Adem Bey, beyanınızda " ve 'i tanımıyorum. Para teslim etmedim" şeklinde beyanınız var. Bu avukatınızın sunduğu dilekçeyi "Onu da kabul etmiyorum, azlettim" dediniz. Zorla oldu tarzı bir ifade var çünkü. Avukatınız size sormadan, sizin bu yönde bir iradeniz olmadan mı sundu?
Adem Başer Çapraz Sorgusu
Şöyle Sayın Başkanım, buna nasıl cevap vereyim? Sanıyorum şöyle bir durum oldu; zaten Silivri koşullarında kendisiyle çok fazla görüşemedim. Burada iddianame çıktığında kendisiyle eylemler hakkında ve üzerime atılan suçlar hakkında tek tek bir konuşma şansı bulamadım. Fakat kendisi ailem aracılığıyla bana bir savunma göndermiş; "Bunu yapacağız, içeriye sunacağız" diye. Ben de bunu okudum. Daha sonra iletişimim de kısıtlı olduğu için eşimle not gönderdim kendisine: "Buradaki bazı yerlerin yanlış olduğunu, bunun düzeltilmesi gerektiğini" söyledim. Fakat avukatım bir hafta sonra geldiğinde bunu içeriye sunduğunu söyledi. Ben de bunu kabul etmediğimi, bu olayın böyle olmadığını kendisine söyledim. Hatta kendisine bununla ilgili tutanakları çok önceden eşim göndermişti zaten. Ama neden böyle bir savunma verdi, hatalı mıdır, başka bir şey mi vardır; bunu bilmiyorum, tahmin etmek de istemiyorum. Ama benim kabul etmediğim bir dilekçeydi.
Herhangi bir şikayetiniz oldu mu kendisi hakkında?
Sadece tarafınıza yazdığım dilekçede bunu belirttim. Azletme dışında herhangi bir işlem yapmadım Sayın Başkanım, çünkü öncelikle bu dosyadan bir tutuksuz yargılanmayı umuyorum. Sanıyorum ondan sonra bir işlem yapacağım.
17 Ekim 2025 tarihli ifadenizde de bahsi geçen avukatla birlikte katıldınız.
Evet, doğrudur. Bir önceki ifadenizde de kendisinin avukatlık ofisinden birisi vardı.
Yapılan toplantılar için sunum toplantılarıyla ilgili demişsiniz ki: "Bu sunum şeklinde gerçekleşiyordu, toplantılara çalışan olarak katıldım." 17 Ekim tarihli ifadenizde şöyle bir şey geçiyor: "Güney Cebeci'de döküm faaliyetlerinin başlamasıyla ve isimli şahısları şirkette görmeye başladım. Bu süreçten sonra ben, Yağmur, , ve belli periyotlarda sunum toplantısı yapmaya başladık. Bu toplantılara bazen de iştirak etmekteydi. Bu toplantıların amacı bir planlama değil, burada yapılanların ve 'ye izah edilmesi şeklinde gerçekleşmekteydi. Yapılan sunumların örnekleri ve 'ye verilirdi. 'e genellikle iki adet örnek verilirdi." Bu sebebi ne, ne amaçla belirttiniz?
"Kaç adet verirdiniz" diye mi sordu?
Burada bahsettiğiniz toplantı bu yani, sunum toplantısı.
Evet, burada bahsettiğim toplantıların ilk kısmı Sayın Başkanım. Bu Güney Cebeci'nin hisse alımlarıyla ilgili başlamış bir süreçti. Dediğim gibi burada alanında uzman kişi olduğu için hisselerin alımları, buradaki hukuki süreçler konusunda destek olmuştu. Daha sonra ise yönetim kuruluna girmeleriyle birlikte buradaki sahada yapılan yatırımlar, sahanın haritadan görüntüsü, buradaki duvarlar, tesisler, maden ocağının işletilmesi gibi konularda bilgi alırlardı.
" yurt dışında bulunduğu süre içerisinde beni arayarak, 'ten kendisine gelen 125 milyon TL'nin hesabının kapatılması gerektiğini, bunun için bir senet düzenlememi istedi. Borçlu olacak şekilde Dörtel firmasına senedi düzenledim. Murat Bey'in talimatıyla imzalattım. Dörtel bu senedi borcuna karşılık Kuzey İstanbul firmasına verdi. Kuzey İstanbul Çevre firması ise 'na borçluydu. Kuzey İstanbul Çevre de bu senedi 'na verdi. Böylece 'nun borçlu olduğu senet 'na geri dönmüş oldu ve Dörtel ile olan 125 milyonluk hesap kapandı. Söz konusu senet ile görüşmem neticesinde imha edildi. Bu işlemden kaynaklı pişmanım. Anlık korkuyla bunları gerçekleştirmek zorunda kaldım. Bu talimatların tamamını bana iletti, kendisi de bu yapılan işlemlerden haberdardır" demişsiniz.
Evet. Şöyle, senedin düzenlenmesi konusunda bir beyan vermek istemiyorum ama buradaki süreç... Baştan anlatmama gerek var mı bilmiyorum ama genel olarak doğrudur. Buradaki süreci aslında ve beraber yürütmüşlerdir. En sonunda da bu işlemler yapılacağı için hem muhasebe hem finans konusunda muhasebeyi ve finansı bilgilendirmiştir. da buradaki işlemin yapılması konusunda tarafıma da 'le birlikte bilgi vermiştir. Buradaki kapatma dediğimiz kısım aslında herhangi bir borç alacak kaydı değildi. Burada bir %50 hisse alımına karşılık gönderilmiş bir bedel vardı. Tabii bu daha fazlası gönderilecek miydi hisse olarak ya da tutar olarak, ondan çok emin değilim ama ve 'in konuşmasından sonra bu işlemin yapılmaması gerektiği sanırım kararlaştırıldı. Bu sebeple de bu gönderilen paranın geri iadesi yapılması istendi. Dörtel'in de Kuzey İstanbul Çevre firmasına, 'nun firmasına bu tutarlara yakın bir borcu vardı. Bu sebeple de senet buraya verildikten sonra Dörtel, Kuzey İstanbul Çevre'nin borcunu ödemişti.
Bu ifadenizde düzelteceğiniz herhangi bir yer var mı?
Çok da öyle detaylıca değiştirecek bir yer var mı diye bakmadım ama esasında onunla ilgili bir yazı da vermiştim mahkemeye.
Avukat azlettiğim ve vekilim olmadığı yönündeki beyanın olduğu ifade, bu ifade de o avukat eşliğinde huzurumuzda alındığı için bunu sormak durumundayım.
Bu ifadede söylediklerimi konu olarak asla reddetmiyorum zaten. Sadece bazı anlam hataları oluştu, onlarla ilgili bazı düzeltmeler yapabilirim. Sayın Başkanım, 3. sayfada ikinci...
"Kuzey Cebeci bölgesi bir döküm faaliyeti yürütüyor..."
Eylül 2024 diye başlayan paragraf.
Burada "45 personel Kuzey Grup bünyesinde Dörtel Mermer'e geçiş yaptılar" diyorum. Sonrasında şirketin iş hacminin büyümesi maksadıyla Kuzey İstanbul Çevre firmasına yapılan veya yapılacak işler demişim. Ben burada söylediğim ifade: Kuzey çevresinde yapılan işler Dörtel Mermer üzerinden yapılarak faturalandırılmaya başlanmıştır. Yani buradaki ifade ise "Dörtel Mermer üzerinden yapılacak, yapılmış gibi" hani iki farklı şey kullanılmış. Benim burada söylediğim Dörtel Mermer üzerinden yapılarak faturalandırılmaya başlanmıştır.
Sizin Dörtel firmasıyla ilişkiniz neydi?
Dörtel firması 'indir. Burada mali müşaviri olarak atanmıştır. 'in bir muhasebe ofisi olmasına rağmen sanıyorum ile konuşmasından sonra Dörtel'in muhasebesinin de Kuzey İstanbul Grup bünyesindeki muhasebe finans departmanlarında tutulması istenmiş. Bu sebeple oradaki işlemleri direkt takip etmesek bile muhasebe ya da finans, insan kaynakları bunların kayıtlarını atardı. Buradaki dediğim gibi mali müşavir olması sebebiyle ondan aldığımız talimatları yerine getirirdik.
Ne gibi talimatlar?
