamamen bundan ibarettir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi 'in ifadelerinde ne diyor? " bana dedi ki plakayı değiştir." Ya niye değiştirteyim? ne diyor? "Sevgilisinin soyadı Kurt olduğu için ben aracı dışarıda bir satış yaptım," falan... 'in ifadesiyle 'in ifadesi çelişiyor. Aracı biz kendi paramızla aldık. Bununla ilgili zaten ben savcılığa özellikle de gittim o soruşturma aşamasında, belgeleri sundum. Alım-satım belgeleri dosyada. Adem'in çelişkileri şuradan belli: 5.500.000 diyor ilk başta, "Erdal'la alacaktık," diyor. Erdal'da yok böyle bir şey. 5.500.000 diyor Sayın Başkan, sonra diyor ki: "5.000.000'a aldık aracı," diyor. Doğru mu? Araç kaç para? Evrakları sunduk. bir evrak sunuyor dosyaya, tam aracın alındığı gün. Onu soracaksınız muhtemelen. Bu evrak nereden geliyor? Mustafa Yemenoğlu adi ortaklığının hesabından çıkıyor. Niye 500.000 doların evrakını bulamadım diyen , Yemenoğlu'nun hesabından 5.000.000'u buluyor? Nasıl buluyor? Tamamen hikaye.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Benim anladığım, aslında öbür eylemler bana gelseydi bunların hepsini koyacaktı. Maalesef hem benim şahsım hem 'nun ismini kullanarak kendi çapında bazı nüfuzlu işler yaptığını görüyoruz. Bunu diğer sanıklar genelde çapraz sorguda zaten sorularla ortaya çıkardı. Çok basit bir soru: Alırken 5.000.000'u gösteriyorsun da satarken niye göstermiyorsun? Satarken gösteriyorsun da aracı ilk aldığımızda nerede o para? Ve şunu dikkatinizi çekmek istiyorum: O 5.000.000'luk bir dekont sunuyor ya Sayın Başkan... Sunduğu dekont Yemenoğlu ortaklığından. 500.000 doları nereden verdi? Orada diyordu ki "belge bulamadım." Burada nasıl belge buluyor? Bildiği konuları maalesef abarttığını düşünüyorum şahsen. Siz ne düşünüyorsunuz?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Cumhuriyet Savcısı — Sorular

Ben bir soru soracağım, anlamamışım, kafamda yerini bulsun diye. Bu bahsettiğimiz araç var ya Range Rover markalı, bu aracın satış süreciyle ilgili...

İddia Makamı

Biz iyiyiz…

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Avukat Bey, biz normalde zaten diğer sanıkların hiçbirinde… Soru almak istemiyorum, savunma bittikten sonra sorulursa... Avukat bey.

Ben istiyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Böyle daha iyi. Bence daha iyi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sanığın kendisi bu usulle devam etmek istedi, biz de ona yapıyorduk. Yoksa bundan "ben savunmam bölünüyor" derse biz bekleriz, en son sorarız yani.

Ben memnunum. Böyle daha iyi oluyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Cumhuriyet Savcısı — Sorular

Şeyi soracağım; şimdi bu bahsettiğimiz araç var ya Range Rover markalı, bu aracın satış sürecinde kayınbiraderiniz aracı satın alıyor ya, bu aracın parasını elden mi 'e veriyorsunuz?

İddia Makamı

Elden verdi. Kayınpederim rahmetli olduktan sonra baldızım, kayınbiraderimin eşi oturduk, bu birikimle bir araç... O da o zaman da iyi bir yatırımdı ama maalesef olumsuz bir yatırım oldu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Peki elden verdiğinizi kanıtlayabiliyor musunuz? Bir belge, senet veya teslimine yönelik bir imza?

İddia Makamı

Hayır, kanıtlayamam.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Normalde titiz bir insansınız anladığım kadarıyla, o yüzden soruyorum ısrarla. Hani böyle bir senet, atıyorum bir teslimat...

İddia Makamı

Yok, hayır hayır. Verdim parayı. KİPTAŞ Genel Müdürlüğü'nde verdim parayı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Elemanına verdi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şöyle; elemanına verdi parayı, gittiler muameleciyle işlemi yaptılar, aynen öyle oldu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Aynen öyle. Aynen öyle, kayınbiraderimde durdu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir sene sonrasına kadar aşağı yukarı herhalde, daha sonra...

İddia Makamı

Bir buçuk yıl.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sonra 'in bir çalışanına tekrar aracı satış şeklinde verebildi.

İddia Makamı

Aracı o almış evet. Onu ben sonra öğrendim, bunu da kanıtlayamam ama bence aracı satın almasında bir sorun yok, çünkü değerleri arasında bir şey. "Sorun var" dediğinizi iptal etmiyorum da aynen öyle.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Soruyorum hani sadece o dönem satışın kime yapıldığını biliyor musunuz?

İddia Makamı

Kesinlikle bilmiyorum. Kimse bilmiyordu çünkü zaten

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Benim vekilim, yani benim vekilim derken, kayınbiraderimin vekalet verdiği, o da benim arkadaşımdı bu arada, kişi vekaleten işlemi yürüttü.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şey, kimdi vekalet verdiği kişi? Ona bakarız şey...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tamam, çok önemli değil Yani vekalet verdiğiniz kişi, daha sonra bu aracı 'in bağlantılı kişilerine satışını mı yaptı?

İddia Makamı

Şöyle, şöyle; müşterim var dedi. 'in elemanıyla Eren'i ilişkilendirdim. Eren dediğim kayınbiraderim, o da muameleciyle onu ilişkilendirdi, para hesaba geçince de gidip imzayı attı, bu kadar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evet. Müşteri bulacağını söyledi. “Ben aldıracağım o aracı” dedi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ve daha sonra mı satışla ilgili bir karar verdiniz, yoksa satışa karar verip Adem'e söyleyip mi satış yaptınız?

İddia Makamı

Sayın Başkanım az önce de dedim, biz 6,5 milyona satışa çıktık, satamadık.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İlana koyduk, o ilanlar sahibinden'in linki ama açılamıyor mahkeme kararı isterseniz açılabilir diye benim avukatım onu anlatır detaylı. Şayın savcım, 6,5'a satamadık. Adem'e serzenişte bulundum, sonra biz gene 5,5'a da satışa çıktık. Bunu yapan elemanımı da tanık olarak da çağırabiliriz, benim oradaki yardımcım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sahibinden'e koyduğunuz ilanı kim koydu, kim adına? olarak mı yoksa kayınbiraderiniz adına mı?

İddia Makamı

adına koymadı, benim yardımcım var Servet Bey. Kendi adına mı koydu şey adına mı, aracı ilana koydu işte.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

. Servet Kiraz, pardon. Yıldırım değil...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tabii, tanık olarak çağırabiliriz. İlanı da verebiliriz. İlanı da açamadığımız için gösteremiyoruz.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Şey yapalım, hani bütünlüğü de bölmeyelim, siz savunmanızı tamamlayınız, en son sonra soru cevap yaparız.

Eylem 28 ile ilgili bir şeyim yok, eylem 29'a geçeceğim. Benim eylemlerim, ben hep söylüyorum inanmıyorlar şimdi KİPTAŞ'ı çok büyütüyorlar ama iddia ediyorum şoförlerden daha somut bizim iddiaları çürütmemiz. Çünkü orada “biliyor musun bilmiyor musun?” Adam bilmediğini nasıl ispat eder? Ben adam diyor ki "bir ayda yazı verdi" şey geciktirdi, ben "dört günde verdim" belgeyi diyorum. Şimdi eylem 29, öncelikle şunu da söyleyeyim gene tekrar ediyorum; bu eylem bana sorulmadı, diğer eylemler gibi, ilk kez soruluyor. Ve bu eyleme ilişkin sayın başkan, üçüncü dalgada bir operasyon oldu. Eski Cumhuriyet Halk Partisi vekili gözaltına alındı ve salındı. Bununla ilgili gazetede haberler de yapıldı. Yani ben bu eyleme savunma yapacağım ama siz konuya vakıfsanız aslında savunma da yapmamam gerekiyor ama gene de yapacağım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi iddianamenin değerlendirme özel kısmı; ilgili eylemde şüpheli Necmettin Şimşek isimli şahsa ait firma KİPTAŞ'ın kiracısı konumundadır. Kiralanan yerin sözleşmeye aykırı olarak kullanılması sebebiyle KİPTAŞ tarafından tahliye davası açılmış ve tahliye kararı verilmiştir. Bu kararın kesinleşmesine rağmen 2014 yılında KİPTAŞ bu yeri icra yoluyla tahliye etmiştir. İddia odur ki tahliyeyi durdurmak için durdurmayı taahhüt etmiş ve Necmettin Şimşek'ten 500 bin dolar para istemiş, 200 bin dolarını almış, sonra bizi durduramamış, tahliyeyi yaptığımız için "dolandırdı" diye Necmettin Bey Turan Bey hakkında şikayetçi oluyor. Bakın benimle ilgili şikayetçi olmuyor. Hatta benimle ilgili diyor ki "ya biz bu adamı durduramıyoruz, bu adam çıkıyor diyor ki işte yağmalıyorlar burayı falan" diyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Fakat ben bu eylemde hani sayın başkan, KİPTAŞ'ın ilk baştaki yapılanmasını anlatacağım. KİPTAŞ'ın bunun gibi onlarca yeri işgal edilmiş, arkadaşlarım tespit etti. Biz bu yeri amacı dışında kullanıyor diye tam 5 yıllık bir hukuk süreci sonunda icra yoluyla tahliye ettik. Ek 1'i açar mısınız? Şey herhalde sen zaten otomatik getirdin, teşekkür ederim. Şimdi sayın başkan, bir büyütür müsünüz? Ruhsatı veren Başakşehir Belediyesi. Bakın burada yazıyor sayın başkanım, şurada sosyal tesis alanı 4000, burayı 10 bin metrekare özel okul alanı olarak kullanıyor. Kendisi de zaten şikayetinde bahsediyor, aslında bu adam kendisi suç işlediğini söylüyor. 2014'te verilmiş, sağ tarafa gelir misiniz?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İmzayı atan kişi şu an belediye başkan yardımcısı hadi biraz dedikodu yapayım burayı hakan şüküre vermek istiyorlar 17-25'ten önce…"...arkadaşlara veriyorlar. Sosyal alan olarak, ruhsat değil ama. Sonra bu arkadaşlar burayı FETÖ Okulları adı altında bir okul işletmesi yapıyor. Normalde rakamları sallıyorum; buranın kirası 100 lira olması gerekirken okul anlamında, bize verdiği kira 10 lira. Biz şimdi batak bir şirket devraldığımızı söyledim; ne yapıyoruz? Taşın suyunu çıkarmak için ne kadar envanteriniz varsa tek tek incelettik ne kadar kira... Hatta sadece şunu söyleyeyim; Sayıştay bize Sular Vadisi, bu ve bunun gibi verilen yerlerle ilgili tenkit yazdı 2019 bulgusunda. Tek tenkidi, benle ilgili değil geçmiş yönetimle. O tenkiti yazmadan biz bu davaları açtık. Kanun diyor ki Sayın Başkan; İBB, iştirak şirketlerine doğrudan yer verebilir. 26. madde olması lazım. Sonra bu Gezi olaylarından sonra bu FETÖ'cülere falan çok yerler tahsis edilince bir Başbakanlık Genelgesi çıktı; TOKİ dahil, Milli Emlak'tan yer alırken Başbakan oluru olmadan alamıyorsunuz. Başbakanlık'ta özel bir ofis kuruldu orada. Sonra kanun koyucu dedi ki -şimdi eskiden belediyeler ne yapıyordu- Büyükşehir, iştirak şirketine veriyordu Sayın Başkan. Normalde Büyükşehir bir yeri nasıl verir; ihale ile verir, 2886. İştirakine veriyordu, iştiraki de istediğine veriyordu; bu yer öyle verilmiş.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sonra kanun koyucu bunu değiştirdi, dedi ki; 'Bir yeri iştirak şirketi doğrudan alıyorsa 2886'ya göre ihaleye çıkacak' dedi. 'Gülle yapamazsın sen' dedi. Bu da 2013'te o 17-25 Aralık'tan sonra gelen mevzuatımıza gelen yeni değişikliklerle oldu. Biz bu Sular Vadisi'ndeki alayı böyleydi, hepsine dava açtık. Bu vatandaşın yeri çok donanımlı bir şey. O zaman da Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın 'nun işte kreş, kültür merkezi, aile merkezi gibi şeylerini tam karşılayan bir konsept. Dedik ki: 'Çık kardeşim buradan, burayı ver bize.' Hatta dedik ki masrafını da veririz çünkü sen üçüncü iyi niyetli almışsın, bilmiyorsun ama hukuksuz almışsın. Yok dedi, adam o kadar peşin satar ki; avukatlarımı tanık olarak şey yaparsanız icrada- nasıl icra yoluyla tahliye ettiğimizde nasıl tehdit ettiğini de anlarsınız. Biz bu adamı dedik ki: 'Davalaşırız.' Davalaştık, tam 5 yıl sürdü. İcra yoluyla tahliye ettik Sayın Başkan. Ekler dosyada; Ek 19, Ek 20 bununla ilgili. İcra yoluyla tahliye ettim ben bu yeri. Bu arkadaş gidiyor birini aracı koymaya çalışıyor, dolandırılıyor ve bakın; biz 2024 Temmuz'da yapıyoruz bunu, bu adam da 2024 Temmuz-Haziran o ara çarpılıyor Sayın Başkan. Ne hikmetse koştur koştur gidiyor İBB dosyasında suç duyurusunda bulunuyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ya bu dosyanın böyle yani sizin böyle bir sıkıntınız var, zorluğunuz var. Basın ve başta da özetleştim ya; bizle ihtilaf yaşayan, hukuken mağduriyet yaşamış kendince, hukuken haklı olduğumuz yerde, 30'da anlatacağım onu da, onda da mahkeme kararı var- adam gidiyor buraya suç duyurusunda bulunuyor. Ama gene benle ilgili bu. Ben niye burada sanığım? Şeyi açar mısınız, Ek 2. Bakın sosyal medya paylaşımı; yazmışım burada '4 yıl önceden işte süren mücadelemizi kazandık' vesaire. Sonra Büyükşehir Belediye Başkanı gelmiş sahaya, televizyonlarda bangır bangır bunu demişiz. Adam bunlardan rahatsız olduğunu zaten orada bir tape dökümü var Sayın Başkan dosyada; 'Bundan şikayetçi adam, bu adam durmuyor' diyor, 'bizi tahliye ettiriyor' diyor. Ya ben de dedim ki hatta bana geldi Sayın Başkanım, geldiği tarihi de anlatırım en son; dedi ki: 'Biz tamam kaybettik davayı, bize ek süre ver.' Ben de kendisine aynen söylediğim cümleyi söylüyorum -yanlış anlaşılma olmasın- ' ile Tayyip Erdoğan yan yana gelse bu karara aksi bir hüküm yapamaz çünkü mahkeme, İstinaf dahi onaylamış, amacı dışında kullanıyorsun' diye. Amacı dışında kullanmaya ilişkin bir mahkeme kararı var, Ben istesem de sen buraya 100 lira değil 1 milyon lira da versen kardeşim, hükümler burada Başkanım; İstinaf Mahkemesi de onayladı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu adam bizle ilgili bir sürü suç duyurusunda bulundu, hepsi geri çevrildi. Ve biz burayı tahliye ettik. Hatta icra yoluyla tahliye ettik. Kendisine dedim ki: 'Güzellikle çık, binayı teslim et, biz de teşekkür ederiz.' Bina bizim, çünkü zaten geçmişe dönük eksik kira ödemişsin, bilmem ne... Binaya zarar vererek çıktı, hala davalarımız devam ediyor. Bir önceki resme bir daha gelir misin, mahkeme kararları zaten bakarsınız. Bakın Ekrem Başkan'ın resminin olduğu sağ tarafta üstte göreceksiniz Başkanım şurayı; talan etmiş, klimaları sökeceğim diye, binada- şeyleri söktü. Bunların hepsi bakın gece 10'da falan tahliye oldu hukukçu arkadaşlarımca burası. At çiftliği falan vardı, onları haczettirdik bilmem ne... 10 gün uğraştık tahliyesi için. Ben devletin işgal edilen yerine sahip çıkmışım kurum yöneticisi olarak ekip arkadaşlarımla beraber, tahliye etmişim; bu adam suç işledi, illegal yola girdi diye kendi itiraf ediyor ki siz bildiğim kadarıyla orada bir iki kişinin daha dosyaya dahil edilmesini istemişsiniz herhalde. Ama Necmettin Bey illegal yola girdiği için bence net suçludur. 'la olan hikayesi beni bağlamaz, bilmiyorum. Ki 'ı tanırım. Bakın 2024 yılında aramızda biraz nane olmuş baz kaydı dahi yok. Hiç böyle bir görüşmem olmadı ve tekrar söylüyorum; bu mahkeme kararı varken Sayın Başkan kim durdurabilir ya? Ben 5 yıl uğraşmışım orayı tahliye etmek için. 5 yıl! O videolar vardı da açamadık yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Özetle Eylem 29, yani tekrar soracağım Sayın Başkan: Bu eylem tek başına olsaydı beni tutuklar mıydınız? Yani KİPTAŞ'ın yapılanmasını niye anlattım size; çok ciddi bir kurumsal yapılanma kurduk orada. Çok ciddi bir kurum. Yani birinden kastı öbüründen kaçmadı, istemeden yoğunluktan mesai de olabilir. İlgili arkadaşlarımız bunu tespit etti, hukuken arkasında durduk ve davalarımızı kazandık ve tahliye ettik yani. Şimdi ben bu eylemde başka ne söyleyeyim Başkanım? Hani ikna olmadım diyorsanız daha da konuşacağım. Oldu diyorsanız geçeyim. Ne yapayım yani? Şimdi ben mahkeme kararıyla tahliye ettiğim yerden yargılanıyorum Başkanım. Tutukluyum ben ya! Ya şaka değil, benim iki tane küçük çocuğum var ya. Ha bugün oğlum bana mektup yazmış, annesi gönderdi, yani tam da şey çıkmadan önce ciddi sarstı beni yani. Ciddi şeyler yaşıyoruz biz. Ben şimdi devletin malına sahip çıktım diye yargılanacak mıyım ya?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Adam dolandırıcı, illegal yola başvuruyor, çarpılmış; iyi de olmuş eğer öyleyse iddia ettiği gibi... Ne hikmetse bir buçuk yıl sonra İBB dosyasına dahil oluyor. Artı bununla ilgili bir dalga alındı, ben yokum o dalgada; niye bu eylem bana geldi bilmiyorum. Hatta bazı avukatlar şimdi liste yapmış; işte 'un kaç eylemi var, Ahmet'in kaç eylemi var, bana üç eylem yazmışlar. Diyorlar ki: 'Bu eylemde senin adın geçmiyor ki.' Girişte varım, çıkışta varım; yani sonuçta bu suç isnadı. Arada yokum. Ama bu eylemle ilgili de her şeyin somut olduğunu düşünüyorum Sayın Başkanım. İddiayı kabul etmediğim gibi... Yani hatta şunu dedim ya: 'Bu bir kurgu mu vardır da bizi kahraman mı yapmaya çalışıyorlar?' Ben devletin yıllarca işgal edilmiş bir yerini, illegal kullanılmış bir yerini, belediyenin gözü önünde -İlçe Belediyesi ruhsatlar- gözü önünde olan hukuksuz bir eyleme son vermişim ve mahkeme kararıyla, icra yoluyla tahliye etmişim ve yargılanıyorum. Bu eylemle ilgili diyeceklerim bu kadar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Eylem 30. Bana göre bu iddianamede en saçma kurgu dalı da, aralığı yani; çünkü bu eylem üzerine o kadar tepindiler ki, özellikle kendini gazeteci diye, araştırmacı gazeteci diyen ama okuma özürlü olan bazı kişilerin çıkıp dediler ki televizyonda: "KİPTAŞ kurasız daire satamaz. KİPTAŞ tapusu olmadan yer satamaz." Yani KİPTAŞ'ı bizden daha iyi biliyorlar. Yani herkes KİPTAŞ uzmanı olmuş. Tabii onların motivasyonunu da biliyorum ama umarım dinliyorlardır. Bakın Başkanım tekrar söylüyorum; ben bugüne kadar kendime sansür uyguladım. Bir tane paylaşımım yok. Korktuğumdan değil. Benim yargılanacağım merci burasıdır, sizsiniz. Mahkeme beni yargılar, gazeteci beni yargılayamaz. Ama o kadar bir kötülük var ki suratlarında, nefret ve kin; haz alıyorlar ya insanlar bundan.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ya şu 30. eylemle ilgili kutusu da geçti ya, 'un iddianamesiyle ilgili hiçbiri demiyor ki: "Ya bu adamın bir tane cümlesi yok burada. Hiç ifadesi alınmadı mı?" diyen bir tane Allah'ın kulu çıkmadı ya. Öncelikle belirtiyorum; bu eylem bana Başkanım sorulmadı. Bu eylemin ama şöyle bir özelliği var; Ali Malaz konusu Sayın Başkan, bana kollukta bu sorulmadı. Ali Malaz... Ben 23'ünde tutuklanıyorum. Oradaki arkadaş sordu. Bakın gece en sonlarda hatta böyle gece 1-2, yani kafamızda şey olmuş, düşünün dörtlü nezaretteyiz; yani 13. saatin 12. saati... Çat diye yapıştırdım cevabı. Anlattım, dedim bu böyle böyle nedir, yarın evrakları sunacağız. Sonra Cihat Bey bizi ifadeye aldı. Ertesi gün avukatlarım da mahkeme kararlarını dosyaya sundu. Dosyada yok. Benim bu konuyla ilgili beyanatım yok. Şu Ali Şükrü eğer bu mahkeme bu işten prim verirse yazık bu devlete.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi anlatacağım. Sayın Başkanım eylem 30'u özetlemeye çalışmakta çok zorlandık. Dediğim gibi değerlendirme kısmını ben burada okumayacağım, avukatlarımın anlatacağını bildiğim için. Ha o kadar anlamamış ki iddia makamı konuyu... Dediğim gibi bence her eylemi birden fazla kişi yazıp toparlamaya çalışmış, birleştirmeye çalışmış. Şimdi eylem 30'da, yani KİPTAŞ'ı Türkiye'nin en büyük 11. şirketi haline getirmemize rağmen ben KİPTAŞ'ı dolandırıcılıkla yargılanan bir bireyim şu anda. Yani benim en ağırıma giden eylemlerden biri, tabii suç olarak da var; dolandırıcılıktan yargılanmak.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir kere KİPTAŞ bir kamu kurumu değildir. KİPTAŞ bu işte de zarar etmemiştir. Başta onu anlatayım da birazdan şey yapacağım; nasıl bir borç batakında devraldığımızı ve Türkiye'nin o en büyük 11. şirketi şu an itibariyle olduğunu söylemiştim. İddianamenin özeti Başkanım: Ali Şükrü Malaz, sözde örgüt faaliyeti kapsamında —lütfen iyi dinleyin, yani oradan dokunun da bu açıklaması bile hani çevirmesi bile zor— Ali Şükrü Malaz söz verdiği faaliyetin 2019'da yönetime giren talimatıyla, 'la birlikte şahsım itikaf süresini arsasından çıkarmışız, 'i taşeron olmaya zorlamışız, 'in yönlendirdiği müteahhit ile sözleşme imzalamışız.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ali Malaz bunu kabul etmediği için sözleşmesi devam ederken kamu gücü kullanılarak 'i Pendik Projesi'nin müteahhitliğine başlatmışız. Yani konuyu anlayamadığı o kadar belli ki iddia makamının... Yani Adem'i bana burada savundurturlar ya şu iddianamede, bu kadar çoluğun çocuğun gözyaşına sebep olan adam. Artı Pendik projesinde ilk 100 daireyi kamu zararı olacak şekilde maliyetinin altına soruşturma kapsamındaki muhtelif kişilere satmışız. Peki bu faaliyette de 'nun talimatıyla olarak her şeyi yapmışım tek başıma. Süpermen! Yani tek imza yetkim yok ama her şeyi yapmışız. Özetle ana iki iddia var.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi Sayın Başkanım, tedbiri açar mısınız? Şimdi Ali Şükrü Malaz... Gerçi tanısanız aslında Malaz ailesi önemli bir aile diyorlar ama belki ailesi bu süreçleri takip etmiyor, takip etse utanır. Şu tapunun şu kısmına yaklaşır mısınız? Ali Şükrü Malaz diyor ki; "Benim yerime çöktüler" diyor 'yla ilgili. Sayın Başkanım tapuyu 2017'de almış. Ben 2017'de Toplu Konut'ta yöneticiyim. da Beylikdüzü Belediye Başkanı. Biz KİPTAŞ'ta değiliz ki? Ben KİPTAŞ'a göreve geldiğimde, 2019'da dedim ya, 1.2 milyar o dönemin parasıyla borcu var. 100 milyon keş para, 100 milyon küsür Ali Malaz'ın bu taşınmazına karşı olan borcumuzu ödedik. Yılbaşının ya son günü ya bir gün önce. İlgili genel müdür yardımcısı burada, sorabiliriz tanık olarak isterseniz çağırırız.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

