Sayın Başkan, Sayın Heyet; Doğan Bey, sunumunuzu dünden bugüne dinliyorum. Öncelikle sizin gibi kıymetli bir yöneticiyle İstanbul halkına hizmet etmekten büyük onur duyduğumu belirtmek isterim. Çünkü gerçek anlamda geçmişinizi, CV’nizi ilk defa burada sizden dinlemiş oldum. İşe girişlerde yüzeysel bir bakışla ve sonra görev almanız süreçlerini yaşıyoruz ama siz ve sizin gibi bir kısım yönetici arkadaşlarımı da burada tanırken, aslında kurmuş olduğumuz sistem içerisinde, birilerinin "suç örgütü" yaftalamasının tam aksine, kamu hizmetinde insanlara imkan sağlarken, istihdam sağlarken milletin evlatlarıyla çalışmanın, liyakat esasına göre nasıl sağlıklı düzenlendiğini ve sizin gibi insanlarla beni buluşturmasının da memnuniyetini yaşıyorum. Emeği geçen herkese de bu kapsamda teşekkürü bir borç biliyorum açıkçası. Ama yine de teyit edilmesi ve burada heyetin huzurunda bazı hususların da kamuoyu nezdinde kayda geçmesi açısından bir kısım soruları tekrar soruyorum ister istemez. Ama öncesinde, eşinizin… Sabah anlatmış olduğum, kaçırılan çalışma arkadaşımızın yaşadığı trajedi, işkence ve neredeyse cinayete varacak süreçte eşinizin endişeli olması üzerine konuşmanızda ifade ettiniz; çok üzgün olduğumu ifade edeyim. Gerçekten tekrar ifade etmek isterim ki, Sayın Başkan ve Sayın Heyet'in huzurunda, bu yaşanan olaydan sonra birçok insanın ailesi aynı tedirginliği yaşamaktadır. Burada ve burada olmayan bir tehditle karşı karşıyadır. Bahsettiğim tedbirlerin alınmasını da tekrar hatırlatmak isterim. Tekrar üzüntülerimi belirtmek… Elbette İstanbul Büyükşehir Belediyesi kurumumuzun da ilgilileri, yakın ilgiyi her arkadaşımıza göstereceğinden de şüphem yok. Doğan Bey, öncelikle şunu sormak istiyorum tekrar: Sizin işe girişinizde, bizimle buluşmanızda, kısmen anlattınız ama yine sormak istiyorum. Yani herhangi bir kişi, sen, ben veya az önce bahsedilen örgüt diye tarif edilen ve yönetici diye suç isnadında bulunulan insanların yönlendirmesiyle mi yoksa siz geçmişte hem müfettişlik hem çok önemli finans kuruluşlarında hizmet etmiş bir insansınız, insan kaynakları prensibine ve objektifliğine uyan yöntemlerle mi İstanbul Büyükşehir Belediyesi çatısı altında bizimle buluştunuz ve işe başladınız?
Doğan Hamit Doğruer Çapraz Sorgusu
Öncelikle iyi dilekleriniz için teşekkür ederim Sayın Başkanım. Özetlemek gerekirse, ben mahkeme heyetine de anlattım. Ben, 2019 yılında işe girene kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beylikdüzü ya da herhangi bir iştirak şirketinde çalışan hiçbir kimseyi tanımıyordum. İlk yaptığım mülakatlarda, insan kaynaklarının yaptığı mülakatta da hatta mülakat yapan kişiye, ben o zamana kadar yaklaşık işte 20 yıllık bir iş hayatından gelmiş birisi olarak da kendim böyle bir mülakattan geçtiğimi de hatırlamıyordum. "Çok yordunuz, çok zorladınız beni" diye gerek mülakat aşamasına gerekse, mülakattan sonra karşılaştığımda kendisine ifade ettiğimi de söylemek isterim. Hiç kimsenin bir yönlendirmesi olmadı. Tamamen ben tesadüfen gördüm bir ilan üzerine başvurdum, CV gönderdim ve mülakata çağrılarak işe alındım.