şirket kayıtlarının oluşturulması; yani fatura geldiği zaman faturasının işlenmesi ya da faturasının kesilmesi gibi tamamen muhasebesel işlemlerle alakalı. Pratik olarak yapılan işler ya da sahada yapılan işlerle ilgili herhangi bir yetkimiz 'te de benim de yoktu.
Yine 'nın 3 Ekim 2025 tarihli bir ifadesi var. İfadesinde demiş ki; "Dörtel Madencilik isimli firmaya yakıt satardım. Bu firma 'e aitti. Ancak bu firmanın yakıt siparişlerini 'nun genel müdrür yardımcısı, soy ismini bilmediğim Adem isimli şahsıs verirdi. Bu şirketin muhasebesini de Murat'ın muhasebecisi tutardı. Murat'ın bu firmaya ortak olduğunu düşünüyörüm." şeklinde beyanı var. Yakıt siparişiyle ilgili senin bir...
Şöyle; biz 'nın firmalarından yakıt alırız. Bu yıllardan beri böyledir. Şantiyelerde kullandığımız yakıtları kendisinden alırız. Yaklaşık ayda 30-35 milyon TL'lik yakıt alırız. Dörtel firmasına Kuzey İstanbul'un kum, kil, kömür üretimi yaptığı bölgedeki bir tesisin işletmesi verilmişti. Buradaki işleri yapabilmesi için de yakıt ihtiyacı vardı ve satın almadaki kişi Dörtel Madencilik adına bir yakıt talebinde bulunmuş. Oradaki personeller de onları tanımadığı için, yani Dört El firmasını tanımadığı için teyit almak istemişler; 'ı aramışlar. da beni arayıp teyit etmelerini söylemiş. Biz bu arada onların muhasebesiyle finansmalıyla ödemeler konusunda sık sık görüştüğümüz için yüz yüze olmasa bile ismen biliriz.
Bu sefer de zaten aranizda bir akrabalık durumu olduğu için, sen bu noktada siz tanıdığınız için...
Evet biz tanıdığımız için. Hani da malı sattığı zaman biraz pimpiriklenir. Muhtemelen hani bunun karşılığını alabilir miyim, alamaz mıyım diye bizi garantör olarak görmek istemiştir. O yüzden bizden teyit almıştır.
Adem Bey, 16 Mayıs tarihli bir ifadeniz var, ilk ifadeniz zannediyorum.
Oradaki ifadenizin bir ortasında şeyden bahsetmişsiniz: " ve 'in ilişkisini hatırladığım kadarıyla 2021 yılının sonlarına doğru başlamıştı. Kendisini İsfalt'ın yönlendirdiğini biliyorum. ve İbrahim 'nun çok yakın bir ilişkisi vardı." Bu yakından kastnız tam olarak ne? Yani arkadaşlık, samimiyet mi yoksa ticari mi?
Şeylerin, hisselerin toplanmasıyla alakalı olan süreçti. İlk etapta 'yü görmeye başladık. Daha sonra şirkete zaman zaman gelmeye başlamıştı.
Şöyle, hisseler toplandığı zaman mı herhalde ortaya çıktı? O dönem bir görevi var mıymış şirkette yoksa?
Şöyle; bu hisseleri toplanan firmanın ortağı İsfalt olduğu için İsfalt'ı temsilen geliyordu. Burasy dediğim gibi Sayın Savcım bir devlet projesi olduğu için ve İsfalt da bu projenin içerisinde olduğu için ve bu sahada sorunlar yıllardır giderilmediği için buradaki kurumlar bu bölgeye biraz hassasiyetle yaklaşıyordu. O yüzden de bu sürecin başından itibaren hukuki olarak bu süreci destekledi diyeyim.
İsfalt'taki ya da belediyedeki görevini bilmiyorum fakat ilerleyen süreçte zaten Güney Cebeci'nin Yönetim Kurulu Üyesi olarak girmiştir; ama ben İsfalt'ın hisselerini temsilen geldiğini biliyorum.
Yok, şöyle; aslında bizim ilk Kuzey Cebeci firmasının hissesini alma tarihi sanıyorum 2021'in başı olması lazım. Ben kendilerini 2021 sonu ya da 2022 yılı başları gibi görmeye başlamıştım.
Evet, ile ilgili. 2022 yılı içerisinde de 'i görmeye başladım. Tabii ilerleyen süreçte hisselerin tamamlanmasından dolayı hem zaman zaman toplantılara katılmamaya başladı hem de konu artık biraz daha yatırımla alakalı olduğu için çok ilgilenmedi açıkçası. Bu sebeple ile buradaki yatırımlar üzerinden daha çok fazla görüşüyorlardı, bu yüzden bir yakınlıkları var dedim.
Bu Kuzey Gayrimenkul Danışlanlık Yatırım Şirketi'nden ifadenizde bahsetmişsiniz, şirketin değeri hakkında bir tahminde bulunmuşsunuz; 7-8 milyar TL gibi. Bu tahmini neye göre yaptınız?
Bu tahmini şuna göre yaptım; burada yaklaşık şirketin 1 milyar TL - 1.5 milyar TL iş makinesi yatırımları mevcuttur. Ayrıca Güney Cebeci ve Kuzey Cebeci'nin hisselerini satın almıştır. Bu sebeple buradaki maden değerlerini düşünerek... Tabii o bir bilirkişi raporu gibi lütfen değerlendirmeyin, o biraz benim...
Tahmin. Belki çok daha yüksek ya da çok daha düşük çıkabilir; bu tamamen o anki benim söylemim.
Bu toplanan hisselerle ilgili nasıl ödeme yapıldığına dair mesela; Haktaş demişsiniz bir şirketten bahsediyorsunuz alınmış veya birden fazla şirket var.
Bunu şirket kayıtlarından bakmak lazım, şu anda hatırlayamıyorum, biraz eski tarih. Burada sadece benim istemem de yetmiyor, Kayyumun bana bilgi vermesi de gerekiyor. Ama bulup size bu rakamları ulaştırmaya çalışırım Sayın Savcım.
Tamam. Bir 15.09.2025 tarihli ifadeniz var, ifadede şeyden bahsetmişsiniz: " şirketleri kendine borçlandırmak için çeşitli firmalara sahte fatura düzenlenmektedir. Bu firmalardan hatırladığım Sönmezsu, Ataseven Madencilik, Alfas isimli firmalardır. Sönmezsu isimli firmanın sahibi Tahsin Sönmez'e ait olduğunu biliyorum, sık sık ofise gelirdi. İşte Turgay Topdemir de ofise gelirdi. yurt dışına kaçtıktan sonra Vakıfbank Maslak Ticari Ŝubesi'nden çekilen 1.3 milyon doların talimatını Dilek Ekici'nin verdiğini hatırlıyorum." şeklinde beyanınız var. Şimşı Murat Bey'in kendi şirketleriyle ilgili borçlandırmak için niye sahte fatura kestirdiğini düşünüyorsunuz, buradaki amaç ne?
Şöyle Sayın Savcım; burada naylon faturalar kısmını sordu... Daha sonra Sayın Savcılarımız buradan tabii nakit paraları sordular bize. Ben de kendilerine buradaki naylon faturalardan dolayı firmaları kendine borçlandırmış oluyordu dedim.
Kendi... Kuzey İstanbul Gayrimenkul firmasını, kendi %100 hissesine sahip olduğu şirketi. Yani burada herhangi bir nakit para görmediğimi, herhangi bir işlem varsa 'nun hesap çekimleriyle alakalı bir durum olabileceğini söyledim; o yüzden orada "kendisini şirketleri kendine borçlandırmıştır" dedim.
Yine beyanda bahsettiniz ya diye soruyorum anlamak için; ama Murat Bey bu konu hakkında niye bir çabaya girip kendini borçlandırmış, buradaki amaç ne? Bir finansyı olarak size soruyorum.
Şöyle tabii; bir nakit para çekmek, nakit para almak şirketlerden çok mümkün değil. Öncelikle ya patronun alacağı olması lazım ya da bir kar dağıtımı...