100 milyon keş paralı bir şey. Benim dönemimde KİPTAŞ, 2017'de alınan tapunun borcunu ödemiş. Sorulması gereken soru şu burada; şimdi oralara girmiyorum ama 2017'de bu arsa doğru bedelden mi alındı? 187 milyona anlaşılmış. Şimdi bazı kraldan çok kralcı olanlar var... Böyle denetimciler var, onları da uyarıyorum burada. Çünkü bir daha konuşma şansımız olmayacak muhtemelen Başkanım, o yüzden söylüyorum. Eğer yanlış bir şey söylüyorsam da düzeltin lütfen. Şimdi devlet memurları bir şeye fırt diye imza attığı zaman sorumluluk onu bırakmaz. Sayıştay ya da altından gelip burada "yok zarar var" bilmem ne diye böyle fake raporlar hazırlama eğiliminde olan bazı memur arkadaşlar var, duyuyorum. Sorarlar adama; 2017'de bu arsa gerçek değerinde alınmış mı? 187 milyona alınmış. O ayrı bir konu, geçmiş geçmişte kaldı. 2017'de alınıyor, parası ödenemiyor, sonra bir protokol yapılıyor; 2019'un başında yerel seçimlerden 4-5 ay önce. Sonra İsmet Yıldırım istifa ediyor zaten belediye başkanı olmak için. Bir kısım daire, bir kısım nakit para verecek diyor. Parayı veren biziz ya! Borcu ödeyen benim ya! Benim dönemimde ödendi. Sonra biz ne yaptık? Bu arsayı ihaleye çıktık. Çıkmadık, özür diliyorum; yarıştırdık. Bir kere evveliyatının olduğu şu belgeyle zaten net, tapuyu vermiş. İnsan tapuyu verirken zaten rızasıyla veriyor, kafasına silah mı dayamışlar?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan, benimle ilgili 3 kişi ifadeye çağrıldı: Eski pazarlama müdürümüz , bir genel müdür yardımcım ve iki tane de genel müdür yardımcısı. Bu kişilerin hepsi tutuksuz yargılanıyor. Hatta 'yu da çağıralım. Savcı, 'ya asıl edinimini soruyor, o da anlatıyor. Tıpkı benim anlattığım gibi; 2017 yılında alındığını, daire borcu olduğunu ve prosedürü anlatıyor. İddia makamı ise iddianameye, "Bu alışverişin muvazaalı olduğu Serhat Bey'in ifadesinden de anlaşıldı" diye yazmış. Serhat Bey öyle bir şey demiyor ki! Serhat Bey, Pendik'teki satışların o dönemki satış pazarlama müdürüdür. Satışların nasıl yapıldığını ve işleyiş esaslarını tek tek anlatıyor; sorumlusu kendisidir. Şu an bana "anlat" deseniz, ben o kadar detaylı anlatamam. Serhat, savunma için çağrılıyor; kolluk kuvvetiyle tutuklama için değil Sayın Başkan. O baskı altında bunları söylemiyor, hazırlanmış bir şey de değil. Savcılık bunu dosyaya koymuyor; Malazlar'ın alım sürecini biliyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Peki, biz Malazlar ile ne yapmışız? Ali Şükrü Malaz ile davalık olmuşuz. Bu arada davayı biz açmadık; kendisi geçimsiz olduğu için bize dava açtı. 54. sayfayı açabilir misin? Seçkin Akpaşa... Biraz önce iddia makamı da sormuştu; bu aracın satışına ilişkin vekalet bilgisinde vekilin kim olduğunu sormuştunuz. Az önce ifadesi yansıyan Serhat Bey önünüzde, F-16 olarak zaten hepsi mevcut. Ancak şunu söylemek istiyorum: Bakın, bu kişi ifadeye çağrılmış ama bu araçla ilgili hiçbir şey sorulmamış Sayın Başkanım. Aslında araç zaten normalde iddianame konusu da değil; ben sadece etkin pişmanlık adı altında anlatılanları açıklıyorum. Bu arada, " kimdir ve ben KİPTAŞ ekibini nasıl kurdum?" onu da açıklayayım. Sayın Başkan, ben TOKİ'den geldiğim için, TOKİ'deki yöneticilik dönemimde benimle çalışan 3-4 kişiyi transfer ettik. Özel sektörden tanıdığım, güvendiğim arkadaşları aldım; Serhat da bunlardan biriydi. Sonra yollarımız bir şekilde kesişti. Referans usulü çalıştık, yani hep aynı çevreden adam toplamadık. Ekibimi ben kurdum ve tüm yetkilerle ilgili idareciler zaten onay verdi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Başkan, Ali Şükrü Malaz, biz bu işin lansmanına ve satışına çıkınca satışları durdurmak için dava açtı ancak kaybetti. Orada yazıyor mu? "Ben tedbir koydurdum" diyor. Tedbir koydurduğu konu şu: Biz bu tapuyu 2017'de almışız, borçları ödemişiz; o ise "Burada anlaşmamız vardı" diyerek tapu iptal ve tescil davası açıyor. Biliyorsunuz, tapu iptal ve tescil davasını kim açarsa açsın, taşınmazın tapusuna bir şerh konur; bahsettiği budur. Bu arada o davayı da biz kazandık. Zaten amacı hem mahkemeyi hem basını alet etmekti. Hem mahkemeye hem basına "Tapusu olmadan yerini satmışlar" dediler. Bir kere KİPTAŞ, mülkiyeti kendisinde olmayan yeri satış vaadi sözleşmesiyle satabilir. Nokta. Herkes satabilir ama KİPTAŞ ekstra satabilir; örneğin Locamahal projesi, geçmişe girmek istemiyorum. Artı olarak burada tapu bizde. "Satış vaadi sözleşmesiyle gayrimenkul satıyorlar" diyerek bunu durdurmak istedi ama kaybetti. İstinaftan tedbir koydurmak istedi, onu da kaybetti. Hiç bunları söylemiyor; sadece "Tescille ilgili dava açtım, tedbir koydurttum" diyor. O davayı da kaybetti, dosya şu an istinafta bekliyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Biliyor musunuz Sayın Başkan, adamın asıl amacı nedir? Bekletici bir sebep yok; burayla ilgili çıkacak olası bir kararla menfaat sağlamaya çalışıyor. Buna izin vermeyin. Ben o adama 2019'da daireleri verdim, 100 milyon nakit para verdim. Diyelim ki adam haklı ve biz usulsüz şekilde yerine çökmüşüz —ki aradaki sözleşmeler ortada— bu bir uyuşmazlık konusudur. Bu konu uyuşmazlık mahkemesinin mi yoksa ticaret mahkemesinin mi konusudur? Biz bunu ticaret mahkemesinde görüyoruz ve davayı kazanıyoruz; bundan bahsetmiyor. Diyelim ki davayı kaybetti; olarak ben niye suçluyum? Şimdi anlatacağım, gelir gider dengesi bellidir. Eğer haklı çıkarsa, ne kadar para gelmesi gerekiyorsa, o parayı kendisine veririz; bu kadar basittir. Eğer davayı kaybederse —ki o davayı da kazandık Sayın Başkan— o zaman ne olacak? Tuttuğu avukatların ilişkilerini mi, savcılarla yaptıklarını mı, yoksa basında nasıl haber yaptırdığını mı anlatayım?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Basında bu haberleri yapanlara sesleniyorum: Hiç kimse durup dururken, bir motivasyon olmaksızın özellikle Ali Malaz konusunu televizyonlarda konuşamaz. Bize hikaye anlatmasınlar. Kimin neyi, hangi gerekçeyle yaptığını ilerleyen süreçte işin dozuna göre söyleyeceğiz; ama anlatılanlar gibi bir durum yok. Herkes Ali Malaz'ı savunuyor. Ya tapu bizde! Bir sorun bakalım; tapu bizde. "KİPTAŞ sadece sosyal konut yapar" dediler. Beş genel projesi var, isim vermeyeceğim; iddia makamı baksın, aktif ya da pasif kaç tane bakanın orada yeri var biliyor musunuz? Bu suç mu? Lüks konut projesi olan KİPTAŞ Yeşil Vadi Konakları'nın kurulumu budur. Necati Bey, "Pazarlamasını yaptım" dedi; KİPTAŞ Genel Müdürü'nün orada yeri var. Parasını verip alıyor. Eski Cumhurbaşkanı'nın orada yeri var. KİPTAŞ sadece sosyal konut yapmak zorunda değildir; bir kere bu ezberi geçin. Ancak kamu iştirakli bir şirket olduğu için, hem geçmişte hem de bizim dönemimizde politik bir tercih olarak belediye bazı konutları satarken kriter belirleyebilir. "Alt gelir grubuna satarım, evi olmayana satarım" diyebilir; ama bu bir zorunluluk değildir. Ben ticaret yapıyorum; istediğime, istediğim şekilde satarım ki biz kendi stoklarımızı müzayedeyle satıyoruz. Müzayedeyi düzenleyen benim. Bakın tekrar söylüyorum; televizyonda "KİPTAŞ, kurasız daire satamaz" diyorlar. Bu bir manipülasyondur.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İsim vermeyeceğim, çünkü içinde arkadaşlarım da var; aktif ve pasif bakanlar, milletvekilleri ve o dönemki İstanbul'daki mülki amirlerin neredeyse tamamının orada yeri var. Bu suç mu? Değil. Değerinin altında aldıysa o ayrı bir konudur, onu tartışırız; ancak KİPTAŞ herkese yer satabilir. Sayın Başkan, öyle bir dava ki bu; KİPTAŞ gibi bir kurumu geçin, 'nu geçin, daire alan herkes suçlu ilan ediliyor. 9 kişi burada hasbelkader soruşturma aşamasında "daire aldı" diye suçlanıyor. Olacak iş mi? Parasını verdiyse herkes alabilir. Bakın, "Eski Cumhurbaşkanlarından biri almış, Genel Müdür almış, çalışanlar almış" diyorum; alabilirler de. Ben hayatım boyunca almadım, almam da. Düşünün, daire almadığım halde başıma neler geliyor? Ali Şükrü Malaz, maalesef istinaftaki davasıyla ilgili kendine bir paye çıkarmaya çalışmış; ancak mahkeme kararı zaten ortadadır.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

