Bu size mi ait?
Volkan Ateş Çapraz Sorgusu
Şirketin 2024'ün sonunda Kuzey Servis firması kurulduktan sonra bana devredildi. Ondan sonra da kapanma süreci için işlem yapıldı. Zaten ondan sonra avukatım zaten söyleyecektir, belgeleri verecektir. Bütün işlemler kapanması için yapılan işlemler.
Volkan Bey, kantar sisteminden sorumlu olduğunuz söylendi. Bu sahaya günde ortalama kaç kamyon veya tır gelebilir?
Kışın bu sayı 3.500 - 4.000. Yazın da bu sayı 5.000'leri bulabilirdi
Ben bölge olarak bilmem Sayın Savcım. Ben sadece kantarlardan sorumluyum; sahadaki ruhsat alanını, yerlerini bilmem.
Yani döküm 2021'de 10. ayda açıldığından beri gelen sayı bu şekildedir. Yazları 5.000'leri bulur, 5.500'leri bulur; kışın 3.000'leri bulur, 3.500'leri bulur.
Şimdi döküm sahası mı maden sahası mı derseniz, kantarlar kurulu, ben kantarların başındayım. Yani döküm geliyor, döküm sahası.
Volkan Bey, kolay gelsin. Tabii kısa bir savunma yaptınız ya da sorguya tabi oldunuz. Öncelikle sizin burada olmanızı ben doğru bulmuyorum. Burada bulunan diğer arkadaşların olmasını doğru bulmadığım gibi. Bu şekilde başlamamın neden olduğunu da Sayın Başkan ve Sayın Heyet'e de aktaracağım. Kantar sorumlusu deyince, benim sahayı ziyarete geldiğimde hatırladığım kadarıyla orayı "Hangi proje nasıl yürütülüyor?" diye baktığımda, ilk girişteki bir kantar bölgesi yapılmıştı. Daha önce burada yoktu, mezbelelik bir alandı. Sonradan orada denetimli bir saha giriş çıkışının kontrol altına alınması ile ilgili bir alan organize edildi. Anladığım kadarıyla siz orada görevliydiniz. Doğru mu?
Yani dünkü sunumdan anladığım kadarıyla yaklaşık 7-8 milyon metrekarelik bir alan diye arkadaşlar belirlediler. 7-8 milyon metrekarelik bir alana giriş çıkışın tek noktadan olmasının sağlanması ile ilgili organize edilen bu alanda görevliydiniz. Doğru mu?
Peki Volkan Bey, sizi denetime gelen kurumlar ile ilgili bilginiz var mı? Yani hangi kurumlar sizi denetime gelirdi?
Başkanım, ayda 1 MAPEG gelirdi. Çevre Bakanlığı'ndan gelirlerdi. Orman Bakanlığı devriye ekibi sabah, öğlen, akşam devriye atardı. Sultangazi zabıta devriye atardı. Yani bu şekildeydi.
Peki. Sorumun cevabı buydu ama Sayın Başkan, Sayın Heyet; şimdi büyük bir yalan ve iftirayla oluşturulan bir suç isnadıyla karşı karşıyayım. "560 milyarlık yolsuzluk" diye savcılık kaynaklı açıklamalar yapılarak bir operasyon düzenlendi. Bakınız tekrar ediyorum: 560 milyarlık bir yolsuzluk diyerek bir operasyon yapıldı. Sonra bu 560 milyar diye Mart ayında anons eden savcılık, dosyayı, yani iddianameyi önünüze yollarken, 160 milyar liralık bir dosyaya rakam koydu; tespit yaptı. Bu 160 milyar liralık rakamın Sayın Başkan, 110 milyarı, şu anda burada gördüğünüz Volkan Bey kardeşimizin savunma yaptığı konunun muhatabı. Volkan Bey 160 milyarın muhatabı. Ne biliyor musunuz 160 milyar? 110 milyarın, özür dilerim 110 milyarın muhatabı. 110 milyarın 80 milyarı orada yerin altındaki madenler yok edilmiş gibi yazmışlar; yani dünyanın en ucube uydurmasıdır. 30 milyar da kaçak hafriyat yapılmış; oradan uydurulmuş.