Ya sene sonu kar payı paylaşımı... Pek muhtemelen de o yüzden bu sahte fatura işleri olmuş, tamam. Burada 1.5 milyon dolarlık mesele var işte, Dilek Ekici'nin talimatıyla para çekilmesi vesaire. Bu olay ne tam olarak? O para neye ilişkin veya Dilek Ekici'nin …
O para şöyle; bir nakit çekim olduğu zaman finans tarafı sadece bankada bu paranın fiziken olup olmadığını bankaya sorar, talimatlarını düzenler, da kime çektirmek istiyorsa onu bankaya yönlendirir. Yani burada sanıyorum 'in çektiği bir paradan bahsediyoruz. Buradaki parayı 'ndan çeken kişi 'dir ama bıraktığı yer ya da kullandığı yer hakkında benim herhangi bir bilgim yoktur. Bunu ile kendisi muhtemelen...
Dilek Hanım, ben firmadaki iki finans yöneticisinden biri olduğumu söyledim; Dilek Ekici diğer finans yöneticisidir.
Tamam. Yine bu daha demin beyanlarınızda bahsettiğiniz Sulh Ceza sorgununuzda da şöyle bir beyan geçiyor konu hakkında: "Cebeci maden bölgesinde bazı kamulaştırma İBB tarafından yapılması gerekiyordu, bu parayı ödedi."
Evet, bu ödemelerinden bahsediyorum. Yani bunu... Evet, bunu bilgi olarak Kayyum'dan almıştım. Bu ödemenin yani buradaki işlemlerin İBB tarafından yapılması gerektiğini söylediler ama ben de onlara bu parayı bizim ödediğimizi söyledim, Sulh Ceza Hakimliğinde de bunu dile getirdim. Yani oradaki tapusuz, kaçak ev ve iş yerlerinin sahadan kaldırılmasıyla alakalı ödenen paralardır.
Daha sonraki ifadelerinizde şirketlerin toplanma süreci var ya işte Haktaş Madencilik vesaire; orada bu şeyler... Kuzey olması lazım herhalde, bu Haktaş'la şeyin olduğu yer Kuzey mi yoksa?
Bu alımlardan sonra demişsiniz işte "Kuzey Cebeci Madencilik hisse durumu %50 Kuzey İstanbul Gayrimenkul, %40 İsfalt, %10 …Taş firmasına ait duruma geldi. bir süre sonra bize buraya dökme başlayacağını söyledi" şeklinde beyanınız var; hatta burada kantar sistemi, muhasebeyle ilgili vesaire. Şimşi bu Kuzey Cebeci bölgesi döküm sahası mı herhalde, maden sahası şekhlinde... Bu döküm işlemi nasıl başladı o süreçte?
Şöyle; buradaki döküm faaliyeti Kuzey Cebeci Madencilik sınırları içerisinde gerçekleşmedi. Buradaki döküm Güney Cebeci Madencilik sahası sınırları içerisinde gerçekleşti. Buradaki döküm izni Kuzey İstanbul Modern İnşaat Şirketi'ne verilmiştir; buradaki hissedarlar da Kuzey İstanbul Modern'e bu konuda muvafakat vermişlerdir.
Ama ifadenizde Kuzey gibi anlatılmış... "Kuzey'deki alımlardan bahsedip alımlar bittikten sonra bir süre sonra bize buraya dökme başlayacağını söyledi" şeklinde beyanınız var. Yani burada daha çok Kuzey ile ilgili gibi duruyor.
Tabii şöyle; biz orayı anlatırken bazı ifadeleri sizin de bildiğinizi varsayarak eksik söylüyor olabiliriz. Kuzey Cebeci'de döküm faaliyeti başladıktan sonra biz oraya döküme başladığımız için orada bir eksik ifade söyleyişimdir, eksik bir ifadem olmuştur. Kuzey Cebeci'nin içerisinde bir döküm faaliyeti gerçekleşmedi. Oradaki hisseler alındıktan sonra Cebeci bölgesinde döküm faaliyeti başladı, ruhsat sınırları olarak da Güney Cebeci'nin içerisinde olmuştur.
2022 yılında Güney Cebeci bölgesinde ilk olarak yol yapım firmasını satın aldınız. Anlatımları biraz geçiyorum burada. Bundan sonra o alanda hissedar olan hatırladığım kadarıyla 13 firmaya ihtar çekildi şeklinde beyanınız var. Bunlar ihtar niye çekildi, hepsi mal sahibi?
Aslında şöyle; burada bir ortaklı şirketin satın alma sürecini çizerken, bir iş firma hisselerini satarken bildiğim kadarıyla prosedür olarak diğer ortaklara soruluyor. Yani 'Bu hisseyi satıyorum, siz almak istiyor musunuz?' diye öncelikle şirket içerisinde sanırım böyle bir durum gerçekleşiyormuş. Buradaki eski yapıdaki sıkıntılardan dolayı, bu firmaların birbirlerine açtığı davalardan dolayı, burada hukuksal açıdan bir problemle karşılaşmamak için her şey prosedüre uygun olsun diye ihtarlar çekildi. Buradaki hisselere talip olunduğunu, karşı tarafların da bunları satın almayacağını beyan etmesinin ardından alım süreçleri gerçekleştirildi. İhtarlar dediğim konular bunlardır.
Bu alım süreçlerin herhalde bir çoğunda bulundunuz, doğru mu? Hani o firmalarla görüşme veya alma anlamında, finans boyutuyla?
Firmalarla satın alma süreçlerini görüşmedim, yani pazarlık esnasında görüşmedim. Ancak birkaç tane toplantılara, daha doğrusu görüşmelere ödeme esnasında dahil oldum. Yani bu firmalara çek vereceği için ya da bir ödeme planı oluşturulacağı için 'nun daveti üzerine merkez ofise gittim ve bu firmaların ya çeklerini düzenledilik ya da ödeme planına dahil edecek şekilde notlarımı aldım.
şirkette aslında bu konularda tek yetkilidir genel müdrür olarak, İbrahim bey ile beraber. Fakat merkez ofis çalışanı olduğum için zaman zaman merkez ofiste yapılan toplantılara Yağmur orada sekretarya olarak eşlik etmiştir. de şirkete sürekli gelen bir çalışan değildir, daha doğrusu temsilci değildir. Geldiği zaman da bu toplantılara katılmıştır ama çoğunun planssız olduğunu düşünüyorum.
Peki daha demin bahsettiniz, Murat Bey ile birlikte yürütüyor. Hangi sıfatla Murat Bey ile birlikte bu süreçleri yürütüyor?
Güney Cebeci'nin ortağı olarak, Güney Cebeci'nin hissedarlarının hisselerini satması konusunda destek oluyor. Yani 'satsın' anlamında değil, hukuksal destek. Buradaki biraz önce söylediğim firmaların birbirlerine sürekli dava açtığı ve üretimi engelleyici faaliyetlerde bulunduğu için burada ileride herhangi bir hukuksal problem yaşamayız, buradaki proje sekteye uğamasın diye bunları tamamen kitaba uygun, düzgün bir şekilde alım süreci olsun istediler. Bu sebeple de 'ün hukuk bilgisinden muhtemelen yararlandılar diye düşünüyorum.
Çünkü tekelleşme gibi bir durum vardı ve bütün hisseler alındı, herhalde bir %10 Has Madencilik'in payı kalmıştı orada.
Has Maden satmak istemedi, kalmasını istedi. O yüzden o kaldı. Diğerleri ama sahada zaten bir üretim izni olmadığı için sayın savcım ve sahada yapılması gereken inanılmaz yatırımlar vardı. Yani biraz önce saydığım yatırımlar belki de 3-4 milyarı bulmuştur. Bu sebeple bu kadar yatırım yapacak bir firma orada yoktu ve uğraşmaktan muhtemelen istemiyorlardı. Bu sebeple de çoğu satmak istedi.
Şimşi Murat Bey'in o mali durumu ile ilgili beyanlarda ve iddianamede geçen, 2018 yıllarına doğru bir sıkıntıya girdiğine dair beyanlar var. Ama 2021'den sonra hızlı bir alım sürecine girilmiş ve siz de beyanlarınızda şundan bahsetmişsiniz: Güney Cebeci bölgesi yol projesine yapılan döküm sonucunda elde edilen paralarla bu alımlar gerçekleştirildi şeklinde bir beyanınız var.
Tabii oradaki hisselerin değlerleri çok büyüktü. O sebeple buradaki hisselerin parasının ödenmesi için çoğu, belki de tamamı (tam şu anda bilmiyorum ama) döküm gelirinden karşlanmıştır.
Şimşi bu Güney Cebeci anladığım kadarıyla bir taş ocağı. Nasıl döküm oldu ki oraya böyle paralar elde edilip bu alımlar gerçekleştirildi? Bu arada bunlara ben cevap vermeyebilirsiniz, siz finansyısınız dediniz ama..
