Sayın Başkan, Sayın Heyet, Sayın ; ben 1975 yılında İstanbul Beykoz'da doğdum. 35 yıllık çalışma hayatımın içerisinde, çocuk yaşlarımdan itibaren çalışarak hayatımı kazandım. Bu süreçte çeşitli sektörlerde görev yaptım. 2019 yıl sonundan itibaren de Kültür A.Ş.'de çalışmaktayım. Çalışma hayatım boyunca alın teriyle, emeğiyle yaşamış bir insanım. Çalıştığım kurumlarda hakkımda herhangi bir disiplin cezası da bulunmamaktadır. Çalıştığım kurumlarda verilen görevleri yerine getirmeyi, işini düzgün yapmayı, dürüst çalışmayı, aileme ve çevreme karşı sorumluluklarımı yerine getirmeyi ilke edindim. Yaşadığım hayatın özeti çalışmak, ailemin geçimini sağlamak olmuştur. Evliyim, 1 çocuğum bulunmaktadır. Eşim uzun yıllardır çalışmış, emekli olmuştur ama maalesef çalışmaya da devam etmektedir. Tutuklu bulunduğum süreç içerisinde bugün 419. günü de geride bırakmış bulunuyorum. Bu süreç hem benim hem de sevgili ailem açısından son derece ağır sonuçlar doğurmuştur. Hayatım boyunca hiçbir suç örgütünün içerisinde yer almamış olmama rağmen, bugün örgüt üyeliği ve çeşitli suçlamalarla yargılanıyor olmak benim açımdan da son derece üzücü ve ağır bir durumdur. Öncelikle açıkça ifade etmek isterim ki, hakkımda yöneltilen tüm suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Dosyada isnat edilen suçların hiçbirini işlemedim. Sayın Başkan, 26 Nisan 2025 tarihinde gözaltına alındım ve sonrasında tutuklandım. İlk Silivri Cezaevi'ne geldim. 35 gün sonra Kurban Bayramı arefesinde, İzmir 1 No'lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'ne nakledildim; çocuğumdan, ailemden, sevdiklerimden 600 kilometre uzağa. 300 küsur gün burada tutuklu kaldıktan sonra başlayacak mahkeme süreçleri için de 6 Mart 2026 tarihinde tekrar Silivri Cezaevi'ne "misafir" olarak getirildim. Misafiri şunun için kullanıyorum; çünkü Silivri'deki cezaevindekiler sizin asıl cezaevimizin İzmir olduğunu, mahkeme sürecince burada bulunacağımı söylediler. Nihayet 419. günün sonunda da ilk defa kendimi savunma fırsatı buluyorum, Sayın Mahkemenizin huzurundayım. Sayın Başkan, yaklaşık 4.000 sayfa olan iddianame var. Yüz binlerce sayfa ekleri var, yüzlerce bilirkişi raporu, onlarca ifadeler ve sayısız değerlendirmeler var. "Ben ne yaptım?" sorusunu kendime sürekli soruyorum. Bu sorunun cevabını aradığımda karşıma somut ve net bir fiilden çok yorumlar, çıkarımlar, varsayımlar çıkmaktadır. Çünkü dosyada benimle ilgili bir belge, somut veri yoktur. Ben göremedim Sayın Başkan, eğer varsa huzurunuzda cevaplamak isterim.
Metin Bal Savunması
Dosyada özellikle dikkatimi çeken diğer bir husus da bazı değerlendirmelerin görev tanımları dikkate alınmadan yapılmış olmasıdır. Bu kurumda görev yapan herkesin yetkisi aynı değildir. Her çalışan aynı sorumluluğa sahip değildir. Karar verenlerle uygulayanlar birbirinden farklıdır. Yetki kullananlarla talimat alanlar birbirinden farklıdır. Çalıştığım kurumda görev yaptığım sürede ben karar verici pozisyonda olmadım. Yetkili makam değilim. İhale yetkilisi, ihale yöntemi belirleyen, firmaları davet eden, ihale komisyonu oluşturan, yaklaşık maliyet belirleyen, ihale süreçlerini yöneten, ihaleye onay ve olur veren makam hiçbir zaman olmadım. Harcama yetkilisi de olmadım; ödeme kararı vermedim, hakediş yapmadım, onayını vermedim, sözleşme yapmadım, hazırlamadım, imzalamadım. Benim imza yetkim dahi yoktur Sayın Başkan. Ben görev yaptığım kurumda bana verilen işleri ve görevleri yerine getirdim. Bunlar da organizasyonel ve teknik süreçlerdir. Sayın Başkan, iddianameden ve benden önce savunmaları yapan kişilerden Kültür A.Ş. şirketimiz hakkında bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyorum. Belki ben yöneticilerim kadar şirketimizle ilgili çok bilgi veremeyeceğim size ama görev ve sorumluluklarımı, yaptığım işleri anlatacağım. Şu an huzurunuzda da Kültür A.Ş.'nin tutuklu olan kişilerinden yetki ve pozisyon olarak da en alt seviyedeki kişi olarak bulunuyorum Sayın Başkan. Bunu şunun için söyledim; benden daha çok eylemden sorumlu olduğu değerlendirilen, benden çok daha üst pozisyonda yetkileri olan, şirketimizin yapılan işlemlerinde ve işlerinde en üst pozisyonda olan, yetkilisi olan, tüm işlemlerde de işlerde de en son onay ve oluru veren genel müdürü tutuksuz yargılanırken, ben ise tutuklu olarak kısıtlı imkanlarla, zorluklarla, olumsuzluklarla savunma yapmaya çalışıyorum. Ben yargılanmaktan kaçmıyorum Sayın Başkan. Hesap vermekten kaçmıyorum. Sayın Mahkemenizin vereceği her karara da saygı duyuyorum. Sayın Başkan, ben tutuksuz olarak yargılanmak istiyorum. Çünkü tutukluyken savunmam için birçok belgeye ulaşamadım. Aklıma gelen birçok soruya hızlıca cevap bulamadım. Birçok veriye ulaşamadım. Bu durumu da sizin takdirlerinize sunuyorum.
Sayın Başkan, ben savunmamı 5 ana başlık altında sizlere arz edeceğim. 1. başlıkta görev ve sorumluluklarımı, yaptığım işleri anlatacağım. İddianamedeki değerlendirmeler için açıklama yapacağım. Yine iddianamede benim ismimin geçtiği kişilerin vermiş olduğu beyanlarla alakalı açıklamalarda bulunacağım. 3. başlıkta örgüt üyeliği suçlamasına ilişkin açıklamalarım olacak. 4. başlıkta da eylemlere ilişkin açıklamalar yapacağım. 5. başlıkta da son olarak diğer açıklamalarım ve taleplerim olacak, Sayın Başkan. Sayın Başkan, ben 2019 yıl sonunda Kültür A.Ş. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nde çalışmaya başladım. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü, 2019 yılından çok önce oluşturulmuş, faal olarak işlerini yapan, onlarca konusunda deneyimli ve uzun süredir burada çalışan personelleri olan bir müdürlüktür. Ben de "şirketlerde ve kurumlarda devamlılık ilkesi esastır" prensibiyle, görev ve sorumluluklarım doğrultusunda bu müdürlüğe dahil oldum, Sayın Başkan. Görev tanımımla ilgili Kültür A.Ş. İş Tanımı Yönergesi dosyada mevcuttur. Bu iş tanımı yönergesinde de görev tanımının özeti; "Kültür A.Ş. vizyonuna, kuruluş amaç ve politikalarına uygun, kurumun yüklenicisi olarak işlem yaptığı etkinlik ve organizasyon kapsamında hizmet alımlarının kontrol ve takibini yapmaktır" diye özetlenmişti. Benim görevim organizasyonel ve teknik süreçlerle sınırlıdır, Sayın Başkan. Kültür A.Ş. şirketimiz, İBB'nin ilgili birimlerinden kazandığı ihaleden sonra, yüklenicisi olduğu bu işlerin nasıl gerçekleştirileceğine, hangi müdürlüklerle yapılacağına karar verir. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü de bu müdürlüklerden bir tanesidir. Biz de idare tarafından belirlenmiş olan yapılacak etkinlikler, açılışlar, temel atma törenleri, kutlamalar ve benzeri organizasyonlarda kullanılacak ses, ışık, jeneratör, led ekran, podyum, halı, kumaş, vinil, folyo, stant vesaire iş kalemlerinden miktarsal olarak tedarikini, ne kadar kullanıldığını ve bu iş kalemlerinin uygunluğunu kontrol eder ve fotoğraflarız. Bu işleri bizler; işin adı, işin tarihi, işin yapıldığı yer, kullanılan iş kalemleri, miktarları ve açıklama olarak da raporlarız. Bu işler periyodik olarak ay içerisinde tekrar kontrol edilmektedir. İlgili firmalarla mutabakatları yapılmaktadır. En son olarak da firmalarla genel aylık mutabakatları yapılmaktadır. Firmalarla yapılan bu mutabakatlarda tamamen miktarsal ve iş kalemleriyle bunların uygunluğu olan mutabakatlardır. Bu işleri yine en son olarak Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'nde son kontrollerini yapıp imzalarız. Yapılan işlerin dökümlerini, kullanılan iş kalemlerinin miktarlarının ne olduğunu, olduğu listeyi, fotoğraflarını Kültür A.Ş. Hakediş Şefliği'ne teslim ederiz. Benim ve müdürlüğümün görev sorumluluğu burada bitmektedir. Benim yaptığım işler bunlardır Sayın Başkan, başka da bir görev ve sorumluluğum yoktur.
