Kasa iddialarına ilişkin beyanlar var. Tolgahan Erdoğan... Tanışıklığınız var mıydı?
Fatih Keleş Çapraz Sorgusu
Tanımıyorum. Tanımıyorum Sayın Başkanım ama Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde çok fazla yorumda bulunan, iftirada bulunan bir kişi olarak basından biliyorum sadece.
Mehmet Zeki Çanakçı, Beylikdüzü Belediyesi'nde başkan yardımcılığı yaptı. Daha önce tapu kadastroda çalışıyordu diye biliyorum. AK Parti döneminde de başkan yardımcılığı yapmıştı. Beylikdüzü'nde de başkan yardımcılığı yaptı.
Yok, ticari bir ilişkim yoktur. Aynı encümen... Encümen başkanıydı, ben encümen üyesiydim meclis üyesi olarak.
'in Boğaziçi İmar'da olduğunu ben bilmiyordum. Özel kalemde teknik konularda danışmanlık yapıyor diye biliyorum kendisini.
ve 'ın adını da değinmişsiniz. Biri İSFALT'ta genel müdürlük yapmış. 'ı biliyoruz. ?
… 2019 yılının sonunda beni tanıştırmıştı ama avukat olarak tanıştırmıştı kendisini. Ertan Bey'in odasında gördüm. O da sohbet ederken yine bir Sarıyer'de bir etkinlik salonu, daha doğrusu düğün nişan organizasyonları yapan bir salonda olduğundan bahsetmişti. Ertan Bey tanıştırdı. Daha sonra da 'in yanında gördüm kendisini. Yakup Bey'le de kapı komşusuymuş herhalde.
Bunların hepsinin beyanında geçiyor. Şimdi siz tabii etkin pişmanlık kapsamında ifade veriyorlar, böyle söylüyorlar, birbirlerine itham ediyorlar. Aralarında tanık da var. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren de var. Belediye personeli olan var, iş adamı olan var. Bu kadar kişinin bu şekilde benzer ifade vermesi tesadüf mü?
Bunların hepsinin ifadelerinde, mesela , “ isimli şahıs İBB Spor Kulübü'nün Başkanı olarak bilinse de aslında kendisi 'nun kasası olduğu herkes tarafından bilinen bir husustur” diyor.
“Aynı bu ödeme trafiğinin koordinasyonunu adına yöneten kişi 'tir. Bu yapılan ödemelerin 'in kardeşi olan 'e dolar cinsinden yapılır.” Yine, yani bunun hepsinin ifadelerinde bu, ilgili yerlerde hep böyle bir ifadeler var.
Sayın Başkanım, bunların ben ifademde de aslında değindim. Bu Cumhuriyet Halk Partisi İl binasının...
(Avukat araya giriyor)
Sanık kendine göre değerlendirsin, o ayrı bir konu. Bu 1 nolu eylemde 'le sizin ilişkiniz neydi?
Şimdi bununla ilgili daha önce ilk haftalardan 'ın ifadesini alırken o da bahsetmişti bize. Bu daha önce sizin şikayetçi olmasını o ruhsattan kaynaklı aralarında bir durum olduğu...
Yani siz dediniz de benim ilk ifadesinde ismim yoktu, sonradan ismimi dahil etmiş ifadesini...
Sizle ne gibi husumet vardı? Beylikdüzü Belediyesi'nde sizin, isimli şahsın ruhsat durumuyla ilgili ne gibi ilişkiler vardı da sizi ifadenin içerisine dahil etmek istiyor? Hani para kulelerinden sonra dediniz ya, o gördüğü için medyada beni dahil etti herhalde diye yorum yaptınız?
Burada bir kronoloji var, onu anlatmaya çalıştım ifademde. Tekrar edeyim isterseniz. Ben 'ü tanımıyorum. Onun da beni tanıdığını zannetmiyorum. Ama bir 4 yıllık bir dava süreci vardı, Beylikdüzü Belediyesi ve 'ı kapsayan. Ben bu dava sürecinden de sonradan haberim oldu. Burada 11 Mart'ta bu para kuleleri görüntüleri televizyonda gösterilince 14 Mart'ta 'a mesaj atıyor. Diyor ki işte, "Bak ben şimdi bu görüntüyü gördüm, şimdi gidiyorum 'in ismini vereceğim" diyor savcılıkta. Yani ifadeyi tam hatırlamıyorum ama şey böyleydi, yani içeriği böyleydi ve 19 Mart'ta da gidiyor bu yönde beyanda bulunuyor. Benim kastettiğim, onun öncesine kadar...
… Ben Beylikdüzü'nde belediye meclis üyesiydim, da başkan danışmanıydı.
'a niye tehdit kastı sizin üzerinizden yapıyor ki? ismini vereceğim. Yani o sizin isminizi vermesi açısından ne gibi bir tehdit unsuru olacak? Onu anlamıyorum. Onu soruyorum.
Başkanım, ancak yorum yapabilirim buna. Mahkemede dava görülmüş ve kendi aleyhine sonuçlanırken Danıştay’dan mı Yargıtay’dan mı geri dönüyor...
Sizin adınızı vermesi ne gidi tehdit oluşturuyor onu anlamadım. Avukat Hanım'a bir durun da... Ben tam soruyu gene açıyorum. Hani ne anlatmaya çalıştığını tam olarak anlatmak için.
Başkanım, 4 yıl boyunca sonuca ulaşamamış bu adam. Bir dava açmış ve bu davayı kaybetmek üzereyken, bu dava geri dönmüş bir şekilde. Sonrasında neye vurursa ona sarılacak herhalde. Cumhuriyet Halk Partisi il binasının satın alımıyla ilgili görüntüsünü görünce, bunun üzerinden bir şeyde, tehditte bulunduğunu düşünüyorum. 4 yıl boyunca beni bu dava, bir sürü beyan vermiş bu insan. Avukatları aracılığıyla beyan vermiş, kendi beyan vermiş. 4 yıl boyunca benim adım o davada hiç yok ve "Para verdim, senet verdim" de dememiş ayrıca o davada. Hani benim adımı unuttu, bir kenara koyun, benim adımı söylemedi. Para verdiğini de mi unuttu? Senet verdiğini de mi unuttu bu adam? Ondan sonra 'a mesaj attıktan sonra savcılıkta benim adımı söylüyor ve "Para verdim, senet verdim, sonra para verdim" diyor. Benim buna sadece böyle bir yorum yapabilirim. Ben tanımıyorum, benimle ne husumeti olabilir inan edin bilmiyorum.
İfadesinde demiş ki, “Çuhadaroğlu inşaat ile hatırladığım kadarıyla 2017 yılı mayıs ayı gibi sözleşme imzalandı. Sözleşmeden sonra biz bu arsanın etrafını…”
Hatırladım. Burada şöyle bir üçlü bir şey vardı, burada arsa sahibi Çuhadaroğlu firması vardı. İnşaatın sözleşmesini Çuhadaroğlu ile yapan Muzaffer Beyazıt, ya Muzaffer Beyazıt'ın bir sözleşmesi var. 'in de inşaatın taşeronluğunu yapma konusu vardı. Şimdi bunlar aralarında daha önce ticaret yapmamışlar sanırım. Ama bu üçünden birinin bir ricası olmuş o tarihte. Çünkü ben Çuhadaroğlu firmasının genel müdürünü tanırım, Kenan Bey. Kendisi eski basketbolcudur. Kendisiyle bu ifademde de söyledim, Beylikdüzü Basketbol İhtisasın kurucu başkanlığını yaptım dedim. O da benim yöneticilerimden biriydi. İş adamıdır, iş yerlerimiz de birbirine yakındır, ondan dolayı onu tanırım. Muzaffer Beyazıt'ı tanırım, 'i de tanırım. O tarihte bunların kendi aralarında bir tereddütleri vardı. Birbirlerini çok iyi tanımadıklarını söylemişti ama bu bana 'den mi gelmişti o zaman, Çuhadaroğlu'ndan mı gelmişti onu ben hatırlamıyorum. Bize bu başlangıçta bizim bir aramıza bulur musun, destek olur musun, hani birbirimize güven anlamında bir problemleri vardı. Ben de tamam dedim ama yani burada her şeyi yazılı olarak ortaya koyun dedim. Hiçbir şeyi sözde bırakmayın, mail yazın, sözleşme yapın, bunlarla, yazışmalarla her şeyinizi garanti altınıza alın dedim. Ben sizin aranızda tamam bir tanıştırdım sizi, bir araya geldiniz. Tanışmışlardı ama ben ticaretleri anlamında bir kendilerine inançları yoktu belki de. Muzaffer Bey ile 'in de problemleri vardı yanlış hatırlamıyorsam. Tanışmaları esnasında başlangıçta orada oldum, sonrasında da olmadım. Bana bir mail attı, ben de doğrudur böyle devam edin, bu yazışmalarla devam edin diye cevap vermiştim kendisine.
2017 yılı Ekim civarı o tarihte ne, neydi sıfatın? Yani ne iş yapıyordun o tarihte, görevin neydi orada?
Yani tanırsın zaten, , , Çuhadaroğlu falan sizin burada ne gibi bir şeyiniz vardı, yani taraflar arasında böyle arabulucu gibi bir sıfatınız mı vardı, nedir yani? Bu size niye mesela bu imzaladıkları sözleşmeyi size niye gönderiyorlar?
Demişsiniz ki “Engin Bey, uygundur bence bunun dışında paylaşım listesi yok. Ek protokolü de görüp onaylamamız doğru olur bence.”
Bunu kastediyorum aslında yani sözde kalmasın konuştuklarınız, yazıya dökün, protokole dökün, sözleşmeye dökün.
Bunların koca koca firmaların avukatları falan yok mu? Size niye soruyorlar protokolü sözleşmeyi?
Başkanım yani vardır mutlaka ama her konu avukatla da çözülmüyor herhalde. Ben zaten başlangıç aşamasında sadece o söylediğiniz konuya sadece bir mesajla cevap verdim onun dışında benim bir dahlim sonrasında nasıl ilerlediler bilmiyorum. Zaten birbirlerini tanıdıktan sonra sonrasında da devam ettiler.
Ömer Yılmaz'ın maaşını, alacağı maaşı sizin tarafınızdan mesaj attığı Ömer Savaş kim bu şahıs?
Ömer Savaş, şu anda hatırlamıyorum bile. Şöyle söyleyeyim, bize belediyede işe girmek için birçok meclis üyesiydi belki bugüne kadar 1000'in üzerinde CV gelmiştir tarafıma. Bunların %10'una yardımcı olabilmiş miyim tahmin etmiyorum. Böyle bir, birinden, kimden geldiğini de hatırlamıyorum bir CV gelmişti, inşaat mühendisiydi yanlış hatırlamıyorsam. Ben de bu inşaata, buraya yönlendirdim, yani onların da mühendise ihtiyacı vardı, bu şekilde bir yönlendirmedir yani siyasette bu çok olur çok yaşarız bunu. Yani ben 1000 diyorum belki daha fazla CV gelmiştir bugüne kadar bana.
20 nolu eylemi hatırlamıyorum, bayağı beyanım var tabii ki de bu... Ben direkt suçlama olanlara sadece cevap vermeye çalıştım.
Burada 'ın beyanı var. Orada da çanta içerisinde dolarların falan konusu var.
Başkanım, ben Erhan Yıldız'ın bu iftiralarını kabul etmiyorum. Orada çok enteresan bir hikaye anlatmış. Her şeyi, hani konuşulmuş edilmiş, bir araya gelinmiş sonra bir anda kapıdan ben girmişim. Yani benimle konuşan yok o ara, o ifadelerin öncesinde. Yani Erhan Yıldız konuşmuş sonrasında ben oraya nasıl dahil olmuşum orayı da anlamadım ama ben kendisiyle böyle bir toplantıda, böyle bir görüşmenin içerisinde ben olmadım.
Fatih Bey, iddianame örgütün üyesi ve yöneticisi olduğunuzu ve o dönemde daha fazla aktif olmak adına rüşvet pazarlıkları konusunda sizinle Ekrem Bey'in ilgisi olduğunu ifade etmiş. 'i tanır mısınız? Kendisiyle ticari bir ilişkiniz var mı?
Tanıyorum. Ticaret derken kendisi konut üretir. Benim de kendisiyle alışverişim olmuştur bu anlamda. Tanırım, arkadaşımdır da.
Tamam. Bu şirket, bir firmadan bahsetmiştiniz, bunu daha sonra devrini yapmıştınız.
Ben bunu devredeceğimi 'e söylemiştim. Daha doğrusu kapatacağımı söylemiştim. O da bu konuda kendi personeli, şu anda hatırlamıyorum ismini, Serpil Hanım, evet... Serpil Hanım'ın böyle bir firma kurup kendi adına da faaliyet yapmak istediğini söylemişti. "Devreder misin?" dedi, "Ben de devrederim." dedim. Yani ben... Benim orada üçte bir... Üçte bir hissem vardı zaten, ben kendi hissemi devrettim.
Aranızda herhangi bir para alışverişi oldu mu borç veya başka şekilde?
Borç alışverişi olmadı ama dediğim gibi, ben ona konut sattım kardeşine. Kendisinden konut aldım, dükkan aldım, iş yeri aldım, ofis aldım. Alışverişim olmuştur.
Eylem 38 ile ilgili birden fazla beyan var, sizinle ilgili. Gökhan Taşkapan'ı tanır mısınız?
Yani... Hukuk bürosunun sahibi kişi değil mi, avukat olan Gökhan Taşkapan? Evet, orada gördüm kendisini.
Beyanlarında şeyden bahsediyor, 'in ofisimizden para transferi ve teslim esnasında telefonla birkaç defa, o telefonda "Başkan" diye hitap ettiği şahısla görüştüğünü, "Tahmin ediyorum ki bu şahıs Ekrem Bey'di." Ayrıca isimli şahısla da birkaç kez telefonla görüştüğünü söyledi. 'in konuşmasında, İBB'den ihale gelecek olan bir şahıstan 1 milyon TL geldiği ve emanete işaret olduğu şeklinde beyanda bulundu. Sizin bu süreçte yani bu toplantı yapılırken para sayma sürecinde Ekrem Bey'le görüşmeniz oldu mu?
Şöyle... Şuradan, sonundan başlayayım isterseniz. Orada bu para saymalar olurken bir de ihaleden bahsedip "Bu ihaleyi de birilerine verelim" diye anlatmış galiba değil mi, öyle...
