Suçlama Konusu

İBB Çiçek Satış Büfesi İhalesine Fesat Karıştırılması ve Kamu Zararına Neden Olunması İddiası

Eylem 76
İddianameye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait 60 adet reklam uygulamalı çiçek satış büfesinin yapımı ve 3 yıl süreyle işletilmesi ihalesine, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla fesat karıştırılarak kamu zararına neden olunmuştur. Savcılığın iddiasına göre, Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Fatih Keleş'in yönettiği örgüt, İBB yetkilileri Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Cemal Ufuk Karakaya, Ramazan Gülten ve Can Akın Çağlar aracılığıyla ana ihaleyi usulsüzce Kültür A.Ş.'ye vermiştir. Kültür A.Ş. yetkilileri Doğan Hamit Doğruer, Murat Abbas, Bilal Önver ve Halit Burak Atalan'ın da alt ihaleyi, Cüneyd Okul'un sahibi olduğu Boğaziçi İstanbul Reklam firmasına yönlendirdiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, ana ihalenin şartnamesine rekabeti engelleyici ağır şartlar konularak tek katılımcının İBB iştiraki Kültür A.Ş. olması sağlanmış, ardından Kültür A.Ş. ihaleyi önceden anlaşılan Boğaziçi İstanbul Reklam firmasına devretmiştir. 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, muhammen bedelin kasıtlı olarak en az 5.315.110,29 TL düşük belirlenmesiyle kamu zararı oluşturulmuştur. Bu kurguyla İBB'nin kasasına girmesi gereken gelirin önemli bir kısmının, örgüte müzahir şirketlere ve dolayısıyla "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarıldığı iddia edilmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) maddelerinden, örgüt lideri ve yöneticileri için ise ayrıca TCK 220 (Suç Örgütü) delaletiyle ceza talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını bilirkişi raporu ve şüpheliler Adem Tuncay ile Hakan Karaköse'nin, Cüneyt Okul'un rüşvet olarak kripto para gönderdiğine dair ifadelerine dayandırmaktadır.

İddianame Metni

İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İBB'ye ait 60 adet reklamlı çiçek satış büfesinin yapımı ve işletilmesi ihalesini, kamu zararı oluşturacak şekilde organize etmiştir. İddiaya göre, ana ihale rekabeti engelleyici şartlarla kasıtlı olarak İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye verilmiş, ardından Kültür A.Ş. tarafından önceden belirlenmiş ve örgüte yakın olduğu iddia edilen Boğaziçi İstanbul Reklam firmasına usulsüz bir alt kiralama ile devredilmiştir. Bu yolla elde edilen haksız kazancın bir kısmının, "SİSTEM" olarak adlandırılan yapının finansmanı için örgüte geri aktarıldığı iddia edilmektedir. Örgüt lideri olarak şüpheli Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri olarak Murat Ongun ve Fatih Keleş'in eylemi organize ettiği iddia edilmektedir. Ana ihalenin usulsüzce Kültür A.Ş.'ye verilmesi sürecinde İBB yetkilileri Kağan Sürmegöz (Emlak Yönetimi D.Bşk. V), Buğra Gökce, Cemal Ufuk Karakaya (Genel Sekreter V.), Ramazan Gülten (İmar ve Şehir. Daire Bşk. V.) ve Can Akın Çağlar'ın (Genel Sekreter) rol aldığı iddia edilmektedir. Kültür A.Ş. bünyesinde ise Genel Müdür Murat Abbas, Genel Müdür Yardımcısı Doğan Hamit Doğruer, İhale ve Sözleşmeler Şefi Bilal Önver ve İhale İşleri ve Satınalma Müdürü Halit Burak Atalan'ın alt ihaleyi organize ederek suça iştirak ettikleri öne sürülmektedir. Alt ihaleyi kazanan Boğaziçi İstanbul Reklam firmasının yetkilisi Cüneyd Okul'un da kurgunun bir parçası olduğu ve rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ayrıca, alt kiracı Panoffect Medya'nın sahibi Eyüp Subaşı'nın da örgüt üyesi olduğu ve usulsüzlüklere göz yumulduğu belirtilmektedir. İddiaya göre, ana ihale şartnamesine 7.000.000 TL sermaye, 50.000.000 TL ciro gibi orantısız ve yüksek yeterlilik kriterleri konularak diğer firmaların katılımı engellenmiş ve ihalenin tek katılımcı olan Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Kültür A.Ş., yönetmeliğindeki serbestiden faydalanarak, kapalı teklif usulüyle yaptığı alt kiralama ihalesine tek başına katılan Boğaziçi İstanbul Reklam firmasına işi vermiştir. Şüpheliler Adem Tuncay ve Hakan Karaköse'nin ifadelerine dayandırılan iddiaya göre, Boğaziçi Reklam'ın sahibi Cüneyd Okul, bu ihale karşılığında örgüt üyeleri Kağan Sürmegöz, Yakup Öner ve Ertan Yıldız'a kripto para (coin) cinsinden rüşvet göndermiştir. Ana ihale 19.10.2022 tarihinde yapılmış, muhammen bedeli 10.200.000,00 TL olarak belirlenmiş ve 11.500.000,00 TL'ye Kültür A.Ş.'ye verilmiştir. Kültür A.Ş. ise 19.01.2023'te yaptığı alt ihaleyi 15.000.000,00 TL bedelle Cüneyd Okul'un firması Boğaziçi İstanbul Reklam'a vermiştir. Bilirkişi raporuna göre, Boğaziçi Reklam, bu alanları 01.04.2024-31.03.2025 dönemi için sadece bir yıllığına Panoffect Medya A.Ş.'ye 22.000.000,00 TL'ye kiralamıştır. Bu durum, 3 yıllık işin gerçek değerinin çok daha yüksek olduğunu ve ana ihalenin muhammen bedelinin kasıtlı olarak en az 5.315.110,29 TL düşük hesaplandığını ortaya koymaktadır. Savcılık, muhammen bedelin kasıtlı olarak düşük belirlenmesi ve ihalenin adrese teslim edilmesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin en az 5.315.110,29 TL kamu zararına uğratıldığını iddia etmektedir. İddianameye göre asıl amaç, İBB'nin kasasına girecek geliri en aza indirip, aradaki farkın örgüte müzahir firmalar aracılığıyla "SİSTEM"e aktarılması ve örgütün finansal devamlılığının sağlanmasıdır. İddianame, bu eyleme ilişkin delil olarak 18.07.2025 tarihli bilirkişi raporu, vergi raporları, MASAK raporları, tanık beyanları, HTS-Baz verileri, kolluk araştırma tutanakları ve bir kısım şüphelilerin (Adem Tuncay, Hakan Karaköse) itiraf niteliğindeki beyanlarını göstermektedir. Özellikle Adem Tuncay ve Hakan Karaköse'nin, Cüneyd Okul'un rüşvet olarak coin gönderdiğine dair ifadeleri önemli bir delil olarak sunulmuştur. Şüpheliler Kağan Sürmegöz, Buğra Gökce, Cemal Ufuk Karakaya, Ramazan Gülten, Can Akın Çağlar, Murat Selvi, Doğan Hamit Doğruer, Murat Abbas, Bilal Önver, Halit Burak Atalan ve Cüneyd Okul hakkında TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık) suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edilmektedir. Örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ile örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen Murat Ongun ve Fatih Keleş hakkında ise bu suçların TCK 220/1-4-5 (Suç Örgütü Kurma, Yönetme) delaletiyle işlendiği gerekçesiyle ceza istenmektedir.

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.