"Ali Şükrü Malaz'ın yerine çöktüler, Adem'e verdiler" iddiasına gelince; Sayın Başkan, Ali Malaz'ın ifadesine bakın. Diyor ki: "Gittiler, 'in buranın müteahhidi olduğunu söylediler." Adem Soytek, Pendik'in müteahhidi değildir. 'in firması ASOY firmasıdır; Pendik'in müteahhidi ise ALK adi ortaklığıdır. ASOY ve LEDA Kurumsal; geçmişten beri KİPTAŞ ile iş yapan, şu an TOKİ ve Emlak Konut'un en büyük müteahhidi olan, Silivri 4 projesinde yan yana iş yaptıkları için bu dönemde tanıştıkları bir firmadır. Hatta ben Beşiktaşlıyım, oradan takip ediyorum; Beşiktaş Spor Kulübü'nün Fulya'daki ihalesine çıkıp en yüksek teklifi veren firmadır. Ne alakası var? 'in Pendik'te hissesi yoktur, Pendik'in müteahhidi de değildir. Ama Ali Malaz fitne katmak için "Müteahhitliği ona verdiler" diyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi biz kime vermişiz Sayın Başkanım? Bu çok önemli. Biz yüklenicileri nasıl belirliyoruz Sayın Başkan? Bu, dosyadaki şirket yapısına dair kanaatinizi doğrudan etkileyecektir. Biz bu işi "hasılat paylaşımı" usulüyle yaptık. Bir ciro var ve bunu paylaşacağız; müteahhit de alacak, biz de alacağız. Kamu İhale Genel Tebliği'nin 3.1.1. maddesini size okuyorum Sayın Başkanım; lütfen dinleyin Sayın Savcım Çok önemli bir şey söylüyorum; hani "kamuyu dolandırmışım" iddiası var ya, işte o iddiayı kökten çürüten madde budur. 3.1.1. maddesine göre kat karşılığı ve hasılat paylaşımı işler, Kamu İhale Kanunu'na tabi değildir. Bu açık bir beyandır. Yani kanunda yazan tebliğe göre; kamu harcaması gerektirmeyen Kamu İhale Kanunu Genel Tebliği 3.1.1.'i dosyaya sunduk Sayın Başkanım. Kamu harcaması gerektirmeyen veya bütçeden ödeme kullanılması söz konusu olmayan kat ve arsa karşılığı yapım işleri, Kamu İhale Kanunu'na tabi değildir. Soruyorum: Kamu harcaması yapmamışım, bütçeden para harcamamışım. KİPTAŞ'a ben nasıl zarara uğrattım? Çok basit bir soru.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Biz bu dönemde müteahhitlere para ödeterek hasılat paylaşımı yaptık. KİT'e tabi değilim. Avantajları var, onu teknik olarak isterseniz anlatırım. Bu dosyada size mentörlük de yapabiliriz. Çünkü gerçekten – hani o savcının öyle sorular geliyor ki – şirketlerle belediyeyi öyle bir karıştırmışlar ki anlamıyorlar. Şirketler sadece sahibi İBB, tamamen ayrı bir tüzel kişilik. Yönetim kurulu var, genel müdür var, vesaire vesaire. Parayı harcarken mesela ben KİPTAŞ adına malzeme satın alsam para harcıyorum ya, Kamu İhale Kanunu'nun temel esaslarına tabi. Ama biz ne yapıyoruz? İşleri nasıl veriyoruz? Sayın Başkanım, Kamu İhale Kanunu, davetli işlerde bunu Ceyhun arkadaşımız, Seyfullah arkadaşımız çok güzel anlattı. Davetli işlerde en az 3 davetli çağıracaksınız. Biz bu işte Kamu İhale Kanunu'ndaki davet usulündeki esasları baz aldık iç yönerge olarak. Yani şunu yapabilirdim ben – açık söylüyorum, mesela Ayazağa'da Adem'e baskı yap... Ben istesem hiçbir şey olmadan tak diye Adem'e veya tak diye size verebilirdim. Bir kriter yok kanunen. Çünkü hasılat paylaşımı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Biz burada ne yapmışız? 5 tane firma davet etmişiz. Firmalar: 1. Torunlar Firması – kim olduğunu anlatmama gerek yok. 2. DML Firması. 3. GYA İnşaat – GYA İnşaat kim? Sizi ilgilendiriyor. Gaziosmanpaşa Adliyesi'nin olduğu bina, Turkuaz Medyanın yapıldığı binanın müteahhidi. Kalyon grubunun bir kanadıdır. Bunu siyaseten anlatmıyorum, bilin diye söylüyorum. Çok iyi iş yaptıkları, çok iyi iş bitirmeleri sebebiyle buraya davet etmişiz. 4. Özbek İnşaat – Özbek için Adem'e diyorlar ya "KİPTAŞ müteahhidi" – adam bir tane işte Adem'i savunur hale geldi. Özbek İnşaat'ın 8-9 tane KİPTAŞ işi var. 5. Levent'te var. Loca Mahal'ı yapmış. TOKİ'nin emlak müteahhidi. Özbek kim – biliyor musunuz Sayın Başkanım? Eski genel müdürü İsmet Yıldırım'ın yeğeni. Suç mu değil? Etik olması tartışılır ama KİPTAŞ'ın en büyük müteahhididir. Onu bile çağırmışız. 5. firma – ALK- AD ortaklığı, ASOL, Kurumsal Vega.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu firmalar, Sayın Başkanım, 3'e böldük. 1.500 konutlu – yaklaşık 1.496 konut ve ticaret – işte 500, 500 böldük. Pandemi dönemi risk olmasın diye. Bir etabını ASOY tek aldı işte biz – bir etabını Kurumsal diye bir firma aldı, bir etabını LED aldı. LED eskiden bir işi KİPTAŞ müteahiti bu sefer bakardım vesaire – iç içe oldu. Aynı sizin durduğunuz gibi yani ister istemez birbirinize değecek. İç içe oldukları için orada tanıştılar, kaynaştılar. Kendisi anlatır hepsini – tanışmıyor. Bu işe bizi davet etti. Ve bu dev firmalar arasına girip yeni teklifleri aldılar. Bu işte bir şaibe olsa, Özbek'le mi bu şaibeyi tutacağım, Kalyon grubunun ortağıyla – GYA ile mi tutacağım, Torunlar'la mı tutacağım? Yani burada bir şaibe varsa – hani 'in veya onun bulduğu gruba veriyor olmamız için – yan teklifleri benim organize etmem lazım. İşte bu tam bir örgütsel faaliyet, tam bir örgüt işidir. Ama paydaşları da onlardır. Sorun bakalım – ya ben manyak mıyım?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bakın tüm firmaları çağırdı – savcılık biliyorum, hepsinin ifadesini aldı. Hiçbiri KİPTAŞ ile ilgili ya da benle ilgili olumsuz bir şey söylemedi. Biz burada rekabetçi bir ortama girdik. 3 ortaklı diye buna girdiler. Ve oradaki iş metodu – buraya teklif verdiler ve işi yaptılar. Yani işi yürütüyorlar. Tabii 'e kayyum atandığı için şu an o işi kayyum yürütüyor. Şimdi özetle Başkanım, şu kısmı tekrar üstünden geçiyorum: Biz buradaki yaptığımız iş Kamu İhale Kanunu'na tabi değil. Kamu harcaması – bütçeden harcama olmadığı için – kamu zararından bahsedemezsiniz. Bu hasılat paylaşımı bir iş. Bu sözleşmede – mesela –"burada 100 tane daireyi CHP'lilere verdi." Şimdi öncelikle şunu söyleyeyim Sayın Başkanım. Sözleşmeler KİPTAŞ'ın sözleşmeleri. Ben hep şöyle bir tabir kurarım: Çok iş adamı bizimle iş yapmak için dilekçe verir. Siz patronsunuz ama sözleşmeyi imzaladığınız zaman – tabiri caizse nikahı kıyarsak – artık patron biz oluyoruz. Bizim sözleşmelerimizde projeyi – bakın öyle hükümler vardır ki proje tamamen değiştirelim, gene sorun yüklenicidedir. KİPTAŞ'ın hiçbir sorunu yoktur. Bu eskiden de böyleydi. Sözleşmenin 6/3 maddesi çok açık bir şekilde diyor ki: Buradaki satış, pazarlama, sözleşme imzalama yetkileri yüklenicidedir. Yüklenici kime ne satar, ben bilemem. Ama satış rakamına müdahale ederim, benden onay almak zorunda. Para bana girmek zorunda. Fiziksel ilerleyişine göre biz göndeririz, kontrol ederiz parayı. Ama kime sattığını bilmeyiz, sözleşmelerde imzamız dahi yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yani diyor ya, 100 kişiye dükkan/daire sattım falan, onlara anlatacağım. Bizim ilk faz satışımız meşhur, hep ilk fazlarımız nedense meşhur. Ekspertizi yapılıyor geliyor; sunduğu rakam 8.365 TL'den satış öngörüyor. Diyor ya bize 'ucuza sattılar' falan. Ortalama ilk fazı söylüyorum, hani daha deminkiyle bağdaşsın, aynı konuya çıksın; 10.591 liradan satıyoruz, ekler dosyada. Nasıl satıyoruz? Sözleşme gereği firma SPK lisanslı bir ekspert firmasına ekspertiz yaptırıyor, bize sunuyor, biz de ona onay veriyoruz. Şimdi '8.300'den 10.500'e niye çıktınız?' diyebilirsiniz. Ödeme planları, KİPTAŞ marka değeri, kendimize güvenimiz, o anki bankalarla olan ilişkiler, bir sürü bir sürü şey var. Şimdi 8.560 küçük gibi geliyor değil mi? Bu arada 2021 yılı yani... Sayın Başkan, biz bu işi ihale ettiğimizde bakın 5 tane dev şirket girmiş; 1. grup.... 94.000 metrekare satılabilir alan var. 94.000 metrekare. KİPTAŞ'ın idare payı 260 milyon mu... 220 milyon, toplam hasılat 1.8 milyar beklenen. KİPTAŞ'ın alacağı para 220 milyon. Tamam mı? Bu ne anlama geliyor biliyor musunuz? 94.000 metrekare satılabilir alanı 6.500 TL'den satsa ben paramı alıyor çıkıyorum bu işten. O günün şartlarında çok iyi. Biz kaç liradan çıkmışız? Bakın ihale 6.500 lira diyor. Verdiği teklif kendisiyle çelişiyor. Eğer bunu inkâr ediyorsa ihaleye fesat karıştırmıştır. Açık söylüyorum. İhbar ediyorum, ihaleye fesat karıştırmıştır. 6.500 liradan teklif vermiş 5 tane dev firmanın arasından almışlar. Bizim ilk satış çıkışımız 10.500 liraya. Rakamlar ortada, birazdan tabloyu da yansıtacağım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Dolayısıyla bizim şu ana kadar Sayın Başkan... Oradaki gerçekleşme rakamlarını da anlatacağım. Bir konu daha, gene dosyada ekte var. Şimdi 'in şirketine el konulduğu için o bloku TMSF yönetiyor. Bir şey konusu var; mahsuplaşma, daireleri ayırma falan, o detaya girmeyeceğim, sorarsanız girerim de... TMSF, Adem'i -yani ALK'yı- yönetiyor ya şu anda Başkanım; yazı yazdı KİPTAŞ'a. Paylaşım yapmışız. Diyor ki; 'O kadar pahalıya satmışsınız ki daireleri satamıyoruz, %15-20 indirim yapar mısınız?' Yapmak için KİPTAŞ'tan onay istiyor. O yazıyı da sundum dosyaya. Yani kimse gelip bize demesin ki 'KİPTAŞ burada daireleri ucuz fiyata sattı.' 220 milyon iken idarenin beklediği, şu an benim bildiğim -yani güncellenir bu arkadaşlar günceller- 31.12.2024'te gerçekleşen değer 1.847.000 TL KİPTAŞ'ın kasasına giren rakam. Hangi zarardan bahsediyoruz Sayın Başkan? Hangi zarardan bahsediyoruz? Zarar olabilecek ne var? Nasıl bir yöntem var?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şeyi açabilir misin, Ek-3'ü. Şimdi bir iddiada Sayın Başkan, soruşturma kapsamında daire alan kişiler var. Ben şimdi bu kişilerin çoğunu tanımam. Bir yaklaşabilir misiniz? Bulut Erdöner diye biri var, burada tanıştım, abisini tanırım. Onun ifadesini almışsınız dinlemedim, bugün Esma şey yaptı. Mesela Sayın Başkan, bir örnek olarak geçeceğim, üzerinde çok durmayacağım; Ali Akın. 'ın eniştesi. kim? Ekrem Başkan'ın koruma amiri. Daire almış. Bir sağa gidip biraz büyütebilir misiniz? Şimdi Başkanım, ekspertiz değeri 09.12.2021, 508.000 lira daire. Şey pardon 511.370. Satış fiyatımız 668.170. Ekspertiz değerinin %30.66 üstüne satmışız 23.12.2021'de. Görüyorsunuz değil mi artış rakamlarını? Bu listenin daha genişi de var. diyor ki 'Ben elemanlarıma daire aldım' diyor. Doğru, aldı, suç değil. , bakın satışları yapan 'in satış ofisi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

, buranın satış pazarlamasını yapan 'in arkadaşıdır. Yani o kuyrukların olduğu yerde... Hatta özür diliyorum az önce Esma Hanım avukatı bir evrak yansıttı, ben avukatlarıma söyledim, Vakıfbank'tan şey alınmış, dosyada yok bu evrak, onu biz de bulmamız lazım bence. KİPTAŞ'tan alanların listesini koymuş Sayın Başkan, ilk fazda alanların. Ya orada bir tane CHP'nin delegesi... Zaten savcılığa biz bununla ilgili, ben Genel Müdürüm; evrakları ben gönderdim, kim kime ne satmış... Ondan sonra ben tutuklandıktan sonra da gönderildi. 'dir buranın satışını yapan sözleşme gereği; yani ALK ortaklığıdır Başkanım. Kendi personeline aldığı daireler bile ekte var, %30-40 üstü. Yani ekspertiz bedelinin üstünde bir satış belirliyoruz ya Başkanım; bakın ekspertiz var 100 lira, 120 lira dedik. Siz yapıyorsunuz değil mi satışı? 120'yi belirledik ya, gidip kendinize 105'e alamazsınız. O da 120 lira üzerinden -yani o arttırım bedeli üzerinden- almış. Evrakları dosyaya sundum. Dolayısıyla bu kişiler... Yani KİPTAŞ'tan daire almak suç mu ya? Cumhurbaşkanı almış diyorum, bakanlar almış diyorum...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Açabilir miyiz arkadaşlar? Şimdi bu KİPTAŞ… 75 daire oluyor… Aslında iddianamenin akışında geçiyor Sayın Başkan. Değerlendirme kısmında dediğim gibi her zaman bu evrakları bulmadığımız için anladık. Yani bir insan siyasi olmadan bu kadar dediler ki: "CHP'lilere 75 daire verdiler." Bu haberi ilk yapan Tolgahan Erdoğan. Başkanım şu sol altı büyütür müsünüz? Zorla polisi ifade ederler. Olayda iki delegenin arasında konuşurken "Abi sen 300.000 lira KİPTAŞ'tan daire verirlerse oyumu veririm" kullanmıştım. Ben de röportajda burada değildim. Aynı 17 Şubat konu iki kişi arasındaki geçen muhabbettir. Firmanın bu kişilerle herhangi bir teklifi veya iddiası olmamıştır. Bu söylemin firmaya herhangi bir karalayıcı bilmem nesi yoktur diyor. Bakın ben genel müdürken bu iddiayı atan, basında bunu gezdiren Tolgahan Erdoğan ile ilgili dava açtım o bölgeye. Bir kuyruk acım olsa, bir korkum olsa açar mıyım?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir sağa gelebilir misin? Bilirkişi raporu. Dur bu daha hükme bağlanmadı. Bizi haklı buluyor. Burada ticari itibarı vesaire vesaire. Bir sonraki karara çağırmışsın, Ek 3'ü, Ek 5. Şimdi her şeyi... Şey de bu Hasan Hüseyin Aşağı yok. En alttakinde. Bu adamı zaten hiç görmedim. Televizyonda bir kere gördüm de bu tutuklu bildiğim kadarıyla. Bu adam hüküm dağıttı Sayın Başkan. Bakın buradan da aynı şekilde. Bir de şurada hüküm yazıyor. Şuraya bir sağa yaklaşır mısın? Sağ alt. 4 ay 15 gün hapis cezası aldı bu iddiaların asılsız olduğu için. Bir aşağıya inebilir misin bu sayfada? Şimdi bu operasyon daha olmadı ama aslında müthiş bir baskı. KİPTAŞ ile ilgili işte daireleri delege gene gündeme geldi. Ben de şimdi bu davada çok siyasi polemiklere girmek istemiyorum ama yönetim kuruluna çok ciddi bir saldırı olunca açıklama yaptı Twitter'da. Dedim ki: "KİPTAŞ bu iddialarını bulmak net bir şekilde yalandır. İlgililer hakkında dava açtım. Mahkeme kararlarını koydum." İnanın bundan sonra Sayın Başkanım, televizyona çıkanlar istediler, duydukları hemen böyle etmeye başladılar. Ama iddianamede karşıma çıkıyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi de aslında bence etkin pişmanlıktan davranırken bu popüler gündem maddelerinden faydalanmak istedi. Tekrar söylüyorum; satış varsa veya satışı yapacağı kişi firmadır, biz değiliz. Satış pazarlama yetkisi bizde değil. Dolayısıyla konu olduğu için bize de soruyorlar. CHP'nin o il davasında misal bir yerde geçiyor bu. Ya orada rakamlar yazıyor Sayın Başkan. Diyor ki: "10 lira binine verdiğin 20.000 lira..." Tabii hepsi şeyi KİPTAŞ'tan daire verdi ya. 10 lira 20 lira piyasası olan bir yerde 1.000.000'luk daire nereden? Yani 75 tane dairenin CHP'nin kongrelerine olayı asılsızdır. Ama bunun neden asılsız olduğunu da bir de şu açıdan anlatmak istiyorum Sayın Başkanım. Biz satışları 11.12.2021 yapıyoruz ilk 100 daireyi. Sayın Başkan, rezervasyonlar doğrudan tamamlanıyor. Sözleşmesi, kredisi, ıvırı zıvırı 7 Temmuz 2022'de bitiyor. Son sözleşme, Eltis proje, pazarlama hesabı... Kuyruğu görselleri de 2 koyduk. Kendi sosyal medyalarında hala var, silmesinler boşuna, indirildi onlar. CHP 38. Olağan Kurultayı ise Sayın Başkanım, 4-5 Kasım 2023'te oluyor. Ya biz daireyi sattığımızda ne CHP kurultay tarihi belli, ne delegelerin değişeceği belli. Ne delege tanırım. Artı Sayın Başkanım, böyle bir eylem olsa bunu gizleme ihtimaliniz yok. Ha kimler CHP'li bir protokol daireleri satar bilmem ne, eyvallah. Ama öyle bir şey de yok. Bir deli kuyuya taş atıyor, iki tane trol... Dava açıyoruz. Yani benim öyle bir karın ağrım olsa dava açar mıyım Sayın Başkan?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bunu da söyledikten sonra TMSF'nin yazısını da söyledim. Şimdi Başkanım, en başa dönüp özetlemem gerekirse Ali Malaz'ın iddialarının mahkeme kararıyla somut bir şekilde yalan olduğunu zaten belgeledim. Bunu satışta hem taşınmazımızın satışında herhangi bir tedbir, satışa ilişkin bir tedbir yok. Tapu iptal davası ile ilgili bir tedbir var. Davayı ilk derecede kazandık. İstinafta devam ediyor. Onu da kazanacağız. Onun dışında bir karar verme, Türk hukuk sistemine bence imkanı yoktur. Burada bir tane de fayda sağlamaya çalışıyor Ali Malaz… Dediğim gibi tapu bizdedir. Diyelim ki kazandı davayı, hani imkânı yok ama hukuk çerçevesi, hukuk işlerse bedeli mukabili zararı varsa ödenir. Bu bir uyuşmazlık davasıdır, ticari- bir ceza davasına konu değildir. Söz konusu işte zarar olmadığı rakamlarla çok açık bir şekilde ortada durur. Zarar olabileceği bir iş modeli yoktur. Hasılat- yani burada müteahhitin taşıyla kuş vuruyoruz biz. Parayı harcayan onlar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi Sayın Başkan çok önemli bir belge. Şey neydi... Şu Kamu İhale Kanunu Tebliği'nin Ek 22. Bakın bu dosya KİPTAŞ açısından pür-u pak olduğunun belgesidir. Tüm ihalelerimiz incelenmiş Sayın Başkan, 3G'ler dahil. Bu arada 3G'ler de ihale yöntemi değildir, istisnadır; onu da yan- yapmamız lazım. Sayın Başkan, 3-1-1 maddesini anlattım ya size. Bunun aynısı İddia Makamı'nın aldığı MASAK raporu diye herhalde geçiyor o, 20.10.2025 tarihli inceleme raporunda var Sayın Başkanım. Tam kurumun adını söyleyeceğim de... Sayın Başkanım ve Sayın Savcım, , Muhasebat Genel Müdürlüğü, Muhasebat Kontrolörleri Başkanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülmekte olan 2024 işte 22 28 733 sayılı soruşturmada KİPTAŞ'ın yaptığı iş ve işlemlere ilişkin mevzuat hükümleri bakımından incelenmesi. Rapor tertemiz ama iddianamede yok. 3-1-1 maddesinin de doğru uygulandığı orada şerh edilmiş. Tabii benim beyanlarıma bir geçin, kanun çok net ama orada da şerh edilmiştir Sayın Başkan. Dediğim gibi de konular var, maalesef konulmuyor, cümleler değişiyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Pendik'le ilgili de, yani 30 no'lu Eylem'le ilgili de benim söyleyeceklerim budur ve şu soruyu tekrar sormak istiyorum: Sadece 30 no'lu Eylem karşınızda olsaydı ve ben savunma yapsaydım beni tutuklar mıydınız? Veya tutuklu yargılar mıydınız bu kadar delille? Hesap vermeye hazırız yani, hesap sormaya hazırız yani... Şimdi bir de örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum Sayın Başkan. Şimdi ben KİPTAŞ Genel Müdürü olarak, Yönetim Kurulu Başkanım , benim örgütteki yöneticim . Yani Türk Ticaret Kanunu'nda aslında kurum mevzuatı zaten emredici hükümler vermiş; ast-üst ilişkim olan bir kişiyi bana örgüt yöneticisi olarak tarif etmişler. Örgüt lideri olarak da zaten Büyükşehir Belediye Başkanı; yani Genel Müdür ile Yönetim Kurulu Başkanı arasındaki bir ilişki örgüt gibi tariflenmesi bence ast-üst ilişkisini böyle bir şekilde sunmak Türkiye'deki tüm kamu kurumlarını riske sokar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Örgüt yöneticilerinin kendi işindeki hiyerarşide çelişkili olduğunu gösteren en somut ifade de aslında diyor. ne demiş? 'Ben 'a güvenmiyorum, kendi ekibini kuruyor' demiş. Yani nasıl bir örgüt yöneticisi ki örgüt üyesine güvenmiyor; ki iyi güvenmiyor. Diğer bir konu Eylem 29; nasıl bir örgüt yöne- üyesi ki , şüpheli 'ın iddia odur ki alacağı 500 bin dolar rüşvete engel olmuşum ben icra yoluyla tahliyeyle; örgütün gelirine engel olmuşum. Böyle bir örgüt üyesi mi olur? Ben örgüt yöneticiliğini kabul etmeyeceğini tahmin ediyorum ama gene de hani geçiyor diye... 'e örgüt yöneticisi diyorsunuz; bir örgüt yöneticisi örgüt üyesine niye rüşvet versin sistemli? Mantıken kendi alır, kendi aktarır. Ya bu da bir şey...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Telefonlarım Sayın Başkan, benim telefonumda 3600-3800 arası herhalde numara vardır; 40 kişiyle telefon görüşmemi örgütsel faaliyet olarak göstermişler. O dönemdeki telefon görüşmelerime bakın; Meclis'ten de çok insan vardır ve siyasi parti farkı olmadan Bakan dahi vardır. Yani her telefonla görüştüğümüzde örgütsel ilişkimiz olsa yandık yani. Dolayısıyla ben kimsenin bir örgütsel yapılanması olduğunu görmedim bu süreçte. Böyle bir şeyi de kabul etmiyorum. Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen resmi kurumsal yapılanmamızın bize örgüt olarak isnat edildiğini söyleyeyim ve bu suçu da kabul etmiyorum tabii ki.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Toparlıyorum Sayın Başkan, Şimdi Sayın Başkanım, sınırı aşmamak için biraz metne bağlı kalmak istiyorum. KİPTAŞ'taki yöneticilik dönemimde iddia ediyorum; yani genel konularımızın geç tescilinden bahsettim, pandemi, deprem, İBB Meclisi'nin bize karşı olan tutumu, Türkiye'nin en zor ekonomik dönemlerinde değerlendirdiğimizde yönettiğimiz şartlar bakımından iddia ediyorum; KİPTAŞ'ın en başarılı yönetimini sergiledik. Rakamlar ortada. Batık bir şirket devraldık, ihaleye giremiyordu, Genel Müdürlük binası ipotekliydi. Şu an Türkiye'nin en büyük 11. şirketi. Bakın devam eden işlerimiz tamamlansın ki yıllara sari olduğu için göreceksiniz; ilk 10'a da girecektir. Ve KİPTAŞ kamudan bir kuruş ihale almamıştır. Bakın KİPTAŞ'ın üstündeki firmalara, dev dev ihaleler almıştır. Bu niye oldu? Bu başarı nasıl geldi? Bu başarı mıdır? Başarıdır, mütevazı olmaya gerek yok. Veriler ortada. Ben bir mühendisim, verilerle konuşuyorum. İyi yönettik, iktisatlı davrandık ve şeffaf olduk Sayın Başkanım. Ve Türkiye'nin en iddia ediyorum bakın, en denetlenen kurumu olduk.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ben KİPTAŞ'a 2019 yılında yeteneklerimi, tecrübemi, vizyonumu gösterebilmek için heyecanla geldim. 15 yıllık devlet memurluğundan istifa ettim. Kolay bir şey değil; Toplu Konut İdaresi'ni bıraktım. Ama bu süreçte çok ciddi mağduriyetler yaşadım. Yani çok işin ajitasyon kısmına girmek istemiyorum konu sapmasın diye ama benim 2 tane çocuğum var; biri 7 yaşında, biri 12 yaşında. Ya benim çocuklarım cezaevine geliyor, olayları biliyor. Benim kızım bana diyor ki -burnu akıyordu-: "Baba," dedi, "işte peçete lazım. Bulur musun gardiyan amcadan?" Dedim ki: "Bende var, vereyim." "Ama" dedi, "sana lazım olur içeride, burnumu koluma silerim." Şimdi bu çocuklara biz bunu niye yaşatıyoruz? Yani ben bunları yaşatacak şu eylemler içinde ne yapmış olabilirim? Belgelerimi sunuyorum size. Ben 15 yıl bu devlete -bakın ben devletin memuru oldum, kimsenin memuru olmadım- memuru olarak iki tarafta da çalıştım siyasi bakımdan bakarsanız. Hiçbir zaman da siyasi bir angajmanım olmadı. Hakkımda bir tane yolsuzluk yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Birçok kişi, konular üzerinden yıllar geçmesine rağmen işte Ali Malaz gibi insanlar gidiyorlar, dosyalara müdahale ediyorlar. Bu kötü niyet. Sizden, Savcı Bey'den geçen gün işte Erol Bey hakkında suç duyurusunda bulundu; bence bunlarla ilgili de bulunulmalı. Bunlar net bir şekilde yargıyı aldatmaya yönelik işlemler yapıyorlar. Yani kötü niyetli insanlar bunlar. Ben belki o hangisinin iddiasıyla tutuklu olduğumu da bilmiyorum; 4 iddiayla da beni tutukladığınızı da zannetmiyorum. Bence hiçbiriyle de ilgili tutuklamamanız lazım. 11 ayı geçti başkanım tutsağım. Devlet bana çok dev projeler teslim etti, çok mahrem projeler teslim etti. Oysa şu süreç çok da elverişli bir süreçti. Yani ben mesela o Kanal İstanbul'un yapılmaya çalışılan projeleriyle ilgili bir hikaye anlatırım, 5 saat dinlersiniz Başkanım. Hiç bu şeylere de tevessül etmedim. Bir tek demeç vermedim çünkü dedim ki "Ben yargılanacağım."