Yok, şöyle söylüyor: “'in konuşmasında İBB'den ihale gelecek olan bir şahıstan 1 milyon TL geldiğini beyan ettiğine şahit oldum.”
Ya Sayın Savcım, yani aklımızla da alay ediliyor. 'nın da böyle akıl sınırlarını zorlayan beyanları var. Yani bir yere gidiyoruz, bir yandan ihale... İhale alacak firma... Yani hem bir hukuksuzluk yapıyoruz ve bunu da gidiyoruz her yerde alenen, tabiri caizse herkesin önünde, onun önünde anlatıyoruz, onun önünde anlatıyoruz... Yani bu... Bu adamı... Ya bir kere bu adam oradaki görüntüyü bir kere izinsiz alan bir kişi. Hukuki karşılığı nedir bilmiyorum ama şunu söyleyeyim: Bir kere orada "Başkan" diye konuştuğumuz kişi, ben ifadede de 59. Asliye'de görülüyor o dava, ben orada da şunu söylüyorum: Ben İlçe Başkanım 'den o çantayı aldım, çantaları aldım ve oraya teslim ettim. Benim "Başkan" diye görüştüğüm kişi, İlçe Başkanım 'dir. Ayrıca siyasette de çok başka, herkes burada... Buradaki arkadaşlarımın yüzde ellisine "Başkan" denir yani daha alt rütbeli arkadaşlar... Başkan çoktur ama orada kastedilen başkan... Ben çünkü Taşkın Bey'den almıştım emanetini ve oraya ilettim. Bununla alakalı da görüştüm kendisiyle telefonla.
Tamam. Yine Bülent Bey var, diye bir şahıs var. Bunların beyanları var, beyanlarında rekonstrüksiyon sürecinden bahsediyor bu CHP binasıyla ilgili. "Bu süreçte ile CHP binası yapılması konusunda görüşmeler yaptım" şeklinde beyanları var. Bu süreçle ilgili CHP binasının tadilatıyla ilgili süreçte siz aktif bulundunuz mu?
Ben aktif bulunmadım. Tadilat sürecini ben, yapılmış bitmiş bir bina alındı diye biliyorum orada. Ama bazı tadilatlar yapıldığını duydum fakat detaylarından haberdar değilim.
Tamam. soruşturma aşaması beyanlarında, bu söz konusu para da her şeye ilişkin "Taşıma talebi sizden geldi" 'ın beyanında.
, soruşturmadaki beyanlarında şundan bahsetti: Bu söz konusu hani İBB binasının alınmasıyla ilgili para işlemleri olmuş ya, para sayımlarında kameraya, görüntüye yansıyan... "Bu söz konusu paraları taşıma talebinin sizden geldiğini, beyanınız üzerine Tuncay'a parayı verdiğinizi, ayrı ayrı paraların sayılarak size geçtiğini" beyan etmiştir. Bu Tuncay'a verdiğiniz paranın kaynağı nedir?
Ben oradaki ifademi aynen tekrarlarım derken onu söylüyorum. İlçe Başkanım , bir kampanya, "Bir Tuğla da Sen Koy" diye bir kampanya vardı, o kapsamda bağış paralarının toplandığını ve benim de onu İl Başkan Yardımcısı'na iletmemi, bir bina satın alınacağını, bu süreçten bana öncesinden bahsetti. Ve aldığım şey... Bu çantaları ben 'den aldım ve İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas’ın bana göndermiş olduğu ya adres gönderdi ya da konum gönderdi. Göndermiş olduğu adrese gittim. Kendisi de o işte Gökhan Taşkapan ofisinin adresiydi zaten.
Peki paranın neden elden verilmesi olayı oldu? Yani elden götürdünüz... Ve bu bağış kampanyası resmi miydi yoksa şahıslardan elden para...
Ben de 2009'dan beri gayrimenkul alırım satarım. Yani her şeyde nakit birebir gösterilmiyor maalesef, tapularda...
Bir il binasının... Partilerin ödemelerini elden yapmasını siz daha farklı olabiliyor diyorsunuz. Ama Anayasa Mahkemesi var, denetleme süreçleri var Sayıştay’ın. O tarz kurumsal yapılarda bu tarz şeylerin elden para götürme şeklinde pek aslında şahit olunmuyor. Evet, ticari konularda bazı konularda elden para veriliyor, vergisel boyutlarına giriyor ama kurumsal alımlarda bu tarz konular pek olmaz aslında.
Ben hiç öyle düşünmedim. Yani o sizin söylediğiniz açıdan hiç bakmadım konuya.
Peki bağıştan toplanma sürecinde bağışlar resmi mi toplandı sizlerden? Yani...
Yani ben oradaki İlçe Başkanımın söylediği şekliyle biliyorum. Ben nasıl toplandığını, kimden toplandığını bilmiyorum.
Burada bir bağış kampanyası olduğunu, bu kapsamda da topladığı kendisinde paralar olduğunu, bu şekilde bahsetti ondan.
Sizin oradaki tek göreviniz paranın taşınmasıyla ilgili süreçti. Bu alınmasıyla ilgili...
Avukat hanım buyrun. Kayda geçsin
59.Asliye Ceza Mahkemesi’nde aynı konuyla ilgili görülmekte olan derdest bir dava dosyası vardır. Biz bu dava dosyasının celbini talep ediyoruz. Sormuş olduğumuz sorulara istinaden tüm bu bilgiler, belgeler, beyanlar bu dosya içerisinde mevcut.
Emeklidir. Yani emekli maaşını da bilmiyorum açıkçası. Yengem de emeklidir. O da öğretmen emeklisi ama halen daha da çalışıyor, çalışmaya devam ediyor bir özel okulda.
Bu işte iddianameye göre sistem varsa işlemlerin buraya gidip kullanıldığı iddia edildi. Hatta bununla ilgili aldığınız ücretler başka hesaplara aktarılmış. Bu iddianameye ilişkin soruşturma aşamasında emniyette size birtakım sorular sorulmuştu…
Bazı hesaplarda böyle bir durumun olmadığını kendi ifadesinde de söylemişti.
Orada daha çok hani bu kurye iddiası var ya, para taşınması ile ilgili, onunla ilgili bir tane soru soracağım, genel hesaplardan bağımsız. Emniyet aşamasında size birtakım sorular sorulmuş, orada abinizin hesap hareketiyle ilgili verilmiş cevaplar. Bu hesap hareketleriniz abiniz ile ilgili, belli tarihlerde ciddi para girişleri görülmüş. Mesela şöyle söyleyeyim.
Bu durumlardan bilginiz var mı, farkında mısınız, kurye iddiası var ya. Hani böyle bir sürece şahit oldunuz mu veya duyum aldınız mı diye?
Hayır, böyle bir sürece şahit olmadım. Bunu ifademle de bunu belirttim. Hesabında da ne hareket var, ne girmiştir ne çıkmıştır bilmiyorum ben kesinlikle. Yani kendisine burada ifade verdi zaten, keşke ona sorsaydınız.
İddialara ilişkin sadece bu konu size sorulduğu için emniyette, tekrar sormak istedim. Tabii cevap vermeyebilirsiniz.
Cevap verdim Sayın Savcım. Cevap vermeyebilirsiniz ne demek yani? Ben abimin hesabında ne girip ne çıktığını nasıl bilip de nasıl cevap verebilirim size? Yani kendisine sormanız gerekir, onun cevap hakkı, sanıyorum sorunun.
Bu döküm sürecine ilişkin uzun anlatımınız oldu. Fakat konusuna pek girmediniz. Bu, size bazı sorular olacak size. Şimdi bu Murat ile ilgili tanışmanızın, valilik toplantısı olduğunu beyan ettiniz. Fakat dosyadaki beyanlarda Murat'ın iddia edilen sisteme dahil olduğu, Defne restorandaki yemekten sorumlu olduğu iddia edilmiş. Murat'ın, Defne ve restoranda…
Defne Restoran'da yapılan bir görüşme sonucu Murat'ın sisteme, iddia edilen sisteme dahil olduğu iddia edilmiş.
Ben Defne Restoran'da ile tanışmadım. Ayrıca valilik toplantısı demedim, MAPEG toplantısı dedim ifademde. Ama MAPEG toplantısında "iyi tanıdım" dedim, "tanıdım" demedim. "İyi tanıdığım", yani toplantılarda daha iyi tanıdım. Çünkü kendisine hem MAPEG'te hem Sayın Vali'nin huzurunda, İstanbul Vali'sinin huzurunda da toplantılar yaptım ben, kendisi, o da vardı. Yani orada kendinin ona gösterilen itibar, söylediği sözlere gösterilen itibarı gördüm. O anlamda "iyi tanıdım" derken bunu kastettim. "Tanıdım" demedim orada.
Tamam. Peki Murat ile tanışma süreciniz nasıl oldu, hangi tarihte tanıştınız?
Şöyle oldu, aslında bir nebze oldu ama o da tanımıyordu. Onunla da ikimiz de aynı anda tanıdık daha doğrusu. Bu Eyüp Çiftalan’daki alandaki sahada bir inceleme yapacağını söylemişti bana o zaman iştiraklerden sorumlu ve o zaman derken o süreç boyunca. Ve oraya bir saha incelemesine gideceğini, yanında "Benimle gelir misin?" dedi. Ben de bindim aracına, gittik beraber. O esnada ile orada görmüş oldum, tanımış oldum.
, ben Beylikdüzü'nde, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Yönetimi'ndeyken kendisi AK Parti Belediye Meclis üyesiydi. Sonra ben Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis üyesi oldum, kendisi de AK Parti İlçe Başkanlığı yaptı. Siyasetten, işte toplantılardan böyle karşılaşmalardan bazen seçim kampanyalarında da karşı karşıya gelirdik rakip siyasi partiler olarak. Oradan tanırım. Daha sonra Cebeci'de, Kuzey Cebeci A.Ş.'de de Yönetim Kurulu üyesi olarak İSFALT tarafından önerilmişti. 2016-2017 yıllarında İSFALT'ta bir tecrübesinden de bahsediyordu. 2016-2017 yıllarında İSFALT'ta da bir çalışmışlığı vardı sanıyorum. Kendisi Kuzey İstanbul, Kuzey Cebeci, pardon, Kuzey, evet, Kuzey Cebeci firmasında Yönetim Kurulu üyesi olmuştu ve Yönetim Kurulu Başkanıydı galiba.
Temsili boyutta, aynen. Benim de keza benim de benim olduğum Kuzey Cebeci Gayrimenkul'de de yöneticilik, ben, özür dilerim yöneticilik değil de Yönetim Kurulu üyeliği yaptım. Onun da orada üyeliği vardı. Dediğim gibi yani yetkisi sadece Yönetim Kuruluyla bağlı bir yetkidir. Benimki de o şekilde.
Yine Murat ile olan ilişkinizle ilgili dosyada belirtilen, iştirakleri olan İSTAÇ ve İSFALT ile ilgili İSTAÇ Genel Müdürünün beyanları var. İSTAÇ Genel Müdürü’nün beyanlarında İSTAÇ'ın faaliyet alanlarından bir tanesinin hafriyat döküm sahası yönetimiydi. Göreve başladıktan sonra yaptığı ilk tespitlerde bir, 2023-2024 yıllarında hafriyat alanlarından gelen gelirlerin düşük olmasıydı. Bunun sebebi ise İSTAÇ yönetiminde olmayan Cebeci bölgesi gibi...
Sayın Savcım, bu arada öyle bir tespiti ben de sordurdum, gelir asla düşmemiş. Yani o beyan da doğru bir beyan, yani zaten doğru bir beyan değil ama o kısmı da doğru değil, onu da belirtmek isterim.
Şeklinde anlattım ama yine bu sürecin devamına ilişkin olarak durumdan rahatsız olunmasından ötürü döküm alanının İSTAÇ’ın işletmesi amacıyla bazı girişimlerim oldu. Bunların neticesinde halihazırda benim dönemimdeki İSTAÇ döküm sahasının İSTAÇ tarafından işletilmeye başlandı. Bu nedenle ve tarafından tepkiyle karşılandım şeklinde beyanı var. Böyle bir süreç yaşandı mı, kendisi de bu konuda tepki gösterdi mi veya bu konuyla ilgili kendisiyle görüştünüz mü?
Yani bir yere bağlanmayan, sonuçlanmayan bir beyan olmuş Sayın Savcım. Yani bir yere bir şeyde suçlamış, bir şey almış, bir yerden açmış, "Ben çok iyi işimi yapardım"a getirmiş. Yani bu bence kendisi tahliye olabilmek için, tutukluluktan kurtulmak için bu tür beyanlarla ifadelerini doldurmuş diye düşünüyorum. Zaten bu ifadeler sonrasında da tahliye olmuştur, ifadenin de bu sebeple verildiğini düşünüyorum. Yani şimdi olmayan bir olayı ya da yaşanmamış bir vakayı ben nasıl, ben size doğrulayabilirim burada? Yani onu eğer ispat edecekse o iddiada bulunan kişiye aittir onun...
Benim bu olmadığımı, bu iftiraları da kabul etmediğimi de söyleyeyim.
İSFALT Genel Müdürü ’ın da benzer iddiaları var. ve , bu süreçle ilgili herhalde uzman kişiler ilgili iştiraklerin genel müdürleri. Bu şahısların beyanları var. Yani sadece kurtulmaya mı çalışıyorlar diyorsunuz?
Sayın Savcım, aynı şeyi biraz önceki söylediğimi aslında için de söyleyebilirim. Dilerseniz aynı cümleyi tekrar edebilirim. Yani bu tutukluluktan kurtulmak için kendisinin de birçok beyanı var, kendisi ayrıca , öteki, bu davasında da kendisi tutuklu. Orada da birçok işte “para aldım, işte 'a götürdüm, otelden o parayı aldım”, bir sürü beyanı var. Oradan da tahliye edilmiş, buradan da tahliye edilmiş. Buradaki durumunu tam bilmiyorum gerçekten yanlış söylemeyeyim ama dediğim gibi bu tutukluluktan kurtulma amacıyla böyle havadan bir sürü bir birçok iddiasını sorarsanız hepsinin nasıl olmadığını söyleyebilirim aslında ama yani hangi birine değineyim bilmiyorum açıkçası. Bu aleyhimde söylediği bu sözleri kabul etmiyorum.