Benim çalıştığım 2020-2024 yıllarında da 5.000'e yakın işlerin gerçekleşmesi sürecinde bulunuldu. Yaptığımız bu işlerin çoğu da sosyal medya hesaplarında, İBB sayfalarında, diğer sayfalarda ve sitelerde video ve fotoğrafları da bulunmaktadır. Sayın Başkan, yaptığımız bu işlerin fotoğraflarını istedim, maalesef tedarik edemedim, olmadı; biraz önce de bahsetmiştim nedenlerini. Bana yine sebep olarak da yüz binlerce fotoğraf olduğunu söylediler, fiziki olarak da buraya gelmesinin imkanı olmadığını söylediler. Dijital olarak da bunlara bakma durumu olmadığı için sizlere bu konuda maalesef herhangi bir şey, fotoğraf sunamıyorum. Arz sunmuş mu oldum? Tamam. Belki birim müdürüm de kendi yapacağı savunmasında yaptığımız işlemlerle alakalı örnekler verecektir ama siz zaten mahkeme sürecinde bizim yaptığımız bu işlerle alakalı birçok fotoğrafı burada zaten gördünüz Sayın Başkan. O görmüş olduğunuz fotoğrafların yapılmasında da bizim bulunduğumuz birimin yaptığı işler bulunmaktadır; örnek olması açısından bunu tekrar ediyorum. Sayın Başkan, yine bu yaptığım işin görev tanımını ve yaptığım işleri anlatırken, iddianamede ismimin geçtiği kişilerle alakalı açıklamalarda bulunacağım ama biraz önceki bahsettiğim "Hakediş Şefliği'ne teslim ederiz" söyleminde, benden önce savunmasını yapan Hakediş Şefi 'nun eylemlerde delil olarak kullanılan ifadeleri var, benim de ismim geçmektedir. beyanındaki "yapılan işlerin yer aldığı hangi iş kalemlerinden hangi miktarlarda yapıldığı listesinin tarafından bana iletilirdi" beyanı, aleyhime delil olarak iddia makamınca yazılmış iddianamede. Ama bu benim yaptığım işlerin tanımı Sayın Başkan, benim de lehime olan bir ifade; bunu da belirtmek isterim. Yine ayrıca , bizim yaptığımız işlerle alakalı huzurunuzda savunmasını yaparken de alt yüklenici hak edişlerinde usulsüz bir işlemle karşılaşmadığını da beyan etmiştir; bunu da hatırlatmak isterim. Ayrıca yine devamında da bu işlemlerin Sayıştay denetiminden ve kontrolünden geçtiğini, herhangi bir bulgu ve olumsuzluk olmadığını da bahsetmiştir. Ben çalışmaya başladığım zamandan itibaren de Sayın Başkan, Kültür A.Ş.'nin Sayıştay denetiminde olduğunu biliyorum. Nereden biliyorum derseniz; Plan ve Organizasyon Müdürlüğümüz de Sayıştay denetiminde olduğunda, bizler Sayıştay denetçilerine gerekli izahat ve açıklamalarda bulunurduk. Ve hatta yerinde denetim yaptıklarına şahit olduk, eşlik ettik kendilerine bu denetimlerle alakalı.
Bir tanesini müsaade ederseniz anlatmak isterim; onun da sebebi şudur: Sayıştay Başdenetçisi denetim yaptı Sayın Başkan. Bizim bulunduğumuz bu işlerle alakalı bize, yerinde denetim yapacağı söylenmişti ama “Yeri ve zamanı ben belirleyeceğim, o zamana kadar ben size haber veririm" demişti. Birkaç gün sonra, gece geç saatlerde, sabah erken saatlerde denetim yapılacağını, yer ve lokasyon olarak da Zincirlikuyu olduğunu söyledi. Burayı bilirsiniz Sayın Başkanım, Zincirlikuyu alt geçidinde metrobüs durakları vardır; orada yapmış olduğumuz işlemlerle alakalı yerinde denetime geleceğini söylemişti. Biz de sabah erken saatlerden itibaren birim müdürümle beraber, ben ve yine sahadaki teknik arkadaşlarımızla beraber, elimizde metrelerle, ölçüm cihazlarıyla, belgeleriyle ve şartnamelerle beraber biz orada hazır bulunduk. Belli bir süre sonra Sayıştay Başdenetçisi geldi, gerekli ölçümleri ve denetimleri yaptı. Herhangi bir olumsuzluk olmadığını ve bizlere teşekkür ederek oradan ayrıldı. Orada aslında birkaç tane denetim yaptı; hatta bulunulan lokasyonda yolun karşısında da vardı. Biz maalesef metrobüs yolunun karşısına da geçtik, orada da bu denetimde bulunduk. Onu da şunun için söyledim; o saatlerde oranın çok yoğun olduğunu sizler de bilirsiniz ve yasaktır ama birim müdürüm gerekli izinleri almıştı. Ben bu kadar Sayıştay'la alakalı anlatmamın sebebi de şu Sayın Başkan; bizim bütün yaptığımız bu işle alakalı yapılan işlemlerin en son kontrol noktası olan ve olumsuzluk olmadığını söyleyen bu Sayıştay denetiminden bizim müdürlüğümüz de geçmiştir. Ama ben eylemlere baktığım zaman, eklerine baktığım zaman bu Sayıştay raporlarını göremedim. Benim için en önemli, yaptığımız işlerin uygunluğuyla alakalı belge Sayıştay raporu olarak düşündüm; eylemlerde de göremeyince şaşırdım. Onun yerine bilirkişi raporlarını gördüm. Ama Sayıştay raporları, bizim olduğumuz dışındaki lehimize olacak o Sayıştay raporları başka eylemlerde var Sayın Başkan. Yani aleyhe olan Sayıştay raporları başka eylemlerde varken, bizim eylemlerde Sayıştay raporlarının olmaması da takdirlerinize sunuyorum. Bir de şeyden bahsetmek istiyorum; bu işin asıl sahibi Kültür A.Ş. değildir. Bahsettiler benden önce savunmasını yapan İBB'nin ilgili müdürlükleri, yöneticileri, daire başkanı. Bu işlerin de yerinde zaten kontrollerinin yapıldığını, gerçekleştiğini, birçok denetimden geçtiğinden bahsettiler. Bu denetimlerin de farklı farklı birimler tarafından yapıldığını, zannediyorum en son Daire Başkanı Taner Bey'di, o 4 tane ayrı ayrı denetçi denetiminden geçtiğinden bahsettiler. Bunlardan birinin Sayıştay denetimi, Mülkiye Müfettişi denetimi, yine kurum içi bir denetimden ve belediye komisyon denetiminden geçtiğini söylemişlerdi. Yani efendim, benim anlatmış olduğum bu yapılan işlem, 2 tane ayrı kurum için, 2 tane farklı Sayıştay tarafından ayrı ayrı denetlenmiş ve herhangi bir olumsuzluk ve vuku bulunamamıştır; bunu da bildirmek isterim.