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Hatta size şunu anlatmak isterim, bunu birçok kişi bilmiyordur: Ben daire başkanıydım, istifa edeceğim, teklif geldi vesaire. TOKİ Başkanı'yla konuştum. O zaman işte Murat Kurum yeni Bakan, onunla konuşacağız ama seyahatteydi. TOKİ Başkanı'na söyleyince biraz serzenişle karşıladı; dedi ki: "Rakibe mi gidiyorsun?" "Yok" dedim ya, "KİPTAŞ rakip değil, KİPTAŞ İBB'nin, TOKİ devletin; siz bir devsiniz" falan. Biraz kriz çıktı. Sonra "Tamam" dedi, "ayrılabilirsin", icazet verdi. Kötü ayrılmak da istemiyordu. Ben istifa dilekçemi vereceğim sayın başkanım; benim istifa dilekçemi işleme sokmadan bir iç genelgeyle benim daire başkanlığı görevimi aldılar TOKİ'den, uzman yaptılar beni. Tabii herkes şok. Sonra 3 gün sonra KİPTAŞ'a genel müdür olduğumu duyunca utançlarıyla kalakaldılar. Ve o TOKİ Başkanı şu anda bakan yardımcısı. Yani bunlara maruz kaldım ben. Buraya geldiğimizde de Başkan'a çok baskı yaptılar çünkü önceki siyasi konjonktürde KİPTAŞ'ın başına normal bir adam atayamazsınız, liyakatli bir adam atayamazdınız. Dediler ki: "Bu partinin bürokratını aldılar." Bunları yaşadık biz. Ben hatta başkanla o zaman o kadar diyaloğum yok, dedim ki: "Yani bırakayım ben, hani alışkın da değilim." Sosyal medya hesabımı düşünün... "Otur işine bak" dedi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Maalesef bu süreç, devletin kendi değerlerine sahip çıkmadığı bir süreçtir; umarım bundan sonra sizin sayenizde bu durum kırılır. Hakkımdaki itirafçı Ali Malaz dava açmış, kazanmışız; adam çamur atmış ama şu an dışarıda geziyor. 1.000.000 dağıtılmış; ben tutukluyum, o ise serbest. Necmettin Şimşek'i dava yoluyla tahliye ettirmişim; alavereye girmiş, dolandırılmış. O dışarıda, kendisini dolandırdığını iddia ettiği kişi de dışarıda; beni ise belgeyle tutukluyorlar. 'e zaten bir şey demiyorum; kendince hem kendisini hem bizi zora sokuyor. firar; adam firar ya! İlk kez biriyle aynı anda gözaltına alınacaktık; benimle birlikte gözaltına alınan kimse yok, benim konumla ilgili kimse yok. Adam dışarıda işini takip ediyor. Benim ne suçum var? Ek dosyanızı açabilir misiniz? İddianamede mal varlığıma ilişkin çok ciddi spekülasyonlar yapılıyor. Allah'tan devlette çalıştığım için bu hususu esaslı belgeliyorum. Sayın Başkan, memur olduğunuz için siz bilirsiniz; bunlar Toplu Konut İdaresi'nde çalışırken verdiğim mal beyanlarım, ekte sunulmuştur. Detay verip uzatmak istemiyorum, gerekçi adresime kadar her şeyi basına sızdırdılar. Bakın, belgeler mühürlüdür ve yeni aldık.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tutuklu yargılanmanın en kötü yanlarından birini söyleyeyim mi? 'in "ödedim" dediği o dekontu elde etmemiz 2,5 ayımızı aldı. Tutuklu yargılanmasam 1 saniyede alırdım. Şu evrakları bana sunanların yarısı belki TOKİ'deki personelimdir; ancak imzalayıp göndermekten imtina ettiler, zar zor aldık ve bu süreç 2 ay sürdü. Sayın Başkanım, burada 4 tane genel, 9 tane de ek mal beyanım var. Ben kamuda 15 yıl çalıştım ve 13 mal beyanım mevcut. Bu konuda o kadar hassastım ki; çünkü yönettiğim alan gereği müdürken 700-800 milyon liralık keşif özetlerine imza atıyordum. Yani bir yerin yapılıp yapılmaması benim inisiyatifimdeydi. İstanbul'daki toplu konutların, örneğin Kayabaşı'ndaki 300 milyon liralık projelerin altında imzam vardır; direkt onay yetkisine sahibim. Ben gidip usulsüz bir iş yapar mıyım? Devlet buna zaten izin vermez. Ne aldıysam, ne sattıysam, neyi kiraya verdiysem hepsi orada tek tek yazılıdır. Çocuğumun doğumu, evliliğim, mal satışlarım; her şey mevcut.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Size bir rapor sunduk Sayın Başkanım. KİPTAŞ'taki gelirlerimi ve maaşımı düşük göstermeye çalışıyorlar. KİPTAŞ'taki maaş dekontlarımızı, vergi iadelerimizi ve vergi beyanlarımızı sunduk; vergi iadesi aldım, onları da ekledik. KİPTAŞ ve TOKİ gelirlerime dair bir rapor hazırlattım. Ben TEMA projesinden bir ev aldım; iki katlı, dubleks, bahçeli, "ikiz villa" diyebileceğiniz bir yer. Sayın Başkan, ben bu evi maketten aldım. TEMA 2 projesinin detaylarına, konu başka yere çekilmesin diye girmiyorum; aslında satışla ilgili orada çok ciddi bir emsal sunabilirim ama sunmuyorum. Evi maketten 6,8 milyon liraya aldığımı belgeliyorum; bana ise "2,5 milyon dolara ev almış" diyorlar. Bu bir yatırım tavsiyesi değildir ama 2,5 milyon dolarım olsa Halkalı'ya mı giderim? Evin değeri o seviyede de değil. Demek istediğimi anlıyor musunuz? Olay sapsa istemediğim için emsal sunmuyorum. Evi aldığımda ortada inşaat yoktu, sadece maket vardı. O dönemde o firmalarla hiçbir ilişkim yoktu; o firmaların ortağı olan bir şirketle daha sonra KİPTAŞ'ta iş yaptık ama yeri aldığımda böyle bir bağım yoktu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Dolayısıyla sanki 13 yıl üst düzey yöneticilik yapmamışım, hem şirket yönetimlerinde yönetim kurulu üyelikleri ve başkanlıkları yapmamışım gibi, Sayın Başkanım, maalesef bizi gelirlerimiz üzerinden manipüle etmeye çalışıyorlar. Bu nedenle, mal varlığımın üzerindeki tedbirlerin ivedilikle kalkmasını istiyorum. Türk yargısının beni muhtaç hale getirmeye hakkı yok. Varsa bir kanıtı ortaya koysun; ama bir rapor, olumsuz bir durum yok çünkü olamaz, mümkün değil. 1 yıla yakındır hesaplarımda bloke var; maaş hesabımı ve vergi iadesi yatan hesabımı bile blokadılar Sayın Başkan, Sayın Savcı. Bu süreç bana ne kazandırdı? Dosyayı kapatabiliriz. Bu süreç bana; ailemi, başta eşimi ve özellikle çocuklarımı çok çalışmak uğruna ne kadar ihmal ettiğimi öğretti. Açık söyleyeyim; 7-8 yaşlarında bir kızım, 12 yaşında bir oğlum var. Maalesef pandemide uzaktan eğitim süreciyle akademik olarak yeterli eğitimi alamadılar. Oğlum bu sene sınava girecek ve ben bu yaz çocuğumun yanında olmak zorundayım. Bu savunmamla da tutuksuz yargılanabileceğime inanıyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Çocuklarımın hayatının bu kadar kritik bir döneminde bu kadar mesnetsiz, soyut iddialarla tutuklu kalmak; devlete bu kadar hizmet etmiş biri olarak, sıfır sicilinde bir pürüz olan biri olarak çok ağrıma gidiyor. Telafisi güç değil imkansız durumlara sebebiyet verecek artık bu iş. Yani devlet malına sahip çıktığım için yargılanıyorum şu an. Yani böyle manşet atabilirler yani. Petek Okulları tamamen öyle. Devlet malına sahip çıktığım için beni yargılıyorsunuz şu anda. Pendik için de aynı şey geçerli. İkisinde de lehimde mahkeme kararı var. Bu süreçte beni hiç yalnız bırakmayan gerçekten eşime, kendini aştı, çok güçlü olduğunu biliyordum. İyi ki benim eşim, iyi ki çocuklarımın annesi. Beni hiç yalnız bırakmadı, çok teşekkür ediyorum. Arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum, onlar da beni yalnız bırakmadılar. Bugün KİPTAŞ'tan birçok arkadaşım burada. Ne kadar iyi bir aile olduğunu eşim zaten biliyordum da burada da göstermiş oldu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tamamlamak istiyorum. Özetle Sayın Başkanım; Eylem 27: Bahattin Bey "Bir ay yazışma geciktirdi, hakediş geciktirdi" dedi. 4 günde yazdığımızı, hakedişten önce paraları ödediğimizi gösterdim. Eylem 28: "500 bin dolar verdim" dedi, sunduğu evrak ortada. Parayı verdim diyen "verdim" demiyor, nasıl verdiğini belgeliyor. , Altan adındaki elemanı bunu teyit ediyor. Ne 'le aracı olan ne 'le baz HTS'im bile yok. Eylem 29: Petek Okulları... Dediğim gibi kamu malına sahip çıktık diye vatandaş bunu engellemeye çalışıyor, dolandırılıyor, buradan yargılanıyorum. Mahkeme kararı bizim lehimize. İcra yoluyla tahliye etmişiz. Eylem 30: Ali Malaz'ın çarpıtılmış iddiaları var. Mahkeme kararlarını yok sayarak kendi lehine olanları sanki anlatmış ki lehine de bir karar yok bu arada. Bunları da mahkeme kararlarıyla belgeledim. Satışların ekspertiz değerinin üstünde yaptığını, herhangi bir Kamu İhale Kanunu'na göre iş yapmadığımız için Kamu İhale Kanunu tebliği gereği bir kamu zararı olmadığını bunu MASAK raporuyla da belgeledim.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Aslında baktığınızda 2 dakikada ben size tüm iddialarımı, iddianamemi özetledim. Hakkımdaki iddialar saptı, pişmanlık duyulan soyut iddialara dayanmaktadır. Suç işlediğime dair hiçbir delil yoktur. Kaçma şüphem kesinlikle yok. İlk operasyondan bir buçuk ay sonra, hesaplarıma el konulmasından 20 gün sonra gözaltına alındım. Yeşil pasaportu olan biri için kaçmak çok kolaydı. Deliller zaten toplandı, fazlasını ben dosyaya sundum. Dosyada zaten bence delil yok. Daha fazla eylemi olan... Ha, bir de bunu sormak istiyorum Sayın Başkanım. Daha fazla eylemi olan, daha fazla suçla yargılanan, ceza istenen sanıklar var ve etkin pişmanlıktan faydalanmamış. Hadi etkin pişmanlığı kabul etmiyoruz ama anlıyoruz. Bende nasıl bir tehlike gördüler de beni tutuklu yargılıyorlar bu eylemlerden? Kaçma şüphem yok, kaçmamışım. Olay belli bir buçuk ay sonra, 20 gün sonra hesaplarıma el konduktan sonra... Yani onlar, bu arada herkes tutuksuz yargılansın, onlar tutuklansın demiyorum ama onlar tutuksuz yargılanırken ben niye tutuklu yargılanıyorum, anlayabilmiş değilim. Ne tür bir tehlike arz ediyorum?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Benim eylemlerim kapsamında Sayın Başkan, Sayın Heyet, Sayın Savcı; süreci değiştirecek, olumsuz olarak değiştirecek dinlenecek bir kişi yok. Deliller net ve sundum zaten belgeli her şey. Soyut ve somut hiçbir şey yok, yoruma açık bir şey bıraktığımı düşünmüyorum. Bir Erdal Tokmakçı'yı dinleyebilirsiniz, o da ifadesini değiştirirse aleyhime söyler belki. Adam zaten lehime konuşuyor, ben çıksam onu mu engelleyeceğim? Yani konularla ilgili bir olumsuz rapor yok hakkımda. Hatta olumlu rapor var. İfadeler değiştirilmiş yani... Değiştirilmiş demek istemiyorum, bence her eylemi 3-4 tane adam birleştirmeye çalışmış, böyle yazım hataları oluşmuş. Yani yargılamamı açıkçası tutuklu sürdürmenizi gerektirecek hiçbir husus olmadığını düşünüyorum. Savunmamda iddianamedeki tüm iddiaları yoruma açık olmayacak şekilde belgeleriyle ve delilleriyle çürüttüm. Şahsıma ve yönettiğim dönemdeki kurumun itibarını korumak adına tüm belgeleri sundum. Buradan şunu da söylüyorum; burada dinleyen arkadaşlar, bana dışarıda destek olan ailem başta olmak üzere, bana güvenen hiç kimsenin güvenini sarsacak herhangi bir yanlış yapmadım ben.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tarafıma sorulacak her soruya cevap vermeye, attığım her adıma hesap vermeye hazırım. Hem hesaplarımdaki blokelerin kaldırılmasını hem de tahliye edilerek beraatime karar verilmesini talep ediyorum Sayın Heyet, Sayın Savcı. Allah size vicdanlı, hakkaniyetli karar vermenizi sağlayacak gücü nasip etsin diyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Ekrem İmamoğlu — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Sayın Başkan, değerli heyet. Ali Bey'e birkaç soru soracağım. Açıkçası bir soru da şimdi ekledim, onu da sormak istiyorum. Hatta o soruyla başlamak istiyorum. Savcı Bey'in de sorduğu soruya da belki dolaylı bir cevap olabilir mi diye. 6 yıl boyunca -yani buraya gireli 1 yıl kabul edersek işte 6 yıl boyunca- herhangi bir kişi için, herhangi bir projede "Şuna özel bir indirim yapın, bir daire alsın veya bir yer alsın" vesaire diye bir kişi dahi sana sevk ettim mi Ali Bey?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kesinlikle etmediniz. Bir anekdot anlatmak istiyorum, önemli. Bize o kadar çok -bu arada parti gözetmeksizin söylüyorum- talep geldi ki... Bakın, ilk göreve geldim, eski Sağlık Bakanlığı'ndan biri aradı. Bize Sayıştay ile ilgili hep şunu dedi Sayın Başkan, Sayın Savcı: "Allah'tan bize Sayıştay'ı gönderdiler." Şimdi insanları kırmak da zor oluyor ya; her imtiyaz isteyene, şunu dedik biz, Başkan Bey'e de dedim ya; her siyasi arıyor, herkes arıyor, kampanya vesaire için arıyor. "Biz de Sayıştay var, denetimdeyiz kardeşim, hiçbir ayrıcalık yapamayız" diye kibarca herkesi reddettik. Ki Ekrem Başkan, bu konuda benden daha hassas; çok sert uyarıları da olmuştur, "Kimseye bu konuda alan açmayın" diye. Çünkü onu aşıp da gelmek isteyenler de olur ama biz öyle bir şey yapmadık, olmadı yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şimdi bir yorum gibi olacak ama Sayın Başkan. Yani bu yorum değil aslında; biraz kapsayıcı bir yorum. Soru-cevabın niteliğini artırsın diye değerli olduğunu düşünüyorum. Hiç kimse için ne bir projeden bir indirim, ne "burs verilsin" diye özel bir not, ne birine "yardım verilsin" diye özel bir not, ne de "şu kişiyi işe alın" diye özel bir notu 6 yıl boyunca hayatımın hiçbir evresine sokmadım. Hiçbir arkadaşımdan da böyle bir talepte bulunmadım. Ama personel ya da çalışan arkadaşlarımızla ilgili hep arayışımız oldu. Öyle değil mi Ali Bey?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