İBB iştiraklerden sorumlu başkan danışmanı 'ın beyanı var. Beyanında şundan bahsediyor hani bu dökümdeki süreçle ilgili. Bu dökümün işletilmesinde İmamoğlu'nun ortaklığı olduğunu söylüyor. Bu konu hakkında siz ne diyorsunuz? İmamoğlu'nun bu döküm sahası süreciyle ilgili veya Cebeci maden bölgesiyle ilgili bilgi alanı var mı?
ortak olduğunu söylüyor dediniz. Yani ben ortak olmaya çalıştım, ben de olamadım açıkçası. Ekrem Başkan da öyle bir şey denemiş midir? Ya bunu bu ifadeyi söylerken hani nereye dayandırıyor? Nasıl bu yorumu yapabiliyor? 'ın buradaki ifadelerine ben cevap verdim. Cebeci'yle alakalı bu işte “bunların en büyük finans kaynağı Cebeci'dir” diyor, öyle başlıyor. Sonra “ikincisi Boğaziçi İmar Müdürlüğü'dür” diyor. Cebeci'deki konumun, yetkinin, orada izinleri verenin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmadığını ya da benim olmadığını ifademde açıkça anlattığımı düşünüyorum Sayın Savcım. Burada Cebeci'deki yetkiyi veren, izni veren İstanbul Büyükşehir Belediyesi değildir ki. Oradaki izin konularının tamamı MAPEG'e aittir ve denetleme yetkisi de hem MAPEG'dedir hem de İstanbul Valiliği Başkanlığında kurulan komisyondadır. Oradaki denetleme yetkisi, izin yetkisi, eğer bir yanlış bir olay varsa durdurma yetkisi de yine MAPEG'dedir. Dolayısıyla yani burada ya da ne izni vermiş de neyi ima etmeye çalışıyorlar? Yani dediğim gibi yine da kendine atılan suç istinatlarından kurtulmak için bu beyanlarda bulunmuş diye düşünüyorum. Şahsi mal varlığına el konulmuştur, şirketlerine el konulmuştur, kendisine yöneltilen suç istinatları vardır, bu suç istinatlarından kurtulmak için tahliye olabilmek için bu beyanları verdiğini düşünüyorum. Ayrıca bildiğim birçok beyan vermiştir da. Kendi içinde çelişkilidir beyanları. Aynı konuda başka ifadeler veren kişiler de vardır. Bu kişilerin ifadeleri de birbiriyle çelişmektedir. Sayın Savcım yani devam ettirebilirim bu sözlerimi...
Teşekkür ederim. Bu kimdir, kendisiyle mali bir tanışıklığınız var mı?
Bu dosyada iki tane var. Sizin kastettiğiniz , 'nun mali müşavirliğini yapıyordu ve yönetim kurullarında da görev alıyordu. Kendisinin 'nun mali müşaviri olarak tanırım. Kısa bir müddet de bana da hizmet vermiştir.
Bir de bu 'in beyanları var süreçlerle ilgili. Bu İBB yönetimi ve , Murat'tan bu şirketleri bu hani Cebeci'den aldığı ruhsatı bulunan madenleri falan her şeyi satın almayı veya işletme hakkını ortak olarak almayı, hisse devri olarak almasını istemişler. Murat da bu şirketlerin %30 hissesini adına verilmesini yoksa çok zorluk çıkartırız şeklinde beyanları var. Sizin 'ndan süreçle maden satın alınmasıyla ilgili Ekrem Bey'in talebiyle bir talebiniz oldu mu, ben bunu öğrenmek istiyorum.
Olmadı. Bunu ifademde söyledim. Bu konu MAPEG'de, Ankara'da MAPEG Genel Müdürü ve Genel Müdür Yardımcıları ve bir iki daire başkanı da vardı o toplantıda. Oradaki maden sahası 16 ortaklı. Ve yani yapısı çok nasıl, girift bir yapı. Yani bazısının madende hissesi var fakat üzerindeki arsada hissesi yok. Birçok insanın işte arsada hissesi var, madende hissesi yok. Burada bir proje hazırlamış MAPEG fakat bir türlü sonuca bağlayamıyorlardı. Bir de 16 ya da daha fazla ortaklı bir yapısı vardı. Öncelikle bu karar alma mekanizmalarının birleştirilmesi gerektiğini, Ankara'daki benim de olduğum bu toplantıda proje koordinatörü Atiye Tuğrul, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının olduğu toplantıda dile getirdi. da aynı konuyu destekledi. Burada hisseleri bir elde toplayıp karar alma sayısına ulaşabilirsek o şekilde ilerletebiliriz burada madenciliği dedi. Genel Müdür de onayladı, Genel Müdür Yardımcıları da onayladı. Yani onayladı derken bir belgeyle onaylamadılar ama toplantıda evet bunun doğru olabileceğini söylediler. Şifayen söylediler, ben de bunun şahidi oldum. Onun dışında hisseleri toplama konusunda benim bir dahlim yoktur. Ayrıca şunu söyleyeyim burada madencilikte hisse satın alabilmek bile MAPEG'in onayına tabidir, Bakanlığın onayına tabidir. Yani Bakanlık onay vermezse siz o madende hisseleri alamazsınız, toplayamazsınız. Bunu söylemeye, anlatmaya çalışıyorum.
Tamam. Bu Murat'ın şirketiyle ilgili, sizin şirketinizle ilgili dosyada yer alan MASAK raporunda bazı tespitler var. Bu tespitlere geçmeden önce Dörtel resmi şirketi hakkındaki bir kaç soru sormak istiyorum. Şirketin kuruluşundan bugüne kadarki süreçten bahsettiniz. Eşinizin babasına ait bir şirket, daha sonra eşiniz... Evet.
Kuruluşundan bahsetmedim de bana devrolmasından bahsettim. Kuruluşu çok eski çünkü yani 40-45 yıllık bir şirket.
Bu şirketin kuruluş devrinden sonra, yani deviriş siz aldıktan sonra hesap hareketlerine baktık dosyadaki MASAK raporunda. Bu hatta dünkü beyanlarınızda bir şeyden bahsettiniz. İki bin yirmi iki yılı olması lazım, bu gayrimenkul alımıyla ilgili şirketteki bazı makineleri falan sattığınızı değindiniz, doğru mu hatırlıyorum?
Yok 2022 değildi. Daha önce ben şeylerini sattım. Hem stokumu sattım hem de iş makineleri ve bizim iş makinelerimiz çok büyük iş makineleri. Büyük mermer bloklarını keseriz parçalarız, ağır iş makineleridir. Onları kastediyorum.
Tamam. Bu hesap hareketlerine baktığımız zaman MASAK raporunda, şirketin iki bin yirmi üç yılında herhangi bir satışı gözükmüyor, bir önceki seneler içerisinde ciro olarak bayağı bir düşüş gözükmüyor, en yüksek ciro tespiti var. Fakat iki bin yirmi dört yılına geldiğimiz zaman, üç yüz altmış sekiz milyon TL satış olduğu görülüyor, yine aynı gün üç yüz elli milyon TL alımla birlikte, ticari hacim beş yüz milyon TL civarına çıkıyor. Bu artışların sebebi nedir acaba?
Az önce işte o azalışın sebebini söyleyeyim önce. Hem stoğumu sattım hem de iş makinelerimi sattım derken o arada şirketin şeyini durdurduk yani ticari faaliyetlerini dondurduk diye...
2021’den bahsediyorum. 2024’te tekrar aktif hale geldi sizin söylediğiniz. Artış 2024’ün... Şöyle söyleyeyim, burada ile 2024’ün onuncu ayında kendisiyle bir sözleşme yaptık, taşeronluk sözleşmesi yaptık. Sahada kum ve kil çıkartmak için bir sözleşme yaptık. Bu bahsettiğimiz sahada kum çıkarttık. Bunu yaparken Silivri'de de kendisinin büyük bir toprak havuz sızdırmazlık havuzu yapım işi vardı. Bu iş konusunda da kendisiyle anlaştık. Ben bu havuzun kazı ve dolgu işlerini yaptık ve içerisine sızdırmazlık membranını serdik, kendisine de teslim ettik. Ben ifademde de söylemiştim 2024 Nisan gibi ben siyaseti bırakmıştım ve ticarete yönelmek istiyordum. ’nun bir taşerona ihtiyacı vardı. Benim de piyasada kendimi göstermek için bir işe ihtiyacım vardı. Bu iş, bu kapsamdadır yaptığımız iş, gerçek bir ticarettir. Hayali bir işten bahsetmiyoruz, gerçek bir ticaretten bahsediyoruz. Ama bu arada ile ticaret yapan hani merak ediyorsunuzdur diye söylüyorum sadece ben olmadım, Sayın Valimizin amcasının da taşeronluk firması vardı kendisiyle çalışıyordu. Bu arada Cebeci'de benim karar yetkim ya da izin yetkim de yok ama Sayın Valimizin vardı, kendisinin amcası ile ile çalışıyordu. Ben ne kadar gerçek bir ticaret yaptıysam, o da o kadar gerçek bir ticaret yapıyordu yani başka bir şey kastetmiyorum kendimle ilgili.
Peki bu şirket ilişkisine faturalandırma süreciyle ilgili işlerin teslimi, fatura vesaire yani somut veriler şirket kayıtlarında var mı?
Var. Avukatlarım bu belgeleri zaten sunacaklar. İfademde anlatırken zaten o yüzden ben orayı kısa tuttum, avukatlarım bu belgeleri verecekler.
Hesap hareketleri bana şu belgeleri veriyor sadece. Bu aynı şirketin hesap hareketleri de var şirkete para girişi olmuş ve çıkışı olmuş. Paranın girdiği şirket Murat'a ait şirket, sizin hesabınıza giriyor şirketin. Yine aynı para Murat'ın başka bir şirketine gidiyor. Burada aslında biraz da iddianame mantığında yapay bir büyütme şekli iddia var. Bu iddianın da kaynağı hani paranın geldiği şirket hatta şöyle söyleyeyim, Kuzey İstanbul Çevre A.Ş. Murat'a ait şirket. Bu şirket hesabından sizin hesabınıza belli fatura karşılığı para giriyor ve çok kısa süre içerisinde tabiri caizse bazı eylemli işlemlerde kırk dakika, bir saat, elli dakika neyse, bu süreçlerde yine Murat'ın başka bir şirketine kesilen fatura karşılığı para gönderiliyor. Bu şekilde hızlı bir ticaret olmasının sebebi nedir acaba? Ticarette doksan dokuzu Murat ile ilgili yapılan ticaretin, burada herhangi bir...
Taşeronluk işinde de bu söylediğiniz aslında taşeronluk işi için çok normal sayılabilecek bir şey. Kendisinin bir sektörde değil, birçok sektörde ve madencilik sektöründe bilhassa iş makinesinden tutun da gayrimenkul firmasına kadar birçok işi vardı, hatta sigorta firması da vardı yanlış hatırlamıyorsam. Sigorta işlerini de kendisine yaptırabileceğini söylemişti. Kendisiyle yaptığımız ticaret kapsamında bir iştir. Taşeronluk işinin doğasında da bu vardır, belediyeyle taşeronluk işi yapan firmalar aynı belediyenin taşeron firmalarının personelini alır istihdam eder. Biz aynı personeli de çalıştırdık bu arada. Personeli aldık kendi bünyemize, kendi bünyemizde çalıştırdık ama taşeronluğun mantığında da işi alıp takip etmek, sonlandırmak, nihayetlendirmek herhangi bir sorun, kusur yaratmadan işi sahibine teslim etmektir. Bu da bu kapsamda yapılan bir iştir, ticari faaliyettir tamamen.
Yani bu işlerle ilgili aslında ürün temininden ziyade, sonuçta mermer fabrikası, mermer işinden ziyade bir hani taahhüt tarzı bir iş yapılmış.
Evet doğru, zaten taşeronluk sözleşmesinden kastım budur zaten. Mermer işi yapmadım, ben madencilik, burada şeyde bahsettiğimiz kum çıkarmayla alakalı, kil de vardı hatta ama kil çıkartamadık kum çıkarttık.
Peki oradaki işlemler tam olarak neydi, yani bu işi nasıl altından kalktınız, hangi faaliyetleri yaptınız? Hesap, kum elediniz, nakliye mi yaptınız?
Hayır kumu kumu kazdık, çıkarttık, taşıdık, eleklere getirdik, eledik, şeylerine ayırdık, numaralarına ayırdık ve kendisine teslim ettik. Orada bizim yaptığımız ürünü çıkartıp kendisine teslim etmek, satışı kendisi yapar.
2024 yılında bu şekilde Murat ile 368 milyon TL satış yapılmış doğru mu?
Bu kumların metreküpünü kaça sattınız, yani bu birim fiyatı neydi bu ticaret nasıl gelişti?
Faturalarımda vardır, hatırlamıyorum ben bir yıldır tutukluyum Sayın Savcım, ben hani bir yıl önce yaptığım ticareti tahliye ederseniz hepsini böyle tek tek sahada, yerinde koordinatla gösterebilirim dilerseniz ama rakamları hatırlamıyorum şu an. Yani toplam kum faturası sekiz on milyon civarında bir kum sattık diye hatırlıyorum.
Faturaları da vergi beyannamelerini de her iki şirketin kendi arasında olan muhasebe kayıtlarını da taşeronluk anlaşmasını da faturaların imzasını da klasör halinde teslim edeceğim, bunu her zaman söylemiş oldum.
Sayın Başkan, bunlar benim hani savunma hakkımdan savcımız da hani soruyor ama hani bir yandan da vaktimiz de gidiyor. Bu da takdirinize bırakıyorum.
Yine aynı şirkette alım yapılması, bu almayla ilgili diyorsunuz değil mi? Kuzey Delta isimli şirketten mi?
Alma işi... Sadece makine kiralama için 125 milyon TL para vermiş yoksa başka almalar oldu mu?
Faturaları ben gösteremeyeceğim için detaylarını söyleyemiyorum. Makine kiraladık. İş makinesinden bahsediyorum öyle ufak bir şey makineden bahsetmiyorum Sayın Savcım hani bedelleri de büyüktür elbette. Büyük ekskavatörler, yükleyiciler, JCB'ler, 22 küsur tane iş kamyonu bunları kiraladık ve hani kısa bir süre için kiralamadık yani.