Şimdi Cebeci meselesi üzerinden "asrın uydurması" şeklinde organize edilen ve koordine edilen 110 milyarlık bir eylem yarattılar. Sayın Başkan, Sayın Heyet; acil talebimdir. 2018 yılında… Az önce iddia makamının sorduğu sorunun ne kadar absürt olduğunu söyleyeyim. "Neden" derseniz; 2018 yılında burası maden bölgesi diye kanunla ilan edilmişken, bunun muhatabının olarak kabul edilmesi kadar kötü bir soru olamaz. Niçin? Az önce sordum, "Sizi kim denetlerdi?" diye ve bu denetlemelerdeki kurumları saydı Volkan Bey. O da dördünü beşini saydı. Ben de sizden acil bir talep olarak; Cebeci meselesinin temel sorumluları olarak; izin belgelerini veren, denetleyen, hesap soran, meselenin sahibi olan —not aldım çünkü ıskalamak istemiyorum— dönemin valilerinin, MAPEG, yani Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Genel Müdürü'nün, TEÜAŞ yani ilk dökümün buraya yapılmasını talep eden Türkiye Elektrik Üretim A.Ş.'nin genel müdürünün, ilgili vali yardımcılarının —yani burada bu firmanın faaliyetlerinde yüksek memnuniyetini bizzat bana anlatan vali ve vali yardımcılarının—, Sultangazi Belediye Başkanı'nın, Sultangazi Kaymakamlığı'nın, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürü'nün, ilçe emniyet sorumlularının, Orman Bakanlığı Bölge Müdürü ya da sorumlularının, en temel sorumlu, bu kanunun sahibi ve bu alanın sahibi olan 'nın acil dinlemek ve çağrılmak zorundasınız Sayın Başkan, sayın Heyet. Acil talebimdir. Mahkemeye niye çağırmak zorundasınız biliyor musunuz? Yoksa şu dinlediğiniz masumlarla bir adım dahi ileri atılamaz burada. Uydurmadır, saçmadır ve bu uydurmanın, bu saçma hesabın kitabın altında yatan da "Biz 560 milyar dedik, 560 kuruş bulamadık; ya şuraya bir 160 milyar yazalım, bunun 110 milyarını da Cebeci'ye yedirelim, boca edelim" anlayışıdır. Bu kötü akıl ve bu kötü zihniyete karşı sıraladığım bu makamları buraya davet etmediğiniz sürece, böyle bir eylem yok hükmündedir. Yazık etmeyin lütfen, bu masum insanları bir an önce evine yollayın.
Sayın , benim Cebeci bölgesinde herhangi bir sorumluluğum var mı? Dökümde, kantarda, tesiste, sahada…
Peki, beni Cebeci bölgesinde kaç sefer gördün?
MAPEG denetliyordu dediniz. MAPEG'in açılımını biliyorsunuz, Sayın Başkanım da az önce söyledi: Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü.
Sizin konunuzun dışında olduğu için herhalde sahaya hafriyat sahası dediniz Sayın Savcı'nın sorusu üzerine. Ama içeride bir maden faaliyetinin olduğundan haberdarsınız sanırım.
Tabi ki, kantarlarda tartılır, irsaliyesi kesilir ve gönderilir.
Dolayısıyla burası bir maden sahası olduğunu da söyleyebilirsiniz herhalde.
Bundan da haberdarsınız. Peki içeride bir proje yapıldığının, bu projeyi de İSFALT'ın yaptığının ve MAPEG'in hazırladığı projeyi İSFALT'ın üstlendiğini ve bu proje imalatının da içeride yapıldığından haberdar mısınız?
Volkan Bey, sahada kantarlardan sonra, hafriyat sahasında ve sıkıştırma işlemleri yapılan alanda görevli bir firma var mıydı? Yoksa direkt sigortalı olarak çalıştığınız kişiler mi bunu yapıyordu ya da sahadaki görevliler kimlerdi?
Orhan Akyıldız. Benimle ilgili alan olmadığı için oraya girmek istemedim.
Peki, belgesiz ya da kaçak döküm yapılması mümkün müdür? Kantarlardan bir aracın tartım yapılmadan, tartım işlemi gerçekleşmeden geçmesi mümkün müdür?
Yani zaten hepsi kayıt altındadır. Bunlar zaten ilk savcılık ifadesine gittiğim zaman kendilerine de bütün bilgileri, TMSF'ye dosyayı teslim etmiştim. 24 saat kamera ve kayıt altında. Yani 18 Ekim'den, dökümün açıldığı tarihten bugüne kadar bütün araçlar; resim olarak, getirdiği malzeme olarak, plaka olarak, tartım olarak hepsi kayıtlıdır zaten.
Peki, bir sorum daha olacak. Velev ki diyelim ki bir kaçak döküm gerçekleşti ya da bir araç kaçak geçti. Bunun diğer firmalar ya da diğer nakliye araçların şoförleri tarafından duyulması mümkün mü? Öyle bir şey var mı?