Umarım yaptığımız işleri ve durumları anlatabilmişimdir. Sayın Başkan, yaptığım işleri anlattım. Bir de unvanımla ilgili açıklamalarda bulunacağım. Çünkü iddianamenin kişi kartında ve birçok yerinde "reklam şefi" olarak ismim geçmektedir. Bu unvan yanlış olmamakla birlikte eksiktir. Bunun sebebi de reklam şefi unvanıyla iddianamede farklı yorumlandığımı düşünmekteyim. Her ne kadar resmi evraklarda unvanım "İletişim ve Reklam Şefi" olarak geçse de benim yaptığım işlerde ve görevlerde reklam işi yoktur; bu zamana kadar da olmamıştır. Görev tanımımla ilgili Kültür A.Ş. İş Tanımı Yönergesi dosyada mevcuttur. Yaptığım işleri ve görev, sorumluluklarımı da anlattım. Yine kişi kartında, "açık hava reklam mecraları konusunda bir kısım hukuksuz ihalelerde görev aldığı" değerlendirmesi vardır. Bahsedilen açık hava reklam mecraları ile ilgili hiçbir ihalede yer almadım. Şirketim tarafından da ihaleci görevlendirilmedim; ne uzman üye olarak ne de yedek üye olarak Sayın Başkan. Yine iddianamedeki tüm reklam mecralarıyla ilgili kişilerin vermiş olduğu ifadeler mevcuttur; bu ifadelerin hiçbirinde ismim dahi geçmemektedir. Ben bu firmaların yetkililerini tanımam, onlar da beni tanımazlar. Sizin huzurunuzda savunma yapan birçok reklam mecraları firmaları yetkilileri, çalışanları oldu; onları da mahkeme sürecinde alt kattaki nezarette gördüm, bildirmek isterim. Sayın Başkan; reklam, açık hava reklam mecralarıyla ilgili görevlerimin olmadığını, işlerimin olmadığını, ihalelerine katılmadığımı umarım anlatabilmişimdir. Lütfen siz de beni reklam şefi olarak değerlendirmeyin. İlla bir hani unvan olacaksa, yaptığım işlere göre "Etkinlik ve Organizasyon Şefi" olarak değerlendirilmesinin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Dosyada yer alan eylemlerde, "alt ihalelerin muvazaalı olarak ayarlandığı", yine kişi kartında "etkinlik ve organizasyonlar konularında bir kısım hukuksuz ihalelerde görev aldığı" ile alakalı değerlendirmeler de bulunmaktadır. Bununla alakalı da açıklamalarda bulunacağım. Öncelikle yine belirtmek isterim ki ben ihale hazırlayan, ihale şartnamesi oluşturan, yaklaşık maliyet belirleyen, komisyon kuran bir görevde bulunmadım. Yaptığım işleri, görev ve sorumluluklarımı anlattım. Ben Kültür A.Ş.'nin yapmış olduğu 3G istisna alt yüklenici ihaleleri için Satınalma, İhale ve Satınalma Müdürlüğü'nden daveti ve Genel Müdür'ün oluru ile uzman üye veya yedek üye olarak davet edilirlelerdi ihale komisyonuna. Yedek üye, isminden de anlaşılacağı üzere asıl üyenin yerine geçebilecek üye demektir. Bu zamana kadar da yedek üye olarak davet edildiğim bu ihale komisyonlarında, asıl üye olarak yerine geçip hiçbir ihale komisyonuna katılmadım. Bunu şu sebepten açıkladım; sorumlu tutulduğum eylemlerin içinde 5 tanesinde yedek üyeyim ama sorumlu tutulmuşum Sayın Başkan. Bunu da belirtmek isterim. Uzman üye olarak davet edildiğimiz bu komisyona geçerli bir mazeretimiz (hastalık vesaire) yoksa katılmak zorundasınız; ben de katıldım. Ben de uzman üye olarak ihale komisyonunda yer aldım. Uzman üyenin görevi teknik kontroldü; komisyonda teknik görüş bildiren üyedir.
İhale komisyonunda bulunduğum süreci de kısaca anlatmak istedim. İhale komisyonunda uzman üye olarak belirtilen saatte ve yerde hazır bulunurdum. İhale komisyonu 5 kişiden oluşurdu. İhale komisyonu başkanı süreci yönetirdi. İstekli katılımcıların gelmesiyle ihale başlardı. Teklif zarfları veriliş sırasına göre açılır, evraksal kontrolleri yapılır ve tutanaklar imzalanırdı. Bu işlemler bu arada hepimizin huzurunda yapılırdı Sayın Başkan; hem ihale komisyonunun hem katılımcıların huzurunda. Komisyon başkanı yaklaşık maliyeti ve katılımcıların vermiş olduğu teklifleri herkesin duyabileceği şekilde okurdu. Ben de üye olarak bu okunduğu rakamları not alırdım; çünkü bu tutarlar daha sonra tutanaklara geçirilir, komisyon üyelerince imzalanırdı. Orada herhangi bir yanlışlık olmaması için not alırdım. Son olarak da en avantajlı firma teklifi komisyon kararı olarak imzalanırdı üyelerce. Benim de süreçlerle ilgili görevim, katılmış olduğum ihalelerle alakalı burada bitmektedir efendim. Bir de bir şey belirtmek isterim; 5 üyeli bu ihale komisyonu üyesinin aldığı bu karar, Genel Müdür'ün oluru ve onayı olmadan tamamlanmamış olurdu. Genel Müdür bu bizim katıldığım da ihale komisyonunda alınan kararın, 5 kişinin, eğer Genel Müdür buna onay ve olur vermezse bu işlemler de geçersiz olurdu; onu da belirtmek isterim. Sayın Başkan, görev ve sorumlulukta olmadığım için de yine bu süreçte ihale süreçlerini yönetmedim, ihale davetlerini yapmadım, ihale yöntemi belirlemedim, firma davetlerini yapmadım, harcama yetkilisi olmadım, yaklaşık maliyet belirlemedim ve nihai onay, olur makamı olmadım. Bu arada katılmış olduğum bu 3G istisna alt yüklenici ihale komisyonlarında da herhangi bir usulsüz işleme de tanık olmadım Sayın Başkan. Sayın Başkan, bu kadar olayı anlattım ama hem iddianamedeki savunmalarımı hazırlarken hem de burada birçok savunmasını yapan kişilerden öğrendiğim bir şey oldu. 3G alt yüklenici ihalelerinin ihale olmadığını öğrendim Sayın Başkan. Bu ihale değilmiş zaten bizim katıldığımız. Bir satın alma yöntemi olduğunu öğrendim. Kamu İhale Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca G bendi neticesinde istisnalarla yapılan bir satın alma yöntemi olduğunu öğrendim. Başlık olarak da şunu çıkardım kendi tanımımla: "3G, ihaleden istisnadır" Sayın Başkan.
Yine benden önce savunmalarını yapan şirketimiz yöneticisi ve müdürleri, şirketimizin kazanmış olduğu ihaleden sonra satın almaları gerçekleştirebilmek için, sözleşmeleri yapabilmek için çok kısıtlı zamanları olduğundan, önceki yıllardan beri yapılan istisnaların da olmasından satın almaları yapmak için ihale yapmadan da (yani satın alma yapabilecekken) şirket yönetmeliğine göre bu yöntemi kullanarak bu satın almaları gerçekleştirmişler; 3G ihaleleri yapmışlar. Yine ayrıca bu yapılan 3G alt yüklenici istisna ihalelerle de alakalı Sayıştay denetiminden geçtiğini ve herhangi bir olumsuz bulgu bulunmadığını da belirtmişlerdir; ben de tekrar ederim. Bazı eylemlerde "bölümleme" diye tarif edilen, "ihaleler 3G kapsamında parasal limitlerin altında kalması için kısımlara ayrılmıştır" değerlendirmeleri bulunmaktadır. Benim de satın alma talep formunda, sıralı imzalardan birinde bana ait olması sebebiyle zannediyorum bu değerlendirmede sorumlu olduğumu düşünüyorlar. Tekrar oluyor ama yine söyleyeyim; Kültür A.Ş. kazanmış olduğu İBB'nin ilgili müdürlüklerinden ihalelerden sonra yüklenici sıfatıyla bu işleri, iş kalemlerini gerçekleştirebilmek için ilgili müdürlüklerini görevlendirir. Bu müdürlüklerden biri de Plan ve Organizasyon Müdürlüğü'dür. Biz bu süreçte Plan ve Organizasyon Müdürlüğü olarak, Kültür A.Ş.'nin kazanmış olduğu ihaledeki iş kalemlerini, iş kalemlerinin miktarlarını ve teknik şartnamesini, bize satın alma talep formu oluşturabilmek için bunları gönderirler. Bunlar ihaledeki birebir kalemlerdir Sayın Başkan. Yani bizler satın alma talep formunda yeni bir iş kalemi, yeni bir iş miktarı, yeni bir teknik şartname oluşturamayız; noktasına bile dokunamayız. Bu kalemlerden satın alma talep formunu oluşturmamız lazım; çünkü Kültür A.Ş. yüklenicidir, işin asıl sahibi yani ihaledeki yazılan kalemlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu arada bize gelen listede, satın alma talep formu listesinde (iş kalemleri, iş kalemleri miktarları ve teknik şartname), ne bir fiyat ne bir tutar, hiçbir şey yoktur; burada fiyat ve tutar bulunmamaktadır. Bizler de satın alma talep formunu, işin nitelik ve muhteviyatına göre önceki yıllarda olduğu gibi onlardan da faydalanarak gruplandırır ve sınıflandırırız. Bu gruplandırma ve sınıflandırmayı yaparken de fiyat ve tutar olmadığını tekrar belirtmek isterim. İddianamedeki "alt ihalelerin muvazaalı ayarlandığı ve ihalelerin 3G kapsamında parasal limitler altında kalması için kısımlara ayrılmıştır" değerlendirmesinin de doğru olmadığını düşünüyorum; çünkü bu değerlendirmelerin hepsinin bilirkişi raporlarından yapıldığını düşünüyorum.