"Sosyal konut yapabilir miyiz? Hatta Anadolu'nun bir yerinde yazlık site bile çalışabilir miyiz? Böyle nitelikli yöneticilerin yazın gidip oraya da katkı sunabileceği bir proje çalışabilir miyiz?" diye böyle çok yönlü bazı fikirlerimi sizinle paylaşmıştım. Her ne kadar geliştirememiş olsak da çalışanlarımızla ilgili böyle bir şey yapabilir miyiz, kamu zararı olmadan, onlara özel kimden talep toplarsınız vesaire dedik ama pandemi şu bu derken geliştiremedik. Bunu da teyit eder misiniz; bu sorumu ya da bu önerimi?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kesinlikle. Hatta yerler üzerinde de çalıştık ama hayata geçirmeye vaktimiz yetmedi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evet. Şimdi buradan şu konuya geçmeden şunu söylemek isterim; Ali Bey'i pürdikkat dinledim, her arkadaşımı dinlediğim gibi Sayın Başkan, sayın heyet. Özellikle sürekli şunu dile getirdi Ali Bey: "Meclis'te kabul edilmedi, Meclis'te onay çıkmadı ya da Meclis'te statüsü yeşil alana dönüştürüldü" gibi birtakım eylemleri ifade etti. Orada ıskaladığı bir şey var, en başta belirtmediği için yanlış anlaşılabilir. Aslında orada dikkat çekmek istediği husus sanırım Ali Bey'in ilk 5 yıl meclise Cumhuriyet Halk Partisi grubunun azınlık olmasıydı. Dolayısıyla, örneğin "yeşil alana dönüştürdü" dediği proje aslında önceki yönetim döneminde alınmış, imarı değiştirilmiş ve bir konut projesi haline getirilmiş bir yeri, sırf KİPTAŞ —hatta maketi de vardı satış alanında— orada bir proje yapılacaktı; sırf KİPTAŞ buradan zarar etsin diye, öyle ifade edeyim, burayı yeşil alana dönüştürdü. Biz göreve geldiğimizin böyle 4-5. ayı falandı yani hemen hızlıca. Ama sonra bu tekrar davayla vesaireyle düzeldi, yeni kararlar alındı gibi gibi diye...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Aynen öyle. Hatta aynı Maltepe'deki gibi Sayın Heyet. Oranın da borcunun yaklaşık 66-70 milyon TL'sini de gene biz ödedik. Çin işkencesi gibi; yani hem yeşile çevirdiler hem borcunu bize ödettiler. Çekleri öyle bir vadeli kesmişler ki bizim dönemimize denk geldi yani. O 1.2 milyarın içinde o da vardı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir de tabii suç duyurularımızın içinde olan da bir yer burası. Çünkü burada böyle bir hafta 10 gün içinde alım satım üzerinden 60 milyon dolara yakın fazla para ödenerek; yani statüsü daha belli değilken vatandaş bir fiyata alıyor ve onun 60 milyon dolara yakın üzerinde bir fiyata kuruma satıyor burayı. Belgeleriyle bilgileriyle var, onu ben kendi ifademde sizinle paylaşacağım böyle bir alan. Dolayısıyla buradaki "Meclis değiştirdi, yaptı" diye söylediği şey, hani orada AK Parti çoğunluğunun olmasına işaret olarak ifade edilmiştir, yanlış bir anlama olmasın. Çünkü o siyasi kısmını Ali Bey biraz ıskaladı orada.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Şimdi şunu da söylemek istiyorum; tabii bahsetmediniz ama Sayın Başkan'ın huzurunda bu diyaloğumuzun önemli olduğunu düşünüyorum. Sonuçta hem söz konusu “örgüt liderinin” nasıl bir örgüte sahip olduğunu, nasıl bir İstanbul Büyükşehir Belediyesi örgütü kurduğunun hem heyeti tarafından hem de milletimiz tarafından daha iyi anlaşılması için önemli. Ali Bey, siz işe nasıl başladınız? Nasıl bir işe alım süreci gelişti? Bunu birazcık kısa da olsa detaylandırırsanız belki... Sanki çok hızlı geldiniz ve yarın işe başladınız gibi anlaşıldı ifadenizden, belki bilgilenirse sayın başkan ve heyet iyi olur.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Şöyle oldu; Beylikdüzü Belediye Başkanı , benim çok eski arkadaşımdır. 2007 civarıydı, TOKİ'de biz onun işvereniydik. Kayabaşı toplu konut planlarında müellifidir kendisi, iyi arkadaşımdır. Seçimi kazandıktan sonra bir "hayırlı olsun" ziyaretine gittiğimde orada denk geldi Ekrem Başkan'la. Kendisi üçü böyle bir sohbet ortamı oldu. İşte İBB'de bence yapması gerekenleri, işte dikkat etmesi gerekenleri falan sohbet ederken Başkan da dedi ki: "Çalışır, ekibimde olur musun?" dedi. Ben de zaten TOKİ'den ayrılmayı bu arada referandum döneminden beri düşündüğüm, ilgili başkanlar bilir, bir süreçti. "Tabii ki olur başkanım, ben de zaten pek memnun değilim" dedim. Sonra ilgili arkadaşların beni arayacağını söyledi. Önce İK'daki ekiple görüştüm; Yiğit Bey'lerle, sonra şirketlerden sorumlu danışmanıyla görüştüm; Ertan Bey'le, Zeynep Hanım da vardı. Ondan sonra da KİPTAŞ'ta genel müdür olma teklifi verildi. Hatta ben dedim ki: "O zaman istifa edip gelmem lazım." Bana dediler ki -bazı başkanlığı bilmiyordu- "Niye istifa ediyorsun?" Hani, "Ben devlet memuruyum" dedim, "Burası özel şirket, o yüzden." Öyle bir süreç yaşadık. Öyle gelişti Başkanım. Yani biraz spontane gelişti tanıştık ama sonra yine kurullarınıza geçtik.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evet. Tabii her genel müdürlük olduğu gibi, aslında KİPTAŞ da çok ilgi duyulan ve talebi fazla olan bir makam olduğunu da ifade edelim. Hem siyasi yol arkadaşlarımızdan olsun, farklı kurum kuruluşlardan olsun... Ali Bey'le öyle başladık. Ali Bey işe başladıktan sonra sizin ekibinize dair hangi aşamada; başlangıçta veya sonrasında "şunu çalıştıracaksınız, şunu işten atacağısınız" veya "şu yönetici mutlaka yanınızda olacak" diye, yani insan kaynakları prensipleri dışında kendi adıma bir talebim ya da bir şahsi dayatmam oldu mu? Böyle bir şey yaşadınız mı?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kesinlikle olmadı Sayın Başkanım. Bir kere KİPTAŞ'a geldiğimizde zaten kafa ekip, çoğu gitmişti. Ben, mevcut yöneticilerle bir ay devam ettim. Sonra önce boşlukları doldurdum ve tamamen az önce de bahsettim; biraz TOKİ'den, biraz özel sektörden tanıdık, biraz da referans tanıdıklarım... Önce yapılanmayı tabii Başkan Bey'e de arz ettik ama hemen "Koş" dedi, "Mantıklı" dedi, "Hızlı hızlı yapılanmanı yap kendine göre" dedi. İnanın şu KHK çıktı ya, çıkana kadar biz çoğu mevcut eski yöneticiyle çalıştık. Şu an İK müdürümüzden tutun da... Yani ismini vermek istemiyorum yani ama şimdi mesela eski genel müdür... Yani aramızda bir sorun yok ama sonuçta hani o siyaseten beni dert ediyor olabilir... yine bizle çalışıyor. Biz hiçbir zaman kimseyi çıkartmadık, hiç öyle bir talep gelmedi. Mümkün mertebe mevcutla devam ettik ama tabii ki disiplinle ilgili sıkıntısı olan, beni yanıltmaya çalışan arkadaşlarla —kendi getirdiklerim de dahil— gereğini yaptık. Zaten o alanı biz yönetemiyor olsaydık çalışamazdık muhtemelen. Siz de profesyonel hayattan geliyorsunuz, o alanı hep açtınız bize. Allah var yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ali Bey, bir de tabii malum – hem savcılığın sorduğu sorular hem Sayın Hâkimin, Sayın Başkan'ın sorduğu sorular çerçevesinde – burada bazı yüklenici firmalar üzerinden de konu oldukça genişledi ve eylemlerinin ana omurgasını bu hat oluşturdu. Bir sürü firma ismi saydınız, 10, 15, 20 tane. Herhangi birisi için bir dayatmam – "şununla anlaşacaksınız, şununla çalışacaksınız" – yani yöntem olarak, bu sizin sonuca erişmeden önce alternatifler ve niçin tercih ettiğinizin dışında, öncesinde böyle bir ortam, atmosfer size yarattı mı? Böyle bir dayatma yaşadınız mı bir tek projede bile?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Kesinlikle olmadı Başkanım. Zaten hatta gene sizin tavsiyenizle oldu. Yüklenici portföyümüzü genişletmek için – bu "İstanbul Yenileniyor" üzerinde biraz hızlı geçtiniz ama çok önemli bir noktadır – biz yüklenici portalı açtık. Yani bizi tanımanıza, herhangi bir siyasi tanımanıza gerek yok. KİPTAŞ'la iş yapmak isteyenler o portal üzerinden bize başvurabilme imkanı sundu. O da aslında sizin önerinizdi – portföyü genişletmeye çabanızdandı. Zaten ağırlıklı eski firmalarla çalıştık çünkü para onlarda, para harcatıyorduk. Yani yeni firma sayımız da çok azdır. Genelde hep geçmişte kalanlarla mecbur devam ettik açıkçası. Davet listelerimizde zaten belli.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu tabii marka olarak da çok lekelenen bir süreç. Sayın Başkan, yani bu önemli. Çünkü sadece biz burada yargılanmıyoruz. İki lekelenen tarafın var, biri daha önemli – onu biraz daha ifade etmek istiyorum ama bu kısmı önemli. KİPTAŞ, sonuçta bu belediyenin geçmişte kurmuş olduğu bir kuruluş ve kuruluşları yaşatmak, kurumları yaşatmak esasen kamunun en büyük sorumluluğu. Ama gerçekten çok örselendi, çok darbelendi ve bu darbelenmenin altyapısında da işte bu Ali Bey'in yargılandığı hususların – sansasyonel, biraz magazin haline dönüştürülen biçimiyle – mesele bir KİPTAŞ operasyonu gibi yönetildi. Tabii kişisel hayatlara yönelik örselenme de işin ayrı bir boyutu fakat bu kısmına öncelikle değinerek şunun için bunu açtım: Gerçekten çok ciddi zarar verilmeye gayret edildi. Halbuki İstanbul kentsel dönüşümle ilgili, depremle ilgili çok büyük bir sınavın zirvesinde ve ne yazık ki hala doğru bir sınav vermeme konusunda gayret içerisinde olan bir siyasal süreç yaşanıyor. Detaylarına elbette girmeyeceğim ama böyle bir örselenmeyi bile bile siyasi hatta yapan insanlara gerçekten büyük üzüntüyle bakıyorum – ismi gazeteci olsun, ismi yargı mensubu olsun, ismi siyasetçi olsun veya iktidar mensubu olsun.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Bir başka boyutu da aile – ki Ali Bey'le ilgili kısmı önemli. Diğer arkadaşlarımın her birinin çocuğu, evladı, kızı, oğlu, eşi, ailesi, annesi, babası var, yaşamı var. Ve bu insanların da yine ailenin yaşamlarına yönelik ne denli büyük bir saldırının olduğunu yaşıyoruz. Size bunu özellikle anlatmak istedim Sayın Başkan. Çünkü rahatsızlığım şu – bunu tabii en iyi siz biliyorsunuz, çünkü böyle bir makamdasınız. Masumiyetin, yargıdaki çıkacak son karara kadar kesin ve kati olduğunu en iyi siz biliyorsunuz. Eminim ki beni teyit edersiniz yani. Masumiyet, son ana kadar – o kararın çıkacağı ana kadar – ne olursa olsun korunmalıdır. Öyle değil mi? Ama ne yazık ki büyük saldırılara maruz kalıyoruz. Bazen bunu sizin huzurunuzda açıyorum. Az önce arkadaşımın da üzüntüsünü dinledikten sonra hala koca koca insanlar ne yazık ki "rüşvet, irtikap, şu bu" gibi sıfatları dizerek konuşmalarına, yazışmalarına malzeme yapıyorlar. Kademesi, mevkisi ne olursa olsun, gerçekten bu üzücü ve gerçekten can yakıcı. Bu bağlamda elbette ki bu davranışları kınıyorum. Sözün sahibine ait olduğunu da burada ifade ediyorum. Kesinlikle kendine yakışanı söylüyordur, bize yakışanı değil.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Son olarak şunu söylemek isterim: Arkadaşımın bürokrasiden gelen bir geçmişi var. Dolayısıyla bu sorun da önemli. Bürokrasiden gelen bir arkadaş olarak bizimle tabii bir hizmet dönemi oldu. Ama ben bazen – somut olmamakla birlikte – bazı arkadaşlarıma önerilerim nadiren de olsa olmuştur, olacaktır da bundan sonra inşallah. Size herhangi bir siyasi görev alma konusunda teklifim ve fikrinizi alma konusunda bir önerim oldu mu?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Oldu. 2024 – yani en son yerel seçimlerden önce – siz benim gibi bürokratların siyasette olması gerektiğini vurguladınız. İlçe ismi belirtmeyeceğim. Bir öneride bulundunuz, değerlendirmemi istediniz, partinin yetkili organlarına sunmak için. Ben de ilk başta düşündüm – yalan yok. Ama sonra dedim ki size şöyle söylemiştim, aynen söyleyeceğim: İnsan haddini bilmeli. Benden siyasi olmaz dedim. Ben özel hayatımda pazara gitmeyen adam – belediye başkanıyken bunu hiç beceremem – diye bir espri de yapmıştım. Ben beceremeyeceğim, ilçe belediye başkanlığı farklı bir şey, istemeden yapılabilecek bir şey değil. Bürokraside devam etmek istediğimi söylemiştim. Sizin de bunu çok olgunlukla karşıladınız. Aynı şekilde yola devam ettik yani ondan sonra.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yani, bunu da sormamın sebebi, aslında bizim iddianamede ismi geçen “suç örgütünün” ne kadar demokratik bir suç örgütü olduğunun da altını çizmek adına önemli bir soru olduğunu düşünüyorum. Bir de bu insanların yaşadığı evleri, mekanları da afişe edip ve onun gerçekten o bölümünü okuduğum için söylüyorum; iddianamede neredeyse keşif bedelini ve emlak değerini yazacak kadar çok piyasa araştırması yaptığını düşünen savcılar, umut ederim ki aynı araştırmayı bu boyutuyla, bu kadar fahiş fiyatla aynı araştırmayı başka gayrimenkuller için de yaparlar diyerek, teşekkür ederim Sayın Başkan.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Kısıtlama tedbiriyle ilgili olarak hakkında örgüt iddiası bulunmayan, ancak bu tedbir uygulanan sanıklarla ilgili arkadaşlar bir çalışma yaptı. İsmini okuduklarım dışında bizim atladığımız bir isim kalmasın diye ben bu isimleri tekrar geçeyim. Tespit ettiklerimizden burada bulunanlar: , , , , , , , , Hakan Alpak, Harun Cengiz Beymez, , , , , , , Murat Uğur, , , , , , , Seyfüllah Demirel, Sinan Sepetçi, Şehmuz Sarıboğa, Turgay Topdemir, . Bir de var. Onunla ilgili 220/7 bildiriminde bulunduk, bu yüzden onu 220/1 kapsamına almadık.

Cumhuriyet Savcısı — Sorular

Eylem 27 den başlayalım. , özetleyerek geçeceğim. İETT'ye ait 49 dönümlük arazinin KİPTAŞ'dan kapalı zarf usülü aldığını beyan ediyor. İhale kaldıktan sonra 'ın davetiyle yapılan bir toplantıya katıldığını ve bu toplantıda sizin, 'nun ve 'ın bulunduğunu – hani bunlardan bahsediyor. Hatta toplantıda İmamoğlu'nun kendisine "Ertan'ın lafı kendisinin lafı, bundan sonra tüm konularıyla kendisine ileteceğini" beyan etmiş. Buradaki soru şu aslında: Ekrem Bey'in beyanından ziyade – böyle bir toplantı gerçekleşti mi? Eğer olduysa da böyle…

İddia Makamı

Böyle bir toplantı oldu. Bahattin Bey, projesini kendisi anlatmak istediği için konulduğunu biliyorum. Zaten bu toplantılar bize Başkanlık Ajanda'dan kendi ajandamıza gönderilen konular. Gizli bir toplantı değildi. O ifadeyi soracağınızı tahmin ettim. Şeyde de söylediğim oydı aslında kastettiğim. Ben Ekrem Başkan'ın Bahattin'e "buradaki tek yetkili Ertan'dır" dediğini kesinlikle duymadım. Söyleyeceği de şundan ihtimal vermiyorum. Yorum katmak istiyorum, yanlış anlaşılma olmasın. Şimdi ben de üst düzey yönetici olarak hiçbir zaman önemli konularda bir kişiye işaret etmeyiz. Ekrem Başkan'da şöyle bir – bizi de, hatta ekibi olarak rahatsız eden – bir şey var: KİPTAŞ'ın tek konusu bile olsa, İBB'nin neredeyse yarısını mutlaka ikna edin deri. "Ertan Bey direkt tarif" diyeceğim – ben duymadım. Böyle olacağını da açıkçası tahmin etmiyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yine toplantıdan bahsediyor: Bayrampaşa'daki iştiraklerle yapılan toplantı. HTS-BAZ alınmış. Siz, Ertan Bey orada gözüküyor. Oradaki toplantıda işte bu SPK'dan çıkan değerleme üzerine bir rakam konuşuluyor ya – öyle bir toplantıdan bahsediyor. Bu toplantının içeriği nedir?

İddia Makamı

Oradaki Baz Bayrampaşa'yı tarif etmiyor. Karman çorban bir baz kaydı var orada. Bir bölge lokasyon tarif ediliyor. Ben hatırladığım kadarıyla İBB'nin o kadar çok birimi var ki… Ama şunu da net hatırlıyorum – neredeyse Bayrampaşa'da ben, ve toplanmadık. Onu hatırlıyorum. Başka bir yer derseniz olabilir, toplanmışızdır defalarca. Bir kere – ki dediğim gibi ajandalara baksak aslında çıkar, o tarihi söylese. Biz dediğim gibi o daire konusunu çok kısa – İBB personeli şey yapalım mı diye konuşuldu o kadar. Ekspertiz değeri falan benim Ertan'la konuşacağım konular değil o.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Invest'i söylüyorum. Pendik'i de zaten öyle bir konu yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Uyguna satış değil bakın, "uyguna satış" diye bir kavram yoktur. Biz eğer konuşmadık zaten. İBB personeline bir kampanya yapalım diye konuştuk. "Yapalım mı" diye konuştuk. Kendisi çok yanaşmadı. Biz zaten çok yüzeysel geçtik. Az önce anlattım ya, Adalet Vakfı'na da yer verdik. Doğru. Bunu niye dedik? Çok ciddi bir potansiyel var ve Bahattin Bey bence bunu niye kabul etmedi? Ama bu kadar derin düşünecek kadar da konuşulmadı. Şimdi İBB üst yönetimine daire verirsiniz bir gün sonra borcunu ödemez, belki problem yaşar diye düşünmüştür. Hani borç aksatanla biz anında tedbir çekiyoruz. Muhtemelen öyledir. Ama bu böyle konu edilecek kadar bile derin konuşulmadı. Zaten böyle bir şey de olmadı. Tamam.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İyi tanırım. Biri Medya A.Ş. Genel Müdürü. Celal Bey de rahatsız – bildiğim kadarıyla. Genel Sekreter Yardımcılarımızdan biriydi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yine bu eylem kapsamında 'ın 'ın sürekli bunlarla ilgili indirim talebinden bahsediyor. Size böyle bir konu arz edildi mi?