14. 3'ü JCB'ydi, 3'ü lastikli yükleyiciydi, 8'i de ekskavatördü diye hatırlıyorum. 22 bu değişik değişiyordu tabii yani 22 oluyordu, 25 oluyordu. Yaklaşık 20 22 civarı da kamyon.
Tamam bu iş süreci 6 7 ay kadar sürdü doğru mu? Yani bu unun çıkartılması.
Peki ne iş anlamak için soruyorum, hani biraz kısa kısa soruyorum da bu süreçlerle ilgili siz sahada bulundunuz mu? Veya bir yetkili müdür mü vardı?
Sahada bulundum tabii gittim geldim, denetledim. İşi teslim etmek başka türlü olmaz ki.
Tamam. Daha sonraki bu süreçte şirketin büyümesiyle birlikte yasal bir tetkik oluyor ve yani iyi miktarda bir kâr da ortaya çıkıyor. Daha sonra bu 4L firmasından Murat Bey'in size 125 milyon TL para göndermesini bu para gönderme sebebini rica ediyorum.
İfademde de söyledim ortak olmak için bir konuşmamız olmuştu. Fakat sonrasında kendisi vazgeçti. Bu gönderdiğim 125 milyon TL de bir ön ödemedir aslında. Net bir ortaklığın rakamı değildir. Net anlaştığımız bir rakam değildir, ön ödemedir. Fakat anlaşamadık. Sonrasında kendisi satıştan vazgeçti. Ben de tutuklandığım için paramı geri alamadım. Ayrıca çok kârlı çok kârlı bir iş de yapmadım. Belgeleri de avukatlarım sunduğunda onları incelettiğinizde göreceksiniz.
Yani MASAK raporuna göre 50 milyon TL gibi bir kâr gözüküyor 2024 yılında. Bu açıklaması yapılan şirket...
Yani Sayın Başkan size de burada cevap verebilir miyim? Burada şirket kârlılıkları konusunda beyanda bulunan arkadaşlarımız oldu. %39 %40 kârlılıklardan bahsedildi ve çok kârlı olmadığını bahsetti. Sayın Savcı 380 milyon üzerinde 50 milyon bir kârdan bahsediyor. Bu %12 %13'lere gelir. Vergi ödendikten sonra belki daha da düşük kalacaktır. O 50 milyon da değildir bence de ama hani burada da Sayın Savcım takdirinize bırakıyorum, 380 milyon ticaret yapıp da 50 milyon kazanabilmek çok emin değilim o kadar olduğundan ama % o civarda değildir yani. Bunları da belgelerini avukatlarım zaten sunacak. Bunları da detaylı bir şekilde inceletirseniz kârlılığım da ortaya çıkacaktır.
Peki öyleyse bu Dörtel'den 125 milyon TL para gönderimi paranın kaynağı tam olarak neydi, 125'in kaynağı?
Peki nereden o süreçteki mali durumunuz 2024'te öyle gözüküyor? Taşeronluk anlaşması 50 milyon TL kâr var diyorsunuz. Sayın
Savcım Sayın Savcım benim mülkiyetim var. Ev az önce bahsettim neler olduğunu. Arsam var, konutlarım var. Ben istediğim an onları satışa çıkartıp o rakamı ödeyebilecek durumdayım. Yani ben burada zorlandığımda mülkiyetimi satarım borcumu öderim borçlu kalmam.
Tamam onda onda hemfikiriz de bu 125 milyon TL'yi gönderdiğiniz zaman da bu paranın kaynağı tam olarak neydi? 50 milyon TL'lik bir kârdan bahsettiniz hatta bunun fazlası olması gerekir.
Bakın o gönderdiğimde kârlılık oranımız belli değildi. Biz orada iş yapıyorduk ve daha kârlı bir iş yapacağımızı düşünüyorduk ama tahmin ettiğimiz ölçüde, madencilik böyledir biraz hani tabiri amiyane olacak belki ama biraz kumar gibidir. Yani kazdığınızda ne ürün ne kadar ürün çıkartacağınızı ne kadar ham maddeye ulaşacağınızı net kestiremezsiniz. O saha konusunda da çok tecrübem yoktu. Dolayısıyla ben de bana göre kârlılık daha fazla olacaktı ama istediğimiz ölçüye ulaşamadık. Yani 125 milyonu benim ödeyebilecek şükürler olsun sermayem, param var yani. Orada kimseye borçlanacak bir durumum yok.
Tamam tamam ondan bahsetmiyorum ben, bahsettiğim konu şu. Murat'a gönderilen 125 milyon TL para var ya, bu paranın kaynağı tam olarak nedir Dörtel'dekilerin? O süreçte gayrimenkul sattınız mı? Kendisinden borç aldınız mı?
Hayır. Kendisinden yaptığım iş karşılığı ödeme geldiğini ben de ön ödeme olarak kendisine bunu gönderdim. Ya bu para hani gelmesin ben kendi işimi kendi sermayemle çeviririm, ben bu parayı sana göndereyim. Bu ortaklık konusunda da bir nihayete ulaştıralım işi diye istemiştim. Fakat sonrasında kendisi bundan vazgeçti. Sayın Savcım buradaki buradaki ticaret gerçek bir ticaret, burada bir hayali durum yok ki hani.
Benim avukatlarımın zamanından gidiyor, ben ona biraz şey yapıyorum yani, üzülüyorum.
İddia değil ticareti anlamaya çalışıyorum. Ticaretten bahsettiğim bendeki dosyadaki veriler doğrultusunda. Anlamaya çalışıyorum aslında. Ben devam edeyim sorularıma, müdahale etmeyin. Şimdi 125 milyon TL meselesine geri döneceğim.
Şimdi Fatih Bey, sizin anlattığınız çerçevede şöyle bir durum ortaya çıkıyor: 4L diye bir şirket var, şirket 2015 yılında satış yapmış ve pasif bir halde. Murat Bey diye adam çıkıyor hani piyasaya, Gülibrahimoğlu. Size bir anda bir iş veriyor kendi şirketinde. Oradan şirkete para girişi oluyor ve yine aynı Murat'ın başka bir şirketine para gönderip ticaret geliştiriyorsunuz. Aynı Murat size bu şekilde para kazandırdığı yerde, o 10 milyar TL'yi bulan şirket değeri %50 veya artık yüzde kaç ortaklıksa iddia var o konuda, 125 milyon TL'yi Murat...
Ben bir sorumu bitireyim, ondan sonra gelirsiniz, sıkıntı yok. Yani buradaki pencereden olan, şöyle bir manzara ortaya çıkıyor, takdir edersiniz ki: Murat diye bir şahısla bir iş yapıyorsunuz, size parayı gönderen Murat, yine parayı gönderen şirketin ortağı şubesi. Buradan bir kazanç elde ediliyor ki bu süreçte Murat'ın şirketinden 40 küsur tane şahıs, sizin şirketinizde sigortalı şekilde kaydettiriliyor ve operasyon sürecinde birden o şahıslar işten çıkartılıp Murat'ın şirketine devri yapılıyor. Yani sizin Murat'ın size 125 milyon TL para kazandırıp daha sonra şirket ortağı olmak için para gönderdi...
Yani burada bir kazanç var sonuçta. 125 milyon TL Murat'ın ortak kaydı...
Sayın Savcım, 14 tane iş makinesi, 22 tane kamyon, 50 tane ağır vasıta şoförü ve operatör, elek operatörleri, bir sürü insandan bahsediyoruz. Ve maden sektöründe yani çok riskli bir sektördür. Burada yani iş yapıp da para kazanmadan mı iş yapacaktım ben? Benim ticaretim, 2023 yılında az önce ifademde söyledim, ben 2024 Mart sonu siyaseti bıraktım ve ticarete tekrar ağırlık vermek istedim. 2023'teki karsızlık ya da işlevsizliğin sebebi budur.
E anlattım. Yani dolayısıyla tekrar iş yapmak istiyordum ve madencilikte tekrar görünür olmak istiyordum ve para kazanmak amaçlı bu işi yaptım. Kendisiyle de bu minvalde çalışmaya başladım. Ben yaptığım işi takip ettim. Kendisine teslim ettim anlaştığımız şekilde ve bunun üzerinden de bir para kazanmaya çalıştım…
Sayın Başkan, Sayın Başkan, soruya şuradan itiraz ediyoruz biz. Savcı Bey'in yine de nereye varmak istediğini çok net anladık. Savcı Bey diyor ki: "Burada kaçak hafriyat var."
Evet, "Burada kaçak hafriyat var, kaçak hafriyatta siz de burada sanki Murat'ın parasıyla ortak olmuşsunuz." Böyle gizlice ortak, "Murat'ın parasıyla Murat'ın şirketiyle ortak oluyorsunuz, böylece kaçak hafriyata ortak oluyorsunuz." demeye getiriyor. Ancak müvekkilin bahsi geçen ortak olmaya çalıştığı şirket, Kuzey İstanbul Modern Şirketi değil, Kuzey İstanbul Gayrimenkul Firması. Dolayısıyla kaçak hafriyatla ilgili olan bir soru da değil. Doğrudan istinatla ilgili olmadığı için...
O yüzden isnadı tam olarak açabilirseniz... O yüzden isnadı tam olarak açabilirseniz, bir kişinin bir kişiyle X şirketine ortak oluyor süreci şüphe değil ya bu dosyada. Kaçak hafriyat işlerine gizli ortaklıkla aldığınız soruluyor ama...
Ben kaçak hafriyattan bahsetmedim. Ben faturalandırma ve para hareketlerinden bahsettim.
Benim bahsettiğim süreç, şu anki şirket devrine ilişkin... İddianameyi okuyoruz. Kaçak hafriyatta Kuzey İstanbul Gayrimenkul yapıyor sanıyor, Kuzey İstanbul Modern yapıyor ayrı. İsimler birbirine benzer olduğu için o firmalarda, bu nedenle itiraz ediyoruz aslında. Doğrudan istinatla alakalı da değil yoksa müvekkil sabaha kadar anlatır bunlar gerçek ticarettir diye.
Tamam. Şimdi yine bu 'in beyanları var. sizinle Murat'ın ortak para... Beyanlarında şundan bahsetti: İstanbul Kuzey Gayrimenkul İstanbul... İstanbul Çevre Şirketi'nin %50 gizli ortağı 'in, Murat'ın tam güvenmediği, güvenmeyip, güvenmediği için devretmekten vazgeçeceğini, bu şekilde daha sonra benim bahsettiğim gibi faturalaşma işlemi ile ilgili 4L'nin büyütülüp %50'si Keleş'e 125 milyon TL gönderildiğini, daha sonra operasyonlar başlayınca Murat'ın gönderilen paraya karşılık senet vererek iade yapar gibi gösterip iptal ederim şeklinde beyanları var. Adem de bu hususu doğruluyor. Hatta Adem Bey gidip Murat'ın talimatıyla 125 milyon TL sahte senet hazırlandığını...
İfadelerini geri almadığı çok şeyle ilgili beyanları oldu kendisinin. Pekala, en son soruyu sorayım size. Bu hususta ne diyorsunuz? Bu senet meselesinden haberiniz var mı veya bu işte mali müşaviriniz 'in beyanlarına ne diyorsunuz.
Ben ifademde, bir kere öncelikle bu beyanları verdikten sonra tahliye olmuştur. Bu beyanları da tahliye olabilmek için verdiği açık. yanlış ve eksik bilgilerle bunları söylemiştir. Ayrıca Adem Başelen'in oradaki beyanı da buranın işte madencilik firmasının 8-10 milyar değeri olduğu... de yanlış hatırlamıyorsam 30-40 milyar değerinde olduğunu...
Hayır, ne bilecek ki Sayın Savcım. Kayyum daha yeni oturdu, bilebileceğini sanmıyorum da...
Ama o şirket, mülkler vesaire, makineler bunlar tespit edilen borç için...
Velev ki, ama bir şirketin değeri şöyle ölçülebilir: Murat burada az önce sordunuz %70 hissesine sahip olmuştu bu madencilik firmasının. Sorduğunuz şirket de bu madencilik hisselerinin %70'ine sahip olan şirket. Bu madencilik hisselerini, ruhsatları daha doğrusu hisseleri demeyeyim ama ruhsatları %70'e ulaşırken hangi rakamlarla edinmişti? Bana Murat Bey'in anlattığını yine burada tekrarlayabilirim. Dilerseniz siz kendi şirketinden, 'e sorabilirsiniz. Sonuçta orada da bir şey var, kayyum heyeti var. %7 hisseyi 30 milyon TL bedelle aldığını söylemişti bana. %10 hisse almıştı, %2 hisse almıştı, %5 hisse almıştı. En son %30 bir hisse satın alması yapmıştı ve bunu da 130 milyon bedelle aldığını söylemişti bana. 130 milyon bedel üzerinden hesaplarsanız, %30'u 130 milyonsa %70'i yaklaşık 305-310 milyon TL yapar, %70 hisse. Hadi bunu güncellediğinizde 350 milyon yapsın, 400 milyon yapsın. Yani sonuçta malın sahibi bunu satarken farklı bir şey söyleyebilir. 1 milyar da diyebilir, ona da hani bir şey diyemem. Sonuçta kimse sahibi o rakamdan belirleyecektir. Ayrıca bu şirket temiz, yani temiz derken borçsuz bir şirket değildi. Kuzey İstanbul Gayrimenkul Firması'ndan bahsediyorum. 'nun şahsına borcu vardı, ki Murat Bey bunu kendisi bana söylemişti. Ayrıca Vakıflar Bankası'ndan aldığı yüklü miktarda kredi borcu vardı. Sanırım piyasaya da borcu vardı. Yani bu şirket öyle tertemiz ortada borçsuz, bu hisselere sahip olan bir şirket durumunda değildi. Hem Murat Bey'in şahsına borcu vardı hem kredi borçları vardı hem de yatırımları hala devam ediyordu. Dolayısıyla o 30-40 milyar denen, dedikleri, burada 8-10 milyar diyenler biraz yüksekten gitmişler diyeyim, en hafif tabiriyle... Ortak olma konusunda eğer becerebilseydim zaten ortak olacaktım. Fakat ortak olamadım sayın savcım. Yani ben gizli ortak olsam niye ortak olmaya çalışayım? Niye onla uğraşayım?
Kuzey İstanbul Modern şirketiyle ilgili o süreçle ilgili müracaatla ilgili bilginiz var mı?