Sayın Başkan, burada şunu hatırlatmak istiyorum Sayın Heyet; yani hem işe giren arkadaşlarımızın geçmiş olduğu süreçlere baktığınızda da göreceksiniz hem de az önce sunumlarında izlediğimiz… Doğan Bey, ihale süreçlerinde de ne kadar çapraz bir denetimin, sıralı bir akışta birçok insanın birbirini onaylayarak süreçlerin yönetildiğini de göreceksiniz. Ve ne acıdır ki, bir dedikodu mekanizmasının ve iftiracıların oluşturmuş olduğu bir iddianamenin, iftiranamenin önümüzde, sizi de bizi de yoran bir sürece dönüştüğünü yaşıyoruz. Gerçekten çok can yakıcı bir şey. Yani burada yöneticileri izledikten sonra bu duyguyla soru sormanın da üzüntüsünü yaşıyorum. Bu minvalde özellikle ki, çok detaylı bir şekilde sundunuz. Yani işte ihale komisyonu nasıl oluşuyor, kimin onayından geçiyor, genel müdür onaylıyor, ihale süreçleri başlıyor, o kadar kişi denetliyor, imza atıyor, sonra tekrar onaylıyor, ilgili kişi tekrar genel müdürün onayına yolluyor, o onaylıyor ondan sonra işlem gerçekleşiyor... Bu kadar süreci anlattınız ama yine soracağım: Size suça yönelten veya hukuksuz bir işleme yönelten bir baskıyı, bir talimatı, ben veya benimle ilişkili, dolaylı olarak birisinden duydunuz mu, yaşadınız mı? Böyle bir deneyim geçirdiniz mi Doğan Bey?
Hayır başkanım, hiçbir şekilde bana bir baskı ya da dolaylı bir şekilde olsa öyle bir baskı gelmedi.
Valla açıkçası bir örnek vereceğim de yine çok güncel Sayın Başkan, sayın heyet. Yani sözümü bitireceğim bu aldığımız cevaptan sonra. Açıkçası ben bu soruları soruyorum çünkü kendisi örgüt üyesi. Ben de söz konusu iddia edilen suç örgütünün lideriyim. Yani böyle örgüt suç örgütü var mıdır dünyada? Bu kadar detaylı eleklerden geçirilerek insan kaynağıyla oluşan bir suç örgütü dünya tarihinde oluşmuş mudur? Açıkçası bunu ilginize ve dikkatine sunmak istiyorum. Ve burada bu soruları sorup bu cevapları alıyorum, üzülerek ifade edeceğim Sayın Başkan, sayın heyet, işe yarıyor mu ondan da emin değilim. Yani çünkü biz artık 4 aya yaklaşan bir zaman dilimine vardık. Ve artık neredeyse 60'a yakın duruşmayı tamamlamak üzereyiz Sayın Başkan. Ve 59 kişi tutuklu. Yani 59 kişi hakkında yani sizi ikna edemeyen hangi delile rastladınız veya hangi zorlayıcı delille karşı karşıyayız? Bakınız sürelerle ilgili arkadaşlarımızın talepleri var size, belki zorlayan ve tekrar kendini ifade etme talebini ortaya koyan dün Ceyhun Bey gibi arkadaşımız var. Ya bir örnek vereceğim, yine dün bir IŞİD'li teröristin benim şahsıma yönelik bir suikast girişimi hazırladıklarını ama sonra vazgeçtiklerini ifade eden bir beyanı var. Bu beyanı bulunan insan ve o şey terörist ve o terör örgütünün sürecini burada benim koruma sorumlum anlattı. Ve bunun için de tedbir amaçlı jammer kullandığını da detaylıca anlattı. Ama dikkate alınmamış gibi iddia makamı bunun üstüne detaylıca sorular sordu sizin şahitliğinizde. Sanki jammer çok ciddi bir suistimalmiş gibi veya yapılmaması gerekirmiş gibi. Allah korusun, sizlerin başına böyle gelse bir şey, nelere tedbir alırsınız, almak zorundasınız ben biliyorum. O bakımdan, bu ve buna benzer yaşadığımız olaylar, süreçler neye yarıyor? Bir 10-15 gün sonra bir değerlendirme daha yapılacak. Bu insanlar kaç ay daha tutuklu yargılanacak? Dünya tarihinin en uzun tutuklu yargılanan insanları olarak mı geçeceğiz? Bu çok çarpıcı bir yere gidiyor, bunu da dikkatinize sunmak isterim Sayın Başkan.