Sayın Başkan, benden önce savunmasını yapanlar ve avukatlar birçok şeyi açıkladılar; ben de baktım. Orada birçok maddi hatalar bulunmaktadır. Birçok kopyala-yapıştır yapılan tablolar bulunmaktadır ve birçok tekrarlar bulunmaktadır; hatırlatmak isterim. Bölümlenmelerle ilgili yine satın alma talep formu ile oluşturulan gruplandırmalar ve sınıflandırmalar için açıklamaları yaptım. Bu yapılan işlemlerin, benim açımdan da iddia makamının değerlendirdiği gibi olmadığını beyan ediyorum. Yine bu işlemler için de bölümlenmeyle alakalı, benden önce savunmalarını yapan yöneticilerim, müdürlerim detaylı açıklamalarda bulundular. Bölümleme ile ilgili özet olarak da parasal limitlerin altında kalmak için yapılmadığını, zorunlu olarak işin nitelik ve muhteviyatına göre önceki yıllardan beri faydalanılarak yapıldığını beyan etmişlerdi. Yine bu bölümlenmelerle ilgili de Sayın Başkan, Sayıştay denetiminden geçtiklerini ve herhangi bir olumsuz bulgu olmadığını belirtmişlerdir. Hatta bir yöneticimiz, 2019 yılı Sayıştay raporuyla alakalı, bu bölümlenmeyle alakalı, istisna limitlerinin Kültür A.Ş. için uygulanmamasını, mevzuat değişikliği yapılması gibi bir değerlendirmeyle alakalı size de Sayıştay raporundan bir belge vermişti. Bu istisnalarla alakalı, olumlu anlamda bölümlenmeyle alakalı; onu da tekrar hatırlatmak isterim. Bir de şundan bahsetmek istiyorum Sayın Başkan, yaptığım görevle alakalı, hak edişlerle alakalı kısmı da tekrar anlatayım. Kişi kartında yine benimle ilgili olarak; “örgüt kapsamında kendisine gelen talimatlar neticesinde örgüte yakın firmalara hak ediş ödemelerinde öncelik sağladı” diye devam eden bir değerlendirme bulunmaktadır. Örgüt üyeliği için ayrıca daha sonra açıklama yapacağım. Ben yaptığım işleri, görev ve sorumluluklarımı anlattım. Hak edişle ilgili hiçbir işlem yapmadım, kimseden talimat almadım, hiçbir firmaya öncelik sağlamadım. Hak ediş nasıl yapılır onu da bilmem. Zaten bu işi yapan ilgili Hakediş Şefi, benden önce savunmasını yaparken detaylı olarak sizlere açıkladı. Ben de şimdi tekrar ediyorum; ben hak ediş işlemleri yapmadım, ödemelere öncelik sağlamadım. İş tanımım, görev ve sorumluluklarım içerisindeki işleri yaptığımı bildiriyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, iddianamede benim ismimin geçtiği kişilerle ilgili beyanlarıma geçiyorum. Şunu belirtmek istiyorum; iddianamede ve eklerinde hakkımda hiçbir somut belge olmadığını, sadece doğru olmayan birkaç kişinin beyanı olduğunu, bu beyanlara istinaden de iddia makamınca değerlendirildiğimi düşünüyorum. ... Sayın Başkan, bu ismi mahkeme başladıktan sonra birçok kez, birçok kişi ve eylemde duydunuz. Soruşturma sırasındaki ifadelerinde; soruşturma sırasında farklı zamanlarda, birden çok kez, dosyada yargılanan birçok kişi hakkında da aleyhe ifade verdiğini, yine dosyadan gördüğüm kadarıyla birtakım belgeleri de iddia makamına teslim etmiş olduğunu anlıyorum, ifadelerinden okuyorum. Ancak hakkımda söylediği ve doğru olmayan beyanlarını destekler tek bir belge ve yazışma ve benzerlerini sunmamıştır ifadelerin eklerine. Çünkü böyle bir şey yoktur Sayın Başkan. İsmimin geçtiği bu ifadeler için de benim ifadem alınmadığını beyan etmek isterim. Hatta ilk ifadesi 27 Mart, ben 26 Nisan'da gözaltına alındım. O tarihlerde de bu ifadesiyle alakalı bana herhangi bir soru sorulmamıştır. Ben 'u 2024 yılında, Kültür A.Ş. alt yüklenicisi olan bir firmanın temsilcisi olarak tanıdım. Diğer alt yüklenicilerin temsilcileri, yetkilileri, çalışanlarıyla olduğu gibi, tamamen işimiz ve görevimiz gereği yapmış olduğumuz görüşmelerdir bu tanışıklıklar. İfadesindeki tek doğru olan şey de 2024 yılı diyebiliriz Sayın Başkan. , birçok kez, farklı tarihlerde ifade vermiş; bu ifadelerinde de çıkardığı, bu ifadelerinde çıkardığı beyanları olmuş farklı tarihlerdeki ifadelerde. Düzeltmeler yapmış, eklemeler yapmış; yani kendi beyanlarının içinde bile çelişkili duruma düşmüş, karar verememiş. Yine burada huzurunuzda savunma yapanlardan da bu kişiyle alakalı, ifadeleriyle alakalı savunma sırasında ekrana birtakım belgeler yansıtılarak cevaplandığını gördüm, hatırlatmak isterim. ile benim 5 tane HTS kaydım gözüküyor Sayın Başkan. Benim de ismimin geçtiği ifadelerinde bahsettiği; "ihale fiyatları dosyası", "fatura kesmesi için liste", "resmi tedarikçi ödemeleri", "ödeme listesi", "artan para" diye devam eden bir beyanı bulunmaktadır. Sayın Başkan, yaptığım işleri, görevleri, katıldığım süreçleri sizlere anlattım. Bu beyanları benim yapmam imkansızdır. Bu şeyler doğru değildir, ifadeleri doğru değildir, yalandır.