Yani öyle bir sektör ki bu hafriyat sektörü, herhangi bir yanlış bir şey olduğu zaman birbirlerine WhatsApp gruplarından zaten yaparlar. Ben zaten Sayın Savcılığa da ilk gittiğimde çalıştığımız firmaların hepsinin isim listesini verdim. Bunlardan zaten 2 tanesiyle konuşmuş olsaydı, orada öyle bir şeyin olmama ihtimalinin yüksek olduğunu görecekti. Zaten atanan kayyum ve ekibin sahaya atadığı müdürler de bu sektörden gelme insanlar. 2 tane müdür ve 4 tane mühendis de bu sektörden geldi. Onlar da zaten daha önce hafriyat piyasasında çalıştığı için illaki yanlış bir şey olmuş olsaydı duyarlardı.
Peki, FUTAŞ firmasıyla ilgili 2 tane sorum olacak. Firma, size devrettiği süreçten sonra —Mayıs 2024 diye hatırlıyorum— bu tarihten sonra firmanız tarafından herhangi bir usulsüz fatura ya da sahte belge düzenlemesi talimatı verdiniz mi?
Hayır. Zaten kapanmak için açılmıştı. Kuzey Servis firması kuruldu, FUTAŞ kapanacaktı.
FUTAŞ firmasına sahte belge düzenlemediğinizi ve böyle bir talimat vermediğinizi söylediniz. Peki, böyle bir sahte belge alıp içeride masraf göstererek bir bedel çıkışı yaptınız mı ya da buna yönelik bir talimat verdiniz mi?
Soruşturma aşamasına ilişkin birkaç sorum olacak Volkan Bey. İlk gözaltınız hangi süreçte oldu?
9 Temmuz'da... Arandınız, ifadeye çağrıldınız mı, davet üzerine mi gittiniz yoksa gözaltı mı oldunuz?
Peki, davet üzerine gittiniz. Yanınızda avukatınız var mıydı ifade verirken?
İlk görüşmeye girdiğim anda vardı. İçeri girdikten bir dakika sonra dışarı çıkarıldım, başka bir savcıya yönlendirildim. O saatten sonra avukat olmadı yanımda.
Yani ifadeniz savcı huzurunda alınırken yanınızda avukat yoktu.
Yok. Ya ben zaten ifade olarak gitmedim, ben bilgime başvurulacak diye arandım gittim. İfade şeklimiz de zaten sohbet gibi oldu ama son anda, en son noktada değişti.
Yani şöyle; Sayın Savcım beni dışarı çıkardı, "tamam" dedi, "bir iki dakika bekle dedi, kağıdını imzalatıp göndereceğim" dedi. Ben de kapının önüne çıktım. Sonra bir dakika geçmedi kapı açıldı, bağırmaya başladı; "Her şeyi itiraf edecektin, hiçbir şey yapmamışsın, bizi kandırdın" dedi. Bir anda kelepçe takıldı ve nezarete gönderildim. Sonra hakim karşısına çıktım. Hakim adli kontrolle serbest bıraktı. 29 Eylül'de de tutuklandım.
29 Eylül'de evime operasyon yapılmıştı, ben evde yoktum. Kızım aradı, "Baba dedi eve geldiler" dedi. "Tamam" dedim, "nereden geldiklerini söylediler mi?" dedim, "yok" dediler. Ben de imzaya gittiğim karakolu aradım. Büyük ihtimalle Vatan'dan gelmişlerdir dedi. "Seni ya iş yerinden gelip alırlar ya da" dedi "ararlar". Ömerli bölgesine gittim bekledim ve aradılar. Ondan sonra, "Burada İstanbul'da olup olmadığımı" sordular. Ben de "buradayım" dedim. "Gelebilir misin?" dediler, "gelirim" dedim. Kalktım gittim Vatan'a. Önce gözaltına aldılar ama sonra gözaltı olmadığını söyleyip savcılığa yönlendirdiler beni. Oraya da gittim bağırdılar, işte tutuklandım.
Şimdi Kuzey İstanbul şirketinde kaç yıl çalıştınız ve hangi bölgelerde çalıştınız? Bu konuda bilgi verebilir misiniz?
2011 yılında başladım, 3 aylık bir çalışma sürecim oldu. Tekrar ayrıldım, 2013 sonunda başladım ve bu tarihe, yani 29 Eylül tutuklandığım tarihe kadar da çalıştım.
Daha önce ilk kantarlarda başladım, yine kantar sorumlusu olarak 2014'te. 2015 Mayıs'ında kantarlar İSTAÇ'a devrettikten sonra boşa çıktım. O tarihten sonra sadece yemekhane, yatakhane, personel servisleri sorumluluğum oldu. 2021 10. aydan itibaren Cebeci döküm kantar sorumlusu oldum. Yani ben şirkette sadece kantar nerede varsa orada görev aldım.