İddia Makamı

Böyle bir talep gelmedi. Ben şimdi diyorum ya – biraz tutukluluktan kurtarmak için bence abartı beyanda bulunmuşlar. Şimdi Pınar benim arkadaşım, tanırım. Bir şey olsa herhalde bana danışırdı. Danışmadı. Erdal Bey'de tanırım. O da danışırdı diye düşünüyorum. O da danış… Hani gidip Ertan Bey üzerinden böyle bir girişimde bulunmuşlar mıdır bilmem. Onlara sorarsınız ama bana danışılmadı. Artı satış Ertan Bey yapmıyor. Bakın tekrar söylüyorum: dahi dese ki "size satmasını istese" – yine gidip geleceğiz. KİPTAŞ'ın satış pazarlama ofisi üzerinde her şeydir. Hani Ertan bana gelmedi yani bu konu. Çoğu kişileri tanıyorum ya hani mantık yürütüyorum. Bir de Bahattin'in psikolojisini anlamaya çalışıyorum. Firari bir adam sonuçta bu. Yani ben öyle bir şey gelmedi açıkçası. Tanık olmadım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Eylem 28'le ilgili soruları zaten sormuştum. 29'da bir ses kaydı falan var. Şimdi KİPTAŞ'ın tahliye edeceği bir alandan bahsediliyor eylemde. Dosyanın müştekisi Necmettin Şimşek, tanığı , şüphelisi Rahman Özer ve gibi isimler. Bu isimleri tanır mısınız?

İddia Makamı

Necmettin Bey'i tanırım. KİPTAŞ'a tahliye kararını aldıktan sonra geldi. Randevu aldığı günü de söylerim şu an yanımda yok. Dedi ki “Biz sizden süre istiyoruz.” Ben de az önce de örnekledim. Yani Ekrem Başkan da Cumhurbaşkanı da gele veremeyiz. Çünkü karar kesinleşti. işte. Dedi ki “Paramı verin.” Onu da veremeyiz, çünkü haksız kullanımın tescil oldu yani. İstinaf da onadı. Böyle bir konuşma. Hatta bir arkadaşıyla beraber geldi. İsmini söylemeyeyim, karışmasın diye. O adam dedi ki, “Ben bilseydim randevu almazdım bunun adına.” Bir saat beni döktüm. Sonra çıkmamak için direndi. Diğer kişileri tanımam. Turan Aydoğdu'yu tanırım. CHP milletvekilidir. Son dönemde çok da iletişimimiz olmayan biridir. Aramız bozuk değil ama hani iletişimimiz yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Zaten eylemin devamında şöyle bir durum var üzerinden. Ona bir para verdi iddia ediliyor. Onunla ilgili bir ses kaydı alınmış süreçle ilgili. Hatta ses kaydında, karşılıklı konuşmalarda Turan Aydoğdu'nun verdiği para üzerinden karşı taraf bir senet istiyor yani kendini güvenceye almak için. Orada Turan da ses kaydında “Rüşvetin evrakı mı olur” diye bir çıkış yapıyor. Yine bu ses kaydının devamında… Bunu niye soracağım? Sizden ve Ekrem Bey'den bahsediyor bazı konuşmalarda. Sizle ilgili şöyle bir şey söylüyor ses kaydında bu şahıs: “Aynen öyle. Gitmiş işte o da şey yapıyor, ya gerine gerine şey anlatıyor. Ya efendim işte yağmayı durdurduk” şeklinde.” Ekrem Bey'e böyle bir beyanda bulundunuz mu yerle ilgili?

İddia Makamı

Az önce gösterdim ya Sayın Başkan. Böyle bir beyanı televizyonda söyledim bunu. Biz, yağmayı durdurduk. Ama bunu gerine gerine değil, biz kamu malına sahip çıktık diye bunu anlattık. Çünkü orası çok önemli bir lokasyon. Bu arada Ekrem Başkan'ın gittiği her yer haber oluyor. Sahayı gezmeye geldiğinde, gazeteciler de varken, ben Başkan'a anlatırken Ekrem Başkan'a, bu gündem oldu. Zaten o ses kaydı, benim lehime bir ses kaydı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ama Turan Bey'le Necmettin Bey arasındaki diyaloğu bilmiyorum. Üçüncü dalgada bu operasyon olmuştu, Turan Bey alınmıştı falan gündeme gelince, tabii gazete haberi oldu. Yani bizi sevmeyen diyeyim gazetelerin bile yaptığı haberleri söylüyordu. O zaman dosyaya vakıf oldum. Yani Turan Bey de kendince güzel bir açıklama yapmış. Ama bir şey diyemem. Kendisi anlatsın.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Eylem 30'la ilgili de… Şimdi projede iddia edilen, işte 12 bin 500- 13 bin TL bandında bir satış planlaması yapılıyor metrekare bazında. Yine projede 75 KİPTAŞ, 25 de mütaıhhit uhdesinde olacak şekilde 10 bin TL alım hakkının satış iddiası var hani iddianamede. Şimdi öncelikle proje için söz konusu tarihte metrekare için alınan bir SPK değerleme raporu var mı?

İddia Makamı

Var Başkanım. Dosyaya sunduk. Hatta hatırlattınız. Ben, siz basit anlayın diye anlatmaya çalıştım. İhaleye çıktığımızdaki muhammen bedeli bana vermesi için -garanti para o ya- yani o an itibariyle mesela yüklenici teorik olarak hepsini satın alabilir parası varsa ama o zaman için ciddi bir para. 6 bin 500'den satması gerekiyordu. Ama iki üç ay sonra biz satışa çıktık ya, orada ilk satış fiyatımız 10.500; ekspertiz 8.500 küsür olmasına rağmen dosyayı sundum. Bir de şunu anlatmayı unuttum, söylediğiniz iyi oldu. Bu eylemde aslında müşteki KİPTAŞ şirketi değil mi başkanım? Davaya müdahil değil. Avukatlarım az önce KİPTAŞ'tan yazı aldı. Arsa edinim süreciyle ve Malazlar ile ilgili beyan ettiğim şeyleri KİPTAŞ resmi olarak beyan etti size. Dava süreçlerini, proje bilgilerini ve satış sürecini yazı olarak da sunduk. Ekspertiz raporu da var; 6.500 bir ekspertiz değeri değil, ihale bedeline göre baz fiyat. Satış sürecinde 8.500 dendi ama öyle bir satış olmadı, 10.500'den çıktı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Artı 75 daire konusu; bunu anlata anlata dilimde tüy bitti. Tutuklanmadan önce savcılara bizzat yazı yazmıştım, tutuklandıktan sonra istediler. Öyle bir blokaj yok. Olsa dahi sayın savcım, sözleşme çok net: Satış yetkisi ve müşteriye sözleşme yapma yetkisi yüklenicidedir; ancak bu müşteri seçme yetkisi değildir. Zaten öyle bir satış da yok, ben kendisini de şu an kurtarıyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Şöyle, bu iddia şuradan geliyor; iddianamede müteahhitlere verilen 25 daire var ya, orada çalışanına daireyi satın alıyor. Hatta de bir anlamda böyle yaşıyor. O alan kişilerin beyanını doğrulayan, satışı para üzerinden yaptığımız o süreçteki bu satıştan bilginiz var mıydı? Müteahhitin, çalışanlarına daire aldırması üzerinden soruyorum.

İddia Makamı

Sayın Başkanım, satışla direkt ilgim yok. Sonrasında olması benim için dert değil; önemli olan değerinde satmasıdır. Aslında oraya bir tablo yansıttım, 8-9 kişi vardı. Orada Adem'in alan çalışanlarının olduğu bir tablo da vardı, onu da size sunabilirim. Şimdi otururken buradan bulup sunarım. Adem'in personeli de daire aldı, doğrudur. Kimlerin aldığını, hangisinin hangisi olduğunu, Murat Eren dahil hepsini söyleriz. Onlar da %20-30 üzerine aldı. Bakın sayın savcım ve başkanım, şunu anlattım: Ekspertizi 120'ye yapıyoruz ama adama 140'a satış yetkisi veriyoruz. Kendisi de alsa 140'ın altında alamaz, öyle zaten. Hepsi ekspertizin %20-30 üzerinde. O tablo aslında vardı, sanırım dar olanı sunmuşuz; ben şimdi onu buradan bulup size sunacağım. Bu arada izninizle usul yönünden şunu anlatayım: Burada müteahhit için bu iş arsa satış karşılığı gelir paylaşımı işidir. İhaleye çıkıyoruz, 220.000.000 garanti ediyor. Teorik olarak söylüyorum; o gün itibarıyla parayı verip projeyi satın alabilir, buna hiçbir engel yok. Ancak tabii ki finansman onu kurtarmaz, süreç yıllara saridir. Yani müteahhitin, değerini ödedikten sonra projeden daire alması sorun değildir. Önemli tespit edileceğini düşünüp öyle bir paniğe kapıldı. Bu usule aykırı bir şey değil ki benim olduğum bir yerde öyle bir usul hatası olma ihtimali yok, olamaz. Dekontlara bakarsanız doğru. Oradaki, sayın savcım, ilk başta mesela Volkan Bilge, 'in çalışanı. Örnek olarak söylüyorum, madde 1, şey sıra 1: Ekspertiz bedeli 1.100.666 TL, satış fiyatı 1.475.890 TL.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu ekspertiz değeri hani muhammen bedel çıkarmak şu anki bedel mi yoksa daha sonra satışlar sürecinde...

İddia Makamı

Hayır, satış için asgari bedel.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tamam. Hani ihale çıkıştaki değer değil, ondan sonra satış aşamasındaki alınan...

İddia Makamı

Aynen öyle. Ben bununla ilgili biraz kafa karışıklığı olduğu için çok basit bir şema da yaptım, avukatlarım aracılığıyla sunarım. Benim o 6.400 rakamına sizin kafanız takıldı, ben onu hani kâr-zarar durumunu basit anlatabilmek içindir. Yani 6.400'e bile satsak başa baştık, 54.000 ortalamayla satmışız. Ha 10.000, en son satışlarımız 90 küsür bin. TMSF'nin bir yazısını sundum size. Ona bakın, TMSF o bir mahsuplaşma yaptık aramızda, diyor ki "indirim yapayım ben satamıyorum". Ha, ek 23'müş. TMSF, o da hani benim dediklerimi teyit eden bir delildir sayın savcım, sayın başkan, sayın heyet. İndirim istiyor TMSF. Diyor ki "ya buradaki daireler pahalı". Hani kimse demesin ki KİPTAŞ daireleri ucuza sattı, değerlendi yani. TMSF sonuçta... Savcılığa da birçok evrak buradan gitti, farklı motivasyonlarla.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yine aynı eylem kapsamında var, Adem Bey'in de aynı şekilde çalışanı. Evet, o da aynı şu şekilde; 2023 yılında 'un şoförüne içerisinde para dolu poşeti Halkalı Tema İstanbul'da alt kısımda teslim ettim diyor. O paranın kaynağının Pendik Arkatlı projesiyle ilgili olduğunu biliyorum diye beyanda bulunmuş. Yine konu hakkında bir çalışma ve HTS baz anlamında bu bahsedilen işte Tema İstanbul projesinin hemen 60-70 metre arasında, ağırlığında ortak bazları çıkıyor. Evet... Murat Baştuğ diye bir isim geçiyor, şoförünüz. Evet, bu tarz görüşmeden bilginiz var mı?

İddia Makamı

Bu görüşmeden bilgim var, dosyaya girdiği için inceledim. Murat'la yani benim Murat'la Adem'in Murat'ın görüşmüş olma ihtimali var. O da bize bir evrak gönderdi tahminim o, çünkü tarihler net değil. Tarih net olsa onu da bir şekilde çıkarırım. Bizim Bakırköy'de bir projemiz var, dönüşüm projemiz. Hemen onun yanında, iki ya da üç yanında, ve diğer firmanın ismini unuttum, bir projede dönüşüm işi yapıyorlar. Biz Bakırköy'de hatta burada dosyaya konu edilmeye çalışıldı, sonra bilirkişi raporu lehine geldiği için konmadı, İş Bankası Blokları. Onun hemen iki ya da üç yanında bir projeye başlamışlar ve yarım kalmışlar. Bana dedi ki "biz KİPTAŞ buraya girince burayı da canlandırsak mı?" dediler. Ben de "ver bilgileri gönder bakalım" dedim. Benim tahminim, kuvvetle muhtemel o günkü görüşme o dosyaları vermek içindir. Yani ben çünkü şoförüme de sordurttum bunu avukatlarla; "Sen bununla görüşüp bir evrak vesaire alışverişin oldu mu?" diye. "O dosya getirmiştir size" dedi. Muhtemelen odur.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tarihi ezbere hatırlamıyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Ya onu ben şöyle, şoförüme şunu sordum: "Sen ne zaman Murat'la ilişkilendirilip böyle bir alışverişiniz oldu mu?" dedim. Çünkü şoförler arasında bir gel git şeyleri oldu. "Bir kere dosya getirmişti size" dedi. Sonra onu araştırdım, o zamanki genel müdür, o zaman genel müdür yardımcısı, onlara da sordurttuğumda "budur" dendi. Evrak o. Tarihini ezbere hatırlamıyorum, sunabiliriz ama.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Cumhuriyet Savcısı — Sorular

Hani KİPTAŞ'ın orada proje başlama tarihi aşağı yukarı bellidir mesela. 'in projesinin yanında...

İddia Makamı

Sayın Başkan bak yanlış anlattım ben muhtemelen. Projeye başlamadık. Bakırköy'de bizim şurada bir projemiz var. Adem de şurada bir yerde geçmişte Hızalan Sitesi mi ne, Hızalan... Hızalan Sitesi mi ne bir sitede bir proje yapmaya çalışmışlar, yarım kalmışlar. Biz burada başlayınca bayyağı da gündem olunca, Buhara Caddesi, Bakırköy'deki İncirli Caddesi çok hareketlendi tabii bizi görünce. Buradakiler bize, KİPTAŞ'a başvurun demeye başlamışlar. Adem'ler de bunu belli bir noktaya getirmiş ortağıyla. Dedi ki "bu dosyayı hızlandırabilir miyiz?". Ben de "gönder çalışalım" dedim.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Çalış- başlamadık o projeye biz. Yapmadık o işi. Evrakları gönderdi muhtemelen o transfer o transferdir diye düşünüyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Olmadı. Sadece yani tanıtım oldu, ondan sonra kalmadı. Verileri aldık, aynen verileri başlama olmadı. Bu arada benim şoförle öyle bir para transferi ne oldu ne bitti, hani bir şoförle yani bu işler de öyle olmaz bence.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

ilk ifadesinde niye bunları dememiş? Etkin pişmanlık düğmeye basılınca bunları demiş diye tabii çaprazda soracağız kendisine. Başka şeyler de soracağız ama tabii şu an onlar tutuksuz, maalesef. Şoförümü de tanık olarak çağıralım ve ona soralım; 'para' transferi oldu mu diye...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Tamam, son soruya geçiyorum: Dosya kapsamında 'in beyanları var ', on daireyi bir galerici üzerine almıştır' şeklinde beyanları var.

İddia Makamı

O arabayı almak için destek almam söz konusu değil. Öyle bir galerici yok. Eğer öyle bir tespit varsa beni idam edin; o kadar net söylüyorum. Başka öyle bir şey yok yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

KİPTAŞ'a gelmeden öncesinde sizin 'le bir tanışıklığınız, bir ilişkiniz var mıydı?

Hiç yoktu başkanım, hiç yoktu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

'in bu 30 nolu eylemle ilgili beyanınızda, savunmanızda dediniz ki " Pendik'teki projenin müteahhidi değildir."

Evet, direkt değildir

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

O da Silivri 4.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Anladığım kadarıyla çok fazla sizinle böyle içli dışlı değildi de, bu araba yani size şahsi araç bakacak kadar samimiyetin nerede kurdunuz? Öncesinde tanışıklığınız yok, çok fazla sizinle anladığım kadarıyla bir çalışması yok.

Şöyle sayın başkanım, bunu da sorduğunuza seviniyorum araçla ilgili. Çünkü şöyle bir algı var genel anlamda; bizim

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evet, anlatacağım, bu ilişki nerede gelişti hemen anlatacağım. Yüklenicilerle bizlerin arasında bir ağır ceza reisiyle sanık arasındaki gibi bir ilişki yok. Biz sözleşme gereği ortağız. Bakın biz zaten özel şirketiz, aynısı devlet memurları için de geçerli. Biz 7/24 beraber çalışıyoruz. Benim sosyal medya hesaplarıma baktığınızda benim 'le şantiyeleri gezdiğim vesaire görülür. Seramik konusu; yani kimden istenir bir seramik? Ürün satandan istenir. Benim elimde ürünü satan bir yüklenici varsa benim bundan faydalanmak istemem kadar doğal bir şey olabilir mi parasını verdikten sonra? Araç konusunda da aynı; ben aileme bir araç alacağım ve bununla ilgilenme ihtimalim dahi yok zamandan dolayı. Ve bu adamın da bir araç kiralama şirketi var, satış şirketi var. Ondan yardım istedim, o da bana bir galerici önerdi. Olay bu. Bir daha olsa bir daha yapardım yani çünkü tanıdığım için. Olay bundan başka bir şeyi yoktur. Yani bir kere iş alması, bizde bir kere iş alması... Mesela Silivri 4 iki buçuk yıl sürdü, Pendik Yeşilpınar'ı da toplarsanız biz zaten 5 yılda gayet homojen bir şekilde iletişimimiz oldu. Sadece 'le değil, benim tüm yüklenicilerle aram iyidir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Hiç olmadı. Bir Adem'den seramik aldım parasını verdim, aracı da zaten biz aldık ailemin parasıyla. Belgeler ortada. Zaten beyanlar da birbirini tutmuyor hiçbir şekilde. Yani bakın alışveriş diyorsunuz, alışveriş yapmadım. Ben ondan bir ürünü tedarik etmesini istedim ve gönderdi. Ben şimdi 6 yıl sonra böyle bir operasyona maruz kalacağımızı düşünerekten o parayı ödemedim. Benim iş ahlakım gereği sonuçta parasıyla ürünü alıyoruz.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evet alışveriş

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yani evet alışveriş, evet yaptım yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Hayır yok da hani alışveriş derken sanki şey gibi...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Hayır hayır yok, aradığımdan değil. Samimiyetini anlatmaya çalışıyorum. Hani sanki böyle farklı bir şey...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ben sadece oradaki samimiyet nasıl gelişti onu anlamaya çalışıyorum. Çünkü öncesinde hani çok bir ticari işe girmediğinden bahsettiniz. Ticari işi de siz bu arada ifade olarak kullandınız o yüzden söylüyorum.