Doğan Bey, geçmiş olsun. Öncelikle şunu söyleyeyim; nezarette tanıştık ama çok cici, çok beyefendi, çok kaliteli, entelektüel birisiniz. Onu öncelikle söyleyeyim. Demin söylerken "Ben bir şirket çalışanıyım." dediniz. Yani kendi statünüzü tanımlamaya çalıştınız. Siz Garanti Bankası'nda çalışırken genel müdür yardımcılığı yapmışsınız, müfettişlik yapmışsınız. Böyle biliyoruz. Veya Kültür A.Ş.'de çalışırken. İkisinde de İş Kanunu'na tabisiniz, değil mi?
Şimdi bu yargılamada, o heyet muhakkak bunu biliyordur ama bir kafa karışıklığı anlamında söylüyorum. Şimdi siz Ceza Kanunu itibarıyla bir memur sayılma tartışmanız var. Yargıtay bazen memur sayıyor bunları. Hatta odalar, borsaları memur sayıyor ama kamu görevlisi olma hali dolayısıyla... Mesela rüşvet suçu, bir kamu görevlisine atfedilen bir suçtur. Aynı iş Garanti Bankası'nda olsa emniyeti suistimal olur. Ama bu 'nda, Adalet Bakanlığı'nda olsa rüşvet olur. Bu hukuki durumunuzla çok ilgili bir durum olduğu için ve sizin hangi maddeden yargılanacağı, hangi cezayla yargılanacağı şey olduğu için tanımlamanız önemli. Siz bir iktisadi devlet teşekkülünde, bir anonim ortaklıkta çalışıyorsunuz. Aslında baktığınızda devlet şunu, şunu bunun için kurdu: Ziraat Bankası'nı Garanti Bankası gibi düşünün. Ziraat Bankası, Garanti Bankası ile mücadele etmek, aynı rekabet işlerinde olmak için Garanti Bankası neye tabiyse Ziraat Bankası ona tabi. Kültür A.Ş. neye tabiyse kapıdaki şirket de ona tabi. Bu anlamda sizin mesela yargılanmanıza dikkat ediyorum; size 4734 sayılı İhale Kanunu'na dayanarak bir suçlama yöneltilmiş, bilirkişi raporu da bunda. Ancak şu unutulmasın: 4734 sayılı İhale Kanunu'na tabi değilsiniz. Dün açıklamaya çalışmıştım, Başkan için de önemli olabilir kararında. O kanunu çıkaramadık. O kanunu çıkarsaydık o bir ihale kanunu olmayacaktı. 4734 sayılı kanunun adı İhale Kanunu'dur. Ancak çıkaracağımız kanunun adı Satın Alma Kanunu olacaktı. İkisi arasında ne fark var? Kamu İhale Kanunu'nda 5 başlık belirliyor: Açık ihale, pazarlık usulü ihale, belirli istekliler arasında... Doğrudan temin. Mesela doğrudan temin bir ihale değil. Doğrudan temin bir ihale olmadığı için "İhale mevzuatını karıştırdınız" diyemezsiniz orada. Size çıkaracağımız yasa bir satın alma yasası olacaktı ve siz kendi kurallarınızı koyacaktınız. Ve bu yüzden de size bir ihaleye fesat karıştırma suçu yöneltilemez. Tabii ki bu kamu şirketi, sermayesi devlete ait, siz bunu zarara sokmamalısınız. Buradaki, hazinenin kafasındaki... Çünkü mal sahibi hazinedir. Hepinizin, hepimizin yani; belediye de dahil, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil. Buradaki kafamızdaki şey şudur: Ziraat Bankası'nı nasıl değerlendireceğiz? Garanti Bankası gibi, bilançosuna bakarsınız. Suç işlenmişse İş Kanunu'na göre işlenmiştir. Şimdi hepinize bakıyorum; size