Cebeci maden bölgesinde bir taş ocağı işi var, yani taş madenciliği işi var. Son 6 ay Güney Cebeci'de Genel Müdrür Yardımcısı olduğum için biraz hakim im, o yüzden bu konuda bilgim var. Zorlandığım noktada Yağmur Hanım'a, 'a bırakabilirim soruları. Burasy bir maden bölgesi, bir maden ocağı var, maden alanları zaten belirli. Ama maden olmayan alanlar ve açık çukurlar da mevcut. Buraların doldurulmasıyla alakalı da bir döküm sahası, bir dolgu işi, bir döküm işi mevcut.
Peki o dönem diğer hissedarlar, burasy sonucuçta Kuzey Cebeci Maden diye bir bölge... Güney Cebeci pardon, birden fazla hissedar var. Buraya bir döküm olduğu zaman kolektif olarak bütün Güney Cebeci'ye mi para geliyor yoksa Murat Bey'e direkt şahsıs veya şirketine mi?
Hayır şahsına değil, Güney Cebeci'ye de değil. Orada döküm işini alan firma Kuzey İstanbul Modern firmasıydı. O yüzden dökümü yapan firma bu firmaydı. Faturasını da kendisi keserdi, yani Kuzey İstanbul Modern keserdi, para da oraya gelirdi. Diğer firmalar da bu döküme muvafakat verdikleri için Kuzey İstanbul Modern yapmıştır. Ama çok fazla teknik bir konu.
Zaten bu şekilde bütün gelir Kuzey Gayrimenkul'e gelmiştir... Kuzey İstanbul Modern pardon. Tamam beyanı geçiyorum bu şekilde.
Ondan sonra bir toplantıda bir para meselesi artıyor tekrardan. Bu hisseler toplandıktan sonra gider hesaplaması yaparken ve 'nun olduğu toplantıda Yağmur Hanım'a gider olarak 2 milyon dolar Mercedes için yazdırıldı. Ben de 'Mercedes'ten kamyon aldık ancak fiyatı bu kadar değildi' dedim. Bunun üzerine bana 'İ değil' dedi, 'e dönerek 'Gönderdiğimiz Mercedeslere' dedi. Bu konu nedir tam olarak?
Evet ifademde devamında da söylüyorum aslında çok farklı bir şey değil ama; şimdi şirketlerde alınan Mercedes kamyonlar da mevcuttur. Buradaki bahsedilen Mercedeslerin kamyon mu, araba mı ya da nereye gönderildi, kim tarafından gönderildiği gibi konulara maalesef hakim değilim. Sadece orada bu araba bu iddianamede de şirket kayıtlarına gider kaydı olarak yazıldı diye geçmiş. Bu şirket kayıtlarında böyle bir gider yok. Bu sadece 'nun kendi not aldığı ekrana yazdırdığı bir bilgidir ama dediğim gibi detaylarına çok hakim değilim.
Peki bu konuyu şirketteki mevcut sisteme göre kim vakfıf olabilir bilgiye?
Bu konuya kimse vakfıf olamaz çünkü bu konu herhangi bir muhasebe kaydının altına alınmış bir konu değil sayın savcım. Yani bu 'nun şahsi bir işlemi olabilir.
Şimşi burada yine ifadenizin devamında ayrıntılı bir kısım var. Bu Dört El Madencilik şirketinin herhalde bir büyütülme süreci var, daha sonra ortaklık süreci, 125 bin TL gönderilmesi, bedel vs. Orada şimdi Dört El Madencilik'in mali müşavir olması için görevlendiriliyor, doğru mu?
Bu görevlendirildikten sonra bu şirketle ilgili daha önceden fazla faaliyeti olmadığından ötürü Dört El Madencilik ile Kuzey İstanbul Modern arasında taşeronluk anlaşması imzalanıyor ve Çiftalan Ağaçlı bölgesinde kum yıkama eleme tesisi faaliyeti belirleniyor diyorsunuz. Bu işleri yapması için 45 personeli Kuzey Grup bünyesinden Dört El Madencilik'e geçiş yaptılar. Sonra şirketin hacmini büyütmek maksadıyla Kuzey İstanbul Çevre firmasına yapılan ve yapılacak işler Dört El Mermer üzerinden yapılacak ve yapılmış gibi faturalandırılmaya başlandi şeklinde bir beyanınız var. Bu Dört El Madencilik o bahsettiğiniz kum yıkama vs. tesis eleme... orada ne kadar faaliyet gösterdi? Kaç çalışanla?
Şimşi sayın savcım, Ağaçlı dediğimiz alan aslında son yıllarda çok fazla... Ağaçlı bölgesinde orada zaten iki tane mevcut taş ocakmız var. Bir tesisi 'in firmasının işletmesi için bir taşeron sözleşmesi yapıldı. Bu bölgedeki kum üretimi son yıllarda çok azalmıştı, hatta son zamanlarda o sahanın kapatılması gündem olmuştu. Buradaki bekçi maliyeti ya da işte çalıntı riskine karşı saha kendi kendini idare etsin diye bu alan tutuluyor. Yani çok büyük karlar vesaire yok. Orada çalışma yapıldığında ben 'le de konuştum, 'in firmasının burada ne iş yapacağını tam olarak. O da 'in madencilik sektöründe biraz tecrube edinmek istediğini, bu konuları öğrenmek istediğini söyledi. Yani en azından kum tesis konularını. O yüzden çok da fazla bir kar getirisi olmayacak bir alan verildiği söylendi. Muhtemelen görecektir. Bu işten zarar etmiştir.
Yine beyanlarınızın devamında "yapılmış gibi faturalandırmaya başladı" diye bir şey söylüyorsunuz. Faturalandırma istersen tam olarak...
O şöyle, biraz önce sayın başkanıma da onu söyledim. Oradaki faturalandıramamaya başladı diyorum, yapılarak faturalandırmaya başladı. Şimşi Kuzey İstanbul Çevre isimli bir firması daha vardır 'nun. Bu firma endüstriyel atık depolama ve bertaraf işi yapmaktadır. Çok ciddi maliyetlerle çok ciddi yatırımlar gerektiren bir iştir. Sanıyorum belki yanlış hatırlıyorum ama 1 milyar TL'nin üzerinde bir yatırım yapılmış olmasına rağmen yaklaşık 2 milyar TL'lik daha bir yatırıma ihtiyacı vardır. Burada endüstriyel tesislerin kurulması, depolama alanlarının oluşturulması... Burasy bir şöyle düşünün kocaman bir çukur ama içinde maden yok, yani boşaltırken bir gelir elde edemeyeceğiniz bir çukur. Bu çukur açıldıktan sonra bunun içine dökülecek endüstriyel malzemenin toprağa karışmaması için toprakla bağlantısını kesen membranlar, kil ve mıcırlardan oluşan bir çukur. Burada Kuzey Çevre'nin yaptığı işleri ve aralarında görüşerek Dört El'in yapması konusunda anlaşmışlardı. Bu konularla da ilgili, bu firmalarla da ilgili işleri yapan firmalar öncelikle 'nun talebiyle Kuzey İstanbul Delta diye 'nun aldığı sadece faal olmayan bir şirketi vardı oraya kestirmek istedi, sebebi de şirketin ciro yapmasını istemesiydi.
Dört El ile ilgili ama aslında bu sahada yapılan işlerin faturası yani gerçekten yapılan işler olduğu için bir faturası kesiliyor. Bu fatura olan iş ilk önce 'nun talebiyle Kuzey İstanbul Delta diye bir firmaya kesiliyor. Buradaki amaç hani bir paravan şirket olarak düşünmeyin sahade o ciro yapmasını istiyordu , oranın bir mühendislik belgesi... İptal belgesi özür dilerim, yeterlilik belgesi olduğu için oradaki ciroları da hep öyle göstermek istiyordu. Daha sonra Kuzey İstanbul Delta bu faturalayı da Dört El'e yansıttı. Dört El de ile anlaştığı tutarlar karşılığında bunu Kuzey İstanbul Çevre şirketine kesti. Buradaki süreci ben böyle anlatıyorum ama sanki bütün süreci ben kendim yönetiyormuşum gibi bir durum oluyor. Burada muhasebe ekibi yaklaşık 30-35 kişilik bir ekiptir, finans aynı şekilde 5-6 kişilik bir ekiptir ve saha işleri de mevcuttur. Ben sadece dediğim gibi süreçte öğrendiğim şeyleri, kayıtlardan baktığım bilgileri size şu an veriyorum.