Yapmadım ama taşeronluk işinde, bakın bunun tekrar altını çiziyorum. Bu öyle… Hayır. O madencilik, özür dilerim evet, madencilik şirketinde taşeronluk işlerinde bir, bir yerde çalışan bir personel varsa onları kovup yerine başka personel alamazsınız. Ondan sonra madenci yürüyüşü gibi yürüyüşlere şahit oluruz. Yani aynı personelin ve sahayı bilen, tecrübeli bir ekipten bahsediyoruz. Ağır vasıta şoförü var, iş makinesi operatörü var, elek operatörü var. Yani bunlar kalifiye elemanlar. Bunları hani onları kovsanız yerine birini bulmanız da zaten zordur. Dolayısıyla aynı konuda hizmet veren personeli aldım kendi bünyemde çalıştırdım ve sözleşmemin gereğini yaptım. Bunlar ticari işler.
Alamadım, hayır. Yani ben tutuklandığım için talep de edemedim kendisinden bunu.
Tabii ki yönlendirdim, tanıştırdım. İhtiyacın varsa çalışabilir dedim. Evet.
Daha doğrusu Mustafa burada siz de sordunuz, ifadesini verdi. Mustafa'nın ifadesi aynen doğrudur. Ben burada bunu bana kollukta da sorulmuştu. Ben burada zaten Mustafa'nın bu evin kendi kazancıyla almadığını zaten söylemiştim. Orada sadece kiracı ve tahliye davasından bahsetmedim. Yoksa kendi kazancıyla almadığını, emanet parayla aldığını zaten oradaki ifademde de söyledim. Mustafa'nın buradaki beyanı doğru beyandır. Ben de çok farklı bir şey söylemedim açıkçası.
Yine iddianamede Murat kendine villa almış. Bu sürece ilişkin ’in beyanları var…
, mali müşavir ama hani para saymasını bilmiyor diyebileceğimiz bir arkadaşımız. O yani neyse o olayı öyle bırakayım da şöyle söyleyeyim. Göktürk'te bir villa almıştı ve mermerlerini yaptırmıştı, dış cephe mermerlerini yaptırmıştı fakat sorun yaşıyordu ki ben tanıştığım dönemde o zamanlara denk gelir. Mermerci olduğumu bildiği için de bana da gösterdi villanın dış cephesini. Sorunlar olduğunu, hem mermerde problemleri olduğunu hem uygulama problemleri olduğunu kendisine gösterdim. Tüm cephe mermerlerini söktürdü ve benden ricada bulundu. Ya ben bu konuda hem hassas bir adamım fakat mermer konusundan da anlamıyorum. Bunlara bir bakar mısın demişti. Ben de mermer konusunda, mermer seçimleri konusunda hem orada hem yanında bir villa daha satın almıştı. O villanın yine mermer dış cephe seçimi konusunda ben de toplantıya katıldığım olmuştu. Zaten de ben burada sizin huzurunuzda sordum. O da aynı şeyleri zaten doğruladı. Farklı bir şey söylemedi. Ben mermer seçimi ve uygulamasını denetleme konusunda arkadaşım da olduğu için kendisine destek oldum. Söylediğim gibi orası ifademde ben bunu aslında söyledim. Orası ben değil belki 100'ün üzerinde kişinin kullandığı bir yerleşkedir. Orada toplantı salonları var, amfi var, toplantı odaları var. Ben de yine Spor Kulübü Başkanlığı ve meclis üyeliği de olduğum için ayrıca Avrupa, Avrupa Oyunları'nın İstanbul'a kazandırılması konusunda Olimpiyat Komitesi de vardı. Sadece ben değil spor konusunda başka çalışan arkadaşlarımız da vardı, onlar da bu yerleşkeyi kullanıyordu. Ben de bu amaçla o yerleşkeyi kullanmışımdır.
Bu İSFALT’ın genel müdürünün bir tane beyanı var. İşi önce İSFALT’a aldığınız…
Herhalde tahliye olmak için bu beyanları vermiştir ve ardından tahliye olmuştur. Sadece bu dosyada değil davası dosyasından da tahliye olmuştur. Dolayısıyla tahliye olabilmek için bu beyanları verdiğini düşünüyorum. Ve beni bir yandan da benimle çok hoşnut olmadığını ifadelerinde ben okudum. Benimle çok hoşnut olmadığını, beni 'a şikayet ettiğini söylüyor. Benim kendisiyle olan diyaloğum Cebeci maden bölgesi kapsamında orada yapmış olduğu proje, MAPEG'in projesi tesliminde sadece diyaloğumuz bundan kaynaklıdır. Onun dışında kendisiyle bir diyaloğum yoktur. Söylemiş olduğu iftiralarını da kabul etmiyorum.
Sayın Başkan, bu davanın başından beri savunma hakkımız kısıtlanıyor diyorum. Bakın şimdi ben soru soracağım ama bir zaman baskısı var üzerimde ve bu benim için önemli.
Sorunuzu sorun buyurun
Şöyle ki Fatih Bey bu olaydan, benimle ilgili olaydan bahsetmedi. Öncelikle şunu söyleyeyim; siz sanıyorsunuz ki aşağıda nezarette müzakere ediyoruz. Vallahi billahi hiç konuşmadık. En son çıkarken dedim ki, ya benimle ilgili olaydan bahsedecek misin dedim.
Şöyle orayı açıklayayım. Fatih Bey'le... Orada da anlatım içerisinde de anlatımda geçti. Doğrudan sevk olmadığı için ondan dolayı değinmedim. Ben o husustan dolayı sordum, yoksa uzağımız yok yani.
Allah'tan siz sordunuz ama şimdi benimle ilgili bu iddianamede bir tek suçlama var. Öncelikle çok geçmiş olsun, vaktini aldığım için özür dilerim ama.
Benimle ilgili bir tek iddia var. Örgüt iddiası yok. O da üyelikten değil, ben o tarihte genel başkan yardımcısıyım, milletvekiliyim. Beni bağlanabileceğim bir yer de yok zaten. Bir tek iddia var. Kısaca şunu hatırlatayım; 'ın bir beyanı var. Saçma sapan bir beyan. Ben ilk çıktığımda sandım ki ben çıkacağım, mahkeme heyeti beni dinleyecek, ya böyle saçmalık mı olur deyip tahliye edecekler sandım. Olmadı. Sonra mahkeme başkanının kararından anlamaya çalıştım. Yani ben niye buradayım diye? Orada da tutuklu sanıkların dinlenmesi diye bir şey vardı. Dedim ki herhalde... Yani bu benimle ilgili önemli olan... Tamam. Hızlıca sorayım. Bu şirketi tanıyor musunuz, bu söz konusu adı nedir? İstaç değil ya. Mega Ereco denilen şirketi tanıyor musunuz?
Peki o olaydan önce benimle herhangi bir şekilde bir ay önce, iki ay önce, üç ay önce hiç konuştunuz mu?
Sayın Başkanım, sizinle karşılaştık ama ne zaman, hangi zaman, bir ay... Bunun ne zaman olduğunu bile bilmiyorum ki bir ay öncesini size cevaplayayım.
Hayır, ben de yani hiç konuşmadık. Hani o şöyle anlatılıyor; sabah gelmişsin sen, parayı almışsın gitmişsin. 1 milyon dolar, 1 milyon 250 bin dolar... Meblağ da belli değil. Sen öyle çantayla gelmişsin, seninle hiç konuşmamışım, senin içine doğmuş, koymuşsun çantayı gitmişsin. Ya böyle bir olayda 14 aydır tutukuyum. 14 aydır... Ben şeyi söyleyeyim, ben başka hiç Fatih Bey'i görmedim. Bu konuyu konuşmadım. O sabah, önceki hafta hiç konuşmadım. Seçim zamanı tanıştım. Çok beyefendi, çok diplomatik biri. Sadece uzatmayacağım, adamcağızın hakkına girmeyeyim ama. Yazıktır, günahtır ya. Gerçekten yazıktır, günahtır ya.
İyi günler başkanım. Fatih Bey, ben Eyüpsultan'la alakalı size birkaç soru sormak istiyorum. Öncelikle, bana sunulmakta, Eylül 2024'te yapılmış Kirazlı ilgili faaliyetle alakalı Mart 2024'te atılmış bir mesaj gösterildi burada ekranda da sırayla. Yaklaşık ihaleden 6,5 ay önce atılmış bir mesajın içeriğindeki “Fatih abi” kelimesi dolayısıyla sizinle ilişkilendirilmeye çalışıldı. Bu farklı yerlere de götürüldü. Ben bu minvalde size soru sormak isterim. Bir, bu metro hattı ihalesi işinden, yani bu ihaleden 6,5 ay önce sizin haberiniz var mıydı? Bununla alakalı herhangi bir görüşme yapma durumunuz var mı?
Haberim yok. Ayrıca, yeri gelmişken söyleyeyim, hani sizinle benim, bana "Fatih abi" diye hitap edebilecek bir samimiyetimiz olmadığını düşünüyorum. Onu da belirteyim ama böyle bir ihaleden de haberim yok.
Bir de yine bu bizim mesaj minvalinde, mesaj benimle ve şube müdürlüğü, raylı sistem hattı arasında geçen bir mesaj. Sizin raylı sistem hattıyla, benle herhangi bir konuda bilgi alışverişi yapma, görüşme, konuşma, herhangi bir yerde karşılaşıp bu tarz konuları konuşma, böyle bir ihtimal var mıdır? O arkadaşların da hani burada olmadığı için, tutuklu oldukları için kendileri, çok şükür. Onlara da soracağız zaten biz zamanı gelince de.
Bir sonraki sorum da benim açıkçası bu olacaktı. Çünkü Mustafa Paşalı Arıoğlu, burada Yapı Merkez firmasının Yönetim Kurulu Başkanı, 4 Haziran 2025 tarihli bir beyanı var. Bu beyanda Raylı Sistem Daire Başkanlığına gittiğini ve Raylı Sistem Daire Başkanlığında sizinle bir görüşme yaptığından bahsediyor beyanında. Yani Raylı Sistem Daire Başkanlığına, ben 2023 Şubat ayında daire başkanı olarak atandım, 2023 Şubat'ında başladım. Sizin için Raylı Sistem Daire Başkanlığının ofisine veya herhangi bir ofisine veya herhangi bir çalışma alanına gitmişliğiniz var mıdır?
Yok hayır, ben sizi sadece metro açılışları töreninde gördüm ama Raylı Sistemler Daire Başkanlığına benim gitmişliğim yok.
Yani ben cevaplarımı aldım ama bir de geriye doğru giderek hızlı bir şekilde çok basit, süre almadan, hani bizim Kirazlı metro hattının herhangi bir aşamasında, herhangi bir noktasında sizinle herhangi bir irtibatımız olmuş mu, toparlamak adına?
Peki benim sizinle herhangi başka bir irtibatım olmuş mudur?
İddianamede bir suçlama olarak değil ama bir tanımlama olarak, daha doğrusu örgüt tanımlamasını doldurmak için bir süs olarak bir şeyden bahsediliyor. Benim ofisimde bir toplantıdan bahsediyor. Siz, Aralık 2024 sanıyorum, tarihli toplantıda, benim ofiste bir toplantıya geliyorsunuz. Hatırlayabiliyor musunuz, o toplantının amacı neydi?
Avrupa Oyunları organizasyonu için, bu organizasyonu konuşmak üzere... Daha doğrusu o gelecek heyete birtakım şeyler sunulacaktı, birtakım görseller. O konuda görüşmek için gelmiştim.
Sık sık bizim ofise geldiğiniz bir durum var mıydı? Sizinle bizim aramızdaki ilişkide böyle sık sık gelme durumunuz var mıydı?
Yok, hayır. Sık sıktan kastınız nedir bilmiyorum ama sık sık gelmedim.
Yani yılda bir kere, iki kere... Mesela kaç keredir?
Yılda bir kere olabilir. O da seçim kampanyaları esnasında geldiğim olmuştur.
Teşekkür ederim, başka sorum yok. Bir açıklama, tek bir cümleyle Sayın Başkanım... liderliğindeki , İstanbul'a uluslararası etkinlik kazandırmak için iki önemli iş yaptı. Bunlardan bir tanesi, Avrupa Oyunları'nın İstanbul'a kazandırılmasıydı. 2027 oyunları kazandırıldı. Dolayısıyla benden bu konuda bir iletişim çalışması talep etmek üzere gelmişti Fatih Bey.
Evet. Keza bir de 2036 Olimpiyat Oyunları'nı kazandırmak üzere 'ndaki spor camiasının tamamı, spor ekibinin tamamı bir çalışma yapıyordu. Bir de bununla ilgili benden çalışma talep ettiler. Aslında bunun dışında bizim başka hiçbir görüşmemiz olmadı. Fatih Bey'le elbette 2014'ten beri tanışıyoruz ama benim ofisime geldiği toplam sayı, sayı belki 10 değildir yani. Yılda bir kere bile değildir. Teşekkür ederim.
Şimdi ben tabii bir savunma yaptım burada. Herhalde kendimi çok iyi anlatamadım. Ben, şu senin şu anda sahibi olduğu şirketin asıl eski ortağı benim. Bunu biliyorsun.
Ben o şirketten ayrılırken, 500 bin dolar para aldım. Şirketten ayrılırken. 1995 yılında. Ve ondan sonra belki sen de bilmiyorsun, çünkü sana bu soru soruldu. Bana sorulmadı. Bunu bilmiyorsun.
Evet kayınpederin ortağıydım. Onu söylüyorum zaten. Sen yoktun o zaman. Başka bir şirkette ortaktın sen. Şimdi 500 bin dolar ben buradan ayrılırken para aldım. Bunu sen özellikle bilmiyorsun belki ama hiç söyleyeyim ben. Ve İstanbul'da dairemi sattım. 150 bin dolar… Hayır. Şunu söylemek istiyorum Sayın Başkanım. Sayın Başkan, bir para hareketi var denildi. O paranın hareketini ben söyleyeyim; 370 bin dolar. 370 bin dolar benim için hiçbir şey değil zaten. Ben emekli bir adamım ama yapmış olduğum işleri anlattım. Bu yüzden de bunun dikkate alınmasını istiyorum. Böyle bir para hareketi kendimden gelen bir şey. Ben hiç kimseden 25 kuruş para almış bir insan değilim. İBB'nin çalışanı da değilim.
(Hakim müdahale ediyor…)
Hayır onu Fatih Bey de bilmiyor. Ya bilmediyse bilsin ki soruya cevap versin.