Bir de ben yine buna cevap vermek istiyorum bu beyanlarıyla alakalı ama nasıl cevap vereceğimi de bilemiyorum; çünkü hangi ihale dosyasından bahsediyor, onu anlayamadım. Hani cevap vereceğim ama hangi ihale dosyası? Hani oradaki ifadesinde bile bir açıklama yok. Fatura listesinden bahsediyor; bu fatura listesi nedir, kime kesilecektir? Tedarikçi ödeme listesi diyor; bunu hiç anlamadım zaten. Bu tedarikçi ödeme listesi ne olabilir, bilmiyorum. Bir de şöyle bir cümle var; "artan para" diyor. Artan para nedir, bilmiyorum ki? Bu para arttığına göre, demek ki bir yerde bir para var. Bu para nereden gelmiştir, kimden gelmiştir, niçin gelmiştir? Bunları tabii ki ben sormuyorum, sadece yorum yapıyorum. Zaten bunlarla da alakalı tek bir belge ve yazışması olmayan bu beyanların da çelişkili olduğunu beyan ediyorum ben de kendim. Yine kendisi bu beyanlarının devamında birçok firma ismi vermiş. Yine burada birçok kişi ismi söylemiş. Bu kişilerden sonrasında gözaltına alınan olmuş, tutuklanan olmuş ve bunların hepsinin ifadesini okumaya çalıştım bulabildiğim kadarıyla. Bunların hiçbirinde de benim ismim geçmemektedir Sayın Başkan. 'un vermiş olduğu bu ifadelerdeki kişilerde benim ismim dahi geçmemektedir, bunu da belirtmek isterim. Yine burada huzurunuzda savunma yapanlar oldu Sayın Başkan bu kişilerle alakalı isimlerden bazıları. Bu arada unutmadan da söyleyeyim; 'un inşallah savunma sırası geldiği zaman bu soruları ben de kendisine veya buna benzer sorularım olacağını hatırlatmak isterim. Peki, ben bu kadar işi neyle gerçekleştirmiş olabilirim? 5 HTS kaydımız olduğunu bahsetmiştim, gördüğümü söylemiştim. Ne bir mesaj, ne bir mail, ne bir belge... Hiçbir şey yok Sayın Başkan. Bu arada 5 tane HTS kaydından, bu arada HTS kaydını ben telefon görüşmesi olarak anlıyorum ama bilmiyorum doğru mu yanlış mı anlıyorum, HTS kaydımızın 2 tanesi de 19 Mart 2025 tarihinden sonrası olması lazım ile yapmış olduğumuz görüşme. ’u 2024 yılından itibaren işim gereği tanındığımdan bahsetmiştim. 2024 yılında 2-3 tane bayram geçirdik. Bu bayramlarda beni hiç aramazdı ama nasıl olduysa beni, 31 Mart 2025 tarihi olması lazım, Ramazan Bayramı tebriki için telefonla aradı. Bu arada benim ailemle, sevdiklerimle geçirdiğim son bayramdı Sayın Başkan, o bayram. Bayramlaştık, teşekkür ettim. Tutuklu olduğum süreçte de iddianameyi okurken, ifadeleri okurken bir şey fark ettim Sayın Başkan. Kendisi beni bayramlaşma bahanesiyle kontrol etmiş, . Çünkü ilk ifadesi 27 Mart'ta. Orada da benimle alakalı ismi geçiyor, doğru olmayan beyanlarından bahsediyorum. Sayın Başkan ne diyebilirim? Beni herhalde bayram tebriki bahanesiyle bu ifadelerle alakalı herhangi bir bilgi sahibi olup olmadığım veya gözaltına alınıp alınmadığımla alakalı kontrol etmek istemiş olabilir diye düşünüyorum. Şunu da çok düşündüm; bu ifadeyi neden verdiğini... Şunu, belli aslında, ifadesinde de belli neden olduğu. Çünkü patronu Muhittin Palazoğlu'nun tahliye olması gerekiyordu. O da bu süreçte tanıdığı isimleri kurgu ile bu ifadesinde geçiriyor olması lazım. Çünkü siz de ifadelerden görüyorsunuz ki Muhittin Palazoğlu'nun etkin pişmanlık ifadesinde ' gelmiş olması lazım' diyor ifadesinde. Sonuçta da zaten ifadesini vermiş oluyor ve Muhittin Palazoğlu bu etkin pişmanlık ifadesinden, bu ifadeden sonra da tahliye ediliyor Sayın Başkan. Bu arada ben Muhittin Palazoğlu'nu da tanımam ama bu mahkeme sürecinde ve iddianamede birçok kez ismini duydum ve okudum.
'un yine ifadelerindeki beyanlarla alakalı notlar almışım, onlardan 1-2 tanesinden bahsedeceğim. 'un ifadelerinde bile birbirinden farklı olaylardan, birçok işlerden bahsediyor Sayın Başkan. Birçok süreçten bahsediyor. 2013 yılından itibaren Muhittin Palazoğlu ile çalıştığını, birçok iş ve sektörden bahsediyor. Kişileri zaten siz de okuyorsunuz orada. Bunları da not olarak almışım. Bunu ben okumayayım, belki siz devam edersiniz çünkü burada siyasi bir şey de bu ifadesi var. Sayın Başkan, siz büyük bir ihtimalle yine soracaksınız; 'Peki, ile husumetin var mı?' diye. Efendim, ben ne ile ne de diğerleriyle, hatta bu zamana kadar çalışmış olduğum iş arkadaşlarımla, yöneticilerimle, firma temsilcileriyle, yetkilileriyle, çalışanlarıyla hiçbir husumetim yoktur. Bu bütün hepsi için geçerlidir Sayın Başkan. Bu da kurum içinde yapmış olduğum davranışların, söylemlerin, görev ve sorumluluk dahilindeki iş gereği yapmış olduğum davranış ve söylemlerdir. Biz işlerimizi düzgün ve doğru bir şekilde yapabilmek için bulunduğumuz süreçte itirazlarımız, uygunluk vermediğimiz zamanlar olmuştur Sayın Başkan. Bunlar ama bütün çalıştığımız firma temsilcileri, yetkilileri, çalışanları için de olmuştur. Sadece bir kişiye has olmamıştır. Biz çünkü işimizi doğru yapmak zorundayız, bunun için olmuştur. Bununla alakalı belki bir husumet gütmüş olabilir. Bilemiyorum, soracağım tabii ki sıra, savunma sırası 'a gelince. Bu arada Sayın Başkan, 'un ben tutuklandıktan sonra da, yani 26 Nisan 2025 tarihinden sonra da faaliyetlerine, işlerine, çalışmalarına devam ettiğini öğrendim. Hakedişlerini yapmış, ödemelerini almış, ihalelere katılmış; onu da bildirmek isterim. 'un doğru olmayan ifadeleri Sayın Başkan, benim de sorumlu tutulduğum tüm eylemlerde delil olarak bulunuyor. Kendisinin de beyan ettiği gibi 2024 yılından sonra çalışmaya başladığını söylüyor ama eylemlerde, 2024 yılı öncesi eylemlerde delil olarak bu ifadeleri bulunmaktadır. Doğru olmayan bu ifadelerinin 2024 yılı öncesi eylemlerinden delil olarak değerlendirilmemesini arz ederim. Diğer ismimin geçtiği ifadelerden biri de , Sayın Başkan. Ben 'i tanımıyorum. ED İletişim firmasının yetkilisi olduğunu, 2024 yılında Kültür A.Ş. alt yüklenicisi sözleşmesini imzaladığını öğrendim. Kendisiyle herhangi bir tanışıklığımız ve görüşmüşlüğümüz yoktur, HTS kaydımız dahi yoktur. Benim ismimin geçtiği ihale ve kaşe beyanları kesinlikle doğru değildir. Herhangi bir somut belge, yazışma vesaire de yoktur. Bu ifadelerinin doğruyu yansıtmadığı, ifadelerin içindeki anlatımlarıyla da zaten ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki; 2024 yılından itibaren Kültür A.Ş. alt yüklenicisi olan ve çalışmaya başlayan , nasıl olur da 2024 yılının başında katılmış olduğu ihaleyi, daha sonra oluşabilecek olan alacaklarını almak için zorunlu olarak katıldığını söyleyebilir?
Şöyle özetlemem gerekirse; hatta benden önce savunmasını yapan Gökhan Bey'di galiba, o söylemişti. İlk hak ediş 2024 Nisan ayında oluşmuş. Yani nisan ayında alacağı var, ocak ayında ihaleye katılmak zorunda hissettiğini söylüyor kendisi. Yine benden önce savunmasını yapanlar da anlatmışlardı Kültür A.Ş. alt yüklenicisi sözleşmesini imzalamadan önce vergi borcu, sigorta borcu, sigorta borcu olmaması gerektiğini, yine SGK'da alt yüklenici işveren dosyası açılması gerektiğini, buralarda personel istihdam etmeleri gerektiğini, çalıştırmaları gerektiğini, sözleşme bedelleri için damga vergisi ödemesi gerektiğini, teminat mektuplarının verildiği gibi aklımda kalanlar bunlar. Bu kadar çok yükümlülüğün olduğu, ödemelerin olduğu bir alt yüklenici sözleşmesi yapabilmek için bunları gerçekleştiriyor. Nasıl bir zorunluluktur, ileride doğabilecek alacakla alakalı bu ihaleye katılmaktan bahsedebiliyor? Belirtmek istiyorum. Yine benden önce savunmasını yapan anlatmıştı savunma sırasında; 28 Nisan 2025 tarihinde 5 firma savcılığa müşteki olarak ifade verdiklerinden, bunlardan bir tanesinin de olduğunu söylemişti. Ama savcılık makamı bu ifadelerini müşteki olarak değil, itham makamında sanık sıfatıyla değerlendirdiğini söylemişti. Bu firmaların da ile beraber hareket ettiğini söylemişti. Ben o zaman 'in de ile beraber hareket ettiğini anlıyorum. Diğer firmalarla alakalı bilgi sahibi değilim. Ya şunu da fark etmişsinizdir; 'un ifadesiyle 'in ihale konusundaki ifadeleri birbirine benzer ifadelerdir, onu da belirtmek isterim. Sayın Başkan, yaptığım işleri, görevleri, katıldığım süreçleri sizler anlattım. İsmimin geçtiği beyanların da doğru olmadığını tekrar ediyorum 'in. Husumetiniz var mı diye sorunuz olacaksa da daha önce herkes için söylemiş olduğum beyanlarım geçerlidir, husumetim yoktur. Ve kendisini de tanımıyorum zaten. 28 Nisan 2025 tarihli ifadesini bana belki sorulmuş olabilir Sayın Başkan. Onu da şöyle anlatabilirim: Ben sorgu sırasında, savcılık sorgusunda, Sayın Savcım ifadem bittikten sonra telefonuna bakarak "Aaa!" dedi, "Kaşe durumu varmış. Bununla cevap verir misiniz?" Ben "Kaşe?" deyince, "Anlayamadım," deyince Sayın Savcım bana o zaman dedi ki: "Firmaların teklifleri için kaşe isteme gibi bir durum varmış. Bununla alakalı böyle bir durum var mı?" diye sordu. Ben de kendisine hayır, kaşe isteme gibi durum olmadığını beyan etmiştim o süreçte. Benim savcılıktaki ifade tarihim 29 Nisan, 28 Nisan. Belki 'in ifadesine ben o tarihte cevap vermiş olabilirim Sayın Başkan. Bunu da zaten savcılık ifademde de şeyi görebilirsiniz, beyanımı görebilirsiniz. 'in doğru olmayan bu ifadesi, benim sorumlu tutulduğum eylemlere de delil olarak bulunuyor. Kendisinin de beyan ettiği gibi 2024 yılından sonra çalışmaya başladığı, 'da olduğu gibi 2024 yılı öncesi eylemler için de 'in bu ifadesi delil olarak bulunmaktadır. Doğru olmayan bu ifadelerinin 2024 yılı öncesi eylemlerden delil olarak değerlendirilmemesini arz ediyorum. Unuttuk söylemeyi ama bilmiyorum, sırası geldiği zaman da 'e sorularımız olacak.