bir ihale, bir kamu görevlisi yüklenmiş durumda. Sonuçta bu Yargıtay'dan muhakkak dönecektir, diğer kararlarda bundandır ama e bu suçlamaların cezası farklı, tutuklama hali farklı. Çok büyük bir hukuki hata yapılıyor. Montesquieu'nün bir sözü vardı: "Kanunların Ruhu". Kanunların ruhu anlaşılmazsa, hatta zoraki yanlış anlaşılırsa günün sonunda böyle dört kadının mağduriyetini biz burada... Kendi tutukluluğumuza yanmayız, şu dört kadınların suçsuzluğuna yanarız. Son olarak şunu söyleyeceğim. Türk milletine çok yazık oluyor. Siz durumunuzu bilin k; siz bir İş Kanunu'na tabi bir hizmetlisiniz. Siz bu anlamda bir kamu görevlisi değilsiniz. 4734'ten de yargılanamazsınız, rüşvetten de yargılanamazsınız. Saygılar.
Doğan Bey geçmiş olsun. Birkaç tane sorum olacak size. İfadenizde anlattığınız bazı yerlerin de bazı yerler atlanmıştı. Öncelikle şunu sorayım, bu İBB'den Kültür A.Ş.'nin almış olduğu muhtelif etkinlik ve organizasyon ihaleleri var. Bu kapsamda Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nün bu alınan, İBB'den alınan ihaleler için ekstra bir veyahut da en baştan bir teknik şartname hazırlama yetkisi, görevi var mıdır, hazırlar mı?
Teknik şartname bizim yukarıdan aldığımız ihalede sorumluluğumuz o teknik şartnameyi uygulamak yönündedir. Öyle olduğu için İBB'den aldığımız teknik şartnameyi asgari bir şekilde aşağıya yansıtmak zorundayız. Yani o teknik şartnameyi aşağıda uygulamak zorundayız. O yüzden o birimin tekrar bir teknik şartname değil, o teknik şartnameyi belki ufak tefek eklemeler dışında başka bir şey yapmasına gerek yok.
Anladım. Yani İBB hazırlıyor o teknik şartnameyi. Peki bu Plan ve Organizasyon Müdürlüğü yine oradan devam ediyorum, alınan bu teknik şartnameye uygun ihalede alt yüklenicilere ihaleler yapıyor ya, burada yaklaşık maliyet hazırlama gibi bir görevi var mı, yetkisi var mı Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nün?
Yukarıdan, İBB'den aldığımız ihalede yaklaşık maliyeti biz aldığımız fiyat belirlediğimiz için tekrar bir yaklaşık maliyet belirlenmiyor.
Anladım. Son sorum da şu: Burada birim fiyat belirleme durumu var. Ben hatırlarsanız dün sunum da yaparken Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu, yani satın alma talep formlarını yansıtmıştım. Bu satın alma talep formlarında herhangi bir şekilde bir birim fiyat belirleniyor mu? Yani Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nün daha doğrusu birim fiyat belirleme gibi bir yetkisi, görevi var mıdır?
Yani birim fiyat derken ihaleyi bölme aşamasında birim fiyat belirlenmiyor. Onu kastediyorsanız orada birim fiyat belirleme o birimin görevi değil.
Doğan Bey geçmiş olsun. Doğan Bey, Kültür A.Ş.'nin yönetiminde icrai işler yürütülürken, alt kiralamalar yapılırken yahut şirketin düzenli işleyişi, fiili işleyişi içerisinde yönetim kurulunun payı nedir?