Daha sonraki süreçte şeyden bahsetmiştiniz; Kasım 2024 tarihindeki 125 milyon TL Kuzey İstanbul Gayrimenkul firmasının %50 hisse bedeli karşılığı gönderilmişti diye bir beyanınız var. Daha önceki beyanlarınızda şirketin değeri 7-8 milyar TL gibi bir şey söyleymiştiniz. Bu şirketin %50 hisse bedeli için gönderilen 125 milyon TL'den sonra bu 'nun dışarıya çıkarılma süreci, ondan sonra sizi aramış beyanınıza göre. 'ten kendisine gelen 125 milyon TL'nin hesabının kapatılması gerektiğini, bunun için bir senet düzenlenmesini istediği şeklinde devam eden beyanınız var. Az önce de o konuya girmek istemediniz. Bu konuyu açar mısınız?
Şöyle buradaki 125 milyonluk bir hisse bedeli gönderildikten sonra öncelikle bu işlemin tescili yapılmamıştı zaten ifademde de söyledim. Tabii neden yapıldığını ben bilmiyorum, onlar iki patronun arasındaki konuşmalardır ben bilmiyorum ama 125 milyonluk bir işlem gönderildikten sonra soruşturma süreci başladı. Tabii buradaki süreç başladıktan sonra da ile bir görüşme gerçekleştirmiş. Burada yaptıkları bir aldıkları karar ile bu paranın geri gönderilmesi, çünkü Dört El'in de Kuzey İstanbul Çevre firmasına bir borcu olduğunu kararlaştırmışlar. Bu sebeple de 125 milyon Murat İbrahimoğlu Dört El'e geri bir para senetle ödeme yaptı. Dört El de borçlarına karşılık bunu Kuzey İstanbul Çevre şirketine harcadı.
Yine beyanında bir şeyden bahsetmişsin onu da sormak istiyorum. Bu Göktürk Kemer Park'ta bir villa meselesi, işte birini almış galiba Murat Bey kendisine. Eve gitti bir dünya harcama olmuş 10 milyon Euro düzeyinde. Daha sonra yan tarafındaki bildiğim kadarıyla 4 milyon Dolar civarında bir fiyatla villa alındı. Bu binanın iskeleti haricç komple yıkıldı, yerine yapılmaya başladı. Bu inşaatın bitmediğini biliyorum ama ne aşamada olduğunu tam bilmemekteyim. Bu ikinci villa ile ilgili bir mimarlık ofisi ofise gelerek sunum yapmak istedi. Mimarlık firması, kendi bilgisayarını kullanmaması sebebiyle benim bilgisayarım üzerinden sunum açtı. Bundan dolayı ben de bu toplantıda bulundum. Bu toplantıdan önce ile toplantı yaptıklarını, 'in işlerin yavaş gitmesinden dolayı rahatsız olduğunu söyledi. Bu toplantıda herhalde siz yoktunuz herhalde şeyde 'te...
... yapmış toplantıyı. Sonrasında 'in de bulunduğu bir toplantı daha yapıldı. Bu toplantıda bu villa ile ilgili bazı seçimler yaptı. Söz konusu villa kendisine mi tahsis edilecek yoksa zaten ona mı alınmıştı konuya vakfıf değilim diye bir beyanınız var. Bu beyanınız doğru mudur? Böyle bir toplantı oldu mu?
Böyle bir toplantı oldu. Dediğim gibi ben orada birazcik bilgisayarı açamamasy konusuyla, kendi bilgisayarımı kullandırtmam sebebiyle katıldım. Böyle bir toplantı oldu ama dediğim gibi bilgilerim de tam olarak bu şekildedir.
Kuzey İstanbul Geliştirme diye 'nun gayrimenkullerinin olduğu bir firma. Kuzey İstanbul Geliştirme... Devamını hatırlayamadım, uzun zamandır hatırlayamadım.
Adem Bey, beni bu bahsettiğiniz Çiftalan ağacıklık bölgesi, Cebeci Maden sahası, Etiler'de hiç gördünüz mü? Benimle yüz yüze geldiniz mi?
Sorum yok ama bir katkıda bulunayim. Önce bir talebim olsun; eğer yapabiliyorsak bir sanık daha, avukatını dinlersek, yarın da ben de mevzuat ve maden bölgesini anlatacağım. Sayın savcımın sorularından, çok özel olan maden mevzuatını bilemediğini, hatta benim yazdığım dilekçeyi de okuyamadığını düşünüyorum. Özet bir bilgi vereyim isterseniz ne olduğuna dair. Çünkü siz birinci maden bölgesindesiniz... Sorulan sorulardan maden bölgesiyle ilgili mevzuatın bilinmediğini anlıyorum ve yanlış kişiye yanlış sorular soruluyor. Benim dilekçemi okuma fırsatı bulursanız maden mevzuatıyla yarın yolundan anlatmaya çalışacağım. İsterseniz özetle bilgi veririz; bilmeyen insanlara konuyla ilgisi olmayan sorular sormanın da anlamı yok, boşu boşuna.
Avukat Bey, zaten sanığın kendisine söyledim, konu hakkında bilgi sahibi olmayabilirsiniz, sadece beyanlarınızdan yola çıkarak sordum diye. Bunun farkındayız yani.
Kendisi savcılıkta da zaten bu yönde beyanları var; o kendi anlatmadığı konularda zaten biz girmedik o konularda.
Tamam, anlaşıldı.
Adem Bey, şirkette uzun süredir çalıştığınız için size üç sorum olacak. Birincisi; 2005 yılında başlayan ve İSTAÇ ortaklığı da dahil olan döküm faaliyetlerine ilişkin. Hafriyatçılar tarafından ödenen döküm bedelleri doğrudan şirket hesabına mı yatırılıyor, yoksa İSTAÇ hesaplarına mı ödeniyor?
Hafriyatçıların gönderdiği bedeller doğrudan şirket hesaplarına geliyordu.
Teşekkürler. İkinci sorum Cebeci bölgesiyle ilgili. Oraya çok fazla gitmediğinizi söylediniz ama bu bölgeyle ilgili bir komisyon var. 2018 yılındaki genelge ile oluşturulan bu komisyonun başkanı İstanbul Valiliği. Bu komisyon tarafından bölgeyle ilgili düzenli toplantılar yapılıyor mu? Bu toplantılara kimlerin katıldığına dair bilginiz var mı?
Sadece bilgi olarak var. Bildiğim kadarıyla Maden Komisyonu, bu bölgedeki bazı kararları alma yetkisine sahip bir oluşum. İstanbul Valisi başkanlığında toplanır diye biliyorum. o dönem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni temsilen bu toplantılara katılmıştı. şirketlerin temsilcisi olarak da 'nun katıldığını biliyorum.
Peki bu toplantılar ne kadar sürede bir yapılıyordu? Düzenli miydi yoksa belirli aralıklarla mı oluyordu?
Toplantıların ne kadar sıklıkla yapıldığını açıkçası tam olarak bilmiyorum.
Son sorum, özellikle mıcır konusu üzerine. şirkette finans yöneticisi olduğunuzu belirttiniz; sahadan bir mıcırın satışı tam olarak nasıl gerçekleşiyor? Üretim ve çıkış sürecini anlatabilir misiniz?
Tabii, süreç şöyle işliyor: Öncelikle madenin üzerindeki örtü tabakasının alınması ve taşa ulaşılması gerekiyor. Daha sonra patlatma yapılarak taş parçalanıyor ve tesise taşınıyor. Taş kırma ve eleme tesisinde kırılan taşlar numaralarına göre; 1 numara mıcır, 2 numara mıcır ya da toz şeklinde ayrıştırılıyor. Bu ürünler, gelen müşterilere satılmak üzere kamyonlara yükleniyor.
Kantara çıkan kamyon tartılır. Eğer firmanın içeride bakiyesi (alacağı) varsa, sistem irsaliye kesilmesine müsaade eder. Eğer firmanın bakiyesi yoksa, ödeme yapmadan malı alıp gitmesi mümkün değildir. Yani parasını ödemeden herhangi bir mal çıkışı gerçekleşmez.