Sayın Başkan, benim ismimin geçtiği diğer bir kişi var eylemlerde, ifadelerde. 'in ifadeleriyle ilgili ilk tutukluluk değerlendirmesinde avukatı, vermiş olduğu ifadelerden sadece ilk verdiği ifadenin geçerli olacağını söylemişti ve huzurunuzda savunmasını yapmıştı Sayın Başkan. Kendisi de savunma sırasında benim aleyhime herhangi bir beyanı olmadığı için ben de kendisine savunma sırasında herhangi bir soru yöneltmedim, beyanlarının daha önceki beyanlarının geçerli olmadığını söylediği için. Şimdi önceki geçerli olmadığı beyanlarının onunla alakalı bir açıklama yapmam gerekir mi bilmiyorum ama siz sorarsanız tabii ki cevaplarım. Bilmiyorum, doğru mu yapıyorum, yapmıyorum onu da bilmiyorum. 'i... Bu arada onun söylediği şeyler de o ifadeleri de ne şartlarda verdiğini kesinlikle zaten kendi ifadesinde de birbiriyle çelişiyor, onu da beyan etmek isterim. 'i 2020 yılında Kültür A.Ş. alt yüklenicisi olarak tanıdım. Bu tanışıklıktan, diğer alt yüklenicilerin temsilcileri, yetkilileri, çalışanlarıyla olduğu gibi tamamen işimiz ve görevimiz gereği yapmış olduğum görüşmelerdir hani bu tanışıklık. Sayın Başkan, 'in ifadelerinde sorumlu tutulduğum eylemler de bulunmaktadır. Bu eylemler de bu eylemlerin de delil olarak değerlendirilmemesini arz ediyorum. Çünkü benim artık ismim geçmemektedir 'le alakalı ifadelerde. ... Eylemlerde yine ismimin geçer ifadelerle, ifadelerde bulunmaktadır. 'nu Kültür A.Ş. Hakediş Şefi olarak tanıdım. Kendisi kurum içi iş akışı çerçevesindeki iş arkadaşlarımdandır. İfadesinde ismimin geçtiği beyanıyla ilgili daha önce açıklama yapmıştım efendim, görev ve tanımımı açıklama yaparken. Tekrar edeyim o beyanlarımı; bu beyanı benim görevim, yaptığım işleri destekler niteliktedir, lehimedir. Sorumlu tutulduğum eylemlerde de 'nun ifadelerinin delil olarak bulunmaktadır. Bu eylemlerdeki ifadesinin de lehime delil olarak değerlendirilmesini arz ederim. Bu arada Sayın Başkan, önceki açıklamalarda anlatmıştım ama savunma sırasında yaptığımız işlerle ilgili olarak da , yapılan işlerin herhangi bir usulsüzlük ve işlemle karşılaşmadığını da zaten söylemişti, yapılmış olan işlerle alakalı. Yine kendi savunma sırasında benim aleyhime doğrudan bir beyanı olmamıştır 'nun. 21 Mayıs 2026 yılında da tahliye olmuştur .
Sayın Başkan, iddianamede ve eklerinde hakkımda hiçbir somut belge olmadığını söylemiştim. İddianamede ismim geçen kişilerin ifadelerinde detaylı olarak cevap ve açıklama yaptığımı düşünüyorum. Bana göre benimle alakalı herhangi bir ifadenin cevaplanmayan bir kişi kalmadığını düşünüyorum, takdirlerinize arz ediyorum. Sayın Başkan, fark etmişsinizdir. Ben bütün hepsini el yazımla yazdım. Avukatım bana devamlı "print edelim, yazalım" dedi ama böyle daha iyi olacağı için 3. başlığa geçiyorum Sayın Başkan. Örgüt üyeliği suçlamasına ilişkin açıklamalarım olacak. İddianamede, “Şüpheli isimli şahıs liderliğinde kurulan suç örgütü üyelerinden isimli şahıs, isimli örgüt yöneticisi şahısla birlikte hareket ettiğiyle devam eden, şüpheli şahsın suç örgütü içerisinde isimli örgüt yöneticisi hiyerarşisinde üye konumunda bulunduğu değerlendirilmiştir" yazmaktadır. Bu soruya nasıl cevap vererek başlayacağım? Sayın 'nu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bilirim, tanırım. Herkes gibi Sayın Başkanım. Öncelikle belirtmek isterim ki Bey ile aramda iddia edildiği gibi hiyerarşik veya örgütsel bir bağ hiçbir zaman bulunmamıştır. Bey'i Sayın Başkanımız 'nun danışmanı olarak bilirim. HTS kaydımız dahi bulunmamıştır, bulunmamaktadır daha doğrusu; "bulunmamıştır" yanlış oldu. Kendisiyle görüşmüşlüğümüz de yoktur. Benim çalışmış olduğum kurum olan Kültür AŞ'de de yöneticim değildir. Kendisiyle hiçbir şekilde toplantılarda bulunmadım. Kendisinden talimat hiçbir zaman almadım. Sayın Başkan, birçok kez ifade ettim; ben emir ve talimatlarımı bağlı bulunduğum kurum yöneticilerinden alan bir çalışanım. Kurumsal yapı içerisinde görevimi yerine getiriyorum. Bu durumun örgüt üyeliği olarak değerlendirilebilmesi mümkün değildir. Bu arada şunu da söyleyeyim; Bey'i de diğer sanık beyler gibi mahkeme sürecinde alt kattaki nezarette çok daha fazla gördüm Sayın Başkan.