Yok, ben sözlerimin arkasındayım sayın başkanım. Bir şey anlatayım; mesela benim ağaçla ilgili bir işim olsaydı MESA firmasından isterdim. Niye? Çünkü fidanlığı var. Bakın Ağaç A.Ş'den de istemem çünkü Ağaç A.Ş'de indirim yaptıramam ama MESA'dan yaptırırım, özel şirket, öbürü kamu şirketi. Tekstille ilgili bir işim olsa Bahattin Bey'den destek isterim. Sonuçta elimin altındaki firmalar ve arkadaşız yani, düşman değiliz. Olay tamamen bu. Önemli olan parasını vermiş miyim vermemiş miyim?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Aracı da o almadı, biz aldık.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ben aslında onda vardır, ondan daha şey... Hani "kazıklanmayız" dedik, bilene soralım dedik de orada da işte kazıklanmışız. Yani rakamlar ortada, ben bir şey demiyorum. Zaten birazdan belgeleri de sunacak avukatımız

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Seza Büyükçulha — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

İddianamede İstanbul'da faaliyet gösteren inşaat firmalarının İBB ve diğer CHP'li ilçe belediyeleriyle olan ilişkilerini kontrol eden, irtibatı sağlayan kişi olduğum iddia edilmektedir. İBB'nin inşaat işleri KİPTAŞ tarafından yürütüldüğünden KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Bey'e şu soruyu sormak istiyorum: Bu mahkeme süresince aşağıda ve duruşma salonunda bolca zaman geçirdik birlikte. Ancak öncesinde bir tanışıklık, bir ilişkimiz var mıydı?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Yoktu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Ben sizden herhangi bitirme işi, herhangi bir talepte bulundum mu? Ya da herhangi bir şirket benim referansımla sizden bir talepte bulundu mu?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bulunmadı tabii ki, öyle bir ihtimal yok zaten.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Herhangi bir müteahhit, boyacı, sıvacı, demirci, kalebodurcu benim adımla size geldi mi?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Gelmedi, burada bir parantez açmak istiyorum. Bizim sözleşmelerimize bakabilirsiniz. Yüklenici KİPTAŞ'ın onayı olmadan hiçbir taşeronla anlaşamaz. Bir tane yüklenici, bir tane taşeron vermişliğimiz yoktur. Yani sorun sizle alakalı değil de ben onu belirteyim. Hayır, olmadı yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Teşekkürler Sayın Başkan. Eylemin önünde olmadım mı? Geçen Murat Çalık Bey'in ifadesinde bana siz de söylemiştiniz. Murat Çalık Bey'e sorulmasının sebebi de kendisinin ilçe belediye başkanı olmasıydı. Yani hem ilçelerden hem de İBB'lerden firmalarla irtibatı bağlayan kişi olarak ben iddianamedeyim. Bu soruları da aynı gerekçeyle sordum Ali Bey'e. Hiçbir eylemim olmamasına rağmen 1 yıldır tutukluyum. Geçen tarihte bırakılmama sebebini de anlamış değilim. Bu arada biraz önce saydığınız örgüt üyesi olmayan kişilerin listesinde de bulunmamaktayım. Bu iddianamemizin başlangıcında 143 üyelerinden... İddianamemizi söylüyorsunuz ama eylemlerin hiçbirinde bulunmamama rağmen örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bununla ilgili de yetişmeyeceğimi düşünüyorum. Kendi savunmamı sizden bu konuyla ilgili... Şunu da söylüyorum, 'in ismi çok geçtiği için söylüyorum: Kendisini de tanımıyorum yani. İnşaatla ilgilenen, inşaatla ilgili işler yapanı tanımıyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ali Bey teşekkür ediyorum. Çok mersi, sağ olun.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ben teşekkür ederim

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Bulut Aydöner — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Bu davadan önce – yani 09.03.2025 tarihi öncesine kadar – sizinle herhangi bir tanışıklığımız ya da herhangi bir yerde görüşmüşlüğümüz oldu mu?

Tutuklu Sanık

Olmadı. Vallahi ben merak ettim, bu mütahitler "kimdir" diye. Abisini tanıyorum da kendisini tanımıyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İkinci soruma geçiyorum. Dayımın eşi Melek Köse'nin KİPTAŞ Pendik Projesi kapsamında D Blok 10 numaralı 1+1 daire için yapmış olduğu sözleşmeye ilişkin – 'in illiyet bağını kesmek amacıyla – şahsımla ilgili Sayın tarafından size bir talimat verildi mi?

Tutuklu Sanık

Tabii ki verilmedi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Dayımın eşi Melek Köse'nin KİPTAŞ Pendik Arkatlı Evleri'nden almış olduğu D Blok 10 numaralı 1+1 daire, maliyet fiyatının altında mı satın alınmıştır?

Tutuklu Sanık

Yani detaylı hatırlamıyorum ama öyle bir ihtimal teknik olarak mümkün değil. Olmadı diyorum. Zaten bine yakın daire var burada. Hangi birinin kime satıldığını – yani özel geldiğinde söz edebilme şansım yok. Maliyetin altında satılmadığını az önce de belgeledik. Yok yani.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Teşekkür ediyorum. Başkanım, bir şey – kısa bir şey söylemek istiyorum. İfadem esnasında da belirtmiştim. 11 Temmuz- 15 Aralık'ta ikinci kez – yani herhangi bir delil olmadan – ikinci kez tutuklanmanın gerekçesi "örgüt üyesi olmak". Örgüt üyesi olarak tutuklamaya sevk edildiğimden kaynaklı eylem 30'da da değerlendirme kısmında "örgüt üyesi " olarak açıklama yapılmış. İfadem esnasında da belirtmiştim – yani yanlışlık olduğunu düşünüyorum diye. Şimdi bu maddi kayıplarımızın dışında, burada ben bir T.C. vatandaşıyım. O yüzden de Türkiye Cumhuriyeti'ni dolandırma – yani kamu kurumlarının dolandırıcılık suçuyla yargılandığımdan kaynaklı maddi götürünün yanında manevi boyutu da çok ağırdır. O yüzden bu eylemden çıkarılmamı huzurunuzdan rica ediyorum. Teşekkür ederim.

Tutuklu Sanık

Bir bilgi vermek istiyorum. Melek Köse" dedi değil mi? Onu da ben sundum. Tek tek bahsetmiyorum ama ekspertiz değeri 505.000 TL iken 658.330 TL'ye satılmış. Ekspertiz bedelinin %30,36 üstüne – 10.02.2022. Ya bunların belgelerini de sunduk. Yani öyle bir "maliyetin altı" diye bir şey yok

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Nezahat Kurt — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Pardon, heyecanlıyım kusura bakmayın. Tutuksuz sanıklardan ilk soru soracaklardan biriyim o yüzden. Başkanım, şimdi ben 'la beraber aynı dalgada tutuklandım. Bahse konu edilen ALK firmasının Pendik Arkatlı Evler projesinin de tek yetkili satış ekibi benim firmam; firma sahibi de tek olarak benim, hiçbir ortağım yok. Kendisiyle aynı anda tutuklandık zaten. Az önce de bahsetti; o anda hiçbir etkin pişmanlık süreci vesaire yoktu. Tutuklandıktan sonra zaten yaklaşık 1 ay ben de maalesef tutuklu kaldım. Elif İpek Atayman'larla beraber, hatta Kütahya'ya sürgün edildim tam tabiriyle.

Şimdi 2 tane sorum var. Savunmamda zaten dile getireceğim ama uzun bir süre var. Bahse konu Pendik Arkatlı Evler projede anlaşma gereği satışlardan yüklenici firmanın sorumlu olduğunu söylemişti Ali Bey. Peki satışlardan birkaç gün önce ALK firmasından değil de KİPTAŞ'ın personellerinden ben fiyatların olduğu stok listesini nasıl alıyorum? Yani Yasemin Gürsel ve satış sorumlularından yine mail olarak bana bir gün önce gönderdi.

Böyle bir şey olmadı. Bakın ek 26'da gösteriyorum; ilk fazdaki satış kuyrukları var. Az önce Esma'nın avukatı bir banka hesap dökümü koydu. İlk fazdaki satışlar 1.001 tane dosyada varmış, delil olarak sunarız. 'nun ifadesi de aynen şu diyor: "İlk satışlarda hatta 100 daireyi bunlara tahsis etmemize rağmen 107 daire satıyorlar mükerrer; onları bile biz düzeltiyoruz." Biz -yani benim bilgim dahilinde- zaten olmadı. Açık da söylüyorum; benim bilgim haricinde de hiçbir personel böyle liste sunmaz, cesaret edemez. Biz böyle bir liste sunmadık. Sözleşmeyi imzalayan yüklenici olduğu için yüklenici cevap versin ona.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Sizler tarafından gelen mail var. Liste daha önce bana hiç ulaşmadı.

Mahkeme Başkanı — Sorular

Kesinlikle yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Nezahat Kurt — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Bunu neden soruyorum sayın savcım? Bizler satış ofisi olarak o süreci KİPTAŞ'ta çalışan personellerle, arkadaşlarla beraber yönettik. Aynı eylemden yargılanıyorum bu arada. Dediğim gibi 1 ay yattım maalesef bunun için. 604'ü konut olmak üzere yaklaşık 1.000'e yakın bağımsız bölüm var, Ali Bey de söyledi. Ben diğer dairelerin satışında tek yetkili sorumluyum dediğim gibi. Bununla alakalı zaten hakedişlerimi vesaire sorgum sırasında sizlere iletmiş olacağım. Ancak bu bahsedilen 100 daire ya da iddianamede yer alan daire numaraları hiçbir şekilde benim tarafımdan -tekrar söylüyorum- firma olarak satışı yapılmadı, benim personellerim tarafından da yapılmadı. Diğer dairelerin hepsi, dediğimiz gibi -Ali Bey videoyu gösteremedi az önce ama- bir satış trafiği vardı; kapıdan gelen müşterilerin hepsine ben ve benim personellerim hizmet verdi. Ancak bu iddianamede yer alan dairelerin hiçbiri benim personellerim ya da benim tarafımdan satışı gerçekleşmedi. 100 dairenin satışına ilişkin işlemi ben yapmadım ama tek yetkiliyim. KİPTAŞ'ın Genel Müdürlüğü'nde yapıldı bu işlemler; bununla alakalı bir bilginiz var mıdır?

Bana mı soruyorsunuz?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

KİPTAŞ'ta noter onayında yapıldı? Noterler KİPTAŞ'ta olmuştur. Satış ofisi, temel attığımız günden beri açık; hatta temel attığımız gün satış ofisini de ziyaret ettik, siz sosyal medyada paylaştınız. Nezahat Hanım, sözleşmede kimin imzası var? KİPTAŞ'ın imzası var mı ilk 100 dairede? Yetkilisiniz ya, bir cevap verin; ilk 100 daire dediğinizde kimin imzası var?

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Mahkeme Başkanı — Sorular

Sayın Başkanım, şöyle cevap vereyim: Bir kere KİPTAŞ'la sözleşmelerin noter onayı olmuş olabilir birçok projede olduğu gibi; onun detayını ben bilmem. Serhat Bey'in zaten ifadesinde var; gerekirse tanık olarak çağırırız o dönemin pazarlama müdürü anlatır. KİPTAŞ'ın Pendik Arkatlı'daki vatandaşla olan sözleşmelerin hiçbirinde KİPTAŞ'ın imzası dahi yoktur. Sözleşme gereği temsilciyle yetkiyi yükleniciye vermektedir. "Ben bunu oradan aldım, buradan aldım" diyebilirler, benim bilgim yok. Belgeyle konuşalım dedim, başka diyecek bir şeyim yok açıkçası.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Nezahat Kurt — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Tamam, savunmamda ben belgelerimi vereceğim zaten.

Av. Aysun Okur — Sorular

Ben iddianamede müvekkilime isnat edilen ilgili kısmı çok kısaca okumak istiyorum. 11 Kasım tarihli iddianamenin 410. sayfasında: KİPTAŞ Pendik Arkatlı Projesi'nde ilk 100 daire, kamu zararı oluşturacak şekilde maliyetinin altında fiyatlara sistematik bir şekilde ve illiyet bağını kesmek amacıyla birtakım kişilere – burada diğer sanıkların isimleri yer alıyor, tek tek okumayacağım – bunlarla birlikte örgüt üyeleri ve 'e yönelik yakınlarının üzerine yapıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu kamu kurumu zararına dolandırıcılık faaliyetinin talimatı ile tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır bir şekilde bir iddia yer almaktadır.

Baki Aydöner / Bulut Aydöner Müdafii

Şimdi sorularıma geçmeden önce çok kısa – müvekkilim beyan etti ama Sayın Başkanım her zaman söz alamıyorum. Eylem 30'da müvekkilim örgüt üyesi olarak yazılmış. Öncelikle biz bu yanlışlığın, maddi hatanın düzeltilmesini istiyoruz. Evet, müvekkilim örgüt üyesi değildir.

Baki Aydöner / Bulut Aydöner Müdafii

Evet, sizin nezdinizde yani sabırla da beyan etmiş olalım. Bu soru hakkımızı kullanırken söylemek istediğimiz şeyleri, kendimizle ve müvekkillerimizle ilgili beyanlarda bulunmak amacıyla soru talebinde bulunmayalım.

Şimdi bu eyleme 'in kardeşi olduğu için eklenmiştir. Sayın bir tablo gösterdi buradan. Orada bir takım sanıklar kardeşleri üzerine – buradan kardeşler daire almış olabilir. Bu bir suç değil, bunun suç olmadığını ben de zaten savunuyorum. Ama kendi üzerine almadığı halde bu eylem 30'da neden yer alıyor?

Baki Aydöner / Bulut Aydöner Müdafii

Şimdi soru soracağım. “KİPTAŞ ifadeler” diye böyle bir dosya yaptım. İçerisinde bir Allah'ın kulu 'in ismini vermiyor. Ve bu müvekkilim – kamu kurumlarını dolandırıcılıktan şu an huzurunuzda. Şimdi soruma geliyorum. Yine iddianamede eylem 30'a konu olan – müvekkil 'in dayısının eşi Melek Köse'nin imzaladığı D Blok 10 numaralı 1+1 daire sözleşmesi için 'in illiyet bağını kesmek ve KİPTAŞ'ı zarara uğratmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın tarafından size doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir talimat verildi mi?

Baki Aydöner / Bulut Aydöner Müdafii

Hayır.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Peki yine bu suç isnadına ilişkin müvekkilim tarafından doğrudan veya dolaylı olarak sizden herhangi bir talepte bulunuldu mu?

Baki Aydöner / Bulut Aydöner Müdafii

Hayır.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yine D Blok 10 numaralı 1+1 daireyi alması 'in sayısının eşinin, Kİptas'ın zarara uğratmasına neden olmuş mudur? Bir tablo gösterdiniz ve orada yüzdeler vardı. Onları hatırlıyorsanız yüzde kaç fazlasına satın alınmıştır?

Baki Aydöner / Bulut Aydöner Müdafii

Yüzde 34 dedim, yanlış hatırlamıyorsam. Şöyle: Pendik Arkalı projesi zarar edilen bir proje değildir, kâr edilen bir projedir. Bir projede zarar edilebilmesi için bütçe değerleri üzerinden bir rakam. Zararına satış yok. Kiptas o projede de kâr etmiştir. Bir lira kâr olsa kâr olur ki daha fazlaydı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Seçkin Akbaşak — Sorular

, müdafi, Avukat . Biraz önce konusu geçtiği için sorma ihtiyacı duydum galiba. Ali Bey de soruya cevap verdikten sonra dosya içerisinde sunacağım Sayın Başkanım. Ali Bey, biraz önce Eylem 28'de konusu geçen aracınız bu muydu?

Ali Kurt Müdafii

Evet.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Burada bu aracı satarken ilana koyan bir galeriden bahsedilmişti. Daha önce bu konuda bilgi vermiştiniz ama... Haksent Oto Galeri

Ali Kurt Müdafii

Olabilir. Benim yanımda çalışan arkadaşım Servet Bey'in tanıdığı olması lazım.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir de o dönem ilk konuştuğumuzda, şimdi galiba bu galeri kapanmış ve eski ilanlar, yani araca satılan ilanların şu an sahibinden sitesinde ilanı çıkmıyor. Ama o dönem bize sizin ilana koyduğunuz, aracınızla ilgili ilanla ilgili böyle bir uzantı vermiştiniz.

Ali Kurt Müdafii

Doğru.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Evet, Servet Bey'den temin ettim. Doğrudur. Açılmıyor ilan,

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Buradan gerekirse Sayın Başkanım, hani sahibinden'e yazı yazıp sorarsınız.

Ali Kurt Müdafii
Av. Yiğit Gökçehan Koçoğlu — Sorular

Sanık müdafi, Avukat . Öncelikle bir cümleyle girmek istiyorum. Ara vermeden önce Sayın Savcı, Ali Bey'e bir soru sordu. Dedi ki: "Elden verildiği ispatlayabiliyor musunuz siz?" dedi. Aslında tüm dosyanın da özeti olan bir soruydu. Zira bu iddianamede pek çok kişi, birilerinin "verdim" dediği ama ispatlanmayan paralarla yargılanıyorlar.

Erdal Celal Aksoy / Melih Geçek Müdafii

Umarım savcılık makamı bu ispat konusundaki hassasiyetini iftiracıları sorgularken de gösterir.

Erdal Celal Aksoy / Melih Geçek Müdafii

Yani yok, siz Başkanım, ben savcılık makamından bahsediyorum bunu... Şimdi soruma geliyorum. , savcılık ifadesinde aynen şöyle söylüyor: "Ben 50 tane İBB personeline ucuz fiyattan daire satma teklifini kabul etmeme rağmen, bu süreçte bana; , gibi isimler için defaten arayarak indirim yaptırmaya çalışmıştır" diyor. Fezlekenin 686. sayfasındaki değerlendirme kısmında da diyor ki: " isimli şahsın; Türker, gibi isimler için 'ı arayarak indirim yaptırmaya çalıştı" diyor.

Erdal Celal Aksoy / Melih Geçek Müdafii

Fakat iddianameye geldiğimizde, iddianamenin 372. sayfası şu şekilde: "Devam eden süreçte ve tarafından müştekiye iletilen örgüt liderinin talimatını yerine getirme amacıyla; şüpheli tarafından şüpheliler ve -bakın buraya çok dikkat edelim inşaata giderek 'a baskılarda bulundukları anlaşılmıştır" diyor. Yani hiçbir ifadede yer almayan bir şey, savcı iddianamesinde değişmiştir. Yani savcılık, hiç kimsenin söylemediği "inşaat basma" hadisesini suçlama olarak mahkemeye getirip HTS bazlarına koymamış.

Erdal Celal Aksoy / Melih Geçek Müdafii

Şimdi ben bir soru soracağım. Soru çok saçma gelecek ama bu saçmalığın sebebi de ben değilim; hissiyle iddianame yazan bu savcılıktır. Soruyu soruyorum: Ali Bey, ben tüm ifadeyi ve fezlekeyi, her şeyi okudum. Siz 'a "Git Bahattin'in inşaatını bas" dediniz mi? Veya size gelip "Söyle Erdal'a da şu inşaatı bassın" dedi mi?

Erdal Celal Aksoy / Melih Geçek Müdafii

Hayır, demedi.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Baran Kaya — Sorular

Beyanlarınız bence teknik anlamda çok iyiydi hatta ben de kendim şahsen anlayamadım birkaç teknik meseleyi de anlamış oldum. Ancak şu mesele dikkatimi çekti; Sayın Savcı'nın veya Sayın Heyet'in dikkatini çekmiyor mu ne, hiç sormuyorlar bunları ama siz dediniz ki ifadenizde: "Bana Adem'in ismini ver, Ertan'ın ismini ver, çık dediler." Bu nasıl oldu, ne zaman oldu? Tam olarak nasıl gelişti, bunu anlatabilir misiniz?

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii

Ben gözaltına alınmadan önce de savcılık makamıyla bireysel olarak iletişimim olmuştu. Çünkü çok basında haberler oluyordu, orada ön almak için hani bunlar kim, o kişilerle ilgili bizim suç duyurularımız vardı. Orada bana bir iki isim sormuşlardı; Adem bunlardan biriydi, Ertan da bunlardan biriydi. "Yani geliyor sana da dalga" dediler aynen böyle ve isim- "gel konuşmazsan alırız seni" gibi bir imada bulundular. Kimin olduğunu tabii ki söylemeyeceğim. Sonra ben dedim ki "bilmiyorum ki bir şey yani bilsem söyleyeyim de bir şey bilmiyorum." Adem hızlı çalışan bir müteahhittir, benim yönetim kurulu başkanımdır ve zaten kendisini sağlama almak için KİPTAŞ'ta yönetim kurulu başkanlığı istemiştir dedim. O, ben Adem'i de zaten biraz bu şekilde hani seninle ilgili bir şeyler dedi diye motive ettiklerini düşünüyorum ama bilmiyorum. Yani öyle bir imada bulunuldu, imada değil de direkt de söylendi aslında. Ben çok itibar etmedim çünkü soruşturma başlamamıştı. Ama şeyde, kollukta ve kolluktan sonraki savcılıkta böyle bir muameleyle karşılaşmadım. Zaten olmayacağını bildikleri için hemen beni bıraktılar.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

"Bu isimlerle ilgili bir şeyler anlatırsanız anlatılan kaydedilir" diyerek, tırnak içinde şu anda... Bu isimlerle ilgili bir şeyler anlatırsanız çıkarız...

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii

Şöyle, isim verseydim ben bugün özgürdüm, net bunu söylediler bana.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Peki başka isimden bahsettiler mi yoksa sadece...