Satış esnasında normal irsaliye haricinde ikinci bir belge düzenleniyor mu?
Evet, "maden fişi" dediğimiz bir belge daha kesilir. Bu fiş, madenin tam olarak kaç ton satıldığını gösterir. Bu kayıtlar Maden ve Petrol İşleri Genel Müdrülüğü (MAPEG) tarafından rutin olarak kontrol edilir. Sahadan çıkan malzeme ile satış rakamlarının birebir uyuması zorunludur. Bu rakamlar üzerinden hesaplama yapıldıktan sonra yıllık cironun %5'i de devlet hakkı olarak hazineye ödenir.
Uzun yıllardan beri aynı şirkette çalışıyoruz. Kendisi Cebeci Maden Sahası'ndaki kantarların başındaki sorumludur. Farklı birimlerde olduğumuz için aramızda bir alt-üst ilişkisi bulunmamaktadır.
İddia makamı tarafından aynı örgüte üye olduğunuz iddia ediliyor. Siz herhangi bir örgüte üye misiniz? sizin bulunduğunuz bir örgüte üye midir?
Hayır, ben üye değilim. Kendisinin de bir örgüte üye olduğunu düşünmüyorum.
Sahada Volkan Bey'in tam yetkili olmadığını söylediniz. Sahanın asıl sorumlusu kimdir veya orada çalışan bir taşeron şirket var mıdır?
Daha önce de belirttiğim gibi, sahada proje müdrürü olarak Orhan Akyıldız görev yapar. Ayrıca döküm sahası içerisinde Tenyol isimli bir taşeron firma vardır; onlar da hem Orhan Bey'e hem de 'na bağlıdır.
'in satın alma yetkisi yoktur. Her personel gibi talep yapabilir ama doğrudan satın alma kararını veremez.
Fatura düzenleme veya fatura düzenlenmesi için talimat verme yetkisi var mıdır?
şirkette bir doküman yönetim sistemi ve programlar kullanılıyor. Bu sistemde herkes her veriye ulaşabiliyor mu? veri girişi yapar mıydı?
Hayır, herkesin yetkisi kısıtlıdır. 'in sisteme giriş hesabı var mı onu bile bilmiyorum. Varsa da kendisi saha çalışanı olduğu için tüm finansal verilere erişimi mümkün değildir. Bu sistemin log kayıtları da zaten şirkette mevcuttur.
FUDAŞ, eskiden 'na ait olan, şantiyelerdeki personelin ve taşeronların yemek ihtiyaçlarını karşılayan ve personel servisi hizmeti veren bir firmadır.
Günlük yemek üretimi ne kadardı? Fatural ları gördügünüz için biliyor olmalısınız.
şirkette yaklaşık 600 çalışan vardı ve gece gündüz çalışılıyordu. Günde yaklaşık 1.500 ile 2.000 arası yemek çıkıyordu diye tahmin ediyorum.
Finans biriminde olduğunuz için soruyorum; FUDAŞ, Kuzey İstanbul şirketine borçlu muydu? Ayrıca 2021 yılında karşılıksız bir müşteri çeki nedeniyle icra süreci yaşandı mı?
FUDAŞ'ın borcu vardı diye hatırlıyorum. İcra konusuna gelince; karşılıksız çıkan müşteri çekleri her zaman olur, bu nedenle bir icra talebi olmuş olabilir ama tam detayını hatırlamıyorum.
şirketin mali durumu çok iyi değildi. , bu durumun ana şirketin bankalar nezdindeki prestijine zarar vermesini istemedi ve şirketi kapatmaya karar verdi. Yeni ve daha profesyonel bir şirket kurmak istedik. FUDAŞ'ın tasfiye sürecinde şirket üzerinde yük olarak kalmaması için hisseler sembolik olarak 'e devredildi. Geçmişte Haktaş firmasında da benzer bir tasfiye süreci yürütülmüştü. Volkan Bey'in buradaki hissesi tamamen semboliktir.
Bu devirden sonra FUDAŞ aktif olarak çalıştı mı? size bir talimat verdi mi?
Hayır, aktif bir firma değildi. Sadece mali müşavir hizmeti veya yazılım ücreti gibi rutin danışmanlık fatural arı geliyordu. 'in bana bir talimatı olmadı; zaten fatura veya ödeme işlerinde bana talimat verme yetkisi de yoktu. şirkette ödemeler onay için önce 'na sunulurdu.
Volkan Bey şantiyelerde görev alır. Merkez ofise ancak bir evrak bırakması gerekirse 10 günde veya haftada bir uğrar; çok sık gelmezdi.
'in ifadesine göre, yurt dışına çıktıktan sonra Volkan Bey'in kendisiyle telefonla görüştüğü iddia ediliyor. Siz böyle bir görüşmeye tanık oldunuz mu?
Hayır, tanık olmadım. Semih'in bu ifadesi doğru olsaydı kabul ederdim. Nitekim 'nun beni aradığını veya kayyumun bilgi almak için beni arattığını gizlemiyorum. Semih'in ifadelerinin doğru olmadığını biliyorum; 'in de böyle bir görüşme yaptığına şahit olmadım.
Şimşi Sayın Başkan, Sayın Heyet, Sayın Savcım; öncelikle bir konunun üstünde durmak istiyorum. Gerci ben kendi savunma kısmına geçtiğim zaman "hani bana da o bulaştı" diyeceğim de... Ben madenlerde de çalıştım, asfaltlarda da çalıştım, o zaman anlatacağım. Yani bu hani sırasıyla gittiği 1. sınıf, 2. sınıf; bir sefer damper girer çıkar, daralı kısmı ölçülür, çıkarken de ne aldı ne etti onlar ölçülür gider. Sayın Savcım da soruları sordu fakat benim burada teknik olarak bir şeyin üstünde çok durmak istiyorum. Herkes bir "örgüt, örgüt" diye soruyorlar, ben "örgüt, örgüt" diye sormayacağım. Yani "örgüt üyesi misiniz, örgütle kimler vardır" diye sormayacağım.
Şunu sormak istiyorum; örgüt, amaçlarına ulaşmak için sürekli suç işlemeli, örgüt üyeleri geçimlerini suç işleyerek sağlamaktadır. Bunun kriteri bünyesinde barındırmayan yapılar... Bunun kriterini bünyesinde barındırmayan yapılar... Okuyorum şimşi; bu bir Ceza Genel Kurulu kararı, doktrin kararı: şirket, teşekkül, dernek, vakıf, özel hareket timi vesaire şekillerde adlandırılırsa organize suç örgütü kapsamı dışında kalırlar. Siz şirket misiniz? Yani şirket, bir kamu şirketi misiniz? şirket misiniz?
Özel şirketsiniz. Siz suç işlemek amacıyla mı kuruldunuz?
Böyle bir örgütten bahsedebilir miyiz size sordukları zaman; işte Volkan şöyle yapar, Volkan böyle, "ben örgüt üyesi misiniz" diye. Sayın Savcı da zannedersem suç işlemek amacıyla gelişmeyen, oluşmayan bir örgütten şimşi şeyi araştırıyor; yani rüşvet var mı, irtikap var mı, başka sakal sünnet var mı gibilerde sorular sordu. Yani ben orada örgütsel bir soru sordu mu düşünmüyorum çünkü sürekli sorduğu soruları sordum. Tabii üstad Metin Bey bu konuda daha iyi bilir, o anlatır. Yani benim öğrenmek istediğim şu: Sizin yaptığınız işler geçiminizi sağlamak için bir suç örgütrü işlemi midir?
Sönmez Su'yun sahibi olarak ya da yetkilisi kimdir?
Şöyle, ifademde de söyledim. Turgay Topdemir ve 'i ben Sönmez Su'yun sahibi veya yetkilisi olarak biliyordum.
'i neden yetkilisi olarak biliyorsunuz?
Şöyle, kendisi Cebeci maden bölgesine gittiğimizde, faaliyet başladıktan sonra tanıştık kendisiyle. Soyisminin Sönmez olması, zaman zaman Turgay Bey'le beraber Sönmez şirket adına ödemelerde bulunması yani ödemeleri getirmesi, zaman zaman da 'yla toplantı yapması sebebiyle.
Bu konuda zaten beyanlarda bulunmuştuk. Bu Sönmez Su'yun sahte fatura kesttiğine ilişkin ya da bunu yaptığına ilişkin herhangi bilginiz var mı? Yoksa biraz önceki gibi, daha önceki gibi yönlendirme söz konusu mu?