İddia edilen örgüt şemasındaki bazı kişiler; kurum içindeki mesleki temaslarım, iş ve görev gereği yapmış olduğumuz görüşmelerdir. Ben Kültür AŞ'de görev yapan bir çalışan olarak kurum içerisinde birçok kişiyle iletişim kurmak zorundayım. Bu iletişimlerin tamamı da işimizin gereğinden kaynaklanmaktadır. Dosyada örgüt üyeliği suçlamasına temel yapılmak istenen hususların tamamı görev ilişkisinden kaynaklanan olağan kurumsal faaliyetlerdir. Bunlardan örgüt üyeliği sonucu çıkarmak mümkün değildir. Ben hiçbir zaman gizli bir yapının içerisinde bulunmadım. Hiçbir zaman da herhangi bir örgütsel faaliyetin parçası olmadım. Hayatım boyunca kurumsal yapıların içerisinde çalıştım ve yaptığım her iş kayıt altındadır. Hakkımda ileri sürülen iddiaların aksine yaşamım boyunca şeffaf ve denetlenebilir bir çalışma hayatı sürdürdüm. Ben hiçbir zaman herhangi bir suç örgütünün toplantılarına katılmadım, herhangi bir örgütsel talimat almadım, bir örgüt adına hareket etmedim. Ben örgüt amacı doğrultusunda faaliyet göstermedim, herhangi bir örgütsel menfaat elde etmedim. Dosya kapsamındaki deliller incelendiğinde benim hakkımda ortaya konulan değerlendirmelerin büyük bir kısmının yorum ve varsayımdan ibaret olduğu görülecektir. Kimden talimat aldım, kime talimat verdim, örgüt içindeki konumum nedir? Bunların hiçbiri somut delille ortaya konulamamıştır. Bugüne kadar hakkımda örgütsel faaliyet yürüttüğüme ilişkin tek bir somut delil ortaya konulamamıştır. Sayın Başkan, ben iddia edilen örgüte üye değilim. Örgüt üyeliği suçlamasıyla ilgili olarak da beraatimi talep ediyorum. 4. başlığa geldim, eylemlere geçiyorum. Eylem sayım çok fazla ama buradaki herhâlde en kısa açıklamam olacak. İddianamede tarafıma isnat edilen eylemler bakımından açıklama yapmak gerekirse bu eylemlerin tamamı incelendiğinde ortak nokta şudur: Bu işlerin hiçbirinde karar verici veya yönlendirici kişi değilim. Yaptığım işleri, görev ve sorumlulukları, katıldığım 3G istisna alt yüklenici ihalesindeki süreçleri anlattım.
İddianamede 15 eylemden sorumlu olduğum değerlendirilmiş. Bu eylemlerin 14'ü etkinlik ve organizasyon konularıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık suçlaması bulunmaktadır. Bu eylemler, 14 eylemden bahsediyorum etkinlik ile alakalı olan; 79, 80, 81, 82, 83, 84, 86, 87, 88, 90, 91, 92, 93 ve 105 nolu eylemlerdir. Bu eylemler birbirinden bağımsız tarihlerde gerçekleşmiş, farklı kişilerle ilgili, farklı süreçlerden oluşan işlemlerdir. Bu eylemlerin hepsi için geçerli beyan şu şekilde olacaktır: Bu eylemlerde ismimin geçtiği kişilere ilişkin detaylı beyanlarımı daha önce yapmıştım, tekrar ederim. Yine ayrıca şunu da ifade etmek isterim; eylemlerde ismimin geçen 2024 yılı ile alakalı kişilerin ifadelerinin, 2024 yılı öncesindeki eylemler için değerlendirilmemesini arz ederim. İddia makamının eylemlerdeki değerlendirmelerini de daha önce detaylı olarak açıklamıştım. Burada bölümleme ve yine ihale süreçleriyle alakalı benimle alakalı değerlendirmeleri, tekrar ederim o beyanlarımı. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun oluşmadığı somut ve teknik verilerle ortaya konulmuştur. Bilirkişi raporlarında zarar belirtilmemiştir, yani ispatlanmamıştır. Zarar yoktur; zarar yoksa dolandırıcılık da olmamıştır. Ben karar veren kişi değilim. Kurumun aldığı kararları uygulayan, teknik ve organizasyonel süreçlerle sınırlı bir çalışanım. Ben herhangi bir suç işlemedim, hileli hareket ve davranışlarda bulunmadım. Ben kamu zararına neden olacak bir faaliyette bulunmadım. İhale modellerini, yöntemlerini ve tercihlerini belirlemedim. İhale yetkilisi, onaylayanı, olur veren kişi olmadım. İhalelere firma davet eden olmadım. Dosyada ve eklerinde (burayı da tekrar edeceğim), dosyada ve detaylarında benimle ilgili başkaca bir belge ve somut delil de yoktur. Ayrıca biraz önce de bahsettim; 81, 90, 91, 93 ve 105 nolu eylemlerde yedek üyeyim Sayın Başkan, bunu da hatırlatmak isterim. Buradaki eylemlerle de ilgili hiçbir yerinde imza ve sorumluluğum bulunmadığını tekrar ediyorum. İsnatlardan da ayrı ayrı beraatini talep ediyorum Sayın Başkan. Eylemlerle alakalı açıklamam bunlardır. Tahliye taleplerine dair bir şeyler denmişti.
Son başlığa geldik, 5. başlığa. Burada genel bir açıklama ve en son tahliye talebi olacak. Sayın Başkanım, inşallah önceki beyanlarımla, açıklamalarımla siz ve heyetinize kendimi anlatabilmişimdir. Bugün özgürlüğümden mahrum kaldığım 419. gün. Bu süreçte hayatımda daha önce yaşamadığım ilkleri yaşadım. Onlardan bahsederek bu bölüme başlamak istiyorum. Bu arada bu zamana kadar da herhangi bir karakol ve adli geçmişim olmadığını da söylemek isterim. Sayın Başkan, Sayın heyet; ilk defa evimden şafak baskını ile 7-8 polis memuruyla gözaltına alındım. İlk defa evim arandı. İlk defa polis memurlarıyla sağlık kontrollerinden geçtim. İlk defa emniyette işlemler için şüpheli olarak parmak izi verdim. İlk defa yine şüpheli olarak verilen numara tutularak fotoğraflarım çekildi biliyorsunuz; sağa ve sola dönerek fotoğraflar çekilmiş Sayın Başkanım. İlk defa emniyette ifade verdim. İlk defa Vatan Emniyet nezaretinde kaldım, otopark katında. Orada da Narkotik'in ele geçirdiği birçok faaliyet oluyordu, çok pis bir yer olduğunu da hatırlatmak isterim. İlk defa Çağlayan Adliye Sarayı'na gittim. İlk defa Çağlayan Adalet Sarayı nezaretinde kaldım. İlk defa 'na ifade verdim. İlk defa Hakime çıktım. Sayın Hakime Hanım'ın karşısına çıktım ve tutuklandım. İlk defa cezaevine girdim, hem de Silivri'ye. İlk defa cezaevi şartlarını, kurallarını öğrendim. İlk defa tek kişilik koğuşta kaldım. Hayatımda ilk defa kelepçe ile tanıştım Sayın Başkanım. Ben 50 yaşındayım Sayın Başkanım. İlk defa bileklerimde kelepçe ile 8 saat süren yolculukla cezaevi nakil aracıyla tanıştım. İlk defa bu süreçle tanıştım ve şu an huzurunuzdayım; ilk defa da ağır ceza mahkemenizde yargılanıyorum, onunla tanıştım. Bunlar, bu sürede hayatımda yaşadığım sıkıntılardır Sayın Başkan. Yaşamadığım bir tek ilk kaldı; bu ilkim de inşallah sizin vereceğiniz kararla tahliye olmak olacaktır Sayın Başkan. Onu da yaşamak istiyorum, bu kadar ilki yaşadıktan sonra bunu da yaşamak istiyorum.
Bu arada ben tüm suçlamalardan beraat edeceğime inanıyorum. 35 yıldır çalışma hayatının içerisindeyim. 11.000 güne yakın sigorta primim var Sayın Başkan. Bunun 5,5 yıla yakını da Kültür A.Ş.'de geçti bu süreçte. Bu süreçte çalışma arkadaşlarımla gecemizi gündüzümüze katarak, tatil bayram demeden çalıştık. Bunları severek ve isteyerek yaptım. Yıllık iznimi de çok az kullandım bu süreçte; Kültür A.Ş.'de olduğum süreçten bahsediyorum. Benim 100 günden fazla kullanamadığım yıllık iznim var. Bu süreç boyunca yalnızca kendimi değil, aynı zamanda ailemi da savunmak zorunda kaldım. Tutuklu bulunduğum süre içerisinde ailemin yaşadığı sıkıntılara müdahale edemedim. Annemin sağlık sorunlarında yanında olamadım. Tutuklu kaldığım süre boyunca yalnızca özgürlüğümden mahrum kalmadım; aynı zamanda yıllar boyunca emek vererek oluşturduğum itibarımı, mesleki birikimlerimi ve toplum içerisindeki konumumu da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldım. Bir insan için özgürlüğünü kaybetmek ne kadar ağırsa, dürüstlüğünün sorgulanması da o kadar ağırdır. Ben eylemlerde atladığım 113. sayfadaki eylemle alakalı açıklama yapacaktım, onu da sadeleştirebilirsiniz. Bunu bölmeyeceğim, bunu tamamlayacağım Sayın Başkanım. Daha sonra en son 118. sayfadaki eylemlerden bahsedeceğim, 15 numaralı eylemden. Bir insan için özgürlüğünü kaybetmek ne kadar ağırsa dürüstlüğünün sorgulanması da o kadar ağırdır. Ben kızıma her zaman dürüst olmayı öğrettim. Hayatım boyunca çalışarak yaşadım, kimsenin hakkını yemedim. Görev yaptığım her kurumda bana verilen sorumlulukları yerine getirdim. Tutuklanmadan önce de borçlarım olduğunu kolluk ifadelerimde de belirtmiştim. Benim birçok kredi borcum var; konut kredilerim var, ihtiyaç kredilerim var, eksi banka hesaplarım var, kredi kartlarım var ve diğer borçlarım var. Bu süreçte Sayın Başkan biz maaş alamadık, bize maaş ödenmedi; hukuki olarak ödenmedi çünkü ben memur değilim, şirket çalışanıyım. Ekonomik olarak da çok zor duruma düştük. Sevgili eşimin ve ailemin desteğiyle borcu borçla kapatarak bu zamana kadar gelmeye çalıştık ama zaman kalmadı.