Kuzey İstanbul Gayrimenkul Şirketi'nin yönetim kurulu üyesisiniz.
Peki şirket içinde ve şirket dışında herhangi bir toplantıya katıldığımıza şahit oldunuz mu?
Peki şirkete gelip gitmezdiniz, şirkette olmadığınız dönem imzalayacağınız evraklar olursa nasıl imzalardınız?
Şirkette olmadığımız dönem demeyelim de yönetim kurulu toplantılarına katılamadığımda sizin bu toplantı yazısını tarafıma imzalatmak üzere getirdiğinizi biliyorum. Bunu mu kastediyorsunuz?
Evet doğrudur. Yani yönetim toplantı yapardı, toplantıdan sonra bana iletilirdi, ben size getirirdim.
Toplantıya katılamadığımda bu imzalatmak üzere bana evrak getirdiğiniz var, bunu biliyorum.
Fatih Bey, tabii çok doğal olarak bu eylem kalıbı içinde Aykut ile ilgili eylemin, müvekkilim ile ilgili eylemin suç atfedilen tarihini bilmiyorsunuz. Ben hemen söyleyeyim, 2020 Haziran ayı. Gerçi , 2019'un Mart ayı söylemiş ama aslında işlem yapılan tarih 2020 Haziran ayı. Gerçekten bilmediğim için soruyorum. Bu tarihte göreviniz neydi acaba?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesiydim. Ayrıca o tarihte yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Spor Kulübü Başkanıydım.
Yani aslında bu Vega Hereko şirketiyle İSTAÇ arasındaki anlaşmayı yapmak konusunda herhangi bir göreviniz, karar alma yetkiniz yoktu.
Bilmiyorsunuz, ha, göreviniz de yoktu. Zaten iştiraklerle ilgili sınırlı yetkiniz ve göreviniz olduğunu da söylediniz.
Tamam, bunu özellikle teyidini almak istedim. Çünkü hukuken bir rüşvet anlaşması gerekiyor ve ortada bir rüşvet anlaşması yok. Sayın Başkan'ın da ifade ettiği üzere, sizin aslında suç atfınız bile şu anda 252/5, yani aracılık gibi görülüyor bu vakada. Sizin bu eylem kalıbında dile getirmeyi bile aslında, suç atfıyla da beraber dile getirmeye bile vakit bulamadığınız, fırsat bulamadığınız bu eylemden dolayı benim müvekkilim ne yazık ki 14 aya yaklaşık bir süredir tutuklu ve cezası da aslında alsa bile, alsa bile çoktan bitmiş durumda olmasına rağmen… O yüzden hani özellikle bu vakadaki tutukluların bu vesileyle dinlenmiş olduğunu ve ortada bir rüşvet alan sıfatıyla biri dahi olmadığını tekrar Sayın Mahkeme'nin dikkatine sunmak isterim. Burada da teyidini almış olduğumu sanıyorum, teşekkür ederim.
Fatih Bey merhaba. Geçmiş olsun öncelikle. Eylem 1, 11. Mahalle’de eylemin tipiklik ve eylem şekli hareketlerin hukuka aykırılık unsurları ile ilgili detaylı anlatımlarda bulundunuz. Yine savunmalarınızda, müvekkilim 'ın savunmalarına atıfta bulundunuz. İddia edilen eylemlerle ilgili de müvekkilimiz, sayın mahkeme huzurundaki sorgusunda da son belgelerle ayrıntılı açıklamalarda zaten bulundu. Ben konunun daha iyi anlaşılması için size kısa bir soru sormak istiyorum. Söz konusu projelerle ilgili ruhsat ve iskan süreçleri için görüşme yapmanız konusunda tarafından size yönlendirilen kişiler oldu mu? Teşekkür ederim.
Hayır. İmar, iskan ya da o konularda benim bırakın mevzuatı bilmeyi oradaki tabirleri bile bilmem ki gidip de o konuda görüşme yapabileyim. Mehmet Başkan'ım da o zaman başkan değildi, başkan danışmanıydı. Bana bir yönlendirmesi olmamıştır.
Fatih Bey ben size 140. eylemle ilgili olarak soru sormak istiyorum. Müvekkilim ile ilgili 140. eylem kapsamında tek bir kişi ve sadece ihaleye fesat karıştırmak suçundan 1 yıl aşkın süredir tutuklu. Dolayısıyla sizin ifadenizde 140. eylemle ilgili olay anlatırken bir neyin baz alındığı falan. Ben yine de size bazı konuları netleştirmek adına biraz daha detaylı sormak istiyorum. Şimdi 140. eylemde Kirazlı-Halkalı metro ihalesinin ihalesi var. Bu ihalenin yaklaşık maliyetini biliyor musunuz? Biliniyor muydu o tarihte? Yani bu yaklaşık maliyeti nedir bu ihalenin vesaire ihale öncesinde böyle bir haberiniz var mıydı?
İhaleden haberim yoktu ki yaklaşık maliyetini yani nereden duyabilirdim.
Tamam peki yaklaşık maliyet dışında ihaleye ilişkin kısıtlı almanız gereken bilgilere var mı?
Tamam. Şimdi Yapı Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı var. Kardeşi var. Bunlar da dosya kapsamında sanık. Ancak, onları da tanımıyoruz biz ama. Şimdi Mustafa Bey'in özellikle 04.06.2025 tarihindeki ifadesi var ve Mustafa Bey bu ifadesinde diyor ki, bana diyor bu ihaleyle 'in ilgilendiği söylendi diyor. Ben de o yüzden yanına gittim diyor. Görüşmeyi bu şekilde anlatıyor. Peki ben size doğrudan şunu soruyorum. Bu ihaleyle siz mi ilgileniyordunuz?
Yani az önce cevaplarım yeterli olmadı sanırım yani bilmediğim bir ihale konusunda ya da yetkim olmayan bir konuda nasıl ilgilenebilirim?
Tamam. Yani ihaleden haberim yoktu, bilmiyorum dediniz. Bunlarla yaptığınız görüşmeyi zaten siz dediniz ki ben bir yere toplantıya gitmiştim orada karşılaştık. Sponsorluk bağlamındaki görüşmeniz doğru mu bunlarla devamında dediniz. Bunun dışında hiç ihale falan bu görüşmede ihale falan herhangi bir şeyden bahsedildi mi?
Tamam. Peki şimdi yine bu ifadesinin devamında diyor ki, Raylı Sistemler Daire Başkanlığına gittim ve de Raylı Sistemler Daire Başkanlığında. Yani sizinle yaptığı görüşmeyi Raylı Sistemler Daire Başkanlığında gerçekleşmiş şekli şeklinde anlatıyor. Şimdi müvekkille biraz önce size sordu, dedi ki, ben daire başkanı olduktan sonra Raylı Sistemlerin yani kapısından içeri girdiniz mi, geldiniz mi oraya hiç dedi, siz bir cevap verdiniz.
Girmedim. Hiç Raylı Sistemler Daire Başkanlığından içeri girmedim.
ile yapılan görüşmedeki şeyi sadece sponsorluk diye biliyorum. Yani siz sponsorluk olarak mı bu görüşmeyi...
Tamam şimdi peki şöyle sorsam, siz ile Yapı Merkezi yetkilisiyle görüştünüz, bu görüşmeden müvekkilim 'ın haberi olmuş mudur ya da iletilmiş midir, dediniz mi siz 'a?
Ben kimseden duymadım yani kendileri gidip anlattıysa ondan da haberim yoktu.
Tamam. Peki, siz Yapı Merkezi yetkilileri ile görüştünüz, sponsorluk görüşmesi yaptım dediniz, burada görüşürken müvekkilim 'ın adı geçti mi, hiçbir yerde Ceyhun'un buradan haberi var mı? Konuşma esnasında
Tamam. Peki, siz Yapı Merkezi ile ilgili olarak, Yapı Merkezi firması ile ilgili olarak müvekkilin ya da bir başkasının herhangi bir yardım edilmesi, onlara kolaylık sağlanması ile ilgili bir talimat da verdiniz mi?
Vermedim da burada bir şey diyeyim Sayın Savcım. Az önce sizin sorularınıza cevap verirken biraz ses tonumda değişme olmuş olabilir, eğer böyle bir durum olduysa lütfen kusuruma bakmayın. Yani haddimi aşmış olmayayım diye böyle tekrarlayayım. Sizin uzun sorularınızdan şikayet etmiştim ama sayın avukat da aynı konuda epeyce bir sorusu var, oradan gelince o aklıma geldi.
Şöyle Fatih Bey, uzun oluşu şundan kaynaklanıyor. Şimdi biz buradaki eylem sayısı itibariyle 137 eylem var, yanlış hatırlamıyorsam. Doğru. Doğru, 137 eylemden sorumlusunuz. Dolayısıyla mesela bunu de yaptı, siz de yaptınız. Savunma yaparken Adem'i kendinize odaklıyorsunuz önce ama bizim müvekkillerimiz de yani benim
Yok yok, lütfen lütfen yanlış anlamayın, sadece sizin devam eden sorularınızdan aklıma geldiği için onu söyledim yoksa bir serzenişte bulunduğum için bunu söylemedim, lütfen alınganlık yapmayın.
Devam edebilir miyim lütfen? Yani siz bu o son soruma cevap vermeden Fatih Bey'e döndüğünüz için onu yinelemek zorundayım. Yani bu ihale ile ilgili ya da bir başka şekilde İBB'den Yapı Merkezi firması ile ilgili ilgili olarak bunlara kolaylık sağlansın ya da bunlarla ilgili şu yapılsın diye birine, raylı sistemlerden birine bir talimat ilettiniz mi?
Bakın benim bu ihaleden haberim yok. Ben Arıoğlu ailesi üyeleriyle de görüşürken aramızda ihale ile ilgili bir şey geçmedi, benim böyle bir sorum olmadı, kendileri böyle bir cümle kullandılar mı onu da hatırlamıyorum ben. Kendileriyle ihaleyle alakalı bir şey konuşmadım. Benim bahsettiğiniz ihaleden bilgim yok ayrıca.
Tamam. Şimdi müvekkilin konuyla bizle ilgisizliğini, ilişkisizliğini anlatabilmek için mahkeme heyetine bunu anlatabilmek için bu tarz sorular sormak zorundayız size. Çünkü biz bu ihale bu ihale yani bu 140. eylemi araştırırken inan ki ihale ile ve inanın baktık dedik ki gerçekten SGK borcu bulunmadığı sabit olan bir firmayla, SGK borcu bulunduğundan bahisle ya da hazineye irat kaydedilmesi mümkün olmayan bir teminat mektubu, hazineye irat kaydedilmedi diye tutuklanan biri var mı diye biz de rastlamadık. O yüzden yani heyete ve savcılara bu hususu anlatabilmek için detay sormak zorundayız. Şimdi ikinci okuyacağım şey, bölüm ile ilgili. 'in 16.06.2025 tarihli bir ifadesi var. bu ifadesinde diyor ki, ihale yapıldıktan 3 gün sonra ben 'in yanına gittim ve ihalenin ne olduğunu sordum. Kendisi bana ihalenin anlattığını, bir şahsın noterden ihale tarihinden 1 gün önce ihaleyi kimin hangi fiyata alacağı gibi detayları tutanak altına aldırdığını ve bunu basına sızdırdığını, ihalenin iptal edileceğini söyledi diyor. Şimdi benim ilk sorum, bu açıklamayla
Devamında o da gelecek. Şimdi siz Kirazlı-Halkalı metro hattı ihalesiyle alakalı herhangi bir yani noter evrakı, noter kaydı ya da ihbar dilekçesi gibi bir şey duydunuz mu, gördünüz mu?
Duymadım, yalnız aynı benzer ifadeyi 'ın ifadesinde, beyanında da okudum, o da bir noter evrakından bahsetmişti. Aynı şeyi 'in beyanında da gördüm, onu hatırladım sadece.
O noter evrakı bir tevatür, zaten o dosyada da yok. Sayın yani savcılık böyle bir noter evrakı, noter ihbarı vesaire gibi noter tespiti gibi bir şey koymamış. Müvekkile de aynısı soruldu, müvekkil de cevapladı ama ortada böyle bir şey yok. Bu şahısların da beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğini değerlendirirken mahkemenin biz buraları dikkate alacağını düşünüyoruz. ile aranızda, 'in bu biraz önce okuduğum, bu minvalde bir konuşma geçti mi?
Geçmedi. ile ben ee böyle konuları konuşacak biri değilim. Bir de bilmediğim bir konu yani neresini konuşacağım, onu da hani cevaplayamıyorum şu an.
Tamam. Şimdi siz ee benim sorularımı tekrar hani şey gibi algılamayın. Ben net bir şekilde vurgulamak adına söylüyorum. Bahsi geçen ihalelerin, sizi ihale ile de duymadım dediniz ama ihalenin iptali, o süreçte duydunuz mu? Duyduysanız dehlen nasıl duydunuz? Yani nasıl iptal olduğunu ihale onu duydunuz mu?
Ee yani duymadım, hatırlamıyorum öyle bir konuyu. Bu şeylerde, beyanlarda ben bunları okudum.
Tamamdır. Şimdi 'e de zaten aynı şeyleri sorduk. Yani müvekkili tanıyıp tanımadığını sorduk. Ondan sonra ee yapım merkeziyle, yapım merkezi yetkililerinin yanına gittiğini söylüyor. Oradaki görüşmede bir müvekkilin adı geçti mi ve müvekkille doğrudan bir bağlantısı var mı diye sorduk. O da aynı sizin gibi cevap verdi. Biz hem sizin hem 'in buradaki beyanlarını ve bu çapraz sorgunun, en azından yürütülen incelemeye katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Ben teşekkür ediyorum size. Sorularım bu kadar.
Eylem 32 ile ilgili soru sormak istiyorum. Kısaca hatırlatayım; Eylem 32'de istinat edilen suç, İstanbul Şile, Valibey Mahallesi, 368 25 ve 26 parsel sayılı Sergülent Danış'ın şahsına ait taşınmazların sözde sisteme aktarılmak üzere, 'in sahibi olduğu Hasanoğulları DTM Limited Şirketi'ne zorla devredildiği, bu devirden sonra hakediş ödemelerinin düzenli bir şekilde yapılmaya başlandığına yöneliktir. Siz de rüşvet alan sıfatıyla bu eylemde sanık konumundasınız. Öncelikle sormak istiyorum, müvekkilim 'i tanır mısınız?