Yönlendirme değil. Tabii aslında burada vergi denetim raporlarının çıkması sanıyorum gerekiyor ama burada sahada malın teslim alınmaması üzerine bir yaptığım söylemler.
Siz zaten biraz önce bahsettiğinizde sahada olmadığınızı ofiste olarak beyan ettiniz.
Teslim edilmeyen malı nasıl tespit edebiliyorsunuz?
Şöyle, sahadaki yetkilileri arayarak bunu teyit ettim. Yani teyit ettim derken sordum. Öyle bir malın gelmediğini söyledikleri için bunun üzerine söyledim.
Kayyumla. Daha öncesinde bu konuya ilişkin herhangi bir bilgi söz konusu değil?
aslında SGK nezdinde satın alma olarak görev alsa da çok fazla şirketin satın alma birimine dahil olmazdı. Yani şirketin zaten genel satın alma birimi vardı, kendisi bu grubun dışındaydı.
Ne tür satın almalar yapardı burada ve ne iş yapardı?
Şöyle; ben çalıştığım süre boyunca Mustafa Bey'den sadece bir kere demir siparişi talebinde bulundum tesis için. Kendisi onun dışında genelde kırtasiye malzemeleri gibi ya da şirketin merkezdeki şirketin ihtiyaçları gibi bazı satın almaları yapardı.
Siz Mustafa Bey'in Cebeci Maden Bölgesi içerisinde herhangi bir faaliyetini gördünüz mü?
Burada herhangi bir mühendislik, kurumlar arasındaki organizasyon, iş birliği, kazı işleri, dolgu işleri; hiç böyle bir faaliyetine denk geldiniz mi?
Cebeci Maden Bölgesi'nde ayrı bir satın alma personeli var mıydı?
Aslında şirketin satın alması dediğim gibi birdi, bütün satın alma tek bir yerden dolaşıyordu. Fakat biz ile beraber Güney Cebeci'de görev alırken buranın ortaklı bir yer olduğunu düşündüğümüz için 'ndan ayrı bir satın alma kurulmasını istedik. Tabii o kadar bir ekip kurulmasına müsaade etmese de sadece işlemlerimizi takip eden bir satın alma müdrürü, daha doğrusu bir sorumlusu işe aldı; bizim işlemlerimizi kendisi takip ediyordu.
, Cebeci Maden Bölgesi ile ilgili herhangi bir satın alma yaptı mı?
Sadece dediğim gibi demir talebim olmuştur tesislerle alakalı, bir kere onu yapmıştır.
Hayır, toplamaz. Zaten o faturalar tamamen muhasebenin sisteminden ekrana düşen işlemler.
Etiler'de... o bölgede, şirket merkezinin bulunduğu binanın yan binasında veya civardaki binalarda satın alma yapar mıydı? Ve biliyorsanız eğer ne amaçla yapardı?
Şöyle; Etiler ofis binasının yanında, Etiler ofis binası bahçeli ve üç katlı bir yerdir. Aynı tarzda yanında bir bina daha satın aldı, o bina da satın alındı. Bir de arka tarafında bulunan bir ev vardı; yine aynı parselde bulunan sanıyorum oradan da Kuzey İstanbul Gayrimenkul adına bir tane daire satın almıştır.
Bu satın almaların amacını biliyor musunuz? Niçin alındı civarda?
Bilmiyorum ama tahminim var; oradaki bölgenin birleştirilmesi olarak düşünüyorum. Yani hep yandaki binaları aldığı için öyle bir tahminim var. Yani kendisinin o şirket merkezinin olduğu alanı genişletmek istemesi olabilir.
Bunun dışında şunu biraz açıkladınız ama netleşmesi adına sormak istiyorum: Dörtel Mermer ile Kuzey Çevre ve Kuzey İstanbul Modern arasında yapılan iş... Siz bunu "kum eleme işi vardı, taşeronluk ilişkisi vardı" dediniz. Gerçek bir ticari iş miydi?
Şöyle; orada zaten sahada mevcut bir iş devam ediyordu. Buradaki iş Dörtel'in yapması istendiği için Dörtel devraldı ve devam etti. Yani oradaki personelleriyle -biraz önce Başkan Bey de sordu- yakıt tedarikini yapmasıyla beraber orada gerçekten bir üretim gerçekleşti, karşılığında satış da gerçekleşti, karşılığında hakedış faturası da Dörtel kesti. Ama kağıt üzerinde bir iş değildi.
Buradaki fatural arın gerçek yapılan bir iş karşılığı olan faturalar olduğunu söyleyebilir miyiz?
Söyleyebiliriz çünkü kum satışı mevcut. Kum satışında kantarlardan anlık sisteme de entegre olduğu için anlık takip edilir. Yani olmayan bir satış kantarlardan geçiriliyor gösterilemez.
Siz beyanda bulunurken dikkatimi çeden bir şey oldu. Dediniz ki "'in hakkımdaki beyanları sebebiyle belki bu konuma getirilmiş olabilirim, tutuklanmış olabilirim" diye. Dikkatimi çeden husus şu, cevap vermeme hakkınız da var: 17 Ekim 2025 tarihli ifadenize Avukat girmiş. Yine 'in 9 Eylül 2025 tarihli ifadesine de girmiş. Şimşi UYAP kayıtlarını kontrol ettiğimde yine bu eylemden yargılanan vekilinin de 'la ilgili bir durumu izah etmiş. Bu Avukat ile bu tanışlık, bu şirketteki ilişki nasıl başladı?
Şöyle aslında; ilk önce 'in avukatlığını yapıyordu kendisi. Ayrıca şirkette kayyumda çalışan bir yetkili, Semih'in avukatını yönlendirebileceğini söyledi. Biz de o sırada Yağmur'la bir avukat arıyorduş. Kendisiyle görüştük. Daha karar vermemiş olmamıza rağmen ev baskınıyla alındığımız için başka da avukat tanıdığımız olmadığı için kendisiyle devam etme kararı aldık. Yani Semih'in de avukatlığını yapmış olmasını bir referans olarak gördüm açıkçası.
İdari bir temsilciydi herhalde. TMSF tarafından atanan…
Çok da bilmiyorum. Bazen personeller TMSF tarafından atınıyor, bazıları da dışarıdan alınabiliyor biliyorsunuz. Hangisi olduğu hakkında bir bilgim yok açıkçası, yani hangi yolla istihdam edildiğini bilmiyorum.
Burada Mayıs ayında verilen ifadeler var. Bu Mayıs ayında verilen ifadelerde de adını görüyorum; yani aynı vekil yine Kuzey'in tüm çalışanlarının hemen hemen ifadesine girmiş. Soy isim benzerliği midir, ile bir akrabalığı olabilir mi?
Adem Bey, müvekkillerimle ilgili birkaç sorum olacak. şirketteki izin belgeleri, kamu kurumlarıyla olan yazışmalar ve idari işleri dışında kim yürütürdü?
Genel olarak bu işleri bizzat kendisi yönetirdi. şirketin bir hiyerarşisi vardı ama kamuyla olan bu hassas süreçleri kendisi takip ederdi.
Peki, Cebeci Maden Sahası'nda 'in ya da Ahmet Güllü'ün herhangi bir sorumluluğu, işi veya resmi bir görevi var mıydı?
Hayır, yoktu. Yener Bey zaten merkez ofis personeliydi. Ahmet Güllü ise bizim bulunduğumuz Ağaçlı ofiste çalışırdı.
Son dönemde bir yapılandırma ve görev değişikliği olmuş. Müvekkilim 'in bu konuda bir hayal kırıklığı yaşadığı söyleniyor, bu durumdan haberiniz var mı?
Evet, muhtemelen şundan bahsediyoruz; Yener Bey'in altında çalışan bir personel, Genel Müdrür Yardımcısı ya da Genel Müdrür olarak atandı ancak Yener Bey'e herhangi bir yeni görev verilmedi. Bahsettiğiniz durum budur.
İfadenizde bazı toplantılardan bahsettiniz. Bu toplantılara ya da Ahmet Güllü katılır mıydı? Söz hakları veya görevleri var mıydı?
Hayır, kesinlikle katılmazlardı. Toplantılarda hiçbir söz hakları ya da görevleri yoktu.
şirketin faturalandırma işlemlerinin herhangi bir aşamasında bu iki ismin bir görevi var mıydı?