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii

Ertan'ı sordular, Adem'i sordular, bir iki tane büyük firmayı sordular böyle enteresan şekilde sordular. Ben de o firmaların yani değil benim, hani Türkiye'de çok az kişinin bir şeylere müdahale edebileceğini söyledim. Eylem olarak zaten gelmedi onlar, böyle...

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Çok özür dilerim bir tane bir soru daha soracağım. Bunları, bu kişilerle ilgili bir şeyler anlat diye mi geldi yoksa mesela o eylemde yer almadı dediniz, o yüzden soruyorum; olay verildi mi? "Bu olayla ilgili bir şeyler anlat" diye...

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii

Hazır bir şey değil, "bunları anlatacaksın, bunların yaptıklarını söyleyeceksin yoksa tutuklanırsın" dediler Türkçe meali, kibar haliyle.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Çok geçmiş olsun, teşekkür ederim.

Fatih Keleş / Mehmet Pehlivan / Mustafa Can Poyraz Müdafii
Av. Nergiz İnce — Sorular

Ali Bey, benim sorum size eylem bazlı olmayacak ama KİPTAŞ'ın genel müdürü olduğunuz için, dosyada bir örgüt iddiası olduğu için iddianamede açık kalan bazı hususlarda bilgi alabilmek için soruyorum. Sorum şu; iştirak şirket nedir? İştirak şirketin yönetimi, yapılanması nedir? İştirak şirketlerin belediyenin müdürlük ve ilgili birimlerinden temel farkı nedir? Bunun dışında belediyenin ilgili birimlerine ve müdürlüklerine sahip olmadığı hangi haklara iştirak şirketleri sahip? Sizin iştirak şirketlerde çalışan yöneticilerin ve personelin İBB personelinden, çalışanlarından farkı nedir? Özlük haklarının farkı nedir? Bunlar hakkında genel bir bilgilendirme yapabilir misiniz? Bizi aydınlatmanızı rica edeceğim. Bir de İBB ile KİPTAŞ arasındaki ilişki nedir? Hukuki ilişki nasıl sağlanır? KİPTAŞ'ın görevi nedir?

Fatih Keleş / Mustafa Keleş Müdafii

Şimdi iştirak şirketlerle İBB arasındaki fark; bir kere iştirak şirketler Türk Ticaret Kanunu'na tabidir. Özel şirket statüsündedir, yönetim kurulları vardır. İcrayı genel müdür ve ilgili işte kurumsal şemasındaki yetkililer yönetir. İBB ile aslında hiçbir bağı yoktur. İBB sadece sermayedarı olduğu için iştirak şirketlerde yönetim kuruluna soktuğu temsilci kadar söz sahibidir. Yani mesela teorik olarak İBB Başkanı iştirak şirketlerde söz sahibi değil, yönetim kuruludur iştirak şirketlerde söz sahibi Türk Ticaret Kanunu'na göre. Yönetim kurulu üyeleri de genelde sermayedar olan kimse o önerir. Genelde kamu... Ben TOKİ'deyken de iştirak şirket yöneticiliği yaptım. İştirak şirketlerde genelde kamuda üst düzey görev alan arkadaşların maaşları piyasaya göre az olduğu için huzur hakkı almasından dolayı genelde ilgili alanlarda kesişmiyorsa... İBB'den iş alma ihtimali mesela KİPTAŞ iş alıyorsa atıyorum İmar Dairesi'nden, örnek vereyim İmar Daire Başkanlığı'ndan kimse KİPTAŞ Yönetim Kurulu üyesi olmaz menfaat çatışması olmasın diye. Sermayesi oranlarına göre değişir; %50 sermayesi iştirak şirketlerin İBB'nin ise eğer, bütçe denetimi açısından da Sayıştay'a tabidir. Ama Sayıştay söz sahibi değildir, bu da yanlış biliniyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Yani Sayıştay'ın dediği tırnak içinde ayet değildir. Sayıştay bulgu yapar, çok ısrarcıysa itiraz eder, dava konusu olursa dava konusu, mahkemeye gider mahkemeler karar verir. Sayıştay paranın harcanması ve idari usul yönünden bakmakla yükümlüdür. Bu da %50 sermayesi %50'nin üstünde sermayesi İBB'de olan şirketler için geçerli. Birçok şirketin... Mesela KİPTAŞ'ın %99'u İBB'dir ama İBB'nin herhangi bir bürokratı veya herhangi bir müdürü, genel sekreter yardımcısı veya İBB Başkanı KİPTAŞ'ta mesela söz sahibi değildir. Özlük hakları olarak şirketlerin genel müdürleri ve alttaki personel 4A sigortalı personellerdir. Genelde bir yekpare olsun diye iştirak şirketlerin yöneticileri; genel müdürleri, genel müdür yardımcıları, müdürleri, şefleri vesaire uzmanları yıla göre bir maaş skalası vardır, bütünlük bozulmasın diye. Bazı şirketlerinki bir tık daha fazladır. O maaş skalasında genelde bir ödeme alırlar. Dediğim gibi şeye göre; Türk Ticaret Kanunu'na tabi olan iş kanununda belirtilen hüküm ve esaslara göre... Yönetim kurullarında iştirak şirketlerin mevcut yöneticileri... Mesela ben genel müdür olarak aynı zamanda KİPTAŞ'ta yönetim kurulu üyeliği de yaptım. En son dönem genel müdürlüğü bırakıp yönetim kurulu başkanıydım tutuklanmadan önce. Bürokrasiden de yönetim kurulu üyeleri olur, toplanır, kararları öyle idari bir şekilde alır. Özlük hakkı olarak devlet memurları ile aradaki fark bu olur.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İBB ile KİPTAŞ arasındaki şey nedir ilişki? KİPTAŞ aslında bir gayrimenkul şirketidir ama ondan daha eski şirket de vardır aslında, İmar A.Ş. Bu şirketler birbirine çok benzer. Son dönemde Büyükşehir Belediye Başkanı bu vizyonları genelde belirler, politikaları belirler. İştirak şirket... Onlar da şirketlerin şeyine girer, genel kurullarındaki faaliyet raporlarına girer. Bu dönemde sosyal konut ve kentsel dönüşüm anlamında aktif rol oynayacak diye bir misyon biçilmişti KİPTAŞ'a, bu işlere baktı. İnşaat şirketi de yapar, gayrimenkul geliştirir, kentsel dönüşüm işi yapar şirketler. Şirketler harcamaları yönünden, para harcarsa çok basittir şey; KİPTAŞ'taki denetim Kamu İhale Kanunu'na tabidir. Çünkü kamunun parasını harcıyor. Mesela araç alırsa, kalem alırsa, kiralama yaparsa bunlar KİK'e tabi işlerdir. Para harcamıyorsa, aynı bizim Pendik'te, Ayazağa'daki işler gibi, KİK'e tabi değildir. 3G konusu vardır. Bu hani şirketleri birbirinden ayıran en önemli şey odur başkanım, bu çok önemlidir. Her şirket faaliyet alanına göre Kamu İhale Kurumu'ndan bir görüş alır. Mesela KİPTAŞ inşaat malzemesi alma, belli reklam işlerinde 3G istisnasına tabidir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Aslında kasa da tektir. Her yıl sonu bir muhasebe olur, kar varsa İBB'ye aktarılır. Kabaca budur iştirak şirketler. Bu arada şunu da söyleyeyim, bizi de ilgilendirdiği için iki tane de bağlı kuruluşu vardır İBB'nin: İETT ve İSKİ. Bunlar çok farklıdır, bunlar bağlı kuruluştur, şirket değil. Kanunla kurulmuşlardır, çalışanları da devlet memurudur. Hatta İSKİ'nin genel kurulu İBB Meclisi'dir. KİPTAŞ'ın öyle değildir, İETT daha başkadır. Yani iştiraklerle şeyleri... Zaten başkanım belgeleri de sundum; KİPTAŞ'ın personelinin özel personel, devlet memuru olmadığına ilişkin mahkeme kararları da var. Bizimle ilgili suç duyurularında bulunulduğunda bununla ilgili emsal kararları da dosyaya sundum. Yani devlet memuru değildir KİPTAŞ personelleri.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bir tekliften 5 tane farklı firmanın da teklif aldığından bahsetmiştiniz. O firmalar hangi firmalardı?

Fatih Keleş / Mustafa Keleş Müdafii

Torunlar İnşaat, GYA İnşaat, Özbek İnşaat, DMM mimarlık ve ALK

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Teklif veren bu şirket sahiplerinin ifade tutanaklarını ben dosyada göremedim. Bu şirketlerin ifadeleri alındı mı yetkililerin? Buraya teklif verdikleri için.

Fatih Keleş / Mustafa Keleş Müdafii

Onları ben duymadım. Ama ben şunu biliyorum: KİPTAŞ'taki Neredeyse tüm müteahhitleri çağırdıklarını biliyorum.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu firmaların çağrıldığından haberdar mısınız?

Fatih Keleş / Mustafa Keleş Müdafii

Hayır yok.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Mustafa Bağarkası — Sorular

Başkan, Ali Bey'e bir soru yönelteyim. Şimdi Ali Bey, bir 75 tamamlanmamış konut meselesi var. ifadesinde şöyle diyor: "Projeler elimizde kalan ve tamamlanmamış 70'e yakın -bu 75 daireye tekabül ediyor bildiğim kadarıyla ek protokolde- daireyi elimizden alarak natamam dairelerle değiştirdiler." Sonra ifadesini değerlendirdim; "Bahsettiğim 1,5 milyon dolar bu konunun içerisinde bu konu da vardır" diyor. Bir paylaşım protokolü var onunla alakalı olarak; 21 Şubat 2025 tarihli bir protokol. Bu hususu açıklar mısınız Ali Bey?

Ali Kurt Müdafii

Açıklayayım. Vaziyet planı olsa daha iyi anlaşılırdı ama Pendik konutlarında ön bloklar ticari ofis, altlar ticarethane, üstler ofistir. Ve o 2 blok daha yüksek standartta yapıldı; hastane veya otele de elverişli bir plan fonksiyonu kapsamında. Biz orada münferit satışlara girmedik öndeki 2 blokta. Firma satmak istedi hiç sattırmadık, biz satmak istedik firma sattırmadı.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Günün sonunda İBB'nin riskli lojmanları vardı, onlarla takas yapmak için konut stokuna ihtiyacımız vardı. Bu konutları takasla ilgili yüklenicinin talebi üzerine bu arada oldu. Biz arkada bitmiş daireleri kendimize aldık; önde bitmemiş natamamları da yüklenici firmaya verdik. Bununla ilgili de bir paylaşım protokolü yaptık. Sözleşmemiz buna imkan tanıyor. Hatta TMSF ile ilgili bir yazı söyledim ya başkanım; oradaki dairelerin satışı için onay istiyor, yani indirim istiyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Adem Bey orada bence ifadeleri karıştırdı; "1,5 milyon dolar verdim" gibi bir şey var. Siz sormadınız gerçi ama iddianameye konu olmadığı için çok karışık de girmek istemedim, açık kalmasın diye söylüyorum. O 1,5 milyon dolar dediği olay da şu: Biz daireleri aldık, üstüne ticaretleri verdik ya; arada bir 45 milyon gibi bir nakit para fark bakiyesi kalmıştı. O 1,5 milyon dolar ona tekabül ediyor. Muhtemelen ondan bahsediyor Adem Bey. Paylaşım protokolünün konusu o. Paylaşım yaptığımız resmi bir işlemdir ve tekrar söylüyorum, TMSF'nin yazışmalarında da o konu vardır.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Başkanım protokolü sunduk, Ali Bey de açıkladı. Dosyada eksik kalmasın diye size de takdim ediyoruz.

Ali Kurt Müdafii
Av. Bürgehan Emrağ — Sorular

Ali Bey, dediniz ki "Türk Ticaret Kanunu'na göre kuruluyor." Biliyorsunuz bizim hukukumuzda Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) de var. Ben bunu teyit etmek için sorayım; 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye dayalı olarak kurulmuş bir şirket yok değil mi?

Doğan Hamit Doğruer Müdafii

Bilgim yok. Belediye Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca şirketler kurulabilir. Sermayesini İBB verirse şirketin iş ve işlemleri tamamen böyle yürür.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Böylece 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya 2886 sayılı kanuna da tabi olmadığını, sadece kasadan para çıkmıyorsa yani gelir getirici faaliyetlerde olmadığını söylemiştim.

Doğan Hamit Doğruer Müdafii

Şöyle; iştirak şirketler hiçbir şekilde 2886'ya doğrudan tabi değildir. 4734'e tabidir. O da para harcarsa, mal alırsa geçerlidir. 2886'ya ise istisnai durumlarda tabidir; İBB'den doğrudan aldığı işleri ihale yoluyla vermeye çalışırsa kanun diyor ki "2886'ya göre yapacaksın.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Peki bir de 3G (İstisna) konusundan bahsettiniz. Kamu İhale Kurumu'ndan bir görüş mü alıyor, bir karar mı alıyor bununla ilgili?

Doğan Hamit Doğruer Müdafii

İstisnayla ilgili şirket faaliyet alanına göre der ki: "Ben bu işi çok sık yapıyorum, atıyorum çok kalem alıyorum, bunlarla ilgili her seferinde ihaleye çıkmayayım." Kamu İhale Kurumu da belli bir limite kadar istisna tarifler. Atıyorum "10 milyonluk kalem alabilirsin hiç ihale yapmadan" der. Her şirketin istisna maddeleri ve hükümleri farklıdır. Mesela KİPTAŞ inşaat malzemesi alamıyor ama bazı reklam işlerini yapabiliyor bildiğim kadarıyla. O şirketin faaliyet alanına göre değişiyor.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı
Av. Simge Büyük — Sorular

Sayın Ali Bey, size 4 tane sorum olacak. Öncelikle birinci sorum: KİPTAŞ ihalelerine davet edilecek firmaların belirlenmesinde nasıl bir yöntem izlenmektedir? Ve ihaleye katılacak firmalara davetiye gönderilmesine kimler karar vermektedir?

Adem Soytekin Müdafii

İhale birimimiz karar verir. İşin bütçesi, yapım kabiliyetine göre bizim portföyümüzde olan, yetkin olan firmaları seçeriz ve göndeririz. Bunun için zorunlu bir kriter olmakla beraber genelde işin büyüklüğü, ekonomik çapı ve i yani iş bitirme resmi onay belgesi gerekmiyor, –onu söyleyeyim. O Devlet Demiryolları'yla ilgili bir şey vermiş de bizde yok. Biz bu işin yeterliliğini yapmış belgeleri görür ve bütçe olarak OK verirse ihale birimimiz davet eder. İşin çapına göre yani 10 dairelik yapabilen bir firmaya mahalle arası bir firmaya 1.000 daire verilmez.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

İkinci sorum: Hatay Geçici Yaşam Alanı Projesi'nde ASOY İnşaat'ın tercih edilmesinin sebebi nedir Ali Bey? Firmanın teknik kapasitesi, hızlı iş yapabilme kabiliyeti, işin doğrudan öz finansman ile yapılmasının etkilerinin yanı sıra – başladığı tarihte hak edişlerin kim tarafından nasıl ödeneceğinin bilinmemesi ve hangi vadede ödeneceğinin belli olmaması mı? Bununla ilgili bir açıklama yapmak istiyorum.

Adem Soytekin Müdafii

Hatay Geçici Yaşam Alanı'nda bir kere KİPTAŞ, bila bedel projesini yaptı. Çok örnek bir iştir, Türkiye'de ilktir. Geçici yaşam alanında bir kere 'e KİPTAŞ vermemiştir. orada – Hatay'ın İSKİ'sine karşına gelen İZSU muydu? İsmini tam hatırlayamayacağım – o kurumla bir protokol yaptı. Nasıl yaptı? Deprem zamanı tabii herkes seferber oldu. O bölgeye gittiğinde – devletin, İZSU diye tarif edeyim – … İsmini hatırlamıyorum, siz daha iyi biliyorsunuz. Hatay Büyükşehir Belediyesi'nin İSKİ'sine tahsisli bir yer vardı, OHAL kapsamında kurulmuş. Burayı "bir müteahhite tahsis ederiz yeter ki geçici yaşam alanı yapsın" dediler. Adem Bey o zaman sahadaydı, hem de biz bölgede yardım ediyordu. Talip oldu. Biz de "projeleri veririz” dedik ve “kontrol ederiz" dedik. Protokol tamamen kendi ikisi arasında, iş kabulünü yapan da orasıdır. Biz proje ve bila bedel müşavirlik hizmeti verdik kendilerine. Ödemelerin nasıl olacağını veya akışını kesinlikle biz yapmadık. Ama hesaba gelen paraları kontrol ettiğiniz zamanlar oldu. Hatta bağışla yapılmış bu iş. İlk bağışı yapan da Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir önceki dönem milletvekillerinin resmi hesaba yatırdığı paradır. Ama o protokolün resmi kısmı, oradaki kurumlar ile arasında odu.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Teşekkür ediyorum. Şu soruma da cevap vermiş oldunuz. Sadece iddianamenin ilgili sayfasında "'in ihaleye girecek olan firmaları belirlediğine" ilişkin asılsız bir iddia var. Bununla alakalı olarak – sadece KİPTAŞ 4'ü bizzat ASOY firmasının aldığını ifade etmiştiniz. Diğer büyük lüks konut olarak ifade ettiğimiz projelerde Adem Bey tercih edilmedi. Ama sizler işinde ne kadar iyi olduğunu zaten ifade ettiniz.

Adem Soytekin Müdafii

Yaptı demedim, biliyorum. Ama edeyim İşinde fena değildir. Ama yaptı demedim. Hızlıdır, işçiliği kalitesi iyi değildir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Silivri 4. Etap projesinde ilk kez bir projenin taahhüt teslim tarihinden yaklaşık bir yıl önce teslim edildiği ve müşteri memnuniyeti bakımından da en başarılı etabın ASOY İnşaat tarafından gerçekleştirildiği hususu gerek KİPTAŞ gerek sizin bazı açıklamalarınızda mevcuttu. Ben ona istinaden soruyorum.

Adem Soytekin Müdafii

Sizi destekleyecek bir şey söyleyeceğim ama orada oturan çok kişi var. Çok şikayet var. 18 ayda bitmiştir ama sadece etapı değildir. Üç firma vardır peyderpey yapmıştır. Birlikte teslim etmişizdir.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Teşekkür ediyorum. Son soruma geliyorum hemen – çok özür dileyerek. ASOY İnşaat'ın bu tarihten sonraki KİPTAŞ projelerini – özellikle KİPTAŞ'ta ihaleye çıktığı Bakırköy, Kadıköy, Beşiktaş, Maslak, Kartal, Şişli gibi projelerde – davet edilmemesine siz mi karar verdiniz? Sayın Ali Bey? Yoksa başka bir sebep mi var? Neden davet edilmedi? Bunu da bilmek isteriz.

Adem Soytekin Müdafii

KİPTAŞ'ta hiç kimse tek başına karar vermez. Ve koordinasyon, denetleme ve birincil derece sorun benimdir ama davet etmeme sebebimiz şu: Aynı anda bir sepetteki yumurtaları kullanmak doğru bir şey değil. Pendik'i yaptığı işi örnek veriyorum – Pendik'le mesela Ayazağa projesi birbirine çok benzer, teknik olarak inşaat alanı. Aynı anda Ayazağa'yı verseydik ve bir tanesinde ekonomik sıkıntı yaşasaydı – mesela şu an kayyum atandı Pendik'e – o zaman iki projemiz de batardı. Bizim ekibimiz profesyonelce işleri dağıtırken mevcut yüklenicilerin sadece KİPTAŞ'taki değil, diğer kamu kurumlarındaki işlerin dağılımına da bakarak eşleştirme yapar. Adem Bey'in iyiliği, kötülüğü, sevip sevmememiz değil. Ama şu dediğinizi anlıyorum, ben de vurgulamak istiyorum – bana da itham edildiği için – 'in özel bir ayrıcalığı yoktur. Olsaydı dediğiniz gibi Ayazağa'yı da verirdik kendisine. Pendik'i yaparken… Ama biz orada gayet profesyonelce bir davranış yaptık.

KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.