Evet rüşvet alan konumuyla sanık olarak geçiyorsunuz ama çok kısa yerlerde isminiz geçiyor. Öncelikle müvekkilim 'i tanır mısınız?
Benim de üyesi olduğum siyasi partinin parti meclis üyesidir kendisi. Siyasetten tanırım.
Eylem 32 sanığı Serbülent Danış, 17 Haziran 2025 tarihli ifadesinde, 'in İBB Mali Hizmetler tarafından ödenmesi gereken hakedişler için kendisine 'nu görevlendirdiğini, benim AK Partili olduğum için benimle görüşmek istemediklerini, bu nedenle kendisini temsil edecek kişilerin 'in de benimle görüşmek istemediğini, belediyeye yapmış olduğu iş gereği bir sürü alacağının biriktiğini, alacaklarını almak istiyorsan sistemimi biliyormuşsun şeklinde beyanda bulunduğunu iddia etmiştir. Bu beyandaki iddialar doğru mudur diye sorayım öncelikle size.
Sergülent Danış'ı tanıyor musunuz? Sizle görüşmeye yönelik bir talebi oldu mu?
Tanımıyorum. Hani AK Partili olduğu için görüşmedi diye bir cümle var da, siyasetçi mi yoksa...
AK Partili derken neyi kastetti? AK Parti'ye oy veren biri mi avukat hanım? Şöyle söyleyebilirim, ben AK Parti'nin bakanıyla, bakan yardımcısıyla görüşebilen bir insanım. Hani biriyle AK Partili diye görüşmeme gibi bir durumum olmaz. Ayrıca hani konusu nedir, benimle alakası nedir onu da bilmediğim için, ben böyle... Benim ben, böyle bir talep bana ulaşmadı, bilgim yoktur. Tanımıyorum da kendisini.
Tamamdır. Yani AK Partili olduğunuz için benimle görüşmek istemedi...
Bu asfalt firması. Sanık kendisi. Asfalt firması var sanıkların.
AK Partili... Bu soruyu cevapladınız sanırım, AK Partili olduğu için görüşmek istememeniz doğru mudur sorusuna cevap verdiniz. Danış Asfalt sahibi Serbülent Danış ile görüşme talebiniz olduğunu Sayın Başkan sordu bir daha sordu.
, sizi veya 'i görevlendirdi mi bu konuyla alakalı?
Danış Asfalt ve Aksan Nakliyat'ın 2023'e 113 21 64 ihale kayıt numaralı İBB Avrupa Yakası 1, 3 ve 4. bölgedeki yollarda asfalt kaplama işi ihalesi sürecine herhangi bir müdahaleniz oldu mu?
Bu süreçte veya 'in müdahale ettiğine, Serbülent Danış'ın sözde sisteme para aktarması gerektiği, yoksa hakedişlerini alamayacakları yönünde veya 'in Danış Asfalt sahibi Serbülent Danış'a herhangi bir baskı yaptığına şahit oldunuz mu?
Hiç bilmediğim bir konu. Yani ben tanımıyorum da. Baki Bey'i sadece tanıyorum, bu anlamda siyasetten tanıyorum. Diğer kişiyi tanımıyorum. Böyle bir konuya hiç şahit olmadım.
'nun söz konusu süreçte veya herhangi bir ihale süreci veya hak ediş süreçleri ile ilgili 'e talimat verdiğine şahit oldunuz mu?
Dün beyanınızda söylediniz de ben yoktum, çıkmak zorunda kalmıştım. 'in beyanında iddia ettiği bir toplantı var. 'ın yapıldığını iddia ediyor.
7 Mart 2025'te o toplantıya müvekkil 'ın da katıldığını iddia etti. Sorgusunda da bir kısım çelişkileri vardı bu konuda. Sizden de duymak istedim o yüzden. Müvekkil toplantıya katıldı mı? Toplantıda telefonların toplandığı gibi iddiası var, böyle bir şey oldu mu?
Hüseyin Bey toplantıda yoktu. Ben vardım, vardı, vardı. Başka CHP'li vekillerimiz, idarecilerimiz vardı.
Aslında meslektaşım da soruyu sordu. Öncelikle siz tekrar geçmiş olsun, ben de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum hem size hem ailenize. YTT Hukuk Bürosu'nda yapılan toplantıda Âdem Soytekin'in beyanında 'ın da olduğunu ve 'ın kendisiyle birtakım görüşmeler yaptığını, burada konuşmalar yaptığını iddia etmişti. Müdafiler de var dediniz, bu müdafiler arasında var mıydı? Varsa böyle bir konuşma yaşandı mı, ’nın yurt dışına kaçırılması vesaire gibi?
Yoktur, Mehmet Bey o görüşmemizde yoktu. Ben dünkü ifademde de oradaki kimlerin olduğunu söylemiştim. Müdafilerin ismini ben bilmiyorum ama o görüşmede yoktu.
Yine Eylem 32'ye dair soru soracağım, çok vaktinizi almadan. Müvekkilinim ’i tanır mısınız?
Çok teşekkür ederim. Yine bahsi geçen eylemde ihale hususundan ve dosya sanığı 'ın ifadesinden bahsetti meslektaşım. Siz buna genel manada bir cevap vermenizi de rica ediyorum. Bu ihale özeli ve genel olarak ihalelerde bu ihalelerin alınma süreçleri, bu ihalelerin ne zaman kimler tarafından alındığı, bu ihalelerin ödemelerinin yapılıp yapılmaması noktasında bir karar merci, verici merci misiniz? Bu ihaleleri takip eder misiniz? Bunu ifadenizde de geçirdiğinizi biliyorum ama kayda geçmesi açısından soruyorum.
Değilim. Müvekkilinizi de dediğim gibi burada tanıdım. Böyle bir konuyla da benim bir işim, irtibatım olmamıştır.
Yine kayda geçmesi açısından soruyorum. Benim müvekkilim ’e gerek veya gerekse tarafından herhangi bir talimat verilmiş midir?
yönünden soruyorum efendim. Ona bir talimat verilmiş midir?
Hemen iki soru daha sorup bitiriyorum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde iş yapan müteahhitlerin ödemelerini almaları için, sözde, asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir sistem adı altında yapılanma olup olmadığına dair beyanlarınızı alabilir miyiz? Yine ifadenizde geçirdiğinizi biliyoruz ama kayda geçmesi açısından.
Ve son olarak, benim müvekkilim ’in adresi açıkça açıklanan Şile'deki iki adet taşınmazı aldığından bahsediyor Eylem 32'de. Müvekkilimin burada taşınmaz alıp almadığından haberdar mısınız? Bu müvekkilimin bu taşınmazları hangi amaçla aldığı, ne şekilde aldığı ve kullandığı, yine müvekkilimin Şile'de inşaat, alım satım, gayrimenkul faaliyetlerinden haberdar mısınız?
Ben, Şile'ye hayatımda bir ya da iki defa gittim diye tahmin ediyorum. Ben, müvekkilinizin ticari alım satımlarından haberdar değilim. Beni de haberdar etmediği sürece haberdar olmak şansım yok maalesef.
Sayın savunmasını yaparken belediye meclis üyesi olduğunu söyledi ama şunu anlayamadım. Her Beylikdüzü'nde hem de Büyükşehir'de Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu mu?
Belediye meclis üyeleri kamu görevlisi değildir Sayın Başkan. O nedenle bunun üzerinde duruyorum.
Tamam. Peki hakkınızdaki iddianamede Belediye Meclisi Kurulu olarak karar alıp da iddianameye konu bir eyleminiz var mı?
Ben bu soruyu anlayamadım açıkçası. Yani şunu mu anladığımı söyleyeyim, belediye meclis görevinden dolayı herhangi bir ceza isteniyor mu bana?
Hayır, hayır. Belediye meclis üyesi sıfatıyla kamu görevlisi değilsiniz.
Bu nedenle özgü suçlardan olduğu için rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma suçları sizin yönünüzden oluşmaz. Ancak, Beylikdüzü Belediye Meclisi ya da İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kurul halinde bir karar alıp, aldıkları karar iddianameye konu olursa o zaman görevinizin olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenle hem Beylikdüzü'nde hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde ne zaman meclis üyesi yaptığınızı, tutanaklara geçmesi açısından netleştirmenizi istemekle birlikte hem Beylikdüzü hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Meclisinin aldığı bir karar bu iddianameye konu oldu mu?
2014 Mart ile 2024 Mart sonu, Nisan başı tarihleri arasında hem Beylikdüzü Belediyesi Meclis üyesiydim hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis üyesiydim. Meclis üyeliğinde aldığımız kararlarla ilgili bu dosyada herhangi bir ceza istemi yoktur. Farklı dosyalar, davalar olmuştur. Aldığımız kararlardan dolayı bir kamu zararı oluşturulduğu tespit edilirse Sayıştay tarafından bunu meclis üyelerinden tazmin ederler.
Bir soru daha soruyorum. Savunmanızın başında, yaklaşık bir saat kadar sürede İstanbul Spor Kulübü Başkanlığı yaptığınızı söylediniz. Birincisi, doğru mu anladım? İkincisi…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü. İstanbul Spor farklı. Orada yöneticilik, İstanbul Spor A.Ş. diye bir futbol kulübü de vardır, orada da yöneticilik yaptım.
O zaman şöyle söyleyeyim. Spor hukuku mevzuatı gereği kulüpler tek kişilik değildir; ya dernek olarak ya da anonim şirketi olarak. Sizin görev aldığınız bu İstanbul Belediye Spor Kulübü'nün tüzel kişiliği var mıydı? Ne şekilde?
’yla ilgisi ne? Orayı da açında anlayamadım bu sorunun sebebini
Tamam, hemen. Şimdi ben Yargıtay'daki kararlara işaret ederek sorunun mantığını izah etmek istiyorum. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012'ye 480 esas, 2014'e 73 karar sayılı ilamında Bursa Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerinden kaynaklı ihaleye fesat karıştırma, suç işlemek amacıyla suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet alma verme, işte bu örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme eylemlerinden dava açılmıştı. Burada kamu görevlisi olmayan iştirak çalışanları yönünden eylemlerin subut bulmadığı değerlendirilmiş. En fazla özel hukuk yönünden hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilebileceği bir kusur ve zarar varsa, ardından Yargıtay 5. Ceza Dairesi...
Avukat Hanım, soruyu artık gelelim.
Sayın Başkan, ama bu çok önemli, yargılama çok önemli.
Müvekkilinizin savunmasını yaparken anlatırsınız bize.
Şimdi müvekkil beyanlarında 'le olan irtibatını ortaya koyuyor. Hem savcılık makamı hem de sanık müvekkili olan arkadaşlar, sanki bu sanık memurmuş gibi, kamu görevlisiymiş gibi rüşvet aldın mı verdin mi diyor. Şimdi belediye meclis üyesi kamu görevlisi değil.
Avukat Hanım, onu en son zaten biz değerlendireceğiz.
Ama savunma da buna göre gidecek. Ben de Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018'e 9023 Esas, 2021'e 3998 Karar...
Tamam, teşekkür ederiz Avukat Hanım. Sorunuz varsa alalım, yoksa mikrofonu keseceğim. Vakit sıkıntımız var zaten, şu an bununla uğraşacak hiçbir durumda değiliz.
Sorunuzu soralım lütfen. Avukat Hanım bakın geçen duruşmada da aynısını yaptınız. Israrla soru için söz hakkı alıyorsunuz, bize burada yarım saat ders anlatıyorsunuz. Soru soracaksanız soruyu sorun 201'e göre, yoksa mikrofonu keseceğim.
Tamam, soruyu soruyorum. İstanbul Belediye Spor Kulübü nasıl bir kişiliktedir? Tüzel kişi mi? Siz devlet memuru muydunuz? Siz İş Kanunu'na göre çalışan, maaşlı bir eleman mıydınız?
Oradaki hukuki statümüz hakkında bilginiz var değil mi? Dernek statüsünde kurulmuştur. Sonrasında yasada bir değişiklik yapıldı, yakın zamanda. Spor kulübü statüsüne geçtik ve bu spor kulübünden de herhangi bir yönetim kurulu başkanlığı, kulüp başkanlığı olarak herhangi bir ücret de almayız.
Peki devlet memuru muydunuz? Siz belediyeden sabit bir maaş alıyor muydunuz?
Nasıl kamu görevlisiniz? Belediye meclis üyesi kamu görevlisi mi?
Avukat Hanım, şimdi bakın şöyle. Ya bu kadar, şahsın kamu görevlisi olup olmadığını tartışacak olan zaten, kararda biziz yani. Şahsa sorarak mı karar vereceğiz?
Hayır, hem siz hem de biz avukatlar tartışacağız. Çünkü sanık, Sayın Hakim.
Tamam, teşekkür ederiz Avukat Hanım. Başka soru yoksa bu soruları geçelim.
Avukat Hanım, başka sorunuz var mı?
Savunma hakkını kısıtlıyorsunuz. Bir tek sorum var. Bir tek sorum var.
Avukat Hanım, gerekli soruları sorsaydınız, sağ olun.
Kamu görevlisi değilim Avukat Hanım. Evet, kamu görevi icra ediyorum ama kamu görevlisi değilim.
Fatih Bey, buradaki savunmanızda ile ticari ilişkinizin siyasi göreviniz sona erdikten sonra başladığını söylediniz. Ancak iddianamede sahibi olduğunuz Dörter Mermer firmasıyla Gülibrahimoğlu'nun kontrolündeki Delta Sistem ve Kuzey İstanbul Modern A.Ş. arasındaki taşeronluk sözleşmelerinin ve kesilen 248 milyon TL tutarındaki faturaların meclis üyeliğiniz döneminde olduğu tespit edilmiştir. Şu an siz de söylediniz. Bu resmi kayıtlar karşısında, savunmanızdaki çelişkiyi açıklayabiliyor musunuz?
Siz bunun hangi cümleyle benim bunu söylediğimi açıklarsanız, ben de cevap olarak vereyim.
Mart 2024'te siyaseti bıraktığınızı söylediniz. Dosyadaki ibraz edilmiş olan evraklarda, sözleşme taşeronluk sözleşmesinde.
248 milyon TL'lik faturaya ilişkin tarihler ise Aralık 2023'te olduğu görülüyor.
Evrak varsa sunarsınız. Başka sorunuz var mıdır?