Peki, bu gerek Cebeci gerekse Ağaçlı, Çiftalan bölgesinde hafriyat dökümlerinde herhangi bir şekilde bir hafriyat şirketinden ya da oraya kantarın önüne gelen bir kamyondan nakit para alımı olabilir mi?
Yani kantarlarda kullanılan sistem, İSTAÇ'ın da kullandığı sistem olduğu için hesaplara İBAN üzerinden para yatırılırdı veya kredi kartı ile çekim yapılırdı.
Yani hariçten ya da çift fatura iddialarına ilişkin bu soruyu tekrar soruyorum, böyle bir şey teknik olarak mümkün mü?
Hayır, kantarlarda kullanılan barkod sistemi tek araç içindir, ikinci bir sefer kullanılamaz.
Şimdi 22.09.2025 tarihinde iddianamede de atıf yapılan ve özellikle Cebeci bölgesine ilişkin yolsuzluk iddiasına temel dayanak teşkil eden bir rapor var. Bu raporda 2020 yılından 2025 yılına kadar şirket kayıtlarında 118 milyon ton döküm yapıldığı, sahadaki kantar kayıtlarında ise 121 milyon ton döküm yapıldığı tespiti var. Bu aradaki farkın sebebi nedir?
Resmi araçlar. Yani yol yapımının, Sultangazi Belediyesi'nin, cami inşaatları vakıflarının getirmiş olduğu hafriyatlar. Ve sahada, maden sahasında madenin üstünü açmak için sahadaki dökü de pazar işlemleri.
Yani kamu kurum ve kuruluşlarından ve vakıflardan herhangi bir ücret alınmıyor mu?
Volkan Bey, bir tanık beyanıyla ilgili bir soru sormak istiyorum. kişisi, , bu döküm işinden kaynaklı rüşvet paralarını ödeyebilmek için elindeki çekleri bana veriyor, ben de bu çekleri vadesinde hesaplayarak nakit çıkış yapıyorum. Ancak sizin beyanınızda bu dökümlerin hesaba nakit olarak çalışıldığı anlaşılıyor. Bu çekler neyle alakalı olabilir?
Biz dökümden çek almıyorduk, sadece taş kantarlarından çek alıyorduk.
müdafii Avukat . Geçmiş olsun. Ben öncelikle şeyi sormak isterim. Şimdi bu kamyonlar malzemeyi getirdiklerinde aslında vergi denetim raporunu ve mali raporlarda şunu gördüm: Kuzey İstanbul Modern'in hesaplarında geri dönüşüm satış bedeli diye bir ibare gördüm. Sonra yaptığım açık kaynak araştırmada geri dönüşüm faaliyeti de yürüttüğünü gördüm Kuzey İstanbul Modern firmasının. Gelen malzeme direkt dökülür müydü yoksa geri dönüşüm yapılır mıydı?
Sahaya kantardan girdikten sonra saha ekibi vardı. Onlar malzemelerin ayrımını yapardı.
Yani nelere dökdukleri, nerelere döndüklerini bilmiyorum.
Tamamdır. Bir de şeyi soracaktım. Müvekkilin oğlu Cebeci'de çalışıyor muydu, hiç gördünüz mü?
Peki kamyon alımı, yakıt alımı gibi satın almalara bakar mıydın?
Volkan Bey, şunu sormak istiyorum: Samet İncik, İsmet Kural ve Emre Göksal'ı tanıyor musunuz?
Volkan Bey, ifade verdiğiniz gün bazı veriler sunmuşsunuz eklerde. Bunlardan bir tanesi kantar girişinde güvenlik kamerası olduğunu söylemişsiniz. Oradan fotoğraflar, çıkışında fotoğraflar ve bir liste, döküm yapan firmaların listesini sunmuşsunuz. Ben bu listeyi incelediğimde aralarında Sultangazi Belediyesi gibi, Eyyüpsultan Belediyesi gibi bunların fen işleri müdürlükleri gibi çeşitli kamu kurumlarının da olduğunu gördüm. Kamu kurumları buraya gelip kamyonlarıyla içeride döküm yapar mıydı? Bunlardan fiş kesilir miydi, bedel alınır mıydı? Bu süreç nasıl işliyor bize bilgi verebilir misiniz?
Bunlar geri dönüşüm bedelsiz mal kabulü yapılır. Sadece resmi plakalı araçlara giriş izni verilir.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.