Hayır, fatura alma veya kesme gibi bir yetkileri yoktu. Sadece birer personel oldukları için şahsi masrafları olabiliyordu. Onaylar dahilinde yaptıkları işlemler bunlardı.
"Masraf"tan kasnız nedir? Bir yere gittiğinde kahve içmesi, arabasina benzin alması veya ufak bir malzeme tedariki gibi şeyler mi?
Evet, aynen öyle. Görev esnasındaki şahsi masrafları veya ofis için alınan ufak tefek ihtiyaçların fişlerini getirirlerdi. şirketin büyük satın almalarıyla bir ilgileri yoktur.
'ın şirketin ekonomik işleriyle ilgili bir sözleşme imzalama, karar alma veya toplantıya katılma hakkı var mıydı?
Peki Yener ve Ahmet de onlarla aynı işi mi yapıyordu? Yani onlar da mı korumaydı?
Hayır, kesinlikle aynı işi yapmıyorlardı. Ahmet Güllü ofis personeli olarak çalışırdı; muhasebe veya finansmalın dışarıdaki işlerini (sigorta, banka işlemleri vb.) takip ederdi. Yener Bey ise daha çok merkez ofisteki idari işlerle ilgilenirdi. Mavi yakalı personelin çalışma düzeni, personelin işe gelip gelmemesi, ofisteki ufak tadilat ve tamirat işlerinin takibi gibi konularda satın almaya bilgi verir ve süreci yönetirdi.
Şunu sormak istiyorum; Yener Bey gün boyu mesaisini ile birlikte mi geçirirdi? Mesela Murat Bey bir toplantıya veya sahaya giderken Yener Bey'i de yanında koruma gibi götürür müyüdü?
Şöyle; aynı ofiste oldukları için birbirlerini görüyor olabilirler ama mesaisini onunla geçirmezdi. Benim gördüğüm kadarıyla çoğu zaman koruma kullanmazdı. Yener Bey'i yanında toplantılara veya sahaya götürdüğüne şahit olmadım; Yener Bey'in işi ofis yönetimi ve idari işlerdi.
Başkanım, . Dün soru soracaktım, avukatların soracakığını tahmin ediyordum, ben soramadım. Sayın savcımızın soruları üzerine birkaç tespitin altını çizmek için bunları soruyorum. Adem Bey, merhaba lar, günaydın. Benim şirketimin adını biliyor musunuz?
Mermerin de aynı zamanda bir madencilik faaliyeti olduğunu da biliyorsunuz sanırım.
Dünkü bu soruya cevabınızda "madencilik sektöründe tecrube edilsin" diye bir cümle kullandınız da. Benim firmamın madencilik ve mermer sektöründe ne kadar deneyimi olup olmadığını biliyor musunuz? Bilmeyebilirsiniz tabii ki de. Bunun için mi bu cümleyi kullandınız?
Evet. Bir de ayrıca hafriyat ve kum olduğu için, farklı bir sektör olduğunu düşünerek…
Peki 'nun Gökçek'teki villasmdan bahsedildi. Orada satın aldığı bir villa vardır. Bu villasmn mermerlerini, inşaat tamamlandıktan sonra Murat Bey'in bunları beğenmeyip söktürdüğünden haberiniz var mıydı? Böyle bir uygulamadan…
Yok. Peki sonrasında bir İtalyan firmayla anlaşıp, onları hem İtalya'dan mermerlerini getirtip, sonrasında uygulaması da dahil olmak üzere bu uygulumayı onlara yaptırdığını ve bu konuda mermercilik tecrubemden faydalanmak için benden de destek istediğini biliyor musunuz? Duydunuz mu yani? Bilmeyebilirsiniz bu halini.
İtalyan firmasıyla iş yaptığını ödemelerden dolayı biliyorum. Sizden herhangi bir destek istediğini bilmiyorum.
Sonrasında satın aldığı ikinci bir villadan bahsetti Sayın Savcı. Orada da toplantılara katıldığından bahsettiniz. Bu toplantıda bir mimari grupla ne seçmek ya da neye bakmak üzere toplanıldığı konusunda bir bilginiz var mı? Sizin bilgisayarınızdan sunum yapıldığını söyleymiştiniz.
Orada binanın dış kaplamalarıyla ilgili seçimler yapıldı.
Yani yine ikinci satın aldığı villanın dış kaplamasının mermerlerinin seçimi için o toplantı yapılmıştı, doğru mudur?
Peki. Bu sonradan satın aldığı villa ve önceki villa için bir şirket adı zikrettiniz. Bu firmanın adı ne demiştiniz?
Peki bu villa, bu şirkette kimin adınadır? Benim adıma bir hisse ya da ortaklık var mıdır? Böyle bir duyumunuz veya bilginiz var mı?
Peki. Etiler'deki ofis binasına gelişimle alakalı birkaç tespit yapmıştınız. Ben orada Güney Cebeci Madencilik A.Ş. şirketinde yönetim kurulu üyesi olmuştum, 2023 orta larıydı sanırım. Benim sizin ofisinize gelme tarihim bu tarihte yakın mıdır? Hatırlıyor musunuz?
Tam olarak tarih söyleyemem ama 2023 sonu ya da 2023 orta ları olabilir. Ama tam emin değilim yani. Net bir tarih söyleyemem.
Bilemeyebilirsiniz, doğrudur ama yönetim kurulu üyesi olduktan sonra ben geldim diye biliyorum. Ben sadece bunu hatırlıyor musunuz diye sormak istedim. Bir de şunu soracakım: ofise sık gelir miydi?
Ben merkez ofis çalışanı olmadığım için çok fazla bilgim yok. Yıl içerisinde belki 1 ya da 2 kere Sarp Bey'le denk gelmişliğim olmuştur.
Peki Sarp Bey'in yanında beni hiç gördünüz mü? Sarp Bey ile bir arada ya da Murat Bey, Sarp Bey ve üçümüzü bir arada ofiste gördünüz mü?
Son bir soruyla tamamlayacağım Sayın Başkan. Burada Sarp Bey size yakıtla alakalı bizi aradıktan sonra, sanırım sizi teyit veya referans almak için aramış olabilir. Sizi yakıtla ilgili aramasının sebebini hatırlıyor musunuz? Neden sizi aradı?
Yeni bir firmayla çalışacakı ve firmayı tanımadığı için bizden teyit almak istedi. Sizi ve firmanızı tanımadığı için parasını alıp alamayacağını düşünerek, bir garanti olarak 'ndan teyit almak istemiş olabilir.
Anladım. Yani benim firmam Dörtel Mermer'i ve 'i tanımadığı için sizi arayıp teyit almak istiyor.
Adem Bey, dün 'yla alakalı, 'yla toplantıda katıldığımı söyleymiştiniz. Bu konu, bu toplantı sönme süreci yle mi alakalı? Yoksa başka bir şeyle mi alakalı mı biliyorum?
Sizin imzanızı görmedim, sadece zaman zaman Turgay beyin yanında görmüşlüğüm vardı.
Teşekkür ederim, sağ olun.
'in Maden sahasıyla ilgili herhangi bir sorumluluğu var mıydı?
Saha olarak yoktu. Kendisi mali olarak mali müşavirlik görevi yapmaktadır.
Bu şirketler grubunda muhasebe ve finans departmanında çalışan sayısı yaklaşık kaçtır? Sizden daha üst bir mali işlem müdrürü var mıdır?
Yaklaşık muhasebede 20 kişi çalışır. Finansta 5 kişi çalışır. İnsan kaynaklarında da 3 kişi çalışır. Finansal verileri yoktur. Muhasebe bir müdrürlük vardır. Bunun üzerinde de vardır.
Adem Bey, Volkan Bey'e sahaya çek gönderiyor muydunuz veya sahada Volkan Bey'den çek alıyor muydunuz? Bunu nasıl sağlıyordu nuz?
Hem gönderiyordum hem de alıyordum. Bunun sebebi de Cebeci bölgesinde, merkezi orada olan bazı firmalar vardı. Bunlar satış yaparlardı. Kolaylık olsun diye ödemelerini kantar ofilere bırakıyorlardı. Biz de gün içerisinde ordan çekleri aldırdık. Aynı şekilde o bölgede bulunan tedarikçiler de vardı; ödemelerini 'e gönderdik. O da oradan tedarikçilere teslim ederdi.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.