Ben yine bu sürece kadar hiçbir ödememi geciktirmemiştim, hiçbir kurum ve bankadan da ödeme emri almamıştım. Ama maalesef bu süreçte cezaevinde 4-5 tane icra yazısı aldım Sayın Başkan. İsterseniz cezaevinden bunları istetebilirsiniz. Bana yeni bir tane daha geldi, onu size vermeyi unuttum. Onu da lütfen dosyaya eklersek atlamayalım, olmayan şeyimizi de elimizden almasınlar. Sevgili eşimin omuzlarındaki bu yük inşallah buradan çıktıktan sonra, bu günler tarih olduktan sonra, Allah sağlık verdikçe çalışıp ödeme gayretinde bulunmamızla bitecek; bunları kapatacağız inşallah. Sayın Başkan, bu süreçte geçen birkaç günden bahsetmek istiyorum. Birkaç tanedir ama birçok şey oldu. Bir cenazemiz oldu, anneannem vefat etti. Ben annemin yanında olamadım Sayın Başkan. Annem 2 defa ameliyat oldu, yine yanında olamadım. Bir Ramazan ayı geçti, bir Ramazan Bayramı geçti, 2 Kurban Bayramı geçti. Doğum günleri geçti, özel günler geçti. O günlerin tekrar geri gelmeyeceğini biliyorum. Ben canım ailemden ve sevdiklerimden ayrı geçirdim bu günleri, yanlarında olamadım. Buraya geçmeden, 118 no'lu eylem ile 15. eylemin arasına geçmek istiyorum çünkü o da çok kısa; unuttum, atlamayayım. Sayın Başkan, bu 118 no'lu eylem, benim 15. eylemim olan, teftiş raporundan bahsedilen metindir burada. Bu teftiş raporunda sadece 2 yerde ismim geçmektedir ve bu elemin diğer eklerinde de ismim dahi bulunmamaktadır. Bu eylemin suç tarihi de 2019-2025 yılları olarak belirtilmiştir. Teftiş raporunda da reklam alanları izni ve ecrimisil konusundan bahsedilmiştir. Yine bu eylemle alakalı benden önce savunmalarını yapan birçok kişi ve şirket yöneticilerimiz, müdürlerimiz detaylı olarak açıklamalarda bulundular. Ben bu eylemden neden sorumlu tutulduğumu anlayamadım. Yine bu eylemde bir 3. alt yüklenici ihalesinden bahsediliyor. Ben Plan Program Koordinasyon Müdürlüğü Şefi olmadan önce gerçekleşmiş olan bir alt yüklenici ve sözleşmesidir bunlar. Burada benim imzam ve sorumluluğum bulunmamaktadır, onu bildiririm.
Bu eylemde suçlandığım suç gelirlerini aklama fiilini benim gerçekleştirdiğime dair tek bir somut belge, davranış veya ifade yok iddianamede. Sahte belge düzenlediğim, bir firmayı yönlendirdiğime dair somut bir belge ve bununla ilgili bilinçli bir eylem yaptığım da ispatlanmamıştır. Dosyada benim şahsıma özgülenmiş icrai ve bilinçli bir hareket yoktur. Yine hakkımda haksız bir menfaat elde ettiğime dair tek bir banka hareketi, para transferleri veya zenginleşme unsuru yoktur. Yine bunlarla ilgili beyan ve ifade dahi yoktur. Yani Sayın Başkan, rüşvet nasıl istnat edilmektedir? Rüşveti okurken de çok üzülüyorum Sayın Başkan, çok üzülüyorum. Bu suçu kabul etmiyorum Sayın Başkan, rüşvetle alakalı iddiaları reddediyorum. İtiraf ediyorum; benim ilk tutuklandığım zaman rüşvet ve örgüt üyeliğiyle alakalıydı. Burada bunu değiştirmemek için bu eyleme dahil edildiğimi düşünüyorum. Ben 35 yıldır alın teriyle, emeğiyle yaşayan bir insanım. Gelir düzeyim ve yaşam standartlarım incelendiğinde olağan bir çalışan seviyesindedir. Benim üzerime maddi bir karşılık da isnat edilememektedir. Maalesef kollukta ve savcılıkta da biraz önce bahsettiğim gibi birçok borcum bulunmaktadır. Sayın Başkan, özetle ben suç gelirlerini aklamadım, ben rüşvet almadım. 118 no'lu eylemden de ve suçlamalardan da ayrı ayrı beraatimi talep etmekteyim. 5. bölümün diğer kısmıyla devam ediyorum Sayın Başkan. Sayın Başkan, ben İstanbul Beyoğlu'nda doğduğumu söylemiştim. Ben doğup büyüdüğüm aile evinde ikamet etmekteyim Sayın Başkan. Bu zamana kadar hiç ikametim değişmedi, hep aynı; rahmetli babamdan kalan bu evde ikamet ediyorum. Yani bu zamana kadar hiç kira ödemedim. Ben 30 yıldır aynı telefon numarasını kullanmaktayım. Bu zamana kadar yurt dışına bile çıkmadım Sayın Başkan. Benim yerim yurdum belli, hep aynıydı. Bunu kaçma şüphesiyle alakalı değerlendirmeleriniz için ifade ediyorum.
Birkaç yıl önce ilk defa pasaport çıkarttım. Bunun sebebi de şu Sayın Başkan: Annem uzun yıllardır hacca gitmek için kuraya yazılır ama hac kurası anneme bir türlü çıkmamıştı ve annem de çok üzülüyordu. Ben de "Üzülme anne, umreye gideriz" demiştim. Umreye gitmek için pasaportumu çıkarttım. Yine kendim için çıkartmış olduğum bir pasaport değildir, yurt dışına çıkmak için değildir. Ama maalesef bu süreçte yine anneme hac kurası çıkmadı ve biz umreye gidemedik zaten. Sayın Başkan, bu süreçte 17 yıldır yaptırdığım sağlık kontrollerim vardı ama sağlık kontrollerimi yaptırmadım Sayın Başkan. Yaptıramadım demiyorum, yaptırmadım. Bunun sebebi de hastaneye kelepçeli olarak gitmem gerektiği söylenmişti, onun için yaptırmadım Sayın Başkan. Risk aldım belki bilmiyorum, 17 yıldır kontrol etmem gereken bir sağlık kontrolüm var; ondan vazgeçtim Sayın Başkan. Bugün burada yalnızca kendim için değil; canım kızım için, canım eşim için, canım annem için, canım kardeşlerim için, canım yeğenlerim için, özetle canım ailem için yıllarca dürüst şekilde sürdürdüğüm hayatım için konuşuyorum. Sayın Başkan, yaşadığım süreçleri ve hayatımın özetini size samimiyetle anlattım. Ben buyum Sayın Başkan. Ben mahkemenizden ayrıcalık istemiyorum; yalnızca hukukun bana tanıdığı hakların uygulanmasını istiyorum. Yargılanmaktan kaçmıyorum, hesap vermekten kaçmıyorum. Sayın mahkemenizin vereceği her karara da saygı duyuyorum. Ancak yargılanmanın tutuksuz edilmesi durumunun hem hukuk devleti ilkelerine hem de dosyanın mevcut durumuna daha uygun olacağını düşünüyorum. Tutuklama tedbiri fiili cezaya dönüşmüştür benim için. Tüm deliller toplanmıştır, karartılacak delil de yoktur. Savunmam sırasında detaylı olarak bahsettiğim nedenlerle, hakkımda isnat edilen tüm suçların unsurları oluşmadığından, iddiaların yorum ve varsayımlara dayandığı şüphesiyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise beraatime karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum. Teşekkür ederim Sayın Başkan.
İlgili Eylemler
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.