Fatih Bey, öğleden önceki ifadelerinizden hareketle bir iki sorum olacak. E-59 kapsamında Cebeci Maden Sahası ile ilgili olarak İBB'de imza yetkiniz ve resmi bir göreviniz olmadığını, sadece eski bir madenci olarak Ekrem Bey'in ricası üzerine süreci takip ettiğinizi söylediniz.
Beyanlarınızı aynen şöyle aktarmak isterim, tırnak içerisinde: "Ekrem Başkan da benim eski 40 yıllık madenci olduğumu bildiği için konu hakkında görüşmek istemiştir. Konuyu incelediğimde İBB iştiraki İSFALT'ın MAPEG'den aldığı ihalenin şartlarını yerine getirmesi için birkaç ayının kaldığını, imalatının tamamlanması gereken üretimin başlamamış olduğunu fark ettim. Devamında ben sadece İSFALT'ın teminatının yanmaması, İSFALT'ın ihale yasaklısı hale gelmemesi, İBB'nin de kamulaştırma yükü altında ezilmemesi için, kısaca kamu zararı oluşmaması için sürecin takipçisi oldum." dediniz. O tarihteki resmi göreviniz nedir? Bu gönüllü takipçilik işi, o tarihteki mevcut görevinizle ilişkili midir?
Ben, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin meclis üyesiyim. Vatandaş adına hem belediye çalışanlarını denetleme yetkimiz vardır hem de Belediye Başkanı'nı denetleme yetkimiz vardır; meclis olarak söylüyorum. Benim yetkim bununla sınırlıdır. Ben burada kurumun zarar görmemesi için konunun takipçisi olduğumu izah ettim. Ben sizin genel müdürlüğünüzle olan toplantıya da katıldım Ankara'da. Cevat Bey'di sanırım o zamanki genel müdür, şu anda değişti mi bilmiyorum. Genel müdür yardımcıları da vardı o toplantıda. Doğrudur, bu sebepten...
Bu toplantıdaki katılım sıfatınız nedir? İBB Meclis Üyesi olmak mı, yoksa İBB Spor Kulübü Başkanlığı mı?
Hayır , İBB Meclis Üyesi olmam. hangi sıfatla genel müdürlükte toplantıya katıldıysa... O da iş adamıdır, madencidir; ben de madenciyim, ben de o sıfatla katıldım. genel müdürlüğünüze çağrıldı ve Atiye Hanım'la birlikte, Atiye Hanım'ın da bulunduğu toplantıya davet edildi. Ben de davet edildim. Genel müdürünüz var... Genel müdürünüz sonradan dahil oldu. Önce genel müdür yardımcınız toplantıya başkanlık yaptı, yanında daire başkanları vardı. Bir müddet sonra genel müdürünüz de toplantıya dahil oldu. Benim de toplantıya katılmamdan çok mutlu olduğunu yüzüme karşı da beyan etti. hangi sıfatla, iş adamı sıfatıyla katılmıştı, ben de o sıfatla katıldım. Mermer madenci olarak katıldım. Ben de Cebeci bölgesinde kurum adına bir zarar oluşmaması için de üzerinde hissettiğim sorumluluktan dolayı da o toplantıda bulundum. Davet edildim, o sebeple icabet ettim aslında. Yani ben kendimi zorla o toplantıya aldırtmadım. Davet edildim, ben de icabet ettim.
Peki... Şu ifadenize istinaden soruyorum, yine aynen ifade etmek isterim: "Bu süreçte yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İSFALT'ın zarara uğramaması için kamu yararını gözettim. Bunun dışındaki imza yetkisi dahil olmak üzere herhangi bir yetki ve sorumluluğum yoktu." Bu şekilde bir yetki ve sorumluluğunuz olmadığını defaatle birçok yerde belirtmenize rağmen, yalnızca İBB Meclis Üyesi sıfatınıza dayanarak Ankara'da bahsettiğiniz toplantıya ve hafriyat işiyle ilgili birçok toplantıya, aynı zamanda yönetim kurulu üyeliğine herhangi bir İBB...
Hafriyat toplantısına bir katılmadım ki. Onu nereden siz hani ben...
Valilik nezdinde hafriyat toplantısına katılmadım. O toplantılarda ben yokum. Vali, Sayın Valimiz İstanbul... İstanbul'daki Cebeci Maden Bölgesi'nin komisyon başkanıdır. Bu komisyon hafriyatları da organize etmez, onun toplantısı değildir bu. Siz soruyu yanlış bir yerden alıyorsunuz. Hafriyat... Bakın ama önce belirteyim. Ben hafriyat toplantısına katıldıysam o zaman Sayın Valimiz de hafriyat toplantısına davet ettiler demektir. Hafriyat toplantısı değil o.
Maden bölgesine ilişkin... Maden sahası bölgesi genelde hafriyatla ilişkilendirildiği için bu şekilde...
Maden bölgesi bu. Sadece siz bu iddianameyi okudunuz o zaman. Madencilik... Siz MAPEG'in avukatı değil misiniz? Ben de madenciyim.
Sayın Sanık, rica ediyorum. Gerek müdafileriniz dahil olmak üzere...
Avukat Hanım, şöyle yapalım. Soruyu, soruyu, soruyu o şekilde sormayın. Bakın, “hafriyat toplantısına katıldım” şeklindeki lafta hata olmuş muhakkak.
Soru sormama engel bir durum yok. En az sanık müdafileri kadar burada gerçeğin...
Ama burada herkesin, her hakları eşit tanınmaktadır. Aynı haklar herkese tanınıyor. Avukat Hanım, uzatmaya gerek yok…
Teşekkür ederim Sayın Başkan. Sonundaki, sonundaki yapıcı tavrınızdan dolayı da teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Yanlış anlaşılma olmuş, uzatmayın.
Teşekkür ederiz. Bizlerin amacı, buradaki bütün süreç, arkadaşlar kadar bu yargılamanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesine katkı sağlamak istiyoruz. Kimsenin ceza alması, almaması bizlerin vekil olarak bir sorumluluk hissetmemekterdir. Devam ediyorum. Yine sormak isterim. Bizim bu şirketlerin yönetim kuruluna girmenizi isteyen MAPEG'tir. Buradaki proje bakanlık için özel bir proje olduğundan, proje tamamlanana kadar buradaki söz ve karar hakkının kamuda olması gerektiğini, bu nedenle İBB'nin ve İstanbul Valiliği'nin yönetim kurullarında olarak karar mekanizmasını elinde bulundurması gerektiğini iletmiştir. Ben de bunun üzerine yönetim kuruluna girdim. Valiliğin personelleri memur olduğundan bu şirkete uygun yönetim kurulu üyesi verememiştir. MAPEG'in talebi ve yönlendirmesiyle yönetim kuruluna girdiğinizi iddia ediyorsunuz. Bir devlet kurumu olan MAPEG'in özel bir şirketin yönetim kuruluna kimin gireceğini belirleme, telkin etme veya talep etme yetkisi olduğu iddiasını hangi hukuki gerekçeye dayandırmaktasınız?
Bir hukuki gerekçem yok. Ben bunu 'ndan, kendisinden duydum. Ben ayrıca bahsettiğim, Ankara'daki genel merkezdeki toplantıda, genel müdürlükteki toplantıda kendilerine hem MAPEG Genel Müdürü'nün hem de müdür yardımcılarının hani ne kadar önem, değer verdiklerini, sözlerine itibar ettiklerini orada şahit oldum. Gözlerimle ve kulaklarımla şahit oldum. Ben bu talebi de ’nun kendisinden duydum ve yönetim kuruluna girdim. Onun arkasındaki detayını bilmiyorum. Kendisi oradan duymuş mudur, sizin söylediğiniz gibi başka bir şey midir, onu da bilmiyorum.
Yani MAPEG'in size bu yönde yaptığı resmi bir yazı ve tebligat gibi bir teknik bir beyan var mıdır?
Eğer resmi bir talep yoksa devlet kurumu olan MAPEG'in şahsınıza gayriresmi, şifahi veya aracılığıyla "Bu şirketin yönetimine girin." dediğini mi iddia ediyorsunuz?
Avukat Hanım, burada hukuksuz bir işlem yok. Yani burada söylenilen işte bana hukuk dışı bir iş yap diyen olmadığı için ben de bunda açıkçası bir şey görmedim. Yani olumsuz bir durum görmediğim için ve oradaki daha önceki iletişimlerini de, genel müdürlükteki iletişimlerini de gördüğüm için ben de Murat Bey'in bu sözüne itibar ettim. "Oradan duymuştur." dedim, "O şekilde söylemiştir." dedim ki MAPEG burayı zaten her ay düzenli olarak bu sahayı, bu firmaları, maden firmalarını denetleyen, yaptığı işleri raporlayan müdürlük zaten. Orada bir olumsuzluk olursa benden de daha önce görecek olan MAPEG'tir zaten.
Burada bu ruhsat sahibi olan şirketlerin hisse devirlerinin dahi MAPEG'in bilgisine, onayı olmadan yapılamayacağını ifade etmiştiniz, doğru mudur?
Peki öyleyse, ile yapmayı planladığınız ve karşılığında 125 milyon TL tutarında bir ödeme gerçekleştirdiğiniz hisse devrini MAPEG'e bildirdiniz mi? Veya herhangi bir tescil girişiminde bulundunuz mu?
Avukat Hanım, hisse devrine başlayamadık ki böyle bir şeyi bildirelim. Hisse devrine geçemedik. Bizim aramızda ön bir konuşma geçmişti. Hisse devri konusuna biz gelemedik zaten.
Fatih Bey geçmiş olsun. Eylem 121 132 aralığında size yönelik ithamlar var. Yani sizin üzerinize. Şöyle kısaca bahsetmek gerekirse. Bu bölümde Ağaç A.Ş. ile ilgili bölümde Ağaç A.Ş. ihalelerinde 'in 'la birlikte beraber çalıştıkları gibi bir iddia var. Bu iddiayı da 'ın 17.07.2025 tarihli ve 'ın 17.06.2025 tarihli beyanlarına dayandırarak iddia ettiğini düşünüyorum. Çünkü bu iki beyan dışında sizinle ya da Ağaç A.Ş. arasında irtibat kurulabilecek herhangi bir ifade dosyada yok.
Ben şöyle hemen belirteyim. 17.07.2025'te diyor ki, bir keresinde konuşmamızda parasını isteyen kişinin olduğunu söylemişti. Doğrudan size yönelik değil ama 'tan böyle bir beyan duyduğunu belirtiyor. Birincisi bu. 17.06.2025 tarihli da beyanında direkt okuyacağım, çünkü burada beyanı doğrudan metinden cevaplamanızı istiyorum. 2020 başlarında bana gelerek Beylikdüzü'nde tanıdığımız firmalar var, bunların Ağaç A.Ş.'de çalışması lazım, bunu bir konuşalım diye dedi. Bunun üzerine ben ile ya Bakırköy'de ya da Ağaç A.Ş.'de bir toplantı yaptık. Bu toplantıda kendilerinin de tanıdığı firmalar olduğunu söyledi. Bunun üzerine bir firma listesi yapıldı ve mümkün olduğu ölçüde bu firmalarla çalışılması kararı alındı. bunlardan komisyon alınması gerektiğini söyledi. Bu toplantının neticesinde ve belirledikleri firmalardan komisyon almaya karar kıldılar. Devam ediyor, bu kadarı yeterli ifadenin. Yani özetle sizin 'la 'ın da bulunduğu bir ortamda ki bununla ilgili de ya Ağaç A.Ş.'de ya da Bakırköy'de buluştuğunuzu söylüyor. Beylikdüzü firmalarının Ağaç A.Ş. ile çalışması hususunda anlaştığınızı ve bunlardan komisyon alınacağına karar kıldığınızı söylüyor. Şimdi sorum 'la tanışıyor musunuz, tanışıklığınız samimiyetiniz var mı, tanışıklık dereceniz nedir?
Tamam. Peki bu Ağaç A.Ş.'ye gitmişliğiniz var mı ya da Ağaç A.Ş.'de bir toplantıya katılmışlığınız?
Ağaç A.Ş.'den bitki almışlığım var evim için, balkona. Eşim öyle bir şey istemişti, bitki istemişti oradan gidip seçtiğim vardı biliyorum marketi.
Ağaç A.Ş.'de 'la orada karşılaştım ben. Karşılaştınız. Karşılaştık.
Hayır. Ayrıca başlangıcına bir şey daha söylemek isterim, burada tüm iştiraklerin yöneticisi olduğu gibi Ağaç A.Ş.'nin de yöneticisidir. Bir toplantı yapmışız, ben firma söylemişim, Ali Bey firma söylemiş, Ertan Bey hiçbir şey dememiş, dinleyici dinleyici pozisyonunda kalmış, öyle anlıyorum ifadelerden. Biz o bizi dinlemiş biz karar vermişiz öyle anlatılıyor.
Doğru. Şimdi burada Beylikdüzü'nden tanıdığınız firmaları yönlendirdiğinizi ve bu firmalarla çalışılmak üzere anlaşıldığı anlaşma yapıldığı iddiası var. Şimdi biz savunmamızda dile getirmiştik, çok kısa bahsedeyim. Ağaç A.Ş.'yle çalıştığı firmalardan sonraki firmalardan Beylikdüzü'nden hiçbir firma tespit edemedik. Dolayısıyla bizim tespit edemediğimiz ama sizin önerdiğiniz Beylikdüzü firması var mı Ağaç A.Ş.'yle çalışılmasını istediğiniz?
Ben Ağaç A.Ş.'yle kim çalışıyor kim çalışmıyor kim Beylikdüzü'ndendir kim değildir bilgiye sahip değilim.
Teşekkür ederim. , iddianamenin örgüt şemasında 'a bağlı bir kişi olarak gözükmekte. Müvekkilim de örgütüne üye olmamakla beraber yardım etme suçlamasıyla biliyorsunuz, tutuklandı. 'u tanıyor mısınız?
Sık sık olmazdı ama görüşürdüm. İletişimle ilgili olduğu için ben kulübün, sporcuların başarıları konusunda kendisiyle görüşmelerim oluyordu. Onları basına, sosyal medyaya duyurmak amaçlı, iletişim konusunda kendisinden destek aldığımız olmuştur.
Teşekkür ederim son sorum. ile görüşmelerinizde hiçbir kendisinden 'ye iddianamede iddia ettiği gibi yardım ettiğini duydunuz mu?
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.