Yani yönetim kurulu, ifademde de defalarca birkaç defa söylediğim gibi son karar merciidir. Ama yönetim kurulunda muhatap olan kişi genel müdürdür. Genel müdür yönetim kuruluna teklifleri sunar, onayları alır. Onların arasındaki yani son karar mercii yönetim kuruludur ama yani bize direkt yönetim kurulundan ya da yönetim kurulu başkanlığından, üyeliğinden bir bağlantı ya da bir şey benim tarafımda olmaz, olmadı.
Olmadı. Peki, doğrudan adına sorayım size. Şimdiye kadar size herhangi bir konuda, 'Şu şirketi havuza alın, şu şirketle görüşün yahut şu kişiyle görüşün yahut şirketin yönetiminde şunlara dikkat edin, şunları yapın şunları yapmayın' şeklinde herhangi bir talimata, herhangi bir görüşmesi oldu mu?
'ün bana herhangi bir talimatı, yönlendirmesi hatta herhangi bir konuşması olmadı.
Doğan Bey geçmiş olsun öncelikle. 23 Mart 2025 tarihli savcılıkta verdiğiniz ifadeden bir bölüm soracağım. Bu 61. eyleme konu edilen ihaleyle ilgili olarak zannediyorum. Burada diyorsunuz ki: "İBB’den bahsettiğim ihale usulü aldığımız kamu işlerini gelir getirici faaliyet olarak üç şirkete verdim. Bunlar da Panafect, Urban ve BVA isimli şirketlerdir." Burada ihaleyi "verdim" gibi bir ifade var. İfadeniz bu şekilde geçmiş. İhale verme konusunda tek yetkili olmadığınızı anlattınız, o yüzden açıklamanız açısından soruyorum.
Orada niye öyle yazılmış şimdi siz söyleyince fark ettim. Benim hiçbir şeyi tek başıma vermek gibi bir yetkim yok. Büyük bir ihtimalle ben "verdik" dedim, "verdim" diye yazıldı diye düşünüyorum. Öyle bir şey söylemiş olamam.
Geçmiş olsun Doğan Bey. Aslında benim soracağım soruların çoğuna cevap verdiniz ama ben kayıtlara geçmesi için yine de bir birkaç soru yönelteceğim size. Onur Alaylı mahkeme huzurundaki ifadesi sırasında 'ı tarif ederken "Genel müdür sonuçta en son imzayı atan kişidir. Bey'i tanıyanlar bilir, dominant bir karakterdir. Her şeyden haberi olmasını ister ve yapar" şeklinde bir beyanda bulunmuştu. Siz bu beyana katılır mısınız?
Çok doğru söylemiş. Eksik bile söylemiş her şeyi. Meraktaydı her şeye, her şeye müdahale ederdi.
Peki siz 'u hiç Kültür A.Ş. içerisinde gördünüz mü?
Peki bu Kültür A.Ş.'deki görev süreniz boyunca tarafından size doğrudan, telefonla yapılan herhangi bir iş, eylem vesaire noktasında bir talimat verildi mi?
Yani ifademde de bahsettim, toplam iki görüşmem var. 2021 yılında. Niye görüştüğümü de hatırlamıyorum. Onun dışında hiçbir bağlantım, görüşmem de... Yani sadece tanıyordum kendisini.
Peki siz haricindeki diğer genel müdür yardımcılarına veya 'a böyle bir talimat verildiğine şahitlik ettiniz mi? tarafından?
Şimdi, iddianameye göre sizler 'un sözde örgüt koluna üyesiniz ve dosyada sadece 'la aranızda iki tane irtibat kaydı bulunuyor. Bu iki irtibat kaydı dışında sizin herhangi bir yakınlığınız, sosyal hayatta bir irtibatınız vesaire var mıydı 'la?
Doğan Bey tekrar geçmiş olsun. Şimdi müfettiş olduğunuzu daha önce böyle bir görev yaptığınızı öğrendik. Ben şöyle bir soru sormak istiyorum bilgi amaçlı. İBB iştiraklerinde veya İBB'de herhangi bir personel kanunsuz, hukuksuz bir konuyu bildirmekle mükellef midir? Doğru zamanda doğru yerde bunu üst makamlarına müfettişlere hemen bildirme yükümlülüğü var mıdır?
Geçmiş olsun Doğan Bey. Öncelikle sizinle bir yıl çalıştık. Ben de dürüstlüğünüz ve çalışkanlığınıza şahit oldum. Onun için teşekkür ederim. Benim sorum 2019 yılında biz göreve geldiğimizde bir yıl önceki mali durumu nasıldı Kültür AŞ'nin? Bizim dönemimizde 2020'de nasıl oldu?
Ben ifademin içerisinde bunu tablo şeklinde de gösterdim. 2019 yılında yılı eksi 19 milyon zararla kapattık. Ertesi yıl 2020 yılı pandemi yılı olmasına rağmen hatta gelirlerimizde ciddi bir düşüş olmasına rağmen karla yanlış hatırlamıyorsam 14 milyon karla kapattık diye hatırlıyorum.
Peki bu iki yıl için hangi yıl için kamu zararı olarak suçlanıyoruz?
Yani 2019 öncesi için bir şey suçlama yapılmıyor burada. Biz ciro satışı azalan bir şirketi kara geçirdik. Takdir sayın mahkemenindir.
Yani şirketin kar ettiği dönem için kamu zararı suçlaması ile karşı karşıyayız. Doğru mu?
Ayrıca bir sorum daha var. Kültür AŞ'de hiç nakit para gördünüz mü?
Benim geldiğimde yoktu. Öğrendiğime göre siz gelir gelmez nakit parayı kaldırmışsınız. Daha önceki dönemlerde 2019 öncesi varmış. Bizim dönemimizde kesinlikle nakit para olmadı. Bütün ödemeler havale ya da EFT ile yapıldı.
Doğan Bey geçmiş olsun. Tez zamanda inşallah tahliye olursunuz, hep beraber oluruz. Şimdi ifadenizde 3K firmasının sahibi diye Cem Istranca olduğunu duyduğunuzu söylediğiniz bir beyanınız oldu.
Ben . Benim 3K'nın sahibi olduğum, ortağı olduğum, yetkilisi olduğumla ilgili bir bilginiz var mı?
Yani ifademde de bahsettim ben 3K firmasını da hatırlamadım, Cem Istranca’yı da hatırlamadım, sizi de burada tanıdım.
Burada tanıdınız. Peki o bahsettiğiniz ihale süreçlerinde şirket davetleri olsun, ihale olsun, ihale günü olsun sonrasında imzalanan sözleşmeler olsun, beni hiç gördünüz mü çalıştığınız birimde veya ihale gününde?
Tamam, teşekkür ederim. Bir de başkanım, Muharrem ayı dolayısıyla oruç tutan tüm canların yas-ı matem oruçlarının Allah tarafından kabul edilmesini dilerim. Teşekkürler, sağ olun.
Tanımıyordum, ifademde de belirttim. Size de sormuştum beni tanıyor musunuz diye.
Daha öncesinde Kültür AŞ'de veya herhangi bir dışarıda çay kahve içmişliğimiz de yok.
Peki. Sayın Başkanım, iki gün boyunca ifade yani ifade savunma yaptım burada. Hemen hemen bütün delilleri de çürüttüğümü düşünüyorum. Yani olmayan delilleri. Ama hala tutukluyum.
Murat Bey zaten bunu söylemek için şu an soru sordunuz sanırım.
Doğan Bey'e soruyorsun diye soru sorup arkasına bunu bağlıyorsun diye düşünüyorum.
Soru soran var mı?
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.



